süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süper lig etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

GALATASARAY YİNE KAZANAMADI!

galatasaray, şampiyonlar ligi, süper lig, clup brugge, fatih terim, lemina, muslera, falcao, ömer bayram, adem büyük, uefa avrupa kupası,


YAZIK OLDU!

Galatasaray bu sene Şampiyonlar Liği’ndeki en önemli maçında 90+2’de  yediği golle 1-1 berabere kaldı.

UEFA’da devam etmek için gerekli olan çok önemli bir avantajı kaybetti.

Evet çok eksiği vardı. Cezalı ve sakat oyuncu sayısı çoktu.

Falcao, Babel, Luindama ve Andone sakat,  Nzonzi cezalı, Ahmet Çalık, Jımmy Durmaz UEFA listesinde yok , elde ise A takımdan 14 futbolcu ve genç takımdan pırıl pırıl 4 genç…

Ama Fatih Terim’in her zaman dediği gibi ‘Galatasaray sahaya 11 kişi çıkar.’

Fatih Hoca sahaya eldeki en 11’i sürdü. Seri, Belhanda ve Fegouli dışındaki 8 futbolcu da çok iyi oynadı. Lemina müthiş oynadı.

Maçı izlerken Emre Mor’a çok kızdım çok da üzüldüm. Takım çok eksik. Hücum gücü yönüyle sıkıntıda. Ama böyle bir yetenek sahaya çıkıp tek başına maçı çevirmesi gerekirken yedek kulübesinde bekliyordu. Son 10 dakikada oyuna giriyordu. Gerçekten hem Emre Mor, hem Galatasaray hem de Türk futbolu adına üzücü bir durum.

Muslera, Lemina, Ömer Bayram ve Adem Büyük özel bir tebriği hak ediyor.

Galatasaray’ın kadrosu isim isim düşünüldüğünde aslında çok kaliteli bir takım. Her takımın kadrosunda görmek isteyeceği çok önemli oyuncular var. Ama bir türlü Fatih Hoca’nın istediği bir seviyeye ulaşamadı. Böyle giderse de çok zor görünüyor.

Galatasaray’ın yapacağı iki şey var. Birincisi bu maçtaki performansı ve oyunu ve mücadeleyi ligde de sahaya yansıtmak, ikincisi ise Ocak ayında 1 stoper, 1 oyun kurucu orta saha, en az hızlı 1 kanat ve 1 golcü transfer etmek.

Evet yazık oldu. Çünkü galibiyete bu kadar yaklaşmışken uzatmalarda yenen golle berabere kalınmamalıydı. Fatih Hoca ve futbolcularda en taraftarlar kadar üzülmüşlerdir.

Aslında her futbolcuların elinde. Kendilerine gelmeleri, Galatasaray’da oynadıklarını unutmamaları ve kalitelerini bir an önce sahaya yansıtmaları gerekiyor. Bekliyoruz…

Abdurrahman ACER 

galatasaray, şampiyonlar ligi, süper lig, clup brugge, fatih terim, lemina, muslera, falcao, ömer bayram, adem büyük, uefa avrupa kupası, 

TRABZONSPOR-GALATASARAY

trabzonspor, galatasaray, erman özgür, köşe yazısı erman özgür, trabzonspor-galatasaray maçı, süper lig, süper ligde bu hafta, sörloth, ünal karaman

Favori Trabzon

Erman Özgür, Getafe ve Galatasaray maçları öncesinde Trabzonspor’un son durumunu değerlendirdi...

Neredeyse tüm Türk takımları için Avrupa kupası maçlarının formalite haline geldiği bir dönemde Ünal Karaman’ın, Galatasaray karşılaşmasında oynatmayı düşündüğü hiçbir oyuncusunu Getafe karşılaşmasında oynatacağını düşünmüyorum. Fakat çok genç oyuncular ile oynamanın oyuncu yetiştirmek konusunda da çok faydalı olmayacağı bir gerçek. Avrupa kupası maçları, ülke puanı için önemli olsa da ekstra başarısızlığın söz konusu olduğu bir sezonda bu formalite maçları, önemini daha yitirdi. Trabzonspor’un, bundan sonraki şampiyonluk yarışında takımı sürükleyen, Sosa, Nwakaeme, Sörloth ve Pereira gibi oyuncuları kaybetme lüksü kalmadığı düşünülürse Avrupa kupasına çıkacağı genç ağırlıklı kadro da mazur görülebilir.

Ne olursa olsun...

Galatasaray gibi bir maça Trabzonspor’un, yüksek motivasyon, iç saha avantajı ve form durumuyla favori çıktığını söyleyebilirim. Bu maçın özelinde en büyük sıkıntıları ise bu motivasyonun baskıya dönüşmesi olabilir. Bu yüzden büyük bir maç oynayacak olmanın yanı sıra Trabzonsporlu oyuncuların, Galatasaray maçını sadece üç puan anlamına geldiğini de aklından çıkartmaması şart. Sezonun şimdiye kadarki performansına bakınca Galatasaray mücadelesinden nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın, Trabzonspor hâlâ çok başarılı bir sezon başı oynuyor.

Yazar:Erman Özgür / Fanatik Gazetesi
trabzonspor, galatasaray, erman özgür, köşe yazısı erman özgür, trabzonspor-galatasaray maçı, süper lig, süper ligde bu hafta, sörloth, ünal karaman

FENERBAHÇE, ERSUN YANAL VE EMRE BELÖZOĞLU


fenerbahçe, ali koç, ersun yanal, emre belözoğlu, vedat muriç, altay bayındır, süper lig,

FENERBAHÇE, ERSUN YANAL VE EMRE BELÖZOĞLU

Fenerbahçe bir türlü taraftarının beklediği seviye gelemiyor.
İstikrarsız bir görüntü sergiliyor.
Bu hafta ne olur? sorusunu her hafta sormak zorunda kalıyor.
Kendi sahasında bile rahat bir maç izleyemiyor.
Peki neden?

Fenerbahçe’nin, oturmuş bir kadrosu yok maalesef. Ersun Yanal aslında geçen yıl tam zamanında geldi. Fenerbahçe taraftarının çok istemesi üzerine Ali Koç takımın başına getirdi. Büyük bir destekle geldi. İyi bir takım kurması beklendi. Ama bu beklenildiği gibi olmadı. Direnci düşük, istikrardan uzak ve sürekliliği olmayan oyunculardan kurulu bir takım görüntüsünü hala devam ettiriyor. Kredisi tükenmek üzere…

Kaleci Altay çok genç, çok yetenekli ama yan toplarda sıkıntıları olan bir kaleci. Tecrübe eksikliği de oyun içinde kendini gösteriyor.

Defans hattında da ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Çok pozisyon veriyor. Sakatlıklar da sürekliliği engelliyor. Üst düzey diyebileceğimiz, geriden takımı süpürecek özellikte bir oyuncusu yok.

Orta saha ise neredeyse Emre Belözoğlu’nun performansına kalmış görünüyor. Futbolunun son günlerini yaşayan 39 yaşında bir futbolcudan bunu beklemek ve takımın orta saha yükünü üzerine bırakmak zaten baştan hatalı bir durum. Emre Belözoğlu ihtiyaç halinde devreye girmeli. Ama ihtiyaç hiç bitmiyor. Emre de olağanüstü bir çaba sarfediyor. Ama bu böyle gidemez…

Forvete gelince Vedat Muriç alternatifsiz! Sakatlanırsa Fenerbahçe çok zor durumda kalır diye düşünüyordum ve oldu. Mevlüt Erdinç de sakatlanınca forvet hattı çöktü. Burada yine Ersun Hoca’nın yanlış tercihleri de etkili oluyor…

Ersun Yanal için tehlike çanları çalıyor. Üst üste 2-3 maç kötü giderse  faturası Ersun Hoca’ya kesilecek gibi…Benden söylemesi…

Abdurrahman ACER


fenerbahçe, ali koç, ersun yanal, emre belözoğlu, vedat muriç, altay bayındır, süper lig, 

GALATASARAY'DA ÇARE GENÇLERDE!


galatasaray, fatih terim, falcao, babel, lemina, seri, nzonzi, galatasaray genç futbolcular, yunus akgün, erenca, atalay babacan, mustafa kapı, süper lig

GALATASARAY NE YAPMALI?

Galatasaray futbol takımı çok ciddi sıkıntılarla boğuşuyor. Diğer branşların aksine takım bir türlü oturmadı. Fatih Terim bu durumu bir takım şeylere bağlasa da aslında kendi de işin farkında…

             Sezona çok iyi transferlerle girildi.

            Çok ama çok istenen Falcao geldi. Show yaptı.

Ama bu show hava limanında kaldı ve  yeşil çimlere gelemedi.

            Nzonzi, Seri, Lemina,  Jimmy Durmaz ve  Babel eklendi.

            Yerlilerden Adem Büyük, Şener, Emre Mor derken takım isimler bazında müthiş oldu.

            Ama bu sahaya bir türlü yansımadı. Sanki kan uyuşmazlığı yaşanıyor. Olmadı işte!

Fatih Hoca bu durumu erken farketti ama iş işten geçmişti.

Bunun için hep Ocak ayını işaret etti. Çünkü çaresizdi.

Geçen yılın hızlı, agresif ve koşan takımı gitmiş yerine ne yapacağı kestirilemeyen bir takım gelmişti. Sakatlıklar da bunun tuzu biberi oldu…

Pek ne olacak şimdi?

Galatasaray’ın gençleri harika işler çıkarıyor. 
Kalitelerini yaz hazırlık kamplarında gösterdiler. 
Kumaşları çok iyi. Avrupa takımlarının radarındalar. 
Fatih Hoca gençlere güvenecek ve yeni Ozan Kabak’lar çıkaracak. 

Kim mi bu gençler?

Yunus Akgün, Atalay Babacan, Mustafa Kapı, Erencan…

Ama tek bir şartla; geç kalmamalı, bu haftadan itibaren formaları verilmeli ve sahaya çıkarılmalı…Tam Fatih Terim’lik bir iş! Haydi Hocam.

Yazar : Abdurrahman ACER


galatasaray, fatih terim, falcao, babel, lemina, seri, nzonzi, galatasaray genç futbolcular, yunus akgün, erenca, atalay babacan, mustafa kapı, süper lig

KÖŞE YAZISI

fenerbahçe, küme düşme, süper lig, soldado, fenerbahçe futbol takımı, fenerbahçe kadrosu, ersun yanal


FENERBAHÇELİ FUTBOLCULARA ÇAĞRI!

Fenerbahçe rekorlar kırmaya devam ediyor!

Fenerbahçe, sezon başından beri o kadar çok sorunla uğraşıyor ki, puan cetvelindeki yeri bu sorunların neticesi. Ancak işler rekor kırma seviyesinde kötü.

İşte yine kötü ama tarihi bir rekor!

Fenerbahçe, Süper Lig'de bu sezon dış sahada sadece bir kez kazanabildi.  61. sezonunu geçirdiği ligde ilk 11 deplasman maçı baz alındığına en kötü dönemini geçiriyor. Fenerbahçe, bu sezon ilk 11 deplasman maçında sadece bir galibiyet alırken, 4 beraberlik, 6 mağlubiyet yaşadı ve 7 puan alabildi.

Ersun Yanal döneminde oynadığı 9 maçta 4. defa 10 kişi kalan Fenerbahçe var karşımızda. Ne yapsan, kimi takımın başına getirsen yine kötü gidiş durdurulamıyor. Çünkü takımın kadro yapısında sıkıntı var. Düğme baştan yanlış iliklenmiş. Bir de buna futbolcuların sorumsuz davranışları eklenince kötü gidiş kaçınılmaz oluyor.

Bu hafta oynanan ve yine kaybedilen Kayserispor maçında, Soldado’nun sorumsuzluğu bardağı taşıran son damla. Bu kadar tecrübeli bir dünya yıldızının, takımı toparlaması, gençlere örnek olması beklenirken, büyük bir sorumsuzluk örneği göstererek, daha maçın 45.dakikasında oyundan atılıyor.

Fenerbahçe’nin kadro yapısı yanlış, uyum sorunu var, dikiş tutmuyor…Ama hepsi de profesyonel futbolcu olarak bir kariyere sahip isimler. İşte asıl sorun da burada. Profesyonel futbolculardan profesyonel davranışlar beklenir. Ama durum öyle mi? Hayır!..

Fenerbahçe forması çok değerli bir formadır. Milyonlarca taraftarı Fenerbahçe’nin  renklerine aşıktır. Formasını da kutsal kabul eder. Fenerbahçe formasını taşıyan futbolcular bu değere layık bir şekilde sahada mücadele etmek zorundadır. Terinin son damlasını o formaya akıtmalıdır. Saha içinde ve dışında o formaya ve kulübüne yakışır davranışlar sergilemelidir. Fenerbahçe bu zor durumdan yine futbolcuların saha içinde ve dışındaki davranışlarını düzeltmeleri halinde kurtulabilir.

Fenerbahçe büyük bir camia ve ülkemizin önemli bir değeri. Ama artık küme düşme mücadelesi veren bir takım durumunda. Futbolcular bu bilinçle hareket etmeli bu durumu kabul etmeli. Kendilerine gelmeli. Sahada mücadele etmeden maç kazanmaları çok zor. Büyük takım olmanın psikolojik avantajları şu anda geçerli değil. Küme düşme hattında yer alan her takım Fenerbahçe’yi yenmek için sahaya çıkıyor ve mağlup ediyor. İsminizin büyük olması maçı kazanmanıza yetmiyor. Tarihe Fenerbahçe’yi küme düşüren futbolcular olarak adınızı yazdırmak istemiyorsanız, üzerinize düşeni yapmalısınız. Sonra hem Fenerbahçe’ye hem de size yazık olur!

Abdurrahman ACER / www.sporyazari.net

fenerbahçe, küme düşme, süper lig, soldado, fenerbahçe futbol takımı, fenerbahçe kadrosu, ersun yanal



HAFTANIN KÖŞE YAZISI



kagawa, beşiktaş, tusubasa, japon çizgi filmleri, süper lig, japon futbolcu


KAGAWA’NIN İÇİNDEN TUSUBASA ÇIKTI!

Beşiktaş’ın yeni transferi Shinji Kagawa, siyah-beyazlı forma ile çıktığı ilk maçta, oyuna girer girmez üç dakikada iki gol attı.

Kagawa oyuna girdi ve sanki Japonların meşhur ‘Küçük Golcü’ çizgi filmi sahne aldı. Küçük Golcü çizgi filminde, takımı çok zor durumda ve mağlup iken Kaptan Tusubasa’nın attığı ve attırdığı gollerle takımını nasıl galibiyete taşıdığı anlatılırdı. Beşiktaş, Antalyaspor karşısında mağlup değildi ama sahada topla ilk buluşmasında ve ilk frikik atışında iki gol atan bir Japon vardı. Sanki Tusubasa’nın ruhu Kagawa’nın içine girmişti. Futbolseverler televizyonda izledikleri çizgi filmi, sahada canlı izliyor gibiydi. 3 dakikada 2 gol!

Kagawa’nın bu performansı Türkiye dışında da yankı uyandırdı. Futbolcunun ülkesi Japonya başta olmak üzere Avrupa medyası da yıldız oyuncunun göz alıcı başlangıcını manşetlerine taşıdı. Sosyal Medya tabiri caizse patladı. Futbolun güzel yönleri konuşuldu, az da olsa. Teşekkürler Kagawa, hoş geldin Japon kardeş…

Kagawa kariyerli bir futbolcu. Dordmund’daki golleri, sahadaki hünerleri her futbolseverin unutamayacağı şeyler. Ancak şunu da anladık ki; Kagawa çok iyi bir profesyonel.  Örnek bir futbolcu. Gençlerin kendilerine idol kabul edeceği bir isim. Bu günden sonra sokaklarda, caddelerde, sahalarda ‘Kagawa’ yazılı formalar giymiş insanımızı artık çok fazla göreceğiz. Çünkü insanlar örnek alabileceği rol modeller arıyor.

Kagawa’yı transfer eden ve Türkiye’de oynamasını sağlayan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ve Yönetim Kurulu ile Şenol Güneş Hocamıza ve yardımcılarına da teşekkürler. Ülkemize Kagawa gibi örnek futbolcular daha fazla transfer edilmeli. Diğer takımlarımızda da var. Ama sayıları az. Mesela Muslera gibi. Hagi ve Alex de örnek yabancı futbolculardı.

Hagi, Alex, Muslera ve Kagawa gibi özel oyuncuların ülkemizde futbol oynaması özellikle gençlerimiz için de çok önemli. Altyapıda ya da amatör takımlarda yetişen gençlerimiz kendilerine örnek alacakları futbolcular sayesinde daha iyi yerlere gelebilirler. Kazanan da ülkemiz ve Türk Futbolu olur.

Abdurrahman ACER /wwwsporyazaei.net





kagawa, beşiktaş, tusubasa, japon çizgi filmleri, süper lig, japon futbolcu

ALİ KOÇ VE ERSUN YANAL

ersun yanal, ali koç, fenerbahçe, şampiyonluk, süper lig, fenerbahçe teknik direktörü

SPOR ANALİZ

Çok zor günlerden geçen Fenerbahçe’de mecburen! Ersun Yanal takımın başına getirildi.

Mecburen, çünkü Başkan Ali Koç sezonun başında hiçbir zaman Ersun Yanal’ı takımın başına getireceğini düşünmüyordu. Bunu da ifade etmişti. Hedefleri çok büyüktü.Futbol takımının bu kadar başarısız olacağını rüyasında görse inanmazdı. Hiçbir Fenerbahçeli inanmazdı. Kabus gibi bir şey!

Sosyal medyada ve televizyon proğramlarında yapılan yorumlar, işin vehametini ortaya koyuyor. Burada yazmayacağım ama çok ilginç ve kinayeli paylaşımlar yapılıyor.

Fenerbahçe’nin bu duruma nasıl düştüğünü önceki yazılarımda anlatmıştım. Artık bunlar geride kaldı derken, küme düşme hattının derbisinde! Fenerbahçe kendi sahasında ve 45 bin taraftarının önünde Erzurumspor ile 2-2 berabere kaldı. Hem de 2-0’ı koruyamadı. Takımın başında da yeni teknik direktör Ersun Yanal vardı. Yani Ersun Yanal’ın ilkmaçında değişen bir şey olmadı.

Bugün ise imza töreni vardı. Ersun Yanal ile Ali Koç imza töreninde kameraların karşısında idiler. Gerçekten şaştım kaldım. Şok oldum. Başkan konuşurken neredeyse gülüyor. Ersun Yanal’a iltifatlar ediyor. Ersun Yanal da buna aynı yüz ifadesi ile karşılık veriyor. Sanki Fenerbahçe sondan ikinci sırada değil, şampiyonluğa oynuyor ve bunu da Ersun Yanal başarmış da sözleşmeyi uzatıyorlar. Hayretle izledim…

İmza töreni sırasında öğrendiğimize göre, ligin ikinci yarısında Başkan Ali Koç tarafından Fenerbahçe’ye, dolayısıyla Ersun Yanal’a verilen hedef ‘ikinci devrenin puan sıralamasında ilk üç arasında yer almak.’ Ama imza törenindeki yüz ifadelerine ve sözlere bakılırsa işler yoluna girecek herhalde diyoruz.’ Bu nasıl olacak? Finansal fair playkuralları içinde hangi transferler yapılabilecek hep beraber göreceğiz.

Fenerbahçe, ligimizin köşe taşlarından biridir. Fenerbahçe olmadan zirve yarışı sönük geçer. Ezeli rekabet futbolumuzun tadı tuzudur, güzelliğidir. Fenerbahçe’nin zirve yarışında olmaması, hem Avrupa Kupalarında hem de milli takımımızda başarısız sonuçlar almamıza dahi neden olur. Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor için de bunlar geçerlidir. Dört büyüklerin zirve yarışının içinde olduğu bir lig hayal edin. Nasıl bir heyecan fırtınası eserdi?

Fenerbahçe bir an önce iyi futbol ve iyi sonuçlar almalı ve gelecek sezondan itibaren de şampiyonluk yarışının en iddialı takımlarından biri olmalıdır. İşte o zaman Ali Koç’un ve Ersun Yanal’ın sözlerinin ve gülümsemelerinin bir anlamı olur. İşte o zaman süper ligimize heyecan ve kalite gelir.

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net




ersun yanal, ali koç, fenerbahçe, şampiyonluk, süper lig, fenerbahçe teknik direktörü

SPOR ANALİZ


holiganizm, holigan, fanatik, taraftar, süper lig, holiganlar, futbol, fanatizm, sporyazari.net

HOLİGANİZM

Fanatiklik ya da fanatizm, bilimde, siyasette, milliyetçilikte, hemşehricilikte, hatta sanatta dahi vardır. Spordaki fanatikliğin adı holiganizmdir. Holiganizm, fanatik kişilerin sporun içine şiddet içeren davranışlar sokmasıdır. Holigan adı verilen taraftarlar, sporun fair play felsefesine aykırı, centilmenliği kabul etmeyen, barışçıl düşünmeyen, kavgacı ve savaşçıl bir düşünce yapısı ile, rekabet duygusunu uç noktalarda yaşayan insanlardır.

Holiganizm daha çok futbolda kendini göstermektedir. Bazı futbol taraftarlarının, öfkeyi, saldırganlığı ve şiddeti futbolun içinde kabul edilebilir görmesi ve takımların milyonlarca taraftar kitlesine sahip olması, futbolda fanatizmin yani holiganizmin daha fazla görülmesine neden olmaktadır.Futbol, insandaki rekabet duygusu ve tarafgirlik duygusuna en fazla hitap ettiği için, üzerinde birleşilen en önemli spor dalı haline gelmiştir.

Buradaki en önemli husus şudur. Taraftar olmakla, fanatik olmak ayrı şeylerdir. Normal bir futbolsever öncelikle sporu, sonra takımını sever. Takımının rengine, armasına ve formasına aşkla bağlıdır. Galibiyeti sevinçle kutlarken, galibiyeti kutlayan rakip taraftarları da hoş görür. Kişi yenilgiyi kabul etmeyip, mağlup oldukları rakip takımın taraftarlarına öfke ve düşmanlık duyguları ile bakar, takımına karşı haksızlık yapıldığını körü körüne savunursa, burada fanatizm devreye girer.

Holiganizm futbolun kanayan yarasıdır. Futbol, kimi kesimler tarafından öfkenin, şiddetin ve saldırganlığın kabul edilebildiği, başka yerde söyleyemediği küfürleri pervasızca söylediği, taşkınlık ve saldırganlık yaptığı bir spor dalı durumundadır. Futbol maçlarını, öfkesini ifade etme yeri ve stres atma alanı olarak görmektedirler. Aslında böyle kişiler takımını değil de kontrol edemediği öfkesini sevmektedir. Bu kişiler takımına da büyük zararlar vermektedirler.

Holigan olmaya yatkınlık çocukluktan itibaren başlamaktadır. Çocuk yaşta nefret ve öfke patlaması yaşayan insanlar, ilerleyen yaşlarda holiganizme esir olmaktadırlar. Bu kişiler duygusal olarak dengeli değillerdir. Kendi duygularını tatmin için fanatizm yolunu seçmektedirler.

Fanatizmin ilacı, öz eleştiriyi öğrenmek ve bu öz eleştiri becerisini sürekli geliştirmektir.  Rakip takım taraftarlarına karşı empati yapmayı başarabilmektir. İşte bu da küçük yaşlarda öğrenilmesi gereken bir davranış modelidir. Spor ahlakının küçük yaşlarda öğretilmesi gerekir. Toplumun, ailenin ve futbol yöneticilerinin bu davranışları onaylamaması holiganizmi geriletir. Erkek çocuk daha çok babayı model alır. Baba iyi bir rol model olmalıdır.

Holiganlar daha çok İngiltere başta olmak üzere, Balkan ülkeleri ile Arjantin ve Meksika gibi ülkelerde görülmektedir.

Holiganlarda özgüven eksikliği vardır. Abartılı bir şekilde severler. Egolarını tatmin etme yönünde yaşarlar. Kusurlarını görmezler. İlişkileri sağlıksızdır. Hukuku yok sayarlar. Narsist’dirler…

Ancak aile ve toplum birlikte hareket ederek holiganizmin önüne geçebilir.

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net



holiganizm, holigan, fanatik, taraftar, süper lig, holiganlar, futbol, fanatizm, sporyazari.net

SPOR ANALİZ

futbol, uefa, süper lig, milli takım, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, kasımpaşaspor, başakşehir, şampiyonlık, var sistemi, sporyazari.net


FUTBOL BAHARI!

Sportoto Süper Ligde ilginç olaylar yaşanıyor. İlginç olduğu kadar da garip!

Adına ‘Futbol Baharı’ diyorum. Çünkü işler biraz karışık!

14 maçta, 14 gol ve 14 puan. Şaka gibi. Hangi takım bu. Ülkemizin güzide ve en çok şampiyon olan takımlarından Fenerbahçe. Sadece Fenerbahçe’nin ligdeki durumu dahi yaşanan ilginçliği ve garipliği ortaya koymaya yeterli. Bir gariplik VAR mı? YOK mu ? siz karar verin…

Fenerbahçe’de yaşanan tartışmalı Genel Kurul’dan sonra Ali Koç başkan seçildi. Comolli ve Cocu’yu takımın başına getirerek lige başladı. Aradan 14 hafta geçti ve Fenerbahçe küme  düşme hattında geziniyor. Haftalık ortalaması 1 puan ve 1 gol. Tarihinin en kötü 14 haftasını yaşıyor. Asıl kötü olan taraftarın takım üzerindeki umudunun tükenmesi.

Lider Başakşehirspor ve ikinci sıradaki Kasımpaşaspor ise tabiri caizse ligin tozunu atıyorlar. Sezon sonuna kadar bu durumları böyle devam eder mi? Hatta ikisinden biri tarihlerinde ilk kez şampiyon olur mu? Bunu zaman gösterecek. Ama kalan diğer takımlar lige verilecek arayı bekliyor gibi. Özellikle de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor arayı iple çekiyor.

Ligimizde mücadele eden takımların durumları A Milli Takımı da doğrudan etkiliyor. Uluslar Liginde havlu attık. Avrupa Şampiyonası grup kuraları çekildi. Özellikle grubumuzda yer alan Fransa, İzlanda ve Arnavutluk karşısında zorlanacağımızı düşünüyorum. Yani grupta işimiz zor…

Üstelik VAR sisteminde de ciddi sıkıntılarla karşı karşıyayız. Her hafta oynanan futboldan çok VAR’a rağmen hakemlerin verdiği hatalı kararlar konuşuluyor. Çok basit pozisyonlarda dahi bariz hatalar yapılıyor. Düzelir diye bekliyoruz.

Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği, aksayan konularla ilgili tedbirler almalı ve tartışmaları azaltmalıdır. Sadece cezalandırma ya da bildiri yayımlama aksaklıkları gidermeye yetmemektedir. Hatta gerginlikleri arttırmaktadır. Diyalog kanalları açık tutulmalıdır.

Peki hiç olumlu bir şey yok mu? diyebilirsiniz. Tabii ki var. Beni heyecanlandıran tek şey özellikle son haftalarda, çoğu da mecburiyetten sahaya sürülen genç futbolcular. Hemen hemen bütün takımlarımızda direkt onbirde ya da sonradan oynatılan gençler Türk futbolu adına ümitlenmemizi sağlıyor.

Çok gündeme gelmese de şu konu da çok önemli. Takımlarımızın başında görev yapan teknik direktörlerin neredeyse tamamı Türk. Başakşehir’in başında Abdullah Avcı, Kasımpaşa’nın başında Mustafa Denizli, Galatasaray’ın başında Fatih Terim, Beşiktaş’ın başında Şenol Güneş, Trabzon’un başında Ünal Karaman…Sadece Fenerbahçe’nin başında emaneten! Ronald Kouman görev yapıyor. O da gidici!

Evet belki de yazımın başlığının ilham kaynağı olan ‘Arap Baharı’ aklımıza güzel olmayan olayları getirse de ‘Futbol Baharı’ yaşadığımız ortada. Önemli olan yaşanan bu olumsuz gelişmelerin sonucunda ülkemizin ve futbolumuzun lehine güzel sonuçlar ortaya çıkması. Karışık ve başarısız görülen futbolumuz, çok daha başarılı sonuçlarla ülke olarak sevinmemize ve kenetlenmemize vesile olur. Olacaktır. Güzel günlere olan inancım tam…

Abdurrahman ACER/ www.sporyazari.net


futbol, uefa, süper lig, milli takım, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, kasımpaşaspor, başakşehir, şampiyonlık, var sistemi, sporyazari.net

SPOR ANALİZ


sporyazari.net, karadeniz fırtınası, trabzonspor, fenerbahçe, gol, şampiyonluk, süper lig

FIRTINA ESTİ, KASIRGA YAKIN!

Trabzonspor-Fenerbahçe maçı öncesi ‘Fırtına esecek mi?’ diye sormuştum. Çünkü hafiften rüzgar sesine karışık bir kıpırdanma görmüştüm. Ve FIRTINA ESTİ! Kasırgaya dönüşür mü bilinmez…

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, her konuşmasında kulübün ekonomik sıkıntılarına dikkat çekmiş, “Bu sorunu ancak özümüze dönerek çözebiliriz” vurgusu yapmıştı. Takımın başına da bu özüne dönüşe uygun bir isim olan Ünal Karaman’ı getirmişti.
Tabii ki bu öze dönüş birden olacak bir iş değil. Altyapının eskiden olduğu gibi işlemesi ve Trabzonlu gençleri ortaya çıkarması gerekiyor. Ünal Karaman’a düşen de bu gençlere şans vermek.

Geçen hafta yaşanan ve Onur Kıvrak ile Burak Yılmaz gibi iki yıldızın kadro dışı bırakılması ile sonuçlanan süreç, bu öze dönüşü hızlandırdı.  Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür’ün yanı sıra kaleci Uğurcan ve stoper Hüseyin 11’de maça başladı. Batuhan ise sonradan oyuna girdi. Trabzonspor’un kurtuluşu olarak görülen gençler, kritik karşılaşmada görevlerini fazlasıyla yerine getirdi.

Yıllar sonra gelen Fenerbahçe galibiyeti sonrası, Trabzonspor'un hocası Ünal Karaman, zaferin şifresini şöyle açıkladı: “Maçın başından sonuna kadar inanmış bir futbolcu ordusu ve taraftar vardı sahada. Karşılaşma 2-1’e geldiğinde ‘kaybedeceğiz’ diye hiç düşünmedim. Aklıma bile getirmedim. Çünkü futbolun adaleti olması lazım. Sonuçta çok daha farklı kazanabileceğimiz maçtı ve galip geldik”

‘İnanmış bir futbolcu ordusu ve taraftar’ ifadesi öze dönüşün sloganı gibi. Trabzonspor kendi yıldızlarını kendi gençlerinden çıkarmak zorunda. Geçmiş yıllarda ligde ve Avrupa Kupalarında elde edilen başarılar hep böyle kazanıldı. Özkan Sümer, Ahmet Suat Özyazıcı, Ali Kemal, Dobi Hasan, Şenol Güneş, Bahattin, Hamdi, İskender, Hami, Lemi, Tuncay, Gökdeniz….o kadar çok ki.

‘Karadeniz Fırtınası’ böyle esmişti. Son Fenerbahçe maçında da bunların izleri sahada vardı. Yusuf ve Abdulkadir müthiş bir maç çıkardı. Onları izlerken ‘Diğer maçlarda neden böyle oynamıyorlar?’ sorusu beynimi tırmaladı. Genç kaleci Uğurcan ve stoper Hüseyin sanki yıllardır oynuyormuş gibiydiler. Batuhan da ’Ben de varım’ dedi. Ancak, bu gibi gençlerle Karadeniz Fırtınası sürekli esebilir. Belki de ‘Kasırga’ya dönüşür.
Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu, Yönetim Kurulunu ve Ünal Karaman’ı tebrik etmek lazım. Cesaretleri ve özüne dönme konusundaki gayretleri için.

‘Öze dönüş’ amatör ya da profesyonel tüm takımlarımıza örnek olmalı. Hatta Futbol Federasyonu teşvik edici tedbirler almalı. Sadece takımlarımızın değil, Türk Futbolunun kurtuluşunun ‘Öze Dönüş’ten geçtiği unutulmamalı…

 www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER




sporyazari.net, karadeniz fırtınası, trabzonspor, fenerbahçe, gol, şampiyonluk, süper lig



SPOR ANALİZ


sporyazari.net, galatasaray, şampiyonluk, süper lig, galatasaray kadro, fatih terim, abdurrahman acer köşe yazıları

GALATASARAY’IN KADRO DERİNLİĞİ

Galatasaray Lige tam kadro ve sorunsuz başlayacakken sürpriz gelişmeler oldu.
Galatasara Emre Akbaba gibi çok önemli bir transfere imza attı. Ndiaye’yi ve Onyekuru’yu kiraladı. Gomis’i ise gönderdi. Orta saha ve kanatlar alternatifli ve kaliteli oyunculardan kurulmuş iken, ihtiyacı olan kaleci,. stoper  ve santrafor transferlerini  gerçekleştiremedi. Hiç kuşkusuz bunda yönetimsel hatalar olmakla birlikte, Finansal Fair Play’in de olumsuz etkileri oldu. Ayrıca UEFA’nın verdiği kadro sınırlaması cezası da yöneticilerin ve Fatih Terim’in elini kolunu bağladı. Galatasaray’ın en büyük şansı ise Fatih Terim’in takımın başında olması. Fatih Terim krizlerden başarı çıkaran bir teknik adam. ‘Galatasaray sahaya 11 kişi çıkar.’ sözü de Fatih Terim’e ait. Ayrıca gençlere değer veren ve onlara güvenen bir takım lideri. Bülent Korkmaz’a, Emre Belözoğlu’na, Tugay Kerimoğlu’na, Okan Buruk’a, Arda Turan’a hiç tereddüt etmeden genç yaşta forma veren ve yıldız olmalarının önünü açan bir teknik direktör. Ozan Kabak, Yunus Akgün ve Celil ise şimdilik son örnekler ve geleceğin yıldız adayları…
Üç kulvarda mücadele eden Galatasaray’da alternatifli bir kadro olması gerekiyor. Yani kadro derinliği çok önemli. Galatasaray’da alternatiflerin kaliteli olması mecburi. Çünkü kısıtlamalar var.
Peki durum böyle mi?  Tabii ki hayır!
Kalede alternatifsiz bir kaleci Muslera var. İkinci kaleci İsmail Cipe. Daha çok genç. Sağ ve sol defans hattı tamam. Sağda Linne ve Mariano, solda Nagatomo ve Ömer Bayram. Bundan iyisi can sağlığı. Ama stoperde sıkıntı var. İsim çok ama hata yapma oranları yüksek futbolcular. Fatih Terim’in istediği hızlı stoper değiller. Ozan Kabak’a forma vermesi de bu sebeple. Ozan Kabak verilen şansı çok iyi kullandı. Çözüm kendi içinde bulundu. Ve üçlü defansa dönmek zorunda kaldı. Ama hala bir tane hızlı ve topu oyuna iyi sokan stoper ihtiyacı var.  Orta sahada alternatif bolluğu yaşanıyor. Fernando, Ndiaye, Donk, Selçuk İnan, Celil, Belhanda, Emre Akbaba ve Yunus Akgün. Fatih Terim’in oyun planındaki 10 numara eksikliği var sadece. Hagi gibi…
Sağ ve sol kanatlar ise çok iyi. Sağda ve solda oynayabilen Onyekuru, Rodrgues, Feghouli, Sinan Gümüş, Muğdat Çelik gibi hızlı ve teknik oyuncular Fatih Terim’in işini kolaylaştırıyor. Santrafor bölgesinde ise ciddi sıkıntısı var. Sadece Eren Derdiyok. Eren ise bir iyi bir kötü, bir sağlam bir sakat, bir formda bir formsuz. Tabii kolay değil tek başına bu yükü taşımak. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Oynadığı maçlarda da farkını gösteriyor. Fatih Terim ise Sinan Gümüş ve Onyekuru hatta Muğdat ile bu bölgeyi doldurmaya çalışıyor. Donk ve Maicon’u dahi santrafor olarak oynattığı maçlara şahit olduk…
Peki Galatasaray ne yapmalı? Takıma istenilen katkıyı veremeyen futbolcularla yolunu hemen ayırmalı. Tarık Çamdal ve Ahmet Çalık gibi. Hatta Maicon, Belhanda ve Feghouli’nin durumları masaya yatırılmalı. Alternatif  tecrübeli bir kaleci, hızlı ve topu iyi kullanabilen bir stoper ve skor üreten, güçlü, hızlı ve hava toplarına hakim bir santrafor transfer etmeli. 10 numara transferi de pastanın çileği olur. İşle o zaman izleme zevki yüksek bir Galatasaray olur.

www.sporyazari.com /Abdurrahman ACER




sporyazari.net, galatasaray, şampiyonluk, süper lig, galatasaray kadro, fatih terim, abdurrahman acer köşe yazıları

ŞAMPİYON KİM OLUR?

 acerspor.com, şampiyon kim olur anketi, anket, sportoto, süper lig, şampiyon kim olur, ilhan cavcav sezonu, 2017-2018 futbol sezonu şampiyonu hangi takım olur, süper ligde şampiyon kim olur,


2017-2018 sezonu, Sportoto Süper Ligde 'İlhan Cavcav Sezonu' olarak ilan edilmişti.


acerspor.com olarak okuyucularımızla bir anket yapıyoruz.

'Şampiyon Kim Olur?' anketine katılımınızı bekliyoruz...(Sayfanın sol alt kısmında)




acerspor.com, şampiyon kim olur anketi, anket, sportoto, süper lig, şampiyon kim olur, ilhan cavcav sezonu, 2017-2018 futbol sezonu şampiyonu hangi takım olur, süper ligde şampiyon kim olur,

DERBİ BİLETLERİ SATIŞA ÇIKTI

Spor Toto Süper Lig’in 28. haftasında TT Arena’da oynanacak olan Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin biletleri satışa çıktı.

Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 28. haftasında ezeli rakibi Fenerbahçe'yi ağırlayacak. Sarı-kırmızılı kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada, 23 Nisan Pazar günü saat 19.00'da TT Arena'da oynanacak derbinin biletlerinin satışa sunulduğu bildirildi. Taraftarlar, 107 TL ile 515 TL arasındaki biletleri Beyoğlu GSStore, Aslanlı Yol gişeleri, Aktif satış noktaları, passo.com.tr'den satın alabilirler.

Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak derbinin bilet fiyatları şöyle:

Kategori 1 (Yemekli VIP): 515 TL

Kategori 2 (Yemekli) : 515 TL

Kategori 3 (Yemeksiz VIP): 415 TL

Kategori 4: 365 TL

Kategori 5: 290 TL

Kategori 6: 215 TL

Kategori 7: 162 TL

Kategori 8: 135 TL

Kategori 9: 107 TL

SÜPER LİGDE 27 HAFTA MAÇ PROĞRAMI

Spor Toto Süper Lig'de 27. haftanın perdesi yarın yapılacak Bursaspor-Kardemir Karabükspor karşılaşmasıyla açılacak.

Bursa Büyükşehir Belediye Stadı'ndaki müsabaka saat 20.00'de başlayacak.

Trabzonspor-Beşiktaş maçına da sahne olacak Süper Lig'de 27. haftanın maç programı şöyle:

Yarın:

20.00 Bursaspor-Kardemir Karabükspor (Bursa Büyükşehir Belediye)

8 Nisan Cumartesi: 

15.30 Gençlerbirliği-Antalyaspor (Ankara 19 Mayıs)

16.00 Gaziantepspor-Aytemiz Alanyaspor (Gaziantep Arena)

19.00 Trabzonspor-Beşiktaş (Medical Park Arena)

9 Nisan Pazar: 

16.00 Kayserispor-Osmanlıspor (Büyükşehir Belediyesi Kadir Has)

19.00 Fenerbahçe-Akhisar Belediyespor (Ülker)

19.00 Adanaspor-Çaykur Rizespor (5 Ocak Fatih Terim)

10 Nisan Pazartesi: 

20.00 Medipol Başakşehir-Galatasaray (3. İstanbul Başakşehir Fatih Terim)

20.00 Kasımpaşa-Atiker Konyaspor (Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan)

SÜPER LİGDE FLAŞ İDDİA!..GELECEK SEZON...

18 takımın yer aldığı Süper Lig'de gelecek sezon 21 takımın yer alacağı öne sürüldü.

Yayıncı kuruluşun yanı sıra Türk futbolunun önde gelen aktörlerinin de talebi doğrultusunda lige dinamizm kazandırmak amacıyla yeni sezonda böyle bir yapılanmaya gidileceği ifade edildi. Haber Türk Gazetesinin haberine göre yeni sezonda küme düşme olmayacağı, TFF 1. Lig'den ise 3 takımın Süper Lig'e yükseleceği bildirildi.

Bir sonraki sezon ise takım sayısının 20 olacağı, Avrupa'nın birçok önde liginde de aynı sistemin uygulanmasının bu konuda model oluşturduğu öğrenildi.

BEŞİKTAŞ ARENADA DURDURULAMIYOR!

Spor Toto Süper Lig'in yanı sıra UEFA Avrupa Ligi'nde iddialı durumda bulunan Beşiktaş, bu sezon Vodafone Arena'daki maçlarda hücumda etkili performans sergiledi.

Sezon başından itibaren Süper Kupa, lig, Avrupa ve Türkiye Kupası olmak üzere 44 resmi maça çıkan siyah-beyazlı ekip, toplam 81 gol atarken, bunların büyük bölümünü Vodafone Arena'da kaydetti.

Dolmabahçe'deki 22 resmi maçta 50 gol kaydeden Beşiktaş, böylece 2,2 gol ortalaması yakaladı.
Dış sahada 22 karşılaşmaya çıkan siyah-beyazlı takımın oyuncuları, 31 kez gol sevinci yaşayabildi. Beşiktaş, bu maçlarda 1,4 ortalama tutturdu.

Süper Lig'de 50 bulan siyah-beyazlı takım, bunların yüzde 64'ünü Vodafone Arena'da attı.

Kendi sahasında 32 gol atan Beşiktaş, deplasmanda ise 18 gol buldu ve yüzde 36'da kaldı.

Beşiktaş, Avrupa kupalarında ise Vodafone Arena'da rakip fileleri 11 kez havalandırdı.

Deplasmandaki Avrupa kupalarında 8 gol atan siyah-beyazlı takım, Türkiye Kupası'nda ise 11 golün 7'sini Dolmabahçe'de buldu.

Sezon başında Süper Kupa'da Galatasaray ile Konya'da karşılaşan Beşiktaş, rakibiyle uzatma bölümü sonunda 1-1 berabere kalmıştı.

Geçen sezon hizmete giren Vodafone Arena'da taraftarlar keyifli maçlar izledi.

Beşiktaş'ın geçen sezon Süper Lig'in 28. haftasında Bursaspor ile yaptığı maçla açılışı gerçekleştirilen statta şu ana dek oynanan 25 maçta 83 gol atıldı. Siyah-beyazlı takım bunların 60'ını kaydederken, kalesinde 23 gol gördü.

Vodafone Arena'da oynanan 25 maçta 3,3 gol ortalaması yakalandı. Taraftarlar, Dolmabahçe'de 27 dakikada bir gol sevinci yaşadı.

BEŞİKTAŞ FARKI AÇIYOR

Beşiktaş, evinde karşılaştığı Gençlerbirliği'ni 3-0 mağlup etti ve ikinci Başakşehir'le puan farkını 5'e çıkardı.

Spor Toto Süper Lig'in lideri Beşiktaş, Medipol Başakşehir'in yenildiği haftayı çok iyi değerlendirdi. Gençlerbirliği'ni 3-0 yenen siyah beyazlılar, son 8 haftaya girilirken puan farkını 5'e çıkardı.
Beşiktaş, Gençlerbirliği karşısına Antalyaspor maçının kadrosundan sadece cezalı Aboubakar'ın yerine Cenk'le başlarken, devre arasında yeniden Beşiktaş'a transfer olan Demba Ba, uzun bir aradan resmi bir maçta kadroda şans buldu. Sakatlığı nedeniyle bir süredir takımdan ayrı kalan ve takımının Ümraniyespor ile oynadığı hazırlık karşılaşmasında ikinci yarıda görev yapan tecrübeli oyuncu, 678 gün sonra resmi bir mücadelede siyah beyazlı kadroda yer aldı.
Karşılaşmaya Beşiktaş istediği gibi başlayamadı. Gençlerbirliği defansta dikkatli bir oyun ortaya koydu ve rakibine önemli bir fırsat vermedi.
FABRI MAÇI YARIDA BIRAKTI
34. dakikada Gençlerbirliği gole yaklaştı. Sağ taraftan gelen ortada Gökhan Gönül'ün kafayla uzaklaştırmak istediği top, Uğur Çiftçi'nin önünde kaldı. Bu futbolcunun vuruşunda, kaleci Fabri'nin yüzüne çarpan top kornere çıktı. Gözü şişen İspanyol kaleci oyuna devam edemedi ve yerini Tolga Zengin'e bıraktı.
PERDEYİ OĞUZHAN AÇTI
45+5. dakikada siyah beyazlı 1-0 öne geçti. Soldan Quaresma'nın ortasında Babel, topu altıpas içinde kontrol ettikten sonra müsait durumdaki Oğuzhan Özyakup'un önüne bıraktı. Oğuzhan Özyakup sol çaprazdan net bir vuruşla golü buldu.
TALISCA'DAN NEFİS FRİKİK
İkinci yarıda konuk takım 48. dakikada gole yaklaştı. Kullanılan kornerde Muric'in kafa vuruşunda Tolga gole izin vermedi. Bu pozisyondan sonra kontrolü ele alan siyah beyazlılar, 2. golü de buldu. 61. dakikada kullanılan serbest vuruşta Talisca farkı ikiye çıkardı. Brezilyalı yıldız, böylece ligdeki 8. golüne imza atmış oldu.
BABEL SKORU BELİRLEDİ
Golden sonra çok rahat bir tempoda oynayan beşiktaş, 86. dakikada iyice rahatladı. Babel kendi getirdiği topa muhteiem vurdu ve skoru 3-0'a getiren isim oldu. Babel böylece karşılaşmada asitsin ardından sonra golü de kaydetmiş oldu.
Maçı 3-0 kazanan Beşiktaş, puanını 58'e yükselterek bitime 8 hafta kala en yakın rakibi Medipol Başakşehir ile aradaki farkı 5'e çıkardı. Son 5 deplasman maçını kaybeden Ümit Özat'ın takımı ise 32 puanda kaldı.

SÜPER LİG'DE HAFTANIN PROĞRAMI VE HAKEMLER

Önümüzdeki 5 haftada zirvenin sahibi tamamen belli olabilir de, yarış tamamen kızışabilir de...

İşte kritik maçlar

27. hafta TRABZON-BEŞİKTAŞ ve M.BAŞAKŞEHİR-GALATASARAY

28. hafta GALATASARAY-FENERBAHÇE

29. Hafta MEDİPOL BAŞAKŞEHİR - BEŞİKTAŞ

30. hafta BEŞİKTAŞ-FENERBAHÇE

Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasının programı ise şöyle: 

1 Nisan Cumartesi: 

13.30 Akhisar Belediyespor-Medipol Başakşehir: Mete Kalkavan

16.00 Aytemiz Alanyaspor-Kasımpaşa: Hüseyin Göçek

19.00 Kardemir Karabükspor-Fenerbahçe: Bülent Yıldırım

19.00 Antalyaspor-Kayserispor: Fırat Aydınus

2 Nisan Pazar: 

16.00 Çaykur Rizespor-Trabzonspor: Halil Umut Meler

16.30 Osmanlıspor-Gaziantepspor: Halis Özkahya

19.00 Beşiktaş-Gençlerbirliği: Serkan Çınar

19.00 Atiker Konyaspor-Bursaspor: Ali Palabıyık

3 Nisan Pazartesi:

20.00 Galatasaray-Adanaspor: Yaşar Kemal Uğurlu

SÜPER LİG İLE İLGİLİ ŞOK İDDİA!

UEFA'nın Türk futboluna şok bir yaptırım uygulayacağı iddiası gündeme bomba gibi düştü.

Babaspor'un iddiasına göre, TFF yetkilileriyle UEFA yetkilileri perşembe günü bir toplantı yaptı. Yapılan toplantıda TFF'den 3 büyük takımın küme düşürülmesinin istendiği iddia edildi.

LİGDEN DÜŞÜRÜN İDDİASI

Şike kumpası davası ile ilgili UEFA'dan çarşamba günü bir açıklama yapılacağı ve Medipol Başakşehir, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ligden düşürülmesini isteyeceği belirtiliyor.

2024 olimpiyatlarına aday olan Türkiye'nin problem yaşamaması için bu polemiklere son vermek gerektiği de konuşuluyor.

TFF'nin küme düşme cezalarının yerine önümüzdeki sezon geçerli olmak üzere, puan silme ve para cezası verilmesini talep ettiği, bu cezalardan Beşiktaş'ın muaf tutulmasını istedikleri de iddia edildi.

Yapılan görüşmeler sonucunda oluşturulan bu ceza listesinden Beşiktaş'ın çıkarılmaması durumunda TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in istifa edeceği de iddialar arasında.

UEFA'nın çarşamba günü bir bildiri yayınlayacağı iddia edilirken, bu bildiri öncesinde de Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın bu konuları öne sürerek salı günü başkanlıktan istifa edeceği de öne sürülüyor.

LİGİN ALTI KAYNIYOR!

Süper Ligde maçlar devam ederken, şimdiden alt sıralardaki takımları küme düşme korkusu sardı.

Süper Lig'de kümede kalma mücadelesi veren takımların 21. hafta maçlarında Çaykur Rizespor ve Gaziantepspor rakipleriyle berabere kalırken, Adanaspor ise Osmanspor'a 5-1'lik skorla mağlup oldu.

Spor Toto Süper Lig'de şampiyonluk yarışı büyük bir heyecana sahne olurken, ligin alt tarafı da kaynamaya devam ediyor. Kümede kalma savaşı veren takımlardan Çaykur Rizespor, evinde Galatasaray ile 1-1 berabere kalarak 20 puanla 16. sırada yer alırken, Gaziantespor ise Medipol Başakşehir deplasmanından 1 puanla ayrılmasına rağmen ligin son sırasından kurtulamadı. Düşme hattında puan kaybeden tek takım Adanaspor oldu. Osmanlıspor'a 5-1 gibi farklı skorla mağlup olan Adana ekibi, topladığı 17 puanla 17. sırada yer alıyor. Son 4 karşılamada sadece 1 galibiyeti bulunan Aytemiz Alanyaspor ise, 21 puanla potanın 1 puan üstünde mücadele veriyor. Sergen Yalçın'ın takımın başına gelmesiyle son haftaların çıkış yakalayan ekibi haline gelen Kayserispor, oynadığı son 4 karşılaşmadan 3 galibiyet, 1 beraberlik alarak alt sıralardan uzaklaşma yolunda önemli adımlar atmış durumda.

Süper Lig'de dalgalı bir tablo çizen mavi-yeşilli takım, düşme hattından kurtulma yolunda en şanslı ekip konumunda bulunuyor. 20 puanla Aytemiz Alanyaspor'un sadece 1 puan gerisinde bulunan Karadeniz ekibi, alacağı galibiyetlerle alt sıralardan uzaklaşmak istiyor. Çaykur Rizespor, bir sonraki hafta evinde Kayserispor ile karşılaşacakken, ligin 23. haftasında ise Beşiktaş'a konuk olacak.

Fikstür avantajı Adana'da

Ligin 2. yarısında 2 galibiyeti bulunan 17 puanlı Adanaspor'un fikstürü rakiplerine göre daha avantajlı duruyor. Turuncu-beyazlı ekip, Süper Lig'in 22. haftasında Aytemiz Alanyaspor ile deplasmanda karşılaşacak. Bir sonraki hafta ise rakip Atiker Konyaspor olacak.

Bir maç eksiği olan Gaziantepspor, 15 puanla ligin son sırasında yer alıyor. Bu hafta Medipol Başakşehir deplasmanından puan çıkarmayı başaran kırmızı-siyahlı takımı zorlu maçlar bekliyor. 22. haftada Gaziantep Arena'da Fenerbahçe'yi konuk edecek olan Bülent Uygun'un takımı, bu maçın ardından Bursaspor ile deplasmanda karşılaşacak.

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-