VOLEYBOL SAHASI ÖLÇÜLERİ VE ÖZELLİKLERİ

voleybol sahası ölçüleri, voleybol sahası yüzeyi, voleybol file yüksekliği, voleybol topunun özellikleri, voleybol saha çizgilerinin ölçüleri

1. OYUN SAHASI
Oyun sahası, oyun alanı ve serbest bölgeden oluşur. Bu saha dikdörtgen ve simetrik olmalıdır.
1.1 ÖLÇÜLER
Oyun alanı, 18 x 9 m. ölçülerinde bir dikdörtgendir ve en az 3 m. genişliğinde olan bir serbest bölge ile çevrilmiştir.
Oyun sahasının üzerinde bulunan serbest oyun boşluğu, her türlü engelden arındırılmış olmalıdır. Serbest oyun boşluğu, oyun sahasının yüzeyinden ölçüldüğünde en az 7 m. yüksekliğinde olmalıdır.
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda serbest bölge yan çizgilerden ölçüldüğünde en az 5 m. ve dip çizgilerden ölçüldüğünde en az 8 m. genişliğinde olacaktır. Serbest oyun boşluğu ise oyun sahasının yüzeyinden ölçüldüğünde en az 12.5 m. yüksekliğinde olacaktır.
1.2 OYUN SAHASININ YÜZEYİ
1.2.1 Sahanın yüzeyi düz, yatay ve yeknesak olmalıdır. Oyuncular için sakatlanmaya yol açacak herhangi bir tehlike teşkil etmemelidir. Pürüzlü ve kaygan yüzeylerde oynanması yasaktır.
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda sadece tahta veya sentetik bir yüzeyin kullanılmasına izin verilir. Bu yüzey daha önce FIVB tarafından onaylanmış olmalıdır.
1.2.2 Kapalı salonlarda oyun alanının yüzeyi açık renkte olmalıdır. FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda çizgiler için beyaz, oyun alanı ve serbest bölge için farklı renkler kullanılmalıdır.
1.2.3 Açık hava sahalarında drenaj amacıyla her metre için 5 mm.’lik bir eğime müsaade edilir. Saha çizgilerinin sert bir maddeden oluşturulması yasaktır.
voleybol sahası ölçüleri, voleybol sahası yüzeyi, voleybol file yüksekliği, voleybol topunun özellikleri, voleybol saha çizgilerinin ölçüleri

1.3 OYUN ALANININ ÜZERİNDEKİ ÇİZGİLER
1.3.1 Bütün çizgiler 5 cm. genişliğindedir. Çizgiler, zeminden ve diğer çizgilerden farklı ve açık renkte olmalıdır.
1.3.2 Sınır çizgileri
İki yan ve iki dip çizgi oyun alanını belirler. Yan ve dip çizgilerin her ikisi de oyun alanının boyutlarına dahil olarak çizilir.
1.3.3 Orta çizgi
Orta çizginin tam ortası oyun alanını 9 x 9 m. boyutlarında iki eşit alana böler. Bu çizgi, filenin tam altından iki yan çizgi arasında uzanır.
1.3.4 Hücum çizgisi
Her oyun alanında orta çizginin tam ortasından geriye doğru 3 m.’lik bir hücum çizgisi çizilir.
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda hücum çizgisi yan çizgilerden itibaren toplam 1.75 m.’lik kesik çizgilerle uzatılmıştır. 5 cm. eninde, 15 cm. boyundaki bu 5 adet kısa çizgi 20 cm. aralıklarla çizilmelidir.
1.4 BÖLGELER VE SAHALAR 
1.4.1 Ön bölge
Her oyun alanında ön bölge orta çizginin tam ortasıve hücum çizgisiyle (genişliği dahil) sınırlıdır.Ön bölgenin yan çizgiler dışında serbest bölgenin sonuna kadar uzandığı varsayılır.
1.4.2 Servis bölgesi
Servis bölgesi, dip çizginin gerisinde 9 m. genişliğindedir (dip çizgi hariç).
Bu bölgenin yan sınırları, yan çizgilerin uzantısı olarak dip çizgilerden 20 cm. geride ve bunlara dik 15 cm. uzunluğunda iki kısa çizgiyle belirlenir. Her iki kısa çizgi de servis bölgesinin genişliğine dahildir.
Servis bölgesinin derinliği serbest bölgenin sonuna kadar devam eder.
1.4.3 Oyuncu değiştirme bölgesi
Oyuncu değiştirme bölgesi, her iki hücum çizgisiyle sınırlanan ve yazı hakeminin masasına kadar olan bölgedir.
1.4.4 Isınma sahası
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda ısınma sahaları yaklaşık 3 x 3 m. boyutlarında, serbest bölgenin dışında ve oturma sıralarının bulunduğu taraftaki köşelerde yer alır.
1.5 ISI
En düşük ısı 10 C’nin (50 F) altında olmayacaktır.
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda maksimum ısı 25 C’den (77 F) daha yüksek ve minimum ısı 16 C’den (61 F) daha düşük olmayacaktır.
1.6 AYDINLATMA 
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda aydınlatma, oyun sahası yüzeyinden 1 m. yükseklikte ölçülmek suretiyle 1000 ile 1500 lux arasında olacaktır.
2. FİLE VE DİREKLER
2.1 FİLENİN YÜKSEKLİĞİ 
2.1.1 File, orta çizginin üstünde ve buna dik olarak yer alır; erkekler için 2.43 m. ve bayanlar için 2.24 m. yüksekliğindedir.
2.1.2 Filenin yüksekliği oyun alanının ortasından ölçülür. Filenin iki kenar yüksekliği kesinlikle aynı olmalı ve buradaki yükseklik kuralda belirtilen yüksekliği 2 cm.’den fazla geçmemelidir.
2.2 YAPISI
File, 1 m. genişliğinde, 9.50 m. uzunluğundadır ve 10 cm’lik karelerden müteşekkil siyah iplerden yapılmıştır.
Filenin üst kısmında 5 cm. genişliğinde, iki kat beyaz çadır bezinden yapılmış yatay bir bant file boyunca dikilmiştir. Bandın her iki ucunda onu direklere bağlayan ve gergin durmasını sağlayan bir ipin geçtiği bir delik bulunur.
Bandın içinden geçen elastiki kablo fileyi direklere bağlar ve üst kısmının gergin durmasını sağlar.
Filenin alt kısmında (yatay bantsız) kareler arasından geçen bir ip onu direklere bağlar ve filenin alt kısmının gergin durmasını sağlar.
2.3 YAN BANTLAR
İki adet beyaz bant, her iki yan çizginin üzerinde yer alacak şekilde fileye dik olarak bağlanır.
Bunlar 5 cm. genişliğinde ve 1 m. uzunluğunda olup filenin bir parçası olarak kabul edilir.
2.4 ANTENLER
Anten, 1.80 m. uzunluğunda ve 10 mm. çapında, fiberglas ya da benzeri bir maddeden yapılmış esnek bir çubuktur.
Anten yan bandın dış tarafına bağlanır. Antenler karşılıklı olarak filenin ters yönlerine yerleştirilir.
Antenlerin her birinin 80 cm.’lik üst kısımları filenin üzerinde devam eder ve bu kısımlar zıt (tercihen kırmızı ve beyaz) renkte 10 cm.’lik teritlerle itaretlenir.
Antenler filenin bir parçası sayılır ve geçiş boşluğunun yan sınırlarını belirler (Kural 11.1.1).
2.5 DİREKLER
2.5.1 Filenin bağlandığı direkler, yan çizgilerin dışından 0.50 m. ile 1.00 m.
mesafede yerlettirilmittir. Direkler 2.55 m. yüksekliğinde ve tercihen ayarlanabilir olmalıdır.
2.5.2 Direkler düzgün ve yuvarlak olmalı, zemine tel kullanılmadan
tutturulmalıdır. Tehlikeli ve engelleyici unsurlar taşımamalıdır.
2.6 İLAVE MALZEMELER
Bütün ilave malzemeler FIVB yönetmelikleriyle belirlenir. 
3.TOPLAR
3.1 STANDARTLAR
Top, içinde lastik veya benzeri bir maddeden bir kese bulunan, küresel ve dış kısmı esnek deri ya da sentetik deriden yapılmış olacaktır. Sentetik deri materyalin onayı FIVB yönetmeliklerince belirlenmiştir.
Tek bir açık renk ya da FIVB tarafından homologe edilmiş renklerin kombinasyonu kullanılabilir.
Çevresi 65-67 cm. ve ağırlığı 260-280 gr.’dir.
İç basıncı 0.30-0.325 kg/cm2’dir (294.3-318.82 mbar veya hPa).
3.2 TOPLARIN BENZERLİĞİ
Bir müsabakada kullanılan tüm toplar çevre genişliği, ağırlık, basınç, cins ve renk olarak aynı özellikte olmalıdır.
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nın, Kıtasal ve Ulusal ya da Lig Şampiyonaları’nın FIVB onaylı toplarla oynanması gerekir.
3.3 ÜÇ TOP SİSTEMİ
FIVB’nin Dünya Müsabakaları’nda üç top kullanılacaktır. Bu durumda birer tane serbest bölgenin her bir köşesinde, birer tane baş ve yardımcı hakemlerin arkasında olmak üzere altı top toplayıcı bulunur.
oleybol sahası ölçüleri, voleybol sahası yüzeyi, voleybol file yüksekliği, voleybol topunun özellikleri, voleybol saha çizgilerinin ölçüleri, voleybol sahası çizimi, voleybol malzemeleri

DÜNYANIN EN HIZLI YÜZÜCÜSÜ MİCHAEL PHELPS

dünyanın en hızlı yüzücüsü kim, en hızlı yüzücü, en fazla rekor kıran yüzücü kimdir, dünyanın en hızlı yüzücüsü hakkında bilmediklerimiz, michael phelps  kimdir hayatı
dünyanın en hızlı yüzücüsü hakkında bilmediklerimiz, dünyanın en hızlı yüzücüsü kim, en fazla rekor kıran yüzücü kimdir, en hızlı yüzücü, michael phelps  kimdir hayatı,  Tarihin En İyi Yüzücüsü Michael Phelps Hakkında Bilmedikleriniz

1. Phelps yüzmeye 7 yaşında başladı.
2. İlk öğrendiği yüzme stili sırtüstüydü çünkü kafasını suya sokmaktan korkuyordu.
3. 3 yıl sonra kendi yaş grubunda 100 metre kelebekte ülke rekorunu kırdı.
4. 2000 Sidney olimpiyatlarında, olimpiyatlara katılan son 70 yılın en genç Amerikan yüzücüsü oldu.
5. Kollarını açtığındaki açıklık 2.03 metreyken boyu 1.93 metredir.
6. Vücudu fiziksel egzersize ve yorgunluğa normal bir insana göre çok daha dayanıklı.
Doktorların söylediğine göre antrenmanlardan sonra kaslarda oluşan ve yorgunluğa neden olan laktik asit denilen molekül Phelps'in vücudunda çok daha az oluşuyor ve oluşanlar da çok çabuk kaslarından uzaklaştırılıyor.
7. 100 metreyi 50 saniyenin altında yüzebilen ilk insan.
100 metre kelebek dünya rekoru 49.82 ile kendisine ait ve ondan başka kimse 100 metreyi kelebek stiliyle 50 saniyenin altında yüzemedi.
8. 15 yaşındayken kırdığı rekorla dünyanın en genç rekor kıran yüzücüsü oldu.
9. 27 yaşında tarihin en çok olimpiyat madalyası sahibi sporcusu ünvanını elde etti.
10. Kendi kırdığı rekorları sonraki olimpiyatlarda bir kez daha kırdı.
11. 12 yaş grubundaki Amerikan ulusal rekorları hala kendisine ait.
12. 8 altın aldığı 2008 Pekin olimpiyatlarına hazırlanırken haftada ortalama 80 km yüzdü.
13. Olimpiyatlardan ve reklamlardan kazandıkları sayesinde en çok kazanan 5. olimpiyat sporcusu oldu.
dünyanın en hızlı yüzücüsü kim, en hızlı yüzücü, en fazla rekor kıran yüzücü kimdir, dünyanın en hızlı yüzücüsü hakkında bilmediklerimiz, michael phelps  kimdir hayatı

DÜNYA ATLETİZM TARİHÇESİ

atletizm branşları, atletizm kuralları, atletizm terimleri, dünya atletizm tarihçesi, atletizm tarihi, atletizm tarihçesi
atletizm branşları, atletizm kuralları, atletizm tarihçesi, atletizm tarihi, atletizm terimleri, dünya atletizm tarihçesi, atletizm, dünya atletizm tarihi, ilk atletizm yarışları, dünyada atletizm sporu, atletizm nedir
ATLETİZM

Kökü, eski Yunancada başarı, armağan, savaş, kavga anlamlarına gelen Athlos sözcüğüdür. Çeşitli mesafeler üzerinden yapılan sürat ve mukavemet koşularıyla, disk atma, cirit atma, gülle atma, çekiç atma, tek adım(uzun) atlama, üç adım atlama, yüksek atlama, sırıkla atlama dallarına ayrılır. Ayrıca beş yarıştan kurulu pentatlon ve on yarıştan kurulu dekatlon bölümleri de mevcut bulunmaktadır. Atletizm günümüzde çok yaygın bir şekilde yapılan bir spor dalını oluşturmaktadır.

Atletizmin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Çünkü insan bedeni her daim vardı. Ancak bir spor olarak benimsenmesi eski Yunanlılara dayanmaktadır. Çin, Hindistan, Mezopotamya, Mısır ve Girit’ de yapılan tarihi kazılarda bu sporun yıllar öncesinden var olduğunu kanıtlayan belgeler ele geçirilmiştir. İlk atletizm yarışmalarının MÖ. 1453 yılında Yunanistan’da Tanrıça Athena’nın(zekâ, sanat tanrıçası) adına Pan Athenian Oyunları olarak düzenlendiği elde edilen tarihi eserlerden bilinmektedir.

Eski Yunan’da düzenlenen atletizm yarışmalarının en önemlisi ise, Zeus onuruna düzenlenen Olimpia yarışması olmuştur. Bu sporda hız koşuları olan Dromos, uzun mesafe koşuları olan Dolioshos, silahlarla kuşanılmış olarak yapılan Hoplites, ellere meşaleler alınarak koşulan Lampadedromia ile Halma adıyla anılan uzun atlama, Discabolia denilen disk atma ve Acontismos diye adlandırılan cirit atma ve Penthatlon denilen beşli yarışlar atletizmin temelini oluşturmuştur. Yapılan tarihi araştırmalardan eski Romalıların ve Meksika’daki Mayaların da atletizm ile uğraştıkları ortaya çıkmıştır. O dönemlerde bu bölgelerde yapılan atletizm özel bir önem taşımaktaydı çünkü o toplumlarda atletizm kutsal sayılmaktaydı. Hıristiyanlığın yayılmasından sonra ise atletizm, putperestlik sayılarak horlandı ve bazı yerlerde yasaklanıp gözden düştü. Atletizm bu dönemlerde büyük bir gerileme gösterdi. Atletizmin yeniden doğuşu ise İngiltere adalarında oldu.

XII. yüzyıl başlarında İngiltere Kralı I. James, 1617 yılında Pazar ve tatil günleri spor yapma yasağını kaldırınca atletizm tekrar büyük bir canlanma gösterdi. XIX. Yüzyılın başlarında sporcuların yalnız birbirini geçmelerinin saptanmasıyla yapılan derecelendirme ile yetinilmeyerek zaman ölçüsüne de önem verilmeye başlandı. Daha sonraları atma ve atlamalarda uzunluk ve yükseklik mesafeleri de ölçülmeye başlandı. Çok kısa bir zamanda tüm İngiltere’yi saran atletizm yarışmaları, İngiltere’den sonra Amerika’ya geçti. 1861 yılında ilk atletizm kulübü Mincing Lane Athletic Amerika’da kuruldu. Daha sonra 1877 yılında İngiltere ile İrlanda arasında uluslararası atletizm yarışmaları düzenlendi. 1913 yılında bu spora yeni bir yön vermek amacıyla Uluslararası Atletizm Birliği kuruldu. O günden sonra bu spor dalında, kuralların ve yönetmeliklerin hazırlanması ve organizasyonların yapılması görevi Uluslararası Atletizm Birliğine verildi.

Atletizmin kuralları

Sürat Yarışları: Genişliği her atlet için en az 1.22 metre olan ve kura ile belirlenen kulvarlarda(şerit) koşulur. Önce yer, daha sonra hazır ol komutu ve tabanca atışı ile sporculara çıkış verilir. İşaretsiz çıkış, çıkışın tekrarını gerektirir. Ancak aynı atletin hatayı yinelemesi sporcunun yarıştan çıkartılmasına neden olur. Atlet yarışı ipi göğüsleyerek bitirir. Bu ip yerden 1.20 metre yukarıdadır ve sporcunun vücudunun herhangi bir ucunun ipe değmesi yeterlidir. Sonuç, kronometre(süre ölçer) ve foto finiş(varış) ile saptanır.

Bayrak Koşuları: Bayrak koşuları takım koşularıdır. Takımlar ise dörder kişiden oluşur. Her atlet kendi hissesine düşen yeri yani toplam mesafenin dörtte birini koşmak mecburiyetindedir. Bayrak yarışı 4*100 ve 4*400 ile olur. Ekibin ilk atleti koşusunu bitirdikten sonra elindeki sopayı( bu sopa =.30 m boyundadır) 20 metrelik alan içinde takım arkadaşına verir, böylece yarış dört kişi arasında devam ettirilerek bitirilir.

Dekatlon: 10’lu yarışma grubudur. İlk gün 100 metre, gülle atma, uzun ve yüksek atlama,400 metre yarışları; ikinci gün 110 metre engelli, disk atma, sırıkla atlama, cirit atma ve 1500 metre yarışları yapılır. Yapılan her yarışmaya ayrı ayrı puan verilir. Derecelendirme toplam sonuçla elde edilir.

Engelli Yarışlar: Erkekler için engellerin ağırlığı en az 10 kg kadınlar için 8 kilogram, engel yüksekliği ise erkeklerde 1.06 ile 0.914 metre; kadınlarda 0.762 metre olmak zorundadır. Yarışlarda 10 engel konulur. Son engelin varışa yani bitişe uzaklığı 400 metre engellide 45 metre; 100 metre engellide ise 10.02 metredir. Elden güç alınarak aşılan 3 bin metre steple yarışında tam 28 engel bulunur. Her bir engelin yüksekliği ise 0. 914 metredir. Diğer yandan 0.76 metre derinliğinde 7 hendeğin aşılması gerekmektedir.

Çekiç ve Gülle Atma: Birincisi 2.135 metre, ikincisi 2.50 metre çapındaki bir daire içinde yapılır. Bu sırada sporcunun vücudunun hiçbir bölümü daire dışında yere değmemelidir. Eğer sporcu daire dışına çıkarsa yarış dışı kalır. Atan kişinin çember dışına çıkması için atılanın yere düşmesi beklenir. Cirit’te atlet istediği mesafeyi gerilip hız almak için kullanabilir. Ölçü; atılan nokta ile yere değme noktasıdır. Gülle; içine kurşun akıtılmış dökme ya da pirinçten bir top olup ağırlığı 7.257 kilogramdır. Disk ise tahta ya da metalden bir dairedir ve 21,9 cm çapındadır. Ağırlığı ise 2 kilogramdır. Çekicin ucunda güllesi ve örgü teli mevcuttur. Toplam uzunluğu 122cm, ağırlığı 7.257kilogramdır. Cirit, ucu madeni tahta ya da metal karışımı bir mızrak olup 2.60 m boyunda,25-30 mm kalınlığında ve 800 gram ağırlığındadır. Bu atma aletlerinin durumu kadınlar için değişmektedir.

Atlamalarda her yarışmacının 3 kere deneme hakkı vardır. Hız alma mesafesi bu bölümde sınırlı değildir. Atlamalarda çıtayı düşürmek( 3 denemede) yarıştan elenmeye sebep olur. Her başarılı atlayış ise, bir üst yükseklikte 3 yeni atlama hakkı kazanmayı sağlar. Uzun atlamada esas, çıkış hattı ile kum havuzunda bırakılan izdir. 3 adımla çıkış işareti tahtasının, atlama havuzuna uzaklığı 11 metredir. Kros, atletizm pistinin dışında yapılır ve genellikle uzun ve kulvarsız(şeritsiz) olan bir yarış türüdür. Maraton yarışları ana yollar üzerinde yapılır.42.195 metre uzunluğunda bir parkur esas tutulur. Çok uzun bir mesafede koşulacağından dolayı bu yarışmada yarışacaklara, önceden doktor raporu verilmelidir. Doktor raporu alamayan yarışmacı maraton yarışmasına katılamaz.

atletizm branşları, atletizm kuralları, atletizm terimleri, dünya atletizm tarihçesi, atletizm tarihi, atletizm tarihçesi

KANO SPORU TARİHÇESİ

kano, kano sporu tarihçesi, dünyada kano sporu, türkiyede kano sporu, kano nedir,
dünyada kano sporu, kano, kano nedir, kano sporu tarihçesi, türkiyede kano sporu, kano sporu nasıl yapılır, kano sporu için neler gereklidir
Kano

Kano, gidiş yönünde oturan bir ya da birden fazla kişinin kürekle yüzdürdüğü hafif bir teknedir. En eski ulaşım araçlarından biri olan kanoyu ilkel insanlar çevrelerinde buldukları ağaçların gövdesini, gereksinmelerini karşılayacak biçimde oyarak yaparlardı. Gü­nümüzde Afrika'da ve Pasifik Adaları'nda yaşayan Yerlilerin kütükleri oyarak yaptıkla­rı kayıklara da kano denir. Kuzey Amerika Yerlileri kanolarını, ahşap bir iskeleti huşağacı kabuğuyla kaplayarak yaparlardı. Grönland'da yaşayan Eskimolarsa kayak adıyla bilinen kanoları için balina kemiğinden bir kafes hazırlar, bu kafesi, oturmak için açık bıraktıkları bir deliğin dışında, fok derisiyle kaplarlardı.

Eskimolar'ın kürekleri çift taraflıydı. Mo­dern kano sporunu 1865'te tasarımını kendi yaptığı kanosuyla 1.600 km kat etmeyi başa­ran İskoç John MacGregor başlattı. Dene­yimlerini bir kitapta toplayan MacGregor'un serüvenleri çevresinde büyük bir ilgi uyan­dırdı. İlk kano kulübü İngiltere'de 1866' da, dünya şampiyonalarını ve olimpiyatlardaki kano yarışmalarını düzenleyen Uluslararası Kano Federasyonu (ICF) ise 1948'de ku­ruldu.
İki temel kano biçimi vardır: Açık Kanada kanosu ve Eskimo kayağı. Çağdaş kayak Eskimo kayağından geliştirilmiştir.

Kayıkla ilgili sporların en eskisi olan kanonun geçmişi, tarih öncesi çağlara kadar inmektedir. İlk çağlarda, ağaç kütüklerinin oyulması ile elde edilen tekneler, daha sonra Kızılderililer tarafından kayın kabuklarından yapılmaya başlandı. Kızılderililerin hızlı ve çalkantılı sularda kullanmış oldukları bu tekneler, zaman içinde gelişerek kano sporunun aracı oldu.

Günümüzde Olimpiyat Oyunları programlarında yer alan kano sporu; 1850'li yıllarda İskoçyalı John Mc Greger tarafından geliştirilerek bir spor haline getirildi. İlk kano kulübü de 1865'de yine onun tarafından İngiltere'de kuruldu. Hızla yaygınlaşmaya başlayan kano, pek çok ülkede ulusal kuruluşları kurularak faaliyet göstermeye başladı. 1880'de Amerikan Kano Derneği, 1900'de Kanada Kano Derneği, 1924'de de merkezi Floransa'da bulunan, Uluslararası Kano Sporu Temsilciliği kuruldu. Bu uluslar arası kuruluşun girişimleriyle kano, 1936 Berlin Olimpiyat Oyunları'nda ilk kez yer aldı. Bayanların ise bu spora katılmaları 1948'den sonra gerçekleşti.

Uluslararası Kano Sporu Temsilciliği, 1946 "Uluslararası Kano Federasyonu" (Federation Internationale de Canoe), "ICF" adıyla yeniden örgütlendi. Olimpiyatların dışındaki uluslararası yarışmaların düzenlenip, denetlenmesi ICF'ye aittir. 1972 yılında da kano slalom yarışmaları olimpiyatlara dahil edildi.
kano, kano sporu tarihçesi, dünyada kano sporu, türkiyede kano sporu, kano nedir,

Türkiye'de Kano

Kano sporu, ülkemizde yeni gelişmekte olan spor dallarından biridir. Bu spor 1980'li yılların sonlarında ülkemizde bulunan yabancılar tarafından rafting ile birlikte yapılmaya başladı. 1991 ve 1992 yıllarında M.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğretim elemanlarından Doç. Dr. Sami Mengütay ve Öğr. Gör. Fatih Sani, Köln Spor Y.O'nda kano kurs ve uygulamalarına katılarak, üniversitede eğitimin nasıl verildiğini izlediler. Türkiye'ye döndüklerinde 1993 - 94 öğretim yılında ülkemizde ilk defa kendi okullarında eğitimi yapılan bir spor dalı olarak açılmasını sağladılar. Bu dönemde olimpiyatlara talip olan ülkemizde, olimpik bir spor dalı niteliği taşıyan kanonun federasyonunun kurulması da gündeme geldi. Ülkemizin doğa şartlarına ve turizm potansiyeline uygun bir spor dalı olarak kabul edilen kano, 1994'de Kürek Federasyonu'na bağlandı.

Bu yazı, kano, kano sporu tarihçesi, dünyada kano sporu, türkiyede kano sporu, kano nedir, ile ilgilidir.

FUTBOL SAHASI ÖLÇÜLERİ

futbol sahası standartları, futbol sahası ölçüleri, futbo sahası kuralları, futbol sahası zemini, ıfab, uluslararası futbol birliği kurulu, futbol kale ölçüsü, futbol ceza sahası ölçüsü
futbo sahası kuralları, futbol ceza sahası ölçüsü, futbol kale ölçüsü, futbol sahası ölçüleri, futbol sahası standartları, futbol sahası zemini, ıfab, uluslararası futbol birliği kurulu, Futbol saha ölçüleri ve kuralları
Bu yazımızda, geçmişte her ne kadar toprak denebilecek zeminlerde oynanmış olsa da, günümüz futbolundaki futbol saha ölçüleri ve zemin kuralları ile ilgili bilgiler bulacaksınız.

Uluslararası Futbol Birliği Kurulu’nun (IFAB) belirlediği kurallara göre; futbol sahası dikdörtgen şeklinde ve zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır. Zemin doğal veya yapay çim ile kaplanmış olabilir.

Futbol saha ölçüleri ve zemin kuralları

Sahanın uzun kenarları “taç çizgisi”, kısa kenarları ise “kale çizgisi” olarak adlandırılır. Taç çizgileri birbirine paralel ve aynı uzunlukta 90 ile 120 m. arasında olmak zorundadır. Kale çizgileri de yine birbirine paralel ve aynı uzunlukta 45 ile 90 m. arasında olmak zorundadır. Uluslararası müsabakalarda bu uzunluklar kale çizgisi için 64-75 m. taç çizgisi için ise 100-110 m. aralığında sınırlandırılmıştır. Sahanın tüm çizgileri 12. cm. den daha kalın olmamalı ve tamamı aynı kalınlıkta olmalıdır. Sahanın her bir köşesinde yüksekliği en az 1,5 m. olan bayrak direkleri dikilmesi gerekir. Bu köşeleri merkez alacak şekilde içe doğru 0,5 m. yarıçaplı bir çeyrek daire çizilir.

Saha, taç çizgilerinin tam orta noktasından ikiye bölünmüş olmalıdır. Sahayı ortadan ikiye bölen bu çizginin tam orta noktasına “santra” denir. Bu nokta merkezli ve 9.15 m. yarıçaplı daireye de orta yuvarlak adı verilir.

Kaleler ve ceza alanı

Kaleler her iki kale çizgisinin üzerine ve tam ortasına yerleştirilir. Kale, zemine 90 derece dik iki direk ile bunları birleştiren ve zemine paralel olan bir üst direkten oluşur. iki kale direğinin arasındaki mesafe 7,32 m. üst direğin yerden yüksekliği de 2,44 m. olmalıdır.Kale direkleri 12 cm. yi geçmeyecek kalınlıkta ve beyaz olmak zorundadır.

Her kalenin önünde bir küçük bir de onu da içine alan büyük bir dikdörtgen bulunur. Küçük olan dikdörtgen kalecinin durduğu kale çizgisine yapışık ve ortalı ve 5,5 m. ye 18,32 m. büyüklüğündedir ve kale alanı (altı pas da denir) olarak adlandırılır. Kalecinin bu alan içinde dokunulmazlığı vardır.

Kale alanını içine alacak şekilde ortalanmış büyük dikdörtgen ise 16.5 m.ye 40.3 m. büyüklüğündedir ve bu alana da ceza alanı denir. Bu alanı ortalayacak ve kale çizgisine 11 m. uzaklıkta olacak şekilde beyaz bir nokta bulunur, ki buna penaltı noktası diyoruz. Penaltı atışları bu nokta üzerinden yapılır ve bu sırada penaltıyı atacak futbolcunun dışında kalan oyuncular ceza sahasının dışında olmak zorundadırlar. Ceza sahası üzerinde penaltı noktasını merkez alan ve yarıçapı 9.15 m. olan bir yay vardır. Bu yaya ceza yayı denir.

Maçtaki bazı başlama noktaları

Santra : Orta yuvarlağın tam ortasındaki beyaz nokta. Maçın ilk veya devre düdüğü ile ya da gol sonrası başlangıçları bu orta noktadan yapılır. Oyuna başlayan iki taraf oyuncusunun dışında kalan diğer futbolcular bu esnada orta yuvarlak dışında olmalıdırlar.

Kale vuruşu : Aut atışları ya da kale alanı içinde kazanılan serbest vuruşlar kale alanı uzun çizgisi üzerinden yapılır. Endirekt serbest vuruşlar ise kazanılan yerin hizasından yine kale alanı uzun çizgisi üzerinden yapılır.

Korner atışı : Topun kaleye göre kornere çıktığı taraftaki köşeden ve çeyrek daire üzerinden ayak vuruşu ile yapılır. Bu esnada rakip oyuncu en az 9.15 m. mesafede durmak zorundadır.

Taç atışı : Topun taca çıktığı noktadan, taç çizgisi üzerinden el ile yapılır. Taç atışlarında ofsayt kuralı geçersizdir.
futbol sahası standartları, futbol sahası ölçüleri, futbo sahası kuralları, futbol sahası zemini, ıfab, uluslararası futbol birliği kurulu, futbol kale ölçüsü, futbol ceza sahası ölçüsü

GALATASARAY YİNE KAZANAMADI!

galatasaray, şampiyonlar ligi, süper lig, clup brugge, fatih terim, lemina, muslera, falcao, ömer bayram, adem büyük, uefa avrupa kupası,


YAZIK OLDU!

Galatasaray bu sene Şampiyonlar Liği’ndeki en önemli maçında 90+2’de  yediği golle 1-1 berabere kaldı.

UEFA’da devam etmek için gerekli olan çok önemli bir avantajı kaybetti.

Evet çok eksiği vardı. Cezalı ve sakat oyuncu sayısı çoktu.

Falcao, Babel, Luindama ve Andone sakat,  Nzonzi cezalı, Ahmet Çalık, Jımmy Durmaz UEFA listesinde yok , elde ise A takımdan 14 futbolcu ve genç takımdan pırıl pırıl 4 genç…

Ama Fatih Terim’in her zaman dediği gibi ‘Galatasaray sahaya 11 kişi çıkar.’

Fatih Hoca sahaya eldeki en 11’i sürdü. Seri, Belhanda ve Fegouli dışındaki 8 futbolcu da çok iyi oynadı. Lemina müthiş oynadı.

Maçı izlerken Emre Mor’a çok kızdım çok da üzüldüm. Takım çok eksik. Hücum gücü yönüyle sıkıntıda. Ama böyle bir yetenek sahaya çıkıp tek başına maçı çevirmesi gerekirken yedek kulübesinde bekliyordu. Son 10 dakikada oyuna giriyordu. Gerçekten hem Emre Mor, hem Galatasaray hem de Türk futbolu adına üzücü bir durum.

Muslera, Lemina, Ömer Bayram ve Adem Büyük özel bir tebriği hak ediyor.

Galatasaray’ın kadrosu isim isim düşünüldüğünde aslında çok kaliteli bir takım. Her takımın kadrosunda görmek isteyeceği çok önemli oyuncular var. Ama bir türlü Fatih Hoca’nın istediği bir seviyeye ulaşamadı. Böyle giderse de çok zor görünüyor.

Galatasaray’ın yapacağı iki şey var. Birincisi bu maçtaki performansı ve oyunu ve mücadeleyi ligde de sahaya yansıtmak, ikincisi ise Ocak ayında 1 stoper, 1 oyun kurucu orta saha, en az hızlı 1 kanat ve 1 golcü transfer etmek.

Evet yazık oldu. Çünkü galibiyete bu kadar yaklaşmışken uzatmalarda yenen golle berabere kalınmamalıydı. Fatih Hoca ve futbolcularda en taraftarlar kadar üzülmüşlerdir.

Aslında her futbolcuların elinde. Kendilerine gelmeleri, Galatasaray’da oynadıklarını unutmamaları ve kalitelerini bir an önce sahaya yansıtmaları gerekiyor. Bekliyoruz…

Abdurrahman ACER 

galatasaray, şampiyonlar ligi, süper lig, clup brugge, fatih terim, lemina, muslera, falcao, ömer bayram, adem büyük, uefa avrupa kupası, 

TRABZONSPOR-GALATASARAY

trabzonspor, galatasaray, erman özgür, köşe yazısı erman özgür, trabzonspor-galatasaray maçı, süper lig, süper ligde bu hafta, sörloth, ünal karaman

Favori Trabzon

Erman Özgür, Getafe ve Galatasaray maçları öncesinde Trabzonspor’un son durumunu değerlendirdi...

Neredeyse tüm Türk takımları için Avrupa kupası maçlarının formalite haline geldiği bir dönemde Ünal Karaman’ın, Galatasaray karşılaşmasında oynatmayı düşündüğü hiçbir oyuncusunu Getafe karşılaşmasında oynatacağını düşünmüyorum. Fakat çok genç oyuncular ile oynamanın oyuncu yetiştirmek konusunda da çok faydalı olmayacağı bir gerçek. Avrupa kupası maçları, ülke puanı için önemli olsa da ekstra başarısızlığın söz konusu olduğu bir sezonda bu formalite maçları, önemini daha yitirdi. Trabzonspor’un, bundan sonraki şampiyonluk yarışında takımı sürükleyen, Sosa, Nwakaeme, Sörloth ve Pereira gibi oyuncuları kaybetme lüksü kalmadığı düşünülürse Avrupa kupasına çıkacağı genç ağırlıklı kadro da mazur görülebilir.

Ne olursa olsun...

Galatasaray gibi bir maça Trabzonspor’un, yüksek motivasyon, iç saha avantajı ve form durumuyla favori çıktığını söyleyebilirim. Bu maçın özelinde en büyük sıkıntıları ise bu motivasyonun baskıya dönüşmesi olabilir. Bu yüzden büyük bir maç oynayacak olmanın yanı sıra Trabzonsporlu oyuncuların, Galatasaray maçını sadece üç puan anlamına geldiğini de aklından çıkartmaması şart. Sezonun şimdiye kadarki performansına bakınca Galatasaray mücadelesinden nasıl bir sonuç çıkarsa çıksın, Trabzonspor hâlâ çok başarılı bir sezon başı oynuyor.

Yazar:Erman Özgür / Fanatik Gazetesi
trabzonspor, galatasaray, erman özgür, köşe yazısı erman özgür, trabzonspor-galatasaray maçı, süper lig, süper ligde bu hafta, sörloth, ünal karaman

DEMİR GRUP SİVASSPOR GÖZ KAMAŞTIRIYOR!

sivasspor, demir grup, demir grup sivasspor, yiğidolar, köşe yazıları, spor haberleri son dakika, son dakika sivasspor, fanatik, emre kılıç, mert hakan yandaş, mecnun odyakmaz

Sivasspor'un sırrı bu sözlerde: 90 dakika bize yetmiyor

Yiğidolar’ın yıldızları yakaladıkları başarıyı anlatırken, şu sözleri kullanıyor: “O kadar birbirimize alıştık ki; oyunda ne oluyorsa sanki otomatik olarak gerçekleşiyor ve bu bize çok keyif veriyor. Bazen maçın bittiğine üzülüyoruz. Çünkü hepimiz en az bir 90 dakika daha çıkarabilecek kadar güçlü hissediyoruz. Bu aile ortamı ve inanmışlık bize zirveyi getirdi. Bunun değerini biliyoruz”

Milli maç arasından önce, evindeki Konyaspor galibiyeti ile liderliğe yükselen Demir Grup Sivasspor, çıkış arayan ligin son sırasındaki Kayserispor ile deplasmanda oynadığı karşılaşmayı da üstün bir futbolla 4-1 kazanarak haftayı yine zirvede tamamladı.

Ligde 12 hafta sonunda 24 puana ulaşan Kırmızı- Beyazlılar en yakın takipçileri Trabzonspor ve Medipol Başakşehir’in 2 puan önünde yer aldı. Yiğidolar’ın bu başarısının arkasında futbol içerisindeki en klişe deyimlerden bir tanesinin gerçeğe yansıması var: Aile ortamı... Biz söylemiyoruz... Takımın yıldızlaşan isimlerinden Mert Hakan Yandaş anlatıyor. Futbolcular olarak çok güzel bir birliktelik içerisinde olduklarını vurgulayan başarılı oyuncu, Sivasspor’un liderliğini şu sözlerle özetliyor:

‘Tesadüf değil!’

“O kadar birbirimize alıştık ve ne yapacağımızı biliyoruz ki; oyunda ne oluyorsa sanki otomatik olarak gerçekleşiyor ve bu durum bize çok keyif veriyor. Herkes daha fazla çalışıyor, üzerine koymak istiyor. Hocamızla yakaladığımız fiziksel güç de bizi maçlarda tetikliyor. Bazen maçın bittiğine üzülüyoruz. Çünkü hepimiz en az bir 90 dakika daha çıkarabilecek kadar güçlü hissediyoruz. Bu aile ortamı ve inanmışlık bize zirveyi getirdi. Bunun değerini biliyoruz, tesadüf olmadığını biliyoruz. Daha iyi şeyler yapacağımıza inanıyoruz.”

Haber: Ömer Necati Albayrak/Fanatik Gazetesi

sivasspor, demir grup, demir grup sivasspor, yiğidolar, köşe yazıları, spor haberleri son dakika, son dakika sivasspor, fanatik, emre kılıç, mert hakan yandaş, mecnun odyakmaz

FENERBAHÇE, ERSUN YANAL VE EMRE BELÖZOĞLU


fenerbahçe, ali koç, ersun yanal, emre belözoğlu, vedat muriç, altay bayındır, süper lig,

FENERBAHÇE, ERSUN YANAL VE EMRE BELÖZOĞLU

Fenerbahçe bir türlü taraftarının beklediği seviye gelemiyor.
İstikrarsız bir görüntü sergiliyor.
Bu hafta ne olur? sorusunu her hafta sormak zorunda kalıyor.
Kendi sahasında bile rahat bir maç izleyemiyor.
Peki neden?

Fenerbahçe’nin, oturmuş bir kadrosu yok maalesef. Ersun Yanal aslında geçen yıl tam zamanında geldi. Fenerbahçe taraftarının çok istemesi üzerine Ali Koç takımın başına getirdi. Büyük bir destekle geldi. İyi bir takım kurması beklendi. Ama bu beklenildiği gibi olmadı. Direnci düşük, istikrardan uzak ve sürekliliği olmayan oyunculardan kurulu bir takım görüntüsünü hala devam ettiriyor. Kredisi tükenmek üzere…

Kaleci Altay çok genç, çok yetenekli ama yan toplarda sıkıntıları olan bir kaleci. Tecrübe eksikliği de oyun içinde kendini gösteriyor.

Defans hattında da ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Çok pozisyon veriyor. Sakatlıklar da sürekliliği engelliyor. Üst düzey diyebileceğimiz, geriden takımı süpürecek özellikte bir oyuncusu yok.

Orta saha ise neredeyse Emre Belözoğlu’nun performansına kalmış görünüyor. Futbolunun son günlerini yaşayan 39 yaşında bir futbolcudan bunu beklemek ve takımın orta saha yükünü üzerine bırakmak zaten baştan hatalı bir durum. Emre Belözoğlu ihtiyaç halinde devreye girmeli. Ama ihtiyaç hiç bitmiyor. Emre de olağanüstü bir çaba sarfediyor. Ama bu böyle gidemez…

Forvete gelince Vedat Muriç alternatifsiz! Sakatlanırsa Fenerbahçe çok zor durumda kalır diye düşünüyordum ve oldu. Mevlüt Erdinç de sakatlanınca forvet hattı çöktü. Burada yine Ersun Hoca’nın yanlış tercihleri de etkili oluyor…

Ersun Yanal için tehlike çanları çalıyor. Üst üste 2-3 maç kötü giderse  faturası Ersun Hoca’ya kesilecek gibi…Benden söylemesi…

Abdurrahman ACER


fenerbahçe, ali koç, ersun yanal, emre belözoğlu, vedat muriç, altay bayındır, süper lig, 

GALATASARAY'DA ÇARE GENÇLERDE!


galatasaray, fatih terim, falcao, babel, lemina, seri, nzonzi, galatasaray genç futbolcular, yunus akgün, erenca, atalay babacan, mustafa kapı, süper lig

GALATASARAY NE YAPMALI?

Galatasaray futbol takımı çok ciddi sıkıntılarla boğuşuyor. Diğer branşların aksine takım bir türlü oturmadı. Fatih Terim bu durumu bir takım şeylere bağlasa da aslında kendi de işin farkında…

             Sezona çok iyi transferlerle girildi.

            Çok ama çok istenen Falcao geldi. Show yaptı.

Ama bu show hava limanında kaldı ve  yeşil çimlere gelemedi.

            Nzonzi, Seri, Lemina,  Jimmy Durmaz ve  Babel eklendi.

            Yerlilerden Adem Büyük, Şener, Emre Mor derken takım isimler bazında müthiş oldu.

            Ama bu sahaya bir türlü yansımadı. Sanki kan uyuşmazlığı yaşanıyor. Olmadı işte!

Fatih Hoca bu durumu erken farketti ama iş işten geçmişti.

Bunun için hep Ocak ayını işaret etti. Çünkü çaresizdi.

Geçen yılın hızlı, agresif ve koşan takımı gitmiş yerine ne yapacağı kestirilemeyen bir takım gelmişti. Sakatlıklar da bunun tuzu biberi oldu…

Pek ne olacak şimdi?

Galatasaray’ın gençleri harika işler çıkarıyor. 
Kalitelerini yaz hazırlık kamplarında gösterdiler. 
Kumaşları çok iyi. Avrupa takımlarının radarındalar. 
Fatih Hoca gençlere güvenecek ve yeni Ozan Kabak’lar çıkaracak. 

Kim mi bu gençler?

Yunus Akgün, Atalay Babacan, Mustafa Kapı, Erencan…

Ama tek bir şartla; geç kalmamalı, bu haftadan itibaren formaları verilmeli ve sahaya çıkarılmalı…Tam Fatih Terim’lik bir iş! Haydi Hocam.

Yazar : Abdurrahman ACER


galatasaray, fatih terim, falcao, babel, lemina, seri, nzonzi, galatasaray genç futbolcular, yunus akgün, erenca, atalay babacan, mustafa kapı, süper lig

FUTBOLDA 2019 YILININ EN'LERİ...

FIFA'da yılın 11'i ve en iyi futbolcusu belli oldu!

Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), 2019 yılının en iyi ilk 11'ini, en iyi futbolcusunu ve en iyi teknik direktörü gibi birçok konuda yılın En'lerini seçti. İşte FIFA tarafından belirlenen 2019 yılının enleri...


FIFA 2019 yılının En'lerini seçti. İşte FIFA'nın belirlediği yılın En'leri...

2019 fifa yılın futbol ödülleri, yılın futbolcusu messi, yılın teknik direktörü jurgen kloop, yılın kalecisi baccer, yılın kadın furbolcusu, 2019 yılın onbiri

FIFA yılın futbolcusu Lionel Messi.

2019 fifa yılın futbol ödülleri, yılın futbolcusu messi, yılın teknik direktörü jurgen kloop, yılın kalecisi baccer, yılın kadın furbolcusu, 2019 yılın onbiri

FIFA yılın teknik direktörü Jurgen Klopp


FIFA yılın kadın teknik direktörü Jill Ellis


FIFA en iyi kadın futbolcu Megan Rapinoe.


2019 FIFA Puskas ödülü (En iyi gol) ödülünü Debrecen forması giyen Daniel Zsori kazandı..


2019 FIFA Fair Play ödülü Marcelo Bielsa.


FIFA yılın kalecisi Alisson Becker.

İşte 2019 yılının en iyi 11'i...

ALISSON

RAMOS

DE LIGT

VAN DIJK

MARCELO

MODRIC

HAZARD

DE JONG

MESSİ

RONALDO

MBAPPE

Haber: www.fotomac.com.tr
2019 fifa yılın futbol ödülleri, yılın futbolcusu messi, yılın teknik direktörü jurgen kloop, yılın kalecisi baccer, yılın kadın furbolcusu, 2019 yılın onbiri


İŞTE GALATASARAY'IN DEV KADROSU

galatasaray, galatasaray kadrosu, galatasaray futbol takımı kadrosu 2019-2020, Rademel Falcao, Mario Lemina, Muslera, Belhanda, Feghouli, Nzonzi, Babel, Florin Andone, Lemina
GALATASARAY SK Futbol Takım Kadrosu (Kaynak: www.galatasaray.org.tr)galatasaray, galatasaray kadrosu, galatasaray futbol takımı kadrosu, Rademel Falcao, Mario Lemina, Muslera, Belhanda, Feghouli, Nzonzi, Babel, Florin Andone, Lemina
1 - Fernando Muslera
1 - Fernando Muslera
Kaleci
12 - Batuhan Ahmet Şen
12 - Batuhan Ahmet Şen
Kaleci
34 - Okan Kocuk
34 - Okan Kocuk
Kaleci
2 - Şener Özbayraklı
2 - Şener Özbayraklı
Defans
3 - Emre Taşdemir
3 - Emre Taşdemir
Defans
5 - Ahmet Çalık
5 - Ahmet Çalık
Defans
14 - Martin Linnes
14 - Martin Linnes
Defans
19 - Ömer Bayram
19 - Ömer Bayram
Defans
22 - Mariano Ferreira Filho
22 - Mariano Ferreira Filho
Defans
27 - Christian Luyindama
27 - Christian Luyindama
Defans
45 - Marcos do Nascimento Teixeira
45 - Marcos do Nascimento Teixeira
Defans
55 - Yuto Nagatomo
55 - Yuto Nagatomo
Defans
6 - Jean Michaël Seri
6 - Jean Michaël Seri
Orta Saha
7 - Adem Büyük
7 - Adem Büyük
Orta Saha
8 - Selçuk İnan
8 - Selçuk İnan
Orta Saha
10 - Younes Belhanda
10 - Younes Belhanda
Orta Saha
15 - Ryan Donk
15 - Ryan Donk
Orta Saha
20 - Emre Akbaba
20 - Emre Akbaba
Orta Saha
21 - Jakup Jimmy Durmaz
21 - Jakup Jimmy Durmaz
Orta Saha
30 - Atalay Babacan
30 - Atalay Babacan
Orta Saha
52 - Celil Yüksel
52 - Celil Yüksel
Orta saha
89 - Sofiane Feghouli
89 - Sofiane Feghouli
Orta Saha
92 - Steven Nkemboanza Mike Christopher Nzonzi
92 - Steven Nkemboanza Mike Christopher Nzonzi
Orta Saha
Taylan Antalyalı
Taylan Antalyalı
Orta saha
Mario Rene Junior Lemina
Mario Rene Junior Lemina
Orta saha
11 - Ryan Babel
11 - Ryan Babel
Forvet


Mario Lemina - Orta Saha
Radamel Falcao Garcia Zarate
17 - Yunus Akgün
17 - Yunus Akgün
Forvet
97 - Emre Mor
97 - Emre Mor
Forvet
Radamel Falcao Garcia Zarate
Radamel Falcao Garcia Zarate
Forvet
Florin Andone
Florin Andone
Forvet








Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-