ALTAY SPOR KULÜBÜ

 

KURULUŞ ÖYKÜSÜ

İkinci Meşrutiyet (1908)’e kadar Türkiye’de spor yapmak hem padişah yönetiminin baskısı, hem de muhafazakarların tutumu nedeniyle hemen hemen olanaksız gibiydi. Spor yapanlar o dönemde pederşahi bir zihniyetle ayıplanırdı. Türkiye’ de modern beden eğitimi öncüsü Selim Sırrı Tarcan, 1919 yılında sporu geliştirmek amacıyla bir salon açmak için İzmir’e geldi. Onun bu girişimi “Sarıklılar” olarak tabir edilen aşırı muhafazakarlar tarafından engellendi. Selim Sırrı Tarcan, salon açamamasına rağmen, o dönemde Vali Rahmi Bey, Necati Bey ve Vasıf Çınar Bey’le görüştü. Tarcan’ın spor sevgisi aşısı sonucu Rum ve Ermeniler ile diğer azınlığın da etkinliği nedeniyle artık Türk gençleri spor yapma gereğini duymaya başladı. Türkiye’de futbol ilk kez Rum, Ermeni, İngiliz ve İtalyanlar tarafından 1898 yılında oynandı. 1905 yılında ise Amerikan Koleji’nde eğitim gören Talat Erboy, orada okuyan iki arkadaşı Şerif Remzi Reyent ve Sabri Süleymanoviç’i de yanına alarak yabancı öğrencilerle birlikte futbol oynamaya başladı.

Ne yazık ki bu üç Türk genci, İstibdat Devri’nin karanlık günlerinde Kamil Paşa’nın baskısı sonucu Amerikan Kolejinden çıkarılırken, Talat Erboy eğitimini tamamlamak üzere İngitere’ye gönderildi. 2 yıl İngiltere’de kalan Erboy, futbolun beşiği sayılan İngiltere’de futbolunu geliştirdi.


İLK TÜRK FUTBOLCULARI

Aynı tarihlerde Adnan Menderes’in eniştesi Nejat Evliyazade de futbol oynuyordu. Eğitim için yurtdışına giden Evliyazade, Belçika’da futbol oynayan ilk Türk futbolcusu oldu. Belgesel kayıtlara göre 1905 yılında futbola başlayan Talat Erboy, Sabri Süleymanoviç, Şerif Remzi Reyent ve Nejat Evliyazade ilk Türk futbolcularıdır. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet ilan edilince İstibdat Dönemi de sona erdi ve Türk gençleri artık futbol oynamaya başladı. 1908 yılından sonra futbol, Türk okullarına da girdi. Sultani Mektebi’nde okuyan öğrenciler, Okul Müdürü Şükrü Saraçoğlu, Müdür Yardımcısı Baha Esat Tekant’ın daha sonra da Şark İdadisi’nde Necati Bey ile Vasıf Çınar’ın desteğiyle futbol gelişmeye başladı.15-16 yaşlarında olan Talat Erboy, Nejat Evliyazade, Sabri Süleymanoviç, Kemal Tahsin Soydam, Hasan Tahsin Soydam, Şimendiferci lakabıyla anılan Rıfat İyison, Mazlum Bey ve Hüsnü Bey ile Çakır Kemal Bey de futbolcu olarak spor tarihine isimlerini yazdırdılar.Türkiye’de ilk futbol tüzüğünü İngilizce den tercüme edenler Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü’nü yapan Baha Esat Tekant, Talat Erboy ve Nejat Evliyazade oldular.İşte tüm bunlar yaşanırken 1913 yılı sonunda İzmir’e gelen Celal Bayar, spor yapan Altaylı gençleri İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katmak ve 1914 yılının 16 Ocak tarihinde Altay fiilen kuruldu. Celal Bayar, o dönem Şark İdadisi’nde faaliyet gösteren Altay’ın kuruluşu için para yardımında da bulunarak Altay’ın güçlenmesini sağladı. Kulübümüzün kurucuları Mustafa Necati Bey, Vasıf Çınar Bey, Şükrü Saraçoğlu Bey, Baha Esat Tekand Bey, Talat Erboy Bey, Esat Çınar Bey, Nejat Evliyazade Bey, Hüsnü Uğural Bey, Muharrir Rauf Nezih Bey, Şimendiferci Rıfat İyison Bey, Dr.Kemal Tahsin Soydam Bey, Enver Esat tekand Bey, Tayyareci Mazlum bey, Kemal Çakırel Bey, Nuri Sıtkı Erboy Bey, Dr.Fikret Tahsin Soydam Bey, Mazlum Öksüz Bey, Tüccar Süreyya Bey, Çiftçi Necati Bey, Fethi Özalp Bey, Sıhhıyeci Kemal İstanbullu Bey ve Halil Zeki Osma Bey’dir.

NEDEN BÜYÜK ALTAY

ALTAY, Türk sporunun aynası ve tarihidir. İzmir’de sporun öncülüğünü yaparken İkinci Meşrutiyet’ten sonra hürriyet  kıvılcımı Altay’da atılmıştır. Siyah-beyazlı gençler, Rum, Ermeni ve diğer azınlıkların politik, ekonomik, sportif baskılarına karşı ilk bayrağı açtılar. Böylelikle Türk gençliğini,  “Gavur İzmir” adını çıkaran Rum ve Ermeni toplumlarıyla,  İzmir’deki Rum metropoliti Hiristosmos ve avanesine karşı uyandırdılar. Milliyetçilik bilinçlenmesine önayak olan Necati Bey ile Vasıf Çınar Bey, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde Celal Bayar ile kol kola omuz omuza mücadele ettiler.

İzmir’in işgali sırasında ilk kurşunu sıkan şehit gazeteci Osman Nevres’in (Hasan Tahsin) arkadaşları Necati Bey ve Vasıf Çınar Bey, hürriyet kıvılcımını işte böyle ateşlediler. Hasan Tahsin’in vatan sevgisi ve hürriyet aşkı ”İzmir’e Doğru” isimli gazetede de sürdü.

Şark Gazetesi sahibi Halil Zeki Osman Bey, Fahrettin Altay Paşa, Şükrü Saraçoğlu Bey, Baha Esat Tekant Bey ve Mahmut Esat Bozkurt Beyleri sinesinde yetiştirmiş. Altay, yalnız sporumuzun gururu değil, Türk milli mücadelesinin de atar damarı oldu. 9 Eylül 1922 tarihinde şanlı ordumuz Yunanistan kuvvetlerini püskürtürken sonra, soyadını Altay’dan alan süvari alayı ile İzmir’e giren Fahrettin Altay Paşa, Konak’taki vilayet binasına Türk Bayrağı’nı astıran kumandan olmuştur. 23 Nisan 1920’de ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mebuslarıyla Atatürk’ün yanına koşan, onunla Cumhuriyet’in koruyucusu olan Altay, çok partili hayata geçişte de tarihte yerini alıp Demokrat Parti’nin kuruluşunda önemli rol oynadı. Altay’ın kalesini koruyan Başbakan Adnan Menderes, Altaylılar’a İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde kucak açan Celal Bayar ile kader birliği yaptı. Menderes’in futbol oynadığı yıllarda kulübün başkanı, şimdiki AP’nin kurucularından olan Şinasi Osma’nın babası gazeteci Halil Zeki Bey’dir. Yine Altay formasını şerefle giymiş Refik Şevket İnce, Danyal Akbel, Sebati Acun ve Muzaffer Balaban da Demokrat Parti safhalarında yer almıştı. CHP’nin başkanı Şükrü Saraçoğlu, 1924 Paris Olimpiyatları’nda Türk Milli Takım formasını giyen CHP’li Said Odyak, Şerif Remzi Reyent, Ruhi Soyer ve Dündar Soyer, Altay için ayrı bir gurur kaynağıdır.

Altaylı olmakla, her kuyak için büyük bir övünç kaynağıdır. Gelecek kuşaklar da dedelerinin, babalarının, ağabeylerinin sönmeyen meşalesini taşıyacaktır. İşte “Büyük ALTAY” sözü, yalnız spor sahalarındaki başarıdan dolayı değil, hürriyet kıvılcımını ateşleyen , milliyetçilik ruhunu yaşatan, milliyetçilik bilincini yerleştiren, milli mücadelede canını ortaya koyan, Kurtuluş Savaşı’nda destanlar yaratan, Cumhuriyet döneminde hizmetten hizmete koşan, Atatürk Devrimleri’ni koruyan, yaşatan evlatlarının eserinden dolayı söylendi.

MİLLİYETÇİLİK RUHU

ALTAY Kulübü ,Türk spor yaşantısının ve spor tarihimizin en zengin hazinesidir ve bir asra dayanan mazisinde, Türk sporunun her zaman öncülüğünü yapmıştır. Siyah-beyaz renkler, Ege’de Milliyetçilik bilincinin yerleşmesinde, milli mücadelede, özgürlük savaşında, Cumhuriyet’in kuruluşunda ve sonrasında her zaman önemli rol üstlenmiştir. 1914 yılında milliyetçilik cereyanı ve Türkçülük hareketi, Altay Kulübünde başladı. O devirde; İzmir’de Rum, Ermeni ve İtalyanların etkisi önemli bir sorundu. Devrin valisi Rahmi Bey, Vasıf Çınar Bey ile Necati Beye “Şark İdadisi” isminde bir okul açtırdı. Amaç; Rumların ve diğer azınlıkların etkinliğini kırmaktı. Türk gençleri Şark İdadisinde toplanıyor, Milliyetçilik hareketini geliştirmek, Rum, Ermeni ve İtalyan etkinliğini kırmak için düğmeye basmayı kararlaştırıyorlardı. İzmir’de kurulan ve halen Yunanistan’da spor faaliyetini devam ettiren Paniainios, Apollon, Garibaldi, Pelops, İskoş ve Evangilidis gibi azınlıkların kurduğu takımlara karşı milliyetçilik hisleri ile yanan gençler, Türkçülük hareketini spor sahasında başlatarak Rum, Ermeni ve İtalyanlar’la mücadeleye giriştiler. İşte spor sahasındaki gençlerimizin mücadelesi, 16 Ocak 1914 yılında kurulan Altay Kulübünde başladı.

Bu dönemde İttihat ve Terakki Cemiyeti, Şark İdadisi’ni ve Altay’ın milliyetçilik hareketini dikkatle izlemekteydi. Bu gelişmeler üzerinde İzmir’e gelen Celal Bayar, Altaylı gençleri toplayarak İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin koruması altına aldı. Bayar, gençlere cemiyet binasında da bir yer verdi. İzmir Valisi ise Birici Dünya Savaşı’nın çıktığı günlerde, milliyetçilik ruhunu aşılayan, yabancılara karşı manevi cepheler kuran Altaylılar’ı askere almayarak, onların mücadelelerini sürdürmesini sağladı. Bunlar arasında Şark İdadisi okul müdürü ve öğretmenleri Vasıf Çınar Bey, Necati Bey ve Şükrü Saraçoğlu bulunuyordu. Altay, Birinci Dünya Savaşı’nda azınlık takımları ile çetin bir mücadeleye girdi. 9 Kasım 1914’te İngiliz gençlerinden kurulu PAKSER’i 4-3, Kasım 1914’te ise Amerikan Koleji’ni (3-0) yendi. 6 Aralık 1914’te Paniainios’la ve 13 Aralık 1914’te Karşıyaka Rum Takımıyla 0-0 berabere kaldı. 27 Aralık 1915 yılında Paniainios-Apollon karmasını 2-0 yendi. 1915 yılı bahar ayında Altay; Karşıyaka Rum, Midilli ve Trablusgarb takımlarının katılımıyla yapılan ilk ligde şampiyon oldu. Altay Kulübü’nün ilk Başkanı Vasıf Çınar Bey, o günlerde verdiği demeçte, Rum ve Ermeni takımlarına karşı elde edilen şampiyonluğu överken, “Gençlerin gayret ve hevesinden dolayı memnun ve müteşekkiriz” dedi. Altay, 1917 yılı sezonunda da, tüm yabancı Rum takımlarını mağlup ederek İzmir şampiyonluğuna uzandı ve Türk’ün kuvvetini bir kez daha gösterdi.

1918’de Mütareke döneminde, kulüplerde bir dağılma havası oldu ve faaliyetler dururken Altay, Garibaldi’yi 10-0 yendi. Altay’ın bu zaferi, İzmir’deki İtalya’nın general konsolosunu çileden çıkardı ve Garibaldi Kulübü’nü kapattı. İtalyan konsolosu, milli kahramanlarının isminin İzmir’deki, İtalyan gençleri tarafından kullanılmasına da çok sinirlendi.

MİLLİ MÜCADELE ALTAY

RUM metropoliti Hiristosmos, Rum kolonisi İzmir’deki maçların devamlı seyircileriydi. Maçlar, şimdiki Alsancak Stadı’nın bulunduğu o zamanki Panainios Sahası’nda oynanırdı. Rumlar, her maça Rum Evangelidis okulunun bandosunu getirirlerdi. 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı patlak verince Altay’ın maçları, Rum Takımları’na karşı Türk’ün gurur maçları oldu. Metropolit Hiristosmos’un da karşılaşmaları izlemesi, Rum ve diğer yabancı azınlığı kışkırtması bakımından çok önemliydi. Altay’ın her maçını izleyen İzmir Valisi Rahmi Bey ise milliyetçilik ruhu ile hamurlaşmış ve Türkçülük hareketinin en büyük öncülerinden biriydi. Rahmi Bey, beraberinde, Belediye Başkanı Müftü Cevherizade Ahmet Hamdi Bey’i ve askeri bandoyu da getiriyordu. Altay’ın bazı maçlarını izleyenler arasında, zaman zaman, İzmir milletvekili Celal Bayar da bulunuyordu. İttihat ve Terakkiciler, İttihat ve Terakki Lisesi Müdürü Şükrü Saraçoğlu (Eski Başbakan), Şark İdadisi Müdürü Necati Bey, kardeşi Hüsnü Bey, Şark İdadisi Müdür Yardımcısı Vasıf Çınar Bey, Enver Esat Tekand Bey, eski İzmir Şark Gazetesi sahibi Halil Zeki Bey (İzmir Milletvekili Ş. Osma’nın babası) ve Esat Çınar Bey ile bu dönemde sık sık toplantı yapıyordu. Yunanlıların İzmir’i işgalinden bir gün önce Bahri Baba Parkı önünde milliyetçi geçlerin iştiraki ile miting yapıldı.

Tarih 14 Mayıs 1919. Yunan işgalinden bir gün önceki toplantıya 31 yaşında Sorbonne Üniversitesi mezunu Hukuk-u Beşer yazarı Osman Nevres Bey (Hasan Tahsin) de katıldı. Türklük haysiyeti için halkı mücadeleye çağıran Şark İdadisi Müdürü Necati Bey, Müsella Müdafaa tertibatı yapmaya çalışıyordu. Mükemmel bir hatipti. Halkı coşturuyordu. Ondan sonra konuşan Vasıf Çınar Bey, padişahın aczini anlatıp, saltanatın, Türklere düşman tarafından esaret zincirini giydirmeye çalıştığını belirtti. Onlar kürsüde konuşurken genç gazeteci Hasan Tahsin de heyecandan gözyaşı döküyordu.

15 Mayıs 1919…. Kara gün, Yunan askeri, İzmir’i istilaya gelirken düşmana ilk kurşun işte o Hasan Tahsin tarafından sıkıldı. Bir gün önce Vasıf Çınar’ların, Necati Bey’lerin ateşli konuşmaları sırasında gözyaşı döken, heyecanlı genç, sıktığı ilk kurşunun ardından şehit edildi. Yunanlılar, Hasan Tahsin’in ardından Necati Bey’i ve Vasıf Çınar’ı yok etmeye çalıştılar. Şark İdadisi’nin bu değerli öğretmenleri, ne pahasına olursa olsun ele geçirilmeliydi. Papaz Hiristosmos’un casusları ve saltanatın uşakları, onları arıyordu. Necati Bey ve Vasıf Çınar, 15 gün boyunca saklandılar. Necati Bey, daha sonra İstanbul’a gitti. Vasıf Çınar Bey ise Yunan işgalcilerine karşı Redd-i-İlhak cemiyetini kurdu. Bir süre sonra Necati Bey ile Vasıf Çınar, Balıkesir’de Müdafaayı Hak Teşkilatı’nda çalıştılar ve şehit gazeteci Hasan Tahsin’den hürriyet meşalesini alarak “İzmir’e Doğru” gazetesini yayımlayarak ateşli makaleler yazdılar. Bir süre sonra da Bergama ve Akhisar cephelerinde Bulgurcu Mehmet Efe ile çalıştılar. Necati Bey, ilk Türkiye Büyük Millet Meclisinde Celal Bayar ile birlikte Saruhan Mebusu seçildi.

CUMHURİYET DÖNEMİNDE ALTAY

İKİNCİ Meşrutiyet’ten sonra devrimciliğin ilk öncüsü olan Altay, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde spor faaliyetini gençlere yaptırırken, İzmir’deki Rum ve diğer azınlıkların ekonomik, siyasi baskısını yoketmeye çalıştı. Milliyetçilik bilincini gençlere aşıladı ve Milli Mücadele’ye hürriyet kahramanları yetiştirdi.

Eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar, eski Başbakanlar Şükrü Saraçoğlu ve Adnan Menderes, Eski İmar ve İskan, Adalet, Milli Eğitim Bakanı Necati Bey, eski Milli Eğitim Bakanı Vasıf Çınar, eski İzmir Milletvekili Enver Esat Bozkurt, eski İzmir Milletvekili, Adalet ve Milli Eğitim Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, Orgeneral Fahrettin Altay, eski Milletvekili Refik Şevket İnce, eski İzmir Milletvekili Said Odyak, Danyal Akbel, Nejat Evliyazade, eski İzmir Milletvekili Şerif Remzi Reyent, eski İzmir Valisi Sayın Ruhi Soyer, eski İzmir Milletvekili eski Spor Bakanı Sayın Kamil Ocak’ın kardeşi Gazi Ocak, Dündar Soyer, eski Milletvekili Muzaffer Balaban, İzmir Milletvekili Şinasi Osma, eski İzmir Milletvekili Sebati Acun, eski Emniyet Genel Müdür Muavini İsmail Hakkı Küntay ve oğlu Bursa Senatörü Barlas Küntay, Cumhuriyet döneminde politikaya yön veren şahsiyetler oldular. Önce CHP’de daha sonra Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi, kuruluşlarında kurucu ve yönetici olarak görev alan bu büyük değerli şahsiyetlerimizle, Altay’a olan hizmetlerinden dolayı minnet ve şükran borçluyuz.

İlk Büyük Millet Meclisi’nde görev yaptıkları için sayın kurucularımızla gurur duymaktayız.Yalnız politik sahada değil spor örgütüne de yönetici olarak siyah-beyazlı camiada yetişenlerin hizmetleri geçti.Danyal Akbel, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü görevinde bulundu ve federasyonlarda çalıştı. Yine federasyonlarda ve onların örgütlerinde görev alan değerli Altay’ı spor adamlarımız şunlardır: Şinasi Osma, İsmail Hakkı Küntay, Saim Saymaner, Sezai Karabilgin, Hayri Yorgancıoğlu, Mazhar Zorlu, Sayın Hakkı Gürüz, Feyyaz Tuğrul…

ATATÜRK VE ALTAY 

Kulübümüzün 1923 yılında Ankara’ya yaptığı bir seyahat sırasında, kafilemiz Ankara’nın meşhur Karpiç lokantasında yemek yerken (16Kasım 1923 Cuma gecesi), Gazi Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa lokantaya gelirler. Yemekte Altay kafilesinin şık giyimi ve nezaketi Ata’nın dikkatini çeker. Bir ara futbolcu Hasan Yanık, Aydın Efesi ve Zeybek oynar. Atatürk, Hasan Yanık ve kaptan Hamit Aslan’ı masasına davet ederek Altay için iltifatkâr sözler söyler. Atatürk ve İsmet Paşa ile Altay’ın ilk tanışması böyle olur. 14 Ekim 1925 günü ise Altay için özel bir gündür. Gazi, İzmir’e gelir ve kulübümüzü ziyaret eder. Kordon’daki Türk Ocağı binasında Altay’ın 9 Eylül kupasını gören Atatürk; ‘‘Aferin çocuklar, kupa da kazanmışlar’’ der. “Atatürk, iltifatkâr sözleri ile Altay’ın faaliyetlerini takım kaptanı Hamit Aslan’a sorar. Aldığı cevaplardan çok memnun olan Gazi, kulüp defterine şunları yazar:

‘‘Altay Spor Kulübünde tanıdığım gençlik iftihara şayandır. Bu gençlik müvacehesinde istikbalin kuvveti ve saadeti en bariz görülmektedir.’’

İLKLERİN TAKIMI ALTAY

– Altay, futbol tarihimizde deplasmanda maç oynayan ilk Türk takımıdır.

– 15 kez İzmir şampiyonluğu yaşayan tek İzmir takımıdır.

– Kendi bünyesinden iki kulüp daha çıkaran (Altınordu-Göztepe) ilk Türk takımıdır.

– Altaylı Hamit Aslan, İzmir’in ilk milli futbolcusudur.

– Altaylı Said Odyak, İzmir’in ilk milli atletidir.

– Eski adı Fuar Şehirleri kupası olan UEFA Kupası’na katılan ilk Türk Takımı Altay’dır.

– Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın ilk üç geleneğini bozan ilk takım Altay’dır.

– Türkiye Kupası’nı, bu üç takım dışında kazanan ilk ekip Altay’dır.

– Türk futboluna yeni sistemleri getiren ilk isim Altaylı Vahap Özaltay’dır.

Kaynak: www.altay.org.tr


altay,altay kulübü,altay spor kulübü,altay tarihçesi,altay tarihi,izmir,altay teknik direktörleri,altay ne zaman kuruldu,altay futbol takımı,altay spor başkanı,mustafa denizli

MUSTAFA DENİZLİ

 

MUSTAFA DENİZLİ KİMDİR? 

Türk futbol camiasının önde gelen en önemli isimlerinden biri olarak Mustafa Denizli ön plana çıkıyor. En profesyonel futbol oyuncusu olarak hem de teknik direktör anlamında Türk futboluna önemli katkı sağlamış isimler arasında bulunmaktadır. Kariyeri birçok farklı başarılarla dolu tecrübeli teknik adam, aynı zamanda önemli işlere imza atmış bir isimdir. Özellikle 3 büyükler olarak bilinen Beşiktaş , Fenerbahçe ve Galatasaray şampiyonluk yaşayan tek teknik direktör olarak dikkat çekiyor. Avrupa'da da sağladığı önemli başarıların yanı sıra, profesyonel futbolcu iken yeteneği ile büyük beğeni toplamıştı.

Mustafa Denizli nereli?

İzmir'in Alaçatı ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Denizli, çocukluk ve gençlik dönemini de burada geçirdi. Özellikle genç yaşta futbola başlayan tecrübeli teknik adam, kısa zaman içerisinde dikkatleri üzerine topladı ve önemli kulüplerde oynadı. Doğup büyüdüğü İzmir şehrinde futbol hayatına başlayan Mustafa Denizli, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en önemli futbol isimlerinden biri olarak ön plana çıkıyor.

Mustafa Denizli kaç yaşında?

İzmir Alaçatı doğumlu olan Mustafa Denizli 10 Kasım 1949 senesinde dünyaya geldi. Şu an 71 yaşında olan teknik adam, hala profesyonel teknik direktörlük yaşamına devam ediyor. Gençlere daha çok şey katacak olan Mustafa Denizli, 71 yaşında olmasına rağmen aralıksız futbol dünyasına hizmet vermeye devam ediyor. Hatta teknik direktör olarak Türkiye'de parmakla sayılacak önde gelen isimlerden biridir.

Mustafa Denizli hangi takımlarda oynadı, hangi takımları çalıştırdı? 

Futbol dünyasında sol açık mevkiinde profesyonel yaşamını tamamlamış olan Mustafa Denizli, futbola İzmir'in Altay takımında başladı. Özellikle İzmir'den ayrılmak istemediği için uzun bir süre gelen teklifleri kabul etmedi. Zira Türkiye'nin en iyi sol ayaklı oyuncuları arasında yer alması üzerinden, dönemin dikkatleri üzerine çeken oyuncuları arasındaydı. Ancak futbol hayatının son dönemlerinde Galatasaray'dan gelen teklifi geri çevirmedi ve 1983 yılında transfer oldu. Yaşadığı talihsiz sakatlıklar yüzünden çok fazla oynayamadı ve Galatasaray'da futbol hayatına son verdi.

Mustafa Denizli'nin en önemli kariyeri şüphesiz teknik direktör olarak öne çıkıyor. Özellikle Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe'de aldığı şampiyonluklar ile tarihe geçti. Sadece futbol kulüpleri değil aynı zamanda A Milli Takımını en çok çalıştıran teknik direktörlerden biridir. Elde ettiği önemli başarılar ile beraber hem Avrupa'da hem de Dünya Kupası'nda öne çıkmış isimlerden biridir.

Mustafa Denizli futbolu ne zaman jübile yaptı?

Mustafa Denizli 1983 tarihinde jübilesini yaparak futbolu bıraktı. En son Galatasaray'da oynayan tecrübeli oyuncu, daha sonra teknik direktör olarak kariyerine geliştirdi ve Türkiye'nin en önemli isimlerinden biri oldu. Daha çok İzmir'de futbol hayatını sürdüren Mustafa Denizli, o dönem farklı maaşlar aldı. Futbolu bıraktıktan sonra ise yine futboldan elde ettiği kazanç asıl teknik direktörlük yapması suretiyle öne çıktı. Elde ettiği muhteşem başarılar ile 3 büyüklerin yanı sıra A milli takımlarda başarı sağlarken bu konu açısından önemli kazançlar elde etti.

Mustafa Denizli Milli Takım Kariyeri

Mustafa Denizli futbolculuk serüveni ve teknik adamlık hayatı ile beraber aynı zamanda milli takımda oynadı. Bu konuda pek çok önemli başarı sağlayan tecrübeli teknik adam, aynı şekilde milli takımda da sol açık görevini üstlendi. Milli takımın farklı kademelerinde oynayan Mustafa Denizli aynı zamanda A milli takımda da uzun zaman görev yaptı. Ancak özellikle teknik direktörlük kariyeri ile beraber Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran Mustafa Denizli, bu konudaki en başarılı ve en önemli isimlerden biri olarak ön plana çıkıyor. 

Halen Altay Teknik Direktörü olarak görev yapmaktadır.


mustafa denizli,mustafa denizli kimdir,mustafa denizli kaç yaşında,mustafa denizli nereli,mustafa denizli hangi takımları çalıştırdı,mustafa denizli kariyeri,altay,altay teknik direktörü

MUHAMMED GÜMÜŞKAYA

 

Muhammed Gümüşkaya kimdir?

Fenerbahçe 'nin UEFA Avrupa Ligi Play-Off Turu ilk maçında Finlandiya temsilcisi Helsinki'yi konuk ettiği maça Muhammed Gümüşkaya damga vurdu. Karşılaşmanın 62. dakikasında Bright Osayi-Samuel'in yerine oyuna dahil olan Muhammed, 65. dakikada attığı harika golle tüm dikkatleri üzerine çekti.

Muhammed Gümüşkaya kimdir, kaç yaşında? Muhammed Gümüşkaya nereli ve hangi takımlarda oynadı?

Muhammed Gümüşkaya, 1 Ocak 2001'de İstanbul'da dünyaya geldi. Futbol hayatına 2012 yılında Fenerbahçe altyapısında başlayan Muhammed, alt yaş gruplarında forma giymesinin ardından 2018 yılında Sarı Lacivertli ekip ile profesyonel sözleşme imzaladı. Ziraat Türkiye Kupası maçlarında bulduğu forma şansını iyi değerlendiren genç oyuncu, Eylül 2020'de 2 yıllığına tecrübe kazanması için Boluspor'a kiralandı.

Boluspor'da 22 maça çıkan ve 4 golle skora katkı sağlayan orta saha oyuncusu, sezonun tamamlanmasıyla geri çağrıldı. Hazırlık kampında Pereira'nın gözüne giren ve 1. Lig ekiplerinden teklif olmasına rağmen takımda tutulan Muhammed, Gençlerbirliği ile oynanan hazırlık maçında bulduğu fırsatı iyi değerlendirmiş ve güzel bir gole imza atmıştı.

Hücum bölgesinin her pozisyonunda rahatlıkla görev alabilen 20 yaşındaki Muhammed'in Fenerbahçe ile 2023 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor.

Sırasıyla U15, U17, U18, U19 ve U21 Milli Takımı'nda da oynayan Muhammed, milli formayı toplam 19 maçta giydi.

Güncel piyasa değeri 300 bin Euro olan 1.77 boyundaki oyuncunun sezon içerisinde sık sık forma şansı bulması bekleniyor.


muhammmed gümüşkaya,muhammed gümüşkaya kimdir,muhammed gümüşkaya nereli,muhammed gümüşkaya kaç yaşında,muhammed gümüşkaya fenerbahçe,fenerbahçe,vitor  pereira,

MARCAO TEIXEIRA

 

MARCAO TEIXEIRA KİMDİR?

Marcao, 5 Haizran 1996 yılında Breziya, Londrina'da dünyaya gelmiştir. 

Stoper mevkisinde oynayan Brezilyalı futbolcudur. Süper Ligde Galatasaray forması giymektedir. 

İlk profesyonel sözleşmesini 12 Nisan 2014 tarihinde Brezilya Seri B ekiplerinden Avai FC ile yaptı. Resmi olarak ilk lig maçına 17 yaşında Chapecoense takımı karşısında çıktı. 5 Şubat 2015 tarihinde Seri A takımlarından Atletico Paranaense'ye transfer oldu. Bu kulüpte kaldığı süre boyunca sırasıyla, 2015 yılında Seri D takımlarından Guaratingueta'ya, 2016 yılında ise Ferroviaria'ya kiralık olarak gönderildi. 2017'nin Ocak ayında Atletico Goianiense'ye giden Marcao, aynı sezonun sonunda ise Portekiz ekibi Rio Ave'ye kiralandı ve kariyerinde ilk kez yurt dışında bir kulüpte forma giydi. 

2018 yazında Atlético Paranaense'den ayrılan Marcao, bir kez daha Portekiz'in yolunu tuttu ve Primeira Liga takımlarından Chaves'e transfer oldu. 

2018-2019 sezonunda Galatassaray'a transfer oldu. Çok başarılı maçlar çıkaran Marcao'nun piyasa değeri 15 milyon Euro'ya kadar yükseldi.


16 Ağustos 2021 tarihinde Galatasaray, ligin ilk haftasında Giresunspor ile karşılaştı. Maçın 62. dakikasında Marcao rakip yarı sahasından, Galatasaray yarı sahasına koştu ve takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na önce kafa daha sonra da iki kez yumruk attı. Kavgayı Galatasaraylı futbolcular ayırdı. Maçın hakemi Erkan Özdamar, VAR'dan gelen uyarıdan sonra pozisyonu izledi ve Marcao'ya kırmızı kart gösterdi.

Türkiye Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu'na sevkedilen Marcao aynı zamanda Galatasaray Yönetimi tarafından da süresiz kadro dışı bırakıldı. 5-10 maç caza alması beklenen MArcao'nun Galatasray'daki geleceği de merak konusu oldu.

Kaynak: www.fotomac.com

marcao, marcao teıxeıra, kerem aktürkoğlu, galatasaray, giresunspor, brezilya, marcao kimdir, marcao nereli, marcao kerem kavgası, fatih terim, burak elmas,


FİLENİN SULTANLARI


A Milli Kadın Voleybol Takımı Aday Kadrosu

Federasyondan yapılan açıklamaya göre, milliler bu yıl FIVB Voleybol Milletler Ligi, Tokyo Olimpiyat Oyunları ve CEV Avrupa Şampiyonası'nda boy gösterecek.

Türkiye, 25 Mayıs-25 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Voleybol Milletler Ligi'nde ABD, Almanya, Belçika, Brezilya, Çin, Dominik Cumhuriyeti, Güney Kore, Hollanda, İtalya, Japonya, Kanada, Polonya, Rusya, Sırbistan ve Tayland'la karşılaşacak.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 23 Temmuz-8 Ağustos tarihlerinde Tokyo’da düzenlenecek Olimpiyat Oyunları'nın B Grubu'nda Çin, ABD, Arjantin, İtalya ve Rusya ile mücadele edecek.

Milliler, son olarak 19 Ağustos-5 Eylül tarihlerinde Sırbistan, Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan'ın ortaklaşa düzenleyeceği 2021 CEV Avrupa Şampiyonası'na katılacak.

Geniş kadro açıklandı

Başantrenör Giovanni Guidetti yönetimindeki A Milli Kadın Takımı'nın aday kadrosu için iki ayrı oyuncu grubu açıklandı.

Buna göre 1. grupta bulunan voleybolcular turnuvalara katılırken, 2. grupta bulunan sporcular antrenmanlara İstanbul'da devam edip, ihtiyaç olması durumunda milli takıma davet edilecek.

Milli takım aday kadrosunda şu sporcular bulunuyor:

1. grup kadro:

Pasörler: Naz Aydemir Akyol (Fenerbahçe Opet), Cansu Özbay (VakıfBank), Buse Ünal (Nilüfer Belediyespor)

Pasör çaprazları: Meryem Boz (Aydın Büyükşehir Belediyespor), Ebrar Karakurt (Türk Hava Yolları), Tutku Burcu Yüzgenç (Karayolları)

Smaçörler: Hande Baladın, Fatma Yıldırım, Saliha Şahin (Eczacıbaşı VitrA), Meliha İsmailoğlu, Tuğba Şenoğlu (VakıfBank), Şeyma Ercan (Türk Hava Yolları)

Orta oyuncular: Eda Erdem Dündar (Fenerbahçe Opet), Zehra Güneş, Kübra Akman (VakıfBank), Aslı Kalaç (Türk Hava Yolları), Yasemin Güveli (Eczacıbaşı VitrA)

Liberolar: Simge Aköz (Eczacıbaşı VitrA), Ayça Aykaç (VakıfBank)

2. grup kadro:

Pasörler: Elif Şahin (Eczacıbaşı VitrA), Buket Gülübay (Sistem9 Yeşilyurt)

Pasör çaprazları: Yağmur Karaoğlu (İlbank), Pelin Eroktay (Eczacıbaşı VitrA)

Smaçörler: İlkin Aydın (Galatasaray HDI Sigorta), Derya Cebecioğlu (Sistem9 Yeşilyurt), İpar Özay Kurt (Fenerbahçe Opet), Ezgi Akyaldız (Karayolları), Yaprak Erkek (İlbank)

Orta oyuncular: Ayçin Akyol (Karayolları), Yasemin Yıldırım (Nilüfer Belediyespor), Büşra Şahin (Türk Hava Yolları), Beliz Başkır (Fenerbahçe Opet)

Liberolar: Dilek Kınık (Kuzeyboru), Eylül Akarçeşme (Aydın Büyükşehir Belediyespor), Gülce Güçtekin (Fenerbahçe Opet)


a milli-a milli voleybol takımı,tvf,a milli kadın voleybol takımı,filenin sultanları,naz aydemir akyol,ebrar karakurt,hande baladın,meliha ismailoğlu,eda erdem dündar,aslı kalaç,simge aköz

EBRAR KARAKURT

 

Filenin Sultanları, Tokyo 2020'de çeyrek finale yükseldi. Maçın yıldız isimlerinden biri de Ebrar Karakurt oldu. 

Kadın sevgilisi ile gündeme gelen Ebrar Karakurt bir anda sosyal medya gündemine oturdu. Çok sayıda destek mesajları alması dikkat çekti.

EBRAR KARAKURT KİMDİR?

17 Ocak 2000'de dünyaya gelen Ebrar Karakurt, Türk milli voleybolcudur.

Pasör çaprazı olarak oynayan Karakurt'un boyu 1.96'dır.

Voleybola 12 yaşında VakıfBank Spor Kulübü'nde başlayan Karakurt, VakıfBank formasıyla iki sene üst üste hem yıldızlar hem de gençler kategorisinde Türkiye şampiyonluğu yaşadı.

2000 doğumlu smaçör, geçtiğimiz sezon A Takım ile birlikte antrenmanlara çıktı ve zaman zaman forma giyme şansı buldu.

U23 Milli Takımı'yla Dünya Şampiyonu olan Ebrar Karakurt, U18 Milli Takımı'yla mücadele ettiği Dünya Şampiyonası'nda 'En İyi Smaçör' ödülünün sahibi oldu.

2018 yılında VakıfBank A Takımı'na yükselen Karakurt 1 Kulüpler Dünya Şampiyonası Şampiyonluğu ve 1 Türkiye Ligi Şampiyonluğu yaşadı.

2019 yılı itibarıyla Türkiye kadın millî voleybol takımı ve Türk Hava Yolları oyuncusudur.


ebrar karakurt,ebrar karakurt kimdir,ebrar karakurt nereli,ebrar karakurtpink hair,ebrar karakurt kaç yaşında,imge,ebrar karakurt sevgilisi imge kimdir,ebrar karakurt valleyball,

SPORCU SAĞLIĞI

amatör sporlar, araba sporları, boks, buz hokeyi, futbol, güreş, karete, kayak, motorsiklet, profesyonel, riskli sporlar, rugby, spor, sporcu sağlığı nedir, tekvando, tehlikeli sporlar

SPORCU SAĞLIĞI NEDİR?

Spor yaralanmalarında en riskli dallar; Futbol, Rugby, Buz Hokeyi

Spor en büyük tutkunuz. Düzenli olarak spor yapıyor, sporu günlük yaşamınızın vazgeçilmez bir parçası olarak görüyorsunuz. Ya da en büyük hayaliniz spor yapmak. Vakit buldukça arkadaşlarınızla halı sahada top koşturuyorsunuz. Belki de tatil günlerinde okul yıllarında olduğu gibi basketbolda ne kadar iddialı olduğunuzu ispatlamaya çalışıyorsunuz. 

Peki spor yaparken sakatlanma riskiniz olduğunu biliyor musunuz?

 İster profesyonel ister amatör olun spor yaralanmaları bugün tıptaki en önemli uzmanlık dallarından birini oluşturuyor.

Spor yapmayı düşünen kişilerin muhakkak bir hekim kontrolünden geçirilmesi ve ilgilenilen spor dalıyla ilgili risk faktörlerinin belirlenmesi önerilir. Özellikle genç yaşta spora başlamada doktorun spor branşı seçiminde yönlendirici rolü çok önem kazanmaktadır.

En riskli spor futbol, sakatlanma sıklığı açısından en riskli sporlar arasında başı futbol çekiyor. Daha sonra rugby, buz hokeyi, basketbol gibi temas sporları geliyor. Sakatlanma şiddeti açısından riskli sporların ise motorsiklet, araba, kayak sporları gibi yüksek hızlı sporlar olduğu belirtiliyor.

Yumuşak doku travmaları en sık görülen spor sakatlanması tipi. Kas ve iskelet yaralanmaları alt ekstremitede daha çok görülüyor. Direkt temas sporları içerisinde futbol en fazla yaralanma riskine sahip sporlardan biridir. Yaralanmaların yaklaşık yüzde 50’sinde direkt temas sorumlu tutulmaktadır. Yaralanmaların sadece yüzde 30’u faul yapılmasına bağlı olarak bulunmuştur. Defans oyuncuları diğer oyunculara göre daha sık yaralanmaya maruz kalmaktadır. Futbolda yaralanmaların çoğu alt ekstremitede görülür. Farklı çalışmalarda bu oran yüzde 56-76 arasında değişmektedir. Bunu yüzde 23 ile üst ekstremite ve yüzde 14 ile kafa travmaları izlemektedir.



amatör sporlar, araba sporları, boks, buz hokeyi, futbol, güreş, karete, kayak, motorsiklet, profesyonel, riskli sporlar, rugby, spor, sporcu sağlığı nedir, tekvando, tehlikeli sporlar 

KİMLER GELDİ? KİMLER GEÇTİ?

TÜRKİYE'DE FUTBOL OYNAYAN DÜNYA YILDIZLARI

Türkiye'ye gelen yıldız futbolcu transferlerinin yarısına yakını geldikleri takımda başarılı olamazken, bir çok yıldız ise takımlara büyük katkı sağladı. Galatasaray ise Yıldız futbolculardan en çok verimi alan Türk takımı oldu. Yaşı nedeniyle eleştirilere maruz kalan Didier Drogba, gibi Galatasaray'a yaşı ilerlemiş olarak gelen yıldız futbolcular başarılı oluyor. Bu futbolcuların başında ise "Artık Futbol hayatı bitti" denildikten sonra Galatasaray'a gelerek UEFA kupasında büyük pay sahibi olan Hagi yer alıyor.
alex de souza, amokachi, beşiktaş, droğba, fenerbahçe, galatasaray, hagi, sneijder, şota, tafarel, trabzonspor, tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, 
tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

DİDİER DROGBA: (GALATASARAY)

Dünya futbolunun en iyi santraforları arasında gösterilen Drogba, ilerleyen yaşı nedeniyle öncelikle gittiği Çin'de eleştirilmişti. Ancak oynadığı futbol ile alkış aldı. Kulübüyle yaşadığı maddi problemler nedeniyle FİFA'lık olan futbolcu menajeri tarafından Galatasaray'a önerildikten sonra Galatasaray ile sözleşme imzaladı. Drogba'nın imzası, dünya medyasında da büyük yankı buldu

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

ALEX DE SOUZA: (FENERBAHÇE) 

Futbol'a 1995 yılında Coritiba FC Takımında başlamıştır. 2 sene oynadıktan sonra 1997 yılında Palmeiras'a geçmiştir. 2001 yılına kadar Palmeiras'ta oyanayan futbolcu buradaki performansıyla Brezilya Milli Takımında da oynamaya başlamıştır. 2001-2002 sezonunda Parma takımına transfer olmuştur. Ancak 5 maça çıkabilmiştir ve ligin ikinci yarısında Flamengo'ya transfer olmuştur. Diğer sezon ise Cruzeiro Takımına transfer olmuştur. 2004 yılında ise Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Alex, Fenerbahçe'nin yanı sıra Türk futbol tarihine geçen bir futbolcu olarak anılıyor.

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,

AMOKACHİ: (BEŞİKTAŞ)

Özellikle Nijerya Milli takımı ile 1994 ve 1998 yıllarında Dünya Kupası ve 1994 Afrika Kupası'nda gösterdiği performans ile dünya çapında tanınmıştır. Aynı zamanda milli forma ile 1996'da Olimpiyatlar altın madalyasının kazanılmasında önemli rol oynamıştır. Beşiktaş Jimnastik Kulübünde oynarken Fenerbahçe Spor Kulübü maçında orta sahaya helikopterle indirildi.

tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor,


ŞOTA: (TRABZONSPOR)

1993-94 sezonu devre arasında dönemin başkanı Sadri Şener tarafından ikiz kardeşi Arçil Arveladze ile birlikte Trabzonspor'a alındı. Trabzonspor'a geldiğinde çok genç olmasına rağmen mükemmel bir performans gösterip penaltı bile atmadan 1995-96 sezonunda 25 gol atarak gol kralı oldu.

ROBERTO CARLOS: (FENERBAHÇE) Dünya futbol tarihinin en iyi sol kanat oyuncularından biri olarak gösterilen Brezilya'lı futbolcu Türk futbol tarihinin en önemli transferleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. 2007 yılında Fenerbahçe'ye transfer oldu. 3 yıllık sözleşmeye imza attı. 1999 yılında Real Madrid'de forma giyerken CD Tenerife'ye sıfırdan attığı gol matematikçiler tarafından incredible gol (inanılmaz gol) olarak nitelendirilmiştir.

POPESCU: (GALATASARAY) Rumen futbolcu. Steaua Bükreş'te ve PSV Eindhoven'da oynadığı yıllarda kendini gösterdi. Kısa bir süre Tottenham'da forma giydikten sonra Barcelona'ya transfer oldu ve takımın kaptanlığını üstlendi. Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğunu yaşadıktan sonra 1997'de Galatasaray'a transfer oldu. Popescu 2001-02 sezonunda Lecce'ye transfer olana kadar sarı-kırmızılı forma ile 3 lig şampiyonluğu, 2 Türkiye, 1 UEFA Kupası ve 1 de Süper Kupa kazanarak Galatasaray'a büyük emekler vermiştir. Ayrıca 2000 yılındaki Galatasaray-Arsenal UEFA KUPASI finalinde maç penaltılara gitmiş ve son penaltıyı gole çevirerek UEFA Kupasını takımına kazandırmıştır.

MARİO JARDEL: (GALATASARAY) FC Porto'nun ardından 4 büyüklerden Galatasaray'a transfer olarak 2000 yılında 48 resmi maçlarda attığı 58 gol ile Avrupa'nın en golcü futbolcusu olmayı başarmıştır. Türk futbol tarihinin en önemli transferleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor. 2001 yılında Portekiz'e geri dönerek Sporting Lisbon ile şampiyonluğu ve lig kupa sahipliğini elde etmiştir.Üstelik o sezonda 30 lig maçında 42 gol atarak sükse yapmıştır.

HAİM REVİVO: (GALATASARAY/FENERBAHÇE) Fenerbahçe'deki ilk 2 yılı başarılıydı. Daha sonra birçok yabancı oyuncu takıma transfer edildiğinden serbest bırakıldı. Revivo o sıralardı çok iyi bir oyun sergileyerek herkesin takdirini topladı. Galatasaray'a bedelsiz transfer olarak Fenerbahçe'ye rakip oldu. Galatasaray'da birkaç hafta iyi top oynadıktan sonra düşüşe geçti ve ayrılmak zorunda kaldı.

CASSİO LİNCOLN: (GALATASARAY) Lincoln, 2007 Haziran ayında Galatasaray'a transfer oldu. Oynadığı ilk iki resmi maçında da gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Beşiktaş maçında yedek kalması ile performansı düşmüş ve sık sık sakatlık geçirmiştir. Michael Skibbe'nin gelmesiyle performansı aşırı derecede arttı ve özlenen Lincoln geri döndü. Lincoln, 3 Aralık 2008 tarihindeki UEFA Kupası B Grubundaki Hertha Berlin karşılaşmasında ilk defa takım kaptanı olarak sahaya çıkmıştır. Daha sonra Galatasaray'dan ayrılarak ülkesine döndü.

JAY JAY OKOCHA: (FENERBAHÇE) 1996'da Almanya'nın Eintracht Frankfurt takımından Fenerbahçe'ye transfer oldu. Türk vatandaşlığına geçen Okocha Muhammed Yavuz adını değiştirdi. 1998 Dünya Kupası'nda Nijerya Milli Takımı formasını giydi. 1998'de 16,5 milyon dolara Fransa'nın Paris St-Germain takımına transfer oldu.

GEORGE HAGİ-(GALATASARAY) Galatasaray'a transfer olduğunda kariyerinin son demleriydi ama Türkiye'de öyle bir performans sergiledi ki, halen daha 7'den 77'ye herkesin aklı "Karpatların Maradonası"nda kaldı. Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanmasında büyük söz sahibi oldu. Otoriteler tarafından Türkiye'ye gelmiş geçmiş en iyi yabancı futbolcu olarak gösterilmektedir.

STEPHAN KUNTZ: (BEŞİKTAŞ) Kuntz, Borussia Neunkirchen, VFL Bochum, Bayer Uerdingen ve Kaiserslautern takımlarında oynadıktan sonra, 1995’te Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı tek sezonda 30 lig maçında 9, iki Avrupa Kupası maçında da 2 gol attı. Almanya’nın en çok sevilen bir futbolcuları arasında yer aldığından onun futbolunu izlemek için Almanya’dan seyirciler Beşiktaş maçlarına dahi geliyordu. 1996 Avrupa Şampiyonası finallerinde 34 yaşında olmasına rağmen, Almanya’nın Avrupa Şampiyonu olmasında başrolü oynadı. İngiltere’ye attığı gol, unutulmaz goller arasında yer aldı. 1996 Temmuz’unda Arminia Bielefeld’e transfer oldu. Almanya’da 429 lig maçında 173 gol attı, 24 defa A Milli oldu.

ELVİR BALİÇ: (FENERBAHÇE) 1998 yılında rekor bir transfer ücretiyle 9.5 milyon Euro'ya Fenerbahçe'ye geçen Baliç, Türk vatandaşlığına geçti. 1999-2000 sezonunda İspanya’nın dünyaca ünlü kulübü Real Madrid'e 26 milyon Euro'ya transfer oldu. Geçirdiği ağır sakatlık neticesinde fazla forma şansı bulamayınca 2000-2001 sezonunda kiralık olarak yeniden Fenerbahçe'ye döndü ve şampiyon kadroda yer aldı. Sezon sonu tekrar Real Madrid'e giden Baliç, Rayo Vallecano takımında da vatandaşı ve Fenerbahçe'den takım arkadaşı Boliç'le beraber 1 sezon oynadı.

PİERRE VAN HOOİJDONK: (FENERBAHÇE)2003 yılında Hollanda'nın Feyenoord takımından ayrılarak Fenerbahçe'ye gelen oyuncu, ilk şampiyonluğunu 2003-2004 futbol sezonu sonunda bu takımda yaşadı. Pierre Paulus Wielaartus Van Hooijdonk aynı sezon 24 gol atarken, 10 gol pasına da imzasını koydu ve 5 topu çizgiden çıkardı. Fenerbahçe'den ayrılarak NAC Breda takımına transfer olmuş ve burada da teknik heyet ile yaşadığı problemler nedeniyle devre arasında takımdan ayrılıp eski takımı Feyenoord'a döndü. 2007'de ise futbolu bıraktı.

HARRY KEWELL: (GALATASARAY) Leeds United'da oynadığı futbolla dikkat çeken oyuncu bu performansıyla Liverpool'a transfer oldu ancak sakatlıklar dolayısıyla fazla şans bulamadı. 2007-2008 sezonunun sonunda takımı Liverpool ile kontrat yenilemeyen Kewell, 2008-2009 sezonunun başında bonservis bedeli ödenmeden Galatasaray tarafından transfer edilmiştir. Rakip yarı sahanın her yerinde oynayabilen Kewell genellikle kanatlarda görev aldı. Attığı imkansıza yakın gollerle tüm dünyada "The Wizard of Oz" (Oz Büyücüsü) lakabını aldı.

PASCAL NOUMA: (BEŞİKTAŞ) 2000 sezonunda Nevio Scala'nın çalıştırdığı Beşiktaş'a transfer oldu. Ancak sezon sonunda Türkiye'den ayrıldı ve Fransa'ya geri döndü. Bir senelik Marsilya kariyerinden sonra tekrar Beşiktaş'a transfer oldu. Ancak 20 Nisan 2003 günü oynanan Fenerbahçe maçı kendi kariyeri için dönüm noktası oldu. Takımı şampiyonluğa giderken bu maçta Fenerbahçe'ye attığı gol sonrası tribünlere yaptığı hareketi çok konuşuldu. Beşiktaş Yönetim Kurulu baskılara dayanamayarak ligin bitimine birkaç hafta kala sözleşmesini feshetti ve futbolcunun şampiyonluk kutlamalarına katılmasına izin vermedi. Bu hareketi ile ayrıca Türkiye Futbol Federasyonu'ndan 7 ay men cezası aldı. Beşiktaş'ta 44 lig maçında 22 gole imzasını atarak Türkiye'ye gelerek başarılı olan en önemli yıldızlardan biri olarak tarihe geçti.

UCHE: (FENERBAHÇE-İSTANBULSPOR) Fenerbahçe takımında futbol oynadığında oldukça başarılı bir defans oyuncusu olan Uche, son derece kritik derbi maçlarda attığı gollerle de adından söz ettirdi. Türkiye'de İstanbulspor takımında 3 sene oynadıktan sonra Nijerya'da futbol hayatına devam etmeyi tercih etmiştir. Yaşadığı en büyük talihsizlik ise Fenerbahçe'de oynadığı dönemde yedek kaleci Murat Şahin tarafından şansız bir şekilde ayağının kırılmasıydı.

FRANK DE BOER: (GALATASARAY) Hollanda Milli Futbol Takımı'nın en çok milli oyuncusu olan Frank de Boer, 2007'de Katar'da aktif futbol hayatını sonlandırmaya karar verdi. 2003-2004 sezonunda Galatasaray forması giymiştir. Ronald de Boer'in ikiz kardeşidir. Ancak Galatasaray'da çok başarılı bir grafik sergileyememiştir.

MATEJA KEZMAN: (FENERBAHÇE) Fenerbahçe'de oynadığı ilk sezonda 35 maçta 11 (ligde 9) gol attı. Oynadığı ikinci sezonda ligde oynadığı 22 maçta 11 gol attı. Türkiye Kupası'nda 5, Şampiyonlar Ligi'nde de 2 gol atan Kezman 2008-2009 sezonunda Fransa'nın PSG takımına kiralandı.

FRANK RİBERY-(GALATASARAY) Bayern Münih'te oynayan eski Galatasaraylı Fransız Müslüman futbolcudur. Futbolda yıldızı Marsilya'da parlamıştır. Ancak daha sonra Galatasaray'dan parasını almadığı gerekçesiyle Fransa'nın Marsilya takımına sözleşmesindeki madde gereğince kendi isteği üzerine gitmiştir. Daha sonra da Marsilya'dan B. Münih'e 26 milyon Euro'ya transfer oldu.

CEVAD PREKAZİ: (GALATASARAY-ALTAY-BAKIRKÖY) 1988-1989 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı finale kadar çıkan Galatasaray'ın en önemli oyuncularındandı. 15 Mart 1989 tarihinde Köln'deki Monako-Galatasaray maçının 61. dakikasında 37 metre mesafeden attığı inanılmaz gol ile Galatasaray taraftarlarının hafızasına kazınmıştır. Tanju ve Mirsad Kovaceviç ikilisine yaptığı asistlerle sayısız golü hazırladı. 1987 ve 1988 yıllarında Galatasaray'da lig şampiyonlukları yaşadı. Cevad Prekazi, 1991 yılında Galatasaray'a veda etti. Kısa bir süre Altay ve Bakırköyspor'da futbol oynadıktan sonra ülkesine geri döndü.

MATTEO FERRARİ: (BEŞİKTAŞ) Kariyerine S.P.A.L takımında başlayan Ferrari, İtalya'nın büyük kulüplerinden Internazionale, Parma ve Roma forması giydi. Kariyerinin tek yurtdışı deneyimini Everton formasıyla yaşayan Ferrari, 1 Temmuz 2009 tarihinde Beşiktaş ile 4 yıllık sözleşme imzaladı.

STEPHEN APPİAH: (FENERBAHÇE)Futbol'a Gana takımlarından "Hearts of Oak" kulübünde başlamıştır. Daha sonra Fatih Terim tarafından Galatasaray'ın alt yapısına transfer olmuştur. Tamer Güney'in verdiği rapor sonucu gönderilmiştir. 1999 yılında İtalya'nın Udinese takımına transfer olmuştur. 3 sezon oynadıktan sonra 2000-2001 sezonunda Parma'ya geçmiştir. 2 sezon ardından 1 yıllığına Brescia'ya kiralanmıştır. 1 yıl oynayıp sezon başında ise İtalyan devi Juventus'a transfer olmuştur. 2 sezon oynadıktan sonra 2006 İtalyan futbolu skandalı ile Juventus alt lige düşürülmüş, birçok futbolcu gibi Appiah'ta takımdan ayrılmıştır. 2005-2006 sezonunda Fenerbahçe'ye 8 Milyon Euro bonservis bedeli karşılığında transfer olmuş ve attığı gollerle takıma büyük katkı sağlamıştır.

MİLAN BAROS: (GALATASARAY) 2008-2009 sezonunda 20 gol atarak Turkcell Süper Lig'in en çok gol atan oyuncusu olmuştur. 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda attığı 5 golden dolayı Altın Ayakkabı Ödülü'ne layık görülmüştür. Galatasaray'dan önce Liverpool, Aston Villa ve Lyon gibi takımların formasını giymiş ve dünyanın en iyi forvetleri arasında gösterilmiştir. Ancak son 2 sezondur başarılı olamayan Baros, Galatasaray'ın gönderilecek futbolcuları arasında yer alıyor.

TAFFAREL: (GALATASARAY): Taffarel, Brezilya Milli Futbol Takımı tarihinde en fazla kaleci forması giymiş oyuncudur (tam olarak 101 karşılaşma). 1994'deki zaferden başka, 1990 ve 1998 Dünya Kupası'nda da forma giymiştir. Galatasaray'ın 2000 yılında kazandığı UEFA şampiyonluğu ve Süper Kupa şampiyonluğunda takıma önemli katkılarda bulunmuştur.bu dönemde dünyanın en iyi kalecilerinden biri olarak gösterilmiştir. Beyefendi kişiliği ve örnek aile babası olması sebebiyle Türkiye'de taraflı tarafsız birçok kişinin gönlünü fethetmiştir. Başarısız geçen Parma deneyiminin ardından futbolu bırakmıştır.

ELANO BLUMER: (GALATASARAY)Temmuz 2009 da İngiltere'nin Premier League ekibi Manchester City'den, Galatasaray'a 7 Milyon Euro'a transfer oldu ve 4 yıllık sözleşmeye imza attı. İlk golünü 2009/2010 sezonunda Kayserispor'a 35 metreden sol ayağıyla attı. Diğer kalan iki golünü ise Panathinaikos maçında 2. golünü frikikle atmıştır.

ARİEL ORTEGA: (FENERBAHÇE) Ortega için Fenerbahçe, River Plate takımına 5, Parma'ya 2.5 milyon dolar ödedi ve Ortega'ya da yıllık 2 milyon dolar vererek bu transferi gerçekleştirdi. Fenerbahçe'de 2002-2003 sezonunun ilk yarısında 14 maça çıktı. 5 gol attı, 4 sarı, 1 de kırmızı kart gördü. Fenerbahçe'nin Galatasaray'a karşı kazandığı 6-0’lık zaferin mimarlarındandır, bu maçta bir de gol atmıştır. Takımın o dönemdeki hocası Werner Lorant'la yıldızı barışmadı, Türkiye'ye uyum sağlayamadı. Devre arasında Arjantin'e gidip dönmeyince Fenerbahçe, FIFA'ya başvurdu. Uzun süren hukuki mücadelede FIFA Fenerbahçe'yi haklı bulur ve Ariel Ortega'ya para cezası ve 1 yıl futbol oynama yasağı getirilir.

NİCOLAS ANELKA: (FENERBAHÇE) 27 Ocak 2005 tarihinde Fenerbahçe`ye transfer olmuştur. 31 Ocak`ta resmi sözleşmeye imza atmıştır. Türkiye`ye gelen en kariyerli futbolculardan biri olan Anelka, 2005-06 sezonuyla birlikte kendini tam anlamıyla göstermeye başlamış ve yeniden milli takıma kadar yükselmiştir ama geçmiş dönemde yaşadığı sorunların bir benzerini Fenerbahçe'de yaşayarak 2006-07 sezonunda 14 milyon Euro karşılığında Bolton'a transfer olmuştur. Anelka top üstündeki harika hakimiyeti, yaptığı şık hareketler, hızı ve bitirici vuruşlarıyla her zaman çok gözde bir futbolcu olmuştur. Ayrıca Anelka Dünya üzerinde bonservisine en çok para ödenen oyuncudur.

QUARESMA (BEŞİKTAŞ) Oyun tekniği ve attığı gollerle dünya futbolunun hayranlıkla izlediği Quaresma, İner, Barcelona, Chelsea gibi dünya kulüplerinde forma giymiş birr futbolcu. form düşüklüğü nedeniyle oynadığı takımlardan gönderilen futbolcu Beşiktaş'a geldiğinde de tam bit yıldız gibi oynamasına rağmen, daha sonraları form düşüklüğü nedeniyle forma şansı bulamamıştır.

GUTİ HERNANDEZ (BEŞİKTAŞ) Türkiye'ye gelen en önemli dünya yıldızlarından biri olan Guti Herhandez de gece hayatı ve başarısız futbolu nedeniyle Beşiktaş'ta başarılı olamadığından kadro dışı kaldı.

WESLEY SNEIJDER (GALATASARAY) Dünyanın en iyi futbolcuları sırlamasında en üst sıralarda yer alan futbolculardan biri olan Wesley Sneijder Galatasaray'ın bu sezon kadrosuna kattığı çok önemli bir isim. Dünya futbol otoriteleri tarafından en çalışkan 10 futbolcu arasında gösterilen Wesley Sneijder Galatasaray'a forma şansı bulmak için geldiğini paranın bir önemi olmadığı açıklamasıyla da geldiği andan itibaren taraftarın gönlünde taht kurdu.


Bu haber, tükiyede futbol oynamış dünya yıldızları, türkiyeye transfer olan yabancı futbolcular, hagi, droğba, alex de souza, şota, sneijder, amokachi, tafarel, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor, ile ilgilidir. 



GERÇEKLEŞMEYEN TRANSFERLER

transfer haberleri, son dakika transfer haberleri, transferde son dakika, gerçekleşmeyen transferler, iptal edilen transferler, ilginç transferler
ilginç transferler,transfer haberleri,gerçekleşmeyen transferler,iptal edilen transferler,son dakika transfer haberleri,transferde son dakika,neymar,messi,adebayor,ibrahimoviç,lawandowski
Dünyanın en ilginç transfer iptal sebepleri

'Tanrı'ya sormam lazım' dedi, transfer iptal oldu! Böylesi ne görüldü ne duyuldu.

Her transfer döneminde taraftarlar bir beklenti içerisine giriyor. Taraftarı oldukları takımların eksikleri bir yana, bir yıldızın kadroya dahil olması da isteniyor... Kulüpler buna göre transfer çalışmalarını yürütüyor, hali hazırda olan oyuncuları ile yollarını ayırıyor veya yeni futbolcuları kadrosuna katıyor. Oldukça meşakkatli bir süreç. Ancak gelin görün ki bu süreç saçma sapan sebeplerden ötürü tek çırpıda heba olabiliyor. Tıpkı birazdan göreceğiniz gibi. Yıldız futbolcunun transferi 'Tanrı'ya sormam lazım' dediği için iptal oldu. Okuyacaklarınıza çok şaşıracaksınız.

ROBERT LEWANDOWSKI - YANARDAĞ PATLADI

Avrupa'nın en önemli golcülerinden biri olan Lewandowski, 2010 yazında Lech Poznan'dan Blackburn'e transfer olacak iken İzlanda'da Eyjafjallajokul yanardağı patladı ve Avrupa'da tüm uçuşlar iptal oldu. Lewandowski, İngiltere'ye gitmeyi beklerken araya giren Dortmund bu transferi bitirdi.

LOIC REMY - RÜZGAR KURBANI!

Premier Lig ekibi Leicester City, 2015-16 sezonu ara transfer döneminde Chelsea ile Remy'yi kiralamak için anlaşmaya varmıştı. Bu saatlerde ülkesi Fransa'nın Lyon kentinde olan Remy'yi, sağlık kontrolü için İngiltere'ye götürecek uçak, İngiltere'deki yoğun rüzgar nedeniyle kalkamadı. Leicester City Remy için Lyon'a helikopter göndermek istedi ancak rüzgar buna engel oldu ve transfer gerçekleşmedi..

transfer haberleri, son dakika transfer haberleri, transferde son dakika, gerçekleşmeyen transferler, iptal edilen transferler, ilginç transferler

ZLATAN IBRAHIMOVIC - 'DENEYECEĞİZ' LAFINI DUYUNCA

2000 yılında Malmö'de forma giyerken Arsenal'den transfer teklifi alan Ibrahimovic, "Önce deneyeceğiz" sözünü duyunca bu transferden vazgeçti. Ibrahimovic bu durumu şöyle anlatıyor; "Arsenal bana ünlü kırmızı formalarını verdi ve ismim ile birlikte 9 numara vardı. Benim için fantastik bir andı. Arsenal muhteşem bir kulüptü. Ardından Arsenal'e transfer olmam için beni ikna edeceklerini bekliyordum ama onlar "Deneyeceğiz" dediler. Buna inanamadım ve reddettim."

CHRISTOPHER SAMBA - TRABZONSPOR BOKSÖR ARAMIYOR!

Bu transfer döneminde Dinamo Moskova'dan Trabzonspor'a transfer olmak üzereydi 31 yaşındaki stoper. Ancak, Shota Arveladze; "Bana bir stoper lazım, ağır sıklet boksör değil. Ben bu Samba'yı başka türlü biliyordum. Şimdi Mike Tyson gibi olmuş" sözleriyle reddetti..

JULIO REY - ANLAŞTIĞI TAKIMA TWITTER'DAN KÜFÜR ETMİŞ

Portekizli orta saha oyuncusu Rey, bu transfer döneminde Fabre'den Deportivo'ya transfer olmak üzereydi. Ardından bir Deportivo taraftarı, onun 2012 yılında twitter hesabından Deportivo'ya ettiği küfürleri buldu, çıkardı. Transfer iptal oldu..

RICARDO PEDRIEL - BUSINESS CLASS BİLET İSTEYİNCE

Giresunspor, anlaşmaya vardığı Pedriel'in ailesi için dört kişilik business class bilet talep etmesinin ardından transferi iptal etti..

transfer haberleri, son dakika transfer haberleri, transferde son dakika, gerçekleşmeyen transferler, iptal edilen transferler, ilginç transferler

EMMANUEL ADEBAYOR - 'TANRI'YA SORMAM LAZIM' DEDİ

Togolu forvet, Tottenham'dan kendisine kulüp bulması gerektiği mesajını aldı. Aston Villa'nın cazip teklifine karşılık "Tanrı'ya sormam lazım" cevabını verdi. Sonrasında Londra'da kalmaya karar verdi..

ALY CISSOKHO - DİŞLERİNDE SORUN ÇIKTI

Ocak 2009'da Milan, Porto'dan sol bek Cissokho'yu istedi. Porto, Fransız oyuncuyu 6 ay önce Vitoria Setubal'den 300 bin euroya almıştı ve 15 milyon euroya satmak üzereydi. Sağlık testleri sonucunda Cissokho'nun dişlerinde bir sorun tespit edildi. Milan, bu durum üzerine fiyatı düşürmek istedi. Porto reddetti ve transfer iptal oldu..

DAVID DE GEA - REAL MADRID'E GİDECEKTİ

Tarihin belki de en ilginç transfer iptal haberlerinden biri de De Gea'nın ki. Dünyanın en güçlü iki kulübü olan Real Madrid ve Manchester United arasında geçen görüşmelerde, FIFA sistemine evraklar zamanında girilmediği için transfer iptal oldu.

GARY HOOPER - LOCA İSTEYİNCE...

Norwich'te forma giyen Hooper, Sheffield Wednesday'den gelen transfer teklifine karşılık olarak ek VIP loca istedi. Sheffield'ın bu locadan yıllık geliri 30 bin pounddu ancak kulüp bu isteği reddetti. Sonrasında transfer iptal oldu.

KEVIN GROSSKREUTZ - KONTRAT YERİNE BOŞ SAYFALAR

Galatasaray, Alman futbolcu Kevin Grosskreutz için Dortmund ile anlaştı. Grosskreutz, Türkiye'ye geldi, taraftarla fotoğraflar çektirdi. Dortmund evrakları doğru biçimde FIFA sistemine yükledi ancak Galatasaray kontrat yerine boş sayfalar yükledi. Galatasaray, transferin geçerli sayılması için FIFA'ya başvurdu ancak FIFA reddetti.

ROY KEANE - FERGUSON, SNOOKER OYNAMAYA DAVET ETTİ

1993'te Nottingham Forest forması giyen İrlandalı orta saha Roy Keane, Blackburn'e imza atmak üzereydi. Evinin telefonu çaldı ve Manchester United Menajeri Sir Alex Ferguson onu evine davet etti. Keane ile snooker oynayan Ferguson, imzayı da arada aldı.

transfer haberleri, son dakika transfer haberleri, transferde son dakika, gerçekleşmeyen transferler, iptal edilen transferler, ilginç transferler

NEYMAR - ÇAMURLU KRAMPON!

2013'te Santos'ta forma giyen Neymar, Telegraph gazetesinde çıkan habere göre, özel dizayn edilmiş kramponları çamurlu İngiliz sahalarında tanıtamayacağı için bu teklifi reddetti..

FABIO BORINI - 'BEN SİZE FAZLAYIM' DEDİ

Liverpool'un İtalya'dan aldığı ancak beklediği performansı alamadığı Borini, Sunderland'e kiralanacaktı. Ancak Borini, bu teklife karşılık Sunderland'e göre çok fazla bir oyuncu olduğu yanıtını vererek reddetti. Bu olaydan 1 yıl sonra bonservisiyle Sunderland'e gittiği için çok mutluydu..

ERIC CANTONA - SEN MİSİN 'DENEYECEĞİZ' DİYEN...

Ünlü Fransız futbolcu Cantona, 1992'te Nimes'ten Sheffield Wednesday'e transfer olmak üzereydi. Sheffield Menajeri Trevor Francis, Cantona'yı 1 hafta denemek istediğini söyledi. Cantona bu teklifi reddedip, Leeds United'a imza attı. Leeds, bu imzadna 3 ay sonra lig şampiyonluğunu kazandı..

MATT LE TISSIER - YENGE LONDRA'YI İSTEMEDİ

Southampton'ın efsanevi golcüsü Le Tissier, 1989'da Tottenham'tan teklif aldı ve bunu kabul etmek üzereydi. Ancak, nişanlısı Southampton'dan ayrılıp Londra'ya gitmek istemiyordu. Le Tissier nişanlısını ikna edemedi ve kulübünde kaldı..

ERIC MAXIM CHOUPO-MOTING - FAKS MAKİNESİ BOZULDU

Hamburg'ta forma giyen Mouting, 2011 yılında Köln'den bir teklif aldı ve çabucak kabul etti. Transferin son günüydü ve işlemler için acele edilmesi gerekiyordu. Hamburg kulüp ofisinden Almanya Futbol Federasyonu'na gerekli evrak faks çekilince işlem tamamlanacaktı. Ancak, faks makinesi bozuldu. 13 dakika geç gitti evrak ve transfer iptal oldu..

ROBERTO SORIANO - SİSTEMDE ARIZA ÇIKTI

Napoli, 24 yaşındaki orta saha oyuncusu için Sampdoria'ya 13.5 milyon euro ve Zuniga'yı önerdi, teklif kabul edildi. Roberto Soriano, imaj haklarıyla ilgili konularda diretti. Transferin son günüydü. Bu meselelerin hallolması zaman aldı. Tam anlaşmaya varılmıştı ki 40 sayfalık kontrat örneği FIFA sistemine zamanında yüklenemedi ve transfer iptal oldu. (sporx).

transfer haberleri, son dakika transfer haberleri, transferde son dakika, gerçekleşmeyen transferler, iptal edilen transferler, ilginç transferler


EDA ERDEM

 

EDA ERDEM KİMDİR?

22 Haziran 1987'de İstanbul'da dünyaya gelen Erdem, 24 Aralık 2000'de, yani 13 yaşında voleybola başladı. Beşiktaş JK altyapısında başlayan serüveni, 2004 yılında A takıma yükselişiyle devam etti. Dört sezon oynadığı ve son iki sezonunda da kaptanlığını yaptığı Beşiktaş'tan 2008 yılında Fenerbahçe'ye transfer oldu. Eda Erdem 2005 yılından bu yana Türkiye A Milli Takım formasını giymektedir ve Türkiye A Milli Takım forması ile 300'den fazla maçta görev almıştır. 2008 yılında geldiği Fenerbahçe Spor Kulübü'nde 11. sezonunda mücadele eden Erdem, Türkiye A Milli Takımı ve Fenerbahçe Spor Kulübü'nde kaptanlık görevini üstlenmektedir. Yetenekli oyuncu, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nın ilk günlerinden iki ayrı ödüle layık görülmüştür.

EDA ERDEM KAÇ KİLO, BOYU KAÇ?

34 yaşındaki voleybolcunun boyu 1,88 cm; kilosu ise 74 kg. Eda Erdem, 2011 yılından beri Erdem Dündar'la evlidir.

BAŞARILARI

2004 Avrupa Şampiyonası En İyi Blokör (Genç Milli Takım)

2004-2005 Türkiye Ligi 4.'lüğü

2005 Genç Kızlar Türkiye Şampiyonluğu

2005 Genç Kızlar Balkan Şampiyonluğu (Genç Milli Takım)

2005-2006 Türkiye Ligi 3.'lüğü

2005-2006 Türkiye Ligi En İyi Blok Yapan Oyuncu

2009 Türkiye Ligi Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2009 CEV Cup 3'.lüğü - Fenerbahçe

2009 Türkiye Kupası 2.'liği - Fenerbahçe

2009 Avrupa Ligi 2.'liği (Türk Milli Takımı)

2009 Avrupa Şampiyonası 5.'liği (Türk Milli Takımı)

2009 Süper Kupa Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2009 Süper Kupa MVP - En Değerli Oyuncu

2010 CEV Şampiyonlar Ligi 2.'liği - Fenerbahçe

2010 Türkiye Kupası Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2010 Türkiye Ligi Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2010 FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2010 Voleybol Dünya Kulüpler Şampiyonası En İyi Servis Atan Oyuncu

2010 Avrupa Bayanlar Ligi 2.'liği (Türk Milli Takımı)

2010 Dünya Bayanlar Voleybol Şampiyonası-Dünya 6.'lığı (Türk Milli Takımı)

2010 Süper Kupa Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2011 CEV Şampiyonlar Ligi 3.'lüğü - Fenerbahçe

2011 Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2011 Aroma Bayanlar Voleybol 1. Ligi En İyi Smaçör

2011 Avrupa Bayanlar Ligi Dörtlü Finali En İyi Servis Atan Oyuncu

2011 Avrupa Bayanlar Ligi 2.'liği (Türk Milli Takımı)

2011 Avrupa Şampiyonası 3.'lüğü (Türk Milli Takımı)

2012 CEV Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2012 Londra Olimpiyatları (Türk Milli Takımı)

2012 FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası 3.'lüğü

2013 CEV Cup 2.'liği - Fenerbahçe

2014 CEV Cup Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2014 Acıbadem Bayanlar Voleybol 1. Ligi En İyi Blokör

2015 Acıbadem Bayanlar Voleybol 1. Ligi Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2015 Türkiye Kupası Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2015 Avrupa Şampiyonası 4.'lüğü (Türk Milli Takımı)

2015 Avrupa Şampiyonası İkinci En İyi Blokör

2015 Spor Toto Şampiyonlar Kupası Şampiyonluğu - Fenerbahçe

2016 CEV Şampiyonlar Ligi 3.'lüğü - Fenerbahçe

2016 CEV Şampiyonlar Ligi En İyi Orta Oyuncu

2016 Bayanlar Voleybol 1. Ligi En İyi Orta Oyuncu


eda erdem,filenin sultanları,kadın voleybol takımı,kadın voleybeol takımı kaptanı eda erdem,eda erdem kimdir,eda erdem nereli, eda erdem kaç yaşında,tvf,tokyo 2020

AHMET NUR ÇEBİ

 

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi kimdir, kaç yaşında?

Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 34. başkanı olan Ahmet Nur Çebi, 1959 Trabzon doğumlu. Atadan gelen mesleği, sanayicilik alanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Demir çelik ticareti yapan babasının 1964 yılında Karabük'e taşınması dolayısıyla burada eğitim görmeye başlayan Ahmet Nur Çebi, lise öğrenimini TED Karabük Koleji'nde tamamladı. 

1983 yılında Marmara Üniversitesi Ekonomi Fakültesini bitiren Ahmet Nur Çebi, bu alanda master yaptı. Türkiye'ye döndükten sonra askerliğini 1985 senesinde Ağrı Eleşkirt 29. Piyade Alayı'nda yedek subay olarak tamamlamıştır.

Martaş liman tesisi, Çebi Enerji, Çebi Denizcilik şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Ahmet Nur Çebi, Karabük demir çelik işletmeleri yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve haddeciler derneği başkanlığı görevlerini de sürdürmektedir.

Berna Çebi ile 1986 yılında dünyaevine giren Ahmet Nur Çebi, Elgiz Nur, Mina Nur ve babasının adını verdiği Yaşar Kaptan adında 3 çocuk sahibi. 

ahmet nur çebi,ahmet nur çebi kimdir,ahmet nur çebi nereli,ahmet nur çebi kaç yaşında,ahmet nur çebi biyografisi,beşiktaş başkanı kimdir,beşiktaş

VİTOR PEREİRA

 

Vitor Pereira kimdir, hangi takımları çalıştırdı? Vitor Pereira kaç yaşında ve nereli?

Vitor Pereira, 26 Temmuz 1968'de Portekiz'in Espinho şehrinde dünyaya geldi. Futbol kariyeri boyunca ülkesi Portekiz'den ayrılmayan Pereira, Avanca, Oliveirense, Esmoriz, Estarreja, Fiaes, Sao Joao Ver, Lobao'da forma giydi. 1996 yılında futbolu bırakan Portekizli, 2004 yılında kulübeye geçiş yaptı.

Sanjoanense, Espinho ve Santa Clara'da yardımcı antrenör olarak çalışan Pereira, 2010'da Porto'ya geçiş yaptı, 2011'de 1. adam oldu. Portekiz'in en köklü ekiplerinden olan Porto'da 2 yıl geçiren Pereira, 92 maçta 2.26 puan ortalaması yakaladı. Başarılı hoca, Porto kariyerinde 4 kupa kazandı. Pereira'nın Porto'su; 2011/2012 ve ve 2012/2013'ü Portekiz Şampiyonu ve Portekiz Süper Kupa Şampiyonu olarak tamamladı.

2013/2014 sezonunun başında Suudi Arabistan ekibi Al Ahli ile anlaşan Vitor, sadece 33 maçta görev aldı ve takımdan ayrıldı. Kısa süreli Suudi Arabistan macerasının ardından Avruya'ya Olimpiakos ile dönen Portekizli hoca, Yunanistan'da lig ve kupa şampiyonluğu yaşadı.

Avrupa'da Porto ve Olimpiakos'ta kupaları kazanan Pereira'nın yolu 2015/2016'da Türkiye'ye düştü. Fenerbahçe yönetiminin, 11 Haziran 2015'te 2 yıllık sözleşme imzaladığı Pereira'yla birlikteliği 14 ay sürdü.

Sarı-lacivertli kulüp, büyük umutlarla Fenerbahçe'nin başına gelen ancak Süper Lig, Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası'nda istenilen sonuçları alamayan Pereira'ya buna rağmen yeni sezon öncesi güvendi. Taraftarın tepkisine rağmen Pereira'yla devam etme kararı alan kulüp başkanı Aziz Yıldırım, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön elemesinde Monaco'ya elenilmesinden sonra kararını değiştirdi. Süper Lig'de yeni sezonu göremeyen Pereira, Fenerbahçe'nin başında çıktığı 62 resmi maçta 38 galibiyet, 15 beraberlik ve 9 yenilgi yaşadı.

Robin van Persie, Luis Nani, Lazar Markovic, Simon Kjaer başta olmak üzere 11 transferle, tarihinin en pahalı kadrosunu kuran Fenerbahçe, hayal kırıklığıyla dolu bir yıl geçirdi.

Fenerbahçeli taraftarları en çok üzen sonuçlardan biri de Galatasaray 'la oynanan Ziraat Türkiye Kupası finali oldu. Tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiren Galatasaray'a finalde 1-0 kaybeden Fenerbahçe'de, teknik direktör Pereira, taraftarların tepkisini daha da fazla almaya başladı. 

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Monaco'ya elenilmesi üzerine Fenerbahçe yönetimi Pereira'yı göndermek için düğmeye bastı. Vitor Pereira'nın sezon başında yepyeni bir oyun sistemi denemesi de başarısızlığın nedenlerden biri olarak dikkati çekti.

Fenerbahçe'nin çok uzun yıllardır oynadığı düzenden vazgeçerek, günümüz futbolunda çok az takımın denediği 3-5-2 sistemine ani bir kararla dönen Pereira, istediği sonucu alamadı. Takımın başında yeni bir teknik direktör olmadığı için yapılan köklü sistem değişikliği nedeniyle eleştirilen Vitor Pereira, bütün hazırlık maçlarında yeni planını uygulamaya çalıştı. Yeni sistem Monaco eşleşmesinde sonuca yansımayınca Pereira'nın gidişinin yolu açıldı. 

Vitor Pereira'nın Fenerbahçe macerasındaki en büyük sıkıntısı takımın yıldızı Robin van Persie'yle yaşadığı sorunlar oldu.

Fenerbahçe tarihinin en büyük transferlerinden biri olan yıldız golcü, geride kalan sezonda Pereira'yla sık sık tartışma yaşadı. Van Persie'ye özellikle sezonun ilk yarısında hazır olmadığı gerekçesiyle yedek soyunduran Pereira, bu kararından dolayı taraftarı da karşısına aldı. Medyada sürekli gündeme gelen bu olaydan oldukça yıpranan Pereira, sadece Van Persie değil, takımın diğer yıldızı Luis Nani'yle de benzer sorunlarla karşılaştı.

Van Persie'yi oynatmayarak taraftarın tepkisini alan Pereira, takımın sahaya yansıttığı defans ağırlıklı futbolun baş sorumlusu olarak gösterildi. Pereira'nın Galatasaray'la oynanan kupa finalinden sonra yaptığı "Kimseden özür dilemeyeceğim. Çünkü elimden gelen her şeyi yaptım." sözleri de taraftarı kızdırdı.

Yeni sezonda kulüp yönetiminin Pereira'yla devam etme kararı almasından sonra taraftar ilk tepkisini Monaco'yla oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında gösterdi ve Ülker Stadı'nın çok büyük kısmı boş kaldı.

Fenerbahçe sonrası 1860 München'nin başına geçen Pereira, 20 maçta görev aldıktan sonra Çin yolunu seçti. Shanghai'ın başına geçen Portekizli, 117 maçta 2.03 puan ortalaması yakaladı. 2017-2020 arası görev aldığı Çin Süper Ligi ekibine ilk sezonunda kulüp tarihinin ilk şampiyonluğunu yaşatan Pereira, bu süreçte bir de Çin Süper Kupası kazandı. Çin’den 2 kupa kazanarak ayrılan Pereira, Ocak 2020'den beri takım çalıştırmıyor.

Vitor Pereira kaç kupa kazandı?

Kariyerinde 5’i lig şampiyonluğu olmak üzere toplam 8 kupa olan, son olarak Çin’in Shanghai Port FC (eski adıyla Shanghai SIPG) takımını çalıştıran Portekizli teknik direktör Vitor Pereira; ikinci kez Fenerbahçe'nin başarısı için ter dökecek.


vitor pereira, vitor pereira kimdir, vitor pereira kaç yaşında, vitor pereira nereli, fenerbahçe teknik direktörü vitor pereira, fenerbahçe, ali koç, fenerbahçe futbol takımı kadrosu,

BU GURURU YAŞATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER

 

Tokyo 2020'de madalya kazanan Türk sporcular

Türkiye, Tokyo 2020'de tarihi bir performans sergiledi. 13 kez kürsüye çıkan Ay Yıldızlı sporcular, 12 madalya kazanılan Londra 1948'i geride bırakarak Türk spor tarihindeki olimpiyat madalyası rekorunu kırdı. İşte Tokyo 2020'de madalya kazanan sporcularımız...

Dünyanın en büyük spor organizasyonunda ilk kez Londra 1908'de temsil edilen Türkiye, Tokyo 2020'ye kadar 6 farklı branşta 39 altın, 25 gümüş ve 27 bronz olmak üzere 91 madalya topladı. Tokyo'da 13 madalya kazanan Türkiye, 1948 Londra Olimpiyat Oyunları'ndaki (12) rekoru kırdı. Tokyo 2020 , Türkiye'nin en çok madalya kazandığı Olimpiyat Oyunları oldu. Türkiye, Tokyo 2020'deki bu başarısıyla sayı bakımından Londra 1948'i (6 altın, 4 gümüş, 2 bronz) geçerek tarihinin en çok madalya topladığı organizasyonu yaşadı.

23 Temmuz-8 Ağustos tarihlerinde Japonya'nın başkenti Tokyo'da gerçekleştirilen 2020 Olimpiyat Oyunları'nda milli sporcular 18 branşta boy gösterdi. Toplam 108 sporcunun oyunlarda yer aldığı Türkiye, Tokyo 2020'de 13 madalya başarısı gösterdi. İşte Tokyo 2020'de madalya alan sporcularımız;


1-METE GAZOZ - OKÇULUK ALTIN MADALYA

2-BUSENAZ SÜRMENELİ - BOKS - ALTIN MADALYA

3-BUSE NAZ ÇAKIROĞLU - BOKS - GÜMÜŞ MADALYA

4-ERAY ŞAMDAN - KARATE - GÜMÜŞ MADALYA

5-HAKAN REÇBER - TEKVANDO - BRONZ MADALYA

6-HATİCE KÜBRA İLGÜN - TEKVANDO - BRONZ

7-FERHAT ARICAN - CİMNASTİK - BRONZ MADALYA

8-RIZA KAYAALP - GÜREŞ - BRONZ MADALYA

9-YASEMİN ADAR - GÜREŞ - BRONZ MADALYA

10-TAHA AKGÜL - GÜREŞ - BRONZ MADALYA

11-ALİ SOFUOĞLU - KARATE - BRONZ MADALYA

12-MERVE ÇOBAN - KARATE - BRONZ MADALYA

13-UĞUR AKTAŞ - KARATE - BRONZ MADALYA


tokyo,tokyo 2020,olimpiyatlar,tokyo 2020 olimpiyat oyunları, tokyo 2020 türkiye madalyaları,tokyo 2020 madalya alan sporcular,busenaz sürmeneli,mete gazoz,rıza kayaalp,taha akgül,


Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-