MISIRLI GOLCÜ MOSTAFA MOHAMED

 

Mostafa Mohamed'in futbol hayatı Fatih Terim'in yaptığı açıklamanın ardından gündeme geldi. Galatasaray Teknik Direktörü Terim Mostafa Mohamed'i istediğini açıkladı. Mısır Ligi ekibi Zamalek'te forma giyen Mostafa Mohamed geçtiğimiz sezon 43 resmi karşılaşmada 20 gol, 3 asistlik bir performans sergiledi. Mohamed takımının en önemli yıldızlarından biri. Peki, Mostafa Mohamed kimdir? İşte, Fatih Terim'in istediği Mostafa Mohamed'in biyografisi ve hayatıyla ilgili merak edilenler...

Galatasaray'ın ilgilendiği Mostafa Mohamed'in hayatı Terim'in yaptığı açıklamalar ile merak konusu oldu. 1997 yılında doğan futbolcu kariyerine Zamalek altyapısında başladı. El Daklyeh, Tanta FC ve El Geish takımlarında forma giyme şansı bulan Mohamed, daha önce ülkesi dışında forma giymedi.

TERİM'DEN AÇIKLAMA

Galatasaray-Gençlerbirliği maçı sonrası açıklamalarda bulunan Fatih Terim: "Muhammet'i istiyorum diye söyledim, düzelteyim. Mısır'da oynayan Zamalek'ten Muhammet Mustafa'yı söylüyorum. Zaten yazıldı. En son söyleyen benim." ifadesini kullandı.

MOSTAFA MOHAMED KİMDİR?

Mostafa Mohamed 28 Kasım 1997'de doğdu. Mısır ekibi Zamalek'te forma giyen 22 yaşındaki golcü futbolcu, kariyeri boyunca çıktığı 100 maçta 32 gol attı. Daha önce ülkesi dışında forma giymeyen Mohamed aynı zamanda Mısır A Milli Takımı'nda da görev yapıyor. 1.85 boyundaki santrfor, Zamalek ile 1 lig şampiyonluğu, 1 lig kupası ve 1 kez de CAF Süper Kupası'nı kazandı.

Futbola Zamalek'te başlayan Mohamed geçtiğimiz sezon 43 resmi karşılaşmada 20 gol, 3 asistlik bir performans sergiledi. Mısırlı oyuncu takımının en önemli yıldızlarından biri.

Haber: https://www.hurriyet.com.tr/sporarena

Mostafa Mohamed kimdir,mısırlı futbolcular,mısırlı futbolcu muhammed mustafa,galatasaray transfer,süperlig ara transfer,golcü futbolcular,fatih terim,

BİR DEV FUTBOLCU HULK!

 


HULK

Givanildo Vieira de Souza ya da lakabıyla Hulk (doğum tarihi: 25 Temmuz 1986, doğum yeri: Campina Grande) Brezilyalı futbolcu. 

2009-2016 yılları arasında Brezilya millî futbol takımında oynadı.

Lakabını çizgi roman karakteri Hulk'tan alan futbolcu, hızı ve güçlü şutları, çizgi kahramanın güçlülüğüne hem de karakteri televizyonda canlandıran aktör Lou Ferrigno'ya benzerliği nedeniyle Hulk adını almıştır.

Kulüp kariyeri

İlk yılları

Futbola Vilanovense takımının altyapısında başlamıştır. 2001-2003 yılları arası bu takımda oynayan Hulk, 2003 sezonunda São Paulo altyapısına geçti. 2004 yılında EC Vitória takımının altyapısında forma giymeye başladı. 19 Eylül 2003'te kariyerinde ilk ve son kez Brezilya Ligi'nde forma giydi. Internacional ile oynanan maçta Gilmar Silva Santos'un yerine oyuna girdi.

Japonya yılları

Hulk 2005'te Japon Ligi ekiplerinden Kawasaki Frontale'ye kiralandı. 9 maçta 1 gol attı. 2006 sezonu ise Japon takımına transfer oldu. Deneyim kazanması için aynı sezon Japonya ikinci ligi takımlarından Consadole Sapporo takımına kiralandı. Takım ligi 6. bitirerek başarılı olamasa da Hulk, 48 maçın 38'inde forma giydi. Hulk, daha ilk maçında gol atarak takımının 1-0 galip gelmesini sağlamıştı. Ancak daha sonra suskunlaşan Hulk, az gol atarken de takımın penaltıcısı olmasına rağmen 2 penaltıyı gole çevirememişti. Ancak daha sonra performansını yükseltti ve 25 tane gol kaydetti. 26 gollü Borges'in ardından gol krallığında ikinci oldu. Takımının en golcü ismi olan Hulk'e en çok yaklaşan futbolcular 9 gol atmıştı. 23 Eylül 2006'da Shonan Bellmare takımına 4 gol attı.

2007'de ise yine ikinci lig ekiplerinden Tokyo Verdy'ye kiralandı. Burada 48 maçın 42'sinde forma giyen Hulk, 37 gol kaydetti ve ikinci ligin gol kralı oldu. 37 golün sadece 6'sını penaltıdan atan Hulk'un ardından gelen Alex'in 26 golü vardı. Ligi ikinci bitiren takım, Japon 1. ligine yükselme hakkını kazandı.

2008'de Kawasaki'ye geri dönse de sadece ilk iki lig maçında forma giydi. Takımıyla anlaşamayan Hulk, takımdan ayrılıp önceki sezon kiralık oynadığı Tokyo Verdy ile sözleşme imzaladı. 5. haftadan itibaren bu takımda forma giymeye başladı. 6. hafta da Tokyo derbisinde ilk golünü FC Tokyo'ya attı. 17 Temmuz'da son maçına çıktı ve Urawa Reds'e bir gol attı.

FC Porto

2008-09 sezonu öncesi FC Porto, Hulk'u transfer etti. Fas'lı takım arkadaşı Tarik Sektioui'nin sakatlanması ile takıma dahil olan Hulk, ilk resmî golünü CF Os Belenenses'e attı. Sezonun geri kalanında Cristian Rodríguez ve Lisandro López ile bir hücum üçlüsü oluşturdular. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde de oynayan Hulk, UEFA tarafından "En İyi 10 Genç Yetenek" listesine alındı.

2009-10 sezonunda da takımın değişmez oyuncusu olan Hulk, Benfica maçında karıştığı olaylar nedeniyle önce 4 ay ceza aldı. Daha sonra ceza 4 maça indirildi. Hulk, döndükten sonraki ilk maçında da golünü attı. 2010-11 sezonuna da etkili başlayan Hulk, ilk 13 maçında 13 gol attı. UEFA Avrupa Ligi'nde de Genk karşısında hat-trick yaptı.

Zenit Petersburg

3 Eylül 2012 günü FC Zenit Petersburg tarafından 55.000.000 € bedel ile transfer edilmiştir.

Shanghai SIPG

2016-2017 sezonu için 56 milyon Euro bedel karşılığında CSL ekiplerinden Shanghai SIPG takımına transfer olmuştur.

Millî takım kariyeri

27 Ekim 2009'da İngiltere ve Oman ile oynanacak maçlar için Hulk, ilk kez Brezilya millî futbol takımına çağrıldı. 14 Kasım'da oynanan İngiltere maçında oyuna sonradan dahil olarak ilk kez Brezilya forması giyen Hulk, Oman maçının ikinci yarısında da forma giydi.

Kaynak: www.wikipedia.org

hulk,brezilya,brezilyalı futbol yıldızları,brezilya milli futbolcular, hulk gerçek adı,hulk kimdir,hulk kariyeri,beşiktaş hulk,hulk transfer,transfer süper lig,

SPOR TARİHİNE GEÇEN OLAYLAR

Spor tarihine damga vurmuş ilginç olaylar

spor tarihine geçen olaylar, ilginç spor olayları, dünya spor tarihine geçen ilginç olaylar, galatasaraylı hayrettin, metin oktay, ronaldo, ronaldinho, michael jordan, laudrup, wayne rooney,
 
Dünya spor tarihinde kayda geçmiş en ilginç olayları sizler için derledik.

1- Ali Sami Yen’de oynanan bir Galatasaray-Kocaelispor maçı yoğun sis yüzünden maçın başlamasından az bir süre önce iptal olmuştur.

Galatasaraylı futbolcular soyunma odasına doğru yol almışlardır. Üzerlerini değiştirmişler ve tam staddan çıkacakken kaleci Hayrettin Demirbaş’ın aralarında olmadığı fark ederler.

Erdal Keser, sahaya Hayrettin’e bakmaya gider. Ve Hayrettin kendi kendine “Ulan bizimkiler ne bastı be yarım saattir top gelmiyor bizim kaleye.” diyerek direkler arasında volta attığını görür.

2- Dünya Kupası tarihinin en ilginç turnuvadan çekilme hikayesi belki de Hindistan'a ait...

1950 Dünya Kupası'na gidemeyen iki takım vardı. Biri Türkiye'ydi. Maddi sorunlar yüzünden takım Dünya Kupası'na gönderilmemişti.

Diğer takım olan Hindistan, 1950 Dünya Kupası'ndan çekildi çünkü FIFA, Hindistanlı futbolcuların yalınayak maça çıkmasına izin vermedi. Hindistan'da futbol çıplak ayaklarla oynanırdı

3- Bir gün Metin Oktay kaybedilen bir maç çıkışı üzgün, kırgın ve moralsiz şekilde arabasına bir arkadaşıyla beraber biner ve eve doğru yola koyulurlar. Yolda öndeki araç kaza yapıp, bayıra doğru yuvarlanır.
Bunu gören Taçsız Kral ve arkadaşı koşa koşa yardım peşine düşerler. Araçtan çıkarttıkları kazazade, yaralar ve kanlar içindeyken, Metin Oktay'ı görünce "Ah be Metin Ağabey, n'olacak bu Galatasaray" der.

4- Zimbabve'de ordu takımı olan Cone Textiles'in golcü futbolcusu Elisha Banda, sivil bir takıma transfer olduktan sonra eski takım arkadaşları tarafından kaçırıldı. Banda, 8 gün boyunca işkence gördükten sonra ağzı bağlı bir şekilde Harare yakınlarında bulundu.

5- 1973'te Galilee takımının bütün oyuncuları, İsrail ligindeki rakiplerini dövdükleri için geceyi nezarethanede geçirdi.

6- 1986 ve 1990 Dünya Kupası'nda, Arjantin Milli Takımı futbolcularının tavuk yemesi ‘uğursuzluk getiriyor' gerekçesiyle yasakladı.

7- 1986'da Finlandiya'nın efsane futbolcusu Pentti, bir maçta kendi kalesine 5 gol attı.

8- Fildişi Sahili temsilcisi ASEC Abidjan, 1989 ile 1994 yılları arasında 108 maçta yenilgi yüzü görmedi.

9- 1993'te Paraguay'da Sportivo Ameliano ile General Caballero takımları arasında oynanan maçta 20 kırmızı kart çıktı.

10- 1998 yılında İngiliz hakem Martin Sylvester, futbolcuya yumruk attığı için kendisine kırmızı kart gösteriyor.

11- Futbol tarihin bir garip olayı ise 1998'de ikinci lig ekibi Jiul Petrosani'de forma giyen Romen orta saha oyuncusu Ion Radu, Valcea takımına 500 kilo et karşılığında satıldı.

12- 2002'de Middlesbrough golcüsü Malcolm Christie, Manchester United maçında son dakika golü attıktan sonra taraftarına koştu ancak gol sevincini abartınca çenesi kırıldı.

13- İtalyan forvet Luigi Riva, güçlü şutlarından biriyle taraftarın kolunu kırdı.

14- Sir Stanley Matthews, 33 yıllık kariyerinde hiç kart görmedi.

15- Michael Laudrup, hem Real Madrid formasıyla Barcelona'ya karşı, hem de Barcelona takımında Real Madrid'e karşı 5-0'lık galibiyetler yaşadı.

16- Bologna'dan Giuseppe Lorenzo, Parma ile oynadıkları maçın 10. saniyesinde rakibine tekme attığı için kırmızı kart gördü. Şimdi ise kadın futbol takımı çalıştırıyor

17- Brezilya'nın unutulmaz forvetlerinden Rivaldo'nun, Türkiye A Milli Takımıyla yapılan maçta bacağına top çartı. Top çarptıktan sonra karnını tutan Rivaldo ve sağlık ekiplerine kafasını işaret etti ve tüm dünyada alay konusu oldu

18- Wayne Rooney: Hakem maçın son düdüğünü çaldığında etrafıma San Marino’lu futbolcular etrafıma toplandılar ve biri formamı, biri kramponlarımı, biri konçlarımı, biri şortumu ve hatta içliğimi bile istediler. Kıramadım hepsini verdim. Ondan sonra anladım ki asıl kaybeden bizdik. San Marinolular donumuza kadar almışlardı.

19- Efsanevi İtalyan futbolcu Giuseppe Meazza, sıradan bir İnter maçından 3 dakika önce uyanmış, 86. Dakikada oyuna dahil olmuş ve hat-trick yapmıştır.

20- 19 Kasım 2005 tarihinde oynanan El Classico maçında Ronadinho, Real Madrid’e attığı jeneriklik gol ile tüm Real Madrid taraftarı tarafından ayakta alkışlanmıştır. Bu olayın El Clasico tarihinde bir örneği daha yoktur.

21- Cristiano Ronaldo'nun amatör futbol takımında forma giydiği zamanlar teknik direktörleri, Sporting Lisbon scoutlarının maçı izlemeye geleceklerini ve en çok gol atanın takıma seçileceğini söylemiştir.
Maç esnasında Cristiano Ronaldo ve en iyi takım arkadaşı en çok golleri atmış kişilerdir ve gol sayıları eşittir. Son dakikalarda takım arkadaşı kaleciyi çalımlamış ve boş kalede topu Ronaldo'ya göndermiştir. Ronaldo golü attıktan sonra şok olmuş ve "Neden top bana verdin?" diye sormuştur.
Arkadaşı ise "Sen bu başarıyı benden daha çok hak ettin." şeklinde cevap vermiştir. Olayın doğruluğunu öğrenmek için O kahraman futbolcunun evine giden muhabirler, "Bu gördüğünüz villa, lüks araba ve her çeşit masraf Ronaldo tarafından karşılanmaktadır." Cevabını almışlardır.

22- 1957'de Charlton Athletic, maçın tamamlanmasına 30 dakika kala 5-1 geride olduğu karşılaşmayı 7-6 kazandı.

2002'de Madagaskar ekibi Stade Olympique L'Emryne, şampiyon AS Adema karşısında kendi kalesine 149 gol attı. Bu ilginç girişimin nedeni ise bir önceki maçta hakemin verdiği karaları protesto etmek içindi.

23- Faula maruz kalan Arsenal takımı free-kick kulanacaktır. Topun başına Fransa'nın yetiştirdiği en büyük futbolculardan biri olan Thierry Henry geçer. Ve muazzam bir vuruşla takımına golü yazdırmıştır.
Ancak hakem düdüğü beklemediğini ve bi daha kullanması gerektiğini söyler. Henry, bir daha aynı derece muazzam bir vuruşla topu ağalara yollar ve hakeme bakıp "Bir daha atayım mı?" der.

24- Ünlü basketbolcu Michael Jordan antrenman maçında takıma yeni gelen Scott Burrell'ın maça hiç asılmadığını, sürekli laubali oynadığını fark eder. Sürekli onun üstüne oynar, üzerinden geçer ve smaçlar.
Smaç yaptıkça Scott Burrell iyice oyunu bırakır. Sonraki pozisyonda Jordan, Scott Burrell'den topu çalıp topu Scott Burrel'in suratına çok sert bir şekilde atar ve:"Biz burada çalışıyoruz eğer eğlenmek istiyorsan Disneyland'a git..."der.


spor tarihine geçen olaylar, ilginç spor olayları, dünya spor tarihine geçen ilginç olaylar, galatasaraylı hayrettin, metin oktay, ronaldo, ronaldinho, michael jordan, laudrup, wayne rooney,

MESUT ÖZİL FENERBAHÇE'DE EFSANE OLUR MU?

MESUT ÖZİL

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Arsenal'in teknik direktörü Arsene Wenger, Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil'in takımda uzun yıllar kalması durumunda Dennis Bergkamp gibi efsane olabileceğini söylemişti.

alman, arsenal, arsene wenger, asist, dennis bergkamp, efsane, en, en iyi, fifa, file, futbolcu, hava, mesut, mesut özil, oyuncu, özil, premier lig, türk asıllı, venger, wenger,
türk asıllı,mesut özil,alman,wenger,arsene, wenger,efsane,venger,futbolcu,fifa,asist,mesut,özil,premier lig,dennis bergkamp,oyuncu,arsenal,fenerbahçe,transfer
FIFA'nın düzenlediği 2016 yılı en iyi erkek futbolcu adayı da olan Mesut Özil, Arsenal forması altında bu sezon çıktığı 13 maçta 3 asist yaptı ve 7 kez fileleri havalandırdı...

Her yıl yılın erkek futbolcusu adayı gösterilen Mesut Özil bugünlerde eski formundan uzak bir görüntü veriyor...

Mesut Özil'in Fenerbahçe'ye transferinde sona gelindi. Transfer olması halinde yıllık 3 milyon Euro garanti para alacağı söyleniyor... 

Mesut Özil'in Fenerbahçe'ye transferi gerçekleşti. Peki Mesut Özil Fenerbahçe'de efsane olur mu?




alman, arsenal, arsene wenger, asist, dennis bergkamp, efsane, en, en iyi, fifa, file, futbolcu, hava, mesut, mesut özil, oyuncu, özil, premier lig, türk asıllı, venger, wenger, 

SPOR TERİMLERİ VE ANLAMLARI

acerspor.com, spor ansiklopedisi, spor nedir, spor terimleri ve anlamları, sporcu, sporda kullanılan kelimeler ve anlamları, sporda kullanılan terimler, sportmen,
sporda kullanılan kelimeler ve anlamları,sportmen,spor terimleri ve anlamları,sporda kullanılan terimler,acerspor.com,spor nedir,spor ansiklopedisi,terimler

SPOR TERİMLERİ VE ANLAMLARI

A


ADAPTASYON : Uyum.
AEROBİK : Oksijenli.
AFFERENT : Duyu.
AGRESİF : Saldırgan.
AKLİMATİZASYON : İklime (yüksekliğe) uyum.
AKTİN : Kas kasılmasında rol oynayan bir protein çeşidi.
AKUT : Kısa süreli, ani.
AKYUVAR : Lokosit.
ALAKTİK GÜÇ : Egzersiz başlangıcında kas hücresi içindeki ATP-CP’nin kasılma sırasında ürettiği enerji ile yapılan iş gücü.
ALKALİ : Baz içerikli.
ALKALOZ : Hücre dışı sıvıda baz oranın çok olduğu durum.
ALVEOL : Akciğerde bulunan hava keseği.
ALVEOL VENTİLASYON : Soluk alınan havanın , hava keselerine ulaşması.
ALYUVAR : Eritrosit.
ANABOLİZMA : Metabolizmanın vücut dokularını yaptığı bölümü.
ANAEROBİK : Oksijensiz.
ANAEROBİK GÜÇ : Organizmanın oksijensiz ortamda enerji üretebilme gücü.
ANAEROBİK : Anaerobik metabolizmanın süratlendiği iş yükü veya oksijen tüketim düzeyi.
ANEMİ : Kırmızı kan hücreleri veya hemoglobin eksikliği.
ANOMALİ : Doğumsal ve kalıtımsal olarak normalin dışında olan ve sapma gösteren.
ANTRENMAN : Bir amaç için programlanmış fiziksel ve zihinsel egzersizler bütünü.
ANTROPOLOJİ : İnsanı biyolojik ve sosyal yönden araştıran bilim dalı.
ANTROPOMETRİ : İnsanın çeşitli fiziksel ve bedensel özelliklerini çeşitli tekniklerle ölçme.
ARALI : İnterval.
ARTER : Atardamar.
ASİT : Hidrojen iyonu açığa çıkaran kimyasal madde.
ATIM VOLÜMÜ : Kalbin kasılması sonrasında sol ventrikülden(karıncık) pompaladığı kan mi miktarı.
ATROFİ : Bir dokunun kütle ve ya hacım kaybına uğraması.

B

BİYOENERJETİK : Canlılardaki enerji transformasyonu.
BRADİKARDİ : Kalp vurum sayısının azalması.

C

CIRCUIT TRAINING : Dairesel Antrenman.

D

DAYANIKLILIK : Endürans. Yorgunluğa karşı koyabilme yeteneği.
DEHİDRATASYON : Su kaybı.
DİASTOL : Kalbin gevşeme durumu.
DİNAMİK : Hareketli.
DİNAMOMETRE : Kuvvet ölçümlerinde kullanılan alet.

E

EFFERENT : Motor.
EKSENTRİK KASILMA : Kas boyunun uzadığı, geriminin arttığı kasılma.
EKSPİRASYON : Soluk verme.
EKSTERNAL : Dış.
EKSTRASELLÜLER : Hücre dışı.
EKSTENSİF : Yaygın
EKTOMORFİ : Vücut yapısının inceliği.
ENDOMORFİ : Vücut yağ oranı yüksek olan, şişman görünüşlü vücut tipi.
ENDÜRANS : Dayanıklılık.
ENZİM : Kimyasal reaksiyon hızını arttıran protein bileşiği.
EPİMİSYUM : Kasın etrafını sarıp, bir arada durmasını sağlayan dıştaki bağlayıcı doku.
ERGO : İş.
ERGOJENİK : İşi veya performansı yüksetebilme.
ERGOMETRE : Bireyin fiziksel iş yapabilme gücünün ölçümünü yapan alet.
EŞİK : Bir tepkinin meydana gelmesi için gerekli en küçük uyarı miktarı.

F

FASİKÜL : Kas içindeki bağlayıcı doku kılıfı ile sarılan küçük kas lif demeti.
FENOTİP : Kalıtımsal bir özelliğini bireyde görünümü.
FİT : Uygun.
FİTNESS : Uygunluk.
FOSFOJEN : ATP-CP’nin birlikte adlandırıldığı grup.

G

GENOTİP : Bireyin kalıtımsal özelliklerinin tümü.
GERONTOLOJİ : Yaşlılık bilim.
GLİKOJEN : Karbonhidratın özellikle kas ve karaciğerde depolanmış şekli.
GLİKOJENESİS : Glukozun, glikojene dönüşmesi.
GLİKOJENOLİSİS : Glikojenin, glikoza dönüşmesi.
GLİKOLİZ : Glikozun pirüvik aside dönüşmesi.
GLİKONEOJENESİS : Protein ve yağın glukoza dönüşmesi.
GLUKOZ : Bir çeşit şeker.

H

HEMATOKRİT : Kırmızı kan hücrelerinin toplam kan hacmindeki yüzdesi.
HEMODİNAMİK : Kan akımının düzenlenmesini sağlayan fizik kuralları.
HEMOGLOBİN : Kırmızı kan hücrelerinin içindeki demir içerikli ve oksijene bağlanan pigment .
HETEROJEN : Farklı. Farklı özellikler taşıyan.
HİPER : Çok.
HİPERGLİSEMİ : Kan glukoz düzeyinin yükselmesi.
HİPERTANSİYON : Yüksek tansiyon.
HİPERTROFİ : Bir organ veya dokunun boyut veya kütlesinde meydana geliş artış, büyüme.
HİPERVENTİLASYON : Normaldan daha fazla soluk alıp, verme.
HİPO : Az.
HİPOGLİSEMİ : Kan glukoz düzeyinin düşüklüğü.
HİPOKSİ : Oksijen azlığı.
HOMOJEN : Aynı. Benzer özellikler taşıyan.

İ

İNSPİRASYON : Soluk alma.
İNSÜLİN : Glukozun hücre içine girmesine yardımcı olan hormon. Pankreasta üretilir.
İNTENSİF : Yoğun.
İNTERNAL : İçsel.
İNTERSTİSYAL : Hücreler arası.
İNTRASELLÜLER : Hücre içi.
İSKEMİ : Geçici yeterli kan gelememe nedeniyle oluşan oksijen yetersizliği durumu.
İYON : Elektrikle yüklü parçacık.
İZO : Eşit.
İZOKİNETİK KASILMA : Kas kısalma süratinin sabit tutulduğu kasılma .
İZOMETRİK KASILMA : Kas boyunun sabit kaldığı, geriminin arttığı kasılma.
İZOTONİK KASILMA : Kas boyunun değiştiği, geriminin sabit kaldığı kasılma.

K

KALORİ : Bir gram suyun ısısını bir derece yükseltebilen enerji veya iş birimi.
KAPİLLER : Kılcal damarlar.
KATABOLİZMA : Metabolizmanın yıkıcı safhası.
KONSANTRİK KASILMA : Kasın boyunun kısaldığı kasılma.
KRONİK : Uzun süreli.
KUVVET : Bir dirence karşı koyabilme gücü.

L

LAKTAT : Laktik Asitten oluşan bir tuz.
LAKTİK ASİT : Kasta yeterli oksijen bulunmadığı için glukozun tamamen parçalanamadığı oksijensiz enerji oluşum sistemin (laktik asitli sistem) yan ürünü olarak ortaya çıkan yorgunluk verici madde.
LEPTOZOM : Uzun boylu, dar gövdeli, yağ dokusunun bütün vücutta az olduğu vücut tipi.

M

MAKSİMUM : En büyük, en yüksek
MENTAL : Zihinsel.
METABOLİT : Metabolik olaylar sonucu üretilen herhangibi bir madde.
METABOLİZMA : Vücutta oluşan tüm kimyasal değişiklikler ve reaksiyonlar.
MEZOMORFİ : Ortalamanın üzerindeki kas gelişimiyle ayırt edilen vücut tipi. Atletik tip.
MİNİMUM : En küçük, en düşük.
MİYOFİBRİL : İskelet kasının kasılabilen elemanı.
MİYOGLOBİN : Kas dokusunda bulunan hemoglobin benzeri bir bileşik.Oksijen taşır.
MİYOKARDİYUM : Kalp kası.
MİYOZİN : Kas hareketini üreten filamentleri oluşturan protein.

N

NÖRON : Sinir hücresi.

O

OBEZİTE : Şişmanlık.
OPTİMUM : En uygun.
OSMOLARİTE : Çözeltinin sıvıya oranı.
OVERLOAD : Aşırı yük.
OVERTRAINING : Sürantrenman

P

PARSİYEL : Kısmi.
PERİFERİK : Çevresel.
PROPOSİYON : Vücuttaki çeşitli büyüklerin birbirine oranı.

S

SARKOLEMMA : Kas lifinin hücre membranı.
SARKOMER : Miyofibrilin en temel fonksiyon gösteren birimi.(Enerji oluşan birim)
SARKOPLAZMA : Kas lifindeki jel benzeri stoplazma.
SEREBELLUM : Hareketlerin koordinasyonu ile ilgili benin kısmı.
SİSTOL : Kalp kasılma durumu.
SOMATOTİP : Vücut tipi.
SPİROMETRE : Gaz metabolizmasının değerini ölçen alet.
STATİK : Sabit.
STEADY STATE : Gereken ile gelenin dengede olduğu, sabit olduğu durum.
SUBMAKSİMAL : Maksimal altı
SUMASYON : Birikim.
SUPRAMAKSİMAL : Maksimal üstü.

T

TAŞİKARDİ : Kalp atım hızının artması.
TİDAL VOLÜM : Solunum Hacmi.
TRİGLİSERİT : Serbest Yağ Asitlerinin depolanması.

V

VAZODİLATASYON : Damar çapının genişlemesi.
VAZOKONSTRİKSİYON : Damar çapının daralması.
VEN : Toplardamar.
VENTİLASYON : Soluk alıp verme
VİTAL KAPASİTE : Maksimal bir soluk alma sonrası, akciğerlerden dışarıya üflenebilen hava miktarı.



acerspor.com, spor ansiklopedisi, spor nedir, spor terimleri ve anlamları, sporcu, sportmen, sporda kullanılan terimler, spor nedir, sporda kullanılan kelimeler ve anlamları

BOYUN FITIĞI EGZERSİZLERİ

boyun fıtığı,boyun fıtığı nedir, boyun fıtığı egzersizleri, boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır, boyun fıtığı egzersiz resimleri, egzersiz çeşitleri

Boyun Fıtığı Egzersizleri

Boyun Fıtığı Egzersizleri, Boyun fıtığı (cervical discal hernia), boyun omurları (vertebral) arasında bulunan ve amortisör (dashpot) görevi gören disklerin zamanla aşınması, yıpranması ve fıtıklaşmasıdır. Sertleşen ve yerinden kayan sinirlere baskı yaparak sırt, boyun ve kollarda güç kaybına ve şiddetli ağrılara yol açan bir rahatsızlıktır. Vücudun çeşitli bölgelerinde fıtıklaşma (hernia) nüksetmesi mümkündür. Her ağrı boyun fıtığına işaret etmediği gibi, kol ve boyun ağrısı, başkada pek çok rahatsızlığında belirtisi olabilir. Boyun fıtığı olup olmadığını belirlemek için kapsamlı bir muayene gerekli görülmelidir.

Hekimler genelde boyun, kol ağrısıyla birlikte ellerde güç kaybı yaşayan hastalarına boyun fıtığı şüphesiyle bakarlar. Tam teşhis konulması için ileri teknoloji rot gen cihazlarını kullanmaktadırlar. Fıtık kelimesini duyar duymaz çoğumuzun aklına hemen ameliyat gelmektedir. Ancak tıpkı bel fıtığında olduğu gibi boyun fıtığı da her zaman ameliyat gerektirmez. Fıtığın seviyesine göre tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bunlar İlaç tedavisi, fizik tedavisi, ameliyattır. Ameliyat gerektiriyorsa da bunu soğukkanlılıkla karşılamak gerekir. Fakat bu durumların oluşmaması için alacağımız başlıca tedbirlerden biri bilinçli ve düzenli şekilde egzersiz yapmaktır. Bu egzersizler yapılış şekli aşağıda verilmiştir.

boyun fıtığı,boyun fıtığı nedir, boyun fıtığı egzersizleri, boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır, boyun fıtığı egzersiz resimleri, egzersiz çeşitleri
boyun fıtığı egzersizleri,boyun fıtığı nedir,boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır,boyun fıtığı,egzersiz çeşitleri,boyun fıtığı egzersiz resimleri,spor,sağlık,corona
-Boyun Fıtığı İzometrik Egzersizler; Bu egzersizler vücut dik şekilde olmak kaydıyla oturarak ve ayakta yapılabilir.

-Fleksiyorta direnç; Eller alnımıza koyuyoruz başımızı öne doğru itekleyerek ellerimizle engel olamaya çalışıyoruz. 10'a kadar sayıyoruz 3 defa tekrarlıyoruz.

-Ekstansiyona direnç; Eller başımızın arkasında enseye gelecek şekilde koyuyoruz, başımızı arkaya doğru itmeye çalışırken ellerimizle engel olamaya çalışıyoruz.

10'a kadar sayıyoruz 3 defa tekrarlıyoruz.

Yana eğilmeye direnç; sağ elimizi yüzümüzün sağ tarafına koyuyoruz ve başımızı sağa doğru itelerken sağ elimizle engel oluyoruz, aynı işlemi sol tarafımız içinde yapıyoruz. 10'a kadar sayıyoruz 3 defa tekrarlıyoruz.

Döndürmeye direnç; Sağ elimiz başımızın sağ arka kısmına sol elimiz şakağımıza koyuyoruz, sağ omuzun üzerinden bakmaya çalışarak, elin direncine karşı başımızı sağa dönmeye zorluyoruz. Hareketimizi el değiştirerek aksi yönde tekrarlıyoruz. 10'a kadar sayıyoruz.

Boyun Fıtığı İzotonik Egzersizler;

-Başımızı yavaşça sağa döndürerek 6 ya kadar sayarak böyle duruyoruz, başımızı öne döndürerek norma duruma getirip 3'e kadar sayıyoruz ve aynı hareketi aksi yöne yapıyor 6 kadar sayıyoruz. 1 set olan bu hareketi, 5 sete  tamamlıyoruz.

-Aşırı zorlamadan, başımızı çenemizin göğsümüze değecek şekilde öne eğiyoruz 6 ya kadar sayın, doğrulun dinlenin başınızı arkaya bükün 6 ya kadar sayın doğrulun, dinlenin. 1 set olan bu hareketi, 5 sete  tamamlıyoruz.

-Başımızı yavaşça kulağımız omzumuza değecek şekilde sağa eğmeye çalışıyoruz, doğrulun, dinlenin, hareketimizi aksi yönde tekrarlıyoruz. 1 set olan bu hareketi, 5 sete  tamamlıyoruz.
Başımızı saat yönünde mümkün olduğu kadar geniş ve tam bir çember çizecek şekilde döndürün (yukarı, sola, aşağı, sağa), hareketimizi aksi yönde tekrarlıyoruz. Sağ ve sol yön olmak üzere 2 set olan bu hareketi, 6 set e  tamamlıyoruz.



boyun fıtığı,boyun fıtığı nedir, boyun fıtığı egzersizleri, boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır, boyun fıtığı egzersiz resimleri, egzersiz çeşitleri

BOKSUN EFSANELERİ

efsane boksörler, dünyanın en iyi 10 boksörü, boksun efsaneleri, muhammed ali, mike tayson, Sugar Ray Robinson, Rocky Marciano, Manny Pacquiao, Joe Louis, Floyd Mayweather

DÜNYANIN EN İYİ 10 BOKSÖRÜ

1)Muhammad Ali

Muhammed Ali Clay (Önceki adı: Cassius Marcellus Clay Jr., (d. 17 Ocak 1942; Louisville, Kentucky). Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilir.

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay Jr. olan Muhammed Ali, 17 Ocak 1942’de Kentucky Louisville’de doğdu.Afro-Amerikan ve İrlanda kökenlidir. 12 yaşındayken boksla tanıştı ve kısa zaman içinde National AAU ve Altın Eldiven Şampiyonası’nda amatör kayıtlara girdi. Yine 1960’ta Roma’da ağır hafif sıklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

1964 yılında 22 yaşındayken, S. Liston’u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirdiğini ve İslam’a geçtiğini açıkladı. Muhammed Ali ismini aldı ve çok sevdiği boks’a 1967’den 1970’e kadar ara vermek zorunda kaldı. “Vietnamlılar bana hiçbir kötülük yapmadılar ki onlarla savaşayım.” diyerek Vietnam savaşına gitmediği için 5 yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırıldı. Lisansı ve pasaportu elinden alınınca dava süresince maddi sıkıntılar yaşadı ve iflas ettiğini açıkladı. Ailesinin yardımı ve üniversitelerde para karşılığı yaptığı konuşmalarla geçimini sağladı. 1970’te temyiz davasını kazanıp tekrar boksa döndü. 1971’deJoe Frazier ile ‘Asrın maçı’na çıktı ve profesyonel boks kariyerinde ilk defa kaybetti. Uzmanlar üç buçuk sene aradan sonra sadece 2 maç yapan Muhammed Ali’nin bu kadar zor bir maça hazır olmadığı görüşünde hemfikirdi. Fakat o en kısa zamanda tekrar şampiyon olmak istiyordu. Ardından çenesinin kırıldığı maçta Ken Norton’a sayı ile yenilince, kendi ve yakınları dışında birçok kişi kariyerinin bittiğini sandı. Fakat o azmedip art arda unvan için rakip olan boksörleri bir bir yendi. Ken Norton’i yenip rövanşı aldı.

1973’te Joe Frazier ile unvan maçı için anlaştı. Arada sadece Joe Frazier-George Foreman maçı kalmıştı. Frazier sürpriz bir şekilde iki raund’da nakavt oldu. Ali böylece önce Fraizer ile maç yapıp arkasından da Foreman’la maç ayarladı ve iki maçı da nakavt’la kazandı. Böylece hem kaybettiği unvanını alacak hem de daha bitmediğini gösterecekti. 1974’te Foreman’ın bahisçilerde 7’ye 1 favori olduğu maçta rakibini hiç beklenmedik bir taktik ile sekizinci raundda nakavt edip hak ettiği unvanı Floyd Patterson’den sonra tekrar elde eden ikinci boksör oldu. 1978’de L. Spinks’e yenilip ardından aynı yıl rakibini yenince Dünya Şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör oldu. O zamanlar sadece 2 Dünya Boks Federasyonu olması değerini daha da farklı kılıyordu. 2008 yılı itibari ile 8 Dünya Boks Federasyonu bulunuyordu. Muhammad Ali’nin etkin döneminde en iyi boksörler, unvanı elde edebilmek için, mutlaka karşı karşıya gelirlerdi. George Foreman’in 1994 yılında 20 sene aradan sonra tekrar Dünya Şampiyonu olması ve unvanını çok kez savunması, o dönemin boksunun birçok ülkede neden “Altın 70’li yıllar” diye anıldığını bize anlatıyor.

1978’de boksu Şampiyon olarak bıraktı. Sonra Parkinson hastalığına yakalanmasına rağmen bunu gizleyip büyük para karşılığı iki maç daha yapıp kaybetti. İkisi de o vaktin veya sonrasının Dünya Şampiyonları idi. (eski sparring partneri Larry Holmes ve Trevor Berbick). Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37’si nakavt olmak üzere 56 maç kazandı.

Ona sadece bir boksör olarak bakmamak gerekir. Çünkü o gücüyle olduğu kadar kişiliğiyle de hep daha iyisini yapmaya çalışmıştır. 1960 Roma Olimpiyatları’ndan döndükten iki gün sonra bir lokantada sadece beyazlara servis yapıldığını öğrenince, altın madalyasını Ohio Nehri’ne atmıştır.1996 Atlanta Olimpiyatları’nda bu madalyanın yerine başka bir altın madalya kendisine verilmiştir.

Din olarak İslamiyet’i seçmiştir ve Vietnam savaşına gitmemiştir. Bu durumu şöyle dile getirmiştir: “Benim onlarla sorunum yok.” (I’I ain’t got no quarrel with them Vietcong’). Bu nedenle unvanlarına el konuldu ve bokstan uzaklaştırıldı. Fakat o yılmadı. Bu süre içerisinde üniversiteleri dolaşarak İslamiyet’i anlattı. Malcolm X ile yakın ilişkileri oldu. Verimli işlerle uğraştı.

Muhammed Ali, sadece Muhammed Ali isminden ibaret değildir. O, zamanının en iyisidir. 2001 yılında Hollywood tarafından hayatı filme alındı. Aliadlı filmde Muhammed Ali’yi Will Smith canlandırdı.

Parkinson hastalığı yüzünden uzun süre Michigan’daki çiftliğinde gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği “Bütün zamanların en iyisiyim” lafını ispatlayarak bir efsane olmuştur. Muhammed Ali 1984’den beri Parkinson hastasıdır.

Buna rağmen, 2001 yılındaki 11 Eylül saldırıları üzerine Muhammed Ali, başında New York İtfaiye Müdürlüğü şapkası ile Sıfır Noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demiştir:

“Beni asıl inciten, ‘İslam’ adının bulaştırılması ve ‘Müslüman’ [adının] bulaştırılması, ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. İslam, katil dini değildir. İslam, barış demektir. Evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak Müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.”[4]

Hayatını anlatan biyografik roman, 2002 yılında Kaknüs Yayınları tarafından yayımlanmıştır

2)Manny Pacquiao

Emmanuel “Manny” Dapidran Pacquiao, (d. 17 Aralık 1978),Velter sıklet dünya şampiyonu profesyonel Filipinli boksör. 32 yaşındayken Filipinler Temsilciler Meclisine seçildi. Sinema oyunculuğu ve basketbol oyunculuğu[6] dahil, emekli bir şarkıcıdır.[7]

Manny Pacquiao on dünya şampiyonluğu olan ilk ve tek sekiz bölümlü dünya şampiyonluğunun[8] yanı sıra dört farklı ağırlık sınıflarında şampiyonluk kazanan ilk sporcudur.[9] Forbes’a göre, 2013 itibariyle dünyada 14. en çok kazanan sporcudur.

Amerika Boks Yazarları Derneği (BBWAA), Dünya Boks Konseyi (WBC) ve Dünya Boks Organizasyonu (WBO) tarafından 2000’li yıllarda “On Yılın Dövüşçüsü” seçildi.

2006, 2008, ve 2009 yılında ödülü kazanan “Yılın Dövüşçüsü” ödülünü üç kez ve 2009 ve 2011 yılında ESPY Ödüllerinde En İyi Dövüşçü ödülünü kazanmıştır.

Manny Pacquiao, WBO Velter sıklet şampiyonu ve şu anda The Ring pound-for-pound listesinde ikinci sıradadır.

2012 yılında yenilgilerine kadar ESPN, Sports Illustrated, Sporting Life, Yahoo! Sports, About.com, ve BoxRec gibi bazı spor haberleri ve boks web siteleri tarafından dünyanın en iyi boksörü olarak değerlendirilmiştir.

Boks kariyerinin ötesinde, basketbol, iş, oyunculuk, müzik ve siyaset hayatına katıldı. 2010 yılının Mayıs ayında, Sarangani ilini temsilen, Filipinler 15. Kongresi’nde Temsilciler Meclisi’ne seçildi. 2013 yılında Filipinler 16. Kongresi’ne yeniden seçildi.

Pacquiao boks kariyeri boyunca 65 maça çıkmıştır . Bu maçlardan 57’sini kazanmış (38’i nakavt) ve 6 kez kaybetmiş ve 2 kez beraberlikle ringden ayrılmıştır.

Ayrıca 2 Mayıs 2015’te “Asrın Maçı” olarak nitelendirilen , 12 raund üzerinden oynanan karşılaşmada rakibi Floyd Mayweather’e sayı ile kaybetmiştir ama çoğu boks otoritesi bu maçı Pacquiao’nun hak ettiğini ve Mayweather’in sürekli rakibine sarılıp , ring içinde sürekli Pacquaio’dan kaçtığını savunmuştur . Maç anında ise Mayweather bu hareketleri yüzünden izleyiciler tarafından sık sık yuhalanmıştır.

3)Mike Tyson

Michael Gerard Tyson Müslüman olduktan sonraki adı Malik Abdul Aziz (d. 30 Haziran 1966, Brooklyn, New York, ABD)

Boks tarihinde tüm zamanların en asi oyuncusu olarak tanınmaktadır. Lakabı “Demir Mike”tır. 1,80 cm boyunda ve 98–100 kg ağırlığındaki boksör Mart 1985’te yaptığı ilk profesyonel maçında rakibini 1. rauntta 8. saniyede nakavtla yendi. 20 yaşında dünyanın en büyük boksörleri arasında adı geçmeye başladı ve kısa süre sonra Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonluğu unvanını kazandı (1986). Aynı zamanda en genç ağır siklet boks şampiyonu oldu. Rakibi olan Trevor Berbick’i 2. rauntta nakavt etmiştir. Mike Tyson1988 yılında bir başka dev Larry Holmes’u da nakavt etmiştir. Çenesi oldukça sağlam, ve hiç nakavt olmamış olan Larry Holmes, Mike Tyson karşısında 4 raunt dayanabildi. Yine 1988 yılında bir başka çenesi sağlam ve hiç yenilmemiş, nakavt olmamış Michael Spinks’se karşı da galibiyet kazanmıştır. Mike, 1. rauntta nakavt etmiştir. 1990’a kadar yaptığı 37 maçın tamamını kazanan Tyson, ilk mağlubiyeti 1990 yılında Buster Douglas ile yaptığı karşılaşmada aldı ve WBC, WBA, IBF kemerlerini kaybetti.

Aynı yıl, ABD Güzellik Kraliçesi’ne tecavüz olayı, Mike Tyson’ın skandallar zincirinin ilk ve en önemli halkasıydı. Bu suçlamadan 3 yıl hapis ile cezalandırılmıştır. Bu suçtan girdiği hapishanede Müslüman oldu ve Malik Abdülaziz ismini aldı. Cezası biter bitmez bir barda çıkardığı kavga yüzünden kendisini tekrar mahkemede buldu. Yumrukları kadar, yasa dışı olaylarıyla da anıldı. Dünya Boks Konseyi (WBC) ve Dünya Boks Birliği’nin (WBA) Ağır Siklet Şampiyonluğu unvanlarını elde etti. 1996’da Holyfield’a yenilerek WBA unvanını kaptırdı.

1997’de Evander Holyfield ile yaptığı unvan maçının üçüncü raundunda rakibinin kulağını kopardığı gerekçesiyle diskalifiye edildi. İki yıl men cezası alan Tyson’ın Ohio eyaletinde ömür boyu boks yapması yasaklandı. Tyson, 1999 yılında tekrar ringlere döndü.

8 Haziran 2002’de Memphis’te, Lennox Lewis ile Mike Tyson arasında yapılan Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonası karşılaşmasında kazanan taraf Lennox Lewis oldu. Lennox Lewis, karşılaşmada pek varlık gösteremeyen Tyson’ı sekizinci rauntta yenerek Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu unvanını korudu.

31 Temmuz 2004’te Tyson bir “geri dönüş” maçına, Louisville, Kentucky’de İngiliz Danny Williams ile karşılaşmaya gitti. Tyson ilk iki raundu kazandı. Üçüncü raundun başlarında Williams, hileli hareketler yapmaya başladı ve ceza puanları yedi. Dördüncü rauntta sürpriz bir şekilde Williams, Tyson’ı nakavt etti. Maç sonrasında Tyson’ın tek bacakla dövüştüğü, diğer bacağının bağlarında bir kopma olduğu açıklandı. Bu Tyson’ın kariyerindeki beşinci yenilgisiydi. Maçtan 4 gün sonra bacağından ameliyat oldu. Menajeri Shelly Finkel, Tyson’ın bacağındaki sorunu yüzünden hasara yol açacak sağ kroşelerini atamadığını belirtti.

4)Sugar Ray Robinson

Sugar Ray Robinson (3 Mayıs 1921 – 12 Nisan 1989), Amerikalı profesyonel boksör.

Gelmiş geçmiş en iyi boksörlerden biri olarak gösterilmektedir. International Boxing Hall of Fame’e 1990 yılında girmiştir. Amatör olarak 85-0’lık bir serisi vardır ve bu maçların 69’unu nakavt ile kazanmıştır.

1940 yılında daha 19 yaşındayken profesyonel boksa başlamış ve 1951’e kadar 131 maçta sadece 1 yenilgi yüzü görmüştür. Dünya ortasiklet Şampiyonu ünvanını 1946’dan 1951’e kadar korumuştur. Bir sene sonra bir üst siklete (middle weight) geçmiş ve 1952 yılında bu siklette de şampiyon olmuştur. Sugar Ray Robinson gelmiş geçmiş tüm boksörler arasında farklı sikletlerde 5 kere şampiyon olan tek sporcudur.

5)Rocky Marciano

Rocky Marciano (d., Rocco Francis Marchegiano, 1 Eylül 1923 – 31 Ağustos 1969), Aslen İtalyan olan Marciano ABD doğumludur. İtalyan asıllı yenilgisiz dünya ağır siklet boks şampiyonu ABD’li boksör. Rocky filmine de esin kaynağı olan boksör gençlik yıllarında kömür dağıtım şirketinin kamyonlarında nakliyecilik yapmış, hendek kazmış, demiryolu işçiliği yapıştır. 2.Dünya savaşında ABD ordusunda savaş malzemeleri taşımıştır. 1946 yılında ordular arası düzenlenen amatör boks turnuvasında şampiyon olmuştur. 17 Mart 1947’de Lee Epperson’ı nakavt ederek profeyonel boks kariyerine başlamıştır. Önce Rocky Mack ismini kullanmış fakat daha sonra Amerikan İngilizcesinde soyadı Marciano olarak telaffuz edildiği için Rocky Marciano ismiyle dövüşmüştür. 23 Eylül 1952’de çıktığı 43.maçında Jersey Joe Walcott’ı nakavt ederek dünya ağır siklet boks şampiyonluğu unvanını kazanmıştır ve kariyerinin sonuna kadar 27 Nisan 1956’ya dek bu unvanı elinde bulundurmuştur. 31 Ağustos 1969’da bir uçak kazasında hayatını kaybetmiştir. 49 maçta 49 galibiyetle yenilgi almadan kariyerini tamamlayan tek ağır siklet dünya şampiyonu boksördür. ALLAH rahmet eylesin babam en büyük hayranıydı.

6)Joe Louis

Tam adı: Joseph Louis Barrow

12 mayis 1914’de lafayette, Alabama’da doğmuştur.
1934’de profesyonel boksa başlamıştır. 1937’de James J. Braddock’i 8. roundda knock out ederek dünya ağır siklet boks şampiyonu olmuştur. Ünvanını 25 kere korumuştur. Bunların 20'sini knock out ile kazanmıştır. dünya agır siklet boks şampiyonluğu unvanını en uzun süre elinde bulunduran insan olarak tarihe geçmiştır. Boks kariyeri boyunca 5.000.000$ kazanmıştır.
1949’un mart ayında boksu bırakmıştır, 2 defa ringlere geri dönmeye çalışmış ancak başarısız olmuştur.

12 nisan 1981 Las Vegas’da ölmüştür.

70 maçta 66 galibiyet 52 nakavt ile tarihin en iyi boksörleri arasındadır

7)Floyd Mayweather Jr.

Floyd Mayweather, Jr. (doğum ismi Floyd Joy Sinclair; 24 Şubat 1977). Halen profesyonel olarak yenilgisiz ve beş dünya şampiyonluğu, on dünya şampiyonluğu ve dört farklı ağırlık sınıfında şampiyonluğu bulunmaktadır.

Mayweather, iki kez Halka dergisinin (1998 ve 2007 yılında ödül kazandı) Yılın Dövüşçüsü; 2007 yılında Amerika Boks Yazarları Derneği’nin (BWAA) Yılın Dövüşçüsü ödülünü ve 2007, 2008, 2010, 2012, 2013, ve 2014 yıllarında En İyi Dövüşçü ESPY Ödülünü kazandı.

48 Galibiyet (26 nakavt, 22 karar), 0 Yenilgi, 0 Berabere

8)Roy Jones Jr.

Levesta Roy Jones, Jr. (d. 16 Ocak 1969) Amerikalı Rus boksör. boks yorumcusu, boks antrenörü, rapçi ve aktör.

75 maçta 61 galibiyet 45 nakavt ve 9 yenilgi ile kariyerini tamamlayan Joneste Tüm zamanların en iyi 10 boksörü arasına girmiştir. En büyük boksörler Jones’in sol yumruğu için her zaman övgü ile bahseder.

9)George Foreman

George Edward Foreman, Teksas doğumlu efsaneli boksör. 45 yaşında Michael Moorer‘ı nakavt ederek “en yaşlı ağır sıklet boks şampiyonu ünvanına sahip oldu. Ring dergisi onu en büyük 25 dövüşçü listesine aldı. 1968’de Ağır siklet altın madalyası aldı. Profesyonel olarak 81 maçta 76 galibiyete sahip bu büyük boksör 68 maçını Nakavt ile bitirmiştir ve sadece 5 kere yenilmiştir.

10)Sugar Ray LeonardSugar Ray Leonard 

1980’de En iyi boksör seçilen Leonard ayrıca Muhammed Ali döneminde 100$ üstünde para kazanabilen tek boksördür. Ayrıca Motivasyonel Konuşmacılık ve Oyunculukta yapmıştır. Profesyonel kariyeri boyunca 40 maçta sadece 3 kere kaybetmiştir. TÜM ZAMANLARIN EN İYİ 10 BOKSÖRÜ sıralamasında 10. sıradadır


Bu haber, efsane boksörler, dünyanın en iyi 10 boksörü, boksun efsaneleri, muhammed ali, mike tayson, Sugar Ray Robinson, Rocky Marciano, Manny Pacquiao, Joe Louis, Floyd Mayweather Jr. ile ilgilidir.

SAĞLIĞINIZ İÇİN SPOR YAPIN

acerspor, sağlık, spor, neden spor yapmalıyız, spor yapmanın faydaları, sporun faydaları, sağlık ve spor,

Neden spor yapmalıyız?

Spor yapmanın öncelikli nedeni sağlıklı olmak daha sonra da estetik görünümdür. Sağlık amacı güdülmeden yapılan sporla elde edilen kazançlar sadece kısa süreli estetiksel bir görünümden ibaret olacaktır. Çünkü bu şekilde yapılan spor sonucu ya dahili ya da ortopediksel bir rahatsızlık ortaya çıkacak ve spor yaşamınıza son vermek durumunda kalacaksınız. Bununla beraber kazanmış olduğunuz estetiksel görünüm kısa süre içerisinde kaybolacaktır.

Sporu her zaman uzun vadeli olarak düşündüğünüz takdirde sonuç alabilirsiniz. Yemek yemek vücudunuz için ne kadar gerekli bir ihtiyaç ise spor yapmakta günümüz dünyası için o kadar gereklidir. Gün geçtikçe ilerleyen teknolojinin insanların hareketsiz kalmasıyla doğru orantılı olarak ilerlediği herkes tarafından bilinmektedir. Artık günümüzün çoğunu masa başında oturarak, araba kullanarak ya da herhangi bir taşıtla seyahat ederek geçiriyoruz. İşte bu durum insanın fiziksel görünümüne etki eden en önemli etkenlerden biridir.

Hareketsizlik ve pasif yaşam tarzı, vücut kas kitlesinde azalmaya, metabolizma hızında yavaşlamaya yol açar. Bu iki durumun sonucunda da dahili rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Vücut yağ oranında da yükselmeler meydana gelebilir. Bu durumu engellemenin bir yolu hareketli yaşamdır, spor yapmaktır. Bunun için yapmanız gereken şey ise gün içerisinde az da olsa kendinize zaman ayırıp düzenli ve bilinçli bir egzersiz programını takip etmek olacaktır.

Uzmanlar; sporun faydalarını şu şekilde sıralıyor:

- Büyüme aşamasında gelişmeyi ve sosyal bir varlık olmayı destekliyor. Buna uygun sporların seçilmesi gerekiyor. Ağırlık kaldırmayı gerektiren sporlar, omurga sorunlarına yol açabildiğinden, gelişme döneminden bu tip sporlardan kaçınılmalı. Yüzme veya karate gibi uzakdoğu sporları yetişme çağındaki çocuklar için uygundur.

- Vücudundaki yağları eritmek, kilo vermek isteyenler, deri altındaki kan dolaşımını hızlandıracak spor türlerini tercih etmeliler. Spinning, aerobik, kürek, step gibi sporların yanı sıra; bacak, kalça ve basen bölgesini çalıştırmak gerekir.

- Sırt ağrısı yaşayan kişiler ağırlık kaldırmayı gerektiren sporlardan kaçınmalılar. Bunun yerine karın, sırt kaslarını çalıştırarak ve sırt bölgesini destekleyecek spor türlerine yönelmeliler. Yüzme, streching ve orta dereceli jimnastik programlarına katılabilirler.

- Bacaklarda dolaşım problemi yaşayanlar, ayak ve bileklerde şişlik ya da su toplaması olanlar, en az dirençle bacak kaslarını çalıştıracak alıştırmalara yönelmeliler. Spinning, aqua-gym ve yürüme gibi faaliyetler onlar için uygundur.

- Hareket etmek kemiklerde kalsiyum birikimini kolaylaştırdığından, fiziksel aktivite osteoporozu önler. İleri yaşta serbest jimnastik, streching, bisiklet gibi sporlar yapılabilir.

- Uykusuzluk, gerginlik ve stresten gibi şikayetlerde spor uygun bir tedavidir. Streching, yoga, fitness, su jimnastiği ve solunum çalışmaları bu kişiler için idealdir.

neden spor yapmalıyız,spor yapmanın faydaları,spor,sporun faydaları,sağlık ve spor,sağlık,acerspor,corona,covid19,corona virüs,


acerspor, sağlık, spor, neden spor yapmalıyız, spor yapmanın faydaları, sporun faydaları, sağlık ve spor, 

GALATASARAY-BEŞİKTAŞ DERBİ TARİHİ

galatasaray beşiktaş rekabeti, galatasaray-beşiktaş derbileri, beşiktaş galatasaray ezeli rekabeti, galatasaray beşiktaş ilk derbi ne zaman, beşiktaş galatasaray golcüleri, galatasaray beşiktaş derbi tarihi

İlk Derbi

Galatasaray-Beşiktaş ezeli rekabetinin ilk randevusu olan, 22 Ağustos 1924 tarihinde Taksim Stadı'nda yapılan İstanbul Ligi maçını Beşiktaş 2-0 kazandı. Siyah-beyazlı takım adına ilk golü atan Refik Osman Top, derbi tarihine geçti. Galatasaray adına rekabette ilk golü ise 31 Temmuz 1925'de Taksim Stadı'nda yapılan ve sarı-kırmızılı takımın 6-2 kazandığı rekabetin 2. maçında Mehmet Leblebi kaydetti. Rekabette son golü, sezonun ilk yarısında, 4 Ocak 2015 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan karşılaşmanın 90+5. dakikasında Galatasaray'ın milli futbolcusu Burak Yılmaz filelere gönderdi.

Rekabetin golcüleri

İki takım arasındaki 91 yıllık rekabette, Beşiktaş'ın efsane kaptanı "Baba" lakaplı Hakkı Yeten, 61 maçta 29 golle en golcü futbolcu unvanını elinde bulundururken, yine Beşiktaşlı Şeref Görkey, 63 maçta 26 golle ikinci sırada yer alıyor. "Kara Kartallar"da ayrıca Feyyaz Uçar'ın 18 golü bulunuyor. Galatasaray'da ise Gündüz Kılıç, 31 maçta 21 golle Beşiktaş'a en fazla gol atan sarı-kırmızılı futbolcu. "Cim Bom"da ayrıca Metin Oktay'ın 40 maçta 15 golü var. Lig maçlarında ise Galatasaraylı Hakan Şükür 10, Beşiktaşlı Feyyaz Uçar 9 golle ilk sırada yer alıyor.

Bir maçta en çok gol atanlar

Beşiktaş-Galatasaray rekabetinde geride kalan 335 randevuda, bir maçta en çok gol atan futbolcu, sarı-kırmızılıların efsanevi futbolcusu Gündüz Kılıç. Galatasaraylı futbolcu, 30 Haziran 1940'da Şeref Stadı'nda yapılan ve Galatasaray'ın 9-2 kazandığı tarihi maçta 5 gol birden atarak, rekabetin bir maçta en çok gol atan ismi unvanını yıllardır kimseye bırakmadı. Ayrıca, Beşiktaşlı Hakkı Yeten, Şükrü Gülesin, Recep Adanır ve Feyyaz Uçar ile Galatasaraylı Mehmet Leblebi, Gündüz Kılıç, Eşref Aykaç, Süleyman Tekil, Saffet Sancaklı, daha sonra Beşiktaş forması da giyen Adrian Ilie ile Milan Baros, bir maçta üçer gol atma başarısını gösterdi.

En farklı skorlu galibiyetler

Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçlarda en farklı skor, 30 Haziran 1940 tarihinde yapılan Milli Küme karşılaşmasında elde edildi. Bu karşılaşmada Galatasaray, Beşiktaş'ı 9-2 yenme başarısını gösterdi. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 18 Temmuz 1997'de TSYD Kupası'nda 6-0, 31 Temmuz 1925'te 6-2, 10 Kasım 1943 ve 6 Ağustos 1975'te aynı sonuçlarla 5-1, 10 Ağustos 1977'de 4-0'lık skorlarla sahadan galip ayrıldı. Beşiktaş ise rakibi karşısındaki en farklı skorlu galibiyetlerini 18 Mart 1933 ve 29 Aralık 1940'da 5-0'lık skorlarla elde etti. Siyah-beyazlılar ayrıca, 14 Kasım 1945'te ve 28 Mart 1948'de de aynı skorlarla 5-1 galip geldi. Lig maçlarında ise en farklı skorlu galibiyetleri Beşiktaş 4-1, Galatasaray ise 3-0'lık sonuçlarla aldı.

Seyircisiz derbi

Galatasaray ile Beşiktaş'ın 2007-2008 sezonunun ilk yarısında Ali Sami Yen Stadı'nda yaptıkları derbi maç, tarihe geçti. Galatasaray'ın bir önceki sezondan kalan 5 maçlık cezası nedeniyle seyircisiz oynatılan karşılaşma, rekabetin 91 yıllık tarihinde bir ilk olarak yerini aldı.

En çok oynayanlar

Beşiktaş ile Galatasaray arasındaki rekabette en çok forma giyen oyuncuların başında Beşiktaşlı Şeref Görkey geliyor. Şeref Görkey, siyah-beyazlı forma altında 63 kez Galatasaray'a karşı forma giydi, ikinci sırayı 61 maçla yine Beşiktaşlı Hakkı Yeten alıyor.

En gollü maçlar

Rakipler arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta sporseverler toplam 11 gol izledi. Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'da 9-2 kazandığı maçta filelere giden toplam 11 gol, geride kalan 334 maç içinde, penaltılar dışında bir maçta filelere giden en çok gol olarak tarihe geçti. Rekabette ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'deki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazandı, filelere toplam 9'ar gol gitti.

4-4'lük maçlar

Rekabette en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı. İki takım arasında 4 Ocak 1935'de Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi karşılaşması, 11 Mayıs 1940'da Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası müsabakası, 16 Haziran 1940'da Şeref Stadı'ndaki milli küme maçı, 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig derbisi 4-4 berabere sonuçlandı.

Galibiyet hasreti çekilen yıllar

İki takım, 335 maçın sığdığı 91 yıllık rekabette bazı dönemlerde birbirlerine karşı üstünlük kurmakta zorlandı. Beşiktaş, 30 Mart 1975 ile 16 Eylül 1979 tarihleri arasında Galatasaray ile yaptığı üst üste 17 maçta da galibiyet yüzü göremedi. Galatasaray ise 20 Kasım 1931 ile 21 Haziran 1936 arasında geçen 15 maçta da rakibini yenemedi.

İki takımda da oynayanlar

Rekabetin geçmişinde birçok futbolcu her iki takım formasını da giydi. Son dönemde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da forma giyen oyuncular arasında Ali Çoban, Mirsad Kovacevic (Mirsad Güneş), Saffet Sancaklı, Sergen Yalçın, Ahmet Yıldırım, Mehmet Aksu, Ayhan Akman, Emre Aşık, Adrian İlie, Berkant Göktan, Okan Buruk, Mehmet Yozgatlı, Gökhan Zan, Serdar Özkan, Burak Yılmaz ve Dany Nounkeu bulunuyor.

Kaleleri şaşırdılar

Rekabette son maçlarda kendi kalelerine atılan goller dikkati çekiyor. İki takım arasında son 3 sezonda yapılan 9 lig maçında 4 futbolcu kendi filelerini havalandırdı. 2011-2012 sezonunda Lig Grubu'nda Türk Telekom Arena'da Galatasaray'ın 3-2 kazandığı maçta sarı-kırmızılı takımdan Semih Kaya, kendi kalesine gol attı. Süper Final'de ise aynı statta yapılan ve 2-2 biten son maçta Beşiktaş'tan Almeida, Galatasaray'dan ise Ujfalusi, kendi kalecilerini avladı. 2012-2013 sezonunun ilk yarısında Dolmabahçe'de 3-3 biten maçta da Galatasaraylı Melo, kendi kalesine gol attı. Öte yandan, iki takım arasında son dönemde yapılan maçlarda Beşiktaş'tan İbrahim Üzülmez, Galatasaray'dan ise Mehmet Topal da kendi filelerini havalandırmıştı.

En erken derbiyi oynadılar

Süper Lig'de 2012-2013 sezonunun ikinci haftasında BJK İnönü Stadı'ndaki Beşiktaş-Galatasaray (3-3) maçı, aynı zamanda 57 yıllık lig tarihinin en erken derbisi olarak kayıtlara geçti. 1959 yılında başlayan ligde bundan önce "Üç büyükler" arasındaki en erken derbi 1981-1982 sezonunun üçüncü haftasında yine Beşiktaş ile Galatasaray arasında yapılmıştı.

Seyirci rekoru kırıldı

Beşiktaş ile Galatasaray arasında geçen sezonki maçta Süper Lig tarihinin seyirci rekoru kırıldı. Siyah-beyazlı takımın ev sahipliğinde, 22 Eylül 2013 tarihinde Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan derbiyi deplasman yasağı nedeniyle tamamı Beşiktaşlı 76 bin 127 biletli seyirci izledi ve bu rakam lig tarihinin seyirci rekoru olarak kayıtlara geçti. Ligin 57 yıllık tarihinde daha önceki seyirci rekoru Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 21 Eylül 2003 tarihinde yine Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki lig derbisinde 70 bin 125 kişiyle kırılmıştı.

Derbi yarıda kaldı

Beşiktaş ile Galatasaray arasında geçen sezon seyirci rekorunun kırıldığı derbi, saha olayları nedeniyle yarıda kaldı. Süper Lig'in 5. haftasında Atatürk Olimpiyat Stadı'nda 22 Eylül 2013 tarihinde Beşiktaş'ın ev sahipliğinde yapılan maçta siyah-beyazlılar 18. dakikada Hugo Almeida'nın attığı golle devreyi 1-0 önde kapattı. Galatasaray 59 ve 72. dakikalarda Didier Drogba'nın golleriyle derbide öne geçti. Maçta kaybolan süre oynanırken, Galatasaraylı Melo'nun 90+2. dakikada gördüğü kırmızı kartın ardından sahaya çok sayıda taraftar girdi. Bunun üzerine maçın hakemi Fırat Aydınus, kalan 2 dakikayı oynatmadan soyunma odasına gitti ve maçı tatil etti. Türkiye Futbol Federasyonu, derbiyi 3-0 hükmen Galatasaray lehine tescil etti.

galatasaray beşiktaş rekabeti, galatasaray-beşiktaş derbileri, beşiktaş galatasaray ezeli rekabeti, galatasaray beşiktaş ilk derbi ne zaman, beşiktaş galatasaray golcüleri, derbi tarihleri


DÜNYA FUTBOL YILDIZLARI- 7 (RONALDO)

ronaldo, ronaldo kimdir, ronaldonun hayatı, Ronaldo Luís Nazário de Lima, brezilyalı golcü ronaldo, dünya futbol yıldızları ronaldo, dünya kupası gol kralları ronaldo

RONALDO

Ronaldo Luís Nazário de Lima, kısaca Ronaldo santrafor pozisyonunda oynayan Brezilyalı eski futbolcudur.

22 Eylül 1976'da Rio de Janeiro, Bento Ribeiro'da doğdu.

İlk profesyonel sözlemesini Social Ramos takımıyla yaptı. 1991'de Sao Cristovao'ya gitti ve 54 maçta 35 gol attı.

1993 yılında transfer olduğu Cruzeiro'da harikalar yarattı; 60 maçta 58 gol kaydetti. Mayıs ayında Cruzeiro ile ilk remi kupası olan Brezilya Kupası'nı kaldırdı.

Mart 1994'te Arjantin karşısında ilk kez milli formayı giydi..

Haziran 1994'te bütün maçlara yedek soyundu ama Dünya Kupası'nı kaldıran Brezilya Milli Takımı'nın bir parçası oldu..

Temmuz 1994'te 6 milyon euro karşılığında PSV'ye transfer oldu.

İlk 2 maçta 3 gol attığı PSV'de 1994-95 sezonunu 30 golle gol kralı olarak tamamladı ve 1996'da da PSV ile Hollanda Kupası'nı kazandı.

1996 Haziran'ında 10 milyon euro karşılığında Barcelona'ya transfer oldu ve FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu ödülünü ilk kez kazandı..

1997 Mayıs'ında Kupa Galipleri Kupası finalinde maçın skorunu tayin eden penaltıyı kaydetti ve Katalan devine kupayı kazandırdı. La Liga’da gol kralı oldu ama şampiyonluğa ulaşamadı..

1997'de Brezilya ile Copa America'yı kazandı ve 5 golle en golcü 2. isim oldu.

Barcelona formasıyla 37 maçta 34 gol attı ve 30.5 milyon euroluk rekor bir ücretle Inter'e transfer oldu..

1997'de FIFA Dünya'da Yılın Futbolcusu unvanını koruyan tarihteki ilk isim oldu. Avrupa'da Yılın Futbolcusu ödülüne layık görülen ilk Güney Amerikalı oldu.

1998 yılında Inter'in UEFA Kupası'nda Lazio'yu 3-0 yenerek kupaya uzandığı finalde 1 gol kaydederken, 47 maçta 34 gol attı..

1998'de Brezilya'nın Dünya Kupası finaline kalmasına yardımcı oldu ama Fransa maçından hemen önce sakatlandı. Finalde sergilenen kötü futbol ile Dünya'nın en büyüğü bu sefer Fransa oldu.

Temmmuz 1999'da gol kralı olduğu turnuvada 2. Copa America'sını kazandı.

Ekim 1999'da da Lecce'yi 6-0 yendikleri maçta takımının 5. golünü kaydetti ama 6 ay sahalardan uzak kalmasına sebep olan diz sakatlığına yakalandı.

Nisan 2000'de İtalya Kupası finaliyle sahalara geri döndü. 2. devrede oyuna girdi ama 6 dakika oynadıktan sonra aynı dizinden bir kez daha sakatlanarak 2000 – 2001 sezonunun tamamını kaçırdı.

Eylül 2001'de UEFA Kupası ilk tur maçında Romanya ekibi Brasov karşısında resmen sahalara geri döndü. Kasım ayında yaklaşık 2 yıl aradan sonra ilk kez Serie A'da sahaya çıktı ama San Siro'da Lecce karşısında 14 dakika sahada kalabildi; yine sakatlandı.

Haziran 2002'de Brezilya'nın 5. Dünya Kupası’nı kazanmasında baş rolü oynadı. 8 golle gol kralı oldu ve bu gollerden 2'sini finalde Almanya’ya kaydetti.

31 Ağustos 2002'de transfer sezonunun kapanmasına saatler kala Real Madrid'e transfer oldu..

Aralık 2002'de Kıtalararası Kulüpler Şampiyonası'nda Yokohama'da oynanan maçta şampiyon olan Real Madrid’in ve “Turnuvanın En Değerli Oyuncusu” seçildi. Kariyerinde 3. kez FIFA Dünya’da Yılın Futbolcusu oldu. Ronaldo ayrıca kariyerinde 2. kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi.

2003 yılında Real Madrid'in La Liga'da şampiyon olduğu sezonu 30 lig maçında 21 golle tamamladı.

23 Nisan 2003'te Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United ağlarına Old Trafford'da 3 gol atıp takımını yarı finale taşıdı.

2004 yılında Ronaldo gol kralı oldu ama Real Madrid şampiyonluk unvanını koruyamadı. Mart 2004'te Başkent devi ile sözleşmesini 2 yıl uzattı..

2006 Dünya Kupası'nda 3. kez katıldığı Dünya Kupası'nda 19. maçında 15. golünü kaydederek "tüm zamanların en golcü" ismi olmayı başardı ve Gerd Muller'in rekorunu kırdı..

Ocak 2007'de uzun süren transfer görüşmelerinin ardından Real Madrid'ten Milan'a 7.8 milyon dolara transfer oldu ve 18 aylık bir sözleşme imzaladı..

Şubat 2007'de Milan formasını ilk kez giydi ve Siena'ya iki gol attı..

2008'in Şubat ayında 3. kez dizinden sakatlandı ve Milan formasını bir daha giyemedi..

2008'in Aralık ayında ülkesinin takımı Corinthians'a gitti ve 2009'da takımına Brezilya Kupası'nı kazanmasında yardımcı oldu..

Corinthians'la olan sözleşmesi sürmesine rağmen 14 Şubat 2011'de futbolu bıraktığını açıkladı.. 8 Haziran'da Brezilya ile Romanya arasında oynanan hazırlık karşılaşmasında son kez milli formayı giydi ve jubilesini yaptı..


Bu haber, ronaldo, ronaldo kimdir, ronaldonun hayatı, Ronaldo Luís Nazário de Lima, brezilyalı golcü ronaldo, dünya futbol yıldızları ronaldo, dünya kupası gol kralları ronaldo ile ilgilidir.

GALATASARAY'A 10 NUMARA TRANSFER!


Hedef ‘10 numara’ takviyesi

Gündeme birçok isim geldi, önemli yıldızların adı Sarı-Kırmızılılar ile anıldı. Ancak Fatih Terim, takımın acil ihtiyacı olan orta saha oyuncusu olarak, geleceği de düşünerek sürpriz bir oyuncuda karar kıldı: İrfan Can Kahveci...

25 yaşındaki oyuncu için, Başakşehirspor kulüp başkanı Göksel Küçükdağ ile, Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz ve Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak masaya oturdu. Taraflar, İrfan Can Kahveci’nin ligin ikinci yarısında Sarı- Kırmızılı formayı giymesi konusunda görüşmelere devam ediyor.

Fatih Terim ise 6-0'lık Gençlerbirliği galibiyeti sonrası yaptığı basın toplantısında İrfan Can Kahveci'yi çok istediğini söyledi. Sarı Kırmızılı taraftar da İrfan Can Kahveci transferinin bir an önce bitirilmesini bekliyor...

İRFAN CAN KAHVECİ KİMDİR? KAÇ YAŞINDA? HANGİ MEVKİDE OYNUYOR?

15 Temmuz 1995 yılında Çorum'da dünyaya gelen İrfan Can Kahveci, futbol kariyerine Gençlerbirliği altyapısında başladı. 2014'te başkent ekibinin A takımına yükselen İrfan Can, burada gösterdiği performansla Süper Lig devlerinin dikkatini çekmeyi başardı. 2017'nin ocak ayı transfer döneminde Başakşehir'e gelen milli futbolcu için 1.6 milyon euro bonservis bedeli ödendi. Bu sezon Medipol Başakşehir formasıyla Şampiyonlar Ligi maçında Leipzig karşısında hat-trick yapan 25 yaşındaki futbolcu, Avrupa'nın da dikkatini çekti. Orta sahada forma giyen İrfan Can Kahveci, 17 kez de ay-yıldızlı formayı terletti.


irfan can kahveci,10 numara,başakşehir,galatasaray,mustafa cengiz,abdurrahim albayrak,göksel gümüşdağ,irfan can kahveci nereli, irfan can kahveci kaç yaşında

TÜRKİYE'DE FUTBOLUN İLK OYNANDIĞI YER

türkiyede futbol tarihi, ilk futbol oynanan yer neresi, türkiyede ilk futbol nerede oynandı, bornova belediyesi, izmir, ilk futbol heykeli, türkiyede ilk futbol ne zaman oynandı,

TÜRKİYE'DE İLK FUTBOL BORNOVA'DA OYNANDI

Türkiye'de ilk futbol, şu anda Bornova Orduevi ve Yavuz Selim İlkokulu'nun karşısında, 159 sokak ile 162 sokağın kesişiminde olan alanda oynanmıştır. Bunun anısına bu yere Bornova Belediyesi tarafından 2.70 mt. boyunda bir futbolcu heykeli (anıt) dikilmiştir.


türkiyede futbol tarihi, ilk futbol oynanan yer neresi, türkiyede ilk futbol nerede oynandı, bornova belediyesi, izmir, ilk futbol heykeli, türkiyede ilk futbol ne zaman oynandı, 

KAYAK SPORU TARİHÇESİ

Bu yazı, dünyada kayak, ile ilgilidir., kayak sporu tarihçesi, türkiyede kayak, kayak sporu, kayakçılık, ünlü kayakçılar, kayak, amatör spor dalları,


Dünyada Kayak

Kayak insanlık tarihi kadar eski bir tarihi geçmişe sahiptir. Kayağın en ilkel şekli, tarih öncesi çağlarda insanların karda batmamak için ve bağladıkları ağaç parçaları olarak bilinmektedir. Sonraları bu bağladıkları ağaç parçaların kayganlığını azaltmak için, tabanlar katran veya deri ile kaplanmaya başlamış. İlk kayaklar dişbudak, betudaladan ve çam ağaçlarından yapılmış olup tarihçesi 5 bin yıl öncesine dayanmaktadır.

Tarih araştırmalarına göre, kayağın ilk olarak ortaya çıktığı bölgeler Altaylar/ Sibirya ve Moğolistan’dır. Kayak, spor olarak hayatımıza girmeden önce, 15. yy ‘da Orta Asya’da ve İskandinavya’da düşmanlara karşı askeri amaçla kullanılmıştır. Aynı bölgelerde kış şartları nedeniyle ulaşım amaçlı da kullanılmıştır. Spor dalı olarak uygulanması 19. yy ortalarındadır.

amatör spor dalları, Bu yazı, dünyada kayak, ile ilgilidir., kayak, kayak sporu, kayak sporu tarihçesi, kayakçılık, türkiyede kayak, ünlü kayakçılar,

1879’da Oslo’da düzenlenen organizasyon ile kayak yarışmaları yapılmıştır. Fridtjof Nansen’in “Grönland’da Kayakla Gezi” kitabını yayımlaması ile kayağa gösterilen ilgi artmıştır. Gelişen yeni tekniklerle çeşitli stillere ayrılmış ve kayak kulüplerinin kurulması ile yetenekli sporcuların yetiştirilmesi için ilk adımlar atılmıştır.

1924’te Uluslararası Kayak Federasyonu’nun kurulması ile olimpiyatlara dahil edilen kayak günümüzde bir çok dallarda düzenlenen yarışmalarla sporun aynı zamanda yetenek işi olduğunu da gösteriyor.

amatör spor dalları, Bu yazı, dünyada kayak, ile ilgilidir., kayak, kayak sporu, kayak sporu tarihçesi, kayakçılık, türkiyede kayak, ünlü kayakçılar,

Türkiye’de Kayak 

İlk olarak askeri amaçlı üretilen kayak araçları Kafkas cephesinde kayakçı asker yetiştirilmesi için Erzurum’a gönderilmiştir. Sonraları yurt dışında böyle bir spor olduğunu keşfeden Galatasaray Lisesi’nin öğretmenleri kayak sporunun önünü açmışlardır.

1939 yılında Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu kurulmuştur. Sonrasında bu alanda sporcu yetiştirilmesine katkıda bulunmak için 1944’te Ankara Dağcılık Kayak ve Kış Sporları İhtisas Kulübü Derneği kurulmuştur. Bu zamandan sonra en iyi derece 1968’de Balkan Şampiyonası’nda Burhan Alankuş’un 8.liği olmuştur.

1970’de Rıdvan Özbek’in Balkan Şampiyonluğu, 1981’de yine aynı organizasyondaki bayrak yarışında kazanılan bronz madalya önemli başarılardandır. Her yıl Uludağ’da yapılan yarışlar da sporcuların kendilerini test etmeleri ve yetiştirmeleri için önemlidir.

Bu yazı, dünyada kayak, ile ilgilidir., kayak sporu tarihçesi, türkiyede kayak, kayak sporu, kayakçılık, ünlü kayakçılar, kayak, amatör spor dalları,

SPORDA MOTİVASYON

spor, sporda motivasyon, spor yapmak için nasıl motive olunur, spor motivasyonunu korumanın yolları, motivasyon için ne yapmalı, acerspor, hürriyet.com, zayıflamak için ne yapalım, bahar sporu

Spor motivasyonunuzu korumanız için 7 öneri

Bahar gelirken alınan kilolar ve spor yapma ihtiyacı iyice gün yüzüne çıkmaya başladı. Ancak spora başlamak kadar o ilk günkü motivasyonu sürdürmek de çok önemli. Spordan hemen sonuç beklemek yerine bunun emek isteyen bir süreç olduğunu unutmamalısınız.

Fit bir vücuda kavuşmak için sporunuzu ilk günkü gibi programlı bir şekilde sürdürmeniz önemli. Bunun için ihtiyacınız olan en önemli şey ise motivasyon. İşte motivasyonunuzu korumanızı sağlayacak 7 harika öneri:

spor, sporda motivasyon, spor yapmak için nasıl motive olunur, spor motivasyonunu korumanın yolları, motivasyon için ne yapmalı, acerspor, hürriyet.com, zayıflamak için ne yapalım, bahar sporu

1. Amaç belirleyin

Spora başlarken ulaşmak istediğiniz hedefinizi belirleyin. Böylece spora devam ettiğiniz sürece vücudunuzda meydana gelen değişimler sizi hedefinize yaklaştığınızı hissettirerek daha çok motive eder. Hedefinize giden yolda kendinize parametreler belirleyin. Vücut ölçüsü ve kilo kaydınızı yapın, fotoğraflarınızı çekin. Bu somut deliller motivasyonunuzu bir anda yükseltecek.

2. Kendinize özel strateji hazırlayın

Hedefinize göre yapacağınız antrenmanın sıklığını, tarzını ve şiddetini belirleyin. Ancak kendinizi bilerek gerçekçi programlar oluşturmanız oldukça önemli. Aksi takdirde uygulanamayan programlar yalnızca hayal kırıklığı yaratır. Sporda ilerlemeniz normal hızda ama sürekli olmalıdır.

3- Aklınızdan çıkarmayın

Etrafınızı sporu size hatırlatacak şeyler ile donatın. Antrenman hatırlatıcıları ya da spor eşyalarının göz önünde bulundurulması gibi şeyler bu konuda yardımcı olacaktır.

4-Sevdiğiniz antrenmanları yapın

Size eğlenceli gelen ve yapmaktan zevk aldığınız antrenmanları seçin ve sporu sevdiğiniz kişilerle birlikte yapıp bir zorunluluk olmaktan çıkartın. Profesyonel birinden yardım alma ihtiyacı duyuyorsanız bir spor hocası ile görüşün ve bu kişinin anlaşabileceğiniz biri olmasına dikkat edin.

5- Sporu ihmal etmeyin

Hayat koşuşturması her zaman spor salonuna gitmenize fırsat vermeyebilir. Ancak programdan bir defa şaşmak motivasyon kaybına neden olur. Spor salonuna gidemediğinizde evde yapabileceğiniz aktiviteler oluşturun.

6. Kendinizi ödüllendirin

Hedefinize göre haftalık, iki haftalık ya aylık periyotlarda kendinizi sevdiğiniz şeylerle ödüllendirin. Böylece motivasyonunuz daha fazla yükselir.

7-Her şey inanmakla başlar

Kendinize inanın ve programlarınızı bir görevden ziyade alışkanlık haline getirmeye çalışın. Mükemmele odaklanıp kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Ölçünüz kendiniz olun ve kendinizle yarışın. Odak noktanızı kaybetmeyin. Amacınıza ulaşmak sadece sizin elinizde.

Kaynak: www.hürriyet.com



spor, sporda motivasyon, spor yapmak için nasıl motive olunur, spor motivasyonunu korumanın yolları, motivasyon için ne yapmalı, acerspor, hürriyet.com, zayıflamak için ne yapalım, bahar sporu

DÜNYACA ÜNLÜ RUGBY TAKIMI 242 TONLUK UÇAĞI İTTİ!

Dünyaca ünlü Rugby oyuncusu Lawrence Dallaglio ve Türk Rugby ekibi Kadıköy, Türk Hava Yolları'nın 242 tonluk Airbus A330 uçağını itti..


ÇEKİMLER İSTANBUL'DA YAPILDI

Rugby oyuncusu Lawrence Dallaglio ve ekibinin THY'nin Airbus A330 tipi uçağı ittiklerini gösteren reklam çekimleri Atatürk Havalimanı THY Teknik Hangarında yapıldı.

UÇAĞI İTTİLER

Çekimlerde rugbyciler "Evet, Haydi. Bunu yapabiliriz. Bunu yapacak kadar güçlü olduğumuzu herkese göstereceğiz " diyerek uçağa omuz veriyor. Rugby takımı koca uçağı ittikten sonra "Şimdi sıra son maçta!" diyorlar.
Türk Hava Yolları Avrupa Rugby Şampiyonası resmi sponsoru konumunda bulunuyor.

dünyaca ünlü rugby takımı,242 tonluk uçağı ittiler,thy,rugby,lawrence dallaglio,lawrence,türk rugby takımı,thy,airbus,türk hava yolları, kadıköy,

SPORDA IRKÇILIĞA GEÇİT YOK!

beşiktaş taraftarı, ırkçılığa hayır, ırkçılık, işitme engelliler, kara kartal, sessiz çığlık, sessiz tezahürat, tarihe geçtiler, sporda ırkçılık olayları, sporda ırkçılık, sporda ırkçılık tarihi


Sporda Irkçılık Gerçeği ve 12 Adımda Bunun Çirkinlikleri

Her şey böyle başladı

Uzun süredir taraftarların eleştirilerine maruz kalan Barcelona’lı defans oyuncusu Dani Alves, geçtiğimiz Pazar Villarreal maçında korner atışını kullanmak üzere köşe direğine gittiği zaman kendisine atılan bir muzu alıp yiyerek atışını yaptı ve maça devam etti. Belki de spor tarihinde “sen bir maymunsun” göndermeli bu muz atma odunluğuna verilecek en güzel en net tepki buydu.

LA Clippers adlı NBA takımının sahibi olan Donald Sterling amcamız yukarıdaki tape’de sevgilisine (ki o da siyahi) “siyahları bana bulaştırma, civarıma da sokma” temalı bir açıklama yapıyor, tamamını dinlemenizi tavsiye ediyoruz, enteresan bir diyalog gerçekten de. Türkçe alt yazılısını bulamadığımız kaydın ana fikri şu atasözümüzde saklı: Eğitim cahilliği alır eşeklik bâki kalır.

Devlet başkanı siyahi olan bir ülkede bunu yapmak ise tüm kabalığının ve çirkinliğinin yanı sıra bir de aptallıktır. Bu olayların ardından NBA tarafından soruşturma başlatılmış, takımın sponsorları yavaş yavaş takımdan desteklerini çektiklerini açıklamaya başlamışlardır.

Ancak ne yazık ki her alanda olduğu gibi sporda da ırkçılık geçmişten bugüne tüm saçmalığıyla sürüyor.

Bu durumla mücadele çabaları da aynı şekilde devam ediyor.

Irkçılığa kırmızı kart göster, bu konuda eğitim ve farkındalık faaliyetleri yürüten oluşumlardan yalnızca bir tanesi.

Bizim liglerde de yer yer ırkçı girişimler oluyor...

Ancak elimizden gelen tüm iyi niyetimizle bunun sadece yurt dışında gördüğünü taklit etmeye çalışan bir zihniyet ürünü olduğunu söyleyebiliriz. Neyse ki ülkemizin geniş ırkçılık skalasında henüz siyahilere karşı oturmuş bir ırkçılık yok.

beşiktaş taraftarı, ırkçılığa hayır, ırkçılık, işitme engelliler, kara kartal, sessiz çığlık, sessiz tezahürat, tarihe geçtiler, sporda ırkçılık olayları, sporda ırkçılık, sporda ırkçılık tarihi

TARİH BEŞİKTAŞ TARAFTARINI ALKIŞLAYACAK

Beşiktaş taraftarları ırkçılık sorunu ve işitme engellilerin sorununa dikkat çekmek için 1 dakikalık sessiz tezahürat yaptı.

Siyah-beyazlılar, maçın başlama düdüğü ile birlikte susarak bir dakika boyunca işaret diliyle "Irkçılığa hayır" ve "Kara Kartal" diye tezahürat gerçekleştirdi.
1 dakikalık sessiz tezahürat etkinliğine Benficalı taraftarlar da eşlik etti.

SPOR TARİHİNDE IRKÇILIK OLAYLARI

Spor tarihinde, facia olarak nitelendirilen “Heysel Faciası”42 ve buna benzer birçok ırkçı olay yıllardır süregelmektedir. Sporda şiddet olaylarının Eski Roma’ya kadar uzandığını söyleyebiliriz. Özellikle Eski Roma’da sportif nitelikteki oyunlar sırasında oyuncuların birbirlerine, oyuncuların seyircilere veya oyuncuların üçüncü kişilere verdikleri zararların Roma Hukuku’nun haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözüldüğünü gösteren ve bu döneme ilişkin olarak günümüze kadar ulaşan birçok hukuk metni vardır. Ancak bu dönemlerde sportif oyunlar sadece eğlence aracı olup, günümüzde olduğunun tersine maddi kazanç sağlamaya yönelik olmadığından hukuk ile ilişkisinin olmadığı görülmektedir. 43 Günümüzde, sporda şiddet olayları spor hukuku, ceza hukuku gibi alanlarla çözümlenmektedir. Örneğin, sportif etkinliklerde sporcunun olabilecek ceza sorumluluğundan başka, duruma göre, hakemin, seyircinin ve hatta antrenörün, spor kulübü idarecisinin, bazen de spor organizatörünün ceza sorumluluğu söz konusu olabilir. Bu sorumluluklardan her birinin sınırlarının ortaya konulması, boyutlarının belirlenmesi spor ceza hukukunun görevidir. 44 İncelenecek olan konu açısından cezai sorumluluklara girilmeyerek, sadece kısa bilgiler şeklinde yetinilecektir. Tarihsel süreç içinde birçok politik olay, sporda ırkçılık yapılmasına zemin hazırlamıştır. Bunlardan birkaçı alt paragrafta aktarılacaktır. 
 
İlk olarak, modern olimpiyat oyunlarının başlamasıyla birlikte 1896 yılından bir örnek verilebilir. Söz konusu olayda, daha önceki mağlubiyetin intikamını almak isteyen Fransız Jimnastik Derneği, Almanya’nın olimpiyat oyunlarını engellemeye çalışarak etnik kökene dayalı ayrımcılık yapmıştır. Diğer bir örnek ise, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ve Birinci Dünya Savaşından mağlup ayrılan ülkelerin (Paris ve Anvers) Olimpiyatlara alınmaması şeklinde olmuştur. Benzer bir durum, İkinci Dünya Savaşı’nda da söz konusu olup, savaştan yenik ayrılan Almanya ve müttefikleri oyunlara alınmamışlardı.45 Almanya’nın tarihinden verilebilecek bir başka olay ise 1936 yılında gerçekleştirilmiş olan Berlin Yaz Olimpiyatları’nda meydana gelmiştir. Bu konu kapsamı itibarıyla, alt paragrafta, ayrı bir başlık altında incelenecektir. Ayrıca, spor tarihindeki diğer önemli olaylara da yer verilecektir. 

Berlin Olimpiyatları (1936)  

   Olimpiyatların gerçekleştirildiği tarihlerde, Almanya’da “Nazi” politikalarının ve ırkçılığın artmaya başladığı bir dönemden bahsedilebilir. Bu dönemde, Yahudiler ve Alman ırkından olmayan sporcular Alman Olimpiyat takımlarından çıkarılıyordu. 46 Dolayısıyla, I. Dünya Savaşı’nda imajı zedelenen Almanya için olumlu fırsat olarak nitelendirilebilecek Olimpiyatlar, Hitler’in ırkçı tutumu sebebiyle daha farklı bir sonuçla tamamlanmıştır denilebilir. Bunun sebebi, ABD vatandaşı Jesse Owens47 birinci geldikten sonra Hitler tarafından tebrik edilmemesi ve Hitler’ in Jesse Owens’ın elini sıkmayı reddetmiş olmasıdır. 
 
Mexico City Olimpiyatları (1968)  

    Söz konusu olay, 1968 yılında, Mexico City’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları sırasında iki “siyah” atletin madalyalarını almak için çıktıkları kürsüde meydana gelmiştir. Amerikalı Tommie Smith ve John Carlos 200 metre koşu yarışında birincilik ve üçüncülük madalyası almaya hak kazanmışlardır. Yarışmanın ikincisi ise, Avusturalyalı “beyaz” Peter Norman olmuştur. Olayda, Amerikalı sporcular, siyahlara karşı yapılan ırk ayrımcılığını protesto etmek için kürsüye çıplak yakla (fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı sembolize etmekteydi) ve siyah eldivenlerle çıkmışlardır. Avusturalyalı sporcu Peter Norman ise, siyahî sporcuların rotestosunu desteklemek için “İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi”ne ait kokardı göğsüne takarak dayanışmayı sembolize etmiştir. Bu olay üzerine her üç porcunun da spor kariyeri vatandaşı oldukları devletlerce sona erdirilmiştir.

Pekin Olimpiyatları (2008) 

   Öncesinde, Çin’in Tibet politikası ve eylemleri yüzünden oyunların boykot edilip edilmeyeceğinin gündeme getirilmesi; Oyunları açılış günü Rusya’nın IOC50 ve BM’in yerleştirmeye o kadar gayret gösterdikleri Olimpik ateşkesi hiçe sayarak Gürcistan’a karşı askeri harekât başlatması 51 ile Pekin Olimpiyatlarının barış sembolü zedelenmiştir. Söz konusu olayda Çin Hükümeti’nin yapmış olduğu ateşkes çağrısına rağmen, Rusya Gürcistan’a karşı savaş başlatarak Güney Osetya’da şiddetli bir silahlı mücadele başlatmıştır. Buna rağmen, 10 metre havalı atış yarışında dereceye giren Rus sporcu Natalia Paderina’yla Gürcü Nino Salukvadze ödüllerini aldıkları sırada birbirlerine sarılarak barış çağrısında bulunmuşlardır. Olay, Olimpiyatlarda sportif dostluğun önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir. 

   Yukarıda aktarılan örnekler, çalışmanın giriş bölümünde bahsedilen, sporun barışçı yapısı ve savaşa karşın dostlukla pekiştirilebilir bir yapıya sahip olduğu gözlemlenmektedir. Ancak, ırkçılığın spor yarışlarına damga vurduğu ve politikadan arındırılmamış olduğu da tespit edilmiştir.

   Görüldüğü gibi sporda siyasetin olmadığı veya sporun siyasete alet edilmediği
sürekli bir düzen düşten ibarettir.52 Sporcuların “dostluk” anlayışı ile hareket
etmesi, dayanışma ve ırkçılıktan uzak tavırlar sergilemeleri siyasetin ve
dünyada büyük bir problem haline gelen ırkçılığın engellenmesine yeterli
olamamaktadır


beşiktaş taraftarı, ırkçılığa hayır, ırkçılık, işitme engelliler, kara kartal, sessiz çığlık, sessiz tezahürat, tarihe geçtiler, sporda ırkçılık olayları, sporda ırkçılık, sporda ırkçılık tarihi

DÜNYANIN EN BAŞARILI KAYAKÇILARI

EN BAŞARILI KAYAKÇILARI

dünyanın en başarılı kayakçıları, en başarılı kayakçılar, Alberto Tomba kimdir, Alberto Tomba, Björne Daehlie kimdir, Björne Daehlie, Jean-Claude Killy, Toni Sailer, Emile Allais
Alberto Tomba, Alberto Tomba, Björne Daehlie, Björne Daehlie, dünyanın en başarılı kayakçıları, Emile Allais, en başarılı kayakçılar, Jean-Claude Killy, Toni Sailer, kayak şampiyonası
Madem kayak Alp ve Kuzey disiplinleri olarak ikiye ayrılıyor her iki türün de hem başarılı hem de popüler iki ismine yakından bakmak gerekir. Alp disiplini dendiğinde akla gelen ilk isim kuşkusuz Alberto Tomba’dır. Bu yıl 50’nci yaşını dolduracak İtalyan usta 80’ler ve 90’larda tam bir kar fırtınasıydı. 3 kez Olimpiyat altını kazanan, slalom ve dev salalomun harika çocuğu Dünya Kupası’nı dokuz kez evine götürdü. Lakabı mı? Bomba Tomba!..

dünyanın en başarılı kayakçıları, en başarılı kayakçılar, Alberto Tomba kimdir, Alberto Tomba, Björne Daehlie kimdir, Björne Daehlie, Jean-Claude Killy, Toni Sailer, Emile Allais

Ama onun karşısına dikilen korkutucu bir Kuzey disiplini rakibi var. Tomba’dan bir yaş küçük Norveçli Björne Daehlie, bu sporun gördüğü en güçlü adam olabilir. En azından VO2max, yani kanın taşıdığı oksijen miktarı açısından dünyanın en korkulacak adamı bu kayaklı koşu ustası. Dahlie, 1992 ile 1999 yılları arasında Kuzey Disiplini Dünya Kupası’nı altı kez kazandı. Kazanamadığı iki yılda da ikinci olarak sürpriz yaptı! Cross country kayağın tartışmasız bir şekilde gelmiş geçmiş en başarılı sporcusu o. Olimpiyatlardakilerle birlikte 10, 15, 30 ve 50 kilometrelik kayaklı koşularda tam 29 madalyası var. Dünyanın en çok dayanıklılık isteyen açık hava sporunda bunu başarabilmek, dağlardan kıvırarak inmeye benzemez Bay Tomba!

İkili haricinde Jean-Claude Killy, Toni Sailer, Emile Allais, Andrea Lawrence, Hermann Maier, Suzy Chaffee, Bode Miller, Kim Reichhelm, Jonny Moseley, Alf Engen, Glen Plake, Stein Eriksen, Scot Schmidt, Warren Miller, Dick Durrance gibi isimler kayak tarihinde önemli yer tutuyor.

ünyanın en başarılı kayakçıları, en başarılı kayakçılar, Alberto Tomba kimdir, Alberto Tomba, Björne Daehlie kimdir, Björne Daehlie, Jean-Claude Killy, Toni Sailer, Emile Allais

SÜPER LİG'DE ÖNE ÇIKAN İSTATİSTİKLER


2019-2020 Süper Lig Cemil Usta Sezonu'na ait istatisiki bilgiler

Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Yönetim Sistemleri Bölümü'nün maç hakem raporlarına dayanarak hazırladığı Süper Lig 2019-2020 Sezonu istatistiklerinde en çok süre alan oyuncu, galibiyet sayıları, gol ve kart sayıları, oyuncu değişiklik sayıları gibi veriler yer alıyor.













Haber : www.ntv.net
süperlig, süperlig istatistikleri, 2019-2020 süperlig, gol kralları, süperlig gol kralları, ntvspor, spor istatistikleri, futbol istatistikleri, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş,

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-