ŞENOL GÜNEŞ

 

Şenol Güneş Kimdir?

Şenol Güneş, 1 Haziran 1952 tarihinde Trabzon’da doğdu. Güneş, aslında futbol yerine basketbola ilgi duyan bir çocuktu. Ancak mahallede gidebileceği bir basketbol takımı bulunmuyordu, bu yüzden diğer arkadaşları futbol topunun peşinden koşmaya başladı. İyi bir kaleci olsa da mahalle maçlarında forvet oynardı.

KARİYERİ ERDOĞDU GENÇLİK'TE BAŞLADI

Şenol Güneş futbol kariyerine Erdoğdu Gençlik'te kaleci olarak başladı. 17 yaşındayken Trabzonspor'un amatör takımına geçtikten sonra, buradan da Sebat Gençlik’e transfer olarak profesyonel futbolculuğa ilk adımını attı. Şenol Güneş bu süreler içinde öğrenimine devam etti. 1972 yılında Trabzonspor'a geri transfer oldu. 20 yaşındaydı ve bir yandan da Eğitim Enstitüsüne devam etti.


TRABZONSPOR'LA 1.LİG'E ÇIKTI

23 Eylül 1972'de İstanbulspor ile oynanan maçta 22. dakikada İkican'ın yerine oyuna dahil olarak ilk kez Trabzonspor forması giydi. 4 Mart 1973'te Bandırmaspor ile oynanan maçta ilk kez 11'de sahaya çıktı ve 90 dakika forma giydi. Maçı gol yemeden tamamladı. İlk sezonunda 10 maçta forma giyen kaleci, bunların yedisinde gol yememe başarısı gösterdi. Trabzonspor, birinci Kayserispor'un averajla gerisine düşüp, 1. Lig'e çıkamadı. Bir sonraki sezon ise 18 maçta forma giydi ve Trabzonspor'un grup birincisi olarak 1. Lig'e çıkmasına büyük katkıda bulundu. Güneş, 18 maçta sadece dört gol yedi. Türkiye Kupası'nda da çeyrek finale çıkma başarısı gösterdiler ancak Fenerbahçe'ye elendiler.


8 Eylül 1974'te Fenerbahçe ile oynanan maçta 90 dakika kaleyi koruyarak ilk Süper Lig maçına çıktı. İlk sezonunda 26 maça çıktı. Trabzonspor, ligi dokuzuncu bitirirken yediği 17 golle ligin en az gol yiyen takımı oldu. 


KUPALAR VE REKORLARLA DOLU YILLAR

Trabzonspor forması altında 1972–1987 yılları arasında kalecilik yapan Şenol Güneş, 6 Türkiye 1. Lig Şampiyonluğu, 3 Türkiye Kupası Şampiyonluğu, 5 Cumhurbaşkanlığı Kupası Şampiyonluğu ve 3 de Başbakanlık Kupası Şampiyonluğu yaşadı. Trabzonspor’un Türkiye 1. Ligi’nde 3 büyüklerin hakimiyetine son verip 4. büyük olarak bu yarışa dahil olmasında en büyük payı olan oyuncu olan Güneş, halen kırılamamış olan Türk futbol tarihinde Süper Lig’de en uzun süre gol yememe rekoru (1.112 dakika) ve bir sezonda en az gol yiyen kaleci (6 gol) olma rekorlarını bu dönemde kırdı.

31 KEZ MİLLİ FORMAYI GİYDİ

1976-1987 yılları arasında Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın da kalesini koruyan Güneş, milli forma altında 31 uluslararası maça çıktı. 1987 yılında hem Trabzonspor’dan hem de Milli Takım’dan ayrılan Güneş, emekli olmasının ardından teknik direktör olarak çalışmaya başladı.

İKİ AYRI JÜBİLE MAÇI OLDU

Şenol Güneş'in jübilesi için iki maç düzenlendi. Önce 1 Ağustos 1987'de Fenerbahçe Stadı'nda Trabzonspor ile Beşiktaş arasında oynanan bir maç oynandı. Bu maçı Beşiktaş 4-1 kazandı.

9 Ağustos 1987'de ise bu sefer Hüseyin Avni Aker Stadı'nda taraftarının karşısına son kez çıktı ve beşinci dakikada oyundan alındı. Trabzonspor, bu maçta Samsunspor'u 2-0 yendi.

TEKNİK DİREKTÖRLÜK KARİYERİ 1988'DE BAŞLADI

Ocak 1988'de Şenol Güneş, Trabzonspor teknik direktörü Metin Türel'in yardımcılığına getirilerek antrenörlük hayatına başladı. Eylül 1988'de Alman teknik adam Werner Biskup'un istifasından sonra Şenol Güneş, Trabzonspor'un başına geçerek teknik direktörlük kariyerine adımını attı. İlk sezonunu 5. sırada tamamlayan Şenol Güneş, Trabzonspor'daki ikinci sezonunda yeni transfer Belçikalı kaleci Jean-Marie Pfaff ile anlaşamadı. Bu süreç bir türlü çözümlenemeyince, Güneş ve yardımcısı Sadi Tekelioğlu 17 Ağustos 1989'da görevlerinden istifa ettiler.

TRABZONSPOR'DA İKİNCİ DÖNEM

1989-1993 yılları arasında Boluspor ve İstanbulspor'da teknik direktörlük yapan Şenol Güneş, 1993-1994 sezonuna iyi başlayamayan Trabzonspor'da Georges Leekens'in yerine yeniden göreve getirildi. İyi bir sezon geçiren Şenol Güneş, ilk sezonunda Trabzonspor'la ligi üçüncü olarak bitirdi. Türkiye Kupası'nda ise yarı finale çıktı. Sezon sonunda Fenerbahçe ile Başbakanlık Kupası finaline çıkıp, rakibini 4-3 yenerek Trabzonspor'da ilk kupasını kazandı. Bir sonraki sezonda da Güneş başarılı performansını sürdürdü. Ligi ikinci olarak bitiren Trabzonspor, Türkiye Kupası'nda finale çıkarak Galatasaray'ı 3-2 ve 1-0'la geçip kupayı müzesine götürdü. Sezon sonunda Beşiktaş ile Cumhurbaşkanlığı Kupası finaline çıkan Trabzonspor, bu maçı 2-0 kazanarak bir kupa daha aldı. Böylece Güneş, Trabzonspor'daki ikinci sezonunun sonunda Türkiye'de kazanabilecek dört resmi kupanın üçünü kazanmış oldu.

MİLLİ TAKIMI 48 YIL SONRA DÜNYA KUPASI'NA GÖTÜRDÜ

Trabzonspor'dan ayrıldıktan kısa dönem Antalyaspor ve Sakaryaspor'u çalıştıran Şenol Güneş, Ağustos 2000'de Mustafa Denizli'nin yerine Türk Milli Takımı'nın başına getirildi. Eylül ayında 2002 FIFA Dünya Kupası elemeleri başladı. Güneşli milli takım, 10 maçta sadece son dakikalarda yediği gollerle grup birincisi İsveç'e yenildi. Grup ikincisi olarak play-off'lara kalan Türkiye, Avusturya'yı 1-0 ve 5-0'lık galibiyetlerle geçerek, 48 yıl aradan sonra ilk kez bir FIFA Dünya Kupası'na katılmaya hak kazandı.

TÜRK FUTBOL TARİHİNİN EN BÜYÜK BAŞARISINA İMZA ATTI:

DÜNYA KUPASI ÜÇÜNCÜLÜĞÜ!

Japonya ve Güney Kore'de düzenlenen Dünya Kupası'nda Brezilya, Kostarika ve Çin ile aynı grupta yer alan Milli Takım grubu Brezilya'nın ardından 2. tamamlayarak 2. tura çıkmaya hak kazandı. 2. turda turnuvanın ev sahibi Japonya'yı eleyen Milliler çeyrek finalde de Senegal'i saf dışı etti. Yarı finalde Brezilya'ya 1-0 yenilen Şenol Güneş'in öğrencileri 3.lük maçında ev sahibi Güney Kore'yi 3-2 mağlup ederek 48 yıl aradan sonra katıldıkları turnuvada 3. olma başarısı gösterdi.  Güneş turnuvanın ardından, UEFA’nın resmi internet sitesinde düzenlenen ankette 2002 yılının en iyi teknik adamı seçildi.

LETONYA SÜRPRİZİ VE AYRILIK

Türkiye, 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde de sadece bir kez (grubunun birincisi olan İngiltere'ye) yenilerek, İngiltere'nin bir puan arkasında grup ikincisi oldu. Play-off'larda pek şans verilmeyen Letonya ile eşleşen Türkiye, sürpriz bir şekilde rakibine elendi. Güneş, bu mağlubiyetin ardından 6 Mart 2004'te görevinden ayrıldı.

FENERBAHÇE ŞAMPİYONLUĞU VE AYRILIK

2005 yılında Trabzonspor'da bir kez daha göreve getirilen Şenol Güneş, şampiyonluğu yine Fenerbahçe'ye kaptırdı. İlk sezonunda başarılı bir grafik çizen Şenol Güneş şampiyonluğu ezeli rakibe kaptırsa da Türkiye Kupası'nda yarı finale çıkmış ve Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynamaya hak kazanmıştı. Ancak bir sonraki sezona kötü başlayan Trabzonspor, Devler Ligi'ne ön eleme aşamasında veda etti. Ardından da ligde üst üste kötü sonuçlar alındı. Tecrübeli teknik adam yedinci hafta sonunda görevinden istifa etti.

GÜNEY KORE YILLARI

Güney Kore'deki FIFA Dünya Kupası performansı ile tanınan Şenol Güneş, 8 Aralık 2006'da bu ülke takımlarından FC Seoul'da yurt dışı deneyimi yaşadı. İlk sezonunda ligi 7. sırada tamamlayan FC Seoul, bir sonraki sezon ise Güneş yönetiminde ligi 2. sırada tamamladı. Ancak takım 2009 Asya Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkı kazandı. 2009'da Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale kadar çıkan takım, ligi ise averajla yine 2. sırada bitirdi. Şenol Güneş, Güney Kore kariyerini kupasız tamamlayarak sezon sonunda Türkiye'ye dönmeye karar verdi.

82 PUANLA KAÇAN ŞAMPİYONLUK

1 Aralık 2009'da Trabzonspor'da yeniden göreve getirilen Şenol Güneş, ilk yılında Fenerbahçe'yi finalde mağlup ederek Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü. Ligi ise 5. sırada tamamladı. Bir sonraki sezon ise ligi kasıp kavuran Bordo-Mavililer 82 puan topladı ancak Fenerbahçe'ye ikili averajla geçildi ve şampiyonluğu ezeli rakibine kaptırdı.

2011-12 sezonunda şampiyon Fenerbahçe'nin yerine Şampiyonlar Ligi'ne giden Şenol Güneş'in ekibi grupta 7 puan topladı ve 3. olarak UEFA Avrupa Ligi'ne kaldı. PSV'ye karşı iki maçta da mağlup olan Trabzonspor normal ligi de 3. sırada tamamladı.

Bir sezon daha Trabzonspor'un başında lige başlayan Şenol Güneş 19. hafta sonunda üst üste alınan mağlubiyetlerin ardından görevinden istifa etti.

BURSASPOR DÖNEMİ

Trabzonspor'la yollarını ayıran Şenol Güneş bir sezon dinlendi ve 29 Mayıs 2014 tarihinde Bursaspor ile 1 yıllık sözleşme imzaladı. Bursaspor'un başında bir sezon kalan Şenol Güneş ligi 6. sırada tamamladı ve Türkiye Kupası finaline çıktı. Finalde Galatasaray'a yenilen Bursaspor'da Şenol Güneş dönemi böylece sona ermiş oldu.

BEŞİKTAŞ'LA 2 ŞAMPİYONLUK!

Şenol Güneş, 11 Haziran 2015 tarihinde Beşiktaş ile 2+1 yıllık sözleşme imzalayarak Beşiktaş'ın teknik direktörü oldu. İlk sezonuna müthiş başlayan Şenol Güneş, yine Fenerbahçe ile amansız bir şampiyonluk yarışına girdi. Fakat bu kez ipi göğüsleyen Güneş'in öğrencileri oldu. Beşiktaş 33. hafta kendi evinde Osmanlıspor'u 3-1 mağlup ederek şampiyonluğunu ilan etti. Böylece Güneş, başarılı kariyerine Türkiye Lig Şampiyonluğu'nu eklemiş oldu. 

2015-16 sezonunda da şampiyonluk yaşayan Güneş, Beşiktaş'ı üst üste şampiyon yapan ilk Türk teknik adam oldu. Şenol Güneş döneminde Siyah-Beyazlılar, Şampiyonlar Ligi'nde başarılı bir grafik çizdi. Şenol Güneş'le ilk Şampiyonlar Ligi deneyiminde grubu 7 puanla 3. sırada tamamlayan Beşiktaş, 2017-18 sezonunda tarihe geçecek bir başarıya imza attı. Şenol Güneş'in Beşiktaş'ı bu sezonki Şampiyonlar Ligi performansı takım tarihinin en iyi performansı oldu. Beşiktaş o sezon, beşinci maçlar sonunda mağlubiyet yüzü görmeden grubunu birinci bitiren ilk Türk takımı oldu ve son 16'ya yükseldi. Bir sonraki sezon Beşiktaş'la yollarını ayıran Şenol Güneş'in Milli Takım kariyeri yeniden başladı.

Şenol Güneş, Semra Güneş ile evli olup; Ayça Güneş Egemen, Günçe Güneş adlarında iki çocuk babasıdır. Bahaddin Güneş, Zekeriya Güneş adlarında iki kardeşi vardır.


şenol güneş,trabzonspor,a milli takım,a milli futbol takımı,tff,a milli takım teknik direktörü şenol güneş,şenol güneş nereli,şenol güneş kaç yaşında, şenol güneş beşiktaş

BURAK YILMAZ

 

BURAK YILMAZ KİMDİR?

Türk futbolunun yetiştirmiş olduğu en iyi golcülerden Burak Yılmaz aynı zamanda bir milli takım oyuncusudur. Burak Yılmaz hem Türkiye ligine hem de Avrupa'ya damga vurmuş Türk oyunculardan birisidir. Sergen Yalçın ile birlikte Türkiye'de dört büyüklerde de oynayan ikinci futbolcu olan Burak Yılmaz santrafor mevkisinde pek çok başarılı sezon geçirmiştir. Burak Yılmaz aynı zamanda Türkiye liginde birden fazla gol kralı da olmuştur. 17 numaralı forma ile özdeşleşmiş olan milli futbolcu Burak Yılmaz, kariyerine Lille kulübünde devam etmektedir. Burak Yılmaz 35 yaşında olmasına rağmen Avrupa'ya transfer olabilen Türk futbolculardan biridir. Aynı zamanda milli takımında vazgeçilmez santrafor oyuncusu konumundadır. Kariyerinde pek çok Türkiye şampiyonluğu yaşamış bir futbolcudur. Beşiktaş 'ın bir dönem kaleciliğini yapmış olan Fikret Yılmaz'ın öz oğludur.

Burak Yılmaz Nereli?

Burak Yılmaz Antalya'da doğmuştur. Aslen Antalyalıdır.

Burak Yılmaz kaç yaşında?

Burak Yılmaz 35 yaşındadır.

Burak Yılmaz hangi takımlarda oynadı?

Burak Yılmaz hem Türkiye'de hem de Avrupa'da oynamıştır. Ayrıca bir dönem Asya'da da oynamıştır. 

Burak Yılmaz'ın kariyer bilgileri şu şekildedir;

- Antalyaspor (2002 - 2003) Altyapı kariyerine ilk olarak burada başlamıştır.

- Antalyaspor (2006- 2008)

- Beşiktaş (2006 - 2008)

- Manisaspor (2008)

- Fenerbahçe (2008 - 2010)

- Eskişehirspor (2009) *kiralık forma giymiştir.

- Trabzonspor (2010 - 2012)

- Galatasaray (2012 - 2016)

- Beijing Guoan (2016 - 2017)

- Trabzonspor (2017 - 2019)

- Beşiktaş (2019 - 2020)

- Lille (2020 - Devam)

2021'de hangi takımda oynuyor ve maaşı ne kadar?

Burak Yılmaz 2021 yılı itibari ile Lille kulübünün sözleşmeli oyuncusudur. 2021 yılında Lille forması giymektedir. Lille forması ile almış olduğu maaş ise 1.75 milyon Euro’dur.

Burak Yılmaz'ın futbol hayatı

Burak Yılmaz futbol kariyerine doğduğu şehir olan Antalyaspor'da başlamıştır. Antalya alt yapı seçmelerine katılan Burak Yılmaz 2002 yılında altyapıda santrafor mevkinde oynamaya başlamıştır. 2003 yılında ise ilk kez profesyonel bir maça çıkmıştır. Antalyaspor forması ile 2003 yılından 2006 yılına kadar futbol karşılaşmalarında görev almıştır. Burak Yılmaz Antalyaspor forması ile 70 maça çıkmış ve 17 gol atmıştır. 17 gol attıktan sonra dikkatleri üzerine çekmiştir.

Daha sonra yolu Beşiktaş ile kesişmiştir. 2006 yılında Beşiktaş ile sözleşme imzalayan Burak Yılmaz 2 sene Beşiktaş'ta kalmıştır. 39 maça çıkmış ve burada 6 gol atmıştır. Burak Yılmaz daha sonra sırası ile Manisaspor ve oradan da Fenerbahçe'ye transfer olmuştur. Bir dönem ise 2009 yılında Eskişehirspor'un kiralık formasını giymiştir. 2010 yılında kariyerinin zirve sezonlarından birini yaşayacağı Trabzonspor'a transfer olmuştur. 2 senede Trabzonspor'da 55 gol atan Burak Yılmaz burada gol krallığı da yaşamıştır.

Burak Yılmaz daha sonra Galatasaray ile anlaşmıştır. Kariyerinin yine zirvesini bu kulüpte de yaşamış olan Burak Yılmaz, 107 maça çıkmış ve 65 gol atmıştır. Burak Yılmaz Galatasaray forması ile de ligde gol krallığı yaşamıştır. Ayrıca Galatasaray forması ile şampiyonlar liginde gol krallığı yarışına da girmiştir. Şampiyonlar liginde Cluj ağlarına altın hetrik yapmıştır. Şampiyonlar liginde ki hat-trick yapmış Türk oyunculardan bir tanesi olmuştur. Kariyeri boyunca 436 maça çıkan Burak Yılmaz 230 gol kaydetmiştir.

Burak Yılmaz'ın Milli Takım hayatı

Burak Yılmaz Milli Takım'a ilk kez 2001 yılında U17 takımı ile birlikte dahil olmuştur. A milli takıma ise ilk kez 2006 yılında çağrılan Burak Yılmaz a milli takımda 63 maçta 24 gol atmayı başaran bir futbolcu olmuştur. 


burak yılmaz,burak yılmaz kimdir,burak yılmaz nereli,burak yılmaz kaç yaşında,burak yılmaz evli mi,burak yılmaz milli futbolcu,a milli aday kadrosu burak,lille

UĞURCAN ÇAKIR

 

Uğurcan Çakır hangi takımlarda oynadı?

Uğurcan Çakır futbolcu genç yaşı itibariyle futbolculuk kariyerinde kendine yeni yer edinmeye başlamıştır. Uğurcan Çakır amatörden Süper Lig'e kadar çıkan kalecilik kariyerini her yıl bir önceki yıla kıyasla biraz daha geliştirmektedir. 

Uğurcan Çakır'ın bugüne kadar dahil olduğu takımlar ve oynadığı çam sayısı aşağıda sıralanmıştır:

2014, Trabzonspor, Süper Lig, 66 maç

2016, 1461 Trabzon (kiralık) , 3. Lig, 8 maç

Toplam: 74 lig maçı

Uğurcan Çakır'ın kariyerinde dahil olduğu milli maçlar aşağıda sıralanmıştır:

2014 - 2015, Türkiye U-19, 3 maç

2015, Türkiye U-20, 2 maç

2017 - 2018, Türkiye U-21, 4 maç

​​​​​​​2019, Türkiye, 4 maç

Toplam: 13 maç

Uğurcan Çakır 2021'de hangi takımda oynuyor ve maaşı ne kadar?

Her yıl piyasa değeri artan Uğurcan Çakır'ın güncel piyasa değeri yaklaşık olarak 16 milyon Euro olarak belirlenmiştir. Genç kaleci kariyerinde yükseldikçe aldığı ücret de artış göstermektedir. Uğurcan Çakır, 2019 - 2020 sezonundan itibaren Trabzonspor'da geçirdiği her sezon için 3 milyon 500 bin TL maaş almaktadır. Çakır'ın Trabzonspor ile yaptığı kontratı son yıl opsiyonlu olacak şekilde 2025 yılına kadar devam edecektir.

Uğurcan Çakır'ın kariyeri

Uğurcan Çakır 1996 yılında Antalya'da doğduktan bir süre sonra ailesi İstanbul'a taşınmıştır. Ailesi ile birlikte İstanbul'a taşınmak zorunda kalan Çakır, futbolculuk kariyerine de İstanbuldayken başladı. 12 yaşında Çekmeköyspor'da amatör olarak forma giymeye başlayan Çakır, Çekmeköyspor'da 1 sezon kaldıktan sonra 1461 Trabzon takımının altyapısına transfer oldu.

1461 Trabzon, Trabzonspor'un pilot takımı olarak bilinen bir takımdır. Uğurcan Çakır 1461 Trabzonspor'un altyapısına dahil olduktan sonra Trabzonspor'un ilgisini çekmeye başladı. Uğurcan Çakır 2012 yılında Trabzonspor'un altyapısına dahil oldu. Trabzonspor'da bir diğer kaleci olan İbrahim Demir ile birlikte dikkat çeken isimler arasında yer aldı.

2014 - 2015 sezonunda Trabzonspor'un teknik direktörü Vahid Halilhodzic idi. Eski Yugoslav milli futbolcu olan teknik direktör, 2014 - 2015 sezonu için Trabzonspor'da 10'un üzerinde transfer yaptı. Bu dönemde altyapıdan A takıma dahil olan isimler arasında Uğurcan Çakır da yer aldı. 2014 - 2015 sezonunun başında Uğurcan Çakır, maçlarda pek fazla forma giyme imkanı yakalayamadı. Çünkü o sırada takımda İbrahim Demir, Zeki Ayvaz, Onur Kıvrak ve Fatih Öztürk gibi isimler yer alıyordu.

Takımda forma giyemeyen Uğurcan Çakır, bu sebeple U-21 takımına gönderildi. Bu sırada Çakır ile herhangi bir profesyonel sözleşme yapılmadı. Uğurcan Çakır U-21 takımında 8 maça çıktıktan sonra; Zeki Ayvaz Balıkesirspor'a transfer oldu. Aynı dönemde Onur Kıvrak'ın Legia Warszawa maçı sırasında bağları koptu. Bütün bu aksiliklerden sonra Uğurcan Çakır 17 yaşındayken A takımına çağrıldı ve Trabzonspor ile profesyonel olarak sözleşme imzaladı. Uğurcan Çakır, 30 Temmuz 2015 tarihinde Rabotniçki maçına ilk 11 başlama hakkı kazandı. Bu maç öncesinde Onur Kıvrak kadro dışında kalmıştı.

Uğurcan Çakır kariyerinde alt yaş kategorisindeki milli maçlarda toplam 9 maçta forma giyme hakkı elde etti. 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesinde düzenlenen Moldova ve Arnavutluk maçlarından önce açıklanan A milli takımı aday kadrosuna ilk kez Şenol Güneş tarafından davet edildi.

Kaynak: www.fanatik.com

uğurcan çakır,ugurcan cakir,trabzaonspor,a milli takım kadrosu,milli kaleciler,şenol güneş,tff,uğurcan çakır nereli,uğurcan çakır kaç yaşında,

A MİLLİ FUTBOL TAKIMI

 

A Milli Takım kadrosu açıklandı

A Milli Futbol Takımı'nın 2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri'nde Hollanda, Norveç ve Letonya'yla oynayacağı karşılaşmaların aday kadrosu belli oldu.

Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, milli takımın 24 Mart'ta Hollanda, 27 Mart'ta Norveç ve 30 Mart'ta Letonya ile oynayacağı maçlar için aday kadroda şu oyuncular yer aldı.

KALECİ: Mert Günok, Uğurcan Çakır, Altay Bayındır, Gökhan Akkan.

SAVUNMA: Zeki Çelik, Nazım Sangare, Merih Demiral, Ozan Kabak, Mert Müldür, Çağlar Söyüncü, Kaan Ayhan, Umut Meraş, Caner Erkin

ORTA SAHA: Okay Yokuşlu, Taylan Antalyalı, Dorukhan Toköz, Ozan Tufan, Orkun Kökçü, İrfan Can Kahveci, Emre Kılınç, Yusuf Yazıcı, Halil Akbunar, Hakan Çalhanoğlu, Deniz Türüç

HÜCUM: Burak Yılmaz, Enes Ünal, Kenan Karaman, Cenk Tosun.

Galatasaraylı Taylan Antalyalı ile Göztepeli Halil Akbunar, ilk kez A Milli Takım kadrosuna çağrıldılar.

A Milli Takım'a davet edilen oyuncular, 21 Mart Pazar günü saat 19.00'dan itibaren Riva'daki TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde toplanmaya başlayacak.

Ay-yıldızlılar, ilk idmanlarını 22 Mart Pazartesi günü saat 18.00'de Riva'da basına kapalı olarak yapacak.

A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş ve aday kadrodan bir futbolcu, Hollanda maçı öncesinde 23 Mart'ta, saat 17.30'da Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde bir basın toplantısı düzenleyecek. A Milliler, bu karşılaşmanın son provasını da aynı tesiste saat 18.00'de gerçekleştirecek.

Atatürk Olimpiyat Stadı'nın ev sahipliği yapacağı 24 Mart'taki Türkiye-Hollanda müsabakası, saat 20.00'de başlayacak ve TRT 1'den naklen yayımlanacak.

A Milli Takım, Norveç hükümetinin yeni tip corona virüs (Covid-19) kararları nedeniyle, bu ülkeyle olan maçını İspanya'nın Malaga kentinde oynayacak. Milli takım kafilesi, Norveç karşılaşması için 26 Mart Cuma günü İstanbul Havalimanı'ndan Türk Hava Yollarına (THY) ait uçakla Malaga'ya yolculuk edecek. Teknik direktör Şenol Güneş ve aday kadrodan bir futbolcu, aynı gün TSİ 19.30'da La Rosaleda Stadı'nda basın toplantısı düzenleyecek. Norveç maçı öncesindeki son çalışma ise TSİ 20.00'de bu statta gerçekleştirilecek.

La Rosaleda Stadı'nda 27 Mart Cumartesi günü oynanacak Norveç-Türkiye karşılaşması, saat 20.00'de başlayacak ve TRT 1'den canlı yayımlanacak.

Norveç maçının hemen ardından THY'ye ait uçakla İstanbul'a dönecek A Milli Takım, Letonya karşılaşması için tekrar TFF Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde kampa girecek ve son müsabakasının hazırlıklarına burada yapacağı antrenmanlarla devam edecek.

Teknik direktör Şenol Güneş ve aday kadrodan bir futbolcu, Letonya maçı öncesinde 29 Mart'ta saat 17.30'da, Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde bir basın toplantısı düzenleyecek. Milliler, bu karşılaşmanın son provasını da aynı tesiste saat 18.00'de yapacak.

Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 30 Mart Salı günü oynanacak Türkiye-Letonya karşılaşması, saat 21.45'te başlayacak ve TRT SPOR'dan naklen yayımlanacak.

Kaynak: https://www.ntvspor.net

 Son Dakika, Son Dakika Haberleri, Milli Takim Türkiye, 2022 Fifa Dünya Kupası Grup Elemeleri, a milli futbol takımı, a milli aday kadrosu, şenol güneş,

FUTBOL SAHASI ÖLÇÜLERİ

futbol sahası standartları, futbol sahası ölçüleri, futbo sahası kuralları, futbol sahası zemini, ıfab, uluslararası futbol birliği kurulu, futbol kale ölçüsü, futbol ceza sahası ölçüsü
futbo sahası kuralları, futbol ceza sahası ölçüsü, futbol kale ölçüsü, futbol sahası ölçüleri, futbol sahası standartları, futbol sahası zemini, ıfab, uluslararası futbol birliği kurulu, Futbol saha ölçüleri ve kuralları

FUTBOL SAHASI

Bu yazımızda, geçmişte her ne kadar toprak denebilecek zeminlerde oynanmış olsa da, günümüz futbolundaki futbol saha ölçüleri ve zemin kuralları ile ilgili bilgiler bulacaksınız.

Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’nun (IFAB) belirlediği kurallara göre; futbol sahası dikdörtgen şeklinde ve zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır. Zemin doğal veya yapay çim ile kaplanmış olabilir.

Futbol saha ölçüleri ve zemin kuralları

Sahanın uzun kenarları “taç çizgisi”, kısa kenarları ise “kale çizgisi” olarak adlandırılır. Taç çizgileri birbirine paralel ve aynı uzunlukta 90 ile 120 m. arasında olmak zorundadır. Kale çizgileri de yine birbirine paralel ve aynı uzunlukta 45 ile 90 m. arasında olmak zorundadır. Uluslararası müsabakalarda bu uzunluklar kale çizgisi için 64-75 m. taç çizgisi için ise 100-110 m. aralığında sınırlandırılmıştır. Sahanın tüm çizgileri 12. cm. den daha kalın olmamalı ve tamamı aynı kalınlıkta olmalıdır. Sahanın her bir köşesinde yüksekliği en az 1,5 m. olan bayrak direkleri dikilmesi gerekir. Bu köşeleri merkez alacak şekilde içe doğru 0,5 m. yarıçaplı bir çeyrek daire çizilir.

Saha, taç çizgilerinin tam orta noktasından ikiye bölünmüş olmalıdır. Sahayı ortadan ikiye bölen bu çizginin tam orta noktasına “santra” denir. Bu nokta merkezli ve 9.15 m. yarıçaplı daireye de orta yuvarlak adı verilir.

Kaleler ve ceza alanı

Kaleler her iki kale çizgisinin üzerine ve tam ortasına yerleştirilir. Kale, zemine 90 derece dik iki direk ile bunları birleştiren ve zemine paralel olan bir üst direkten oluşur. iki kale direğinin arasındaki mesafe 7,32 m. üst direğin yerden yüksekliği de 2,44 m. olmalıdır.Kale direkleri 12 cm.'yi geçmeyecek kalınlıkta ve beyaz olmak zorundadır.

Her kalenin önünde bir küçük bir de onu da içine alan büyük bir dikdörtgen bulunur. Küçük olan dikdörtgen kalecinin durduğu kale çizgisine yapışık ve ortalı ve 5,5 m. ye 18,32 m. büyüklüğündedir ve kale alanı (altı pas da denir) olarak adlandırılır. Kalecinin bu alan içinde dokunulmazlığı vardır.

Kale alanını içine alacak şekilde ortalanmış büyük dikdörtgen ise 16.5 m.ye 40.3 m. büyüklüğündedir ve bu alana da ceza alanı denir. Bu alanı ortalayacak ve kale çizgisine 11 m. uzaklıkta olacak şekilde beyaz bir nokta bulunur, ki buna penaltı noktası diyoruz. Penaltı atışları bu nokta üzerinden yapılır ve bu sırada penaltıyı atacak futbolcunun dışında kalan oyuncular ceza sahasının dışında olmak zorundadırlar. Ceza sahası üzerinde penaltı noktasını merkez alan ve yarıçapı 9.15 m. olan bir yay vardır. Bu yaya ceza yayı denir.

Maçtaki bazı başlama noktaları

Santra : Orta yuvarlağın tam ortasındaki beyaz nokta. Maçın ilk veya devre düdüğü ile ya da gol sonrası başlangıçları bu orta noktadan yapılır. Oyuna başlayan iki taraf oyuncusunun dışında kalan diğer futbolcular bu esnada orta yuvarlak dışında olmalıdırlar.

Kale vuruşu : Aut atışları ya da kale alanı içinde kazanılan serbest vuruşlar kale alanı uzun çizgisi üzerinden yapılır. Endirekt serbest vuruşlar ise kazanılan yerin hizasından yine kale alanı uzun çizgisi üzerinden yapılır.

Korner atışı : Topun kaleye göre kornere çıktığı taraftaki köşeden ve çeyrek daire üzerinden ayak vuruşu ile yapılır. Bu esnada rakip oyuncu en az 9.15 m. mesafede durmak zorundadır.

Taç atışı : Topun taca çıktığı noktadan, taç çizgisi üzerinden el ile yapılır. Taç atışlarında ofsayt kuralı geçersizdir.
futbol sahası standartları, futbol sahası ölçüleri, futbo sahası kuralları, futbol sahası zemini, ıfab, uluslararası futbol birliği kurulu, futbol kale ölçüsü, futbol ceza sahası ölçüsü

TÜRK BASKET TARİHİNİN EN İYİ KOÇLARI

TÜRK BASKET TARİHİNİ DEĞİŞTİREN 10 YERLİ KOÇ

aydan siyavuş, yalçın granit, ergin ataman, çetin yılmaz, ufuk sarıca, ekrem memnun, tolga öngören, ceyhun yıldızoğlu, aydın örs, en iyi koçlar, türk basketbol tarihinin en iyi koçları

AYDIN ÖRS

1981’de başladığı antrenörlüktü. 1983’te Efes Pilsen Kulübünün sorumluluğuna getirildi. Başarılarıyla Türk basketbol tarihine geçen Örs, Genç Milli Takım ile Efes Pilsen altyapı ve A takımında 29 yıllık antrenörlük kariyerinde toplam 20 kupa kazandı. A Milli Takım ile 32. Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan Örs, Genç Milli Takım ile 2 Balkan Şampiyonluğu ve Efes Pilsen’de de 18 kupa sevinci yaşadı.Genç ve Ümit Milli Takımlarını da çalıştıran Aydın Örs, bu takımlarda da başarılı oldu. Genç Milli Takım ile Balkan Genç Erkekler Şampiyonluğu’nu 1986 ve 1992’de 2 kez kazanan Örs, Ümit Milli Takımı da 1996’da Avrupa 4.sü yaptı. Örs, Efes Pilsen ile Türkiye’de ve Avrupa’da toplam 18 kupa kazandı. Efes Pilsen altyapısında 8 yılda 4 Türkiye Gençler Şampiyonluğu yaşayan Örs, 1992’de A takım antrenörlüğüne getirildi. Örs, Efes Pilsen ile 5 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 4’er Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı Kupası kazandı. Efes Pilsen’i 1993’de bir Avrupa Kupası’nda final oynayan ilk Türk takımı (Avrupa Kulüpler Kupası) yapan Aydın Örs, takımına 1996 yılında da Avrupa Koraç Kupası’nı kazandırarak, basketbolda Avrupa Kupası kazanan ilk ve tek antrenör olarak tarihe geçti. Örs ayrıca takımını 1995’te Avrupa Kulüpler Kupası yarı final turuna ve 1997, 98, 99’da da Avrupa Ligi çeyrek finaline taşıdı. Aydın Örs, A Millî Basketbol Takımı ile 32. Avrupa Basketbol Şampiyonasında başarılı bir performans sergiledi. Şampiyonada Aydın Örs’ün yönetiminde grup maçlarını ilk sırada bitiren A Millî Basketbol Takımı, tarihinde en farklı skorlu yenilgisini aldığı Hırvatistan’ı çeyrek finalde yenerek, 52 yıl aradan sonra Avrupa Şampiyonası’nda yarı final sevinci yaşarken, tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası finallerine katılmaya hak kazandı. Yarı finalde Almanya’yı uzatma dakikalarında son saniyelerde yendi. Türkiye finalde ise Yugoslavya’ya yenildi ve tarihinde ilk kez Avrupa 2.si olarak gümüş madalya kazandı.


CEYHUN YILDIZOĞLU

1989-2008 yılları arasında Botaş Spor’u çalıştırmış, bu süre içinde Türkiye’de Ertuğrul Sağlam’ın gördüğü saygının 1000’de 1’ini görmese de şampiyonluk kupasını İstanbul’dan çıkarabilen ilk ve tek koç olmuştur. Botaşspor’a altın çağını yaşattığı dönemde bir de Avrupa Kupası finali oynatmıştır. 2008-2010 yıllarında Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde görev alan Yıldızoğlu 2010-2012 Galatasaray Medical Park kadın basketbol takımında baş antrenör olarak görev aldı. Ulusal bir gazeteye ezeli rakipleri için “Fenerbahce şampiyonluğu haketti. Hakemlerin art niyetli olduğunu düşünmüyorum” diyebilecek gerçekleri konuşan Ceyhun hocanın 2 lig, 4 Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğu bulunmakta. 2008 yılında Türk Kadın Basketbol milli takımın başına getirilen Yıldızoğlu EuroBasket 2011’de 2.lik 2013’de ise Bronz madalya kazanma başarısı göstererek Türk Kadın Basketbol tarihini değiştiren antrenörlerden olmuştur.


TOLGA ÖNGÖREN

Tofaş SAS’taki oyunculuk kariyerinden sonra Purdue Üniversitesi’nde yardımcı antrenör olarak ilk teknik adamlık deneyimini yaşadı. Tolga Öngoren ilk antrenörlük deneyimde Tofaş’la Türkiye Ligi şampiyonluğu ve Euroleague tecrübesi yaşadı. Daha sonra Türkiye’de 2001 yılında düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan Türkiye Millî Basketbol Takımı’nda Aydın Örs’ün ekibinde yardımcı antrenör olarak hizmet verdi. Ardından 1.5 yıl Ülkerspor’da baş antrenörlük deneyimi sonrasında Türk Telekom’u çalıştıran Öngören son olarak 2006-2007 sezonunda eski takımı Tofaş’ta görev yaptı. 10 Ocak 2008 tarihinde Alman Bundesliga takımlarından Walter Tigers Tübingen takımıyla 2008-09 sezonunun sonuna kadar sözleşme imzaladı. 2009-2010 sezonda Alman 1.Bundesliga takımlarından EnBW Ludwigsburg antrenörülüğünün ardından 2011-12 sezonunun hemen öncesinde Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Trabzonspor ile anlaşan koç buradaki görevini sonlandırdıktan sonra şimdilerde oyuncu olarak bir çok başarı kazandığı ve koçluk kariyerinde önemli bir yere sahip olan Tofaş’ta Direktör olarak görev almakta.


EKREM MEMNUN

Antrenörlük kariyerine 1988 yılında Galatasaray SK altyapısında başlayan Ekrem Memnun bayan takımı yardımcı antrenörlüğü ve alt yapı sorumluluğu görevini de yürüttükten sonra 1992 de Yıldırım Spor a geçti. Bu süre zarfında üç Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi üç Cumhurbaşkanlığı Kupası 1997 ve iki de Türkiye Kupası kazanan takımın başındaydı. 2008 de Darüşşafaka Spor Kulübü nün baş antrenörlüğüne geçip burada iki sezon kalan tecrübeli antrenör daha sonra Anadolu Efes SK da yardımcı antrenör pozisyonunda görev aldı. Euroleague Women Şampiyonluğu tarihinde Galatasaray Kadın Basketbol Takımı nı yarı finalde Final Eight ev sahibi UMMC Ekaterinburg u finalde Fenerbahçe yi yenerek Euroleague Women şampiyonluğuna ulaştırdı. Yaptığımız röportajların hemen hemen hepsinde çalıştığı koçlar arasında David Blatt’ı hep farklı bir noktaya koymaktadır.


UFUK SARICA

Eski adıyla Efes Pilsen’de sayısız başarının altına imza atan oyuncu kısa forvet ve skorer gard pozisyonunda görev yapan eski basketbolcu Beşiktaş Cola Turka takımında yardımcı antrenörlük yaparak kariyerine başladı. Sonrasında baş antrenörlük görevini üstlenen Sarıca, 2011-2012 sezonun Anadolu Efes’te 1 yıl baş antrenörlük yaptı. O sezon NBA’da yaşanan lokavt Anadolu Efes’in kadrosu üzerinde derin yaralar bıraktı ve Ufuk Sarıca ile yollar ayrıldı. 2012 sezonunun başında Pınar Karşıyaka ile anlaşan Ufuk Sarıca dar bütçeler ile kurduğu iyi takımlar ile ön plana çıkmaya başladı. 2013-2014 sezonunda Karşıyaka ile Türkiye kupasını kazandı ve uzun bir aradan sonra kupayı İstanbul dışına çıkardı. 2014-2015 sezonu içerisinde gösterdiği performansla play-off’lar öncesinde rakiplerine göz dağı veren Ufuk Sarıca’nın Pınar Karşıyaka’sı sırasıyla önce Banvit (2-1) yarı finalde Fenerbahçe (3-1) ve finalde ilk maçı kaybetmesine rağmen Anadolu Efes’i 4-1 ile geçerek şampiyonluğa ulaşatı. Ufuk Sarıca sınırlı bütçe doğru kadro ve planlama ile Türk basketbolunda İzmir devrimini gerçekleştirdi. Hala PKSK görev yapan koç Türk Basketbol A Milli Takımında da Ergin Ataman’ın yardımcı antrenörlüğünü yapmakta. Not olarak düşelim bu iki isim 2007-2008 sezonunda Beşiktaş Kola Turka’da birlikte çalıştılar.


ÇETİN YILMAZ

Basketbol Antrenörlüğüne ODTÜ’de başlamıştır. ODTÜ koçluğu sırasında, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nda (UNDP) çalışmıştır. 1982 yılında Çukurova Basketbol Takımına transfer olmuştur. 5 yıl Çukurova Basketbol Takımında Koçluk yapan Çetin Yılmaz, Çukurova’nın ilk kez Türkiye Ligi 2.liği ve 3.lüğü almasında katkı sağlamıştır.(1985-86 / 1986-87) Sonrasında, Tuborg, Sümerbank Beykoz, Beşiktaş ve İTÜ Basketbol Takımlarını çalıştırmıştır. Fenerbahçe Spor kulübüne Basketbol branşında ilk deplasmanlı Lig Şampiyonluğu (1990-91) ve yine ilk 2 Cumhurbaşkanlığı Kupasını (1990 ve 1991) kazandıran Koç olarak tarihe geçmiştir. Fenerbahçe deki görevi toplam 5 sezon sürmüştür. Ülker Spor Basketbol Kulübünü 7 sezon çalıştırmış ve yine bu kulübün ilk 2 Şampiyonluğunu (1994-95 / 1997-98) ve ilk Cumhurbaşkanlığı Kupasını (1993) kazandırmıştır. Son olarak, 3 Sezon Anadolu Efes Spor Kulübünde Teknik Koordinatörlük görevi yapmıştır.(2011-14) Şirketlerde Yönetim Danışmanlığı, Antrenör Eğitim Seminerlerinde Eğitmenlik ve halen Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği Yönetim Kurulu üyeliği yapmaktadır.


ERGİN ATAMAN

Antrenörlük yaşamına Eczacıbaşı altyapısında antrenörlük yaparak başladı. Daha sonra Efes Pilsen alt yapısında antrenörlük yaptı. Sırasıyla Türkiye Basketbol Ligi takımlarından Türk Telekom, Pınar Karşıyaka, Efes Pilsen’de antrenörlük yaptı.1997 yılında İspanya’da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda Türkiye Millî Basketbol Takımı’nda Ercüment Sunter’in yardımcısı olarak millî takım antrenörlüğünü yaptı. 1998-99 sezonunda basketbol antrenörlüğü konusunda incelemeler yapmak üzere bir sene süreyle ABD’de Stanford Üniversitesi’nde bulundu. Efes Pilsen ile 2000 yılında Avrupa Liginde final-four oynamıştır.2001-03 yılları arasında İtalya Basketbol Ligi’nde Montepaschi Siena’da antrenörlük yaptı. Bu takımla 2001-02 sezonunda Saporta Kupası’nda şampiyon oldu. 2008-09 sezonu başında Efes Pilsen ile anlaşan Ataman, takıma 2005’ten sonraki ilk TBL şampiyonluğunu kazandırdı. Normal sezonu sadece 2 mağlubiyetle kapatan Efes Pilsen, finalde Fenerbahçe Ülker’i üst üste 4 maç yenerek şampiyonluğa uzandı ve aynı yıl Türkiye Kupası’nı da kazanan Efes Pilsen, Ergin Ataman yönetiminde duble yapmış oldu. Ergin Atamanlı Beşiktaş Milangaz 2011-12 sezonuna NBA’deki lokavt sebebiyle Deron Williams ve Semih Erden gibi isimlerin katılmasıyla iyi başladı, lokavt bitip bu isimler geri döndüklerinde de aynı performansı sürdürerek önce tarihindeki ilk Türkiye Kupası’nda, ardından kulüp tarihindeki ilk Avrupa kupası olan FIBA EuroChallenge Kupası’nda, son olarak da Beko Basketbol Ligi’nde şampiyon oldu ve sezonu üç kupayla tamamladı. 2012-13 sezonu öncesinde Galatasaray, Ataman’ın eski öğrencileri Ersin Dağlı ve David Hawkins ve Carlos Arroyo transfer edildi. 22 Ocak 2013’te Galatasaray Medical Park’la finalde Banvit’i 3-1 yenerek Beko Basketbol Ligi’nde şampiyon oldu ve Galatasaray’ın 23 yıllık şampiyonluk özlemine son verdi. Aydın Örs’ün Türk Basketboluna armağan ettiği en başarı antrenörlerden biridir.


YALÇIN GRANİT

25 yaşında basketbolu bıraktıktan sonra, koçluk hayatına Darüşşafaka’da başladı. 1959-60 sezonunda Darüşşafaka’ya tarihinin ilk ve tek İstanbul Ligi şampiyonluğunu kazandıran takımın başantrenörüydü. Darüşşafaka’yı çalıştırırken ikinci ligde yer alan Beyoğluspor’un teklifini kabul etti ve iki yıl çalıştırdığı bu takımın da üst lige geri dönmesinde önemli rol oynadı. 1960 yazında eğitimle basketbolu birleştiren bir modeli uygulamaya geçirmeyi tasarlayan İTÜ’nün başına geçti ve uzun yıllar şampiyonluklara ambargo koyacak bir takımın temellerini attı. Basketbolu bıraktığı gibi A milli basketbol takımı tarihinin ilk asistan koçu olmaya layık görülen Yalçın Granit, 1961’in Şubat ayında ay-yıldızlıların başantrenörlüğüne terfi etti. 1962’de İstanbul’da oynanan Balkan Şampiyonası’nda finalde Yugoslavya’ya kaybedip ikinci olan, bir yıl sonra uzun bir hasreti dindirip Wroclaw’da Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde eden A milli takımların başında o vardı. 1963-64 sezonunda Galatasaray’a bu kez koç olarak geri döndü ve sarı-kırmızılı ekiple bir Türkiye şampiyonluğu daha kazandı. Uluslararası çapta da takdir topladı. 1962’de Balkanların En İyi Antrenörü seçildi, Almanya ve İsviçre milli takımlarını çalıştırmak için teklifler aldı.1971’de Şakir Eczacıbaşı’nın teklifini kabul edip basketbol şubesini kurmaya çalışan Eczacıbaşı’nın başına geçti. Mahalli kümede devraldığı takımı 1974 baharında en üst lige taşıdı ve birinci ligdeki ilk sezonun ardından görevini Aydan Siyavuş’a devretti. 1984-85 ve 1985-86 sezonlarında şampiyon olarak 16 yıllık bir şampiyonluk hasretini bitiren ve yeniden “Yenilmez Armada” olarak anılmaya başlayan Galatasaray takımlarında Basketbol Şube Sorumlusu olarak görev yaptı. Doksanlı yıllarda Turgay Demirel’in başkanlığındaki federasyonların yönetim kurulunda yer aldı ve milli takım genel koordinatörlüğü görevini üstlendi. 2002’de kapanmak üzere olan Galatasaray basketbol şubesini özerk hale getirerek kulüpten ayırdı ve şube başkanlığını üstlendi. Galatasaray o sezonu üçüncülükle bitirdi ve yarı final oynama başarısı gösterdi. Türkiye’nin en büyük basketbol kütüphanesine de sahip olan Yalçın Granit, köşe yazılarına çeşitli internet mecralarında devam etmektedir.


AYDAN SİYAVUŞ 

Basketbola oyuncu olarak Kadıköyspor’da başladı. 1964 yılında oldukça genç sayılacak bir yaşta basketbol oyunculuğunu bırakarak, koçluğa yöneldi. Kadıköyspor’da önce altyapı, ardından da a takım koçluğu yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü üçüncü sınıfta terk ettikten sonra, İTÜ Basketbol Takımı’na Türkiye Yıldızlar Şampiyonluğu’nu kazandırdı. Türkiye Millî Basketbol Takımı koçluğunun yanı sıra Modaspor, Eczacıbaşı, Efes Pilsen, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Çukurova, Darüşşafaka ve Karşıyaka’yı da çalıştırdı. Son olarak Galatasaray’ı çalıştırdı. Türkiye Basketbol Ligi’nde 7 kez şampiyonluk kazanarak en fazla şampiyonluk yaşayan antrenör oldu. Millî takımlar genelinde 500’ün üzerinde maça çıkan Siyavuş, 1981 yılında Türkiye Millî Basketbol Takımı’nın başındayken Bulgaristan’da düzenlenen turnuvada, Yugoslavya Millî Basketbol Takımı’nı yenerek Türkiye’ye Balkan Şampiyonluğu’nu kazandırdı. 1990 yılında Efes Pilsen ile Koraç Kupası’nda Türk basketbol tarihinde ilk kez çeyrek finali yakaladı. 11 Ocak 1998’de, geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. Aydın Örs her fırsatta Aydan Siyavuş için kendisine basketbol koçluğunu öğreten kişi olarak bahseder.

Haber: www.sabahidmani.com



aydan siyavuş, yalçın granit, ergin ataman, çetin yılmaz, ufuk sarıca, ekrem memnun, tolga öngören, ceyhun yıldızoğlu, aydın örs, en iyi koçlar, türk basketbol tarihinin en iyi koçları

ATLETİZM PİSTİ ÖLÇÜLERİ

atletizm, atletizm pisti, atletizm pisti ölçüleri, atletizm pisti özellikleri, atletizm pisti çizimi

ATLETİZM PİSTİ ÖZELLİKLERİ

PİST : Standart pist uzunluğu 400 metredir. 1 mil yarışı dışındaki dünya rekorları metre esasına göre belirlenir. Yeni pistlerin büyük çoğunluğunda ve uluslar arası yarışmalar için kullanılanların hemen hepsinde yapay zeminler vardır. Bu genellikle TARTAN lastiksi bir bileşkedir ve her iklimde kullanılabilir. Koşu pistinin genişliği 7.32 metreden az olmayıp eğer mümkünse iç kenarı beton veya benzer bir malzemeden yapılmış 50 mm yükseklikte ve en az 50 mm genişlikte bir bordürle yükseltilmiş olmalıdır.

Bordür ; pist yüzeyinde birikebilecek suyun tahliye edilmesinin engellememek amacı ile en çok 65 mm yükseklikte olmalıdır. Yarış pistinin iç kenarına bordur yapılma olanağının yapılma olanağının bulunmadığı durumlarda bu kenar 50 mm genişlikte çizgilerle işaretlenmelidir. Çim yarış pistlerinde pistte 5 m de bir bayrak dikilmelidir. Bayrak yarışmacıların koşmalarını engellemeyecek şekilde yerden pist dışına doğru 60 dercelik açı ile dikilmelidir. Bu iş kullanılacak olan bayraklar 0.25 metreye 0.2 metre büyüklüğünde olup 2.45 metrelik bir direğe çekilmelidir.

KULVAR : Pist üzerinde müsabaka süresince 1 atletin koşmak zorunda olduğu ve yarışmacıları ayıran 8 kulvar işaretlenmiştir. Bir kulvarın genişliği 1.22 m olup  çizgi kalınlığı 5 cm olarak beyaz boya ile çizilir. Ayrıca çeşitli yarışların başlangıç yerleri de çizgilerle belirlenmiştir. Tüm yarışlar için aynı bitiş çizgisi kullanılır.

Tüm yarışlar dönüşler koşucunun soluna gelecek şekilde saat yönünün tersinde koşulur. Yalnız 100 mt - 110 mt engelli gibi kısa yarışlar ana tribün (şeref tribünü) önündeki düz parkurda koşulur.

Kulvar uzunlukları ve Kulvar Farkları : Bir dönemeçte başlayan yarışlarda 200 ve 400 mt gibi bazı atletlerin diğerlerine kıyasla önde başlayarak avantaj elde ettikleri sanılır. Ama dönemeçler dönülürken dıştakilerin daha fazla koştuğu düşünülecek olursa böyle bir avantajın bulunmadığı anlaşılabilir.
Pist dışındaki kulvarların uzunlukları daima içteki kulvarlardan büyüktür.

atletizm, atletizm pisti, atletizm pisti ölçüleri, atletizm pisti özellikleri, atletizm pisti çizimi

1. Kulvar : 400 mt
2. Kulvar: 407.04 mt
3. Kulvar : 414.70 mt
4. Kulvar : 422.37mt
5. Kulvar : 430.03 mt
6. Kulvar : 437.70 mt
7. Kulvar : 445.36 mt
8. Kulvar : 453.03 mt uzunluğundadır.


atletizm, atletizm pisti, atletizm pisti ölçüleri, atletizm pisti özellikleri, atletizm pisti çizimi

BEL AĞRISI EGZERSİZLERİ

Bel Ağrısı Egzersizleri

bel ağrısı, egzersiz çeşitleri, bel ağrısı egzersizleri, bel ağrısına çözüm, bel ağrısı için egzersizler, egzersiz çeşitleri,

Bel ağrısı egzersizleri, bel ağrısı genç ihtiyar birçok kişinin şikayet ettiği bir sorundur. Bel ağrılarında kimi insanlar doktora başvurarak kimi insanlarda ağrıyı girilecek yöntemlere başvurarak rahatlama sağlayabilir ve günlük yaşantısına dönebilir. Oturuş şeklimizin bozuk olması, kasların gerilmesi, düşme, darbe olayları, sinir sıkışmaları, fazla kilolar ve fıtık gibi nedenler bel ağrılarına sebebiyet verebilir. Bel ağrısının nasıl giderileceği ağrının nedenleri ile ilgilidir. Bel ağrılarını gidermede sağlık açısından birçok faydası olduğu gibi bel sağlığı açısından da faydası olan sporun ve yapılan egzersizlerin önemi büyüktür.

Bel ağrısı egzersizleri yapılırken dikkat etmemiz gereken hususlar:

* Bel ağrısı egzersizleri bele fazla yük bindirmeden emniyetli bir şekilde yapılmalıdır.
* Bel egzersizleri, havası temiz ortamlarda sert bir zemin üzerinde yapılmalıdır.
* Egzersizlere başlandığı ilk günden itibaren hemen iyileşme beklenmemeli büyük bir sabırla hareketlere devam edilmelidir. Başlangıçta aşırılığa kaçarak daha kötü bir duruma düşmemek için hareketlere yavaş yavaş başlanmalı, gün geçtikçe yapılan hareketler artırılıp temposu yükseltilmelidir.
* Ani ve belli zorlayacak hareketlerden uzak durulmalı bele fazla yüklenilmemelidir.
* Bel fıtığı rahatsızlığı yaşayanlar hastalığın ağrılı dönemlerinde egzersiz hareketlerine başlamamalı önce istirahat etmeyi tercih etmelidir. Bel ağrısı şikayeti geçtikten sonra doktora danıştıktan sonra egzersizlere başlanmalıdır.
* Düzenli egzersiz yapmak bel ağrısının dışında vücudumuzdaki kasları güçlendirip duruşumuzu düzelterek belimizin daha az sorun çıkarmasını sağlayacaktır.

bel ağrısı, egzersiz çeşitleri, bel ağrısı egzersizleri, bel ağrısına çözüm, bel ağrısı için egzersizler, egzersiz çeşitleri,

Bel ağrısı için yapılacak egzersizler:

* Öncelikle el ve ayaklarının üzerinde emekleme pozisyonunda durarak dizinizi kalça hizanızdan aşağıda tutmamaya dikkat edin.
Başınızı önde tutun ve ensenizin düz bir durumda olmasına dikkat edin. Omuzlarınız arkada iken dizlerinizi kilitlemeyin. Omurganızın doğal duruşunu bozmadan kalçanız ayak topuklarınıza değene kadar geriye gidin. Sırtınızı iki saniye kadar gerip başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bu egzersizi bir saatte sekiz defa tekrar ederek on set uyguladığınız takdirde sırt kaslarını gerer ve rahatlatır.

* Başımızın altında bir destek bulundurarak sırt üstü yatın. Dizlerinizi birbirine birleştirerek bükün. Vücudunuzun üst kısmını rahat tutun. Omuzlarınızın yer ile temas ettiğine emin olarak dizlerinizi bir yana doğru çevirin ve bu şekilde iki saniye kalarak başlangıç pozisyonuna geri dönün. Aynı hareketleri diğer yana dönerek de uygulayın. Bu hareketi her iki yanda sekiz defa tekrar ederek 10 set uyguladığınız takdirde omurganızı esnetir ve rahatlatır.

* Vücudunuzu dik tutmak için dirseklerinizden yardım alarak yüz üstü uzanın, başınızı önde tutun ve üst bedeninizi yavaş yavaş esnetin. Boynunuzu dik tutarak elleriniz ile üst vücudunuzu yukarı doğru itin ve bu şekilde beş saniye kaldıktan sonra başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bu hareketi sekiz defa tekrar ederek on set uyguladığınız takdirde omurganızın hareketliliğini sağlar ve gerer.

* Başımızın altına bir destek alarak sırt üstü yatın. Dizlerinizi bükerek kalça genişliğinde açın. Üst vücudunuzu rahat tutarak çenenizi vücudunuza doğru yaklaştırın. Nefes vererek karnınızı yukarı doğru hareket ettirin bu şekilde 5 defa nefes alıp vererek  başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bu egzersizi beş defa tekrarladığınız taktirde derin sırt kaslarını güçlendirir ve esnetir.
Bu egzersizlerin yanı sıra yüzme, yürüme, bisiklet sürme ve yoga da bel için önerilen diğer egzersizler arasındadır.

Bütün aldığınız tedbirlere ve egzersizlere rağmen bel ağrısı şikayetiniz dinmiyor ve daha da şiddetleniyorsa bir doktora başvurmayı ihmal etmemelisiniz.

Kaynak: egzersizler.gen.tr


bel ağrısı, egzersiz çeşitleri, bel ağrısı egzersizleri, bel ağrısına çözüm, bel ağrısı için egzersizler, egzersiz çeşitleri, 

YÜRÜYÜŞ YAPMANIN FAYDALARI

yürüyüş, yürüyüş yapmanın faydaları nelerdir, yürüyüşün faydaları, yürüyüş yapmak, yürüyüş yapmanın sağlı yararları, sağlık için yürüyüş, nasıl yürümeli, ne kadar yürümeli

Yürüyüş Yapmanın Sağlığa Faydaları Nelerdir?

Fiziksel bir aktivite olan yürüyüş, kalp ve damar sağlığını koruduğu gibi, zihinsel sağlığı da korumaktadır. Daha sağlıklı bir şekilde kilo vermeye yardımcı olan yürüyüş, ruhsal ve mental açıdan daha iyi hissetmenize ve zinde kalmanıza yardımcı olmaktadır. Düzenli olarak yapılan yürüyüş, kemik ve kas sağlığını destekler, daha kaliteli uyku çekmenize yardımcı olur ve enerjinizi yükseltir. Yürüyüş yapmak, bazı kanser türlerine karşı riski düşürür ve dolaşım sistemi sağlığını korur. Alzheimer hastalığı riskini düşüren yürüyüş, daha uzun ve sağlıklı bir ömür sürmenize yardımcı olacaktır. Yürüyüş yapmak hafızayı güçlendirir, stresi azaltır, tansiyonu ve kolestrolü düzenler. Beyin ve sinir sistemi sağlığını koruyan bir aktivite olan yürüyüş, ruhu dinlendirir ve vücutdaki D vitaminini destekler. Yürüyüş yapmak, daha fazla miktarda oksijen almanıza yardımcı olmaktadır. Bu da, kan dolaşımının düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Birçok hastalığa karşı koruyucu olan yürüyüş, bağışıklık sistemini güçlendirir.

1.Kalp Sağlığı

Düzenli olarak yapılan yürüyüş, kan akışını düzenlediği için, kalp hastalıkları riskini düşürür ve kalp sağlığını korur. Yapılan bir araştırmaya göre; 72000 bayan hemşire, haftada toplam 3 saat yani günde yarım saat (30 dk) yürüyüş yapmışlar ve sonrasında bu hemşirelerin kalp hastalıklarına yakalanma risklerinin %40 oranından %30 oranına düştüğünü görmüşlerdir.

Yapılan herhangi bir fiziksel aktivitenin kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileri bilinmektedir. Hızlı ve tempolu şekilde, düzenli olarak yapılan yürüyüş, kardiovaskuler hastalık riskini azaltmaktadır. Yürüyüş yapmak, kalbin daha etkin kan pompalamasına yardımcı olmaktadır.

2.Kolesterol

Düzenli olarak yapılan yürüyüş, dolaşım sistemini düzenlediği için, kandaki kötü kolestrol düzeyini azaltır ve kandaki iyi kolestrol seviyesinin stabil olmasını sağlar.

3.Tansiyon

2001 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, sürekli olarak evde oturan ve herhangi bir fiziksel aktivitede bulunmayan kadınların, yüksek tansiyon oranları, 24 hafta boyunca yaptıkları yürüyüşte, kendilerinin istediği hızlarda attıkları günlük 9700 adım yardımı ile düştüğü saptanmıştır.

Harward Üniversitesi’nin 11000 erkek üzerinden yaptığı bir araştırmaya göre, bir hafta içinde beş gün boyunca, günlük bir saat yapılan yürüyüş, erkeklerde felç riskini yarıya indirmektedir.

4.Dolaşım Sistemi

Kalp hastalıklarını ve yüksek tansiyonu önleyen yürüyüş, aynı zamanda dolaşım ve solunum sistemini korur ve güçlendirir. Yapılan bazı araştırmalara göre, menopoz sonrası dönemde kadınlar, günde 1 ya da 2 mil yürüyüş yaptıklarında, felç riskleri azalmakla birlikte, dolaşım sistemlerinde de düzelme gözlenmiştir.

5.Kemik Sağlığı

Özellikle menopoz sonrası kadınlarda gözlenen kemik erimesi riskini %40 oranından %30 oranına düşüren yürüyüş, düzenli olarak yapılması halinde, osteroporoz gibi diğer bazı kemik hastalıkları riskini azaltır ve kemikleri güçlendirir.

Günde 30 dakika süre ile haftada 5 gün yapılan yürüyüş, kemik yoğunluğunu artırır ve kemik sağlığını korur.

6.Kas Sağlığı

Karın ve kol kaslarının gelişimini sağlayan yürüyüş, eklem ve kas sistemi sağlığını destekler. Yürüyüş yapmak, eklem iltihabından kaynaklanan ağrıları önlemektedir.

7.Kilo Kontrolü

Çevik bir şekilde 30 dakika boyunca yapılan yürüyüş, yaklaşık olarak 200 kalorinin yanmasına yardımcı olmaktadır. Dışarıdan bakıldığında gayet yavaş ve sakin bir aktivite gibi görünen yürüyüş, aslinda kilo vermeye yardımcı bir aktivitedir.

Yapılan bir araştırmaya göre, diyet ile birlikte desteklenmiş günlük 30 dakikalık yürüyüş diyabete karşı korumaktadır. Bir başka araştırmaya göre, günlük sadece 15 dakika yani yaklaşık 2000 adım yürüyüş yapmak ve az yemek yemek, kilo almanızı önleyecektir. Günlük 2000-4000 arası adım atmak, kilo vermeye yardımcı olacaktır.

Kilo vermek isteyen kişilerin günlük yaklaşık olarak 600 kalori yakması gerekmektedir. Buna göre, 60 kg ağırlığındaki biri, 75 kalori yakmak için, 30 dakika boyunca yaklaşık 2 mil yürüyüş yapmak durumundadır.

yürüyüş, yürüyüş yapmanın faydaları nelerdir, yürüyüşün faydaları, yürüyüş yapmak, yürüyüş yapmanın sağlı yararları, sağlık için yürüyüş,

8.Stres

Kalifornia State Üniversitesi’nin yapmış olduğu bir araştırmaya göre, günlük düzenli olarak yapılan uzun yürüyüşler, kişilerin kendilerini daha rahatlamış ve mutlu hissettiğini göstermektedir. Çünkü, yürüyüş sırasında salgılanan endorfin hormonu, ağrı kesici ve sakinleştirici etki göstermektedir.

Sürekli hareketsiz ve durgun bir hayat süren kadınların, yürüyüş yaptıkları zaman, stres oranlarının azaldığı ve daha iyi hissettikleri saptanmıştır. Yürüyüş yapmak beyindeki kan akışını düzenlediği için, stres ve depresyon ile mücadele de etkin rol oynamaktadır.

Günlük sadece 10 dakika yapılan yürüyüş, iki saat içinde daha mutlu ve iyimser hissetmenize yardımcı olacaktır.

Yapılan diğer araştırmalara göre, düzenli olarak ve orta şiddette yapılan yürüyüş, orta şiddette depresyon ile mücadelede kullanılan antidepresan ilaçlar ile benzer etkiyi göstermektedir. Özellikle yeşillik alanda ve arkadaşlar ile yapılan yürüyüş aktivitesi, sizi stres ve endişe gibi olumsuz duygulardan koruyacaktır.

9.Uyku

Yürüyüş sırasında beynin salgılamış olduğu endorfin hormonunun yardımı ile, yürüyüş sonrası çok daha rahat ve çabuk bir şekilde uykuya dalabilirsiniz. Beyin fonksiyonlarını geliştiren ve kan akışını düzenleyen yürüyüş, kaliteli uyku uyumanıza yardımcı olmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre, sabahları bir saat yapılan yürüyüş, insomnia riskini azaltmaktadır.

10.Enerji

Çok fazla ve yüksek kalorili yemek yemek, kan şekeri seviyesinde hasara sebep olabilirken aynı zamanda, yorgun ve bitkin hissedilmesine neden olmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre, yemekten sonra, 15 dakika süre ile yapılan yürüyüş, kandaki şeker seviyesini düzenlerken, sabahın orta saatlerinde ya da öğleden sonra yapılan 45 dakikalık yürüyüş, daha enerjik hissetmenize yardımcı olacaktır.

Dolaşım sistemini ve oksijen alımını düzenleyen yürüyüş, hücrelere oksijenin daha etkin ulaşmasını sağladığı için, beden olarak daha canlı ve dinamik olmanızı sağlamaktadır.

11.Bunama ve Alzheimer

Yapılan bir araştırmaya göre, 71 ile 93 yaş aralığında bulunan erkekler, her gün düzenli olarak, günlük 1 milin çeyreği kadar yürüyüş yaptıkları takdirde, hiç yürüyüş yapmayan ya da az yürüyüş yapan kişilere göre, alzheimer hastalığına yakalanma oranları düşmektedir.

Yaşları 65 ile 80 arasında değişen 14 kişi üzerinden yapılan bir araştırmaya göre, düzenli olarak yapılan yürüyüş, bunama riskini %40 oranında azaltmaktadır.

12.Hafıza ve Beyin Sağlığı

2011 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, haftada 3 kere, 40 dakikalık süre ile yürüyüş yapmak, beyindeki, duyguları ve hafızayı yöneten hipokampus bölgesinin etkinliğini artırmaktadır. Böylece, beyin fonksiyonları desteklenmiş olmaktadır.

13.Bağışıklık Sistemi

Yürüyüş yapmak birçok hastalığa karşı koruyucudur ve sadece 30 dakika süre ile yapılan yürüyüş, T-hücrelerinin yok edilmesini desteklemektedir ve bağışıklık sistemi fonsiyonlarını geliştirmektedir.

14.Kanser

Birçok fiziksel aktivitede olduğu gibi, yürüyüş yapmak da, metabolizmayı, hormonları ve bağışıklık sistemini düzenlemektedir. 2005 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kanser hastaları, haftada 6 saat yürüyüş yaptıklarında, kanserden dolayı ölüm oranlarının %60’a düştüğü belirlenmiştir.

Yapılan bir başka araştırmaya göre, günlük 1 saat süre ile yapılan yürüyüş, kadınlarda meme kanseri belirtileri görülmesi oranını %14 oranında azaltmaktadır.

Fazla Yürüyüş Yapmanın Bir Zararı Olabilir Mi?

Yavaş ve gevşek adımlar ile yapılan yürüyüş, kalori yakılmasını olumlu yönde etkilemeyecektir.
Eğer uygun olmayan bir ayakkabı ile yürüyüş yapılır ise, ayak parmaklarında ve ayak tabanında birtakım olumsuz durumlar meydana gelebilmektedir.
Çok fazla yürüyüş yapıldığında, kaslar üzerinden fazla baskı olacağı için, kasların yorulmasına ve yıpranmasına sebep olabilmektedir. Bunun sonucunda, kas ağrıları yaşanabilmektedir.





yürüyüş, yürüyüş yapmanın faydaları nelerdir, yürüyüşün faydaları, yürüyüş yapmak, yürüyüş yapmanın sağlı yararları, sağlık için yürüyüş, nasıl yürümeli, ne kadar yürümeli

BASKETBOL SAHASININ VE TOPUNUN ÖLÇÜLERİ

basket potası kaç cm, Basketbol saha ölçüleri, basketbol saha ölçüleri ve çizimi, basketbolda potanın yerden yüksekliği, nba 3 lük çizgisi mesafesi
basketbol saha ölçüleri ve çizimi,Basketbol saha ölçüleri,basketbolda potanın yerden yüksekliği,nba 3 lük çizgisi mesafesi,basket potası kaç cm,tbf,basket topu

Basketbol Sahası Ölçüleri

Profesyonel anlamda çeşitli liglerde mücadele etmek için basketbol oynayan kişiler için basketbol oynanabilecek alanlar doğrudan kapalı spor salonları ya da sadece basketbol için özel olarak tasarlanmış basketbol sahaları olmaktadır. Burada resmi kurallar çerçevesinde belirlenmiş olan basketbol sahası ölçüleri üzerinden hareket edilerek bir sahanın basketbol oynamaya uygun niteliklere sahip olup olmadığına dikkat edilmektedir. Uluslararası standartlara bağlanmış olan basketbol saha ölçüleri ve çizimi çok küçük değişikliklerle farklı turnuvalarda, liglerde ya da saha çeşitlerinde farklılık gösterebilir. Ancak oyun kurallarının doğru bir şekilde uygulanması için oyun sahasının temelde bazı nitelikleri taşıyor olması gerekmektedir.


Basketbol Sahasının ve Sahadaki Araçların Ölçüleri

Basketbol sahaları potaların bulunduğu kenarlar kısa kenar olmak üzere dikdörtgen şeklinde tasarlanmış olan sahalar olmaktadır. Topun daha rahat bir şekilde hareket etmesi ve özellikle dripling sırasında sekmesinin sağlanması için zeminin kauçuk veya parke ile kaplanması gerekmektedir. Bu aynı zamanda oyuncuların ayakkabılarının da kaymadan hareket etmesi için önemlidir. Dikdörtgen şeklinde olan bu sahanın resmi olarak ölçüleri 26 x 14 ya da 28 x 15 metre olarak düzenlenmektedir. Sahanın bittiği noktalardan seyircilere ya da başka diğer spor salonundaki veya sahadaki oyun dışı unsurlara olan mesafesinin de en az iki metre olması gerekmektedir. Özellikle oyuncuların pota altı mücadelelerinde sahanın sadece içini değil aynı zamanda dışına da taşabilecek şekilde mücadele etmesi dikkate alındığında söz konusu basketbol sahası ölçüleri mutlaka uygulanmalıdır.


Tüm basketbol sahası takımların kendilerine ait olmalarını sağlamak üzere ortadan iki eşit parçaya ayrılır. Bu ayrımın yapıldığı orta noktada ise yuvarlak daire bulunmaktadır. Bu daire sadece başlangıç noktasında top atışının yapıldığı yer olarak görev yapmaktadır.

Basketbol saha ölçüleri içinde üç sayılık çizgilerinin bulunduğu yerlere dikkat etmek gerekir. Bu çizgi belirlenirken potanın bulunduğu nokta merkez alınmak üzere 6 metre 75 santimetre yarıçapı uzunluğunda bir yarım daire çizilir. Bu noktanın gerisinden yapılan tüm atışlar üç sayı olarak değer kazanmaktadır. NBA 3 lük çizgisi mesafesi ise farklıdır. NBA’deki üç sayı çizgisinin en kısa mesafesi 6,75 metre en uzun mesafesi ise 7.24 metredir.


Basketbolda Potanın Yerden Yüksekliği

Her iki kenarda bulunan potalar için belirlenmiş olan standart yükseklik 3.05 metredir. Potaların kenar çizgilerine olan en kısa uzaklığı ise 1.2 metre olarak düzenlenmektedir. Potayla ilgili olarak çemberin çapı 45 santimetredir. Çemberin montajının yapıldığı pota levhası olarak da bilinen panyanın ölçüleri ise 1.8 x 1.2 olmaktadır. Sporcular sayı kazanmak için bu bölümün de desteğini alabilirler. Serbest atışlar için belirlenmiş olan çizgiler kenar çizgilerinin pota altındaki noktasında dik bir şekilde 5 metre 80 santimetre uzaklığındaki bir yere noktalanmıştır. Bu çizginin toplam uzunluğu 3 metre 60 santimetre olarak belirlenmiştir. Sporcular bu çizgi üzerindeki istedikleri noktadan tek sayılık serbest atışlarını yapabilirler. Oyun sırasında bu bölümden atış yapılması halinde bu atış iki sayılık olarak değerlendirilmektedir.

Basketbol Topunun Ölçüleri

Basketbol sahasındaki en önemli araç oyunun oynanmasını sağlayan toptur. Kadınlar ve erkekler için ayrı olarak basketbol topunun nasıl olması gerektiği ile ilgili kurallar ortaya konmuştur. Buna göre erkekler için resmi olarak basketbol topunun 74.92 santimetre kadınlar için ise 72.39 santimetre olmasına dikkat edilir. Ağırlık açısından erkekler için 22 oz yani 623.69 gram kadınlar için ise 20 oz olan 567 gram ağırlığındaki toplar kullanılmaktadır. Kişilerin basketbol topu alırken erkekler için olanında 7 boyutunda kadınlar için olanında ise 6 numara boyutunda topları alması gerekmektedir. Tüm basketbol sahası ölçüleri sağlanmış olan alanlarda profesyonel anlamda da basketbol oynanmasına izin verilmektedir.


 basket potası kaç cm, Basketbol saha ölçüleri, basketbol saha ölçüleri ve çizimi, Basketbolda Potanın Yerden Yüksekliği, nba 3 lük çizgisi mesafesi

2020-2021 SEZONU SÜPER LİG HAKEMLERİ


 SÜPER LİGDE GÖREV ALAN HAKEMLER

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulundan (MHK) yapılan açıklamaya göre, 2020-2021 sezonunda üst klasmanda 47 hakem düdük çalacak. Üst klasman yardımcı hakem kategorisinde ise 94 isim yer alacak. 

Geçen sezon üst klasman hakemler arasında yer almayan Burak Pakkan, Abdullah Buğra Taşkınsoy, Çağdaş Altay, Mustafa Kürşad Filiz ve Emre Kargın, üst klasman hakemliğe terfi etti.

Geçen sezon üst klasman hakem listesinde olan Özgüç Türkalp, MHK tarafından Video Yardımcı Hakem listesinde yer buldu.

Bu sezon görev alacak üst klasman hakem listesi şöyle:

Caner Ak, Zorbay Küçük, Alı̇ Palabıyık, Burak Pakkan, Erkan Özdamar, Kadı̇r Sağlam, Serkan Tokat, Yaşar Kemal Uğurlu, Burak Şeker, Murat Erdoğan, Mustafa Öğretmenoğlu, Sarper Barış Saka, Bahattı̇n Şı̇mşek, Arda Kardeşler, Cı̇han Aydın, Alı̇ Şansalan, Ümı̇t Öztürk, Özgür Yankaya, Suat Arslanboğa, Turgut Doman, Abdullah Buğra Taşkınsoy, Cüneyt Çakır, Çağdaş Altay, Emre Malok, Fırat Aydınus, Hüseyı̇n Göçek, Mert Güzenge, Mete Kalkavan, Mustafa Kürşad Fı̇lı̇z, Onur Özütoprak, Tugay Kaan Numanoğlu, Volkan Bayarslan, Alper Ulusoy, Dı̇renç Tonusluoğlu, Emre Kargın, Hakan Ceylan, Halı̇l Umut Meler, Halı̇s Özkahya, Kutluhan Bı̇lgı̇ç, Yı̇ğı̇t Arslan, Abdulkadı̇r Bı̇tı̇gen, Alper Çetı̇n, Koray Gençerler, Atı̇lla Karaoğlan, Bülent Bı̇rı̇ncı̇oğlu, Ramazan Keleş, Yası̇n Kol.

Haber: Anadolu Ajansı...aa.com.tr

hakemler,haftanın hakemleri,süper lig,süper lig hakemleri kimler,merkez hakem kurulu,futbol,tff,türkiye futbol federasyonu,aa,anadolu ajansı,spor haberleri,

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-