SÜPER LİG GOL KRALLARI

gol, gol krallığı, süper lig gol kralları kimler, süper lig gol krallığı, Mbaye Diagne, Bafettimbi Gomis, Wagner Lov, burak yılmaz, alex de souza, milan baros, mario gomez,


Ligin Gol Kralları

2018-2019-Mbaye Diagne-30 gol

2017-2018-Bafetimbi Gomis-28 gol

2016-2017-Wagner Lov-23 gol

2015-2016-Mario Gomez Garcia-Beşiktaş-26 gol

2014-2015-Jose Fernando Viana De Santana-Bursaspor-22 gol

2013-2014-Aatif Chahechouhe-Sivasspor-17 gol

2012-2013-Burak Yılmaz-Galatasaray-24

2011-2012-Burak Yılmaz-Trabzonspor-33

2010-2011-Alexsandro De Souza-Fenerbahçe-28

2009-2010-Aziza Makakula-Kayserispor-21

2008-2009-Milan Baros-Galatasaray-20

2007-2008-Semih Şentürk-Fenerbahçe-17

2006-2007-Alexsandro De Souza-Fenerbahçe-19

2005-2006-Gökhan Ünal-Kayserispor-25

2004-2005-Fatih Tekke-Trabzonspor-31

2003-2004-Zafer Biryol-Konyaspor-25

2002-2003-Okan Yılmaz-Bursaspor-24

2001-2002-Arif Erdem-Galatasaray-21-lhan Mansız--Beşiktaş-21

2000-2001-Okan Yılmaz-Bursaspor-23

1999-2000-Serkan Aykut-Samsunspor-30

1998-1999-Hakan Şükür-Galatasaray-18

1997-1998-Hakan Şükür-Galatasaray-33

1996-1997-Hakan Şükür-Galatasaray-38

1995-1996-Şota Arveladze-Trabzonspor-25

1994-1995-Aykut Kocaman-Fenerbahçe-27

1993-1994-Bülent Uygun-Fenerbahçe-22

1992-1993-Tanju Çolak-Fenerbahçe-27

1991-1992-Aykut Kocaman-Fenerbahçe-25

1990-1991-Tanju Çolak-Galatasaray-31

1989-1990-Feyyaz Uçar-Beşiktaş-28

1988-1989-Aykut Kocaman-Fenerbahçe-29

1987-1988-Tanju Çolak-Galatasaray-39

1986-1987-Tanju Çolak-Samsunspor-25

1985-1986-Tanju Çolak-Samsunspor-33

1984-1985-Aykut Yiğit-Sakaryaspor-20

1983-1984-Tarik Hoçiç-Galatasaray-16

1982-1983-Selçuk Yula-Fenerbahçe-19

1981-1982-Selçuk Yula-Fenerbahçe-16

1980-1981-Bora Öztürk-Adanaspor-15

1979-1980-Mustafa Denizli-Altay-12-Bahtiyar Yorulmaz-Bursaspor-12

1978-1979-Özer Umdu-Adanaspor-15

1977-1978-Cemil Turan-Fenerbahçe-17

1976-1977-Necmi Perekli-Trabzonspor-18

1975-1976-Cemil Turan-Fenerbahçe-17-Ali Osman Renklibay-Ankaragücü-17

1974-1975-Ömer Kaner-Eskişehirspor-14

1973-1974-Cemil Turan-Fenerbahçe-14

1972-1973-Osman Arpacıoğlu-Fenerbahçe-16

1971-1972-Fethi Heper-Eskişehir-20

1970-1971-Ogün Altıparmak-Fenerbahçe-16

1969-1970-Fethi Heper-Eskişehirspor-13

1968-1969-Metin Oktay-Galatasaray-17

1967-1968-Fevzi Zemzem-Göztepe-19

1966-1967-Ertan Adatepe-Ankaragücü-18

1965-1966-Ertan Adatepe-Ankaragücü-20

1964-1965-Metin Oktay-Galatasaray-17

1963-1964-Güven Önüt-Beşiktaş-19

1962-1963-Metin Oktay-Galatasaray-38

1961-1962-Fikri Elma-Ankara D. S.-21

1960-1961-Metin Oktay-Galatasaray-36-

1959-1960-Metin Oktay-Galatasaray-33

1959-Metin Oktay-Galatasaray-11

Gol Krallığına göre takımlar:

Fenerbahçe-15

Galatasaray-15

Beşiktaş-4

Bursaspor-4

Trabzonspor-4

Eskişehirspor-3

MKE Ankaragücü-3

Samsunspor-3

Kayserisipor-2

Adanaspor-2

Altay-1

Ankara D. S.-1

Göztepe-1

Konyaspor-1

Sakaryaspor-1

Sivasspor-1

gol, gol krallığı, süper lig gol kralları kimler, süper lig gol krallığı, Mbaye Diagne, Bafettimbi Gomis, Wagner Lov, burak yılmaz, alex de souza, milan baros, mario gomez, 

TÜRK GÜREŞ TARİHÇESİ

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, ilk güreşçilerimiz, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar


Türk Güreş Tarihi

Türkler, Büyük Göç’ten önce “Totemizm” akidesinin verdiği hür ve serbest terbiyenin, tabiat güçlerine tapınmanın etkisinde kalarak doğaya, kuvvete tutkun karakteristik özellikleriyle, asırlar boyunca pehlivanlığı baş tacı yapmışlardır.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

İslamiyet’ten önce de her Türk’ün güreştiği bilinmektedir. Ölen yiğitler silahlarıyla gömülerek mezarları çevresinde dokuz gün dokuz gece süren güreşler düzenlendiği rivayet edilmektedir.

Yiğitlerin ölüm yıldönümlerinde de yine üç gün üç gecelik güreş müsaba*kaları düzenlendiği anlatılmaktadır. Yaşantısı sürekli olarak tabiat ile savaşmakla geçen Türk Ulusu’nun Muaftan (3000) yıl evvel güreş yaptığı söylenmektedir.

Sinoloji profesörü D.W. Eberhad (29), Çin kaynaklarının (Han) zamanından (M.Ö. 2. yüzyıl) güreşle ilgili bilgiler verdiğini ve bu kaynaklarda güreşin “toslama” işaretiyle gösterildiğini, Türkistan’ın (Yen-Çi) ülkesinde yeni yılın ilk günü zırhlanmış yiğitlerin savaştıklarını, yine Türkistan’ın (Kuça) şehrinde yeni yılın başladığı gün öküz, at ve deve güreşleri yapıldığını bildirmektedir. Dinsel olan Miladi ve Hicri yıl başlan yanında bilimsel bakımdan da önem taşıyan eski Türklerin yılbaşısı olan (9 Mart-M. 22 Mart) günü tabiatın yeniden canlanışı ile birlikte Türk Ulusu’nun da sevindiği ve bu sevincini o gün kırlarda bütün milletçe bayram yaparak kutladığı bildirilmektedir. Acemlerin “Nevruz-Yenigün” dedikleri bu günde kırlarda yemekler yenmekte, spor yarışmaları yapılmaktadır. Bu gelenek, Anadolu’da ve Türklerin yaşadığı diğer bütün yerlerde hala sürdürülmektedir. Eski Türklerin, yalnız yılbaşı bayramlarında güreşmedikleri, evlenme toylarında, zafer şölenlerinde de güreştikleri rivayet edilmektedir. Ayrıca hakanların da yanlarında bulundurdukları (Kırk yiğidi) birbiriyle veya başka ulusların güreşçileriyle karşılaştırdıkları bilinmektedir.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Türkler güreşe özel önem vermiş, bütün sporlardan üstün tutmuşlardır. Binicilik ve atıcılığın yanında “Pujila” da (Yakut Türklerinin buluşu bir tür boks) ve atlı cirit oyunlarında son derece usta olan Türkler, güreşi de bütün sporların temeli, terbiye verici, adeta bir ibadet şeklinde kabul etmişlerdir. Orta Asya’daki Türklerde gü*reş, binicilik ve okçuluk sporlarıyla birlikte yapılmaktadır. Eski Türklerin kendi arala*rında harp etmek istemedikleri, aralarında çıkan anlaşmazlıkları, karşılıklı çıkardıkları iki pehlivanın kıyasıya güreşinin sonucuna bağladıkları, yenen pehlivanın tarafı galip, yenilen pehlivanın tarafının da mağlup sayıldığı ifade edilmektedir. Eski Türklerin bir kolu olan ve Oğuz Türklerinden olan Osmanlı Türkleri, Anadolu Selçuklu Türklerinin devamı olan devletlerini kurdukları zaman, Doğu Roma imparatorluğunun gü*reşçilerini ve onların güreş sitillerini görmüşlerse de, bu güreş tarzı ile ilgilenme*mişlerdir. Rumeli denilen Avrupa’ya geçen Osmanlı Türkleri, burada gördükleri yağlanarak yapılan güreşle ilgilenmişler ve bu güreşi kendilerine has bir tarzda yapmaya başlamışlardır. Alman sınırından İtalya yarımadasına, Budin (Budapeşte) vilayetinden Basra körfezine, İspanya sahillerinden Fas, Cezayir, Tunus, Bingazi, Trablusgarp, Mısır, Arabistan, Kafkasya, Kırım, Eflak ve Boğdan (Romanya)’ı çevre*leyen ve İstanbul’u başşehir yapan, büyük imparatorlukta; güreş, başlıca spor olmuştur. Osmanlı Türklerinde güreşin tekkeler (bugünkü kulüpler) ile yönetildiği, başkanlarına (Şeyh), sporculara (Mürit) denildiği bilinmektedir. Güreş tekkelerinin merkezi ve en büyüğü İstanbul’da Zeyrek’te idi. Ayrıca Mekke, Cidde, İsken*deriye, Lazkiye, Şam, Maraş, Amasya, Tokat, Ankara, Kütahya, Tire, Bergama, Mani*sa, Akhisar, Yenice, Üsküp, Gelibolu, İpsala, Usturumca, Avlonya, Diyarbakır, Konya, Bursa, Balıkesir, Urfa, Halep Belgrat, Bağdat, Edirne’de de güreş tekkelerinin bulunduğu bilinmektedir. Bu tekkelerde çalışmalar akıl durduracak kadar başarılı olmuş, bugün dahi eşine rastlanmayacak kadar teknik bilgiler öğretilmiştir. Bu teşkilat, Türk pehlivanlığının yıllarca üstün kıvamda kalmasına, bütün Dünya’ya ün salmasına yardım etmiştir. Bugünün en yüksek medeniyetini taşıyan uluslar bile bu teşkilata, bu disipline ve bu tekniğe sahip değillerdir. Bu tekkelerde sporcuların ve başkanlarının aylık ve yemek vakfiyelerinden başka, birer ikişer imareti vardı ki; bu imaretlerde isteyen halkın, gelen seyircilerin, geçen seyyahların (turistlerin) parasız, istedikleri gibi yeyip içtikleri anlatılmaktadır. Bütün bu vakfiyeler; zamanın beylerbeyleri, paşa*ları, vezirleri, ayanı ve hakanları tarafından yüz binlerce altın hibe edilerek ortaya çıka*rılmıştır. Menziller, türlerine göre isimlendirilmişlerdir. Sözgelimi “Pehlivan Tekkesi” (Güreş Kulübü), Okçular Tekkesi (Okçular Kulübü), Gürzcüler Tekkesi (Kale kapılarını ağır gürzler kaldırarak kıranlar) gibi.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Türk güreş tarihi ile ilgili bir açıklama yapmak gerekirse, bunu üç kısımda ele almada yarar vardır: I. Devir: 18. yüzyılın başına kadar gelen ve daha çok eski tarih kitaplarında kısaca bahsi geçen devre, II. 18. yüzyılın başından Koca Yusuf’a kadar (1830-1890) geçen ve daha çok söylentiler halinde bilinen devre. III. Devir; Koca Yusuf’tan bu yana belgelere dayanılarak bilinen devredir.

Türk güreşi genel olarak iki türlüdür. Birine “Karakucak” denir. Anadolu’da bu tür karşılaşmalar “Harman Güreşi” şeklinde de bilinmektedir. İsviçre’nin dağ köylerinde, Kuzey Amerika’nın bazı bölgelerinde “Karakucak” tabir ettiğimiz türde güreşler yapılmaktadır. İsviçre’nin dağ köylerine bu güreşi Attila ve Cengiz’in ordusundan ayrılan askerlerin taşıdığı sanılmaktadır. Bunlara ek olarak Fransa’da Brötonlar da serbest güreşleri bilmekte ve yapmaktadırlar. Avar Türklerinin yüksek dağlarda kalan kolları Avrupa’ya bu tür güreşi yaymıştır. Karakucak, başka bir deyişle “Serbest Güreş” Mançu’dan, Yakut Türklerinden, Moğolistan’dan, Doğu ve Batı Türkistan’dan, Kırım ve Kazak Türklerine varıncaya kadar bilinen bir spordur.

Karakucak Güreşleri

Tarihi güreşlerimizden olan karakucak güreşleri asırlardır hiç bir değişiklik yapılmadan özüne uygun yapılarak gelmiştir. Bazı araştırmacılara göre 10 asırdır yapılmaktadır.Karakucak güreşleri Çim zeminlerde, toprak alanlarda, harman yerlerinde yapılmaktadır. Diz kapağı altına kadar gelen PIRPIT denen bir giysi giyilerek yapılır. Ayaklar çıplaktır. Karakucak güreşi Türk’lerin öz ve milli güreşidir. Orta Asya’dan kaynaklanan bu güreşte günümüze kadar çok az küçük değişiklikler dışında aslına uygun olarak icra edilmektedir. Karakucak başka bir deyişle de serbest güreş Mancu’dan Yakut Türklerinden Moğolistan’dan Azerbaycan’dan Doğu ve Batı Türkistan’dan, Kazak ve Kırım Türk’lerine varıncaya kadar bilinen bir spordur. Oğuzlarda ve Eski Türk’lerdeki güreşin aynısı olan Karakucak güreş günümüzde daha çok yağlı güreşin olmadığı bölgelerimizde yapılmaktadır. Düğünler, Bayramlar, Festivaller, Kültürel şenliklerin en önemli organizasyonlarından birisidir. Karakucak güreşleri Davul zurna eşliğinde yapılır.

Karakucak güreşlerinde giyilen Kıspet ismi bazı yörelerde pırpıt diye adlandırılır. Bu tamamen yöresel isimlendirmeden kaynaklanmaktadır. Pırpıt genelde Kamyon branda çadır bezi, yelken bezinden yapılır. Kasnağa kesinlikle deri dikilmez. Ayrıca hiç bir bölgeye yağ sürülmesine müsaade edilmez. Karakucak Güreşleri 1925’lerden günümüze kadar Türk Güreşine gerçek manada büyük şampiyonlar kazandırmıştır.

Yağlı Güreş ve Kırkpınar

Türklerin çok sevilen “Yağlı Güreş” karşılaşmaları vardır. Bu tür güreşin temeli, dengedir. Pehlivanlar, İslami kurallara göre vücutlarını örten (göbeğin altından diz kapağının altına kadar) deriden yapılma “Kısbet” giyer, yağlanır, yenişinceye kadar güreşirler. Son yıllarda yağlı güreşe de bazı kurallar getirilmiş, zaman tahdidi konmuş ve puanlama girmiştir. Yağlı güreş kapışmaları sırasında davul-zuma savaş havaları çalmaktadır. Yağlıdaki mücadele müzikaldir. Hatay ve Kahramanmaraş çevrelerinde yapılan ve Judo’ya çok benzeyen “Aba güreşi” de Türklerin ayrıca kendilerine has güreş kapışmalarından biridir.

Türkiye’de çok yaygın olan ve sevilen Yağlı Güreşin, Rumeli denilen Trakya ve Balkanlardan yayıldığı bilinmektedir. Yunanlılar tarafından eski Olimpiyat Oyunlarında güreşçilerin zeytin yağıyla yağlanarak yaptıkları güreşin, buradaki Türkler tarafından benimsenerek yayıldığı da bilinmektedir. Yağlı güreş daha çok muvazene güreşidir. Arapların da bu güreşi yaptıkları söylenmekte ise de, bu hususta tarihi bir ize rastlanmamıştır. Yağlı güreşçilerin, pirlerini Hazreti Hamza olarak kabul etmelerinden başka Araplıkla bir ilgisi bulunmamaktadır. Rumeli Türkleri, eski Yunanlılara ait olan yağlı güreşi tamamıyla değiştirerek Türkleştirmişler ve Yunan ilahları için tertiplenen Olimpiyat Oyunlarının bu spor dalını, kendilerine has bir şekilde Müslümanlaştırmışlardır. Yağlı Güreşte tören çok önemlidir. Güreşe başlamadan önce pehlivanlar soyunup deri kısbetlerini giydikten sonra yağ kazanının başına gelmekte ve Kıble’ye dönerek üç ihlas bir fatiha okuyup pirleri Hazreti Hamza’ya dua ettikten sonra cazgır tarafından seyircilere tanıtılmaktadır.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Kırkpınar güreşleri, Türklerin Rumeli’ye ayak basmalarıyla başlamıştır. Orhan Gazi’nin büyük oğlu Süleyman Paşa (1316-1359) Rumeli Fatihi olarak anılan Osmanlı Başkomutanı idi ve Rumeli yakasına ilk ayak basan ve oralarda elde ettiği fetihlerle şanlanan bir askerdi ki; Kırkpınar’ın destanlara karışmış tarihinde Süleyman Paşa’dan söz etmemek imkansızdır. Rumeli’de ilk defa Süleyman Paşa’nın komutasındaki Türk askerleri güreşmişlerdir.

Kırkpınar Güreşleri’nde Edirne’nin fethi olan 1362 yılı esas alınmaktadır. 1349’larda Sırpların işgaline son vermek üzere Selanik’e doğru yol alan Türk askerleri, bir Hıdrellez günü Edime yakınlarındaki Ahir Köy’de konaklamışlardır. Pehlivanlık, Türklerde hem bir gelenek, hem de savaş hazırlıkları olduğundan, kırk yiğit, 1349 yılının Hıdrellezi’nde güreşe başlamışlardı. Güneş batarken kapışmalara son verilince, bu kırk yiğit de bulundukları yere düşerek son nefeslerini vermişlerdir. Şehit oldukları yere gömülmüşlerdir. Ertesi gün bir de bakmışlar ki, her yiğidin can verdiği yerde bir pınar fışkırmıştır. Bunun üzerine oraya (Kırkpınar) adı verilmiş ve her yıl Hıdrellez’de burada toplanarak güreşmek adeti yerleşmiştir. Kırkpınar’da yapılan güreşlerin ulviliği, burada son nefeslerini verinceye kadar güreşenlerin şehit düşerek unutulmazlar arasında yer almaları, dolayısıyla “Kırklar Pınarı” veya o yörede çok sayıda suyun akmakta olduğunu vurgulamak için aynı zamanda “Çeşme” anlamına gelen “Pınar” kelimesinin kullanılarak “Kırkpınar” olarak adlandırılmış olduğu söylen*mektedir. Her ne olursa olsun, Süleyman Paşa’nın komutasında Rumeli’ye ayak basan ilk Türkler arasında yer alan yiğitlerin, hiç bir şekilde anlaşmalı güreşe yanaş*madan, ölünceye kadar güçlerini denemeleri, birbirlerine denk bu yiğitlerin emsalsiz bir mücadeleden sonra son nefeslerini vermeleri, onları tarihe mal etmiştir.

Balkan Harbi’nden sonra Kırkpınar Osmanlı İmparatorluğu hudutları dışında kalması üzerine, bu güreşlere Edirne’nin Sarayiçi mevkiinde devam edilmiştir. Doksan üç Muharebesi adıyla anılan 1877 Rus harbinden sonra Ege Bölgesi’ne muhacir olarak gelen Rumeli Türkleri, yağlı güreşi Anadolu’ya getirmişlerdir.

Edirne’nin Osmanlı Türkleri tarafından 1362 yılında fethinden günümüze kadar 632 kez yapıldığı söylenen Kırkpınar Güreşleri’nde, başpehlivanlık kazananların tamamının isimleri, yapılan bütün araştırmalara rağmen tespit edilememiştir. Ancak II. Mahmut devrinden Balkan Harbine (1912) kadar isim yapan Başpehlivan olarak tespit edilebilenler; II Mahmut devrinde Yozgatlı Kel Hasan ve Sultan Abdülaziz döneminde Kavasoğlu İbrahim (ki 1867 yılında Sultan Abdülaziz’le birlikte Avrupa’ya gitmiştir). Akkoyunlu Kazıkçı Karabekir, Şamdancıbaşı Kara İbrahim (Kara İbo namı ile tanınmaktadır.) Sultan Il Abdülhamit devrinde Kel Aliço (27 sene üst üste Kırkpınar Başpehlivanı olarak kırılması güç bir rekorun sahibi olmuştur). Kara Süleyman (Sülo), Yörük Ali, Büyük Yaşar, Makarnacı Hüseyin, Koca Yusuf (Avrupa ve Amerika’da güreşler yapmıştır), Hergeleci İbrahim ile Adalı Halil ve Kurtdereli Mehmet pehlivanlar ki; bunlar da Avrupa’da güreşerek milletimizi alınlarının akıyla temsil etmişlerdir. Kara Mehmet, Çolak Molla Mümin, Kara Murat, Koca Rüstem, Geçkinli Yusuf, Kırkpınar’da Başpehlivan olmuşlardır.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Güreş Ve Pehlivan Sözcüğünün Tarihi Tasviri ve Açıklaması

Güreş

Kaşgarlı XI. Asır DLT’de “Çalış” ve “Çelme” kelimesinin karşılığı olarak “Güreş” (küreş) diye tanımlanmıştır. Aynı sayfada “çalışçı” kelimesi “Güreşçi” olarak açıklanmıştır. Bu büyük yazar eserinin bir başka yerinde “Kız ila küreşme kısrak ile yarışma” diye bir deyişle örnekleme yapmaktadır.

Aynı dönemlere (XI. Asır) tekabül eden ve temel eserlerden biri olan Kutadgu Bilig’de Yusuf Has Hacip; “Güreş” sözcüğünün karşılığı olarak “Küreşmek = Boğuşmak” olarak vurgulamaktadır.

Bu iki temel eserlerden yarım asır sonra (1127 – 1144) yazılmış olan ME.’de de El-Havarizmi güreşe “küreş” derken bu sporun bu isim altında Oğuz, Kıpçak ve diğer Karahanlı Türklerinin severek yaptıklarını vurgulamaktadır.

Günümüz Orta ve diğer Asya Türk toplumlarından Azeriler “gülaş”, Başkurtlar “köraş”; Kazaklar “küres”; Kırgızlar “küröş”; Özbekler “kuraş”; Tatarlar “köraş /küreş; Türkmenler “göreş”; Uygurların “küraş/küreş” dedikleri görülmektedir. Diğer Türk’lerden Gagouzlar “küreş”; Yakutlar, Sakalar, Tuvalar ve Hakaslar ise “küraş” demektedirler.

Yukarıda da görüleceği gibi güreş sözcüğü bütün Türk toplumlarında birbirine benzer ya da aynı şekilde telaffuz ediliyor. Bilindiği gibi Anadolu’da da güreş sözcüğü halk arasında “güleş” ya da “küleş” diye telaffuz edilmektedir. Görülen o ki, eski ve yeni bütün Türk toplumlarında bu sözcüğün kökeninin “kür” olduğudur.

“Kür” sözcüğü eski Türk yazıtlarında (Orhun ve Yenisey) da sık sık geçmektedir ve manası “güçlü”, “sarsılmaz”, “kuvvetli” anlamına gelmektedir. “Eş” ise eski ve yeni Türkçe’de ”arkadaş” anlamına gelmektedir. “Kür-eş-mek” ME:’de kendisine denk başka biriyle aynı mücadeleyi paylaşmak ve yarışmak anlamına gelmektedir. Sımakov, bu konuyu daha sade şekilde şöyle yorumlar. “Türkler de 7. ve 8. Asırlarda güçlü kuvvetli kişilerin karşılıklı eşleşerek at üzerinde ve yerde saatlerce küreş yaparlardı” demektedir.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Her toplumun kültür hayatında farklı boyutlarda görülen güreş sporu, Türk spor geleneğinde çok zengin bir yere sahiptir. Buna rağmen eski Türk toplumları daha ziyade göçebe hayatı yaşadıklarından, konuyla ilgili MÖ. Somut belgelere ulaşmak oldukça zordur. Belli bir coğrafyada değil üç kıtaya yayılmış olan Türkler hakkında tarihi vesikalar daha ziyade yabancı müelliflerden faydalanılarak aydınlatılmaya çalışılmaktadır.

Güreş ve türleriyle ilgili ilk vesikalar da, Çin kaynaklarından tasvir edilebilmektedir. Hanname, Can Çiyan Teskeresi’nde Türkistan’ın güreşini açıklamakta olup, “güreş” kelimesini “jiao Çu” şeklinde iki karakter ile ifade etmektedir. Aynı eser güreşlerin yapıldığı esnada güreşçilerin başlarında ve üzerlerinde giysilerin olduğunu ve halk arasında sevilerek yapıldığını vurgulamaktadır.

M.Ö. Türk güreşleriyle ilgili ilk belgeler yeni Çin kaynaklarında ve vesikalarında görülmektedir. 1983 yılında Barçuk (Maralbaşı)’un Cona Tim harabelerinde; Çin Fen Bilimleri Akademisi, Arkeoloji Araştırmaları Bölümü’nün 1955 – 1957 yıllarında Şien (Congen) şehri civarındaki Şonglinten isimli bölgede Han sülalesi dönemine ait 140 numaralı özel bir mezarda bulunan kap ve heykellerde Türk güreşlerinin ilk figürleri tasvir edilmektedir.

İlk Türk güreşlerini, ilk Batı medeniyeti güreşlerinden ayıran birçok özellik bulunmaktadır. Bunlardan birisi Türkler de namahrem yerlerinin her zaman giyimli ve kapalı olmasına rağmen Batılıların çırılçıplak güreştikleri net olarak görülmektedir. Diğer bir ayırıcı özellik ise geleneksel tarzda yapılan Türk güreşlerinin hepsinde müzik bulunmaktadır. Diğer toplumlarda bu gelenek sadece İranlılarda vardır ki bu da bunlara IX. Asırlarda Türklerden geçmiş olduğu bildirilir.

Ancak şu ana kadar tespit edilen belge ve bulguların hiç birisi, Türk güreş geleneğinin zengin boyutlarını yansıtmamaktadır. Çünkü güreş, atlı (binicilik) sporlarından sonra Türk’lerin sosyal yapı ve yaşayışlarının her safhasında görülebilen diğer bir spordur.

Pehlivan

Bu sözcüğün aslı Farsça olup “Pehlevan”dır. Pehlivan “güreşçi, yiğit ve bahadır” anlamına gelmektedir. “Pehlevan – ane” (Pehlivanlıkla = pehlivancasına = yiğitlikle =yiğitçesine) “Pehlivani” (pehlivanlık = güreşme = yiğitlik) ile ifade edilmektedir. XI (11). Asrın sonlarına kadar Türk dilinde olmayan pehlivan sözcüğü, İranlılarla savaş ve barış anındaki münasebetlerle Türklere geçmiştir. Önceleri sadece sıfat olarak kullanılan bu sözcük, sonradan özel isim olarak da kullanıldığı olmuştur.

Aslında mitolojiden genellikle uzak, sosyal yapı ve yaşayışı yansıtan Türk destanlarındaki “Alp” tipi, İran destanlarında “Pehlevan” olarak geçmektedir. Diğer yabancı destanlarda olduğu gibi İran destanlarının da mitolojik yönü çok ağır basmaktadır. Buna rağmen “Şahname”’de Turanlılardan (Türklerden) Peşeng, Efransiyab ve Ercasb hem hükümdar hem de pehlivan olarak sıkça geçer. Yine Şahname’de adı İranlıların efsane güreşçisi Rüstem’inki kadar çok geçen Turanlı (Türk) güreşçi Efransiyab; güçlü-kuvvetli ve kolay yenilmeyen bir yiğittir. İranlılara göre düşman pehlivanlarının en ünlüsü Efransiyab’tır. Diğer düşman saydıkları Arap, Rum vb… kavimlerin pehlivanları, İranlılara göre çok kolay yenilenleridir ve bunları fazlaca ciddiye almazlar.

Türk destanlarında ve gerçek hayatta eskiden ve günümüz Orta Asya Türk toplumlarında güreşte galip gelene “Baatır” (Bahtiyar – Kahraman) denir ve o gözle bakılırdı. Türk destanlarında pehlivan sözcüğü “alp” sıfatıyla geçmemektedir. Fakat, savaşlarda güreş (küreş) geçmektedir. Örneğin, iki düşman ordusu karşılaştığı zaman çoğunlukla iki tarafın alp’i veya savaşçısı güreşir, kim yenerse zafer o tarafın sayılır. Manas’ta Türk güreşçici Koşay Han’ın Çinli Coloy Han’la güreşip yenmesi gibi.

XII. Asırdan itibaren özellikle Selçuklularda pehlivan hem isim hem de sıfat olarak geçmeye başlar. Bunda önemli sebep de Tuğrul beyin resmi dil olarak Farsça’yı kabullenmesi de gösterilebilir. Selçuklu emiri Şemsettin İldeniz’in oğlunun adı “Nusret üd din Muhammed Pehlivan” idi. Konya Selçukluları döneminde şimdiki Niğde ilinin adı “Dar ül Pehlivaniye” olarak geçmektedir.

Daha sonraları Şecere-i Terakime/Türk’lerin Soy Kütüğü ve diğer eserlerde pehlivan adı ve sıfatının geçtiği görülebilmektedir.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

Bilindiği gibi bugün Türkiye’de pehlivan sözcüğü güreşçi manasına gelmektedir. Hatta güreşçiler arasında “sen güreşçi olabilirsin ama pehlivan olamazsın” esprisi yaygındır. Bunu demekle pehlivanlığın çok iyi bir güreşçilik gerektirdiği ya da daha iyi meziyetlere sahip olunduğu vurgulanmaktadır.

Bugün Azerilerin “pahlavan”, Kazakların “baluvan” Kırgızların “balban”, Uygurların “palvan” dedikleri ve güreşçiyi, hatta iyi güreşçiyi kastettikleri anlaşılmaktadır. Aynı terimi güreşçi için kullandıkları gibi güreş içinde kullanmaktadırlar.

Orta Asya Türk halklarının ata sözleri ve deyimlerinde pehlivan sözcüğü sık sık geçmektedir. Örneğin, Kazaklar “palvağa on tersi birdey” (Pehlivana ters-doğru birdir); “Balvandıgtı al al biledi, mırzalıgtı mal biledi” (Pehlivanlık güçtendir, efendilik maldandır) vb artırılabilir. Türkmenler de buna benzer sözler sarf ederler. “Gaharını yuvdan-, palvan” (Kahrını gizleyen pehlivandır) vb. söylemektedirler.

güreş terimleri, türkiye güreş federasyonu tarihçesi, türk güreş tarihi, serbest güreş, grekoromen güreş, şampiyon güreşçiler, ilk güreşçilerimiz, karakucak güreş tarihi, yağlı güreş tarihi, kırkpınar

TÜRKİYE BASKETBOL TARİHİ

ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, türkiyede basketbol, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,
ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, hidayet türkoğlu, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,
Resmi kayıtlara göre ülkemizde basketbol ilk kez 1904 yılında, İstanbul’da, Robert Kolej Spor Salonu’nda (Dodge Gymnasium) oynanmıştır. Ülkemizdeki temelleri ABD’li bir beden eğitimi öğretmeni öncülüğünde Robert Kolej çatısı altında atılan bu sporun tanınması ve yayılması ise sonraki yıllarda Galatasaray Lisesi beden eğitimi öğretmeni Ahmet Robenson’un çabalarıyla gerçekleşmiştir.

ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, hidayet türkoğlu, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,

Türk sporcuların ilk basketbol maçı yapma teşebbüsü de yine Ahmet Robenson’un 1911 yılında Galatasaray Lisesi öğrencilerini örgütlemesiyle gerçekleşmiş, ancak meydana gelen sakatlıkların çokluğu nedeniyle bu girişim yarıda kalmıştır.

1913 yılında Fenerbahçe Spor Kulübü’nün basketbol branşında faaliyet gösterdiğine dair bazı kayıtlar bulunmaktadır. Yine Sarı-Lacivertli kulübün çatısı altında 1919 yılında Amerikalı bir öğretmen nezaretinde yapılan çalışmalar, ilk ciddi teşebbüs olarak kabul edilebilir. 1920 yılında Genç Hıristiyanlar Birliği (YMCA) teşkilatının Türkiye’de temsilcilik açması ile basketbol sporu daha bilinçli yapılmaya ve daha geniş kitlelere ulaşmaya başlarken, bunun sonucunda da ülkemizdeki ilk ciddi basketbol karşılaşması 4 Nisan 1921 tarihinde Cağaloğlu Öğretmen Okulu bahçesinde Amerikalılar ile Türkler arasında oynanmıştır. Bu tarihi maç, az bir farkla “18-14” Amerika takımı lehine sonuçlanmıştır.

ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, hidayet türkoğlu, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,

1920’li yılların ilk yarısında ülkemizdeki ilk basketbol sahaları; Bebek, Üsküdar, Balmumcu ve Beykoz’da açılmış, bu dönemde İstanbul Lisesi, Mühendis Fakültesi, Galatasaray, Kabataş ve Vefa Liselerinde de basketbol oynayanların sayısı hızla artmıştır.

1923 yılında, ilk spor teşkilatımız olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kurulmasıyla spor karşılaşmalarında resmi organizasyonlar başlamıştır. Ancak, basketbol sporunun tam olarak tanınmıyor ve dolayısıyla da bu kuruluşun öncelikli branşları arasında yer almıyor olması nedeniyle, ilk yıllarda düzenli lig faaliyetleri organize edilmemiştir.

Takip eden dönemde; Kurtuluş, Beyoğluspor, Barkhoba, Maccabi, Protkeba, İtalyan Kartal ve Galatasaray basketbol dalında ilk ve ciddi faaliyet gösteren kulüpler olmuşlardır.
ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, hidayet türkoğlu, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,

1925’te İstanbul Basketbol Mıntıkası kurulurken, 1927’de ise İstanbul Basketbol Şampiyonası organize edilmeye başlanmıştır. İlk yıllarda İstanbul basketbolunda azınlık takımları etkin olmuş, 1933 yılında Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe, İstanbulspor ve Hilal takımlarının dâhil olduğu alternatif bir lig kurulmuştur. 1933 yılında Türk Spor Kurumu’nun yönetimi ele alması ile birlikte resmi organizasyonlar ülke geneline yayılmaya başlamıştır. 1934-1936 yılları arasında Galatasaray, üç sezon üst üste İstanbul şampiyonluğuna ulaşmıştır.

ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, hidayet türkoğlu, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,

TBF’NİN KURULUŞU

Basketbol Federasyonu’nun resmi faaliyetleri 1934 yılında kurulan Spor Oyunları Federasyonu bünyesinde başlamıştır. İlk federasyon başkanı Prof. Süreyya Genca olmuştur. Uzun bir süre voleybol ve hentbol branşları ile aynı çatı altında yönetilen basketbol, faaliyetlerin artması ve popüler bir hal alması nedeniyle 1 Mart 1959 yılında kurulan Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) ile müstakil bir yönetime kavuşmuştur. Kurumun ilk başkanlık görevini ise, Türk sporunun duayen isimlerinden olan ve TBF’nin kuruluş çalışmalarında önemli bir rol oynayan merhum Turgut Atakol üstlenmiştir.

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun başkanları 33 yıl boyunca atama yolu ile göreve gelmişlerdir. İlk kez 1992 yılında merhum Osman Solakoğlu’nun istifası ile boşalan başkanlık görevi için zamanın Spordan Sorumlu Devlet Bakanı tarafından yarı resmi bir seçim yapılmış ve Federasyon başkanı kulüplerin oyları ile seçilmiştir. Özerklik konusuna ciddi şekilde eğilen 59. Hükümet döneminde ise 15 Mayıs 2004 Cumartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanan karar ile ilk adım atılmıştır. Basketbol Federasyonu 5 Ocak 2005 tarihinde Ankara’ da ilk genel kurulunu yaparak özerk yapıya kavuşmuştur. Özerk Basketbol Federasyonu’nun ilk başkanı olarak Turgay Demirel seçilmiştir. Harun Erdenay, 27 Mayıs 2015 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen 8. Olağanüstü Genel Kurulunda seçimi kazanarak Federasyon Başkanı seçilmiştir.

ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, hidayet türkoğlu, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,

Hidayet Türkoğlu, 26 Ekim 2016 tarihinde Ankara'da yapılan Olağan Genel Kurulu'nda 5 sandıkta kullanılan 143 oydan geçerli olan 113'ünü alarak, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı seçildi.

ilk basketbol kulübü türkiye, tbf tarihi, türkiye basketbol federasyonu tarihi, türkiye basketbol tarihi, türkiyede basketbol, galatasaray, galatasaray lisesi, türkiyede basketbol tarihçesi,

TÜRKİYE'DE FUTBOL TARİHİ

futbol, ilk futbol takımı türkiye, tff tarihi, türk futbol tarihçesi, türk futbol tarihi, türkiye futbol tarihi, türkiyede futbol ne zaman başladı, türkiyede ilk kurulan kulüp,

TÜRKİYE'DE FUTBOL

Ülkemizde futbolun ilk olarak 19. yüzyılın son çeyreğinde oynanmaya başladığı bilinmektedir. Osmanlı döneminde Selanik'te yakılan ilk ateş, zamanla Bornova çayırlarına kadar yayılmıştır.

İlk futbol kulübü ise yine İzmir'de İngilizler tarafından kurulmuştur. Daha sonra ise İstanbul'a bulaşan bu güzel salgın, Kadıköy ve Moda çayırlarını etkisine almasıyla beraber neredeyse tüm kentin ilgisini çekmeyi başarmıştır.

futbol, ilk futbol takımı türkiye, türkiyede ilk kurulan kulüp, tff tarihi, türkiye futbol tarihi, türk futbol tarihi, türk futbol tarihçesi, türkiyede futbol ne zaman başladı,

1897 yılında İzmir'den gelen karmanın İstanbul karmasıyla karşılaşması, Türk topraklarındaki ilk futbol maçı olarak tarihe not düşülmüştür.

İlk Türk futbol takımı ise Fuad Hüsnü Bey ile Reşat Danyal Bey tarafından devrin hafiyelerinden kaçabilmek adına İngilizce isimle kurulan 'Black Stocking' olmuştur. Bu takımın Rumlarla Papazın çayırında 1901'de oynadığı maç ise bir Türk takımının ilk futbol maçı olarak kayıtlara geçmiştir.

Genelde İstanbul'da yaşayan İngilizlerin başı çektiği, ayrıca Rumların da katılımıyla genişleyen futbol sevgisi, arka arkaya futbol kulüplerinin kurulması sonucunu doğurmuştur.

futbol, ilk futbol takımı türkiye, tff tarihi, türk futbol tarihçesi, türk futbol tarihi, türkiye futbol tarihi, türkiyede futbol ne zaman başladı, türkiyede ilk kurulan kulüp,

İngilizlerin ve Rumların ortaklaşa kurduğu Kadıköy Futbol Kulübü bu anlamda İstanbul'un ilk kulübüdür. Fakat çıkan anlaşmazlıklar neticesinde İngilizler Moda Futbol Kulübü'nü kurmuş, ardından Kadıköylü Rumlar, Elpis ve Imogene kulüplerini kurarak İngilizleri takip etmiştir. Bunun ardından aynı takımların katılımıyla 1903 yılında İstanbul Futbol Ligi kurulmuştur. İstanbul'da bir futbol liginin kurulması, bu coğrafyada futbolun daha da yaygınlaşacağının ilk işareti olmuştur. Türk gençlerinin de bu yeni kurulan takımlara olan ilgisi, zamanla 'Biz niye bir futbol takımı kurmuyoruz'' fikrine dönüşünce ilk resmi futbol takımımız da ortaya çıkmıştır. 1905'te Mekteb-i Sultani'nin 10. sınıf öğrencileri, arkadaşları Ali Sami Yen'in önderliğinde Galatasaray'ı kurmuştur. Galatasaray, 1905-1906 sezonunda İstanbul Ligi'ne katılmış, 1907-1908'de ise kazandığı ilk şampiyonlukla Türk futbol tarihi için bambaşka bir başlangıcı müjdelemiştir. Ardından Fenerbahçe ve Beşiktaş onları takip edince Türk futbolu yeni bir boyuta doğru ilerlemeye başlamıştır.

futbol, ilk futbol takımı türkiye, tff tarihi, türk futbol tarihçesi, türk futbol tarihi, türkiye futbol tarihi, türkiyede futbol ne zaman başladı, türkiyede ilk kurulan kulüp,

Türkiye'de futbolun tam olarak yeşermeye başladığı periyot 1908-1923 yılları arasıdır.

II. Meşrutiyet sonrası esen özgürlük havasında yeni takımlar kurulmuş, bu arada Türk takımları da varlıklarını ciddi bir şekilde teyit ettirmiştir. İstanbul'un ardından İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa, Adana ve Trabzon şehirlerinde futbol büyük bir hızla yayılmaya başlamıştır. Pazar Ligi, Cuma Ligi, İstanbul Türk İdman Birliği Ligi ve İstanbul Şampiyonluğu Ligi bu dönemin önemli organizasyonları olmuştur. Daha sonrasında yaşanan savaşlarla beraber futbol, yaklaşık 11 yıllık bir sekteye uğramıştır.

futbol, ilk futbol takımı türkiye, tff tarihi, türk futbol tarihçesi, türk futbol tarihi, türkiye futbol tarihi, türkiyede futbol ne zaman başladı, türkiyede ilk kurulan kulüp,

Erken Cumhuriyet dönemi, Türkiye'de başka birçok alanda oldu gibi futbolda da ilk önemli hamlelerin atıldığı bir dönüşüm süreci olmuştur. Kazanılan zaferin getirdiği rüzgârla yeni bir ulusun temelleri atılırken, modernleşme ve dünyanın ileri medeniyetleri seviyesine erişme emeli bu yeni ulusun ilk hedefidir. Bilim, sanat ve spor olmak üzere her alanda yeni bir yapılanma ve oluşum söz konusudur.

futbol, ilk futbol takımı türkiye, türkiyede ilk kurulan kulüp, tff tarihi, türkiye futbol tarihi, türk futbol tarihi, türk futbol tarihçesi, türkiyede futbol ne zaman başladı, 

TÜRKİYE'NİN EN İYİ 10 KADIN VOLEYBOLCUSU

TÜRKİYE DE GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ 10 KADIN VOLEYBOLCU
Christiane Fürst, en iyi kadın voleybolcular, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Nadia Centoni, Naz Aydemir, neslihan demir, Sheilla Castro, türkiye en iyi on voleybolcu, 
Türkiye de voleybol denince akla elbet birçok isim geliyor. Bu isimlerden akıllarda kalan öyle oyuncular var ki bugün bile hala akıllara geldiğinde insanlarda ”ne voleybolcuydu” dedirtiyor. Bizlerde sizler için gelmiş geçmiş en iyi 10 kadın voleybolcuyu araştırdık.

en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

1-    Neslihan Demir

1983 Eskişehir doğumlu voleybolcu. Türk sporunun yetiştirdiği en önemli isimler arasında yer alıyor. Ülkemizi Avrupa da temsil etmiş ve sayısız kupa aynı zamanda başarı kazanmıştır.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

2-    Kim Yeon-Koung

1988 Güney Kore doğumlu olan voleybolcu. 2009-2011 yılları arasında Japonya voleybol takımlarından JT Marvelous takımında forma giydi. Bu dönem içerisinde 1 kez MVP olurken, 1 kez Japonya ligi skorer oyuncusu ödülünü kazandı. 2011 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldu.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

3-Maja Poljak

1983 Split doğumlu Hırvat voleybolcu. 2005 Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde “en iyi blokör” seçildi. 2011 sezonunda Avrupa Şampiyonluğu kazandı. Sezonun ardından Eczacıbaşı Spor kulübüne transfer olan sporcu 2015 yılında Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda en iyi blokör seçilmiştir.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

4- Christiane Fürst

1985 Dresden doğumlu alman voleybolcu. 2008 yılında Avrupa Konfederasyon Kupası şampiyonluğu sevinci yaşadı. Dünya Şampiyonası’nda ve 2009 Avrupa Şampiyonası’nda en iyi blok ödülünün sahibi oldu. 1 Haziran 2010 tarihinde Fenerbahçe Acıbadem ile 1 yıllık sözleşme imzalayarak Türkiye’ye transfer oldu. Şu an Eczacıbaşı Spor kulübünde görev yapmakta olan başarılı voleybolcu sayısız ödül ve sayısız başarıya sahip.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

5- Naz Aydemir

1990 İstanbul doğumlu voleybolcu. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi genç voleybolcuları arasında yer alan ve ülkemizin yetiştirdiği önemli sporculardan.  Naz Aydemir, 2011 yılı itibariyle Red Bull’un Türkiye’de sponsor olduğu 7 sporcudandır. Naz Aydemir.  Montrö Masters Volley turnuvasında en iyi pasör seçilmiştir. Fenerbahçe ve Vakıfbank Güneş sigorta takımlarının formalarını giyen Aydemir, 2 kez FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası şampiyonluk sevinci yaşamıştır. 4 kez ise Türkiye Bayanlar Voleybol Ligi şampiyonluğu yaşamıştır
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

6- Sheilla Castro

1983 yılında Belo Horizonte de dünyaya gelen Brezilyalı voleybolcudur.  2004 yılında Scavolini Pesaro’ya transfer oldu. 2002 yılında milli takımda oynamaya başlayarak ciddi başarılar elde etmiştir. 2005 yılında World Grand Champions Cup, 2006 yılında World Grand Prix, 2008 yılında World Grand Prix şampiyonluğu yaşadı. 2008 yılında Pekin Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazandı. Ayrıca 2005 yılında World Grand Champions Cup’ta en skorer ve en değerli oyuncu, seçilmiştir.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

7- Güldeniz Önal Paşaoğlu

1986 İzmir doğumlu voleybolcu, VakıfBank Güneş Sigorta’ya transfer olmasının ardından kariyeri parladı. 2012-2013 sezonunda VakıfBank formasıyla Türkiye Bayanlar Voleybol Ligi, Türkiye Kupası, Süper Kupa, Şampiyonlar Ligi ve FIVB Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda şampiyonluklar yaşadı.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

8- Nadia Centoni

1981 Barga/Lucca doğumlu İtalyan voleybolcu.  RC Cannes formasıyla mücadele ettiği 2010 yılında Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde en iyi smaçör seçildi. 2014-2015 sezonu yaz transfer döneminde Galatasaray Daikin’e transfer olmuştur. Toplamda Avrupa kupalarında 3 gümüş madalya elde etmiş ve Avrupa da 1 kez yılın sporcusu seçilmiştir.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

9-Natalia Hanikoğlu

1975 Moskova doğumlu Rus asıllı voleybolcu. 1997’de Kocaelispor’a transfer olarak ilk kez bir Türk takımına transfer oldu. 1998 yılında Türk vatandaşı oldu. 2000 yılında Eczacıbaşı’na transfer oldu. Kariyerinde oldukça başarı ve şampiyonluğa sahip olan Hanikoğlu, en verimli dönemini 2003-2009 yılları arasında göstermiştir.
*
en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

10-Gabriela Koeva

1989 doğumlu Bulgar voleybolcu. 2007 yılında bir Bulgar takımı VC CSKA Sofya’ya transfer oldu.  2009-2010 sezonu öncesinde İsviçreli Voléro Zürich takımıyla anlaşmaya vardı. Burada 6 şampiyonluk yaşadı. 2011-2012 sezonunda İtalya’ya transfer oldu.2012-13 sezonunda Türkiye Bayanlar Voleybol Ligi takımlarından Beşiktaş Bayan Voleybol Takımı’na transfer oldu.  Beşiktaş formasıyla 2013-2014 sezonunda Avrupa Bayanlar CEV Challenge Kupası’nda ikincilik yaşadı.

en iyi kadın voleybolcular, türkiye en iyi on voleybolcu, neslihan demir, Kim Yeon-Koung, Maja Poljak, Christiane Fürst, Naz Aydemir, Sheilla Castro, Güldeniz Önal Paşaoğlu, Nadia Centoni

SPOR-SAĞLIK İLİŞKİSİ

spor sağlık ilişkisi, sporun sağlığımıza faydaları, sağlıklı yaşamın sporla ilişkisi, sporun cinselliğe faydası, egzersizin vucut dayanıklılığına katkısı, aerobik faydaları,

SAĞLIKLI YAŞAMIN SPORLA İLİŞKİSİ

Günümüzde pek çok kişi egzersiz yaparak fiziksel uygunluklarını sağlama, formunu koruma arayışı içindedir. Daha nitelikli bir yaşam seçimi; kişilerin daha iyi beslenme alışkanlıklarına sahip olması ve düzenli egzersizler yapmalarıyla sağlanır. Fiziksel uygunluğu sağlamak için yarışma sporcusu olmak gerekmez. Bu nedenle kendiniz için uygun olan sporu seçerek onu düzenli bir şekilde sürdürebilirsiniz. Sporda artık yarışma amacının dışında, sağlığı koruma düşüncesi de yer almakta ve insanlar bu düşünceyle spor yapmaya davet edilmektedir. Bu davet özellikle gelişmiş ülkelerde yerini bulmakta ve geniş insan kitleleri çok değişik sportif etkinliklerde bulunmaktadır. Yaşam boyu spor sağlıklı yaşam için spor, aerobik jogging, step v.b. gibi sloganlarla spor yapan insanların sayısının arttırılmasına çalışılmaktadır.

Sağlığı korumak için ya da bazı durumlarda sağlığı yeniden kazanmak için spor yapmak bir “moda” değildir, kent yaşamının insanları içine soktuğu hareketsizliğin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmanın tek yoludur.

aerobik faydaları, egzersizin vucut dayanıklılığına katkısı, sağlıklı yaşamın sporla ilişkisi, spor sağlık ilişkisi, sporun cinselliğe faydası, sporun sağlığımıza faydaları,

İnsan bedeninin hareketsizlik içinde gücünü büyük oranda yitireceği bilimsel bir gerçektir. Ayrıca bedensel hareketliliğin, insanı güçlendirdiği kadar, sağlığını korumasına, dolayısıyla güzelleşmesine, hem mutlu hem de uzun yaşamasına yardımcı olduğu da biliniyor.

Hareketsizliğin yarattığı bedensel güçsüzlüğün çeşitli hastalıklara karşı direnci azalttığı, özellikle kalp ile damar hastalıklarının gelişmiş ülkelerde çok yaygınlaştığı bilinmektedir.

Yıllarca sporun faydaları ile ilgili gerek tıp otoriteleri gerekse ünlü spor ve bilim adamları tarafından yapılan araştırmalarda, sporun şu faydaları sağladığı tespit edilmiştir:

aerobik faydaları, egzersizin vucut dayanıklılığına katkısı, sağlıklı yaşamın sporla ilişkisi, spor sağlık ilişkisi, sporun cinselliğe faydası, sporun sağlığımıza faydaları,

1. Kasları mükemmel derecede çalıştırır, kuvvetlendirir, geliştirir ve estetik kazandırır.
2. Her yaşta, her yerde, zaman ve mekan farkı olmadan, istenen bir zamanda yapılabilir.
3. Hareketsizliği önler ve vücut yağını yakar.
4. Kan dolaşımını düzenleyerek, kalbin daha sağlıklı çalışmasını sağlar.
5. Göğüs kafesinin genişlemesini sağlayarak, daha iyi bir solunum kapasitesi kazandırır.
6. Vücut hakimiyeti, denge ve konsantrasyonu arttırır.
7. Kötü alışkanlıklardan korur ve bırakılmasını sağlar.
8. Gelişme çağında boy uzamasına, ileri yaşlarda kas erimesini ve eklem rahatsızlıklarını önlemeye yardımcı olur.
9. Hanımların genel estetik ve atletik yapı avantajları elde etmelerine yardımcı olurken, selülit ve kilo verme problemlerini de giderir.                                                                                                   
10. Duruş bozukluklarını giderme veya herhangi bir kaza sonrası rehabilitasyon için ideal bir yoldur,

Sporun, bilimsel yapıldığı takdirde, şu hastalıkları önlediği de tıp otoriteleri tarafından tespit ve kabul edilmiştir:

1. Osteoporoz – Kemik erimesi
2. Artirit – Eklem iltihabı
3. Stres – Ruhi ve zihinsel rahatsızlıklar
4. Dolaşım rahatsızlıkları
5. Kalp rahatsızlıkları
6. Organ ve kas zayıflığı
7. Kısmi iktidarsızlık
8. Organ zayıflığı
9. Postür (duruş) bozuklukları
10. Kanser ve şeker hastalıkları

aerobik faydaları, egzersizin vucut dayanıklılığına katkısı, sağlıklı yaşamın sporla ilişkisi, spor sağlık ilişkisi, sporun cinselliğe faydası, sporun sağlığımıza faydaları,

Sporun Cinselliğe etkisi:

1. Sporla kişinin kazandığı kendine güven duygusu, estetik çekicilik ve vücut fonksiyonlarının düzeldiği hissi.
2. Dolaşım, hormon ve kas sistemindeki faydalı gelişme.
3. Dengeli beslenme ile iyi ve faydalı beslenme kültürünün sağlanması ve vücuttaki besin dengesinin etkileyici ve güçlendirici faktörü.

4. Çalışmalardan sonra sinirlilik ve gerginliğin ortadan kalkması ve vücutta salgılanan endorfin hormonu (mutluluk hormonu) seviyesinin artarak devreye girmesi.
5. Bilim adamlarınca yapılan klinik deneylerde, haftada üç gün normal dozda yapılan sporun erkeklerde testosteron hormonu, kadınlarda da östrojen hormonu üretimini arttırması.
6. Tüm bu faktörlerin bir araya gelmesi ile birlikte, egzersizlerin vücutta yarattığı sıcaklık hissinin cinsel duygular üzerinde olumlu etki sağlaması.
7. Ayrıca düzenli egzersizlerin şeker hastalığını önlemesi de bu konuda önemli bir husustur.

Bütün uygar ülkelerin aşağı yukarı hepsinde, özellikle koroner damar hastalıklarından korunmak, aşırı şişmanlık, nedensiz yorgunluk, yüksek tansiyon gibi rahatsız edici durumlara düşmemek için, milyonlarca insan dengeli beslenme ve yaşam boyu spor yapma alışkanlığını kazanmaya çalışıyor.

21’inci Yüzyıl; Dayanıklı İnsanların Çağı

Çok az insan olağanüstü bir dayanıklılığa sahiptir. Fakat bunlar diğerleri için çok önemli bir örnek teşkil eder. Dayanıklılık, 21. yüzyılın başarılı liderlerinin, ayırt edici niteliği ve en önemli ön gereksinmesi olup, onları diğerlerinden farklı kılar.

Dayanıklılık hem fiziksel bir kapasite, hem de bir davranış şeklidir. Bir insanın; uyum sağlama, hızlı değişimlere ayak uydurma, hayatın normal streslerine alışma ve yoğun programlara, yorucu seyahatler ve anlaşmazlıklar gibi akut stres arttırıcılarına meydan okuma kabiliyetlerinin göstergesidir. Dayanıklılık biyolojik bir prensibin sonucudur.

“Fiziksel ve zihinsel gayret gerektiren faaliyetler, özellikle formu korumak ve geliştirmek için yapılıyorsa, buna egzersiz denir”. Kondisyonu iyi olan bir kişinin dayanma gücü daha fazladır. Buna ek olarak insan, egzersizi işin stresli etkileriyle başa çıkmak için bir araç olarak da kullanabilir.


Egzersiz İle Dayanıklılığın Bağlantısı

Egzersiz eskiden beri; yoğun işlerin gerektirdiği dayanıklılığı arttıran, yorgunluğu önleyen en etkin yol olarak kabul edilmektedir. Yaşlanma üzerine yapılan çalışmalar, egzersizin; vücudumuzun yaşlanmayla birlikte fazlalaşan değişim hızını azaltan ve üst düzey liderler olarak ihtiyaç duyduğumuz dayanıklılığın eksilmesini engelleyen, en güçlü silah olduğunu kanıtlamıştır.

Aerobik kapasite; 

a) Kanın akciğerde temizlenebilmesi için bol miktarda hava solunması,
b) Kalbinizin kuvvetli hareketiyle yüksek hacimli kanın iletimi,
c) Kan dolaşımı ile oksijenin tüm vücudumuza etkin bir şekilde dağılımı,
d) Kaslara hareket kabiliyeti veren yağ ve karbonhidratların yanması için oksijenden yararlanma kapasitelerini ifade eder.

Aerobik kapasite, ihtiyaç arttığı zaman, iş yapabilme kabiliyetidir, fonksiyonel kapasiteyi belirler ve sağlıklı olmanın anahtarıdır. Fiziksel yönden sağlıklı bir kişinin, günlük hayattaki fiziksel mücadelelerdeki dayanıklılığı daha fazladır. Oysa kuvveti az olan bir kimse, çabuk yorulacağından faaliyetlerine daha çabuk son vermek mecburiyetinde kalacaktır.

Yetişkinlerin 30 yaşından sonra, aerobik kapasitelerinin bir kısmı düşmeye başlar, iki cinsin de 65 yaşından sonraki aerobik kapasitesi, genç erişkinlerin kapasitesinden %30 veya 40 daha azdır. Bununla beraber fiziksel bulgular, egzersiz alışkanlıklarını muhafaza eden yetişkinlerin, antrenmanların yoğunluğuna ve düzenine bağlı olarak, aerobik kapasitelerinin ve dayanıklılıklarının daha fazla bir bölümünü muhafaza ettiklerini ortaya koymuştur.

Başka bir deyişle, aktif olmayan 65 yaşındaki bir insan, düzenli olarak egzersiz yaparak 20 yıl önceki (45 yaşındaki) kalp ve solunum formunu kazanabilir.

Ne yazık ki “önceki performans, gelecekteki performansımızı garanti edemez”. Bir zamanlar çok aktif olan atletler bile bu gerçekle karşı karşıyadırlar: Aktif yaşam tarzları muhafaza edilmedikçe, önceki performanslarının, mevcut form ve dayanıklılık seviyelerine etkileri yoktur. Gençken çok atletik ve aktifseniz ve orta yaşlarda egzersizi tamamen keserseniz, aerobik kapasitenizin azalması, hayatı boyunca oturarak vakit geçirenlerinkinden daha fazla olacaktır.

Egzersiz Yaparken Ne Kadar Enerji Harcıyoruz?

Yaktığınız kalori miktarı; kilonuza, uyguladığınız aktiviteye ve egzersizlerin şiddetine göre değişir. Her aktivite farklı zorluk düzeylerinde uygulanabilir. Daha yüksek tempo ile çalışırsanız, sizin kadar yoğun çalışmayan birisine nazaran daha fazla enerji harcayıp, daha çok kalori yakmış olursunuz.

spor nedir, spor sağlık ilişkisi, sporun sağlığımıza faydaları, sağlıklı yaşamın sporla ilişkisi, sporun cinselliğe faydası, egzersizin vucut dayanıklılığına katkısı, aerobik faydaları,  


TENİS TÜRKİYE TARİHÇESİ

davis kupası, ilk şampiyon kim, ne zaman türkiyeye geldi, tenis türkiye tarihçesi, boğaziçi tenis turnuvası, türkiye tenis federasyonu, tenis

Tenis sporun Türkiye'ye ne zaman ve kim vasıtası ile ülkemize girdiği tam olarak bilinmemekle birlikte, ülkemizde görev yapan Avrupalı elçilik görevlilerince ülkemize geldiği ve sonra ülkemizde rağbet görerek yayıldığı varsayılmaktadır. Tenis federasyonumuz, Cumhuriyetin ilanından hemen sonra 1923 yılında kurulmuş ve ilk başkanlığını Server Bey yapmıştır. 1926 yılında ilk müsabaka organizasyonu gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu ilk şampiyonada teklerde Suat SUBAY, çiftlerde Suat SUBAY - Sedat EROĞLU ikilisi birinci olmuştur.

İlk kez uluslararası katıldığımız müsabaka ise Atina'daki Balkan Şampiyonasıdır. Bu müsabakalarda Sedat EROĞLU - Vahran ŞİRİNYAN çifti ülkemize ilk uluslararası birincilik derecesini getirmiştir. Nazmi BARİ 1951-1965 yılları arasında uzun bir süre tek erkeklerde birinciliği elinde tutmuş ve kırılması güç bir rekora imza atmıştır. Bu sayede dünya Türk tenisçileri ile tanışmıştır. Nazmi BARİ ülkemize bir çok uluslararası başarı kazandırmış nadir tenisçilerdendir. Türkiye ilk olarak takım müsabakalarının yapıldığı DAVİS kupasına ise, 1959 yılında katılmıştır.

Tenisin ülkemizdeki son durumuna bakıldığında, hem tesis hem de bu sporu amatör veya profesyonel seviyede yapanların istenilen düzeyde ve sayıda olmadığı görülmektedir.

davis kupası, ilk şampiyon kim, ne zaman türkiyeye geldi, tenis türkiye tarihçesi, boğaziçi tenis turnuvası, türkiye tenis federasyonu, tenis

KARETE TARİHÇESİ

KARETE

Dövüş sanatları tarihi; M.S. 540 yıllarında halk arasında Bodhidharma, Çin'de Tamo adıyla tanınan Daruma Taishi adlı Hintli bir keşişin Çin İmparatorunu görmek için Hindistan'dan Çin'e aylar süren çetin seyahati ile başlar O tarihlerde Çin İmparatoru halkın Budizmi öğrenebilmesi için ülkesindeki Budist keşişlere Budist metinleri, Sanskritçeden Çinceye çevirttiriyordu ve İmparator bu asil projenin kendisini Nirvana'ya ulaştıracağını düşünüyordu. Daruma ise başkalarının tarafından sizin adınıza yapılan iyiliklerin, sizi hedefinize ulaştırmayacağı düşüncesindeydi, bu yüzden İmparator'dan ayrılarak Honan eyaletindeki Budist metinlerin çevirisinin yapıldığı manastıra gitti.

bruce le, çin, dövüş sanatları, en ünlü kareteciler, japonya, karete ne zaman nerede ilk kez, karete tarihçesi, karete terimleri, karete tarihi, ünlü kareteciler, türkiyede karete, dünyada karete

Manastır, yanmış bir ormanın kalıntıları içine inşa edilmişti. İmparatorun bahçıvanları manastırın inşa edildiği tarihlerde ormana yeni ağaçlar da dikmişlerdi. Bu yüzden manastıra 'Yeni Orman' - Şaolin (Japoncası 'Shorin'dir) adı verilmişti. Manastırdaki keşişler tüm gün boyunca masaların üzerine eğilerek Budist metinlerini kayıt ve tercüme ediyorlardı. Hareketsizlikten bütün eklemlerinde atrofi oluşmuştu. Fiziksel ve zihinsel olarak o kadar körelmiş ve güçsüz durumdaydılar ki en basit meditasyon egzersizini dahi yapamıyorlardı. Daruma onlara vücuttaki ki (içsel enerji) akışını düzenleyen ve fiziksel gücü artıran bir dizi hareket öğretti. Yoga hareketlerinin hafifletildiği bu hareketlerde Hindi-Çin ikonografisindeki 18 ana hayvanın (ejder, kaplan, yılan, turna, maymun, peygamber devesi, leopar vb.) hareketleri esas alınmıştır. Bu hareketler Şaolin Kung-fu stillerinin ve Çin Kemposunun temelidir.

Şu anda Japon toprakları olan Ryu Kyu adaları Japonya adası, Kore yarımadası, Çin ve Taiwan'ın arasında; Doğu Çin Denizinin tam ortasındadır. Ryu Kyu adalarının en büyüğü ve eski Ryu Kyu Krallığının merkezi olan Okinawa Adası konumundan dolayı yüzyıllar boyunca Doğu Çin Denizindeki deniz ticaretinin merkezi olmuştur. Okinawalılar çok eskilerden beri Te adını verdikleri el anlamına gelen bir savunma sistemini çalışmaktaydılar. Bugünkü modern Karatenin kökeni Okinawalıların yüzyıllar içinde Çin dövüş sanatlarının etkisiyle de şekillenen Te formuna dayanmaktadır. Okinawa adasında Karatenin bu ilk formlarının nasıl ortaya çıktığı konusunda hiçbir bilgi olmamakla birlikte adaya gelen gezgin Şaolin keşişleri ya da Şaolin manastırlarında eğitim görmüş Okinawalılar tarafından getirilmiş olabileceği bir ihtimaldir. Elbette Te'nin Okinawa insanının birikimlerinden ortaya çıkmış olması da bir ihtimaldir. 1300'lü yıllarda Çin Tang Hanedanlığı döneminde Okinawa Çin'in bir uydusu haline gelmişti. İşte bu tarihlerdedir ki Çin kültürü yoğun olarak etkisini göstermeye başladı. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Çin'den ticaret için gelen gemiler Okinawa'nın liman kentlerine sadece mallarını değil, kültürlerini de taşıyordu. Çinli gemiciler ve tüccarlarla adaya taşınan Çin Kemposunun adada çalışılan ile Te etkileşimi ile ortaya melez bir sistem çıktı : To-De ya da Karate.

1429 yılında Sho Hashi Okinawa'da hüküm süren üç krallığı birleştirdi. 1477'de halefi Sho Shin Okinawa'daki feodalizmi yıkarak bütün derebeylerini başkent Shuri'ye topladı ve askeri güçler haricindeki herkesin kör bıçaklar da dahil olmak üzere silah taşımasını yasakladı. Bu yasaklama kutsal amaçlar taşıyordu. Sho Shin insanların sanat ve felsefe uğraşmalarını istiyordu. Fakat bu, silah olarak sadece çıplak el ve ayakların kullanıldığı Te'nin gelişimini hızlandırdı. 17. yüzyılda Ryu Kyu Krallığı, Japon Satsuma Kabilesi tarafından istila edildi. Bu Ryu Kyu Krallığının sonuydu ve Okinawa Adaları bir daha asla bağımsızlığını kazanamadı. Okinawalı Samuraiların silahlarına el konuldu ve silah edinmek, kullanmak ve taşımak yasaklandı. 1609 yılında gelen bu yasak daha geniş kapsamlıydı ve dövüş sanatları çalışılmasını da yasaklamıştı. Korsanlardan ve saldırganlardan korunma ihtiyacıyla yüzyüze gelen ve çıplak ellerinden başka silahları kalmayan samurailar Te çalışmalarına ağırlık verdiler. 300 yıldan fazla süren yasaklama döneminde Karate asil sınıfınca büyük bir gizlilikle ve sadece anlatım yoluyla çalışıldı. Ustalar genelde aile fertlerinin ya da akrabaların oluşturduğu küçük gruplara öğretiyordu ve yazılı hiçbir kayıt tutulmuyordu. Çoğu Okinawalı Karatenin nerede ve nasıl öğretildiğinden habersizdi. Silahların yasak olması Karatenin dejenere bir sanat olmasını ya da sadece basit bir bedensel egzersiz formuna dönüşmesini önleyerek; uygulamada pratik ve etkili olmasını sağlamıştır. Bu ikinci yasağın Karatenin gelişimini asıl etkileyen dönem olduğu sanılmaktadır. Okinawalılar günlük işlerinde, tarımda, avda kullanılan bo (sopa), kama (orak), surujin (bir ucuna ağırlık bağlı av için kullanılan ip ya da zincir - bolo), tonfa (kenarı tutamaklı kısa sopa), kuwa (çapa) gibi aletlerin ölümcül bir silah kullanıldığı Kobudo sanatını da yine bu devrede geliştirmiş olmalılar.

Karate çalışmaları Okinawa'nın üç şehrinde farklı şekilde gelişmiştir. Bu şehirlerdeki Te çalışmaları zamanla birbirlerinden oldukça farklılaşmış ve Shuri-Te, Naha-Te, Tomari-Te şeklinde şehirlerin adıyla anılmaya başlanmıştır. Günümüzün modern Karate stilleri, bu şehirlerin başlı başına birer ekol haline gelen Karate çalışmalarındaki farklılıkları yansıtmaktadırlar. Peki, aralarında sadece birkaç kilometre mesafe olan bu üç şehrin Karatelerini birbirlerinden farklılaştıran sebep nedir? Bu tamamen şehirlerin farklı toplumsal yapıları ve Çin’in ağırlıklı olarak etkileşim içinde bulundukları bölgelerine bağlıdır. Zamanla Okinawa Karate’si iki ana gruba ayrılmıştır: Shuri-Te ve Tomari-Te’nin karakteristiklerini yansıtan Shorin-Ryu ve Naha kentinden çıkan Shorei-Ryu. Shorin, Şaolin’in Okinawa dilinde okunuşudur. Shorei ise aynı kelimenin kırsal kesimlerde telaffuz edilen halidir ve her ikisi de ‘Yeni Orman’ anlamına gelir. Bu isimler bile Okinawa Karatesinin Çin orijinli dövüş sanatlarından ne kadar etkilendiğini göstermektedir. Gizli Kalmış Bir İnsanlık Mirasının Ortaya Çıkışı Satsuma işgali 1875 yılında sona erdi, Japonya Okinawa'yı bir eyaleti olarak tanıdı ve dövüş sanatları çalışmalarındaki gizlilik ortadan kalktı. 1902 yılında bir Shuri-Te ustası olan Yasutsune Itosu Okinawa halkına ilk Karate gösterisini yaptı. Sonraları Usta Itosu’nun çabalarıyla Karate Okinawa’da ilkokullara beden eğitimi dersi olarak girmiştir. Okinawa sanatını tanıtmak üzere Japonya’ya giden Gichin Funakoshi, 1917 yılında Kyoto’daki Butoku-den’de bir Karate gösterisi yaptı. Bu ve takip eden gösteriler, Karate ilk defa Okinawa’nın dışına tanıtıldığından Karate tarihindeki en önemli olaylardır ve pekçok Japon’u etkiledi. 1921’de Funakoshi, Prens Hirohito’ya bir ziyareti sırasında Shuri Kalesinde bir Karate gösterisi yaptı. Bu Okinawa sanatında oldukça etkilenen Prens raporunda bundan bahsetmiştir. 1922 yılında Judo’nun kurucusu Dr. Jigoro Kano, Funakoshi’yi meşhur Kodokan dojosunda bir gösteri yapmaya davet etti ve Karate öğretmek üzere Japonya’ya yerleşmesini istedi. 1921’de Choki Motobu, 1929’da Kenwa Mabuni ve daha birçok Okinawalı Karate ustası Japonya’ya göç ederek sanatları buraya taşımışlardır. Okinawalı ustalar hiçbir zaman sanatlarının bazı kurallar altında sportif müsabakalarda kullanılacağını düşünmemişlerdir.

Kaynak: Karate tarihi | CeReZFoRuM


bruce le, çin, dövüş sanatları, en ünlü kareteciler, japonya, karete ne zaman nerede ilk kez, karete tarihçesi, karete terimleri, karete tarihi, ünlü kareteciler, türkiyede karete, dünyada karete

KAYAKLA ATLAMA

kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri
kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri
Kayakla Atlama Hakkında

1924 yılında Fransa’nın Chamonix kayak merkezinde düzenlenen I. Kış Olimpiyat Oyunlarından bu yana olimpik kış sporları kapsamda yer almaktadır. Kuzey Disiplini branşlarından olan Kayakla Atlama; farklı ölçülerdeki rampalardan (tramplen) aşağı kaymayı, havalanmayı, mümkün olduğunca ileriye atlamayı ve ardından yumuşak bir biçimde en uzak noktaya konmayı içeren gösterişli bir spordur. Kayakla Atlama; izlemesi çok zevkli ama yapılması bir o kadar zor bir spordur. Kış Olimpiyatları içinde yeralan bir branş olan Kayakla Atlama; kış sporu olarak bilinse de yaz versiyonu da mevcuttur. Yazın; rampa (inrun) seramikten, iniş alanı ise plastik kaplamalı özel alanların ıslatılması ile yapılmaktadır.

Kayakla atlamada olimpik yarışmalar K-95 ve K-125 tepelerinden oluşan rampalardan yapılır. Bu rampaların yanı sıra; antrenman amaçlı ve diğer küçük yarışmalarda kullanılan K–5 metreden başlayan farklı büyüklüklerde rampalar da mevcuttur.

Kayakla atlama; aşağıdaki bölümlerden oluşur :

1- Rampadan Kayma (İnrun)

2- Rampadan Ayrılma (Take-Off)

3- Uçuş (Flying)

4- Yere Konma (Landing)

5- Duruş ve Çıkış (Outrun)

Puanlamada iki kıstas vardır; mesafe ve stil. Mesafe ve stil puanlarının toplamı sporcunun sıralamadaki yerini belirler.

Dört Tepe Turnuvası nedir, neden önemlidir, favorileri kimler?

Kayakla Atlama’da sezonun en heyecanla beklenen turnuvası Dört Tepe, bugün ilk tepe olan Oberstdorf’taki elemelerle start alıyor. Turnuva başlarken; Dört Tepe’nin tarihi önemini, bu seneki favorilerini, sürpriz yapabilecek isimleri daha fazlası...

Dört Tepe Turnuvası, Almanya ile Avusturya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında, hangi ülkenin sporcularının daha iyi olduğuna dair bir rekabetle başlıyor. Sonrasında da uluslararası bir hâl alıyor. Dünya Kupası’ndan da eski olması itibariyle ondan daha değerli, hatta belki de olimpik altın kadar değerli bir turnuva Dört Tepe.

Dört Tepe, format itibariyle yalnızca kayakla atlamaya özgü. Dünya şampiyonaları ve dünya kupaları gibi organizasyonlar diğer sporlarda da var ancak Dört Tepe, bu anlamda tek. Ek olarak, sezon içerisinde düello formatının olduğu tek turnuva Dört Tepe. Bu anlamda da diğer organizasyonlardan ayrılıyor.

Bu sezon turnuvada öne çıkan isimler kimler, favori var mı?

Favori bence kesinlikle yok. Favorinin olmadığı son 15 senedeki ilk Dört Tepe olacak diyebiliriz bu sezonki turnuva için.

sürpriz yapabilecek birçok isim var. Çünkü her Dört Tepe Turnuvası kendi hikâyesini yaratıyor. Ben Killien Peier’den bir sürpriz gelebileceğini düşünüyorum. Keier, geçen sezon dünya şampiyonasında madalya alarak önemli bir sürprize imza atmıştı. Büyük turnuvalarda konsantre olup fark yaratabiliyor.

KAYAKLA ATLAMA PİSTİ

Normal Tepe K95
Atlayış noktasıyla iniş noktası arasında yaklaşık 90 metrelik bir mesafe vardır. K95 atlama tepesinin deniz seviyesine oranla en yüksek noktası 1995,23 m ve en alçak noktası 1902 m.dir.

Büyük Tepe K125
Atlayış noktasıyla iniş noktası arasında yaklaşık 120 metrelik bir mesafe vardır.K125 atlama tepesinin deniz seviyesine oranla en yüksek noktası 1995.10m ve en alçak noktası 1902m.dir.

Rampalarda bulunan noktalar:

Başlama Platformu
Koşu Platformu
Atlama Platformu
İniş Noktası

KAYAKLA ATLAMA ARAÇ – GEREÇLERİ

kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri

Giysiler

Alttan pamuklu ter çeken içlik, üstüne bir T-shirt, yün ve fazla rüzgâr almayan bir kazak, çoraplar yün ve yan pamuklu olmalıdır. Soğuk havalarda tulum ve ya anorak- salopet, güneşi yâda üşümediğimiz havalarda ise, anorak-lasteks pantolon ve ya lasteks pantolon ve kazak giyilir. Bütün kayakla atlama elbiseleri aynı malzemeden yapılmalı aynı kalınlıkta ve aynı hava geçirgenliğinde olmalıdırlar. Vücudu saran ve vücuda tam oturan elbiseler olmalıdırlar.

Eldiven

Kullanışlı deri veya gore-tex, su geçirmeyen, avuç içi çift katlı, içi pamuk ve muflonlu ve de kayak için yapılanlar tercih edilmeli, küçük çocuklar yalnız bağına eldivenlerini giyindikleri zaman parmak yerlerini bulmakta güçlük çekerler. Ancak büyüklerin de çok soğuk havalarda tek parmak eldiven giymeleri gerekebilir.

Şapka Başlık

Kulak, alın ve kafanın saç kısmını kapsayacak şekilde iç kısmından şerit şeklinde havlu geçen, kulaklarımızı kapatan, görüşümüzü engellemeyen ve iç miflonlu olanlar kullanılmalıdır.

Gözlük

İki çeşit gözlük olmalıdır. Güneş gözlüğüve kar gözlüğü. Gözlüklerimiz kolormatik olmalıdır. Kesinlikle metal çerçeveli gözlüklerden kaçınmak gerekir. Gözlüklerimizin yan kısımlarının rüzgâr geçirmeyen cinsten olanı tercih edilmelidir. Eğer kullandığımız gözlük buğulanma ve gözümüzde sulanma yapıyorsa o gözlüğü değiştirmeliyiz.

Bağlayıcılar

Bağlayıcılar koşu yönüne paralel olarak bağlanmalıdır. Kayak uzunluğunun % 57 sini geçmeyecek şekilde kayağın ön kısmına monte edilmelidir.

Botlar

Önler düşük kesim ve daha yüksek atlayışlar için esnek ve destekli olmalıdır. Uçuş sırasında kayakcının daha fazla sürtünme sağlaması için tasarlanmıştır.

Yön fitili

Bağlayıcının kayağı bota bağlayan bölümüdür. Kayakçının uçuş sırasında sarsılmasını engeller.

Atlama kayakları

Toplam vücut boyunun % 146’ sını geçmeyecek şekilde tasarlanmış olmalıdır. Vücut ağırlığına göre değişen boylar almaktadırlar.

kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri

KAYAKLA ATLAMA NASIL YAPILIR, KURALLARI NELERDİR?

Dik eğimli bir rampadan kayıp hız alınarak yapılan atlama yarışlarıdır.
Yarışmacı rampanın ucundan büyük bir hızla fırladıktan sonra havada uzun bir yol alamaya çalışır. Olimpiyatlar ve Dünya Şampiyonaları’nda 90 ve 70 m olmak üzere 2 kategoride düzenlenir. Atlama yarışlarında bu rakamlar rampa yüksekliğini değil, atlanılacak olan mesafeyi belirtir. 1992 Albertville Kış Olimpiyatları’nda 70 m atlayışları kaldırılarak, 120 m atlayışları getirilmiştir. Atlama pistlerinde, yarışmacıların, inmeleri gereken noktaya “Norm Noktası” (P) adı verilir.

Norm noktası “Tablo Noktası”na kadar uzatılabilir. İnişin güvenli olarak yapılabileceği en uzak nokta ise “Kritik Bölge” noktası olarak adlandırılır. Norm noktası 80 m üstünde olan tepelerde kayma hızını ve rüzgâr hızını ölçen cihazlar vardır. Norm noktası, pistin iniş bölümünün iki yanına yerleştirilen iki metre uzunluğunda mavi renkte iki tahta, tablo noktası eş biçimde yeşil renkte iki tahta, kritik noktada eş biçimde kırmızı renkte iki tahta ile belirlenir. Rüzgârın ani olarak değişebilme olasılığına karşı rampanın tepesinde birden fazla çıkış kapısı bulunur. Çıkış kapısından tramplenin dibinde bulunan tramplen sehpasına kadar olan alan “ hızlanma bölümü” adını alır. Atlamada kullanılan kayaklar kalın, uzun ve ağırdır. Dengenin rahatça sağlanabilmesi için kayakların altında 3 tane oyuk bulunur. Yarışlar dört grup halinde yapılır. Her yarışmacının 2 atlama hakkı vardır. Bu iki hakkın dışında yarışmacı birde deneme atlayışı yapar. Yarışmacı yarışa başlarken çıkışını yaptıktan sonra gerekli hıza ulaşabilmek için, hızlanma bölgesinde hafifçe çömelerek, baton ve hız arttırıcı araçlar kullanmadan kayar. Yarışmacı atlama noktasına geldiği zaman yukarı doğru fırlayarak uçuşa geçer. Atlama kayaklarının geniş olmasından dolayı havaya dayanmak kolaylaşır. Havadayken dengenin sağlanabilmesi açısından kayakların durumu, vücudun kayak ile yaptığı açı ve duruşu, kolların duruş şekli çok önemlidir.

Havadayken kayaklar birbirine paralel ve yukarı doğru hafif eğimli, vücut öne eğik, dizler dik, kollar gergin ve vücuda yapışık olmalıdır. İniş esnek bir biçimde, tepenin eğimli bölümünde dik bir duruşla dizler bükülüp kollar açılarak yapılır. İniş alanındaki eğimin sona ermesiyle birlikte yarışmacı bir dönüş yaparak durur.

-Değerlendirme yapılırken atlama mesafesi ve atlama tekniği birlikte ele alınır. Atlanılan mesafe değerlendirilmeye alınırken, uzaklıklar yarım metreye indirgenerek ve norm noktasının durumuna göre düzenlenen tablolar esas alınarak hesaplanır. Stil hakemleri de yarışmacıların hareketlerini ölçerek teknik puanları verirler.

-Puanlar, tam ve yarım puan şeklindedir. Teknik puanlar, yarışmacının kayma pistinden ayrılması ile yere düştükten sonra durmasına kadar geçen sürede dengesine, soğukkanlılığına, stilin ve atlayışın düzgünlüğüne bakılarak verilir. Yarışmacının inişten sonra dengeli olarak kaymaya başlamasına “ ayakta atlayış “ adı verilir. Ayakta atlayış stiline 6-20 puan verilir. Uluslar arası yarışmalarda atlayışları, hakemler kulesinden izleyen 5 hakem değerlendirir. Değerlendirmelerin sonuçları için 5 hakemin verdikleri puanların en yükseği ile en düşüğü atılarak ortadaki üç hakemin verdiği puanlar toplanır ve uçuş stili için verilen puan bulunur. Toplam puanı en yüksek olan 1. olur.

-Yarışmacıların yapmış oldukları hatalar sonucu, hatanın çeşidine göre değişik oranlarda puan kesintisi yapılır. Uçuş sırasında yapılan hataların hemen düzeltilmesi halinde daha az puan kesilir. Yarışmacılar atlamadan önceki kaymaları sırasında düşerlerse 20 puan inişten sonra düşerlerse düşmüş bulunduğu yere göre 0-12 arasında puan kaybederler. Ayakta atlayışa geçileceği (inişten sonra kayılacağı)zaman denge sağlamak için eller kayaklara yada kara değdirilirse, bu düşme olarak kabul edilir. Kayakçının neden olmadığı düşmelerde, atlama tekrar ettirilir ya da iniş hatasız nitelendirilir.

Kuralları:

Yarışmacının minimum ve maksimum havada kalma süresini artırmak için kayaklarını, el hareketleri düzgün kullanması gerekmektedir.

KAYNAKÇA:

http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1745&bih=882&tbs=isz:l&tbm=isch&tbnid=b8dTiDgUi62O9M:&imgrefurl=http://kayaklaatlama.blogspot.com/2011_09_01_archive.html&docid=IOyYnn2iistOGM&imgurl=http://4.bp.blogspot.com/-AiOvgVT_lbc/Tnc4Sj9AEcI/AAAAAAAABUI/HpDEdFSZH-k/s1600/erzurum1-5.jpg&w=1600&h=1058&ei=zbhaUaqIMIXUtAbkrIHgDQ&zoom=1&ved=1t:3588,r:3,s:0,i:86&iact=rc&dur=720&page=1&tbnh=177&tbnw=275&start=0&ndsp=26&tx=125&ty=53
http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1745&bih=835&tbs=isz:m&tbm=isch&tbnid=XJNc8HGl1xen0M:&imgrefurl=http://kayaklaatlama.org/category/norvec/&docid=iQNuZjMnm0JOAM&itg=1&imgurl=http://kayaklaatlama.org/wp-content/uploads/2012/08/Skijump.jpg&w=1000&h=288&ei=dblaUb20Eo3KsgbJnYFY&zoom=1&ved=1t:3588,r:63,s:0,i:274&iact=rc&dur=656&page=3&tbnh=106&tbnw=332&start=56&ndsp=31&tx=195&ty=43
http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1536&bih=735&tbs=isz:m&tbm=isch&tbnid=S5yQvOFnNOgPrM:&imgrefurl=http://tr.eurosport.com/kayakla-atlama/favoriler-kim_sto3037524/story.shtml&docid=75Bkzd6aQ4cXQM&imgurl=http://i.tr.eurosport.com/2011/02/02/685807-9682487-640-360.jpg&w=640&h=360&ei=4LlaUfa8JMbbtAb__ICgAQ&zoom=1&ved=1t:3588,r:3,s:0,i:86&iact=rc&dur=2272&page=1&tbnh=168&tbnw=300&start=0&ndsp=15&tx=119&ty=49
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayakla_atlama
http://www.biriyilik.com/odevler-kaynaklar/beden-egitimi-ve-spor-dokumanlari/kayakla-atlama-39694.html#.UVvYSZOpXjs
http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1536&bih=776&tbs=isz:m&tbm=isch&tbnid=rLcL4ArQAWKt5M:&imgrefurl=http://kayaklaatlama.blogspot.com/2012/04/severin-freund-ameliyat-oldu.html&docid=iRdzpzdDv75zTM&itg=1&imgurl=http://3.bp.blogspot.com/-loEPVJfazaY/T40Qqyk05PI/AAAAAAAAACs/MnzZZz7eMGY/s1600/flug%25252Bfreund%25252Boslo.jpg&w=685&h=280&ei=H8tbUaHMDsXTtAarq4HgBw&zoom=1&ved=1t:3588,r:90,s:0,i:355&iact=rc&dur=375&page=5&tbnh=133&tbnw=326&start=89&ndsp=28&tx=189&ty=59


kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri

2020 AVRUPA ARTİSTİK PATİNAJ ŞAMPİYONASI SONA ERDİ

2020 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası


buz pateni, dünya gençler senkronize buz pateni, avusturya buz pateni şampiyonası, graz buz pateni,şampiyonası, dünyada buz pateni, türkiyede buz pateni, 2020 avrupa buz artistik patinaj şampiyonası,

2020 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası, 20-26 Ocak 2020 tarihleri ​​arasında Avusturya'nın Graz kentinde düzenlendi.[1] Tek erkekler, tek kadınlar, çiftler ve buz dansı disiplinlerinde madalyalar verildi. Yarışma, 2021 Avrupa Şampiyonası'nda her federasyon için katılım kotalarını belirledi.

Yarışma, Uluslararası Paten Birliği'nin tüm Avrupa üye ülkelerinden patencilere açıktır. Avrupalı ​​olmayan patenciler için ilgili yarışma, 2020 Dört Kıta Artistik Patinaj Şampiyonası'dır.

Patenciler, 1 Temmuz 2019'dan önce 15 yaşına girmiş olmalı ve minimum teknik öğeler skor gereksinimlerini karşılamışlarsa 2020 Avrupa Şampiyonası'na katılmaya hak kazanırlar. ISU, puanları şampiyonanın ilk resmi uygulama gününden en az 21 gün önce ve ISU tarafından tanınan üst düzey uluslararası yarışmalarda alınmış olunması halinde kabul eder.

Her ülkenin her disipline bir patenci/takım gönderme hakkı vardır. Ancak bazı ülkelere geçen yıl yapılan şampiyonada elde ettikleri sonuçlara göre bazı disiplinlerde 2 ya da 3 kişi/takım temsil hakkı verilir. Aşağıda yer alan ülkeler 2019 Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası'nda elde ettikleri sonuçlara göre bazı disiplinlerde bu yarışmaya daha fazla katılımcı ile katılma hakkı kazanmıştır.

buz pateni, avusturya buz pateni şampiyonası, graz buz pateni,şampiyonası, dünyada buz pateni, türkiyede buz pateni, 2020 avrupa buz artistik patinaj şampiyonası,

Madalya kazananlar

Her disiplinde en yüksek toplam yerleşime ulaşan patencilere verilen madalyalar:
DisiplinAltınGümüşBronz
ErkeklerRusya Dmitriy AliyevRusya Artur DaniyelyanGürcistan Moris Kvitelaşvili
KadınlarRusya Alyona KostornayaRusya Anna ŞerbakovaRusya Aleksandra Trusova
ÇiftlerRusya Aleksandra Boykova / Dmitriy KozlovskiyRusya Yevgeniya Tarasova / Vladimir MorozovRusya Darya Pavlyuçenko / Denis Hodıkin
Buz dansıRusya Viktoriya Sinitsina / Nikita KatsalapovFransa Gabriella Papadakis / Guillaume CizeronRusya Aleksandra Stepanova / İvan Bukin
Her disiplinde en yüksek kısa program veya ritim dansı yerleşimlerini gerçekleştiren patencilere verilen küçük madalyalar:
DisiplinAltınGümüşBronz
ErkeklerÇek Cumhuriyeti Michal BřezinaRusya Dmitriy AliyevRusya Artur Daniyelyan
KadınlarRusya Alyona KostornayaRusya Anna ŞerbakovaRusya Aleksandra Trusova
ÇiftlerRusya Aleksandra Boykova / Dmitriy KozlovskiyRusya Darya Pavlyuçenko / Denis HodıkinRusya Yevgeniya Tarasova / Vladimir Morozov
Buz dansıFransa Gabriella Papadakis / Guillaume CizeronRusya Viktoriya Sinitsina / Nikita Katsalapovİtalya Charlène Guignard / Marco Fabbri
Her disiplinde en yüksek serbest paten veya serbest dans yerleşimlerini gerçekleştiren patencilere verilen madalyalar:
DisiplinAltınGümüşBronz
ErkeklerRusya Dmitriy Aliyevİtalya Daniel GrasslGürcistan Moris Kvitelaşvili
KadınlarRusya Anna ŞerbakovaRusya Alyona KostornayaRusya Aleksandra Trusova
ÇiftlerRusya Aleksandra Boykova / Dmitriy KozlovskiyRusya Yevgeniya Tarasova / Vladimir MorozovRusya Darya Pavlyuçenko / Denis Hodıkin
Buz dansıRusya Viktoriya Sinitsina / Nikita KatsalapovFransa Gabriella Papadakis / Guillaume CizeronRusya Aleksandra Stepanova / İvan Bukin

Ülkelere göre madalyalar

Genel sıralama için madalya tablosu:
SıraÜlkeAltınGümüşBronzToplam
1 Rusya43310
2 Fransa0101
3 Gürcistan0011
Toplam (3 ülke)44412
Kısa/ritim bölümünde sıralama için küçük madalya tablosu:
SıraÜlkeAltınGümüşBronzToplam
1 Rusya2439
2 Fransa1001
 Çekya1001
4 İtalya0011
Toplam (4 ülke)44412
Serbest bölümde sıralama için madalya tablosu:
SıraÜlkeAltınGümüşBronzToplam
1 Rusya4239
2 Fransa0101
 İtalya0101
4 Gürcistan0011
Toplam (4 ülke)44412

Rekorlar

Bu yarışma sırasında aşağıdaki yeni ISU en iyi skorları belirlendi:

EtkinlikBileşenPatenci(ler)PuanTarihKay.
ÇiftlerKısa programRusya Aleksandra Boykova / Dmitriy Kozlovskiy82.3422 Ocak 2020[28]

Sonuçlar

Erkekler


Erkeklerde madalya kazananlar
SıraİsimÜlkeToplam puanlarSPFS
11Adam Siao Him Fa Fransa219.892465.216154.68
22Aleksandr Lebedev Beyaz Rusya188.002166.4322121.57
10Aleksandr Samarin Rusya220.431374.7710145.66
16Aleksandr Selevko Estonya210.68977.4516133.23
12Alexei Bychenko İsrail219.03878.2713140.76
35Andras Csernoch Macaristan47.303547.30Yok
30Andriy Kokura Ukrayna58.653058.65Yok
2Artur Daniyelyan Rusya246.74384.634162.11
24Burak Demirboğa Türkiye173.312366.1223107.19
34Conor Stakelum İrlanda48.283448.28Yok
4Daniel Grassl İtalya244.881176.612168.27
29Davide Lewton Brain Monako61.352961.35Yok
6Deniss Vasiļjevs Letonya232.67580.447152.23
1Dmitriy Aliyev Rusya272.89288.451184.44
13Gabriele Frangipani İtalya218.001076.9112141.09
25Illya Solomin İsveç64.912564.91Yok
14İrakli Maisuradze Gürcistan214.471574.1314140.34
26Kévin Aymoz Fransa64.402664.40Yok
23Larry Loupolover Bulgaristan177.261670.3624106.90
19Lukas Britschgi  İsviçre190.752266.3219124.43
17Mark Gorodnitsky İsrail206.831276.2017130.63
5Matteo Rizzo İtalya237.01779.075157.94
20Matyáš Bělohradský Çekya190.541867.6920122.85
28Maurizio Zandron Avusturya62.452862.45Yok
32Michael Neuman Slovakya53.083253.08Yok
7Michal Březina Çekya231.25189.7711141.48
3Moris Kvitelaşvili Gürcistan246.71482.773163.94
15Nikolaj Majorov İsveç212.571474.3915138.18
8Paul Fentz Almanya230.01680.419149.60
27Peter James Hallam Büyük Britanya64.172764.17Yok
31Roman Galay Finlandiya56.103156.10Yok
Serbest programa katılamayanlar
18Slavik Hayrapetyan Ermenistan194.612066.8918127.72
21Sondre Oddvoll Bøe Norveç189.251967.3521121.90
33Thomas Kennes Hollanda52.563352.56Yok
9Vladimir Litvintsev Azerbaycan221.091770.048151.05

Kadınlar


Kadınlarda madalya kazananlar
SıraİsimÜlkeToplam puanlarSPFS
1Alyona Kostornaya Rusya240.81184.922155.89
2Anna Şerbakova Rusya237.76277.951159.81
3Aleksandra Trusova Rusya225.34374.953150.39
4Alexia Paganini  İsviçre192.88468.824124.06
5Emmi Peltonen Finlandiya181.79566.497115.30
6Yekaterina Ryabova Azerbaycan181.49662.226119.27
7Eva-Lotta Kiibus Estonya181.241159.705121.54
8Alessia Tornaghi İtalya172.17761.2711110.90
9Maé-Bérénice Méité Fransa172.08860.6410111.44
10Ekaterina Kurakova Polonya170.241358.499111.75
11Maïa Mazzara Fransa170.061657.118112.95
12Linnea Ceder Finlandiya166.161558.0112108.15
13Nicole Schott Almanya162.261458.0614104.20
14Viktoriya Safonova Beyaz Rusya159.912053.3313106.58
15Alina Uruşadze Gürcistan154.811259.561895.25
16Léa Serna Fransa154.731059.901994.83
17Aleksandra Feygin Bulgaristan154.431853.8716100.56
18Anita Östlund İsveç152.91960.572192.34
19Yasmine Kimiko Yamada  İsviçre152.622451.7715100.85
20Daša Grm Slovenya150.901756.072094.83
21Ivett Tóth Macaristan150.362252.691797.67
22Eliška Březinová Çekya145.351953.612291.74
23Natasha McKay Büyük Britanya142.142352.472389.67
24Olga Mikutina Avusturya130.152153.192476.96
Serbest programa katılamayanlar
25Nelli Ioffe İsrail51.702551.70Yok
26Aleksandra Golovkina Litvanya50.882650.88Yok
27Anastasia Galustyan Ermenistan50.082750.08Yok
28Valentina Matos İspanya49.022849.02Yok
29Ema Doboszová Slovakya46.272946.27Yok
30Angelīna Kučvaļska Letonya45.093045.09Yok
31Antonina Dubinina Sırbistan43.623143.62Yok
32Sinem Kuyucu Türkiye43.163243.16Yok
33Jenni Saarinen Finlandiya42.613342.61Yok
34Anastasiya Hojva Ukrayna40.493440.49Yok
35Niki Wories Hollanda38.193538.19Yok
36Klára Štěpánová Çekya37.833637.83Yok
37Hana Cvijanović Hırvatistan36.223736.22Yok
buz pateni, avusturya buz pateni şampiyonası, graz buz pateni,şampiyonası, dünyada buz pateni, türkiyede buz pateni, 2020 avrupa buz artistik patinaj şampiyonası,


Çiftler


Çiftlerde madalya kazananlar
SıraİsimÜlkeToplam puanlarSPFS
1Aleksandra Boykova / Dmitriy Kozlovskiy Rusya234.58182.341152.24
2Yevgeniya Tarasova / Vladimir Morozov Rusya208.64373.502135.14
3Darya Pavlyuçenko / Denis Hodıkin Rusya206.53274.923131.61
4Nicole Della Monica / Matteo Guarise İtalya194.44470.484123.96
5Minerva Fabienne Hase / Nolan Seegert Almanya186.39570.435115.96
6Miriam Ziegler / Severin Kiefer Avusturya177.41667.906109.51
7Annika Hocke / Robert Kunkel Almanya166.10758.437107.67
8Rebecca Ghilardi / Filippo Ambrosini İtalya156.74856.851099.89
9Cléo Hamon / Denys Strekalin Fransa153.491250.248103.25
10Ioulia Chtchetinina / Márk Magyar Macaristan151.501051.039100.47
11Coline Keriven / Noël-Antoine Pierre Fransa150.10951.471198.63
12Zoe Jones / Christopher Boyadji Büyük Britanya147.941150.961296.98
13Anna Vernikov / Evgeni Krasnopolski İsrail145.351349.341396.01
14Laura Barquero / Tòn Cónsul İspanya135.681546.791488.89
15Lana Petranović / Antonio Souza-Kordeiru Hırvatistan134.571448.781585.79
16Daria Danilova / Michel Tsiba Hollanda116.301646.101670.20
Serbest programa katılamayanlar
17Dorota Broda / Pedro Betegón Martín İspanya45.541745.54Yok
18Alexandra Herbríková / Nicolas Roulet  İsviçre42.161842.16Yok
19Sofiya Nesterova / Artem Darenskıy Ukrayna39.281939.28Yok

Buz dansı

Buz dansında madalya kazananlar
SıraİsimÜlkeToplam puanlarRDFD
1Viktoriya Sinitsina / Nikita Katsalapov Rusya220.42288.731131.69
2Gabriella Papadakis / Guillaume Cizeron Fransa220.28188.782131.50
3Aleksandra Stepanova / İvan Bukin Rusya211.29483.653127.64
4Charlène Guignard / Marco Fabbri İtalya205.58384.664120.92
5Lilah Fear / Lewis Gibson Büyük Britanya192.34674.265118.08
6Tiffany Zahorski / Jonathan Guerreiro Rusya188.03575.106112.93
7Sara Hurtado / Kirill Khaliavin İspanya185.84773.447112.40
8Olivia Smart / Adrián Díaz İspanya183.12972.198110.93
9Natalia Kaliszek / Maksym Spodyriev Polonya180.261071.9610108.30
10Oleksandra Nazarova / Maksım Nikitin Ukrayna179.941171.549108.40
11Allison Reed / Saulius Ambrulevičius Litvanya174.24873.2213101.02
12Adelina Galyavieva / Louis Thauron Fransa172.151366.8512105.30
13Katharina Müller / Tim Dieck Almanya167.441861.4211106.02
14Mariya Kazakova / Georgiy Reviya Gürcistan167.221267.491499.73
15Evgeniia Lopareva / Geoffrey Brissaud Fransa165.221565.681599.54
16Jasmine Tessari / Francesco Fioretti İtalya163.611466.791696.82
17Tina Karapetyan / Simon Proulx-Sénécal Ermenistan156.641961.251795.39
18Yuka Orihara / Juho Pirinen Finlandiya156.081664.491991.59
19Natálie Taschlerová / Filip Taschler Çekya154.301762.531891.77
20Victoria Manni / Carlo Röthlisberger  İsviçre145.232059.782085.45
Serbest dansa katılamayanlar
21Robynne Tweedale / Joseph Buckland Büyük Britanya59.252159.25Yok
22Justyna Plutowska / Jérémie Flemin Polonya58.492258.49Yok
23Emiliya Kalyahanava / Uladzislau Palhouski Beyaz Rusya51.102351.10Yok
24Emily Monaghan / Ilias Fourati Macaristan50.222450.22Yok
25Mina Zdravkova / Christopher M. Davis Bulgaristan48.252548.25Yok
26Nicole Kelly / Berk Akalın Türkiye46.702646.70Yok
27Aurelija Ipolito / J.T. Michel Letonya45.622745.62Yok

Kaynakça

  1. ^ a b "2020 European Figure Skating Championships Announcement"Uluslararası Paten Birliği. 12 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  2. ^ "Entries for ISU Figure Skating and Synchronized Skating Championships 2020"Uluslararası Paten Birliği. 5 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  3. ^ "ISU European Championships 2020: Men"Uluslararası Paten Birliği. 3 Ocak 2020.
  4. ^ "ISU European Championships 2020: Ladies"Uluslararası Paten Birliği. 3 Ocak 2020.
  5. ^ "ISU European Championships 2020: Pairs"Uluslararası Paten Birliği. 3 Ocak 2020.
  6. ^ "ISU European Championships 2020: Ice Dance"Uluslararası Paten Birliği. 3 Ocak 2020.
  7. ^ "Entsendungen 2019/2020" [2019/2020 Assignments] (Almanca). Skate Austria. 3 Aralık 2019. 22 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  8. ^ "Новые имена и сенсации. На каких фигуристов делают ставку в Беларуси?" [New names and sensations. Which skaters are we betting on in Belarus?] (Rusça). CTV. 15 Aralık 2019.
  9. ^ "Nominace na Mistrovství Evropy v krasobruslení 2020 v Grazu (AUT)" [Nominations for the 2020 European Figure Skating Championships in Graz] (Çekçe). Czech Figure Skating Association. 20 Aralık 2019. 21 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  10. ^ Berseneva, Nadejda (18 Aralık 2019). "Эстонию на ЧЕ по фигурному катанию представят Эва-Лотта Кийбус и Александр Селевко" [Eva-Lotta Kiibus and Aleksandr Selevko will represent Estonia at the European Figure Skating Championships] (Rusça). Estonya Kamu Yayıncılığı. 19 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  11. ^ "EM-joukkue on nimetty" [The EM team has been named] (Fince). Finnish Figure Skating Association. 18 Aralık 2019. 18 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  12. ^ "LA SÉLECTION FRANÇAISE EN ROUTE POUR GRAZ" (Fransızca). Fédération Française des Sports de Glace. 27 Aralık 2019. 27 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  13. ^ "Eiskunstläuferin Schott weckt EM-Hoffnung - Fentz holt Titel" [Figure skater Schott arouses hope for the European Championship - Fentz wins the title] (Almanca). Augsburger Allgemeine. 3 Ocak 2020.
  14. ^ "BIS Announce Team for ISU Figure Skating European Championships 2020"British Ice Skating. 1 Aralık 2019. 8 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  15. ^ "Teljes az Eb-csapat" [The Eb team is complete] (Macarca). Hungarian Skating Federation. 17 Aralık 2019. 18 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  16. ^ Gillis, Sean (16 Aralık 2019). "Irish Figure And Short Track Teams Selected For 2020 Europeans". Ice Skating Association of Ireland. 18 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  17. ^ Buongiovanni, Andrea [@abuongi] (29 Aralık 2019). "#EuroFigure #Graz2020 The italian team (12 athletes, no third pair)" (Tweet).
  18. ^ "Vasiļjevu un Kučvaļsku kronē par Latvijas čempioniem daiļslidošanā" [Vasiļjevs and Kučvaļska are crowned Latvian champions in figure skating] (Letonca). Latvijas Sabiedriskais medijs. 15 Aralık 2019.
  19. ^ "Lietuvos dailiojo čiuožimo čempione tapo Aleksandra Golovkina" [Aleksandra Golovkina became the Lithuanian figure skating champion] (Litvanca). Litvanya Ulusal Radyo ve Televizyonu. 9 Aralık 2019.
  20. ^ "Vier Nederlandse kunstrijders naar EK 2020 in Graz" [Four Dutch figure skaters to EC 2020 in Graz] (Felemenkçe). KNSB. 13 Aralık 2019. 15 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  21. ^ "Uttak EM 2020"Norges Skøyteforbund. 17 Aralık 2019. 18 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  22. ^ "Состав сборной команды России на чемпионат Европы в Граце" [Russia's team to the European Championships in Graz]. Rusya Artistik Patinaj Federasyonu. 29 Aralık 2019.
  23. ^
  24. ^ "Uttagna till EM: Anita Östlund, Nikolaj Majorov och Illya Solomin" [Elected to the European Championships: Anita Östlund, Nikolaj Majorov and Illya Solomin] (İsveççe). Skate Sweden. 18 Aralık 2019. 18 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  25. ^ "Alexia Paganini und Lukas Britschgi verteidigen den Titel und fahren an die EM" [Alexia Paganini and Lukas Britschgi defend their titles and go to the European Championships] (Almanca). Swiss Ice Skating. 8 Aralık 2019. 9 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  26. ^ "Визначено склад команди України для участі в чемпіонаті Європи з фігурного катання" [The composition of the Ukrainian team for participation in the European Figure Skating Championship has been determined] (Ukraynaca). Ukrayna Artistik Patinaj Federasyonu. 20 Aralık 2019. 20 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi.
  27. ^ @InTheLoPodcast (6 Ocak 2020). "Team Israel updates their #EuroFigure entries" (Tweet).
  28. ^ "Progression of Highest Score: Pairs – Short Program Score"Uluslararası Paten Birliği. 22 Ocak 2020.


buz pateni, avusturya buz pateni şampiyonası, graz buz pateni,şampiyonası, dünyada buz pateni, türkiyede buz pateni, 2020 avrupa buz artistik patinaj şampiyonası, vikipedia,

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-