beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

TÜRKİYE KUPASI TARİHİ

türkiye kupası tarihi, ziraat türkiye kupası tarihçesi, türkiye kupası şampiyonları, türkiye kupasını kazanan takımlar,
türkiye kupası şampiyonları, türkiye kupası tarihi, türkiye kupasını kazanan takımlar, ziraat türkiye kupası tarihçesi, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor, Türkiye Kupası Tarihçesi

1962-1963 Sezonunda başlayan ve ilk şampiyonu Galatasaray olan Türkiye Kupası'nın adı 1980-1981 sezonunda Federasyon Kupası olarak değiştirildi. Ancak 1992-1993 sezonundan itibaren tekrar Türkiye Kupası adı verilirken, 2005-06 ile 2008-09 sezonları arasında Fortis Bankası'nın sponsor olması ile Fortis Türkiye Kupası, 2009-10 sezonu ile birlikte Ziraat Bankası'nın sponsor olması ile Ziraat Türkiye Kupası adını aldı.

Türkiye Kupası ve Federasyon Kupası isimleri altında düzenlenen organizasyonda Galatasaray 17 kez bu kupayı müzesine taşırken, Beşiktaş  9, Trabzonspor 8 ve Fenerbahçe 6 defa kupayı kazandı.  Altay, Ankaragücü, Gençlerbirliği, Göztepe ve Kocaeli ikişer, Kayserispor, Bursaspor, Eskişehirspor, Sakaryaspor ve Konyaspor da birer kez kupa sevinci yaşayan takımlar oldu.


Türkiye Kupası Şampiyonları

2016 - 17

KONYASPOR - Başakşehir
0-0
(4-1 Pen.)

2015 - 16

GALATASARAY-Fenerbahçe
1-0

2014 - 15

GALATASARAY-Bursaspor
3-2

2013 - 14

GALATASARAY-Eskişehirspor
1-0

2012 - 13

FENERBAHÇE - Trabzonspor

1-0

2011 - 12

FENERBAHÇE - Bursaspor

4-0

2010 - 11

BEŞİKTAŞ - Büyükşehir Belediyespor

2-2
(6-5 Pen.)

2009 - 10

TRABZONSPOR - Fenerbahçe

3-1

2008 - 09

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

4-2

2007 - 08

KAYSERİSPOR - Gençlerbirliği

0-0
(11-10 Pen.)

2006 - 07

BEŞİKTAŞ - Kayseri Erciyesspor

1-0

2005 - 06

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

3-2

2004 - 05

GALATASARAY - Fenerbahçe

5-1

2003 - 04

TRABZONSPOR - Gençlerbirliği

4-0

2002 - 03

TRABZONSPOR - Gençlerbirliği

3-1

2001 - 02

KOCAELISPOR - Besiktas

4-0

2000 - 01

GENÇLERBİRLİĞİ -Fenerbahçe

2-2
(6-3 pen.)

1999 - 00

GALATASARAY - Antalya

5-3

İLK MAÇ

İKİNCİ MAÇ

1998 - 99

GALATASARAY - Beşiktaş

0-0

2-0

1997 - 98

BEŞİKTAŞ - Galatasaray

1-1

1-1
(5-3 Pen.)

1996 - 97

KOCAELİSPOR - Trabzonspor

1-1

1-0

1995 - 96

GALATASARAY - Fenerbahçe

1-0

1-1

1994 - 95

TRABZONSPOR - Galatasaray

3-2

1-0

1993 - 94

BEŞİKTAŞ - Galatasaray

0-0

3-2

1992 - 93

GALATASARAY - Beşiktaş

1-0

2-2

1991 - 92

TRABZONSPOR - Bursaspor

0-3

5-1

1990 - 91

GALATASARAY - Ankaragücü

3-1
(Uzatmada)

-

1989 - 90

BEŞİKTAŞ - Trabzonspor

2-0

-

1988 - 89

BEŞİKTAŞ - Fenerbahçe

1-0

2-1

1987 - 88

SAKARYASPOR - Samsunspor

2-0

1-1

1986 - 87

GENÇLERBİRLİĞİ - Eskişehirspor

5-0

1-2

1985 - 86

BURSASPOR - Altay

2-0

-

1984 - 85

GALATASARAY - Trabzonspor

2-1

0-0

1983 - 84

TRABZONSPOR - Beşiktaş

2-0
(Uzatmada)

-

1982 - 83

FENERBAHÇE - Mersin İdman Yurdu

2-1

2-0

1981 - 82

GALATASARAY - Ankaragücü

3-0

1-2

1980 - 81

ANKARAGÜCÜ - Boluspor

2-1

0-0

1979 - 80

ALTAY - Galatasaray

1-0

1-1

1978 - 79

FENERBAHÇE - Altay

1-2

2-0

1977 - 78

TRABZONSPOR - Adana Demirspor

3-0

0-0

1976 - 77

TRABZONSPOR - Beşiktaş

1-0

0-0

1975 - 76

GALATASARAY - Trabzonspor

0-1

1-0
(5-4 Pen.)

1974 - 75

BEŞİKTAŞ - Trabzonspor

0-1

2-0

1973 - 74

FENERBAHÇE - Bursaspor

0-1

3-0

1972 - 73

GALATASARAY - Ankaragücü

3-1

1-1

1971 - 72

ANKARAGÜCÜ - Altay

0-0

3-0

1970 - 71

ESKİŞEHİRSPOR - Bursaspor

0-1

2-0

1969 - 70

GÖZTEPE - Eskişehirspor

1-2

3-1

1968 - 69

GÖZTEPE - Galatasaray

1-0

1-1
(Uzatmada)

1967 - 68

FENERBAHÇE - Altay

2-0

0-1

1966 - 67

ALTAY - Göztepe

2-2

(**)

1965 - 66

GALATASARAY - Beşiktaş

1-0

-

1964 - 65

GALATASARAY - Fenerbahçe

0-0

1-0

1963 - 64

GALATASARAY - Altay

0-0

(*)

1962 - 63

GALATASARAY - Fenerbahçe

2-1

2-1


(*) Hükmen kazandı.
(**) Kura ile kazandı.


Bu haber, türkiye kupası tarihi, ziraat türkiye kupası tarihçesi, türkiye kupası şampiyonları, türkiye kupasını kazanan takımlar, ile ilgilidir.

KİMLER GELDİ? KİMLER GEÇTİ?

TÜRKİYE'DE FUTBOL OYNAYAN DÜNYA YILDIZLARI

Türkiye'ye gelen yıldız futbolcu transferlerinin yarısına yakını geldikleri takımda başarılı olamazken, bir çok yıldız ise takımlara büyük katkı sağladı. Galatasaray ise Yıldız futbolculardan en çok verimi alan Türk takımı oldu. Yaşı nedeniyle eleştirilere maruz kalan Didier Drogba, gibi Galatasaray'a yaşı ilerlemiş olarak gelen yıldız futbolcular başarılı oluyor. Bu futbolcuların başında ise "Artık Futbol hayatı bitti" denildikten sonra Galatasaray'a gelerek UEFA kupasında büyük pay sahibi olan Hagi yer alıyor.
alex de souza, amokachi, beşiktaş, droğba, fenerbahçe, galatasaray, hagi, sneijder, şota, tafarel, trabzonspor, tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, 
tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

DİDİER DROGBA: (GALATASARAY)

Dünya futbolunun en iyi santraforları arasında gösterilen Drogba, ilerleyen yaşı nedeniyle öncelikle gittiği Çin'de eleştirilmişti. Ancak oynadığı futbol ile alkış aldı. Kulübüyle yaşadığı maddi problemler nedeniyle FİFA'lık olan futbolcu menajeri tarafından Galatasaray'a önerildikten sonra Galatasaray ile sözleşme imzaladı. Drogba'nın imzası, dünya medyasında da büyük yankı buldu

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

ALEX DE SOUZA: (FENERBAHÇE) 

Futbol'a 1995 yılında Coritiba FC Takımında başlamıştır. 2 sene oynadıktan sonra 1997 yılında Palmeiras'a geçmiştir. 2001 yılına kadar Palmeiras'ta oyanayan futbolcu buradaki performansıyla Brezilya Milli Takımında da oynamaya başlamıştır. 2001-2002 sezonunda Parma takımına transfer olmuştur. Ancak 5 maça çıkabilmiştir ve ligin ikinci yarısında Flamengo'ya transfer olmuştur. Diğer sezon ise Cruzeiro Takımına transfer olmuştur. 2004 yılında ise Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Alex, Fenerbahçe'nin yanı sıra Türk futbol tarihine geçen bir futbolcu olarak anılıyor.

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

AMOKACHİ: (BEŞİKTAŞ)

Özellikle Nijerya Milli takımı ile 1994 ve 1998 yıllarında Dünya Kupası ve 1994 Afrika Kupası'nda gösterdiği performans ile dünya çapında tanınmıştır. Aynı zamanda milli forma ile 1996'da Olimpiyatlar altın madalyasının kazanılmasında önemli rol oynamıştır. Beşiktaş Jimnastik Kulübünde oynarken Fenerbahçe Spor Kulübü maçında orta sahaya helikopterle indirildi.

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,


ŞOTA: (TRABZONSPOR)

1993-94 sezonu devre arasında dönemin başkanı Sadri Şener tarafından ikiz kardeşi Arçil Arveladze ile birlikte Trabzonspor'a alındı. Trabzonspor'a geldiğinde çok genç olmasına rağmen mükemmel bir performans gösterip penaltı bile atmadan 1995-96 sezonunda 25 gol atarak gol kralı oldu.

ROBERTO CARLOS: (FENERBAHÇE) Dünya futbol tarihinin en iyi sol kanat oyuncularından biri olarak gösterilen Brezilya'lı futbolcu Türk futbol tarihinin en önemli transferleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. 2007 yılında Fenerbahçe'ye transfer oldu. 3 yıllık sözleşmeye imza attı. 1999 yılında Real Madrid'de forma giyerken CD Tenerife'ye sıfırdan attığı gol matematikçiler tarafından incredible gol (inanılmaz gol) olarak nitelendirilmiştir.

POPESCU: (GALATASARAY) Rumen futbolcu. Steaua Bükreş'te ve PSV Eindhoven'da oynadığı yıllarda kendini gösterdi. Kısa bir süre Tottenham'da forma giydikten sonra Barcelona'ya transfer oldu ve takımın kaptanlığını üstlendi. Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğunu yaşadıktan sonra 1997'de Galatasaray'a transfer oldu. Popescu 2001-02 sezonunda Lecce'ye transfer olana kadar sarı-kırmızılı forma ile 3 lig şampiyonluğu, 2 Türkiye, 1 UEFA Kupası ve 1 de Süper Kupa kazanarak Galatasaray'a büyük emekler vermiştir. Ayrıca 2000 yılındaki Galatasaray-Arsenal UEFA KUPASI finalinde maç penaltılara gitmiş ve son penaltıyı gole çevirerek UEFA Kupasını takımına kazandırmıştır.

MARİO JARDEL: (GALATASARAY) FC Porto'nun ardından 4 büyüklerden Galatasaray'a transfer olarak 2000 yılında 48 resmi maçlarda attığı 58 gol ile Avrupa'nın en golcü futbolcusu olmayı başarmıştır. Türk futbol tarihinin en önemli transferleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. 2001 yılında Portekiz'e geri dönerek Sporting Lisbon ile şampiyonluğu ve lig kupa sahipliğini elde etmiştir.Üstelik o sezonda 30 lig maçında 42 gol atarak sükse yapmıştır.

HAİM REVİVO: (GALATASARAY/FENERBAHÇE) Fenerbahçe'deki ilk 2 yılı başarılıydı. Daha sonra birçok yabancı oyuncu takıma transfer edildiğinden serbest bırakıldı. Revivo o sıralardı çok iyi bir oyun sergileyerek herkesin takdirini topladı. Galatasaray'a bedelsiz transfer olarak Fenerbahçe'ye rakip oldu. Galatasaray'da birkaç hafta iyi top oynadıktan sonra düşüşe geçti ve ayrılmak zorunda kaldı.

CASSİO LİNCOLN: (GALATASARAY) Lincoln, 2007 Haziran ayında Galatasaray'a transfer oldu. Oynadığı ilk iki resmi maçında da gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Beşiktaş maçında yedek kalması ile performansı düşmüş ve sık sık sakatlık geçirmiştir. Michael Skibbe'nin gelmesiyle performansı aşırı derecede arttı ve özlenen Lincoln geri döndü. Lincoln, 3 Aralık 2008 tarihindeki UEFA Kupası B Grubundaki Hertha Berlin karşılaşmasında ilk defa takım kaptanı olarak sahaya çıkmıştır. Daha sonra Galatasaray'dan ayrılarak ülkesine döndü.

JAY JAY OKOCHA: (FENERBAHÇE) 1996'da Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımından Fenerbahçe'ye transfer oldu. Türk vatandaşlığına geçen Okocha Muhammed Yavuz adını değiştirdi. 1998 Dünya Kupası'nda Nijerya Milli Takımı formasını giydi. 1998'de 16,5 milyon dolara Fransa'nın Paris St-Germain takımına transfer oldu.

GEORGE HAGİ-(GALATASARAY) Galatasaray'a transfer olduğunda kariyerinin son demleriydi ama Türkiye'de öyle bir performans sergiledi ki, halen daha 7'den 77'ye herkesin aklı "Karpatların Maradonası"nda kaldı. Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanmasında büyük söz sahibi oldu. Otoriteler tarafından Türkiye'ye gelmiş geçmiş en iyi yabancı futbolcu olarak gösterilmektedir.

STEPHAN KUNTZ: (BEŞİKTAŞ) Kuntz, Borussia Neunkirchen, VFL Bochum, Bayer Uerdingen ve Kaiserslautern takımlarında oynadıktan sonra, 1995’te Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı tek sezonda 30 lig maçında 9, iki Avrupa Kupası maçında da 2 gol attı. Almanya’nın en çok sevilen bir futbolcuları arasında yer aldığından onun futbolunu izlemek için Almanya’dan seyirciler Beşiktaş maçlarına dahi geliyordu. 1996 Avrupa Şampiyonası finallerinde 34 yaşında olmasına rağmen, Almanya’nın Avrupa Şampiyonu olmasında başrolü oynadı. İngiltere’ye attığı gol, unutulmaz goller arasında yer aldı. 1996 Temmuz’unda Arminia Bielefeld’e transfer oldu. Almanya’da 429 lig maçında 173 gol attı, 24 defa A Milli oldu.

ELVİR BALİÇ: (FENERBAHÇE) 1998 yılında rekor bir transfer ücretiyle 9.5 milyon Euro'ya Fenerbahçe'ye geçen Baliç, Türk vatandaşlığına geçti. 1999-2000 sezonunda İspanya’nın dünyaca ünlü kulübü Real Madrid'e 26 milyon Euro'ya transfer oldu. Geçirdiği ağır sakatlık neticesinde fazla forma şansı bulamayınca 2000-2001 sezonunda kiralık olarak yeniden Fenerbahçe'ye döndü ve şampiyon kadroda yer aldı. Sezon sonu tekrar Real Madrid'e giden Baliç, Rayo Vallecano takımında da vatandaşı ve Fenerbahçe'den takım arkadaşı Boliç'le beraber 1 sezon oynadı.

PİERRE VAN HOOİJDONK: (FENERBAHÇE)2003 yılında Hollanda'nın Feyenoord takımından ayrılarak Fenerbahçe'ye gelen oyuncu, ilk şampiyonluğunu 2003-2004 futbol sezonu sonunda bu takımda yaşadı. Pierre Paulus Wielaartus Van Hooijdonk aynı sezon 24 gol atarken, 10 gol pasına da imzasını koydu ve 5 topu çizgiden çıkardı. Fenerbahçe'den ayrılarak NAC Breda takımına transfer olmuş ve burada da teknik heyet ile yaşadığı problemler nedeniyle devre arasında takımdan ayrılıp eski takımı Feyenoord'a döndü. 2007'de ise futbolu bıraktı.

HARRY KEWELL: (GALATASARAY) Leeds United'da oynadığı futbolla dikkat çeken oyuncu bu performansıyla Liverpool'a transfer oldu ancak sakatlıklar dolayısıyla fazla şans bulamadı. 2007-2008 sezonunun sonunda takımı Liverpool ile kontrat yenilemeyen Kewell, 2008-2009 sezonunun başında bonservis bedeli ödenmeden Galatasaray tarafından transfer edilmiştir. Rakip yarı sahanın her yerinde oynayabilen Kewell genellikle kanatlarda görev aldı. Attığı imkansıza yakın gollerle tüm dünyada "The Wizard of Oz" (Oz Büyücüsü) lakabını aldı.

PASCAL NOUMA: (BEŞİKTAŞ) 2000 sezonunda Nevio Scala'nın çalıştırdığı Beşiktaş'a transfer oldu. Ancak sezon sonunda Türkiye'den ayrıldı ve Fransa'ya geri döndü. Bir senelik Marsilya kariyerinden sonra tekrar Beşiktaş'a transfer oldu. Ancak 20 Nisan 2003 günü oynanan Fenerbahçe maçı kendi kariyeri için dönüm noktası oldu. Takımı şampiyonluğa giderken bu maçta Fenerbahçe'ye attığı gol sonrası tribünlere yaptığı hareketi çok konuşuldu. Beşiktaş Yönetim Kurulu baskılara dayanamayarak ligin bitimine birkaç hafta kala sözleşmesini feshetti ve futbolcunun şampiyonluk kutlamalarına katılmasına izin vermedi. Bu hareketi ile ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu'ndan 7 ay men cezası aldı. Beşiktaş'ta 44 lig maçında 22 gole imzasını atarak Türkiye'ye gelerek başarılı olan en önemli yıldızlardan biri olarak tarihe geçti.

UCHE: (FENERBAHÇE-İSTANBULSPOR) Fenerbahçe takımında futbol oynadığında oldukça başarılı bir defans oyuncusu olan Uche, son derece kritik derbi maçlarda attığı gollerle de adından söz ettirdi. Türkiye'de İstanbulspor takımında 3 sene oynadıktan sonra Nijerya'da futbol hayatına devam etmeyi tercih etmiştir. Yaşadığı en büyük talihsizlik ise Fenerbahçe'de oynadığı dönemde yedek kaleci Murat Şahin tarafından şansız bir şekilde ayağının kırılmasıydı.

FRANK DE BOER: (GALATASARAY) Hollanda Milli Futbol Takımı'nın en çok milli oyuncusu olan Frank de Boer, 2007'de Katar'da aktif futbol hayatını sonlandırmaya karar verdi. 2003-2004 sezonunda Galatasaray forması giymiştir. Ronald de Boer'in ikiz kardeşidir. Ancak Galatasaray'da çok başarılı bir grafik sergileyememiştir.

MATEJA KEZMAN: (FENERBAHÇE) Fenerbahçe'de oynadığı ilk sezonda 35 maçta 11 (ligde 9) gol attı. Oynadığı ikinci sezonda ligde oynadığı 22 maçta 11 gol attı. Türkiye Kupası'nda 5, Şampiyonlar Ligi'nde de 2 gol atan Kezman 2008-2009 sezonunda Fransa'nın PSG takımına kiralandı.

FRANK RİBERY-(GALATASARAY) Bayern Münih'te oynayan eski Galatasaraylı Fransız Müslüman futbolcudur. Futbolda yıldızı Marsilya'da parlamıştır. Ancak daha sonra Galatasaray'dan parasını almadığı gerekçesiyle Fransa'nın Marsilya takımına sözleşmesindeki madde gereğince kendi isteği üzerine gitmiştir. Daha sonra da Marsilya'dan B. Münih'e 26 milyon Euro'ya transfer oldu.

CEVAD PREKAZİ: (GALATASARAY-ALTAY-BAKIRKÖY) 1988-1989 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale kadar çıkan Galatasaray'ın en önemli oyuncularındandı. 15 Mart 1989 tarihinde Köln'deki Monako-Galatasaray maçının 61. dakikasında 37 metre mesafeden attığı inanılmaz gol ile Galatasaray taraftarlarının hafızasına kazınmıştır. Tanju ve Mirsad Kovaceviç ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı. 1987 ve 1988 yıllarında Galatasaray'da lig şampiyonlukları yaşadı. Cevad Prekazi, 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Kısa bir süre Altay ve Bakırköyspor'da futbol oynadıktan sonra ülkesine geri döndü.

MATTEO FERRARİ: (BEŞİKTAŞ) Kariyerine S.P.A.L takımında başlayan Ferrari, İtalya'nın büyük kulüplerinden Internazionale, Parma ve Roma forması giydi. Kariyerinin tek yurtdışı deneyimini Everton formasıyla yaşayan Ferrari, 1 Temmuz 2009 tarihinde Beşiktaş ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.

STEPHEN APPİAH: (FENERBAHÇE)Futbol'a Gana takımlarından "Hearts of Oak" kulübünde başlamıştır. Daha sonra Fatih Terim tarafından Galatasaray'ın alt yapısına transfer olmuştur. Tamer Güney'in verdiği rapor sonucu gönderilmiştir. 1999 yılında İtalya'nın Udinese takımına transfer olmuştur. 3 sezon oynadıktan sonra 2000-2001 sezonunda Parma'ya geçmiştir. 2 sezon ardından 1 yıllığına Brescia'ya kiralanmıştır. 1 yıl oynayıp sezon başında ise İtalyan devi Juventus'a transfer olmuştur. 2 sezon oynadıktan sonra 2006 İtalyan futbolu skandalı ile Juventus alt lige düşürülmüş, birçok futbolcu gibi Appiah'ta takımdan ayrılmıştır. 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe'ye 8 Milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transfer olmuş ve attığı gollerle takıma büyük katkı sağlamıştır.

MİLAN BAROS: (GALATASARAY) 2008-2009 sezonunda 20 gol atarak Turkcell Süper Lig'in en çok gol atan oyuncusu olmuştur. 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda attığı 5 golden dolayı Altın Ayakkabı Ödülü'ne layık görülmüştür. Galatasaray'dan önce Liverpool, Aston Villa ve Lyon gibi takımların formasını giymiş ve dünyanın en iyi forvetleri arasında gösterilmiştir. Ancak son 2 sezondur başarılı olamayan Baros, Galatasaray'ın gönderilecek futbolcuları arasında yer alıyor.

TAFFAREL: (GALATASARAY): Taffarel, Brezilya Milli Futbol Takımı tarihinde en fazla kaleci forması giymiş oyuncudur (tam olarak 101 karşılaşma). 1994'deki zaferden başka, 1990 ve 1998 Dünya Kupası'nda da forma giymiştir. Galatasaray'ın 2000 yılında kazandığı UEFA şampiyonluğu ve Süper Kupa şampiyonluğunda takıma önemli katkılarda bulunmuştur.bu dönemde dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak gösterilmiştir. Beyefendi kişiliği ve örnek aile babası olması sebebiyle Türkiye'de taraflı tarafsız birçok kişinin gönlünü fethetmiştir. Başarısız geçen Parma deneyiminin ardından futbolu bırakmıştır.

ELANO BLUMER: (GALATASARAY)Temmuz 2009 da İngiltere'nin Premier League ekibi Manchester City'den, Galatasaray'a 7 Milyon Euro'a transfer oldu ve 4 yıllık sözleşmeye imza attı. İlk golünü 2009/2010 sezonunda Kayserispor'a 35 metreden sol ayağıyla attı. Diğer kalan iki golünü ise Panathinaikos maçında 2. golünü frikikle atmıştır.

ARİEL ORTEGA: (FENERBAHÇE) Ortega için Fenerbahçe, River Plate takımına 5, Parma'ya 2.5 milyon dolar ödedi ve Ortega'ya da yıllık 2 milyon dolar vererek bu transferi gerçekleştirdi. Fenerbahçe'de 2002-2003 sezonunun ilk yarısında 14 maça çıktı. 5 gol attı, 4 sarı, 1 de kırmızı kart gördü. Fenerbahçe'nin Galatasaray'a karşı kazandığı 6-0’lık zaferin mimarlarındandır, bu maçta bir de gol atmıştır. Takımın o dönemdeki hocası Werner Lorant'la yıldızı barışmadı, Türkiye'ye uyum sağlayamadı. Devre arasında Arjantin'e gidip dönmeyince Fenerbahçe, FIFA'ya başvurdu. Uzun süren hukuki mücadelede FIFA Fenerbahçe'yi haklı bulur ve Ariel Ortega'ya para cezası ve 1 yıl futbol oynama yasağı getirilir.

NİCOLAS ANELKA: (FENERBAHÇE) 27 Ocak 2005 tarihinde Fenerbahçe`ye transfer olmuştur. 31 Ocak`ta resmi sözleşmeye imza atmıştır. Türkiye`ye gelen en kariyerli futbolculardan biri olan Anelka, 2005-06 sezonuyla birlikte kendini tam anlamıyla göstermeye başlamış ve yeniden milli takıma kadar yükselmiştir ama geçmiş dönemde yaşadığı sorunların bir benzerini Fenerbahçe'de yaşayarak 2006-07 sezonunda 14 milyon Euro karşılığında Bolton'a transfer olmuştur. Anelka top üstündeki harika hakimiyeti, yaptığı şık hareketler, hızı ve bitirici vuruşlarıyla her zaman çok gözde bir futbolcu olmuştur. Ayrıca Anelka Dünya üzerinde bonservisine en çok para ödenen oyuncudur.

QUARESMA (BEŞİKTAŞ) Oyun tekniği ve attığı gollerle dünya futbolunun hayranlıkla izlediği Quaresma, İner, Barcelona, Chelsea gibi dünya kulüplerinde forma giymiş birr futbolcu. form düşüklüğü nedeniyle oynadığı takımlardan gönderilen futbolcu Beşiktaş'a geldiğinde de tam bit yıldız gibi oynamasına rağmen, daha sonraları form düşüklüğü nedeniyle forma şansı bulamamıştır.

GUTİ HERNANDEZ (BEŞİKTAŞ) Türkiye'ye gelen en önemli dünya yıldızlarından biri olan Guti Herhandez de gece hayatı ve başarısız futbolu nedeniyle Beşiktaş'ta başarılı olamadığından kadro dışı kaldı.

WESLEY SNEIJDER (GALATASARAY) Dünyanın en iyi futbolcuları sırlamasında en üst sıralarda yer alan futbolculardan biri olan Wesley Sneijder Galatasaray'ın bu sezon kadrosuna kattığı çok önemli bir isim. Dünya futbol otoriteleri tarafından en çalışkan 10 futbolcu arasında gösterilen Wesley Sneijder Galatasaray'a forma şansı bulmak için geldiğini paranın bir önemi olmadığı açıklamasıyla da geldiği andan itibaren taraftarın gönlünde taht kurdu.


Bu haber, tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor, ile ilgilidir. 



SÜPER LİG TARİHÇESİ VE ŞAMPİYON TAKIMLAR

beşiktaş, bursaspor, en fazla şampiyon olan takımlar, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım,

Türkiye 1. Futbol Ligi şimdiki adıyla Süper Lig'in başlangıç tarihi 1959 olarak kabul edilir. 1959 yılında düzenlenen Türkiye 1. Futbol Ligi'nin ilk sezonunda maçlar, 8'er takımdan oluşan Beyaz ve Kırmızı adlı iki grupta oynandı. O tarihteki  statü uyarınca  beyaz grubun lideri  Fenerbahçe ile kırmızı grubun lideri Galatasaray finalde karşılaştı. İlk maçı Galatasaray 1-0, ikinci maçı ise Fenerbahçe 4-0 kazanınca, Türkiye 1. futbol Ligi'nin ilk şampiyonu Fenerbahçe oldu.

1959-1960 sezonundan itibaren ise grup sistemi kaldırıldı ve Türkiye 1. Ligi bugünkü statüsü ile oynanmaya başlandı.

Lig'de 1987-1988 sezonuna kadar galibiyete 2 puan verilirken, bu sezondan itibaren galibiyete 3 puan verilmeye başlandı.

2002-03 sezonunda adı Türkiye Süper Ligi olarak değiştirilen lig, 2005-06 - 2009-2010 sezonları arasında Turkcell Süper Lig adı ile kullanılırken, 2010-2011 sezonundan itibaren Spor Toto Süper Lig oldu.

beşiktaş, galatasaray kaç kez şampiyon oldu, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım,

SPOR TOTO SÜPER LİG ŞAMPİYONLUKLARI

1959-FENERBAHÇE
1959 - 1960-BEŞİKTAŞ
1960 - 1961-FENERBAHÇE
1961 - 1962-GALATASARAY
1962 - 1963-GALATASARAY
1963 - 1964-FENERBAHÇE
1964 - 1965-FENERBAHÇE
1965 - 1966-BEŞİKTAŞ
1966 - 1967-BEŞİKTAŞ
1967 - 1968-FENERBAHÇE
1968 - 1969-GALATASARAY
1969 - 1970-FENERBAHÇE
1970 - 1971-GALATASARAY
1971 - 1972-GALATASARAY
1972 - 1973-GALATASARAY
1973 - 1974-FENERBAHÇE
1974 - 1975-FENERBAHÇE
1975 - 1976-TRABZONSPOR
1976 - 1977-TRABZONSPOR
1977 - 1978-FENERBAHÇE
1978 - 1979-TRABZONSPOR
1979 - 1980-TRABZONSPOR
1980 - 1981-TRABZONSPOR
1981 - 1982-BEŞİKTAŞ
1982 - 1983-FENERBAHÇE
1983 - 1984-TRABZONSPOR
1984 - 1985-FENERBAHÇE
1985 - 1986-BEŞİKTAŞ
1986 - 1987-GALATASARAY
1987 - 1988-GALATASARAY
1988 - 1989-FENERBAHÇE
1989 - 1990-BEŞİKTAŞ
1990 - 1991-BEŞİKTAŞ
1991 - 1992-BEŞİKTAŞ
1992 - 1993-GALATASARAY
1993 - 1994-GALATASARAY
1994 - 1995-BEŞİKTAŞ
1995 - 1996-FENERBAHÇE
1996 - 1997-GALATASARAY
1997 - 1998-GALATASARAY
1998 - 1999-GALATASARAY
1999 - 2000-GALATASARAY
2000 - 2001-FENERBAHÇE
2001 - 2002-GALATASARAY
2002 - 2003-BEŞİKTAŞ
2003 - 2004-FENERBAHÇE
2004 - 2005-FENERBAHÇE
2005 - 2006-GALATASARAY
2006 - 2007-FENERBAHÇE
2007 - 2008-GALATASARAY
2008 - 2009-BEŞİKTAŞ
2009 - 2010-BURSASPOR
2010 - 2011-FENERBAHÇE
2011 - 2012-GALATASARAY
2012 - 2013-GALATASARAY
2013 - 2014-FENERBAHÇE
2014 - 2015-GALATASARAY
2015 - 2016-BEŞİKTAŞ

beşiktaş, galatasaray kaç kez şampiyon oldu, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım,

TAKIMLARIMIZIN ŞAMPİYONLUK SAYILARI

GALATASARAY  - 22
FENERBAHÇE    - 19
BEŞİKTAŞ            - 14
TRABZONSPOR   - 6
BURSASPOR         - 1


Türkiye 1.Liginin başladığı tarih TFF tarafından 1959 yılı olarak kabul edilmesine karşın, TFF Tahkim Kurulunun 09.05.2002 tarih, 2002/52E ve 2002/68K sayılı kararı tahtında BEŞİKTAŞ Kulübünün 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında Türkiye Ligi şampiyonu olduğuna ve bu şampiyonlukların TFF Yıldız Kriterine dahil edileceğine karar verilmesi sebebi ile toplam şampiyonluk sayısı, toplam lig sezonu sayısından 2 fazladır.

beşiktaş, bursaspor, en fazla şampiyon olan takımlar, fenerbahçe, galatasaray, sportoto süper lig tarihçesi, trabzonspor, süper lig şampiyonları, en fazla şampiyon olan futbol takımı, en çok şampiyon olan takım, 

TÜRKİYE A MİLLİ KADIN FUTBOL TAKIMI


Kadın A Milli Takımı'nın Moldova maçları aday kadrosunda şu oyuncular bulunuyordu:
a milli bayan futbol takımı, a milli kadın futbol takımı, a milli kadın futbol takımı kadrosu, beşiktaş, ataşehir belediyespor, algspor, kocaeli bayanfutbol, kireçburnuspor, konak belediyespor, trabzon idman ocağı, 

Kaleciler: Selda Akgöz (Ataşehir Belediye Spor), Fatma Şahin (Beşiktaş A.Ş)

Defans: Fatma Işık (FV Löchgau), İpek Kaya (FC Metz), Kezban Tağ (KDZ.Ereğli Belediye Spor), Berna Yeniçeri (Konak Belediye Spor), Didem Karagenç (Beşiktaş A.Ş), Medine Erkan (Kocaeli Bayan Futbol K.)

Orta Saha: Ebru Uzungüney (TSV Schoot Mainz), Ece Türkoğlu (Kdz.Ereğli Belediye Spor), Gizem Gönültaş (Beşiktaş A.Ş), Derya Arhan (Beşiktaş A.Ş), Busem Şeker (Konak Belediye Spor), Ebru Topçu (Konak Belediye Spor), Fatma Kara (HK / Vikingur), Selin Dişli (Bayer 04 Leverkusen), Arzu Karabulut (Beşiktaş A.Ş), Sevgi Çınar (Alg Spor)

Forvet: Başak Gündoğdu (Beşiktaş A.Ş.), Kader Hançar (Konak Belediye Spor)

a milli bayan futbol takımı, a milli kadın futbol takımı, a milli kadın futbol takımı kadrosu, beşiktaş, ataşehir belediyespor, algspor, kocaeli bayanfutbol, kireçburnuspor, konak belediyespor, trabzon idman ocağı,

Futbol Gelişim Direktörü: Tolunay Kafkas

Teknik Direktör: Talat Tuncel


türkiye a milli bayan futbol takımı, a milli kadın futbol takımı, a milli kadın futbol takımı kadrosu, kireçburnuspor, adana idmanyurdu, konak belediyespor, trabzon idman ocağı, ataşehir belediyespor, 

BURAK YILMAZ ŞAHANE!

beşiktaş, burak yılmaz, çin ligi, galatasaray, golcü, milli futbolcu burak yılmaz, şenol güneş, tweeter, burak yılmaz beşiktaş, burak yılmaz a milli takım

Burak Yılmaz, Beşiktaş'a geri döndükten sonraki performansı ile yeniden a milli takımın vazgeçilmezleri haline geldi. Özellikle de Şenol Güneş'in milli takımın başına geçmesiyle birlikte yeniden aday kadroya çağrılması ve Arnavutlu ve Moldova maçlarındaki süper oyunu takdir ediliyor. Cenk Tosun başta olmak üzere takım arkadaşları ile arasındaki uyum Moldova maçında kaptan olarak sahaya çıkmasını sağladı. Burak Yılmaz kazandığı büyük tecrübe ile milli takımı büyük katkı sağlıyor.





beşiktaş, burak yılmaz, çin ligi, galatasaray, golcü, milli futbolcu burak yılmaz, şenol güneş, tweeter, burak yılmaz beşiktaş, burak yılmaz a milli takım

HAFTANIN KÖŞE YAZISI



kagawa, beşiktaş, tusubasa, japon çizgi filmleri, süper lig, japon futbolcu


KAGAWA’NIN İÇİNDEN TUSUBASA ÇIKTI!

Beşiktaş’ın yeni transferi Shinji Kagawa, siyah-beyazlı forma ile çıktığı ilk maçta, oyuna girer girmez üç dakikada iki gol attı.

Kagawa oyuna girdi ve sanki Japonların meşhur ‘Küçük Golcü’ çizgi filmi sahne aldı. Küçük Golcü çizgi filminde, takımı çok zor durumda ve mağlup iken Kaptan Tusubasa’nın attığı ve attırdığı gollerle takımını nasıl galibiyete taşıdığı anlatılırdı. Beşiktaş, Antalyaspor karşısında mağlup değildi ama sahada topla ilk buluşmasında ve ilk frikik atışında iki gol atan bir Japon vardı. Sanki Tusubasa’nın ruhu Kagawa’nın içine girmişti. Futbolseverler televizyonda izledikleri çizgi filmi, sahada canlı izliyor gibiydi. 3 dakikada 2 gol!

Kagawa’nın bu performansı Türkiye dışında da yankı uyandırdı. Futbolcunun ülkesi Japonya başta olmak üzere Avrupa medyası da yıldız oyuncunun göz alıcı başlangıcını manşetlerine taşıdı. Sosyal Medya tabiri caizse patladı. Futbolun güzel yönleri konuşuldu, az da olsa. Teşekkürler Kagawa, hoş geldin Japon kardeş…

Kagawa kariyerli bir futbolcu. Dordmund’daki golleri, sahadaki hünerleri her futbolseverin unutamayacağı şeyler. Ancak şunu da anladık ki; Kagawa çok iyi bir profesyonel.  Örnek bir futbolcu. Gençlerin kendilerine idol kabul edeceği bir isim. Bu günden sonra sokaklarda, caddelerde, sahalarda ‘Kagawa’ yazılı formalar giymiş insanımızı artık çok fazla göreceğiz. Çünkü insanlar örnek alabileceği rol modeller arıyor.

Kagawa’yı transfer eden ve Türkiye’de oynamasını sağlayan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ve Yönetim Kurulu ile Şenol Güneş Hocamıza ve yardımcılarına da teşekkürler. Ülkemize Kagawa gibi örnek futbolcular daha fazla transfer edilmeli. Diğer takımlarımızda da var. Ama sayıları az. Mesela Muslera gibi. Hagi ve Alex de örnek yabancı futbolculardı.

Hagi, Alex, Muslera ve Kagawa gibi özel oyuncuların ülkemizde futbol oynaması özellikle gençlerimiz için de çok önemli. Altyapıda ya da amatör takımlarda yetişen gençlerimiz kendilerine örnek alacakları futbolcular sayesinde daha iyi yerlere gelebilirler. Kazanan da ülkemiz ve Türk Futbolu olur.

Abdurrahman ACER /wwwsporyazaei.net





kagawa, beşiktaş, tusubasa, japon çizgi filmleri, süper lig, japon futbolcu

GÜNDEM TRANSFER AMA!

transfer haberleri, transfer son dakika, süper lig transfer, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzpnspor, sporyazarları, www.sporyazari.com,

SPOR ANALİZ

Süper Ligde sezonun ilk yarısı sona erdi. İlk yarı boyunca çok sürprizler yaşandı. Galatasaray, Beşiktaş ve özellikle de Fenerbahçe taraftarlarının unutamayacağı bir ilk yarıya şahit olduk.

Şimdi futbolcular izinde. Birkaç gün sonra yeniden antrenmanlar başlayacak. Ancak manejerler, teknik direktörler ve yöneticiler harıl harıl transfer yapmak için çalışıyorlar. Özellikle devre arası transferleri zor ve bir o kadar isabet oranı düşüktür. Çünkü hiçbir takım kolay kolay iyi giden takımını bozmak istemez ve iyi oyuncusunu satmaz.

Spor gazetelerinde boy boy transfer haberleri manşetleri süslüyor. Sanki ‘transfer savaşları’ yapılıyor. Giden-gelen, alınan-satılan o kadar çok ki! Transfer komitesinde görevli yöneticiler de, teknik direktörler de, menejerler de bu haberleri okuyunca şok geçiriyordur. Ya da hiç okumuyorlardır. Gazete patronları da, gazetelerini satmak için doğru haber! yapılması amacıyla çok güçlü istihbarat çalışması yaptırıyordur!..Nekadar iyi niyetli olduğumu görüyorsunuz değil mi?

Birkaç haber örneği vereyim.

Galatasaray; 3-4 futbolcusunu gönderiyor. Çin’den golcü Alan’ı, Akhisar’dan Seleznov’u, İspanyol Luis Felipe’yi, Balotelli’yi, hatta Zlatan İbrahimoviç’i bile transfer ediyor!

Beşiktaş; 6 futbolcusunu gönderiyor. Burak Yılmaz’ı, Kaliniç’i, Adis Yahoviç’i transfer ediyor!

Fenerbahçe’nin listesi çok kabarık. 5-6 futbolcusunu gönderiyor. Burak Yılmaz, Douglas, Fabregas, Balotelli, Gabriel Barbossa, Tolgay Aslan, Ighalo, Godin, Brahimi, Salvio, Herrera, Giroud, Dembele, Welbeck, Mangala, Cahill, Kompany, Miranda…transfer ediyor!

Trabzonspor ise; Wilker Angel, Vujodin Saviç….

Bir atasözümüz var ‘Ufak at da civcivler yesin’ diye. Bu lokmalar çok büyük! Şu sorular cevap bekliyor:

Hani takımlarımız satmadan alamayacaktı? Finansal Fair Play kurallarına uymaları gerekmiyor mu artık? O kadar borç varken bu transferleri hangi parayla yapacaklar? Oynadıkları takımlar serbest mi bırakıyor? Futbolcular gelmek istiyorlar mı?…

Bu kadar doğru haber! yapmak insanların sağlığını da bozar. Her sabah büyük bir ümitle güne başlayan taraftarlar, gece olunca büyük bir hayal kırıklığı ile uyumak zorunda kalırlar, uyuyamazlar.

Doğru haber yapmak bu kadar mı zor? Masa başı haber yapmak ne kadar etik? İnsanların ümitleri ile oynamak bu kadar kolay ve basit mi? Lütfen gündem transfer ama haberler doğru olsun…Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net



transfer haberleri, transfer son dakika, süper lig transfer, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzpnspor, sporyazarları, www.sporyazari.com, 

ŞAMPİYONLAR LİĞİ'NDE TÜRK TAKIMLARI

uefa, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligine katılan türk takımları, şampiyonlar ligi en başarılı türk teknik direktör, fatih terim, mustafa denizli, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe,

Şampiyonlar Liği'ne katılan Türk Takımları hangileri?

Futbolda Avrupa'nın kulüpler bazında en büyük organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi'ne şimdiye kadar Türkiye'den 5 takım katıldı.

1992-1993 sezonundan bu yana düzenlenen organizasyonda bu sezona kadar Galatasaray 14, Beşiktaş ve Fenerbahçe 6'şar, Bursaspor ile Trabzonspor ise 1'er kez mücadele etti.

Galatasaray 104, Fenerbahçe 40, Beşiktaş 36, Bursaspor ve Trabzonspor da 6'şar kez UEFA Şampiyonlar Ligi'nde sahaya çıktı.

Türk takımları "Devler Ligi"nde 192 maça çıktı, bu karşılaşmalarda 48 galibiyet, 44 beraberlik, 100 yenilgi yaşadı. Bu maçlarda 184 gol atan Türk ekipleri, kalesinde ise 336 gol gördü.

Çeyrek final oynayan Türk takımları

Türk takımlarının "Devler Ligi"nde şimdiye kadar en büyük başarısı çeyrek final oldu.

Galatasaray, Rumen teknik adam Mircea Lucescu yönetiminde 2000-2001 ve Fatih Terim döneminde 2012-2013 sezonlarında, Fenerbahçe de 2007-2008 sezonunda Brezilyalı teknik adam Arthur Antunes Coimbra "Zico" yönetiminde çeyrek final oynama başarısı gösterdi.

Bu arada, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin bugünkünden farklı bir statüde oynandığı 1993-1994 sezonunda Galatasaray, Rainer Hollmann yönetiminde ilk iki eleme turu geçerek, son 8 takımın mücadele ettiği gruplara kalmıştı. A Grubu'nda Barcelona, Monaco ve Spartak Moskova ile mücadele eden sarı-kırmızılılar, 2 puanla son sırada yer alarak elenmişti. A ve B gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar ise yarı final oynamıştı.

En çok görev yapan Türk teknik adam kim?

Fatih Terim, Türk takımlarıyla bu ligde en çok görev yapan teknik adam unvanını elinde bulunduruyor.

Terim, Galatasaray'ın başında 41 kez Şampiyonlar Ligi maçına çıkarken, Mircea Lucescu ise Galatasaray ve Beşiktaş'ın başında 32 maçta görev aldı.

En başarısız hangi teknik direktör?

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Türk takımlarının başındaki en başarısız teknik adam Mustafa Denizli oldu.

Mustafa Denizli'nin başında bulunduğu Fenerbahçe, "Devler Ligi"nde 2001-2002 sezonunda grubunu puansız kapattı.

İlk kez bir Türk takımı grup maçlarını puansız kapatırken, Denizli'nin başındaki Fenerbahçe 6 maçta 6 yenilgi aldı, sadece 3 gol atıp, kalesinde 12 gol gördü.


Bu haber, uefa, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligine katılan türk takımları, şampiyonlar ligi en başarılı türk teknik direktör, fatih terim, mustafa denizli, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, ile ilgilidir.

SPOR ANALİZ


beşiktaş, trabzonspor, derbi, şampiyonluk, ünal karaman, şenol güneş, abdulkadir ömür, yusuf yazıcı, uğurcan, güven yalçın, dorukhan toköz


ALKIŞLIYORUM!

Deplasmanda olmasına rağmen Trabzonspor, coşkulu, mücadeleci ve göze hoş gelen futbol oynamak için elinden gelen her şeyi yaptı. Tek eksik 2-0’lık skoru maçın son dakikalarında koruyamamış olması idi.

Trabzonspor’da genç yıldız Abdulkadir, Sosa ve Anthony hafta boyunca antrenmanlara tam kapasite ile katılamadılar. Maça da ilaç kullanarak başlayabildiler. Ancak buna rağmen ellerinden geleni sahaya yansıttılar. Teknik Direktör Ünal Karaman’ın takıma katkısı çok büyük. Futbolcular Ünal Karaman’a inanıyor ve seviyorlar. Bu da sahaya pozitif olarak yansıyor. 

Maça gelen taraftarlar,  iki devresi siyah ile beyaz kadar farklı bir maç izlediler. İlk yarıda önde basan, sürekli markaj uygulayan ve Rodallega ile 1-0’ı yakalayan Trabzonspor, oyunun net hakimiydi.

Bordo-Mavililer, ikinci yarının başında da Anthony Nwakaeme’nin golüyle iyice morallendi. Maç belki de koptu ya da farka gidebilir diye beklentiye girenler bile oldu. İkinci yarının hemen başında deplasmanda 2-0’ı yakalamak büyük bir avantaj idi.

Ancak sonrasında Beşiktaş taraftarları devreye girdi. “Beşiktaş taraftarı takıma ve yönetime tepki gösterecek” diye beklerken, tribünler tam tersi bir reaksiyon gösterdi. Takımlarına öyle bir coşku ile destek verdiler ki, futbolcular kendine geldi ve maçın seyri Beşiktaş lehine değişti. Her takımın taraftarı, dün gece takımları zorda iken, tribünlerde coşku ile desteğini artıran ve futbolcularını motive eden Beşiktaş taraftarlarını örnek almalı. Tribünlerde görmek istediğimiz manzaraları dün gece görme fırsatı bulduk. Alkışlar Siyah Beyazlı taraftarlara…

Siyah beyazlı tribünlerin müthiş coşkusu, son saniyelerde meyvesini verdi. Mustafa Pektemek’in golüyle sevinen Beşiktaşlı taraftarlar, 90 dakika sonunda ise her şeye rağmen pes etmeyen futbolcuları alkışladı.

Sahada ‘rütbesiz futbolcular’ da asıl maçın kazananları idi. Adı yeni yeni anılmaya başlayan gençlerimiz sahada pırıl pırıl parladılar. Beşiktaş’ta Dorukhan ve Güven Yalçın, Trabzonspor’da kaleci Uğurcan, Hüseyin, Abdulkadir ve Yusuf Yazıcı hocalarının güvenini boşa çıkarmadılar ve Türk Futbolu için umutlanmamızı sağladılar. Hem gençlerimize hem de onlara güvenen hocalarına da özel alkış gönderiyorum.

Dün gece Beşiktaş ve Trabzonsporlu futbolcular derbiye yakışır bir mücadele sergiledi. Her iki takımı da tebrik ediyorum. Süper Ligde bu tür maçları her zaman görmek istiyoruz.

Süper Ligimizde yeşil sahalarda böyle mücadeleler ve tribünlerde taraftar şovları daha fazla olmalı. Futbol; rekabet, mücadele, hırs, kazanma arzusu ve heyecanın yanında eğlence, seyir zevki, dostluk,  barış ve stres atma aracı olarak düşünülmesi gereken bir spor dalı. Asla düşmanlık, nefret ve öfke ile anılmamalı. Kazananı tebrik etmeyi başarabilmeliyiz…

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net


beşiktaş, trabzonspor, derbi, şampiyonluk, ünal karaman, şenol güneş, abdulkadir ömür, yusuf yazıcı, uğurcan, güven yalçın, dorukhan toköz

SPOR ANALİZ

futbol, uefa, süper lig, milli takım, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, kasımpaşaspor, başakşehir, şampiyonlık, var sistemi, sporyazari.net


FUTBOL BAHARI!

Sportoto Süper Ligde ilginç olaylar yaşanıyor. İlginç olduğu kadar da garip!

Adına ‘Futbol Baharı’ diyorum. Çünkü işler biraz karışık!

14 maçta, 14 gol ve 14 puan. Şaka gibi. Hangi takım bu. Ülkemizin güzide ve en çok şampiyon olan takımlarından Fenerbahçe. Sadece Fenerbahçe’nin ligdeki durumu dahi yaşanan ilginçliği ve garipliği ortaya koymaya yeterli. Bir gariplik VAR mı? YOK mu ? siz karar verin…

Fenerbahçe’de yaşanan tartışmalı Genel Kurul’dan sonra Ali Koç başkan seçildi. Comolli ve Cocu’yu takımın başına getirerek lige başladı. Aradan 14 hafta geçti ve Fenerbahçe küme  düşme hattında geziniyor. Haftalık ortalaması 1 puan ve 1 gol. Tarihinin en kötü 14 haftasını yaşıyor. Asıl kötü olan taraftarın takım üzerindeki umudunun tükenmesi.

Lider Başakşehirspor ve ikinci sıradaki Kasımpaşaspor ise tabiri caizse ligin tozunu atıyorlar. Sezon sonuna kadar bu durumları böyle devam eder mi? Hatta ikisinden biri tarihlerinde ilk kez şampiyon olur mu? Bunu zaman gösterecek. Ama kalan diğer takımlar lige verilecek arayı bekliyor gibi. Özellikle de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor arayı iple çekiyor.

Ligimizde mücadele eden takımların durumları A Milli Takımı da doğrudan etkiliyor. Uluslar Liginde havlu attık. Avrupa Şampiyonası grup kuraları çekildi. Özellikle grubumuzda yer alan Fransa, İzlanda ve Arnavutluk karşısında zorlanacağımızı düşünüyorum. Yani grupta işimiz zor…

Üstelik VAR sisteminde de ciddi sıkıntılarla karşı karşıyayız. Her hafta oynanan futboldan çok VAR’a rağmen hakemlerin verdiği hatalı kararlar konuşuluyor. Çok basit pozisyonlarda dahi bariz hatalar yapılıyor. Düzelir diye bekliyoruz.

Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği, aksayan konularla ilgili tedbirler almalı ve tartışmaları azaltmalıdır. Sadece cezalandırma ya da bildiri yayımlama aksaklıkları gidermeye yetmemektedir. Hatta gerginlikleri arttırmaktadır. Diyalog kanalları açık tutulmalıdır.

Peki hiç olumlu bir şey yok mu? diyebilirsiniz. Tabii ki var. Beni heyecanlandıran tek şey özellikle son haftalarda, çoğu da mecburiyetten sahaya sürülen genç futbolcular. Hemen hemen bütün takımlarımızda direkt onbirde ya da sonradan oynatılan gençler Türk futbolu adına ümitlenmemizi sağlıyor.

Çok gündeme gelmese de şu konu da çok önemli. Takımlarımızın başında görev yapan teknik direktörlerin neredeyse tamamı Türk. Başakşehir’in başında Abdullah Avcı, Kasımpaşa’nın başında Mustafa Denizli, Galatasaray’ın başında Fatih Terim, Beşiktaş’ın başında Şenol Güneş, Trabzon’un başında Ünal Karaman…Sadece Fenerbahçe’nin başında emaneten! Ronald Kouman görev yapıyor. O da gidici!

Evet belki de yazımın başlığının ilham kaynağı olan ‘Arap Baharı’ aklımıza güzel olmayan olayları getirse de ‘Futbol Baharı’ yaşadığımız ortada. Önemli olan yaşanan bu olumsuz gelişmelerin sonucunda ülkemizin ve futbolumuzun lehine güzel sonuçlar ortaya çıkması. Karışık ve başarısız görülen futbolumuz, çok daha başarılı sonuçlarla ülke olarak sevinmemize ve kenetlenmemize vesile olur. Olacaktır. Güzel günlere olan inancım tam…

Abdurrahman ACER/ www.sporyazari.net


futbol, uefa, süper lig, milli takım, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, kasımpaşaspor, başakşehir, şampiyonlık, var sistemi, sporyazari.net

SPOR ANALİZ

galatasaray, beşiktaş, derbi, var, var sistemi, cüneyt çakır, süper lig hakemler
BEŞİKTAŞ'A 'VAR', GALATASARAY'A 'YOK'

Artık VAR’a inanmıyorum. VAR bize göre değil. VAR yokken hakem hata yapabilir derken, şimdi işin içinde kasıt arar olduk. Hata kabul edilebiliyor ancak kasıt asla!

Her hafta futboldan çok, VAR olduğu halde, hakemlerin verdiği yanlış kararlar konuşuluyor. ‘Emek hırsızlığı yapılıyor’ inancı her geçen hafta daha yoğun bir şekilde kabul görür hale geldi. Galip gelen takımın teknik adamaları, futbolcuları ya da yöneticileri olumsuz hiçbir eleştiri yapmıyor. Taraftarlar da galip gelmenin mutluluğunu yaşıyor. Adalet sadece kaybedene gerekliymiş gibi davranış sergileniyor. Diğer hafta bu sefer kendi takımları kaybedince eleştiriler ayyuka çıkıyor. Yanlış kime yapılırsa yapılsın karşı çıkılmalı. Amaç sadece galip gelmek olmamalı. ‘Galip gelen haklıdır’ anlayışı futbolu yok ediyor. Mağlup olan ise her şeyi hakeme yüklüyor. Takımının hata ve eksiklerini hiç konuşmuyor. İkisi de yanlış, olan Türk Futboluna oluyor.

Geçen hafta yaşanan ve yine merkezinde Galatasaray olan tartışmalar sonrası, Merkez Hakem Kurulu tarafından, derbi maça Türkiye’nin en iyi hakemi olarak kabul edilen ve dünya markası olan Cüneyt Çakır görevlendirildi. Doğru bir görevlendirme oldu.

Cüneyt Çakır hata yapmayayım derken öyle hatalar yaptı ki, yine sahada oynanan anlamsız ve kalite seviyesi oldukça düşük olan futbol yerine yine hataları konuşuyoruz. VAR bile hatalara engel olamadı.

Beşiktaş’a verilen penaltı kararı doğru. Ama penaltı öncesi verilen çift vuruş kararı yanlış. Ligin en formsuz forveti Eren Derdiyok, Galatasaray’a,  maç kazandıramadığı gibi maç kaybettirmeye devam ediyor. Anlam veremediğim şey Fatih Terim’in Eren Derdiyok’a nasıl tahammül ettiği ve doksan dakika oyunda tuttuğu. Santraforsuz oynamak ya da Mustafa Kapı gibi genç ve pırıl pırıl bir futbolcuya şans veririm ve sonuna kadar arkasında dururum daha akıllıca bir davranış olurdu.

Onyekuru’nun ceza sahası içinde Necip tarafından düşürülmesi sonucu önce verilen sonra VAR’a gidilerek iptal edilen pozisyonu penaltı. Cüneyt Çakır penaltı kararından nasıl döndü şaştım kaldım. Yüzde yüz penaltı.

Eren Derdiyok’un pozisyonu penaltı ise, Vida’nın eline çarpan ve yine VAR uygulaması sonucu iptal edilen pozisyonu ne olabilir?..

Spor yazarlarının da işi çok zor. Sahada futbol kalitesi düşük bir oyun olunca, işte böyle tartışmalı kararları yazmak zorunda kalıyoruz. Oyunu değil de kişileri konuşuyoruz. Avrupa Kupalarında ve Milli Maçlarda neden kötü sonuçlar aldığımızın cevabı da işte burada. Sahada iki büyük takım mücadele ediyor ve iyi oynayan 3-5 kişiyi geçmez.

Galatasaray’da Muslera, Ozan Kabak, Ahmet Çalık, Fernando, Beşiktaş’ta ise Ljajic, Mustafa Pektemek, Vida, Caner…Gerisiiçin ne söyleyebiliriz bilemiyorum.

Futbolun güzelliklerini yazmak dileğiyle…

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net



galatasaray, beşiktaş, derbi, var, var sistemi, cüneyt çakır, süper lig hakemler 

SPOR ANALİZ


fatih terim, pfdk, tff, futbol federasyonu, derbide yaşanan olaylar, fatih terime ceza www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ!

Son günlerde Spor Toto Süper Lig, teknik direktörlere, futbolculara ve yöneticilere verilen cezalarla gündem oluyor. Özellikle Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası çıkan olaylar ve basına verilen demeçlere yağmur gibi cezalar yağdı. Yağmur gibi. Tabii ki bu yağmurdan futbolla ilgilenen herkes etkilendi. Yine futbol uzmanlarının! yorumları havada uçuştu.
Ne olmuştu bir hatırlayalım…
Türk Telekom Stadı'nda oynanan karşılaşmanın son bölümünde Galatasaraylı Belhanda ve Fenerbahçeli Soldado arasında yaşanan gerginlik, bitiş düdüğünün ardından kavgaya dönüştü.
Maçın uzatma bölümündeki gerginliği tırmandıran iki futbolcunun itişmesine önce Fenerbahçe'den Jailson dahil oldu. Bu futbolcu yanına gittiği Belhanda'ya sert bir tokat attı.
Orta sahada yaşanan kavgada sarı-kırmızılı futbolcuların kovaladığı Jailson kaçarak soyunma odasına giderken, bu sırada Galatasaray Yardımcı Antrenörü Hasan Şaş, Fenerbahçeli futbolcu Martin Skrtel'in boynundan tutarak sert şekilde müdahalede bulunmuştu.
Fenerbahçe yedek kalecisi Erten Ersu ve sarı-lacivertli futbolcu Michael Frey de sahaya girerek bazı Galatasaraylı futbolculara saldırmıştı.
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak, teknik direktörler Fatih Terim ve Erwin Koeman ise kavgayı yatıştırmaya çalışmıştı.
Daha sonra güvenlik görevlilerinin de müdahalesiyle Fenerbahçeli futbolcular soyunma odasına giderken, koridorlarda da iki takım oyuncuları arasında gerginliğin devam ettiği öğrenilmişti.
VAR merkezi ile temasa geçen Aydınus, soyunma odasından yaşananları izledi. Burada Jailson, Ndiaye ve Soldado'yu belirleyen orta hakem, temsilciler aracılığıyla da kime hangi kartı gösterdiğinin iletilmesini aktardı.
Futbol Federasyonu da yaşanan olayları ve sonrasında verilen demeçleri inceledi, 12'si Galatasaray, 4'ü de Fenerbahçe'den olmak üzere 16 ismi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk etti. PFDK ise toplandı ve cezaları açıkladı.
PFDK daha önce 7 maç men cezası verdiği Fatih Terim’e 3 maç men cezası daha verdi. Böylece Fatih Terim’e 10 maç men cezası verilmiş oldu. Fatih Terim’e verilen cezalar gündemin birinci sırasına yerleşirken tepkilerde ardı ardı geldi. Hatta ‘Fatih Terim’e verilen bu cezalar tazminat davasının rövanşıdır’ yorumlarını bile duyduk.
Şunu öncelikle belirtmek gerekir; Fatih Terim bir markadır. Türkiye’nin en önemli teknik adamıdır. Yaptıkları ortada. Yiğidin hakkını yiğide teslim etmek gerekir.
Peki bu cezaları hak edecek ne yaptı? Sahaya girdi, demeç verdi… İzlerken utandığımız görüntüler yaşanırken, Fatih Terim saha kenarından izleseydi olaylar daha da büyümez miydi? Olayları önlemek için çabalayan bir teknik adam vardı sahada.
Peki maçın hakemi Fırat Aydınus’un hiç mi kabahati yok. Maçın bu hale gelmesinde etkisi olmadı mı? Futbol Federasyonu’nun cezadan başka yapması gerekenler nelerdi? Ceza vermek tek başına sorunu çözüyor mu? Ev sahibinin hiç mi suçu yok? Şeytan rahat durmuyor işte!..

                                                                    

                                                                           Abdurrahman ACER
                                                                           www.sporyazari.net







fatih terim, pfdk, tff, futbol federasyonu, derbide yaşanan olaylar, fatih terime ceza www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

SPOR ANALİZ


altyapı, altyapı kursları, altyapı neden önemlidir, altyapının önemi, futbol altyapı takımları, türk futbolunda altyapı, www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

TÜRKİYE'DE ALTYAPI

Türk futbolunda en çok rağbet gören sihirli kelime Altyapı.

Öyle ki, kulüp yöneticilerinin daha mazbatalarını bile almadan söyledikleri ilk cümle “Alt yapıya çok önem vereceğiz. ”  Ama nedense sonrasında bu cümle ilk unutulan cümledir. Alt yapıda görev alanlar ve alacaklar çok heyecanlanır. Toplantılar yapılır. Altyapı takımları ile pozlar verilir. Sonrası malum…

Kamp dönemlerinde A Takım antrenmanlarına çıkarılan, hazırlık maçlarında oynayan, ‘Geleceğin Yıldızı’ diye methiyeler dizilen çocuklarımız, lig başlayınca kaybolur ve isimleri bile unutulur. Televizyon ekranlarında ya da taraftarlar arasında ‘Altyapılardan neden futbolcu çıkmıyor’ sözleri kulakları tırmalar durur.

Aklıma Galatasaray’ın o altın çocukları geldi. Hani Arda Turan’ın da içinde olduğu genç takım. Sadece Arda Turan o kadrodan sıyrıldı ve yıldızlaştı. Diğerleri ise önce orta sıra takımlarda, daha sonra da Spor Toto 1. Lig, 2.Lig, 3. Lig derken erken yaşlarda futbolu bırakanlar dahi oldu.

            Aslında futbol kültürümüze baktığımızda her şeyin bir sebebi olduğunu görebiliriz. En başta, belirli süreyle göreve gelen yönetim kurullarının ilk işi doğal olarak, uzun dönemli bir yatırım olan altyapılar olmuyor. Öncelikle kendilerinden beklenenin sportif başarı olduğunu bilerek göreve geliyorlar. Verilen sözlerin yerini yıldız transferler ve hemen başarılı olma arzusu alıyor.  Diğer yandan teknik direktörlerin olası bir başarısızlıkta feda edilecek ilk kişi olduğu da ortada duran bir gerçek. Taraftarsa “Takım hem başarılı olsun, hem altyapıdan yetenekli gençler gelsin” istiyor. 

            Bu çelişkiler yumağı altyapıyı ya unutturuyor ya da şanslı birkaç genç hem takımı hem de sözler veren yönetimleri kurtarıyor. Teknik Direktör ise altyapıdan futbolcu oynatan bir kahraman oluveriyor. Asıl kahramanlar olan altyapı sorumluları ise hiç mi hiç hatırlanmıyor.

            Türk futbolunun sorunlarını, bitmek tükenmek bilmeyen klişe sözler  üzerinden yorumlamaya çalışmak büyük bir zaman ve enerji kaybı olur. Türkiye’de genç futbolcuların yetişmesinin önünde ciddi engeller var. Bu aslında bir mantalite ve sistem sorunu.  Dönüp dolaşıp sorunu sadece yabancı sayısı veya altyapı antrenörlerinin maaşı üzerinden okumak da bizi hiçbir yere götürmez.

Yapısal sorunların giderilmesi, her alanda olduğu gibi çocuklarımızın eğitiminde sporun öneminin net olarak ortaya konması, lisanslı ve başarılı sporculara okullarda öncelikler verilmesi, altyapıdan oyuncu oynatılmasının maddi olarak da teşvik edilmesi, altyapı antrenörlerinin yani emekçilerin maddi ve manevi olarak çok daha itibarlı hale getirilmesi, televizyon ekranlarında altyapı takımlarının ve hocalarının ön plana çıkarılması, yabancı sınırlaması yerine kaliteli yabancıların transferinin teşvik edilmesi gibi bir çok tedbir alınabilir. Unutmayalım ki sporun geleceği altyapıdır.
                                                                                              

                                                                     www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER




altyapı, altyapı kursları, altyapı neden önemlidir, altyapının önemi, futbol altyapı takımları, türk futbolunda altyapı, www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

TARAFTARI EN FAZLA ARTTIRAN KULÜP HANGİSİ OLDU?

en fazla seyirci hangi takımda, hangi takımın seyircisi fazla, en fazla seyircisi olan takım, seyircisi en fazla artan takım, en fazla taraftarı olan takım, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, akhisar

Süper Lig'de taraftar sayısı en çok artan kulüp...

2017-2018 futbol sezonu geride kalırken, Spor Toto Süper Lig'de taraftar sayısı büyük artış gösterdi. Spor Toto Süper Lig karşılaşmalarını 2016-2017 futbol sezonunda 2,7 milyon kişi stadyumlarda izlerken bu sezon seyirci sayısı yüzde 43 oranında artarak 3,9 milyona ulaştı.

Passolig verilerine göre, 2016-2017 sezonunda 8 bin 940 olan Süper Lig'in seyirci ortalaması, 2017-2018 sezonunda 12 bin 821'e yükseldi.

İşte rakamlarla 2016-2017 ve 2017-2018 Futbol Sezonlarında Spor Toto Süper Lig'de yer alan takımların seyirci ortalamaları ve artış/azalış oranları:

OSMANLISPOR FK

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 3.766

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 1.718

Artış/Azalış Oranı : -54%


A.KONYASPOR

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 14.300

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 12.151

Artış/Azalış Oranı : -15%


KARDEMİR KARABÜKSPOR

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 3.739

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 3.554

Artış/Azalış Oranı : -5%


BEŞİKTAŞ A.Ş.

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 30.446

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 29.562

Artış/Azalış Oranı : -3%


A.ALANYASPOR

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 4.506

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 5.415

Artış/Azalış Oranı : 20%


ANTALYASPOR A.Ş.

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 11.918

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 14.554

Artış/Azalış Oranı : 22%


GENÇLERBİRLİĞİ

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 2.524

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 3.262

Artış/Azalış Oranı : 29%


TRABZONSPOR A.Ş.

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 15.309

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 20.128

Artış/Azalış Oranı : 31%


BURSASPOR

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 15.025

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 20.723

Artış/Azalış Oranı : 38%


MEDİPOL BAŞAKŞEHİR FK

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 3.271

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 5.112

Artış/Azalış Oranı : 56%


KASIMPAŞA A.Ş.

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 1.385

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 2.450

Artış/Azalış Oranı : 77%


FENERBAHÇE A.Ş.

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 16.405

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 29.035

Artış/Azalış Oranı : 77%


KAYSERİSPOR

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 5.403

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 10.894

Artış/Azalış Oranı : 102%


GALATASARAY A.Ş.


2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 18.865

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 40.778

Artış/Azalış Oranı : 116%


TM AKHİSARSPOR

2016-2017 SezonuSeyirci Ortalaması : 2.177

2017-2018 Sezonu Seyirci Ortalaması : 5.795

Artış/Azalış Oranı : 166%


Haber: www.fotomaç.com.tr



en fazla seyirci hangi takımda, hangi takımın seyircisi fazla, en fazla seyircisi olan takım, seyircisi en fazla artan takım, en fazla taraftarı olan takım, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, akhisar

2017-2018 FUTBOL SEZONUNDA DERBİLER

2017-2018 futbol sezonu derbi haftaları, türkiyede derbiler, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor, en zor derbi maçlar

2017-2018 FUTBOL SEZONU DERBİ HAFTALARI

Türkiye Futbol Federasyonunun Riva'da yer alan idari merkezindeki Orhan Saka Salonu'nda gerçekleştirilen kura çekimi sonrası, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın kendi aralarında oynayacağı derbi müsabakaların haftaları netleşti.

Sezonun ilk derbi karşılaşması, ligin 5. haftasında Beşiktaş ile Galatasaray arasında Vodafone Arena'da yapılacak. Bu müsabakanın rövanşı, 22. haftada gerçekleştirilecek.

Fenerbahçe ile Galatasaray'ın karşı karşıya geleceği ikinci derbi maçı ise 11. haftada Ülker Stadı'nda oynanacak. İki takım, ligin ikinci yarısında ise 28. haftada kozlarını paylaşacak.

Ligde ilk yarının son derbisinde ise 13. haftada Fenerbahçe ile Beşiktaş, Ülker Stadı'nda karşı karşıya gelecek. Bu derbinin rövanşını ise takımlar 30. haftada oynayacak.

Sezonun ilk yarısındaki derbilerde Galatasaray'ın iki maçını da dış sahada, Fenerbahçe'nin ise iki müsabakasını da kendi sahasında yapacak olması dikkati çekti.

Öte yandan Trabzonspor, ligin 8. haftasında Galatasaray ve 10. haftasında Beşiktaş ile deplasmanda karşılaşacak. Bordo-mavili ekip, 16. haftada ise Fenerbahçe'yi evinde konuk edecek.

5. Hafta Beşiktaş - Galatasaray
8. Hafta Galatasaray - Trabzonspor
10. hafta Beşiktaş - Trabzonspor
11. hafta Fenerbahçe - Galatasaray
13. hafta Fenerbahçe - Beşiktaş
16. hafta Trabzonspor - Fenerbahçe
22. hafta Galatasaray - Beşiktaş
25. hafta Trabzonspor - Galatasaray
27. hafta Trabzonspor - Beşiktaş
28. hafta Galatasaray - Fenerbahçe
30. hafta Beşiktaş - Fenerbahçe
33. hafta Fenerbahçe - Trabzonspor


Bu haber, 2017-2018 futbol sezonu derbi haftaları, türkiyede derbiler, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzonspor, en zor derbi maçlar, ile ilgilidir.

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-