DRIES MERTENS

 

DRIES MERTENS KİMDİR, KAÇ YAŞINDA, NERELİ?

Belçikalı golcü Dries Mertens'in kaç yaşında ve nereli olduğu araştırılmaya devam ediyor. Futbolseverlerin radarına Galatasaray transferiyle giren Dries Mertens'in hayatına dair merak edilen detaylar ve Dries Mertens'in biyografisi...

Dries Mertens, 6 Mayıs 1987 tarihinde dünyaya gelmiştir. Napoli'de forma giyen Belçikalı millî futbolcu Mertens, Napoli'den önce, Mertens Gent'te ve ardından Eendracht Aalst, Apeldoorn, Utrecht'te ve son olarak PSV'de oynamıştır.

Hollanda ikinci liginde en önemli futbolculardan birisi olan ve Apeldoorn'da kaptanlığı üstlenen Mertens, 2008-2009 sezonundan sonra, Hollanda ikinci ligin'de En Büyük Yetenekli ödülü almıştır. 25 Mayıs 2009 tarihinde, Apeldoorn'dan ayrılmak istediğini açıklar açıklamaz Utrecht ile sözleşme imzalayan Mertens, 28 Haziran 2011 tarihinde, takım arkadaşı Kevin Strootman ile birlikte PSV'ye transfer olmuştur ve toplamda PSV kulübü 13 Milyon Euro ödeyeceğini açıklamıştır.


Dries Mertens, 28 Ağustos 2011 tarihinde PSV için ilk hat-trick'i Excelsior'a karşı yapmıştır ve kariyerinin en verimli sezonuna başlamıştır. PSV sezonun başlarındaki maçta, Roda'yı 7-1 yenmiştir. Mertens maçta, 1 penaltı da dahil olmak üzere 4 gol atmıştır.

PSV'de forma girdiği ilk sezonunda, 33 maça çıktı ve 21 gol kaydetmiştir.

NAPOLİ KARİYERİ

16 Haziran 2013 tarihinde, Mertens'in menajeri Soren Lerby Napoli'ye transfer olduğunu açıkladıktan sonra Mertens, 9.5 Milyon Euro'ya Napoli'ye transfer olmuştur ve Rafael Benítez'in Napoli'deki ilk transferi olarak kayda geçmiştir.

1,69 boyundaki Dries Mertens, forvet mevkisinde forma giymektedir ve sağ ayağına hakim oyuncu, zaman zaman sol kanat ve On Numara mevkisinde de forma giymiştir.

Haber: www.fotomac.com.tr

drius,drıus-mertens,drius mertens,mertens kimdir,mertens nereli,mertens kaç yaşında,mertens kariyeri,napoli,belçika,galatasaray,belçikalı golcüler,psv,okan buruk

İSLAMİ DAYANIŞMA OYUNLARI MADALYA SIRALAMASI

 


5. İslami Dayanışma Oyunları'nda zirve rekorlarla Türkiye'nin

Konya'da düzenlenen 5. İslami Dayanışma Oyunları'nda Türkiye, oyunlar tarihinin madalya rekorunu kırarak zirvede yer aldı.


Toplam 24 farklı branşta, 54 ülkeden 4 binden fazla sporcunun katıldığı organizasyonda milli sporcular, 145'i altın, 107'si gümüş ve 89'u bronz olmak üzere toplamda 341 madalya alarak oyunlar rekoru kırdı.

Oyunlar tarihinin en fazla altın ve toplam madalya alan ülkesi olarak tarihe geçen Türkiye'yi, madalya sıralamasında Özbekistan ve İran takip etti.

Kaynak: www.aa.com.tr


madalya,islami dyanışma oyunları,islami dayanışma oyunları madalya sıralaması,islami dyanışma oyunlarında en çok madalya alan ülkeler,konya,iran,özbekistan,azerbaycan,kazakistan,

İSLAMİ DAYANIŞMA OYUNLARI

 


Konya 2021 İslami Dayanışma Oyunları

İslami Dayanışma Oyunları’nın beşincisi 09 - 18 Ağustos 2022 tarihleri arasında Konya’da düzenleniyor.

Oyunlarda Türkiye dahil 56 ülkeden yaklaşık 2 binin üzerinde sporcu yarışıyor.

Katılan Ülkeler

Asya: Afganistan. Kırgızistan. Bahreyn. Bangladeş Kazakistan. Brunei Sultanlığı Endonezya. Malezya. Maldivler. Pakistan. Tacikistan. Türkmenistan. Özbekistan.

Güney Amerika: Guyana, Surinam.

Doğu Avrupa ve Kafkasya: Türkiye. Arnavutluk. Azerbaycan.

Spor Dalları

Atıcılık, atletizm, basketbol 3x3, bisiklet, bocce, cimnastik (artistik, aerobik, ritmik), eskrim, futbol, güreş, halter, hentbol, judo, karate, kick boks, masa tenisi, okçuluk, taekwondo, voleybol, yüzme, geleneksel okçuluk, para-atletizm, para-masa tenisi, para-okçuluk, para-yüzme)

Tesisler

Konya Büyükşehir Belediyesi Stadyumu (Konya Büyükşehir Arena): Açılış ve Kapanış Töreni, Futbol

Selçuk Üniversitesi 15 Temmuz Stadyumu: Futbol

Cumhuriyet Futbol Sahası: Futbol

Selçuk Üniversitesi 19 Mayıs Spor Kompleksi: Eskrim, Taekwondo

Konya Teknik Üniversitesi Spor Salonu: Güreş, Judo

Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu: Hentbol, Kick Boks

Karatay Spor ve Kongre Merkezi: 3x3 Basketbol, Karate, Voleybol

Konya Atletizm Pisti: Atletizm, Para-Atletizm

Olimpik Yüzme Havuzu: Yüzme, Para Yüzme

Konya Velodromu: Aerobik Cimnastik, Artistik Cimnastik, Bisiklet, Ritmik Cimnastik

Spor İl Müdürlüğü Saraçoğlu Spor Tesisleri: Atıcılık, Bocce, Geleneksel Türk Okçuluğu, Okçuluk, Para Okçuluk

TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezi: Masa Tenisi, Para Masa Tenisi, Halter, Bocce

Basın Merkezi: Selçuklu Kongre Merkezi

Akreditasyon Merkezi: Konya Büyükşehir Belediyesi Stadyum Park Alanı, Selçuklu Kongre Merkezi Park Alanı, Olimpiyat Köyü

Olimpiyat Köyü: Kutalmışoğlu Süleyman Şah Yurdu, Tahir Büyükkorucu YurduAlternatif Antrenman Salonları: Adil Karaağaç Spor Salonu- Yaşardoğu Spor Salonu, Ali Ulvi Kurucu Gym- Bağlarbaşı Spor Salonu, Selçuklu Belediyesi Yenikent Spor Salonu-75. Yıl Spor Salonu

İslami Dayanışma Oyunları’nda Türkiye

İslami Dayanışma Oyunları’nın dördüncüsü 12-22 Mayıs 2017 tarihinde Azerbaycan’da gerçekleştirildi. Milli sporcularımız 71 altın, 67 gümüş, 57 bronz olmak üzere toplam 195 madalya ile Oyunları Azerbaycan’ın ardından ikinci olarak tamamladı.

Üçüncü İslami Dayanışma Oyunları, Endonezya Cumhuriyeti’nin Sumatera adasının Palembang kentinde 22 Eylül – 1 Ekim 2013 tarihleri arasında düzenlendi. Atletizm, okçuluk, yüzme, badminton, basketbol, futbol, karate, taekwondo, tenis, voleybol, plaj voleybolu, halter ve wushu dallarında düzenlenen organizasyonda Türkiye 157 sporcu ile yer aldı ve 23 altın, 31 gümüş, 49 bronz madalya ile genel klasmanda beşinci oldu.

İslami Dayanışma Oyunları'nın ilki ise Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde, 8 - 20 Nisan 2005 tarihlerinde 54 ülkeden 4248 sporcunun katılımıyla düzenlendi. 15 spor dalının yer aldığı Oyunlarda, ülkemiz karate, taekwondo, tenis, yüzme ve goalball dallarında mücadele etti. 1 altın, 3 gümüş, 3 bronz olmak üzere toplam 7 madalya kazandığımız organizasonu Türkiye 15. sırada tamamladı.


islami,islam,islamidayanışma oyunları,konya,2021,2022,islami dayanışma oyunları 2021,türkiye,islami dayanışma oyunlarına katılan ülkeler

RACHİD GHEZZAL

 


Rachid Ghezzal kimdir kaç yaşında hangi takımlarda oynadı?

Beşiktaş'ın yeniden kadrosuna kattığı Rachid Ghezzal'ın futbol hayatı sporseverler tarafından merak konusu oldu. Başarılı hücum oyuncusuyla 3+1 yıllık sözleşme imzalandığını açıklayan Beşiktaş, Leicester City'ye 3 milyon euro bonservis ödeyecek. 9 Mayıs 1992 tarihinde dünyaya gelen Cezayirli millî futbolcu, futbola 1998 yılında Vaulx-en-Velin takımında başlamıştı.

Rachid Ghezzal kimdir?

Rachid Ghezzal 9 Mayıs 1992 tarihinde dünyaya geldi. Futbola 1998 yılında Vaulx-en-Velin takımında başlayan Cezayirli millî futbolcu, 2004 yılına kadar bu takımda forma giydi.

Lyon

Ghezzal 2004 yılında Vaulx-en-Velin'den Fransa'nın önde gelen Ligue 1 ekiplerinden Olympique Lyon'un alt yapısına transfer oldu. 1 Temmuz 2020'de Olympique Lyon ile beş yıllık sözleşme imzalayarak profesyonel oldu. Championnat de France Amatör'de kulübün yedek takımıyla iki sezon üst üste oynadıktan sonra, 2012-13 sezonundan önce, teknik direktör Rémi Garde tarafından A takıma alındı. 31 numaralı forma giydi. Ghezzal, 4 Ekim 2012 tarihinde İsrail kulübü İroni Kiryat Şmona ile deplasmanda oynanan ve Lyon'un 4-3 kazandığı karşılaşmada ilk maçına çıktı.

Lyon'un 2013-14 sezonu hazırlık kampında sakatlandı. Bu süreçte 32 maç kaçırdı; 10 Ocak 2014'e kadar forma giymedi. Daha sonra kadroya geri döndü ancak sezonun geri kalanında hiç maça çıkmadı. 2015-16 Ligue 1 sezonunu 29 maçta 8 gol ve 8 asistle tamamladı. Haziran 2017'de Lyon, Ghezzal'ın sözleşmesinin yenilenmeyeceğini duyurdu.

Monaco

Gezzal 7 Ağustos 2017'de bir başka Ligue 1 ekibi Monaco ile dört yıllık sözleşme imzaladı. Monaco'nun Cezayirli futbolcuya €3 milyon imza parası ve yaklaşık €180.000 aylık ödeme yapacağı bildirildi. Lyon'la sözleşmesi 30 Haziran 2017'de sona erdiği için Monaco'ya transferi boservissiz gerçekleşti.

Leicester City

5 Ağustos 2018'de Ghezzal, Premier League takımlarından Leicester City ile dört yıllık bir anlaşma imzaladı. Leicester'daki ilk maçına Fleetwood Town karşısında çıktı. 4-0'lık galibiyette maçın ilk golünü, ceza sahası dışından bir vuruşla attı.

Fiorentina (kiralık)

Cezayirli, 2 Eylül 2019'da Leicester City tarafından satın alma opsiyonu ile Serie A takımlarından Fiorentina'ya kiralandı.

Beşiktaş 

2020-21 sezonu öncesi Beşiktaş ile görüşmeye başladı. 5 Ekim 2020 tarihinde sağlık kontrolünden geçip bir yıllık kiralık olarak yeni takımıyla sözleşme imzaladı. Raşid Gezzal, Beşiktaş'ta 18 numaralı forma formayı tercih etti. Transferin son gününde Gezzal'in evrakları Türkiye Futbol Federasyonu'na motosiklet ile yetiştirildi. Beşiktaş ile ilk maçına 26 Ekim 2020 tarihinde Denizlispor karşısında çıktı ve ilk asistini yaptı. Beşiktaş formasıyla ilk golünü 15 Şubat 2021 tarihinde Gençlerbirliği SK'ne attı. Böylece Beşiktaş'ta gol atan ilk Cezayirli futbolcu oldu.

Özellikle Beşiktaş'ın sağ kanadında Valentin Rosier ile iyi bir uyum yakaladı. Lig bitiminde Gezzal Beşiktaş ile şampiyonluk yaşadı ve ligi 17 asist ve 8 gol ile süper ligi asist kralı olarak tamamladı. Beşiktaş'ta José Sosa'dan sonra asist kralı olan 2. yabancı futbolcu oldu.

2021-2022 futbol sezonunda ise Beşiktaş'a transfer oldu.

Cezayirli millî futbolcu Abdülkadir Gezzal'ın kardeşidir.

rachid,rachid ghezzal, rachid ghezzal kimdir, rachid gehzzal nereli, rachid ghezzal kaç yaşında, beşiktaş, bjk, cezayirli futbolcu, raşit gezzal,  

EDİN VİSCA'NIN BONSERVİSİ KATLANDI!

Süper Lig'in lideri Başakşehir'de en dikkati çekici performanslardan birini gösteren Edin Visca, bonservis bedelini yüzde 4250 oranında arttırdı.


200 BİN EURO'YA GELMİŞTİ

2011-2012 sezonu başında Bosna'nın Zeljeznicar takımından 200 bin Euro'ya o zamanki adıyla İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a transfer olan futbolcu, Süper Lig'de 5. sezonunu geçiriyor. Şimdiye kadar İstanbul ekibinin formasını 146 kez giyen Edin Visca, bu mücadelelerde 39 gol atarken 28 de asist yapma başarısı gösterdi.

2021 yılında Trabzonspor'a transfer olan Edin Visca için bordo-mavili kulüp, futbolcunun bonservisi için Medipol Başakşehir'e 3 taksit halinde toplam 4 milyon 300 bin avro bonservis bedeli ödeyecek. Futbolcuya ise 3,5 yılda 5 milyon 250 bin avro garanti ücret verilecek.

bonservis,medipol başakşehir,edin visca,bosna hersek,zeljeznicar,süper lig,trabzonspor, edin visca kimdir, edin visca nereli, edin visca kaç yaşında

ARDA GÜLER

 


ARDA GÜLER KİMDİR, KAÇ YAŞINDA?

25 Şubat 2005''de Altındağ, Ankara'da doğan Arda Güler, orta saha mevkiinde oynayan Türk futbolcu. Süper Lig takımlarından Fenerbahçe'de forma giymektedir.

2014-2019 yılları arasında Gençlerbirliği'nin altyapı takımında forma giydi. 2019 yılında Fenerbahçe'nin altyapı takımına transfer oldu.

Fenerbahçe

2021

13 Ocak 2021 tarihinde Fenerbahçe ile 2.5 yıllık profesyonel sözleşme imzaladı.

Fenerbahçe formasıyla, U19 Süper Ligi'nde 19 maça çıktı 7 gol, 4 asist ile takımına katkı sağladı. Fenerbahçe, U19 Süper Ligi'ni 6. sırada tamamlayarak play-off oynama şansı yakaladı. Arda Güler, İstanbul Başakşehir U19 takımıyla oynanan maçta 3 gol, 1 asist yaptı. Maç 6-0'lık Fenerbahçe galibiyeti ile sonuçlandı. Kasımpaşa U19 takımıyla oynanan üçüncülük maçında ise 1 gol, 2 asist ile takımına katkı sağladı. Fenerbahçe 5-1'lik skor ile ligi üçüncü olarak tamamladı.

2021-2022

Fenerbahçe ile ilk maçına UEFA Avrupa Ligi play-off turunda HJK Helsinki karşısında çıktı.

Süper Lig'deki ilk maçına ligin ikinci haftasında oynanan Antalyaspor maçının 87. dakikasında Kim Min-Jae'in yerine girerek dahil oldu. Arda, bu maçta Fenerbahçe formasıyla ilk asistini 89. dakikada Miha Zajc'a yaptı. Fenerbahçe, maçı 2-0 kazandı.

17 Şubat 2022 tarihinde Slavia Prag ile oynan UEFA Avrupa Konferans Ligi play-off maçının 75. dakikasında Miha Zajc'ın yerine oyuna dahil oldu ve 83. dakikada Ferdi Kadıoğlu'na asist yaptı. Fenerbahçe, maçı 3-2 kaybetti.

20 Şubat 2022 tarihinde Hatayspor ile oynanan lig maçına ilk 11'de başlayan Arda, göstermiş olduğu etkili performansla, Fenerbahçe'nin resmi Twitter hesabından yapılan "maçın oyuncusu" anketinde 86,9'luk oy yüzdesiyle maçın oyuncusu seçildi. Arda, maç sonrasında takım arkadaşı Çağtay Kurukalıp ile FBTV'de yayınlanan maçın ardından programına katıldı. Sosyal medya hesabından ise duygularını paylaştı: "Tam 3 yıl önce bugün Fenerbahçe’min kapısından içeri girmiştim. İlk günden beri hayallerini kurduğum forma ile bugün sahada ilk kez 11’de sahaya çıkmak büyük bir gurur benim için. Hayallerim için çok çalışmaya ve mücadele etmeye devam edeceğim.."

13 Mart 2022 tarihinde Alanyaspor ile oynanan lig maçının 74. dakikasında Mesut Özil'in yerine oyuna dahil oldu. Arda, girdikten 3 dakika sonra topu ağlara göndererek maçtaki beraberliği bozdu ve skoru 3-2'e getirdi. Arda, profesyonel futbol kariyerindeki ilk golünü atmış oldu. Aynı zamanda bu gol Arda'yı Fenerbahçe tarihinde gol atan en genç futbolcu yaptı. 90+4. dakikada ise Mërgim Berisha'ya asist yaptı. Maç, 5-2'lik Fenerbahçe galibiyetiyle sonuçlandı.

17 Mart 2022 tarihinde aralarında Arda Güler'in de bulunduğu 6 futbolcu ile toplu imza töreni yapıldı. Arda, Fenerbahçe ile olan sözleşmesini 3 yıl uzattı.

22 Nisan 2022 tarihinde Çaykur Rizespor ile oynanan lig maçının 45. dakikasında oyuna dahil oldu ve oyunun 65. dakikasında Enner Valencia'ya asist yaptı.

Aynı sezonda hem Süper Lig hem de U19 Süper Ligi'nde maçlara çıkan Arda, U19 takımıyla çıktığı 8 maçta 4 gol, 4 asist yaptı. Süper Lig'de ise 12 maça çıktı ve 3 gol, 3 asist yaptı. Çıktığı 2 UEFA müsabakasında ise 2 asist yaparak takımına katkı sağladı.

Haber: www.milliyet.com

arda, arda güler, fenerbahçe, Jorge Jesus, arda güler nereli, arda güler kaç yaşında, arda güler kariyeri, arda güler kimdir, ali koç

TÜRK GÜREŞ TARİHÇESİ

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, ilk güreşçilerimiz, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar


Türk Güreş Tarihi

Türkler, Büyük Göç’ten önce “Totemizm” akidesinin verdiği hür ve serbest terbiyenin, tabiat güçlerine tapınmanın etkisinde kalarak doğaya, kuvvete tutkun karakteristik özellikleriyle, asırlar boyunca pehlivanlığı baş tacı yapmışlardır.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

İslamiyet’ten önce de her Türk’ün güreştiği bilinmektedir. Ölen yiğitler silahlarıyla gömülerek mezarları çevresinde dokuz gün dokuz gece süren güreşler düzenlendiği rivayet edilmektedir.

Yiğitlerin ölüm yıldönümlerinde de yine üç gün üç gecelik güreş müsaba*kaları düzenlendiği anlatılmaktadır. Yaşantısı sürekli olarak tabiat ile savaşmakla geçen Türk Ulusu’nun Muaftan (3000) yıl evvel güreş yaptığı söylenmektedir.

Sinoloji profesörü D.W. Eberhad (29), Çin kaynaklarının (Han) zamanından (M.Ö. 2. yüzyıl) güreşle ilgili bilgiler verdiğini ve bu kaynaklarda güreşin “toslama” işaretiyle gösterildiğini, Türkistan’ın (Yen-Çi) ülkesinde yeni yılın ilk günü zırhlanmış yiğitlerin savaştıklarını, yine Türkistan’ın (Kuça) şehrinde yeni yılın başladığı gün öküz, at ve deve güreşleri yapıldığını bildirmektedir. Dinsel olan Miladi ve Hicri yıl başlan yanında bilimsel bakımdan da önem taşıyan eski Türklerin yılbaşısı olan (9 Mart-M. 22 Mart) günü tabiatın yeniden canlanışı ile birlikte Türk Ulusu’nun da sevindiği ve bu sevincini o gün kırlarda bütün milletçe bayram yaparak kutladığı bildirilmektedir. Acemlerin “Nevruz-Yenigün” dedikleri bu günde kırlarda yemekler yenmekte, spor yarışmaları yapılmaktadır. Bu gelenek, Anadolu’da ve Türklerin yaşadığı diğer bütün yerlerde hala sürdürülmektedir. Eski Türklerin, yalnız yılbaşı bayramlarında güreşmedikleri, evlenme toylarında, zafer şölenlerinde de güreştikleri rivayet edilmektedir. Ayrıca hakanların da yanlarında bulundurdukları (Kırk yiğidi) birbiriyle veya başka ulusların güreşçileriyle karşılaştırdıkları bilinmektedir.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Türkler güreşe özel önem vermiş, bütün sporlardan üstün tutmuşlardır. Binicilik ve atıcılığın yanında “Pujila” da (Yakut Türklerinin buluşu bir tür boks) ve atlı cirit oyunlarında son derece usta olan Türkler, güreşi de bütün sporların temeli, terbiye verici, adeta bir ibadet şeklinde kabul etmişlerdir. Orta Asya’daki Türklerde gü*reş, binicilik ve okçuluk sporlarıyla birlikte yapılmaktadır. Eski Türklerin kendi arala*rında harp etmek istemedikleri, aralarında çıkan anlaşmazlıkları, karşılıklı çıkardıkları iki pehlivanın kıyasıya güreşinin sonucuna bağladıkları, yenen pehlivanın tarafı galip, yenilen pehlivanın tarafının da mağlup sayıldığı ifade edilmektedir. Eski Türklerin bir kolu olan ve Oğuz Türklerinden olan Osmanlı Türkleri, Anadolu Selçuklu Türklerinin devamı olan devletlerini kurdukları zaman, Doğu Roma imparatorluğunun gü*reşçilerini ve onların güreş sitillerini görmüşlerse de, bu güreş tarzı ile ilgilenme*mişlerdir. Rumeli denilen Avrupa’ya geçen Osmanlı Türkleri, burada gördükleri yağlanarak yapılan güreşle ilgilenmişler ve bu güreşi kendilerine has bir tarzda yapmaya başlamışlardır. Alman sınırından İtalya yarımadasına, Budin (Budapeşte) vilayetinden Basra körfezine, İspanya sahillerinden Fas, Cezayir, Tunus, Bingazi, Trablusgarp, Mısır, Arabistan, Kafkasya, Kırım, Eflak ve Boğdan (Romanya)’ı çevre*leyen ve İstanbul’u başşehir yapan, büyük imparatorlukta; güreş, başlıca spor olmuştur. Osmanlı Türklerinde güreşin tekkeler (bugünkü kulüpler) ile yönetildiği, başkanlarına (Şeyh), sporculara (Mürit) denildiği bilinmektedir. Güreş tekkelerinin merkezi ve en büyüğü İstanbul’da Zeyrek’te idi. Ayrıca Mekke, Cidde, İsken*deriye, Lazkiye, Şam, Maraş, Amasya, Tokat, Ankara, Kütahya, Tire, Bergama, Mani*sa, Akhisar, Yenice, Üsküp, Gelibolu, İpsala, Usturumca, Avlonya, Diyarbakır, Konya, Bursa, Balıkesir, Urfa, Halep Belgrat, Bağdat, Edirne’de de güreş tekkelerinin bulunduğu bilinmektedir. Bu tekkelerde çalışmalar akıl durduracak kadar başarılı olmuş, bugün dahi eşine rastlanmayacak kadar teknik bilgiler öğretilmiştir. Bu teşkilat, Türk pehlivanlığının yıllarca üstün kıvamda kalmasına, bütün Dünya’ya ün salmasına yardım etmiştir. Bugünün en yüksek medeniyetini taşıyan uluslar bile bu teşkilata, bu disipline ve bu tekniğe sahip değillerdir. Bu tekkelerde sporcuların ve başkanlarının aylık ve yemek vakfiyelerinden başka, birer ikişer imareti vardı ki; bu imaretlerde isteyen halkın, gelen seyircilerin, geçen seyyahların (turistlerin) parasız, istedikleri gibi yeyip içtikleri anlatılmaktadır. Bütün bu vakfiyeler; zamanın beylerbeyleri, paşa*ları, vezirleri, ayanı ve hakanları tarafından yüz binlerce altın hibe edilerek ortaya çıka*rılmıştır. Menziller, türlerine göre isimlendirilmişlerdir. Sözgelimi “Pehlivan Tekkesi” (Güreş Kulübü), Okçular Tekkesi (Okçular Kulübü), Gürzcüler Tekkesi (Kale kapılarını ağır gürzler kaldırarak kıranlar) gibi.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Türk güreş tarihi ile ilgili bir açıklama yapmak gerekirse, bunu üç kısımda ele almada yarar vardır: I. Devir: 18. yüzyılın başına kadar gelen ve daha çok eski tarih kitaplarında kısaca bahsi geçen devre, II. 18. yüzyılın başından Koca Yusuf’a kadar (1830-1890) geçen ve daha çok söylentiler halinde bilinen devre. III. Devir; Koca Yusuf’tan bu yana belgelere dayanılarak bilinen devredir.

Türk güreşi genel olarak iki türlüdür. Birine “Karakucak” denir. Anadolu’da bu tür karşılaşmalar “Harman Güreşi” şeklinde de bilinmektedir. İsviçre’nin dağ köylerinde, Kuzey Amerika’nın bazı bölgelerinde “Karakucak” tabir ettiğimiz türde güreşler yapılmaktadır. İsviçre’nin dağ köylerine bu güreşi Attila ve Cengiz’in ordusundan ayrılan askerlerin taşıdığı sanılmaktadır. Bunlara ek olarak Fransa’da Brötonlar da serbest güreşleri bilmekte ve yapmaktadırlar. Avar Türklerinin yüksek dağlarda kalan kolları Avrupa’ya bu tür güreşi yaymıştır. Karakucak, başka bir deyişle “Serbest Güreş” Mançu’dan, Yakut Türklerinden, Moğolistan’dan, Doğu ve Batı Türkistan’dan, Kırım ve Kazak Türklerine varıncaya kadar bilinen bir spordur.

Karakucak Güreşleri

Tarihi güreşlerimizden olan karakucak güreşleri asırlardır hiç bir değişiklik yapılmadan özüne uygun yapılarak gelmiştir. Bazı araştırmacılara göre 10 asırdır yapılmaktadır.Karakucak güreşleri Çim zeminlerde, toprak alanlarda, harman yerlerinde yapılmaktadır. Diz kapağı altına kadar gelen PIRPIT denen bir giysi giyilerek yapılır. Ayaklar çıplaktır. Karakucak güreşi Türk’lerin öz ve milli güreşidir. Orta Asya’dan kaynaklanan bu güreşte günümüze kadar çok az küçük değişiklikler dışında aslına uygun olarak icra edilmektedir. Karakucak başka bir deyişle de serbest güreş Mancu’dan Yakut Türklerinden Moğolistan’dan Azerbaycan’dan Doğu ve Batı Türkistan’dan, Kazak ve Kırım Türk’lerine varıncaya kadar bilinen bir spordur. Oğuzlarda ve Eski Türk’lerdeki güreşin aynısı olan Karakucak güreş günümüzde daha çok yağlı güreşin olmadığı bölgelerimizde yapılmaktadır. Düğünler, Bayramlar, Festivaller, Kültürel şenliklerin en önemli organizasyonlarından birisidir. Karakucak güreşleri Davul zurna eşliğinde yapılır.

Karakucak güreşlerinde giyilen Kıspet ismi bazı yörelerde pırpıt diye adlandırılır. Bu tamamen yöresel isimlendirmeden kaynaklanmaktadır. Pırpıt genelde Kamyon branda çadır bezi, yelken bezinden yapılır. Kasnağa kesinlikle deri dikilmez. Ayrıca hiç bir bölgeye yağ sürülmesine müsaade edilmez. Karakucak Güreşleri 1925’lerden günümüze kadar Türk Güreşine gerçek manada büyük şampiyonlar kazandırmıştır.

Yağlı Güreş ve Kırkpınar

Türklerin çok sevilen “Yağlı Güreş” karşılaşmaları vardır. Bu tür güreşin temeli, dengedir. Pehlivanlar, İslami kurallara göre vücutlarını örten (göbeğin altından diz kapağının altına kadar) deriden yapılma “Kısbet” giyer, yağlanır, yenişinceye kadar güreşirler. Son yıllarda yağlı güreşe de bazı kurallar getirilmiş, zaman tahdidi konmuş ve puanlama girmiştir. Yağlı güreş kapışmaları sırasında davul-zuma savaş havaları çalmaktadır. Yağlıdaki mücadele müzikaldir. Hatay ve Kahramanmaraş çevrelerinde yapılan ve Judo’ya çok benzeyen “Aba güreşi” de Türklerin ayrıca kendilerine has güreş kapışmalarından biridir.

Türkiye’de çok yaygın olan ve sevilen Yağlı Güreşin, Rumeli denilen Trakya ve Balkanlardan yayıldığı bilinmektedir. Yunanlılar tarafından eski Olimpiyat Oyunlarında güreşçilerin zeytin yağıyla yağlanarak yaptıkları güreşin, buradaki Türkler tarafından benimsenerek yayıldığı da bilinmektedir. Yağlı güreş daha çok muvazene güreşidir. Arapların da bu güreşi yaptıkları söylenmekte ise de, bu hususta tarihi bir ize rastlanmamıştır. Yağlı güreşçilerin, pirlerini Hazreti Hamza olarak kabul etmelerinden başka Araplıkla bir ilgisi bulunmamaktadır. Rumeli Türkleri, eski Yunanlılara ait olan yağlı güreşi tamamıyla değiştirerek Türkleştirmişler ve Yunan ilahları için tertiplenen Olimpiyat Oyunlarının bu spor dalını, kendilerine has bir şekilde Müslümanlaştırmışlardır. Yağlı Güreşte tören çok önemlidir. Güreşe başlamadan önce pehlivanlar soyunup deri kısbetlerini giydikten sonra yağ kazanının başına gelmekte ve Kıble’ye dönerek üç ihlas bir fatiha okuyup pirleri Hazreti Hamza’ya dua ettikten sonra cazgır tarafından seyircilere tanıtılmaktadır.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Kırkpınar güreşleri, Türklerin Rumeli’ye ayak basmalarıyla başlamıştır. Orhan Gazi’nin büyük oğlu Süleyman Paşa (1316-1359) Rumeli Fatihi olarak anılan Osmanlı Başkomutanı idi ve Rumeli yakasına ilk ayak basan ve oralarda elde ettiği fetihlerle şanlanan bir askerdi ki; Kırkpınar’ın destanlara karışmış tarihinde Süleyman Paşa’dan söz etmemek imkansızdır. Rumeli’de ilk defa Süleyman Paşa’nın komutasındaki Türk askerleri güreşmişlerdir.

Kırkpınar Güreşleri’nde Edirne’nin fethi olan 1362 yılı esas alınmaktadır. 1349’larda Sırpların işgaline son vermek üzere Selanik’e doğru yol alan Türk askerleri, bir Hıdrellez günü Edime yakınlarındaki Ahir Köy’de konaklamışlardır. Pehlivanlık, Türklerde hem bir gelenek, hem de savaş hazırlıkları olduğundan, kırk yiğit, 1349 yılının Hıdrellezi’nde güreşe başlamışlardı. Güneş batarken kapışmalara son verilince, bu kırk yiğit de bulundukları yere düşerek son nefeslerini vermişlerdir. Şehit oldukları yere gömülmüşlerdir. Ertesi gün bir de bakmışlar ki, her yiğidin can verdiği yerde bir pınar fışkırmıştır. Bunun üzerine oraya (Kırkpınar) adı verilmiş ve her yıl Hıdrellez’de burada toplanarak güreşmek adeti yerleşmiştir. Kırkpınar’da yapılan güreşlerin ulviliği, burada son nefeslerini verinceye kadar güreşenlerin şehit düşerek unutulmazlar arasında yer almaları, dolayısıyla “Kırklar Pınarı” veya o yörede çok sayıda suyun akmakta olduğunu vurgulamak için aynı zamanda “Çeşme” anlamına gelen “Pınar” kelimesinin kullanılarak “Kırkpınar” olarak adlandırılmış olduğu söylen*mektedir. Her ne olursa olsun, Süleyman Paşa’nın komutasında Rumeli’ye ayak basan ilk Türkler arasında yer alan yiğitlerin, hiç bir şekilde anlaşmalı güreşe yanaş*madan, ölünceye kadar güçlerini denemeleri, birbirlerine denk bu yiğitlerin emsalsiz bir mücadeleden sonra son nefeslerini vermeleri, onları tarihe mal etmiştir.

Balkan Harbi’nden sonra Kırkpınar Osmanlı İmparatorluğu hudutları dışında kalması üzerine, bu güreşlere Edirne’nin Sarayiçi mevkiinde devam edilmiştir. Doksan üç Muharebesi adıyla anılan 1877 Rus harbinden sonra Ege Bölgesi’ne muhacir olarak gelen Rumeli Türkleri, yağlı güreşi Anadolu’ya getirmişlerdir.

Edirne’nin Osmanlı Türkleri tarafından 1362 yılında fethinden günümüze kadar 632 kez yapıldığı söylenen Kırkpınar Güreşleri’nde, başpehlivanlık kazananların tamamının isimleri, yapılan bütün araştırmalara rağmen tespit edilememiştir. Ancak II. Mahmut devrinden Balkan Harbine (1912) kadar isim yapan Başpehlivan olarak tespit edilebilenler; II Mahmut devrinde Yozgatlı Kel Hasan ve Sultan Abdülaziz döneminde Kavasoğlu İbrahim (ki 1867 yılında Sultan Abdülaziz’le birlikte Avrupa’ya gitmiştir). Akkoyunlu Kazıkçı Karabekir, Şamdancıbaşı Kara İbrahim (Kara İbo namı ile tanınmaktadır.) Sultan Il Abdülhamit devrinde Kel Aliço (27 sene üst üste Kırkpınar Başpehlivanı olarak kırılması güç bir rekorun sahibi olmuştur). Kara Süleyman (Sülo), Yörük Ali, Büyük Yaşar, Makarnacı Hüseyin, Koca Yusuf (Avrupa ve Amerika’da güreşler yapmıştır), Hergeleci İbrahim ile Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet pehlivanlar ki; bunlar da Avrupa’da güreşerek milletimizi alınlarının akıyla temsil etmişlerdir. Kara Mehmet, Çolak Molla Mümin, Kara Murat, Koca Rüstem, Geçkinli Yusuf, Kırkpınar’da Başpehlivan olmuşlardır.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Güreş Ve Pehlivan Sözcüğünün Tarihi Tasviri ve Açıklaması

Güreş

Kaşgarlı XI. Asır DLT’de “Çalış” ve “Çelme” kelimesinin karşılığı olarak “Güreş” (küreş) diye tanımlanmıştır. Aynı sayfada “çalışçı” kelimesi “Güreşçi” olarak açıklanmıştır. Bu büyük yazar eserinin bir başka yerinde “Kız ila küreşme kısrak ile yarışma” diye bir deyişle örnekleme yapmaktadır.

Aynı dönemlere (XI. Asır) tekabül eden ve temel eserlerden biri olan Kutadgu Bilig’de Yusuf Has Hacip; “Güreş” sözcüğünün karşılığı olarak “Küreşmek = Boğuşmak” olarak vurgulamaktadır.

Bu iki temel eserlerden yarım asır sonra (1127 – 1144) yazılmış olan ME.’de de El-Havarizmi güreşe “küreş” derken bu sporun bu isim altında Oğuz, Kıpçak ve diğer Karahanlı Türklerinin severek yaptıklarını vurgulamaktadır.

Günümüz Orta ve diğer Asya Türk toplumlarından Azeriler “gülaş”, Başkurtlar “köraş”; Kazaklar “küres”; Kırgızlar “küröş”; Özbekler “kuraş”; Tatarlar “köraş /küreş; Türkmenler “göreş”; Uygurların “küraş/küreş” dedikleri görülmektedir. Diğer Türk’lerden Gagouzlar “küreş”; Yakutlar, Sakalar, Tuvalar ve Hakaslar ise “küraş” demektedirler.

Yukarıda da görüleceği gibi güreş sözcüğü bütün Türk toplumlarında birbirine benzer ya da aynı şekilde telaffuz ediliyor. Bilindiği gibi Anadolu’da da güreş sözcüğü halk arasında “güleş” ya da “küleş” diye telaffuz edilmektedir. Görülen o ki, eski ve yeni bütün Türk toplumlarında bu sözcüğün kökeninin “kür” olduğudur.

“Kür” sözcüğü eski Türk yazıtlarında (Orhun ve Yenisey) da sık sık geçmektedir ve manası “güçlü”, “sarsılmaz”, “kuvvetli” anlamına gelmektedir. “Eş” ise eski ve yeni Türkçe’de ”arkadaş” anlamına gelmektedir. “Kür-eş-mek” ME:’de kendisine denk başka biriyle aynı mücadeleyi paylaşmak ve yarışmak anlamına gelmektedir. Sımakov, bu konuyu daha sade şekilde şöyle yorumlar. “Türkler de 7. ve 8. Asırlarda güçlü kuvvetli kişilerin karşılıklı eşleşerek at üzerinde ve yerde saatlerce küreş yaparlardı” demektedir.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Her toplumun kültür hayatında farklı boyutlarda görülen güreş sporu, Türk spor geleneğinde çok zengin bir yere sahiptir. Buna rağmen eski Türk toplumları daha ziyade göçebe hayatı yaşadıklarından, konuyla ilgili MÖ. Somut belgelere ulaşmak oldukça zordur. Belli bir coğrafyada değil üç kıtaya yayılmış olan Türkler hakkında tarihi vesikalar daha ziyade yabancı müelliflerden faydalanılarak aydınlatılmaya çalışılmaktadır.

Güreş ve türleriyle ilgili ilk vesikalar da, Çin kaynaklarından tasvir edilebilmektedir. Hanname, Can Çiyan Teskeresi’nde Türkistan’ın güreşini açıklamakta olup, “güreş” kelimesini “jiao Çu” şeklinde iki karakter ile ifade etmektedir. Aynı eser güreşlerin yapıldığı esnada güreşçilerin başlarında ve üzerlerinde giysilerin olduğunu ve halk arasında sevilerek yapıldığını vurgulamaktadır.

M.Ö. Türk güreşleriyle ilgili ilk belgeler yeni Çin kaynaklarında ve vesikalarında görülmektedir. 1983 yılında Barçuk (Maralbaşı)’un Cona Tim harabelerinde; Çin Fen Bilimleri Akademisi, Arkeoloji Araştırmaları Bölümü’nün 1955 – 1957 yıllarında Şien (Congen) şehri civarındaki Şonglinten isimli bölgede Han sülalesi dönemine ait 140 numaralı özel bir mezarda bulunan kap ve heykellerde Türk güreşlerinin ilk figürleri tasvir edilmektedir.

İlk Türk güreşlerini, ilk Batı medeniyeti güreşlerinden ayıran birçok özellik bulunmaktadır. Bunlardan birisi Türkler de namahrem yerlerinin her zaman giyimli ve kapalı olmasına rağmen Batılıların çırılçıplak güreştikleri net olarak görülmektedir. Diğer bir ayırıcı özellik ise geleneksel tarzda yapılan Türk güreşlerinin hepsinde müzik bulunmaktadır. Diğer toplumlarda bu gelenek sadece İranlılarda vardır ki bu da bunlara IX. Asırlarda Türklerden geçmiş olduğu bildirilir.

Ancak şu ana kadar tespit edilen belge ve bulguların hiç birisi, Türk güreş geleneğinin zengin boyutlarını yansıtmamaktadır. Çünkü güreş, atlı (binicilik) sporlarından sonra Türk’lerin sosyal yapı ve yaşayışlarının her safhasında görülebilen diğer bir spordur.

Pehlivan

Bu sözcüğün aslı Farsça olup “Pehlevan”dır. Pehlivan “güreşçi, yiğit ve bahadır” anlamına gelmektedir. “Pehlevan – ane” (Pehlivanlıkla = pehlivancasına = yiğitlikle =yiğitçesine) “Pehlivani” (pehlivanlık = güreşme = yiğitlik) ile ifade edilmektedir. XI (11). Asrın sonlarına kadar Türk dilinde olmayan pehlivan sözcüğü, İranlılarla savaş ve barış anındaki münasebetlerle Türklere geçmiştir. Önceleri sadece sıfat olarak kullanılan bu sözcük, sonradan özel isim olarak da kullanıldığı olmuştur.

Aslında mitolojiden genellikle uzak, sosyal yapı ve yaşayışı yansıtan Türk destanlarındaki “Alp” tipi, İran destanlarında “Pehlevan” olarak geçmektedir. Diğer yabancı destanlarda olduğu gibi İran destanlarının da mitolojik yönü çok ağır basmaktadır. Buna rağmen “Şahname”’de Turanlılardan (Türklerden) Peşeng, Efransiyab ve Ercasb hem hükümdar hem de pehlivan olarak sıkça geçer. Yine Şahname’de adı İranlıların efsane güreşçisi Rüstem’inki kadar çok geçen Turanlı (Türk) güreşçi Efransiyab; güçlü-kuvvetli ve kolay yenilmeyen bir yiğittir. İranlılara göre düşman pehlivanlarının en ünlüsü Efransiyab’tır. Diğer düşman saydıkları Arap, Rum vb… kavimlerin pehlivanları, İranlılara göre çok kolay yenilenleridir ve bunları fazlaca ciddiye almazlar.

Türk destanlarında ve gerçek hayatta eskiden ve günümüz Orta Asya Türk toplumlarında güreşte galip gelene “Baatır” (Bahtiyar – Kahraman) denir ve o gözle bakılırdı. Türk destanlarında pehlivan sözcüğü “alp” sıfatıyla geçmemektedir. Fakat, savaşlarda güreş (küreş) geçmektedir. Örneğin, iki düşman ordusu karşılaştığı zaman çoğunlukla iki tarafın alp’i veya savaşçısı güreşir, kim yenerse zafer o tarafın sayılır. Manas’ta Türk güreşçici Koşay Han’ın Çinli Coloy Han’la güreşip yenmesi gibi.

XII. Asırdan itibaren özellikle Selçuklularda pehlivan hem isim hem de sıfat olarak geçmeye başlar. Bunda önemli sebep de Tuğrul beyin resmi dil olarak Farsça’yı kabullenmesi de gösterilebilir. Selçuklu emiri Şemsettin İldeniz’in oğlunun adı “Nusret üd din Muhammed Pehlivan” idi. Konya Selçukluları döneminde şimdiki Niğde ilinin adı “Dar ül Pehlivaniye” olarak geçmektedir.

Daha sonraları Şecere-i Terakime/Türk’lerin Soy Kütüğü ve diğer eserlerde pehlivan adı ve sıfatının geçtiği görülebilmektedir.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Bilindiği gibi bugün Türkiye’de pehlivan sözcüğü güreşçi manasına gelmektedir. Hatta güreşçiler arasında “sen güreşçi olabilirsin ama pehlivan olamazsın” esprisi yaygındır. Bunu demekle pehlivanlığın çok iyi bir güreşçilik gerektirdiği ya da daha iyi meziyetlere sahip olunduğu vurgulanmaktadır.

Bugün Azerilerin “pahlavan”, Kazakların “baluvan” Kırgızların “balban”, Uygurların “palvan” dedikleri ve güreşçiyi, hatta iyi güreşçiyi kastettikleri anlaşılmaktadır. Aynı terimi güreşçi için kullandıkları gibi güreş içinde kullanmaktadırlar.

Orta Asya Türk halklarının ata sözleri ve deyimlerinde pehlivan sözcüğü sık sık geçmektedir. Örneğin, Kazaklar “palvağa on tersi birdey” (Pehlivana ters-doğru birdir); “Balvandıgtı al al biledi, mırzalıgtı mal biledi” (Pehlivanlık güçtendir, efendilik maldandır) vb artırılabilir. Türkmenler de buna benzer sözler sarf ederler. “Gaharını yuvdan-, palvan” (Kahrını gizleyen pehlivandır) vb. söylemektedirler.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, ilk güreşçilerimiz, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

SPORDA MOTİVASYON

spor, sporda motivasyon, spor yapmak için nasıl motive olunur, spor motivasyonunu korumanın yolları, motivasyon için ne yapmalı, acerspor, hürriyet.com, zayıflamak için ne yapalım, bahar sporu

Spor motivasyonunuzu korumanız için 7 öneri

Bahar gelirken alınan kilolar ve spor yapma ihtiyacı iyice gün yüzüne çıkmaya başladı. Ancak spora başlamak kadar o ilk günkü motivasyonu sürdürmek de çok önemli. Spordan hemen sonuç beklemek yerine bunun emek isteyen bir süreç olduğunu unutmamalısınız.

Fit bir vücuda kavuşmak için sporunuzu ilk günkü gibi programlı bir şekilde sürdürmeniz önemli. Bunun için ihtiyacınız olan en önemli şey ise motivasyon. İşte motivasyonunuzu korumanızı sağlayacak 7 harika öneri:

spor, sporda motivasyon, spor yapmak için nasıl motive olunur, spor motivasyonunu korumanın yolları, motivasyon için ne yapmalı, acerspor, hürriyet.com, zayıflamak için ne yapalım, bahar sporu

1. Amaç belirleyin

Spora başlarken ulaşmak istediğiniz hedefinizi belirleyin. Böylece spora devam ettiğiniz sürece vücudunuzda meydana gelen değişimler sizi hedefinize yaklaştığınızı hissettirerek daha çok motive eder. Hedefinize giden yolda kendinize parametreler belirleyin. Vücut ölçüsü ve kilo kaydınızı yapın, fotoğraflarınızı çekin. Bu somut deliller motivasyonunuzu bir anda yükseltecek.

2. Kendinize özel strateji hazırlayın

Hedefinize göre yapacağınız antrenmanın sıklığını, tarzını ve şiddetini belirleyin. Ancak kendinizi bilerek gerçekçi programlar oluşturmanız oldukça önemli. Aksi takdirde uygulanamayan programlar yalnızca hayal kırıklığı yaratır. Sporda ilerlemeniz normal hızda ama sürekli olmalıdır.

3- Aklınızdan çıkarmayın

Etrafınızı sporu size hatırlatacak şeyler ile donatın. Antrenman hatırlatıcıları ya da spor eşyalarının göz önünde bulundurulması gibi şeyler bu konuda yardımcı olacaktır.

4-Sevdiğiniz antrenmanları yapın

Size eğlenceli gelen ve yapmaktan zevk aldığınız antrenmanları seçin ve sporu sevdiğiniz kişilerle birlikte yapıp bir zorunluluk olmaktan çıkartın. Profesyonel birinden yardım alma ihtiyacı duyuyorsanız bir spor hocası ile görüşün ve bu kişinin anlaşabileceğiniz biri olmasına dikkat edin.

5- Sporu ihmal etmeyin

Hayat koşuşturması her zaman spor salonuna gitmenize fırsat vermeyebilir. Ancak programdan bir defa şaşmak motivasyon kaybına neden olur. Spor salonuna gidemediğinizde evde yapabileceğiniz aktiviteler oluşturun.

6. Kendinizi ödüllendirin

Hedefinize göre haftalık, iki haftalık ya aylık periyotlarda kendinizi sevdiğiniz şeylerle ödüllendirin. Böylece motivasyonunuz daha fazla yükselir.

7-Her şey inanmakla başlar

Kendinize inanın ve programlarınızı bir görevden ziyade alışkanlık haline getirmeye çalışın. Mükemmele odaklanıp kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Ölçünüz kendiniz olun ve kendinizle yarışın. Odak noktanızı kaybetmeyin. Amacınıza ulaşmak sadece sizin elinizde.

Kaynak: www.hürriyet.com



spor, sporda motivasyon, spor yapmak için nasıl motive olunur, spor motivasyonunu korumanın yolları, motivasyon için ne yapmalı, acerspor, hürriyet.com, zayıflamak için ne yapalım, bahar sporu

HARİS SEFEROVİÇ


Haris Seferovic Kimdir?

Ülke: İsviçre
Doğum Tarihi: 22 Şubat 1992
Boy / Kilo: 185cm, 88kg
Pozisyon: Forvet
Kullandığı Ayak: Sol

Galatasaray takımında Forvet mevkinde forma giyen Haris Seferovic, 22 Şubat 1992 tarihinde dünyaya gelmiştir. 185 cm boyunda ve 88 kilo olan Haris Seferovic, Sol ayağını kullanmaktadır. Bu sezon ilk 11'de 0 maça çıkan Haris Seferovic, 0 sarı kart ve 0 kırmızı kart görmüştür. Haris Seferovic, bu sezon 0 asist ve 0 gol katkısı ile oynamaktadır.

Seferovic, kariyerine 1999 yılında FC Sursee'nin genç takımında başladı ve beş yıl sonra 2004 yılının yazında Luzern ile sözleşme imzaladı. Altyapı takımlarında üç yıl geçirdikten sonra Grasshopper tarafından keşfedildi ve 26 Nisan 2009'da İsviçre Süper Ligi'nde Neuchâtel Xamax'a karşı ilk maçına çıktı.Ocak 2010'da Luzern'de Yılın Genç Oyuncusu seçildi.

29 Ocak 2010'da İtalyan Serie A kulübü Fiorentina, Grasshopper'dan Seferovic'i 2,1 milyon € bonservis bedeli karşılığında transfer etti. 4 Ağustos 2011'de Seferovic, İsviçre Süper Ligi kulübü Neuchâtel Xamax'a kiralandı. 27 Ocak 2012'de Seferovic, Ocak transfer döneminde Serie A kulübü Lecce'ye kiralandı. 2012-13 sezonunun ikinci yarısını Serie B'den Novara formasıyla 18 maçta 10 gol attı. Novara sezon sonunda play-off'ları bitirirken, 17 Nisan'da Livorno'yu 3-1 yendikleri maçta hat-trick yaptı.

11 Temmuz 2013'te Seferovic, 2 milyon € bonservis bedeli karşılığında İspanyol La Liga kulübü Real Sociedad'a dört yıllık sözleşmeyle transfer oldu. La Liga'daki ilk maçına 16 Ağustos 2013'te çıktı ve Getafe'ye karşı bir gol atarak takımının 2. golünü attı. Dört gün sonra, Real Sociedad 2013–14 UEFA Şampiyonlar Ligi play-off eleme turunda deplasmanda Lyon'u 2-0 yenerken bir vole attı. İlk sezonunda 24 lig maçında, sadece dokuz ​​maçta oynadı ve diğer tek lig golünü Carlos Vela'ya karşı kaydetti.

1 Ağustos 2014'te Seferovic, Alman Bundesliga kulübü Eintracht Frankfurt'a transfer oldu ve üç yıllık sözleşme imzaladı.

2 Haziran 2017'de Seferovic, Portekiz şampiyonu Benfica ile beş yıllık bir sözleşme imzaladı.Dört gün sonra, Primeira Liga'daki ilk maçına Braga ''3-1'' galibiyetiyle çıktı.O yılın ekim ayında, eski Benfica futbolcusu Nuno Gomes tarafından takım için değerli bir oyuncu olarak övgü aldı.

11 Ocak 2019'da takımın en skorer ismi oldu. En önemlisi, Seferovic, Porto karşısında 1-0 kazanılan galibiyette galibiyet golünü attı. Vitória de Guimarães deplasmanına karşı galibiyeti netleştirdi (0-1).

14 Şubat'ta UEFA Avrupa Ligi son 32 turunda Galatasaray'ı 2-1 yendikleri maçta, Benfica'nın Türkiye'deki ilk zaferini almasını gerçekleştiren galibiyet golünü kaydetti. O sezonda 17 golü olan Seferovic, Avrupa liginde 10 golle dünyadaki tüm liglerde en çok gol atan oyuncu oldu.


haris seferoviç,harıs seferovıc,haris, galatasaray,okan buruk,dursun özbek,isviçre,isviçreli golcü,haris seferoviç kimdir, haris seferoviç kariyeri
 

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-