fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

TÜRKİYE KUPASI TARİHİ

türkiye kupası tarihi, ziraat türkiye kupası tarihçesi, türkiye kupası şampiyonları, türkiye kupasını kazanan takımlar,
türkiye kupası şampiyonları, türkiye kupası tarihi, türkiye kupasını kazanan takımlar, ziraat türkiye kupası tarihçesi, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor, Türkiye Kupası Tarihçesi

1962-1963 Sezonunda başlayan ve ilk şampiyonu Galatasaray olan Türkiye Kupası'nın adı 1980-1981 sezonunda Federasyon Kupası olarak değiştirildi. Ancak 1992-1993 sezonundan itibaren tekrar Türkiye Kupası adı verilirken, 2005-06 ile 2008-09 sezonları arasında Fortis Bankası'nın sponsor olması ile Fortis Türkiye Kupası, 2009-10 sezonu ile birlikte Ziraat Bankası'nın sponsor olması ile Ziraat Türkiye Kupası adını aldı.

Türkiye Kupası ve Federasyon Kupası isimleri altında düzenlenen organizasyonda Galatasaray 17 kez bu kupayı müzesine taşırken, Beşiktaş  9, Trabzonspor 8 ve Fenerbahçe 6 defa kupayı kazandı.  Altay, Ankaragücü, Gençlerbirliği, Göztepe ve Kocaeli ikişer, Kayserispor, Bursaspor, Eskişehirspor, Sakaryaspor ve Konyaspor da birer kez kupa sevinci yaşayan takımlar oldu.


Türkiye Kupası Şampiyonları

2016 - 17

KONYASPOR - Başakşehir
0-0
(4-1 Pen.)

2015 - 16

GALATASARAY-Fenerbahçe
1-0

2014 - 15

GALATASARAY-Bursaspor
3-2

2013 - 14

GALATASARAY-Eskişehirspor
1-0

2012 - 13

FENERBAHÇE - Trabzonspor

1-0

2011 - 12

FENERBAHÇE - Bursaspor

4-0

2010 - 11

BEŞİKTAŞ - Büyükşehir Belediyespor

2-2
(6-5 Pen.)

2009 - 10

TRABZONSPOR - Fenerbahçe

3-1

2008 - 09

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

4-2

2007 - 08

KAYSERİSPOR - Gençlerbirliği

0-0
(11-10 Pen.)

2006 - 07

BEŞİKTAŞ - Kayseri Erciyesspor

1-0

2005 - 06

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

3-2

2004 - 05

GALATASARAY - Fenerbahçe

5-1

2003 - 04

TRABZONSPOR - Gençlerbirliği

4-0

2002 - 03

TRABZONSPOR - Gençlerbirliği

3-1

2001 - 02

KOCAELISPOR - Besiktas

4-0

2000 - 01

GENÇLERBİRLİĞİ -Fenerbahçe

2-2
(6-3 pen.)

1999 - 00

GALATASARAY - Antalya

5-3

İLK MAÇ

İKİNCİ MAÇ

1998 - 99

GALATASARAY - Beşiktaş

0-0

2-0

1997 - 98

BEŞİKTAŞ - Galatasaray

1-1

1-1
(5-3 Pen.)

1996 - 97

KOCAELİSPOR - Trabzonspor

1-1

1-0

1995 - 96

GALATASARAY - Fenerbahçe

1-0

1-1

1994 - 95

TRABZONSPOR - Galatasaray

3-2

1-0

1993 - 94

BEŞİKTAŞ - Galatasaray

0-0

3-2

1992 - 93

GALATASARAY - Beşiktaş

1-0

2-2

1991 - 92

TRABZONSPOR - Bursaspor

0-3

5-1

1990 - 91

GALATASARAY - Ankaragücü

3-1
(Uzatmada)

-

1989 - 90

BEŞİKTAŞ - Trabzonspor

2-0

-

1988 - 89

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

1-0

2-1

1987 - 88

SAKARYASPOR - Samsunspor

2-0

1-1

1986 - 87

GENÇLERBİRLİĞİ - Eskişehirspor

5-0

1-2

1985 - 86

BURSASPOR - Altay

2-0

-

1984 - 85

GALATASARAY - Trabzonspor

2-1

0-0

1983 - 84

TRABZONSPOR - Beşiktaş

2-0
(Uzatmada)

-

1982 - 83

FENERBAHÇE - Mersin İdman Yurdu

2-1

2-0

1981 - 82

GALATASARAY - Ankaragücü

3-0

1-2

1980 - 81

ANKARAGÜCÜ - Boluspor

2-1

0-0

1979 - 80

ALTAY - Galatasaray

1-0

1-1

1978 - 79

FENERBAHÇE - Altay

1-2

2-0

1977 - 78

TRABZONSPOR - Adana Demirspor

3-0

0-0

1976 - 77

TRABZONSPOR - Beşiktaş

1-0

0-0

1975 - 76

GALATASARAY - Trabzonspor

0-1

1-0
(5-4 Pen.)

1974 - 75

BEŞİKTAŞ - Trabzonspor

0-1

2-0

1973 - 74

FENERBAHÇE - Bursaspor

0-1

3-0

1972 - 73

GALATASARAY - Ankaragücü

3-1

1-1

1971 - 72

ANKARAGÜCÜ - Altay

0-0

3-0

1970 - 71

ESKİŞEHİRSPOR - Bursaspor

0-1

2-0

1969 - 70

GÖZTEPE - Eskişehirspor

1-2

3-1

1968 - 69

GÖZTEPE - Galatasaray

1-0

1-1
(Uzatmada)

1967 - 68

FENERBAHÇE - Altay

2-0

0-1

1966 - 67

ALTAY - Göztepe

2-2

(**)

1965 - 66

GALATASARAY - Beşiktaş

1-0

-

1964 - 65

GALATASARAY - Fenerbahçe

0-0

1-0

1963 - 64

GALATASARAY - Altay

0-0

(*)

1962 - 63

GALATASARAY - Fenerbahçe

2-1

2-1


(*) Hükmen kazandı.
(**) Kura ile kazandı.


Bu haber, türkiye kupası tarihi, ziraat türkiye kupası tarihçesi, türkiye kupası şampiyonları, türkiye kupasını kazanan takımlar, ile ilgilidir.

KİMLER GELDİ? KİMLER GEÇTİ?

TÜRKİYE'DE FUTBOL OYNAYAN DÜNYA YILDIZLARI

Türkiye'ye gelen yıldız futbolcu transferlerinin yarısına yakını geldikleri takımda başarılı olamazken, bir çok yıldız ise takımlara büyük katkı sağladı. Galatasaray ise Yıldız futbolculardan en çok verimi alan Türk takımı oldu. Yaşı nedeniyle eleştirilere maruz kalan Didier Drogba, gibi Galatasaray'a yaşı ilerlemiş olarak gelen yıldız futbolcular başarılı oluyor. Bu futbolcuların başında ise "Artık Futbol hayatı bitti" denildikten sonra Galatasaray'a gelerek UEFA kupasında büyük pay sahibi olan Hagi yer alıyor.
alex de souza, amokachi, beşiktaş, droğba, fenerbahçe, galatasaray, hagi, sneijder, şota, tafarel, trabzonspor, tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, 
tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

DİDİER DROGBA: (GALATASARAY)

Dünya futbolunun en iyi santraforları arasında gösterilen Drogba, ilerleyen yaşı nedeniyle öncelikle gittiği Çin'de eleştirilmişti. Ancak oynadığı futbol ile alkış aldı. Kulübüyle yaşadığı maddi problemler nedeniyle FİFA'lık olan futbolcu menajeri tarafından Galatasaray'a önerildikten sonra Galatasaray ile sözleşme imzaladı. Drogba'nın imzası, dünya medyasında da büyük yankı buldu

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

ALEX DE SOUZA: (FENERBAHÇE) 

Futbol'a 1995 yılında Coritiba FC Takımında başlamıştır. 2 sene oynadıktan sonra 1997 yılında Palmeiras'a geçmiştir. 2001 yılına kadar Palmeiras'ta oyanayan futbolcu buradaki performansıyla Brezilya Milli Takımında da oynamaya başlamıştır. 2001-2002 sezonunda Parma takımına transfer olmuştur. Ancak 5 maça çıkabilmiştir ve ligin ikinci yarısında Flamengo'ya transfer olmuştur. Diğer sezon ise Cruzeiro Takımına transfer olmuştur. 2004 yılında ise Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Alex, Fenerbahçe'nin yanı sıra Türk futbol tarihine geçen bir futbolcu olarak anılıyor.

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

AMOKACHİ: (BEŞİKTAŞ)

Özellikle Nijerya Milli takımı ile 1994 ve 1998 yıllarında Dünya Kupası ve 1994 Afrika Kupası'nda gösterdiği performans ile dünya çapında tanınmıştır. Aynı zamanda milli forma ile 1996'da Olimpiyatlar altın madalyasının kazanılmasında önemli rol oynamıştır. Beşiktaş Jimnastik Kulübünde oynarken Fenerbahçe Spor Kulübü maçında orta sahaya helikopterle indirildi.

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,


ŞOTA: (TRABZONSPOR)

1993-94 sezonu devre arasında dönemin başkanı Sadri Şener tarafından ikiz kardeşi Arçil Arveladze ile birlikte Trabzonspor'a alındı. Trabzonspor'a geldiğinde çok genç olmasına rağmen mükemmel bir performans gösterip penaltı bile atmadan 1995-96 sezonunda 25 gol atarak gol kralı oldu.

ROBERTO CARLOS: (FENERBAHÇE) Dünya futbol tarihinin en iyi sol kanat oyuncularından biri olarak gösterilen Brezilya'lı futbolcu Türk futbol tarihinin en önemli transferleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. 2007 yılında Fenerbahçe'ye transfer oldu. 3 yıllık sözleşmeye imza attı. 1999 yılında Real Madrid'de forma giyerken CD Tenerife'ye sıfırdan attığı gol matematikçiler tarafından incredible gol (inanılmaz gol) olarak nitelendirilmiştir.

POPESCU: (GALATASARAY) Rumen futbolcu. Steaua Bükreş'te ve PSV Eindhoven'da oynadığı yıllarda kendini gösterdi. Kısa bir süre Tottenham'da forma giydikten sonra Barcelona'ya transfer oldu ve takımın kaptanlığını üstlendi. Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğunu yaşadıktan sonra 1997'de Galatasaray'a transfer oldu. Popescu 2001-02 sezonunda Lecce'ye transfer olana kadar sarı-kırmızılı forma ile 3 lig şampiyonluğu, 2 Türkiye, 1 UEFA Kupası ve 1 de Süper Kupa kazanarak Galatasaray'a büyük emekler vermiştir. Ayrıca 2000 yılındaki Galatasaray-Arsenal UEFA KUPASI finalinde maç penaltılara gitmiş ve son penaltıyı gole çevirerek UEFA Kupasını takımına kazandırmıştır.

MARİO JARDEL: (GALATASARAY) FC Porto'nun ardından 4 büyüklerden Galatasaray'a transfer olarak 2000 yılında 48 resmi maçlarda attığı 58 gol ile Avrupa'nın en golcü futbolcusu olmayı başarmıştır. Türk futbol tarihinin en önemli transferleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. 2001 yılında Portekiz'e geri dönerek Sporting Lisbon ile şampiyonluğu ve lig kupa sahipliğini elde etmiştir.Üstelik o sezonda 30 lig maçında 42 gol atarak sükse yapmıştır.

HAİM REVİVO: (GALATASARAY/FENERBAHÇE) Fenerbahçe'deki ilk 2 yılı başarılıydı. Daha sonra birçok yabancı oyuncu takıma transfer edildiğinden serbest bırakıldı. Revivo o sıralardı çok iyi bir oyun sergileyerek herkesin takdirini topladı. Galatasaray'a bedelsiz transfer olarak Fenerbahçe'ye rakip oldu. Galatasaray'da birkaç hafta iyi top oynadıktan sonra düşüşe geçti ve ayrılmak zorunda kaldı.

CASSİO LİNCOLN: (GALATASARAY) Lincoln, 2007 Haziran ayında Galatasaray'a transfer oldu. Oynadığı ilk iki resmi maçında da gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Beşiktaş maçında yedek kalması ile performansı düşmüş ve sık sık sakatlık geçirmiştir. Michael Skibbe'nin gelmesiyle performansı aşırı derecede arttı ve özlenen Lincoln geri döndü. Lincoln, 3 Aralık 2008 tarihindeki UEFA Kupası B Grubundaki Hertha Berlin karşılaşmasında ilk defa takım kaptanı olarak sahaya çıkmıştır. Daha sonra Galatasaray'dan ayrılarak ülkesine döndü.

JAY JAY OKOCHA: (FENERBAHÇE) 1996'da Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımından Fenerbahçe'ye transfer oldu. Türk vatandaşlığına geçen Okocha Muhammed Yavuz adını değiştirdi. 1998 Dünya Kupası'nda Nijerya Milli Takımı formasını giydi. 1998'de 16,5 milyon dolara Fransa'nın Paris St-Germain takımına transfer oldu.

GEORGE HAGİ-(GALATASARAY) Galatasaray'a transfer olduğunda kariyerinin son demleriydi ama Türkiye'de öyle bir performans sergiledi ki, halen daha 7'den 77'ye herkesin aklı "Karpatların Maradonası"nda kaldı. Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanmasında büyük söz sahibi oldu. Otoriteler tarafından Türkiye'ye gelmiş geçmiş en iyi yabancı futbolcu olarak gösterilmektedir.

STEPHAN KUNTZ: (BEŞİKTAŞ) Kuntz, Borussia Neunkirchen, VFL Bochum, Bayer Uerdingen ve Kaiserslautern takımlarında oynadıktan sonra, 1995’te Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı tek sezonda 30 lig maçında 9, iki Avrupa Kupası maçında da 2 gol attı. Almanya’nın en çok sevilen bir futbolcuları arasında yer aldığından onun futbolunu izlemek için Almanya’dan seyirciler Beşiktaş maçlarına dahi geliyordu. 1996 Avrupa Şampiyonası finallerinde 34 yaşında olmasına rağmen, Almanya’nın Avrupa Şampiyonu olmasında başrolü oynadı. İngiltere’ye attığı gol, unutulmaz goller arasında yer aldı. 1996 Temmuz’unda Arminia Bielefeld’e transfer oldu. Almanya’da 429 lig maçında 173 gol attı, 24 defa A Milli oldu.

ELVİR BALİÇ: (FENERBAHÇE) 1998 yılında rekor bir transfer ücretiyle 9.5 milyon Euro'ya Fenerbahçe'ye geçen Baliç, Türk vatandaşlığına geçti. 1999-2000 sezonunda İspanya’nın dünyaca ünlü kulübü Real Madrid'e 26 milyon Euro'ya transfer oldu. Geçirdiği ağır sakatlık neticesinde fazla forma şansı bulamayınca 2000-2001 sezonunda kiralık olarak yeniden Fenerbahçe'ye döndü ve şampiyon kadroda yer aldı. Sezon sonu tekrar Real Madrid'e giden Baliç, Rayo Vallecano takımında da vatandaşı ve Fenerbahçe'den takım arkadaşı Boliç'le beraber 1 sezon oynadı.

PİERRE VAN HOOİJDONK: (FENERBAHÇE)2003 yılında Hollanda'nın Feyenoord takımından ayrılarak Fenerbahçe'ye gelen oyuncu, ilk şampiyonluğunu 2003-2004 futbol sezonu sonunda bu takımda yaşadı. Pierre Paulus Wielaartus Van Hooijdonk aynı sezon 24 gol atarken, 10 gol pasına da imzasını koydu ve 5 topu çizgiden çıkardı. Fenerbahçe'den ayrılarak NAC Breda takımına transfer olmuş ve burada da teknik heyet ile yaşadığı problemler nedeniyle devre arasında takımdan ayrılıp eski takımı Feyenoord'a döndü. 2007'de ise futbolu bıraktı.

HARRY KEWELL: (GALATASARAY) Leeds United'da oynadığı futbolla dikkat çeken oyuncu bu performansıyla Liverpool'a transfer oldu ancak sakatlıklar dolayısıyla fazla şans bulamadı. 2007-2008 sezonunun sonunda takımı Liverpool ile kontrat yenilemeyen Kewell, 2008-2009 sezonunun başında bonservis bedeli ödenmeden Galatasaray tarafından transfer edilmiştir. Rakip yarı sahanın her yerinde oynayabilen Kewell genellikle kanatlarda görev aldı. Attığı imkansıza yakın gollerle tüm dünyada "The Wizard of Oz" (Oz Büyücüsü) lakabını aldı.

PASCAL NOUMA: (BEŞİKTAŞ) 2000 sezonunda Nevio Scala'nın çalıştırdığı Beşiktaş'a transfer oldu. Ancak sezon sonunda Türkiye'den ayrıldı ve Fransa'ya geri döndü. Bir senelik Marsilya kariyerinden sonra tekrar Beşiktaş'a transfer oldu. Ancak 20 Nisan 2003 günü oynanan Fenerbahçe maçı kendi kariyeri için dönüm noktası oldu. Takımı şampiyonluğa giderken bu maçta Fenerbahçe'ye attığı gol sonrası tribünlere yaptığı hareketi çok konuşuldu. Beşiktaş Yönetim Kurulu baskılara dayanamayarak ligin bitimine birkaç hafta kala sözleşmesini feshetti ve futbolcunun şampiyonluk kutlamalarına katılmasına izin vermedi. Bu hareketi ile ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu'ndan 7 ay men cezası aldı. Beşiktaş'ta 44 lig maçında 22 gole imzasını atarak Türkiye'ye gelerek başarılı olan en önemli yıldızlardan biri olarak tarihe geçti.

UCHE: (FENERBAHÇE-İSTANBULSPOR) Fenerbahçe takımında futbol oynadığında oldukça başarılı bir defans oyuncusu olan Uche, son derece kritik derbi maçlarda attığı gollerle de adından söz ettirdi. Türkiye'de İstanbulspor takımında 3 sene oynadıktan sonra Nijerya'da futbol hayatına devam etmeyi tercih etmiştir. Yaşadığı en büyük talihsizlik ise Fenerbahçe'de oynadığı dönemde yedek kaleci Murat Şahin tarafından şansız bir şekilde ayağının kırılmasıydı.

FRANK DE BOER: (GALATASARAY) Hollanda Milli Futbol Takımı'nın en çok milli oyuncusu olan Frank de Boer, 2007'de Katar'da aktif futbol hayatını sonlandırmaya karar verdi. 2003-2004 sezonunda Galatasaray forması giymiştir. Ronald de Boer'in ikiz kardeşidir. Ancak Galatasaray'da çok başarılı bir grafik sergileyememiştir.

MATEJA KEZMAN: (FENERBAHÇE) Fenerbahçe'de oynadığı ilk sezonda 35 maçta 11 (ligde 9) gol attı. Oynadığı ikinci sezonda ligde oynadığı 22 maçta 11 gol attı. Türkiye Kupası'nda 5, Şampiyonlar Ligi'nde de 2 gol atan Kezman 2008-2009 sezonunda Fransa'nın PSG takımına kiralandı.

FRANK RİBERY-(GALATASARAY) Bayern Münih'te oynayan eski Galatasaraylı Fransız Müslüman futbolcudur. Futbolda yıldızı Marsilya'da parlamıştır. Ancak daha sonra Galatasaray'dan parasını almadığı gerekçesiyle Fransa'nın Marsilya takımına sözleşmesindeki madde gereğince kendi isteği üzerine gitmiştir. Daha sonra da Marsilya'dan B. Münih'e 26 milyon Euro'ya transfer oldu.

CEVAD PREKAZİ: (GALATASARAY-ALTAY-BAKIRKÖY) 1988-1989 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale kadar çıkan Galatasaray'ın en önemli oyuncularındandı. 15 Mart 1989 tarihinde Köln'deki Monako-Galatasaray maçının 61. dakikasında 37 metre mesafeden attığı inanılmaz gol ile Galatasaray taraftarlarının hafızasına kazınmıştır. Tanju ve Mirsad Kovaceviç ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı. 1987 ve 1988 yıllarında Galatasaray'da lig şampiyonlukları yaşadı. Cevad Prekazi, 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Kısa bir süre Altay ve Bakırköyspor'da futbol oynadıktan sonra ülkesine geri döndü.

MATTEO FERRARİ: (BEŞİKTAŞ) Kariyerine S.P.A.L takımında başlayan Ferrari, İtalya'nın büyük kulüplerinden Internazionale, Parma ve Roma forması giydi. Kariyerinin tek yurtdışı deneyimini Everton formasıyla yaşayan Ferrari, 1 Temmuz 2009 tarihinde Beşiktaş ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.

STEPHEN APPİAH: (FENERBAHÇE)Futbol'a Gana takımlarından "Hearts of Oak" kulübünde başlamıştır. Daha sonra Fatih Terim tarafından Galatasaray'ın alt yapısına transfer olmuştur. Tamer Güney'in verdiği rapor sonucu gönderilmiştir. 1999 yılında İtalya'nın Udinese takımına transfer olmuştur. 3 sezon oynadıktan sonra 2000-2001 sezonunda Parma'ya geçmiştir. 2 sezon ardından 1 yıllığına Brescia'ya kiralanmıştır. 1 yıl oynayıp sezon başında ise İtalyan devi Juventus'a transfer olmuştur. 2 sezon oynadıktan sonra 2006 İtalyan futbolu skandalı ile Juventus alt lige düşürülmüş, birçok futbolcu gibi Appiah'ta takımdan ayrılmıştır. 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe'ye 8 Milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transfer olmuş ve attığı gollerle takıma büyük katkı sağlamıştır.

MİLAN BAROS: (GALATASARAY) 2008-2009 sezonunda 20 gol atarak Turkcell Süper Lig'in en çok gol atan oyuncusu olmuştur. 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda attığı 5 golden dolayı Altın Ayakkabı Ödülü'ne layık görülmüştür. Galatasaray'dan önce Liverpool, Aston Villa ve Lyon gibi takımların formasını giymiş ve dünyanın en iyi forvetleri arasında gösterilmiştir. Ancak son 2 sezondur başarılı olamayan Baros, Galatasaray'ın gönderilecek futbolcuları arasında yer alıyor.

TAFFAREL: (GALATASARAY): Taffarel, Brezilya Milli Futbol Takımı tarihinde en fazla kaleci forması giymiş oyuncudur (tam olarak 101 karşılaşma). 1994'deki zaferden başka, 1990 ve 1998 Dünya Kupası'nda da forma giymiştir. Galatasaray'ın 2000 yılında kazandığı UEFA şampiyonluğu ve Süper Kupa şampiyonluğunda takıma önemli katkılarda bulunmuştur.bu dönemde dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak gösterilmiştir. Beyefendi kişiliği ve örnek aile babası olması sebebiyle Türkiye'de taraflı tarafsız birçok kişinin gönlünü fethetmiştir. Başarısız geçen Parma deneyiminin ardından futbolu bırakmıştır.

ELANO BLUMER: (GALATASARAY)Temmuz 2009 da İngiltere'nin Premier League ekibi Manchester City'den, Galatasaray'a 7 Milyon Euro'a transfer oldu ve 4 yıllık sözleşmeye imza attı. İlk golünü 2009/2010 sezonunda Kayserispor'a 35 metreden sol ayağıyla attı. Diğer kalan iki golünü ise Panathinaikos maçında 2. golünü frikikle atmıştır.

ARİEL ORTEGA: (FENERBAHÇE) Ortega için Fenerbahçe, River Plate takımına 5, Parma'ya 2.5 milyon dolar ödedi ve Ortega'ya da yıllık 2 milyon dolar vererek bu transferi gerçekleştirdi. Fenerbahçe'de 2002-2003 sezonunun ilk yarısında 14 maça çıktı. 5 gol attı, 4 sarı, 1 de kırmızı kart gördü. Fenerbahçe'nin Galatasaray'a karşı kazandığı 6-0’lık zaferin mimarlarındandır, bu maçta bir de gol atmıştır. Takımın o dönemdeki hocası Werner Lorant'la yıldızı barışmadı, Türkiye'ye uyum sağlayamadı. Devre arasında Arjantin'e gidip dönmeyince Fenerbahçe, FIFA'ya başvurdu. Uzun süren hukuki mücadelede FIFA Fenerbahçe'yi haklı bulur ve Ariel Ortega'ya para cezası ve 1 yıl futbol oynama yasağı getirilir.

NİCOLAS ANELKA: (FENERBAHÇE) 27 Ocak 2005 tarihinde Fenerbahçe`ye transfer olmuştur. 31 Ocak`ta resmi sözleşmeye imza atmıştır. Türkiye`ye gelen en kariyerli futbolculardan biri olan Anelka, 2005-06 sezonuyla birlikte kendini tam anlamıyla göstermeye başlamış ve yeniden milli takıma kadar yükselmiştir ama geçmiş dönemde yaşadığı sorunların bir benzerini Fenerbahçe'de yaşayarak 2006-07 sezonunda 14 milyon Euro karşılığında Bolton'a transfer olmuştur. Anelka top üstündeki harika hakimiyeti, yaptığı şık hareketler, hızı ve bitirici vuruşlarıyla her zaman çok gözde bir futbolcu olmuştur. Ayrıca Anelka Dünya üzerinde bonservisine en çok para ödenen oyuncudur.

QUARESMA (BEŞİKTAŞ) Oyun tekniği ve attığı gollerle dünya futbolunun hayranlıkla izlediği Quaresma, İner, Barcelona, Chelsea gibi dünya kulüplerinde forma giymiş birr futbolcu. form düşüklüğü nedeniyle oynadığı takımlardan gönderilen futbolcu Beşiktaş'a geldiğinde de tam bit yıldız gibi oynamasına rağmen, daha sonraları form düşüklüğü nedeniyle forma şansı bulamamıştır.

GUTİ HERNANDEZ (BEŞİKTAŞ) Türkiye'ye gelen en önemli dünya yıldızlarından biri olan Guti Herhandez de gece hayatı ve başarısız futbolu nedeniyle Beşiktaş'ta başarılı olamadığından kadro dışı kaldı.

WESLEY SNEIJDER (GALATASARAY) Dünyanın en iyi futbolcuları sırlamasında en üst sıralarda yer alan futbolculardan biri olan Wesley Sneijder Galatasaray'ın bu sezon kadrosuna kattığı çok önemli bir isim. Dünya futbol otoriteleri tarafından en çalışkan 10 futbolcu arasında gösterilen Wesley Sneijder Galatasaray'a forma şansı bulmak için geldiğini paranın bir önemi olmadığı açıklamasıyla da geldiği andan itibaren taraftarın gönlünde taht kurdu.


Bu haber, tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor, ile ilgilidir. 



SÜPER LİG TARİHÇESİ VE ŞAMPİYON TAKIMLAR

beşiktaş, bursaspor, en fazla şampiyon olan takımlar, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım,

Türkiye 1. Futbol Ligi şimdiki adıyla Süper Lig'in başlangıç tarihi 1959 olarak kabul edilir. 1959 yılında düzenlenen Türkiye 1. Futbol Ligi'nin ilk sezonunda maçlar, 8'er takımdan oluşan Beyaz ve Kırmızı adlı iki grupta oynandı. O tarihteki  statü uyarınca  beyaz grubun lideri  Fenerbahçe ile kırmızı grubun lideri Galatasaray finalde karşılaştı. İlk maçı Galatasaray 1-0, ikinci maçı ise Fenerbahçe 4-0 kazanınca, Türkiye 1. futbol Ligi'nin ilk şampiyonu Fenerbahçe oldu.

1959-1960 sezonundan itibaren ise grup sistemi kaldırıldı ve Türkiye 1. Ligi bugünkü statüsü ile oynanmaya başlandı.

Lig'de 1987-1988 sezonuna kadar galibiyete 2 puan verilirken, bu sezondan itibaren galibiyete 3 puan verilmeye başlandı.

2002-03 sezonunda adı Türkiye Süper Ligi olarak değiştirilen lig, 2005-06 - 2009-2010 sezonları arasında Turkcell Süper Lig adı ile kullanılırken, 2010-2011 sezonundan itibaren Spor Toto Süper Lig oldu.

beşiktaş, galatasaray kaç kez şampiyon oldu, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım,

SPOR TOTO SÜPER LİG ŞAMPİYONLUKLARI

1959-FENERBAHÇE
1959 - 1960-BEŞİKTAŞ
1960 - 1961-FENERBAHÇE
1961 - 1962-GALATASARAY
1962 - 1963-GALATASARAY
1963 - 1964-FENERBAHÇE
1964 - 1965-FENERBAHÇE
1965 - 1966-BEŞİKTAŞ
1966 - 1967-BEŞİKTAŞ
1967 - 1968-FENERBAHÇE
1968 - 1969-GALATASARAY
1969 - 1970-FENERBAHÇE
1970 - 1971-GALATASARAY
1971 - 1972-GALATASARAY
1972 - 1973-GALATASARAY
1973 - 1974-FENERBAHÇE
1974 - 1975-FENERBAHÇE
1975 - 1976-TRABZONSPOR
1976 - 1977-TRABZONSPOR
1977 - 1978-FENERBAHÇE
1978 - 1979-TRABZONSPOR
1979 - 1980-TRABZONSPOR
1980 - 1981-TRABZONSPOR
1981 - 1982-BEŞİKTAŞ
1982 - 1983-FENERBAHÇE
1983 - 1984-TRABZONSPOR
1984 - 1985-FENERBAHÇE
1985 - 1986-BEŞİKTAŞ
1986 - 1987-GALATASARAY
1987 - 1988-GALATASARAY
1988 - 1989-FENERBAHÇE
1989 - 1990-BEŞİKTAŞ
1990 - 1991-BEŞİKTAŞ
1991 - 1992-BEŞİKTAŞ
1992 - 1993-GALATASARAY
1993 - 1994-GALATASARAY
1994 - 1995-BEŞİKTAŞ
1995 - 1996-FENERBAHÇE
1996 - 1997-GALATASARAY
1997 - 1998-GALATASARAY
1998 - 1999-GALATASARAY
1999 - 2000-GALATASARAY
2000 - 2001-FENERBAHÇE
2001 - 2002-GALATASARAY
2002 - 2003-BEŞİKTAŞ
2003 - 2004-FENERBAHÇE
2004 - 2005-FENERBAHÇE
2005 - 2006-GALATASARAY
2006 - 2007-FENERBAHÇE
2007 - 2008-GALATASARAY
2008 - 2009-BEŞİKTAŞ
2009 - 2010-BURSASPOR
2010 - 2011-FENERBAHÇE
2011 - 2012-GALATASARAY
2012 - 2013-GALATASARAY
2013 - 2014-FENERBAHÇE
2014 - 2015-GALATASARAY
2015 - 2016-BEŞİKTAŞ

beşiktaş, galatasaray kaç kez şampiyon oldu, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım,

TAKIMLARIMIZIN ŞAMPİYONLUK SAYILARI

GALATASARAY  - 22
FENERBAHÇE    - 19
BEŞİKTAŞ            - 14
TRABZONSPOR   - 6
BURSASPOR         - 1


Türkiye 1.Liginin başladığı tarih TFF tarafından 1959 yılı olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulunun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı tahtında BEŞİKTAŞ Kulübünün 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında Türkiye Ligi şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların TFF Yıldız Kriterine dahil edileceğine karar verilmesi sebebi ile toplam şampiyonluk sayısı, toplam lig sezonu sayısından 2 fazladır.

beşiktaş, bursaspor, en fazla şampiyon olan takımlar, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım, 

FENERBAHÇE, ERSUN YANAL VE EMRE BELÖZOĞLU


fenerbahçe, ali koç, ersun yanal, emre belözoğlu, vedat muriç, altay bayındır, süper lig,

FENERBAHÇE, ERSUN YANAL VE EMRE BELÖZOĞLU

Fenerbahçe bir türlü taraftarının beklediği seviye gelemiyor.
İstikrarsız bir görüntü sergiliyor.
Bu hafta ne olur? sorusunu her hafta sormak zorunda kalıyor.
Kendi sahasında bile rahat bir maç izleyemiyor.
Peki neden?

Fenerbahçe’nin, oturmuş bir kadrosu yok maalesef. Ersun Yanal aslında geçen yıl tam zamanında geldi. Fenerbahçe taraftarının çok istemesi üzerine Ali Koç takımın başına getirdi. Büyük bir destekle geldi. İyi bir takım kurması beklendi. Ama bu beklenildiği gibi olmadı. Direnci düşük, istikrardan uzak ve sürekliliği olmayan oyunculardan kurulu bir takım görüntüsünü hala devam ettiriyor. Kredisi tükenmek üzere…

Kaleci Altay çok genç, çok yetenekli ama yan toplarda sıkıntıları olan bir kaleci. Tecrübe eksikliği de oyun içinde kendini gösteriyor.

Defans hattında da ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Çok pozisyon veriyor. Sakatlıklar da sürekliliği engelliyor. Üst düzey diyebileceğimiz, geriden takımı süpürecek özellikte bir oyuncusu yok.

Orta saha ise neredeyse Emre Belözoğlu’nun performansına kalmış görünüyor. Futbolunun son günlerini yaşayan 39 yaşında bir futbolcudan bunu beklemek ve takımın orta saha yükünü üzerine bırakmak zaten baştan hatalı bir durum. Emre Belözoğlu ihtiyaç halinde devreye girmeli. Ama ihtiyaç hiç bitmiyor. Emre de olağanüstü bir çaba sarfediyor. Ama bu böyle gidemez…

Forvete gelince Vedat Muriç alternatifsiz! Sakatlanırsa Fenerbahçe çok zor durumda kalır diye düşünüyordum ve oldu. Mevlüt Erdinç de sakatlanınca forvet hattı çöktü. Burada yine Ersun Hoca’nın yanlış tercihleri de etkili oluyor…

Ersun Yanal için tehlike çanları çalıyor. Üst üste 2-3 maç kötü giderse  faturası Ersun Hoca’ya kesilecek gibi…Benden söylemesi…

Abdurrahman ACER


fenerbahçe, ali koç, ersun yanal, emre belözoğlu, vedat muriç, altay bayındır, süper lig, 

SON 10 YILIN EN İYİ 100 TAKIMI

Son 10 yılın en iyi 100 takımı açıklandı! Listede tek Türk takımı var

Football World Rankings, 2011-2019 yılları arasında en çok puan toplayan takımları sıralayarak dünyanın en başarılı futbol kulüplerini açıkladı. Listeye Türkiye'den sadece tek takım girebildi.

Futbol Tarihi için tıklayınız...

aspor, en iyi futbol takımları, football world rankings, barcelona, real madrid, river plate, palmeiras, mancester city, boca juniors, cruzeiro, atletico madrid, liverpool, juventus, fenerbahçe

1 - Barcelona

aspor, en iyi futbol takımları, football world rankings, barcelona, real madrid, river plate, palmeiras, mancester city, boca juniors, cruzeiro, atletico madrid, liverpool, juventus, fenerbahçe

2- Real Madrid

aspor, en iyi futbol takımları, football world rankings, barcelona, real madrid, river plate, palmeiras, mancester city, boca juniors, cruzeiro, atletico madrid, liverpool, juventus, fenerbahçe

3 - River Plate

aspor, en iyi futbol takımları, football world rankings, barcelona, real madrid, river plate, palmeiras, mancester city, boca juniors, cruzeiro, atletico madrid, liverpool, juventus, fenerbahçe

4- Palmeiras

aspor, en iyi futbol takımları, football world rankings, barcelona, real madrid, river plate, palmeiras, mancester city, boca juniors, cruzeiro, atletico madrid, liverpool, juventus, fenerbahçe

5- Manchester City


6- Boca Juniors


7- Atletico Madrid


8- Cruzeiro


9- Liverpool


10- Juventus
.
.
.
.
.

89. Fenerbahçe
.
.
.

Haber: www.aspor.com.tr - www.fanatik.com.tr





aspor, en iyi futbol takımları, football world rankings, barcelona, real madrid, river plate, palmeiras, mancester city, boca juniors, cruzeiro, atletico madrid, liverpool, juventus, fenerbahçe

FENERBAHÇE - GALATASARAY DERBİ TARİHİ

galatasaray, fenerbahçe, galatasaray-fenerbahçe derbileri, galatasaray fenerbahçe derbi tarihçesi, galatasaray fenerbahçe unutulmaz maçlar, derbi tarihi

UNUTULMAZ DERBİLER

Dünyanın en büyük derbileri arasında gösterilen bu rekabet, tarihinde birçok ilginç olaya da tanık oldu.

106 yıllık rekabette ilk golü Galatasaraylı futbolcu Emin Bülent Serdaroğlu attı.  17 Ocak 1909'da "Papazın Çayırı" olarak adlandırılan yerde yapılan ilk maçı 2-0 kazanan Galatasaray, rakibinden ilk yedi maçta gol bile yemedi.

Fenerbahçe, Galatasaray karşısında ilk golü ve galibiyeti, rekabetteki sekizinci randevuda elde etti.

4 Ocak 1914'te Union Club sahasında yapılan İstanbul Ligi maçını 4-2 kazanan Fenerbahçe, böylece rakibi karşısında yaklaşık beş yıl süren suskunluğuna da son vermiş oldu.

Sarı-lacivertli takım adına Galatasaray'a tarihteki ilk golü ise Hasan Kamil Sporel attı.

En az ve en çok seyircili maçlar

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki maçlarda en az seyirci 17 Kasım 1922'deki karşılaşmaya geldi.

İttihat Sahası'nda şiddetli yağmur altında yapılan ve hakem Fethi Tahsin Başaran'ın şemsiyeyle yönetmek zorunda kaldığı maçı, tamamı biletsiz 14 kişi izledi.  21 Eylül 2003'te İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan lig maçını ise 70 bin 125 seyirci izlerken, bu rakam, rakipler arasındaki bir maçı izleyen seyirci sayısındaki rekor olarak tarihe geçti.

Turgay Şeren'in rekoru 

Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında en çok oynama rekoru Turgay Şeren'e ait.  (A) Milli Takım ve Galatasaray'ın unutulmaz kalecilerinden Şeren, sarı-kırmızılı kaleyi 55 kez Fenerbahçe'ye karşı korurken, rekabette en çok forma giyen futbolcu unvanını elinde bulunduruyor.

Özlem dolu yıllar 

Ezeli rakipler, rekabetin bazı dönemlerinde birbirlerine karşı galibiyet alma bakımından üstünlük kurmakta zorlandı.

Galatasaray üst üste 18, Fenerbahçe ise 11 maçta galip gelemedi.

Sarı-kırmızılı takım, 17 Mayıs 1942'de 3-1 kazandığı maçın ardından tam 18 maç galip gelemedi ve 19'uncu maçta 1 Aralık 1946'da sahadan 1-0 galip ayrıldı.  Sarı-lacivertliler ise 20 Kasım 1949'da 2-0 kazandığı maçın ardından üst üste 11 maç galip gelemedi ve 22 Şubat 1953'de taraftarlarına Galatasaray galibiyeti armağan edebildi.

Fenerbahçeli Lefter ve Galatasaraylı Metin Oktay takımlarının en büyük efsaneleri olarak değerlendiriliyor. [Fotoğraf: AA]

Rekabetin golcüleri

Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki 106 yıllık rekabette en fazla golü, Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel attı. Sporel, Galatasaray'a karşı oynadığı 42 maçta, toplam 27 kez rakip fileleri havalandırdı.  Zeki Rıza Sporel'i, 24 golle yine bir Fenerbahçeli Alaattin Baydar izliyor.

Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis'in 20, Galatasaraylı Metin Oktay'ın ise rekabette 19 golü bulunuyor.

Bu arada, iki takımda da forma giyen Tanju Çolak'ın da 14'ü Galatasaray, sekizi Fenerbahçe formasıyla olmak üzere rekabette toplam 22 golü var.

Lig maçlarında ise Galatasaraylı Metin Oktay dokuz, Aykut Kocaman da sekiz golle takımlarının en golcü isimleri olarak tarihe geçti.

Heyecanı iki takımda da yaşayanlar 

Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde, şimdiye dek birçok oyuncu futbolculuk hayatında iki formayı da giyme şansını buldu. Bu futbolcular şöyle: Raşit Çetiner, Güngör Tekin, Erdoğan Arıca, Engin Verel, Mehmet Oğuz, Erhan Önal, Arif Kocabıyık, İlyas Tüfekçi, Tanju Çolak, Semih Yuvakuran, Selçuk Yula, Hasan Vezir, Benhur Babaoğlu, Elvir Boliç, Sedat Balkanlı, Saffet Sancaklı, Ahmet Yıldırım, Sergen Yalçın, Emre Aşık, Fatih Akyel, Elvir Baliç, Haim Michael Revivo, Abdullah Ercan, Mehmet Yozgatlı, Stjepan Tomas, Servet Çetin, Emre Belözoğlu, Caner Erkin, Kazım Kazım, Mehmet Topal.

Bir maçta dört gol atanlar 

Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında şimdiye dek bir maçta bir futbolcu tarafından atılan en fazla gol, dört olarak gerçekleşti.  Galatasaraylı Celal İbrahim, Cemil Gürgen ve Metin Oktay ile Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel, rakip filelere bir maçta dörder gol atma başarısını gösterdi.

En gollü maçlar 

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki en gollü maçlarda, penaltılar dışında sporseverler toplam 8'er gol gördü.  5 Haziran 1983 tarihinde Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig maçında, ezeli rakipler 4-4 berabere kaldı.

İki takım arasında 2000-2001 sezonunda, 7 Şubat 2001'deki Türkiye Kupası yarı final karşılaşması da 4-4 berabere sonuçlandı.

En farklı maç

İki takım arasındaki 106 yıllık ezeli rekabette geride kalan 380 maçta en farklı skorlu galibiyeti, 7-0'lık sonuçla Galatasaray aldı. 12 Şubat 1911'de İstanbul Ligi'nde yapılan maçı, Galatasaray 7-0 kazanmıştı.

Yarıda kalan maç ve tarihi kavga

Rakiplerin 23 Şubat 1934 tarihinde yaptıkları İstanbul Ligi maçı futbolcular arasında çıkan büyük bir kavga nedeniyle yarıda kaldı.

Taksim Stadı'nda yapılan maçın 60. dakikasında Galatasaraylı Kadri Dağ'ın, Fenerbahçeli M.Reşat Nayir'e attığı tekme ve Kadri'nin üzerine doğru koşan Fenerbahçeli Fikret Arıcan'ın, Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp, saha kenarına atılmasıyla saha bir anda karıştı. İki takım oyuncuları arasında başlayan kavgaya tribünlerdeki seyirciler de katılınca, olaylar iyice büyüdü.

Yarıda kalan maçın ardından toplanan "Mıntıka Futbol Heyeti", Türk spor tarihinin en ağır cezalarından birisini verdi ve Fenerbahçe'den 9,

Galatasaray'dan 8 futbolcu olmak üzere toplam 17 futbolcuyu uzun süreli cezalandırdı.

Bu cezalardan en karlı çıkan takım Beşiktaş olurken, sezonu rakiplerinin önünde şampiyon tamamladı.

Tarihten yapraklar

-Galatasaraylı Bahri Altıntabak, Fenerbahçeli Şeref Has ile Nezihi Tosuncuk, rekabet tarihinde hem kendi kalesine, hem de rakip kaleye gol atan oyuncular oldu.

-Şevki Şenlen, Raşit Çetiner, İlyas Tüfekçi, Hasan Vezir, Saffet Sancaklı ve Tanju Çolak hem Galatasaray hem de Fenerbahçe formasıyla rekabette gol atma sevinci yaşadılar.

-Ezeli rekabette takım değiştiren oyuncular arasında eski takımlarında kaptanlık bandını taktıktan sonra transfer olan futbolcular, Fenerbahçe kaptanıyken Galatasaray'a geçen Naci Erdem ve Galatasaray kaptanıyken Fenerbahçe'ye geçen Mehmet Oğuz olarak kayıtlarda yer aldı.

Ezeli rekabet, ebedi dostluk

Ezeli rakiplerin 106 yıllık geçmişinde pek çok centilmenlik gösterileri yaşandı. İki takım arasındaki rekabette futbolcu ve yöneticilerin centilmence davranışları, bu zevkli mücadeleye renk kattı.

Spor tarihçilerinin derlemelerine göre, rakiplerin birbirleriyle yapacakları bir maç öncesinde, Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaraylılara, "Oberle kardeşler hasta, Hasan da sakatlanmış. Sizi karşımızda eksik kadroyla görmek istemiyoruz. Dilerseniz maçı erteleyelim" diye haber göndererek, maçın ertelenebileceğini iletti.

Fenerbahçe'nin bu önerisini kabul eden Galatasaray, oyuncuların iyileşmesinden sonra, 20 Ekim 1914'te yaptığı erteleme maçında sarı-lacivertli rakibini 6-1 yendi.

Beraber ev kiraladılar 

Aynı kaynaklara göre, rekabetin yeni başladığı dönemlerde Galatasaray ile Fenerbahçe sporcuları ortak kiraladıkları bir evde kalıyorlar ve beraber ava çıkıyorlardı.

İki takım sporcuları geceleri bir araya gelerek sohbet ediyorlardı. Yine bir gece sohbetin koyulaştığı sırada Galatasaray'dan Ali Sami Yen, Fenerbahçelileri, "Said, yarın bizimle maçınız var. Git yat ve dinlen" diye uyardı.

Ertelemeyi önerdiler 

İki takım arasında 17 Kasım 1922'de yapılan maç öncesinde de ilginç bir durum yaşandı.

Bu tarihte Kadıköy'de rakiplerin maçı vardı. Maç öncesinde günlerce yağan yağmur sahayı adeta göle çevirmişti. Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaray Kulübü'ne telefon ederek, "Saha çok kötü, maçı erteleyelim" dedi. Galatasaray Başkaptanı Necip Şahin, bunun üzerine, "Anamız bizi bugün için doğurdu. Galip Bey, gelip maçı oynayacağız" diye cevapladı. Galatasaray, Kadıköy'e gelip maça çıktı ve Fenerbahçe karşılaşmayı 3-0 kazandı.

Birleşme durumu ve ortak takım kurma düşüncesi

Ezeli Rakiplerin kuruluşlarının ilk yıllarında birleşme durumlarının bile ortaya çıktığı, hatta iki kulüp başkanının ortak takım kurma konusunda anlaştıkları iddia edildi.

Galatasaray Kulübü'nün resmi yayın organı Galatasaray Dergisi'nin Şubat 2003 sayısında, Adnan Işık'ın belgelere dayandırarak verdiği haberde, 1912 yılında Galatasaray Kulübü Başkanı Ali Sami Yen ile Fenerbahçe Kulübü Başkanı Hulusi Bey'in ortak imzayla kayıt altına aldıkları belgenin, birleşmeseler dahi, 2 kulübün yabancılara karşı "ortak bir takım" kurma konusunda anlaştıklarını, hatta tüzüğü bile hazırladıklarını gösterdiği kaydedildi.

Bilerek kaçırılan penaltı

İki takımın 23 Ocak 1925 tarihinde Taksim Stadı'nda yaptıkları Vatan Gazetesi Kupası maçında ilginç bir olay yaşandı.

Fenerbahçe'nin kazandığı penaltı sonrası, atış öncesinde stadın büyük balkon kısmı çöktü. Fenerbahçeli Cafer Çağatay, bu gelişme üzerine penaltı atışında topu bilerek kaleci Ulvi Yanal'a teslim etti.

Merhum Canaydın'dan centilmenlik dersi 

Son yıllarda rekabetteki maçların genelinde olaylar yaşanırken, Galatasaray Kulübü'nün merhum başkanı Özhan Canaydın, rekabete centilmence yaklaşımıyla alkış aldı.

Sarı-kırmızılı ekibin 6 Kasım 2002'de, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda ezeli rakibine 6-0'lık yenilgiyle tarihi hezimete uğradığı maçta, başkanlık sıfatıyla ilk Fenerbahçe derbisini izleyen Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın'ın, rakibinin attığı golleri alkışlayarak Fenerbahçeli yöneticileri kutlaması, maça damgasını vurdu.

Merhum Canaydın'ın bu centilmenlik gösterisi kendi camiasından bazı tepkiler görse de Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) tarafından 2002 Dünya Fair Play Ödülü'ne layık görüldü.

Özhan Canaydın ayrıca bu davranışı nedeniyle Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen "Fair Play Sportif Davranış Ödülü"nü aldı.

Karma takım: "Fenersaray"

Fenerbahçe ile Galatasaray, 1934 yılında Türkiye'ye davet ettikleri yabancı takımlarla birer kez hazırlık maçı yaptıktan sonra, üçüncü maçı "Fenerbahçe-Galatasaray Karması" şeklinde oynadılar.

Bu karmanın forması ise iki kulübün renklerinin karışımı olan lacivert, sarı ve kırmızıdan oluştu.

Kaynak: Al Jazeera, AA



bu haber, aa, al jazeera, galatasaray, fenerbahçe, galatasaray-fenerbahçe derbileri, galatasaray fenerbahçe derbi tarihçesi, galatasaray fenerbahçe unutulmaz maçlar, derbi tarihi

TFF BAŞKANI RIDVAN DİLMEN Mİ OLACAK?

 tff başkan adayı, fenerbahçe, rıdvan dilmen, TFF, trt, trt spor, tff başkanı kim olacak, futbol federasyonu başkanı kim olacak, futbol federasyonu başkanı rıdvan dilmen mi olacak

RIDVAN DİLMEN: 'TFF BAŞKANILIĞI'NA ADAYIM' demişti.

Fenerbahçe'nin efsanevi futbolcusu ve futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen geçtiğimiz aylarda Futbol Federasyonu Başkanı olmak istediğini söylemişti. Bakalım bu gerçekleşecek mi?

Katıldığı bir televizyon proğramında, Federasyon başkanlığı ile ilgili olarak 'Keşke aramızdan birisi olsa, 2019 seçimlerinde sağlığım yeterli olursa evet Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı –hayatımda ilk defa söylüyorum- olmak isterim. Yıldırım Bey’in başkanlık süreci bittiği zaman, konjonktür doğruysa, Allah sağlık verdiyse… Belki düşünürüm. Yakışır mı? Bana da yakışır federasyon başkanlığı… Milli Takım Koordinatörlüğü. O da yakışır…” demişti.

TRT Spor'da Levent Özçelik'in sunduğu Futbolun Zirvesi programında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dilmen, 2019'da TFF Başkanlığı'na aday olacağını açıkladı.




tff başkan adayı, fenerbahçe, rıdvan dilmen, TFF, trt, trt spor, tff başkanı kim olacak, futbol federasyonu başkanı kim olacak, futbol federasyonu başkanı rıdvan dilmen mi olacak

KÖŞE YAZISI

fenerbahçe, küme düşme, süper lig, soldado, fenerbahçe futbol takımı, fenerbahçe kadrosu, ersun yanal


FENERBAHÇELİ FUTBOLCULARA ÇAĞRI!

Fenerbahçe rekorlar kırmaya devam ediyor!

Fenerbahçe, sezon başından beri o kadar çok sorunla uğraşıyor ki, puan cetvelindeki yeri bu sorunların neticesi. Ancak işler rekor kırma seviyesinde kötü.

İşte yine kötü ama tarihi bir rekor!

Fenerbahçe, Süper Lig'de bu sezon dış sahada sadece bir kez kazanabildi.  61. sezonunu geçirdiği ligde ilk 11 deplasman maçı baz alındığına en kötü dönemini geçiriyor. Fenerbahçe, bu sezon ilk 11 deplasman maçında sadece bir galibiyet alırken, 4 beraberlik, 6 mağlubiyet yaşadı ve 7 puan alabildi.

Ersun Yanal döneminde oynadığı 9 maçta 4. defa 10 kişi kalan Fenerbahçe var karşımızda. Ne yapsan, kimi takımın başına getirsen yine kötü gidiş durdurulamıyor. Çünkü takımın kadro yapısında sıkıntı var. Düğme baştan yanlış iliklenmiş. Bir de buna futbolcuların sorumsuz davranışları eklenince kötü gidiş kaçınılmaz oluyor.

Bu hafta oynanan ve yine kaybedilen Kayserispor maçında, Soldado’nun sorumsuzluğu bardağı taşıran son damla. Bu kadar tecrübeli bir dünya yıldızının, takımı toparlaması, gençlere örnek olması beklenirken, büyük bir sorumsuzluk örneği göstererek, daha maçın 45.dakikasında oyundan atılıyor.

Fenerbahçe’nin kadro yapısı yanlış, uyum sorunu var, dikiş tutmuyor…Ama hepsi de profesyonel futbolcu olarak bir kariyere sahip isimler. İşte asıl sorun da burada. Profesyonel futbolculardan profesyonel davranışlar beklenir. Ama durum öyle mi? Hayır!..

Fenerbahçe forması çok değerli bir formadır. Milyonlarca taraftarı Fenerbahçe’nin  renklerine aşıktır. Formasını da kutsal kabul eder. Fenerbahçe formasını taşıyan futbolcular bu değere layık bir şekilde sahada mücadele etmek zorundadır. Terinin son damlasını o formaya akıtmalıdır. Saha içinde ve dışında o formaya ve kulübüne yakışır davranışlar sergilemelidir. Fenerbahçe bu zor durumdan yine futbolcuların saha içinde ve dışındaki davranışlarını düzeltmeleri halinde kurtulabilir.

Fenerbahçe büyük bir camia ve ülkemizin önemli bir değeri. Ama artık küme düşme mücadelesi veren bir takım durumunda. Futbolcular bu bilinçle hareket etmeli bu durumu kabul etmeli. Kendilerine gelmeli. Sahada mücadele etmeden maç kazanmaları çok zor. Büyük takım olmanın psikolojik avantajları şu anda geçerli değil. Küme düşme hattında yer alan her takım Fenerbahçe’yi yenmek için sahaya çıkıyor ve mağlup ediyor. İsminizin büyük olması maçı kazanmanıza yetmiyor. Tarihe Fenerbahçe’yi küme düşüren futbolcular olarak adınızı yazdırmak istemiyorsanız, üzerinize düşeni yapmalısınız. Sonra hem Fenerbahçe’ye hem de size yazık olur!

Abdurrahman ACER / www.sporyazari.net

fenerbahçe, küme düşme, süper lig, soldado, fenerbahçe futbol takımı, fenerbahçe kadrosu, ersun yanal



GÜNDEM TRANSFER AMA!

transfer haberleri, transfer son dakika, süper lig transfer, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzpnspor, sporyazarları, www.sporyazari.com,

SPOR ANALİZ

Süper Ligde sezonun ilk yarısı sona erdi. İlk yarı boyunca çok sürprizler yaşandı. Galatasaray, Beşiktaş ve özellikle de Fenerbahçe taraftarlarının unutamayacağı bir ilk yarıya şahit olduk.

Şimdi futbolcular izinde. Birkaç gün sonra yeniden antrenmanlar başlayacak. Ancak manejerler, teknik direktörler ve yöneticiler harıl harıl transfer yapmak için çalışıyorlar. Özellikle devre arası transferleri zor ve bir o kadar isabet oranı düşüktür. Çünkü hiçbir takım kolay kolay iyi giden takımını bozmak istemez ve iyi oyuncusunu satmaz.

Spor gazetelerinde boy boy transfer haberleri manşetleri süslüyor. Sanki ‘transfer savaşları’ yapılıyor. Giden-gelen, alınan-satılan o kadar çok ki! Transfer komitesinde görevli yöneticiler de, teknik direktörler de, menejerler de bu haberleri okuyunca şok geçiriyordur. Ya da hiç okumuyorlardır. Gazete patronları da, gazetelerini satmak için doğru haber! yapılması amacıyla çok güçlü istihbarat çalışması yaptırıyordur!..Nekadar iyi niyetli olduğumu görüyorsunuz değil mi?

Birkaç haber örneği vereyim.

Galatasaray; 3-4 futbolcusunu gönderiyor. Çin’den golcü Alan’ı, Akhisar’dan Seleznov’u, İspanyol Luis Felipe’yi, Balotelli’yi, hatta Zlatan İbrahimoviç’i bile transfer ediyor!

Beşiktaş; 6 futbolcusunu gönderiyor. Burak Yılmaz’ı, Kaliniç’i, Adis Yahoviç’i transfer ediyor!

Fenerbahçe’nin listesi çok kabarık. 5-6 futbolcusunu gönderiyor. Burak Yılmaz, Douglas, Fabregas, Balotelli, Gabriel Barbossa, Tolgay Aslan, Ighalo, Godin, Brahimi, Salvio, Herrera, Giroud, Dembele, Welbeck, Mangala, Cahill, Kompany, Miranda…transfer ediyor!

Trabzonspor ise; Wilker Angel, Vujodin Saviç….

Bir atasözümüz var ‘Ufak at da civcivler yesin’ diye. Bu lokmalar çok büyük! Şu sorular cevap bekliyor:

Hani takımlarımız satmadan alamayacaktı? Finansal Fair Play kurallarına uymaları gerekmiyor mu artık? O kadar borç varken bu transferleri hangi parayla yapacaklar? Oynadıkları takımlar serbest mi bırakıyor? Futbolcular gelmek istiyorlar mı?…

Bu kadar doğru haber! yapmak insanların sağlığını da bozar. Her sabah büyük bir ümitle güne başlayan taraftarlar, gece olunca büyük bir hayal kırıklığı ile uyumak zorunda kalırlar, uyuyamazlar.

Doğru haber yapmak bu kadar mı zor? Masa başı haber yapmak ne kadar etik? İnsanların ümitleri ile oynamak bu kadar kolay ve basit mi? Lütfen gündem transfer ama haberler doğru olsun…Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net



transfer haberleri, transfer son dakika, süper lig transfer, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzpnspor, sporyazarları, www.sporyazari.com, 

HAFTANIN KÖŞE YAZARI

spor yazarları, köşe yazarları, spor köşe yazarları, fanatik, fotomaç, amk, mehmet demirkol, fenerbahçe, transfer

Durgun ve hareketsiz

İlk yarıda çok durgun ve çok hareketsiz bir Fenerbahçe vardı. Geçen haftanın ilk yarısındaki baskılı oyunla gelen enerji kaybı, ikinci yarıda büyük bir yıkıma neden olunca sanırım Yanal daha dengeli bir oyunda karar kıldı. İkinci yarıda düşen değil yavaş yavaş vites artıran bir takım olmak istedi. Antalyaspor ise 4 eksikle çıktığı maçta Chico’yu maç içinde kaybetti. Bülent hoca da yapması gerektiğini yaptı. İyi yerleştiler. Hasan Ali ve Isla’yı oyuna sokmadılar. Soldado ve Ayew de markajda kaldı. Oyun Antalya sahasında ama onların istediği gibi oynandı. Ekici ancak 2. yarıda biraz kat etmeye başladı. Ayew kenara geçti. 2. topları biraz daha fazla aldılar. Ve ceza sahası etkinliği arttı. Ama şut ancak 71’de geldi. Hemen ardından gelen kırmızı kart ise fren oldu. Olumlu bir şey aranacaksa sadece 1 pozisyon verilmiş olmasının altını çizebiliriz. Hepsi o.

Gecenin sorusu

Fenerbahçe’de dün sahaya çıkan 11 oyuncu bir daha bu formayı giymese kim itiraz eder?

Maçın starı

Oyunda standardın üzerine çıkan bir performans yoktu. O yüzden yıldız klasmanına giren bir oyuncu yok. Çok ararsak çok da zorlayıcı olmamakla birlikte 3 şutta başarılı olan Boffin’i söyleyebiliriz. Böylece 7 maçlık başarılı performansını da taçlandıralım.

Maçın olayı

3 puanlı sistemde ilk yarıyı düşme hattında tamamlayan takımların yüzde 64’ü alt lige düştü. Fenerbahçe 17 maçta 16 puan ve 16 gole ulaşabildi. Bu kabusun da ötesinde kıyamet gibi bir durum. Bu nasıl düzelir. 2 haftadır daha net gördük ki bu salt teknik direktörlük bir durum değil.

Kısa mesaj

Transferler olacak kuşkusuz. Ama Jailson döndüğünde Ersun Yanal’ın en önemli oyuncusu olabilir.

 Mehmet Demirkol/Fanatik

ŞAMPİYONLAR LİĞİ'NDE TÜRK TAKIMLARI

uefa, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligine katılan türk takımları, şampiyonlar ligi en başarılı türk teknik direktör, fatih terim, mustafa denizli, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe,

Şampiyonlar Liği'ne katılan Türk Takımları hangileri?

Futbolda Avrupa'nın kulüpler bazında en büyük organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi'ne şimdiye kadar Türkiye'den 5 takım katıldı.

1992-1993 sezonundan bu yana düzenlenen organizasyonda bu sezona kadar Galatasaray 14, Beşiktaş ve Fenerbahçe 6'şar, Bursaspor ile Trabzonspor ise 1'er kez mücadele etti.

Galatasaray 104, Fenerbahçe 40, Beşiktaş 36, Bursaspor ve Trabzonspor da 6'şar kez UEFA Şampiyonlar Ligi'nde sahaya çıktı.

Türk takımları "Devler Ligi"nde 192 maça çıktı, bu karşılaşmalarda 48 galibiyet, 44 beraberlik, 100 yenilgi yaşadı. Bu maçlarda 184 gol atan Türk ekipleri, kalesinde ise 336 gol gördü.

Çeyrek final oynayan Türk takımları

Türk takımlarının "Devler Ligi"nde şimdiye kadar en büyük başarısı çeyrek final oldu.

Galatasaray, Rumen teknik adam Mircea Lucescu yönetiminde 2000-2001 ve Fatih Terim döneminde 2012-2013 sezonlarında, Fenerbahçe de 2007-2008 sezonunda Brezilyalı teknik adam Arthur Antunes Coimbra "Zico" yönetiminde çeyrek final oynama başarısı gösterdi.

Bu arada, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin bugünkünden farklı bir statüde oynandığı 1993-1994 sezonunda Galatasaray, Rainer Hollmann yönetiminde ilk iki eleme turu geçerek, son 8 takımın mücadele ettiği gruplara kalmıştı. A Grubu'nda Barcelona, Monaco ve Spartak Moskova ile mücadele eden sarı-kırmızılılar, 2 puanla son sırada yer alarak elenmişti. A ve B gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar ise yarı final oynamıştı.

En çok görev yapan Türk teknik adam kim?

Fatih Terim, Türk takımlarıyla bu ligde en çok görev yapan teknik adam unvanını elinde bulunduruyor.

Terim, Galatasaray'ın başında 41 kez Şampiyonlar Ligi maçına çıkarken, Mircea Lucescu ise Galatasaray ve Beşiktaş'ın başında 32 maçta görev aldı.

En başarısız hangi teknik direktör?

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Türk takımlarının başındaki en başarısız teknik adam Mustafa Denizli oldu.

Mustafa Denizli'nin başında bulunduğu Fenerbahçe, "Devler Ligi"nde 2001-2002 sezonunda grubunu puansız kapattı.

İlk kez bir Türk takımı grup maçlarını puansız kapatırken, Denizli'nin başındaki Fenerbahçe 6 maçta 6 yenilgi aldı, sadece 3 gol atıp, kalesinde 12 gol gördü.


Bu haber, uefa, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligine katılan türk takımları, şampiyonlar ligi en başarılı türk teknik direktör, fatih terim, mustafa denizli, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, ile ilgilidir.

ALİ KOÇ VE ERSUN YANAL

ersun yanal, ali koç, fenerbahçe, şampiyonluk, süper lig, fenerbahçe teknik direktörü

SPOR ANALİZ

Çok zor günlerden geçen Fenerbahçe’de mecburen! Ersun Yanal takımın başına getirildi.

Mecburen, çünkü Başkan Ali Koç sezonun başında hiçbir zaman Ersun Yanal’ı takımın başına getireceğini düşünmüyordu. Bunu da ifade etmişti. Hedefleri çok büyüktü.Futbol takımının bu kadar başarısız olacağını rüyasında görse inanmazdı. Hiçbir Fenerbahçeli inanmazdı. Kabus gibi bir şey!

Sosyal medyada ve televizyon proğramlarında yapılan yorumlar, işin vehametini ortaya koyuyor. Burada yazmayacağım ama çok ilginç ve kinayeli paylaşımlar yapılıyor.

Fenerbahçe’nin bu duruma nasıl düştüğünü önceki yazılarımda anlatmıştım. Artık bunlar geride kaldı derken, küme düşme hattının derbisinde! Fenerbahçe kendi sahasında ve 45 bin taraftarının önünde Erzurumspor ile 2-2 berabere kaldı. Hem de 2-0’ı koruyamadı. Takımın başında da yeni teknik direktör Ersun Yanal vardı. Yani Ersun Yanal’ın ilkmaçında değişen bir şey olmadı.

Bugün ise imza töreni vardı. Ersun Yanal ile Ali Koç imza töreninde kameraların karşısında idiler. Gerçekten şaştım kaldım. Şok oldum. Başkan konuşurken neredeyse gülüyor. Ersun Yanal’a iltifatlar ediyor. Ersun Yanal da buna aynı yüz ifadesi ile karşılık veriyor. Sanki Fenerbahçe sondan ikinci sırada değil, şampiyonluğa oynuyor ve bunu da Ersun Yanal başarmış da sözleşmeyi uzatıyorlar. Hayretle izledim…

İmza töreni sırasında öğrendiğimize göre, ligin ikinci yarısında Başkan Ali Koç tarafından Fenerbahçe’ye, dolayısıyla Ersun Yanal’a verilen hedef ‘ikinci devrenin puan sıralamasında ilk üç arasında yer almak.’ Ama imza törenindeki yüz ifadelerine ve sözlere bakılırsa işler yoluna girecek herhalde diyoruz.’ Bu nasıl olacak? Finansal fair playkuralları içinde hangi transferler yapılabilecek hep beraber göreceğiz.

Fenerbahçe, ligimizin köşe taşlarından biridir. Fenerbahçe olmadan zirve yarışı sönük geçer. Ezeli rekabet futbolumuzun tadı tuzudur, güzelliğidir. Fenerbahçe’nin zirve yarışında olmaması, hem Avrupa Kupalarında hem de milli takımımızda başarısız sonuçlar almamıza dahi neden olur. Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor için de bunlar geçerlidir. Dört büyüklerin zirve yarışının içinde olduğu bir lig hayal edin. Nasıl bir heyecan fırtınası eserdi?

Fenerbahçe bir an önce iyi futbol ve iyi sonuçlar almalı ve gelecek sezondan itibaren de şampiyonluk yarışının en iddialı takımlarından biri olmalıdır. İşte o zaman Ali Koç’un ve Ersun Yanal’ın sözlerinin ve gülümsemelerinin bir anlamı olur. İşte o zaman süper ligimize heyecan ve kalite gelir.

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net




ersun yanal, ali koç, fenerbahçe, şampiyonluk, süper lig, fenerbahçe teknik direktörü

SPOR ANALİZ

futbol, uefa, süper lig, milli takım, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, kasımpaşaspor, başakşehir, şampiyonlık, var sistemi, sporyazari.net


FUTBOL BAHARI!

Sportoto Süper Ligde ilginç olaylar yaşanıyor. İlginç olduğu kadar da garip!

Adına ‘Futbol Baharı’ diyorum. Çünkü işler biraz karışık!

14 maçta, 14 gol ve 14 puan. Şaka gibi. Hangi takım bu. Ülkemizin güzide ve en çok şampiyon olan takımlarından Fenerbahçe. Sadece Fenerbahçe’nin ligdeki durumu dahi yaşanan ilginçliği ve garipliği ortaya koymaya yeterli. Bir gariplik VAR mı? YOK mu ? siz karar verin…

Fenerbahçe’de yaşanan tartışmalı Genel Kurul’dan sonra Ali Koç başkan seçildi. Comolli ve Cocu’yu takımın başına getirerek lige başladı. Aradan 14 hafta geçti ve Fenerbahçe küme  düşme hattında geziniyor. Haftalık ortalaması 1 puan ve 1 gol. Tarihinin en kötü 14 haftasını yaşıyor. Asıl kötü olan taraftarın takım üzerindeki umudunun tükenmesi.

Lider Başakşehirspor ve ikinci sıradaki Kasımpaşaspor ise tabiri caizse ligin tozunu atıyorlar. Sezon sonuna kadar bu durumları böyle devam eder mi? Hatta ikisinden biri tarihlerinde ilk kez şampiyon olur mu? Bunu zaman gösterecek. Ama kalan diğer takımlar lige verilecek arayı bekliyor gibi. Özellikle de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor arayı iple çekiyor.

Ligimizde mücadele eden takımların durumları A Milli Takımı da doğrudan etkiliyor. Uluslar Liginde havlu attık. Avrupa Şampiyonası grup kuraları çekildi. Özellikle grubumuzda yer alan Fransa, İzlanda ve Arnavutluk karşısında zorlanacağımızı düşünüyorum. Yani grupta işimiz zor…

Üstelik VAR sisteminde de ciddi sıkıntılarla karşı karşıyayız. Her hafta oynanan futboldan çok VAR’a rağmen hakemlerin verdiği hatalı kararlar konuşuluyor. Çok basit pozisyonlarda dahi bariz hatalar yapılıyor. Düzelir diye bekliyoruz.

Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği, aksayan konularla ilgili tedbirler almalı ve tartışmaları azaltmalıdır. Sadece cezalandırma ya da bildiri yayımlama aksaklıkları gidermeye yetmemektedir. Hatta gerginlikleri arttırmaktadır. Diyalog kanalları açık tutulmalıdır.

Peki hiç olumlu bir şey yok mu? diyebilirsiniz. Tabii ki var. Beni heyecanlandıran tek şey özellikle son haftalarda, çoğu da mecburiyetten sahaya sürülen genç futbolcular. Hemen hemen bütün takımlarımızda direkt onbirde ya da sonradan oynatılan gençler Türk futbolu adına ümitlenmemizi sağlıyor.

Çok gündeme gelmese de şu konu da çok önemli. Takımlarımızın başında görev yapan teknik direktörlerin neredeyse tamamı Türk. Başakşehir’in başında Abdullah Avcı, Kasımpaşa’nın başında Mustafa Denizli, Galatasaray’ın başında Fatih Terim, Beşiktaş’ın başında Şenol Güneş, Trabzon’un başında Ünal Karaman…Sadece Fenerbahçe’nin başında emaneten! Ronald Kouman görev yapıyor. O da gidici!

Evet belki de yazımın başlığının ilham kaynağı olan ‘Arap Baharı’ aklımıza güzel olmayan olayları getirse de ‘Futbol Baharı’ yaşadığımız ortada. Önemli olan yaşanan bu olumsuz gelişmelerin sonucunda ülkemizin ve futbolumuzun lehine güzel sonuçlar ortaya çıkması. Karışık ve başarısız görülen futbolumuz, çok daha başarılı sonuçlarla ülke olarak sevinmemize ve kenetlenmemize vesile olur. Olacaktır. Güzel günlere olan inancım tam…

Abdurrahman ACER/ www.sporyazari.net


futbol, uefa, süper lig, milli takım, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, kasımpaşaspor, başakşehir, şampiyonlık, var sistemi, sporyazari.net

SPOR ANALİZ


sporyazari.net, karadeniz fırtınası, trabzonspor, fenerbahçe, gol, şampiyonluk, süper lig

FIRTINA ESTİ, KASIRGA YAKIN!

Trabzonspor-Fenerbahçe maçı öncesi ‘Fırtına esecek mi?’ diye sormuştum. Çünkü hafiften rüzgar sesine karışık bir kıpırdanma görmüştüm. Ve FIRTINA ESTİ! Kasırgaya dönüşür mü bilinmez…

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, her konuşmasında kulübün ekonomik sıkıntılarına dikkat çekmiş, “Bu sorunu ancak özümüze dönerek çözebiliriz” vurgusu yapmıştı. Takımın başına da bu özüne dönüşe uygun bir isim olan Ünal Karaman’ı getirmişti.
Tabii ki bu öze dönüş birden olacak bir iş değil. Altyapının eskiden olduğu gibi işlemesi ve Trabzonlu gençleri ortaya çıkarması gerekiyor. Ünal Karaman’a düşen de bu gençlere şans vermek.

Geçen hafta yaşanan ve Onur Kıvrak ile Burak Yılmaz gibi iki yıldızın kadro dışı bırakılması ile sonuçlanan süreç, bu öze dönüşü hızlandırdı.  Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür’ün yanı sıra kaleci Uğurcan ve stoper Hüseyin 11’de maça başladı. Batuhan ise sonradan oyuna girdi. Trabzonspor’un kurtuluşu olarak görülen gençler, kritik karşılaşmada görevlerini fazlasıyla yerine getirdi.

Yıllar sonra gelen Fenerbahçe galibiyeti sonrası, Trabzonspor'un hocası Ünal Karaman, zaferin şifresini şöyle açıkladı: “Maçın başından sonuna kadar inanmış bir futbolcu ordusu ve taraftar vardı sahada. Karşılaşma 2-1’e geldiğinde ‘kaybedeceğiz’ diye hiç düşünmedim. Aklıma bile getirmedim. Çünkü futbolun adaleti olması lazım. Sonuçta çok daha farklı kazanabileceğimiz maçtı ve galip geldik”

‘İnanmış bir futbolcu ordusu ve taraftar’ ifadesi öze dönüşün sloganı gibi. Trabzonspor kendi yıldızlarını kendi gençlerinden çıkarmak zorunda. Geçmiş yıllarda ligde ve Avrupa Kupalarında elde edilen başarılar hep böyle kazanıldı. Özkan Sümer, Ahmet Suat Özyazıcı, Ali Kemal, Dobi Hasan, Şenol Güneş, Bahattin, Hamdi, İskender, Hami, Lemi, Tuncay, Gökdeniz….o kadar çok ki.

‘Karadeniz Fırtınası’ böyle esmişti. Son Fenerbahçe maçında da bunların izleri sahada vardı. Yusuf ve Abdulkadir müthiş bir maç çıkardı. Onları izlerken ‘Diğer maçlarda neden böyle oynamıyorlar?’ sorusu beynimi tırmaladı. Genç kaleci Uğurcan ve stoper Hüseyin sanki yıllardır oynuyormuş gibiydiler. Batuhan da ’Ben de varım’ dedi. Ancak, bu gibi gençlerle Karadeniz Fırtınası sürekli esebilir. Belki de ‘Kasırga’ya dönüşür.
Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu, Yönetim Kurulunu ve Ünal Karaman’ı tebrik etmek lazım. Cesaretleri ve özüne dönme konusundaki gayretleri için.

‘Öze dönüş’ amatör ya da profesyonel tüm takımlarımıza örnek olmalı. Hatta Futbol Federasyonu teşvik edici tedbirler almalı. Sadece takımlarımızın değil, Türk Futbolunun kurtuluşunun ‘Öze Dönüş’ten geçtiği unutulmamalı…

 www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER




sporyazari.net, karadeniz fırtınası, trabzonspor, fenerbahçe, gol, şampiyonluk, süper lig



Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-