AĞIR SIKLET BOKS ŞAMPİYONLARI

wbo, ıbf, wbc, dünya ağır sıklet boks şampiyonları, ağır sıklet bok sıralaması, Wladimir Klitschko, Eddie Chambers, Ray Austin, John Ruiz, Oleg Maskaev, Alexander Povetkin,

WBA,WBC,IBF ve WBO Ağırsiklet Sıralamaları

Boksta dünyanın en büyük 4 federasyon WBC (World Boxing Council)Dünya Boks Konseyi,WBA    (World Boxing Association)Dünya  Boks Birliği,IBF (International Boxing Federation)Uluslararası Boks Federasyonu ve WBO (World Boxing Organization)Dünya Boks Organizasyonu’nun Ağırsikletteki dünya şampiyonları şu isimlerden oluşuyor WBA-)David Haye,WBC-)Vitali Klitschko,IBF-Wladimir Klitschko,WBO-Wladimir Klitschko.Bunun dışında 4 büyük federasyonun ağırsikletteki dünya şampiyonları ve sıralamaları şu şekilde.

(Federasyonlardan birinde dünya şampiyonluğu ünvan maçına çıkmak için sıralamada ilk 15’in içinde bulunulması gerekir o yüzden ilk 15’i verdik.)

Haye'in Valuev'i yenerek WBA Ağırsiklet Dünya Şampiyonluğu kemerini kazandığı maçtan sonraki bir görüntü
Haye’in Valuev’i yenerek WBA Ağırsiklet Dünya Şampiyonluğu kemerini kazandığı maçtan sonraki bir görüntü

WBA

Dünya Şampiyonu:David Haye (İngiltere)

John Ruiz (A.B.D)
Kali Meehan (Avustralya)
Ruslan Chagaev(Özbekistan)
Nikolay Valuev (Rusya)
Dennis Boytsov (Rusya)
Alexander Ustinov (Rusya)
Ray Austin(A.B.D)
Odlanier Solis (Küba)
Samuel Peter (A.B.D)
Tomasz Adamek (Polonya)
Denis Bakhtov (Rusya)
David Rodriguez (A.B.D)
) Sebastian Koeber (Almanya)
Chris Arreola (A.B.D)
Rene Detweiler (Almanya)
WBC Dünya Şampiyonu Vitali Klitschko ve kardeşi WBO ve IBF Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko
WBC Dünya Şampiyonu Vitali Klitschko ve kardeşi WBO ve IBF Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko

wbo, ıbf, wbc, dünya ağır sıklet boks şampiyonları, ağır sıklet bok sıralaması, Wladimir Klitschko, Eddie Chambers, Ray Austin, John Ruiz, Oleg Maskaev, Alexander Povetkin,

WBC

Dünya Şampiyonu:Vitali Klitschko (Ukrayna)

Ray Austin (Amerika Birleşik Devletleri)
Oleg Maskaev (Kazakistan)
Odlanier Solis (Küba)
Alexander Povetkin (Rusya)
Kevin Johnson (Amerika Birleşik Devletleri)
James Toney (Amerika Birleşik Devletleri)
Manuel Quezada (Amerika Birleşik Devletleri)
Denis Boytsov (Rusya)
Samuel Peter (Nijerya)
Thomasz Adamek (Polonya)
Derrick Rossy (Amerika Birleşik Devletleri)
Francesco Pianeta ( İtalya)
Evander Holyfield (Amerika Birleşik Devletleri)
Jonathan Banks (Amerika Birleşik Devletleri)
Juan Carlos Gomez (Küba)
IBF ve WBO Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko

IBF ve WBO Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko

IBF

Dünya Şampiyonu:Wladimir Klitschko

Alexander Povetkin (Rusya)
Boşta
Eddie Chambers (A.B.D)
Samuel Peter (A.B.D)
Dennis Boytsov (Rusya)
Oleg Maskaev (Kazakistan)
Alexander Dimitrenko (Ukrayna)
Ruslan Chagaev (Özbekistan)
Tomasz Adamek (Polonya)
Nikolai Valuev (Rusya)
Ray Austin (A.B.D)
James Toney (A.B.D)
Fres Oquendo (Porto Riko)
Jonathan Banks (A.B.D)
David Tua (Samoa)
Kemer Birleştirme maçında Wladimir Klitschko'nun zamanın WBO Dünya Şampiyonu Sultan İbragimov'u yenerek IBF ve WBO şampiyonu olduğu maçtan bir görüntü
Kemer Birleştirme maçında Wladimir Klitschko'nun zamanın WBO Dünya Şampiyonu Sultan İbragimov'u yenerek IBF ve WBO şampiyonu olduğu maçtan bir görüntü

WBO

Dünya Şampiyonu:Wladimir Klitschko

1-)  Eddie Chambers (A.B.D)
2 -) Alexander Povetkin (Rusya)
3 -) David Tua (Samoa)
4-) Denis Boytsov (Rusya)
5-) Brian Minto (A.B.D)
6-)Alexander Dimitrenko (Ukrayna)
Kevin Johnson (A.B.D)
Rene Detweiller (Almanya)
Chris Arreola (A.B.D)
Ruslan Chagaev(Özbekistan)
James Toney (A.B.D)
Sam Sexton (İngiltere)
Gonzalo Omar Basile (Arjantin)
Chauncy Welliver (A.B.D)
Alex Leapai (Avustralya)




ağır sıklet boks sıralaması, Alexander Povetkin, dünya ağır sıklet boks şampiyonları, ıbf, John Ruiz, Oleg Maskaev, wbc, wbo, Wladimir Klitschko, boksörler, boks tarihi, 

VÜCUT GELİŞTİRME SPORU

vücut geliştirme sporu nedir, vücut geliştirmede altın kurallar, vücut geliştirmek için ne yapılmalı, altın kurallar, nasıl vücüt geliştirilir,

Vücut geliştirme sporu erkeklerin vazgeçilmezi halini almaya başladı. Dolayısıyla bu sporlar ilgili etrafta oldukça yanlış bilgi mevcut. Bizde size sağlık sorunu yaşamadan bu sporu yapabilmeniz için 30 altın kuralı öneriyoruz.

30 Altın Kural:

1- Ağırlık ve Bodyfitness çalışmaları sırasında dinlenme,uyku ve beslenmenize çok dikkat edin.

2- Çalışmalarınıza en erken yemekten 2-3 saat sonra başlayın. Tok karnına asla spor yapmayın.

3- Başlangıç-Orta Safha-İlerlemişler için hazırlanan programları takip edin, verilen programların dışına çıkmayın.

4- Hangi hareketlerin hangi kas gruplarını çalıştırdığını bilin, Body building terminolojisini öğrenin, egzersizlerin doğru ve püf noktalarına dikkat edin.

5- Günlük çalışmalarınıza mutlak suretle 5’-7’lik bir ısınmayla başlayıp nabzınızı 110-120 atım/dak.arasına getirdikten sonra ısınmış halde programlarınıza başlayın. (Bunu kısa süreli bisiklet, koşu, ip atlama, yerinde sıçrama ile sağlayabilirsiniz)

6- Günlük çalışmalarınıza ısındıktan sonra, setlerinize ise warm-up setler ile (hafif kilo ile 15-20 tekrarlar) başlayın.

7- Çalışmalar sırasında tamamen çalıştırdığınız kas grubuna konsantre olun,nasıl geliştiğini ve hareketi yaparken kasın aldığı şekli hissetmeye çalışın.

8- Ter emici, rahat pamuklu giysiler giyin,tercihen ön ucu korumalı spor ayakkabı giymeye özen gösterin. Elinizden düşebilecek ağırlıklar, ayak parmaklarınıza zarar verebilir.

9- Çalışma programınızdaki hareketleri ne çok hızlı ne de çok yavaş yapın. Farklı metotlar için profesyonellerin seçtiği ağır kaldırış ve indiriş şekillerini uygulamayın. Normal süratle programınızdaki hareketleri yapmaya devam edin.

10- Hareketler sırasınca mutlaka doğru nefes alıp verin.Ağırlıklar kaldırılırken nefes verin,indirilirken nefes alın.Kısacası zorlanırken nefesinizi tutmayın.

11- Ağırlık programınızı uygularken çalıştırdığınız kas grubunun dinlenmesi ve nabzın normale dönmesi için kas grubunu kasarak aktif dinlenme yapın. Bu süre 1 dakikayı geçmemelidir.

12- Dambıl ve barlara takılan ağırlıkları mutlaka emniyet mandalı takıp sabitledikten sonra kullanınız.

13- Kapasitenizi aşan aşırı ağırlıklarla çalışmayınız.

14- Antrenman programına başlamadan önce doktor kontrolünden geçmeniz gerektiğini unutmayınız!

15- Antrenman programı sırasında uygulamaları eşli yapmakta yarar vardır. Eşli (Buddy) çalışma sistemi çok önemlidir.

16- Antrenmanların aynı saatlerde yapılması sporcunun uyum süreci açısından önemlidir.

17- Antrenmanlar doğru teknikle,doğru tutuş,kavrayış,,itiş ve bırakma hareketleriyle yapılmalıdır.
vücut geliştirme sporu nedir, vücut geliştirmede altın kurallar, vücut geliştirmek için ne yapılmalı, altın kurallar, nasıl vücüt geliştirilir,

18- İki antrenman süresi dinlenme süresi 24-48 saati aşmamalıdır.

19-Ağırlıklı çalışmalarına yeni başlayanlar bel/omur rahatsızlıkları için öncelikle mide ve sırt/bel kaslarını kuvvetlendirmelidir.

20- Ağırlık çalışmaları; serbest ağırlık ile çalışma (SAÇ)(free weight training) ve ağırlıklı makinalarda (AMÇ) (weight machines) çalışma diye ikiye ayrılmaktadır.SAÇ(FWT) ise kendi içinde dambıl ve barbell ile yapılan kaldırmalar diye bölümlere ayrılmaktadır.Programlar her iki çalışma şeklini de kapsamalıdır.

21- Temel olarak ağırlık çalışmalarında;

-Sırt düz ve dikey tutulmalı,topukların altı yüksek olmalıdır.
-Mümkünse ayakta ağırlık kaldırılmamalıdır.
-Omurga daima dik,ayaklar omuz hizasında açık olmalıdır.
-Bedenin üst bölgesindeki kasların çalıştırılması için oturur ya da uzanmış pozisyonda çalışmak daha uygundur.
-İster ayakta ,ister sırt üstü,ister karın üstü hangi pozisyonda çalışılırsa çalışılsın bel bölgesinin sakatlanmaması için sırt ve omurlar dik tutulmalı ve uygun pozisyon seçilmelidir.

22- Programınıza hafif ağırlıkla başlayıp 3-4 haftadan önce ağırlık miktarını değiştirmeyin.

23- Genellikle bir set ortalama 8-15 tekrardan oluşur ve her kas grubuna 2 ya da 3 set yeterlidir.Kas grubuna yönelik olarak 2-3 ayrı hareketle yapılan setler günlük antrenman için idealdir.

Örnek: Biceps için (3*15) Barbell Curl 3 set 15 tekrar setler arası 1’geçmemeli/hareketler arası 2’-3’ geçmemeli (3*10) Dambıl Kontrasyon Curl 3 set 10 tekrar

24 – Her antrenman sonunda mutlaka (warm-down) soğuma yapın.Soğuma bir aktif dinlenme şeklidir.Çalışma sonrası kan ve kasta biriken laktik asit bu şekilde bünyeden daha çabuk uzaklaştırılır.Düşük tempolu 10-12 dakikalık jogging veya 10 dakikalık stretching soğuma için idealdir.

25- Günlük antrenman defteri tutun.Ne yaptığınızı,kaç tekrar kaç set yaptığınızı,ayda bir kerede en çok kaldırdığınız ağırlık ,aylık,3-6 aylık ölçüleriniz sakatlanma süreleriniz gibi tüm çalışma detaylarını kaydedin.

26- Gelişim sağlandıkça ağırlık ve tekrar sayısı arttırılmalı egzersiz ve setler arasındaki dinlenme süreleri kısaltılmalıdır.

27- Gün geçtikçe kendinizi iyice dinleyip,kendi hocanız kendiniz olmalısınız.Egzersizlerin seçimi,miktarı,sırası,tekrarları konusunda söz sahibi olmalısınız.

28- Kolay yönden bir an önce sonuç almayı hedeflemeyin.Yavaş kontrollü ve sindirerek gelişin.

29- Kaslarınızı geliştirirken zihinsel ve ruhsal gelişmeye yönelik çaba içinde olun.Spor yapan kişilerde bulunan soğukkanlılık,sabır,doğru karar verebilme,duygusal denge ve pozitif görüş sahibi olma,kendine güven gibi önemli özelliklere sahip olarak kaslarınızı büyütün.

30-En ALTIN kural ise,tüm antrenman ve çalışma süresince; vazgeçmeden, ertelemeden çalışın

Kaynak: bodyness.net


Bu haber, vücut geliştirme sporu nedir, vücut geliştirmede altın kurallar, vücut geliştirmek için ne yapılmalı, altın kurallar, nasıl vücüt geliştirilir, ile ilgilidir.

GÜNDEM TRANSFER AMA!

transfer haberleri, transfer son dakika, süper lig transfer, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzpnspor, sporyazarları, www.sporyazari.com,

SPOR ANALİZ

Süper Ligde sezonun ilk yarısı sona erdi. İlk yarı boyunca çok sürprizler yaşandı. Galatasaray, Beşiktaş ve özellikle de Fenerbahçe taraftarlarının unutamayacağı bir ilk yarıya şahit olduk.

Şimdi futbolcular izinde. Birkaç gün sonra yeniden antrenmanlar başlayacak. Ancak manejerler, teknik direktörler ve yöneticiler harıl harıl transfer yapmak için çalışıyorlar. Özellikle devre arası transferleri zor ve bir o kadar isabet oranı düşüktür. Çünkü hiçbir takım kolay kolay iyi giden takımını bozmak istemez ve iyi oyuncusunu satmaz.

Spor gazetelerinde boy boy transfer haberleri manşetleri süslüyor. Sanki ‘transfer savaşları’ yapılıyor. Giden-gelen, alınan-satılan o kadar çok ki! Transfer komitesinde görevli yöneticiler de, teknik direktörler de, menejerler de bu haberleri okuyunca şok geçiriyordur. Ya da hiç okumuyorlardır. Gazete patronları da, gazetelerini satmak için doğru haber! yapılması amacıyla çok güçlü istihbarat çalışması yaptırıyordur!..Nekadar iyi niyetli olduğumu görüyorsunuz değil mi?

Birkaç haber örneği vereyim.

Galatasaray; 3-4 futbolcusunu gönderiyor. Çin’den golcü Alan’ı, Akhisar’dan Seleznov’u, İspanyol Luis Felipe’yi, Balotelli’yi, hatta Zlatan İbrahimoviç’i bile transfer ediyor!

Beşiktaş; 6 futbolcusunu gönderiyor. Burak Yılmaz’ı, Kaliniç’i, Adis Yahoviç’i transfer ediyor!

Fenerbahçe’nin listesi çok kabarık. 5-6 futbolcusunu gönderiyor. Burak Yılmaz, Douglas, Fabregas, Balotelli, Gabriel Barbossa, Tolgay Aslan, Ighalo, Godin, Brahimi, Salvio, Herrera, Giroud, Dembele, Welbeck, Mangala, Cahill, Kompany, Miranda…transfer ediyor!

Trabzonspor ise; Wilker Angel, Vujodin Saviç….

Bir atasözümüz var ‘Ufak at da civcivler yesin’ diye. Bu lokmalar çok büyük! Şu sorular cevap bekliyor:

Hani takımlarımız satmadan alamayacaktı? Finansal Fair Play kurallarına uymaları gerekmiyor mu artık? O kadar borç varken bu transferleri hangi parayla yapacaklar? Oynadıkları takımlar serbest mi bırakıyor? Futbolcular gelmek istiyorlar mı?…

Bu kadar doğru haber! yapmak insanların sağlığını da bozar. Her sabah büyük bir ümitle güne başlayan taraftarlar, gece olunca büyük bir hayal kırıklığı ile uyumak zorunda kalırlar, uyuyamazlar.

Doğru haber yapmak bu kadar mı zor? Masa başı haber yapmak ne kadar etik? İnsanların ümitleri ile oynamak bu kadar kolay ve basit mi? Lütfen gündem transfer ama haberler doğru olsun…Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net



transfer haberleri, transfer son dakika, süper lig transfer, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş, trabzpnspor, sporyazarları, www.sporyazari.com, 

HAFTANIN KÖŞE YAZARI

spor yazarları, köşe yazarları, spor köşe yazarları, fanatik, fotomaç, amk, mehmet demirkol, fenerbahçe, transfer

Durgun ve hareketsiz

İlk yarıda çok durgun ve çok hareketsiz bir Fenerbahçe vardı. Geçen haftanın ilk yarısındaki baskılı oyunla gelen enerji kaybı, ikinci yarıda büyük bir yıkıma neden olunca sanırım Yanal daha dengeli bir oyunda karar kıldı. İkinci yarıda düşen değil yavaş yavaş vites artıran bir takım olmak istedi. Antalyaspor ise 4 eksikle çıktığı maçta Chico’yu maç içinde kaybetti. Bülent hoca da yapması gerektiğini yaptı. İyi yerleştiler. Hasan Ali ve Isla’yı oyuna sokmadılar. Soldado ve Ayew de markajda kaldı. Oyun Antalya sahasında ama onların istediği gibi oynandı. Ekici ancak 2. yarıda biraz kat etmeye başladı. Ayew kenara geçti. 2. topları biraz daha fazla aldılar. Ve ceza sahası etkinliği arttı. Ama şut ancak 71’de geldi. Hemen ardından gelen kırmızı kart ise fren oldu. Olumlu bir şey aranacaksa sadece 1 pozisyon verilmiş olmasının altını çizebiliriz. Hepsi o.

Gecenin sorusu

Fenerbahçe’de dün sahaya çıkan 11 oyuncu bir daha bu formayı giymese kim itiraz eder?

Maçın starı

Oyunda standardın üzerine çıkan bir performans yoktu. O yüzden yıldız klasmanına giren bir oyuncu yok. Çok ararsak çok da zorlayıcı olmamakla birlikte 3 şutta başarılı olan Boffin’i söyleyebiliriz. Böylece 7 maçlık başarılı performansını da taçlandıralım.

Maçın olayı

3 puanlı sistemde ilk yarıyı düşme hattında tamamlayan takımların yüzde 64’ü alt lige düştü. Fenerbahçe 17 maçta 16 puan ve 16 gole ulaşabildi. Bu kabusun da ötesinde kıyamet gibi bir durum. Bu nasıl düzelir. 2 haftadır daha net gördük ki bu salt teknik direktörlük bir durum değil.

Kısa mesaj

Transferler olacak kuşkusuz. Ama Jailson döndüğünde Ersun Yanal’ın en önemli oyuncusu olabilir.

 Mehmet Demirkol/Fanatik

TÜRK BASKET TARİHİNİN EN İYİ KOÇLARI

TÜRK BASKET TARİHİNİ DEĞİŞTİREN 10 YERLİ KOÇ

aydan siyavuş, yalçın granit, ergin ataman, çetin yılmaz, ufuk sarıca, ekrem memnun, tolga öngören, ceyhun yıldızoğlu, aydın örs, en iyi koçlar, türk basketbol tarihinin en iyi koçları

AYDIN ÖRS

1981’de başladığı antrenörlüktü. 1983’te Efes Pilsen Kulübünün sorumluluğuna getirildi. Başarılarıyla Türk basketbol tarihine geçen Örs, Genç Milli Takım ile Efes Pilsen altyapı ve A takımında 29 yıllık antrenörlük kariyerinde toplam 20 kupa kazandı. A Milli Takım ile 32. Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan Örs, Genç Milli Takım ile 2 Balkan Şampiyonluğu ve Efes Pilsen’de de 18 kupa sevinci yaşadı.Genç ve Ümit Milli Takımlarını da çalıştıran Aydın Örs, bu takımlarda da başarılı oldu. Genç Milli Takım ile Balkan Genç Erkekler Şampiyonluğu’nu 1986 ve 1992’de 2 kez kazanan Örs, Ümit Milli Takımı da 1996’da Avrupa 4.sü yaptı. Örs, Efes Pilsen ile Türkiye’de ve Avrupa’da toplam 18 kupa kazandı. Efes Pilsen altyapısında 8 yılda 4 Türkiye Gençler Şampiyonluğu yaşayan Örs, 1992’de A takım antrenörlüğüne getirildi. Örs, Efes Pilsen ile 5 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 4’er Türkiye ve Cumhurbaşkanlığı Kupası kazandı. Efes Pilsen’i 1993’de bir Avrupa Kupası’nda final oynayan ilk Türk takımı (Avrupa Kulüpler Kupası) yapan Aydın Örs, takımına 1996 yılında da Avrupa Koraç Kupası’nı kazandırarak, basketbolda Avrupa Kupası kazanan ilk ve tek antrenör olarak tarihe geçti. Örs ayrıca takımını 1995’te Avrupa Kulüpler Kupası yarı final turuna ve 1997, 98, 99’da da Avrupa Ligi çeyrek finaline taşıdı. Aydın Örs, A Millî Basketbol Takımı ile 32. Avrupa Basketbol Şampiyonasında başarılı bir performans sergiledi. Şampiyonada Aydın Örs’ün yönetiminde grup maçlarını ilk sırada bitiren A Millî Basketbol Takımı, tarihinde en farklı skorlu yenilgisini aldığı Hırvatistan’ı çeyrek finalde yenerek, 52 yıl aradan sonra Avrupa Şampiyonası’nda yarı final sevinci yaşarken, tarihinde ilk kez Dünya Şampiyonası finallerine katılmaya hak kazandı. Yarı finalde Almanya’yı uzatma dakikalarında son saniyelerde yendi. Türkiye finalde ise Yugoslavya’ya yenildi ve tarihinde ilk kez Avrupa 2.si olarak gümüş madalya kazandı.


CEYHUN YILDIZOĞLU

1989-2008 yılları arasında Botaş Spor’u çalıştırmış, bu süre içinde Türkiye’de Ertuğrul Sağlam’ın gördüğü saygının 1000’de 1’ini görmese de şampiyonluk kupasını İstanbul’dan çıkarabilen ilk ve tek koç olmuştur. Botaşspor’a altın çağını yaşattığı dönemde bir de Avrupa Kupası finali oynatmıştır. 2008-2010 yıllarında Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde görev alan Yıldızoğlu 2010-2012 Galatasaray Medical Park kadın basketbol takımında baş antrenör olarak görev aldı. Ulusal bir gazeteye ezeli rakipleri için “Fenerbahce şampiyonluğu haketti. Hakemlerin art niyetli olduğunu düşünmüyorum” diyebilecek gerçekleri konuşan Ceyhun hocanın 2 lig, 4 Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğu bulunmakta. 2008 yılında Türk Kadın Basketbol milli takımın başına getirilen Yıldızoğlu EuroBasket 2011’de 2.lik 2013’de ise Bronz madalya kazanma başarısı göstererek Türk Kadın Basketbol tarihini değiştiren antrenörlerden olmuştur.


TOLGA ÖNGÖREN

Tofaş SAS’taki oyunculuk kariyerinden sonra Purdue Üniversitesi’nde yardımcı antrenör olarak ilk teknik adamlık deneyimini yaşadı. Tolga Öngoren ilk antrenörlük deneyimde Tofaş’la Türkiye Ligi şampiyonluğu ve Euroleague tecrübesi yaşadı. Daha sonra Türkiye’de 2001 yılında düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan Türkiye Millî Basketbol Takımı’nda Aydın Örs’ün ekibinde yardımcı antrenör olarak hizmet verdi. Ardından 1.5 yıl Ülkerspor’da baş antrenörlük deneyimi sonrasında Türk Telekom’u çalıştıran Öngören son olarak 2006-2007 sezonunda eski takımı Tofaş’ta görev yaptı. 10 Ocak 2008 tarihinde Alman Bundesliga takımlarından Walter Tigers Tübingen takımıyla 2008-09 sezonunun sonuna kadar sözleşme imzaladı. 2009-2010 sezonda Alman 1.Bundesliga takımlarından EnBW Ludwigsburg antrenörülüğünün ardından 2011-12 sezonunun hemen öncesinde Türkiye Basketbol Ligi ekiplerinden Trabzonspor ile anlaşan koç buradaki görevini sonlandırdıktan sonra şimdilerde oyuncu olarak bir çok başarı kazandığı ve koçluk kariyerinde önemli bir yere sahip olan Tofaş’ta Direktör olarak görev almakta.


EKREM MEMNUN

Antrenörlük kariyerine 1988 yılında Galatasaray SK altyapısında başlayan Ekrem Memnun bayan takımı yardımcı antrenörlüğü ve alt yapı sorumluluğu görevini de yürüttükten sonra 1992 de Yıldırım Spor a geçti. Bu süre zarfında üç Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi üç Cumhurbaşkanlığı Kupası 1997 ve iki de Türkiye Kupası kazanan takımın başındaydı. 2008 de Darüşşafaka Spor Kulübü nün baş antrenörlüğüne geçip burada iki sezon kalan tecrübeli antrenör daha sonra Anadolu Efes SK da yardımcı antrenör pozisyonunda görev aldı. Euroleague Women Şampiyonluğu tarihinde Galatasaray Kadın Basketbol Takımı nı yarı finalde Final Eight ev sahibi UMMC Ekaterinburg u finalde Fenerbahçe yi yenerek Euroleague Women şampiyonluğuna ulaştırdı. Yaptığımız röportajların hemen hemen hepsinde çalıştığı koçlar arasında David Blatt’ı hep farklı bir noktaya koymaktadır.


UFUK SARICA

Eski adıyla Efes Pilsen’de sayısız başarının altına imza atan oyuncu kısa forvet ve skorer gard pozisyonunda görev yapan eski basketbolcu Beşiktaş Cola Turka takımında yardımcı antrenörlük yaparak kariyerine başladı. Sonrasında baş antrenörlük görevini üstlenen Sarıca, 2011-2012 sezonun Anadolu Efes’te 1 yıl baş antrenörlük yaptı. O sezon NBA’da yaşanan lokavt Anadolu Efes’in kadrosu üzerinde derin yaralar bıraktı ve Ufuk Sarıca ile yollar ayrıldı. 2012 sezonunun başında Pınar Karşıyaka ile anlaşan Ufuk Sarıca dar bütçeler ile kurduğu iyi takımlar ile ön plana çıkmaya başladı. 2013-2014 sezonunda Karşıyaka ile Türkiye kupasını kazandı ve uzun bir aradan sonra kupayı İstanbul dışına çıkardı. 2014-2015 sezonu içerisinde gösterdiği performansla play-off’lar öncesinde rakiplerine göz dağı veren Ufuk Sarıca’nın Pınar Karşıyaka’sı sırasıyla önce Banvit (2-1) yarı finalde Fenerbahçe (3-1) ve finalde ilk maçı kaybetmesine rağmen Anadolu Efes’i 4-1 ile geçerek şampiyonluğa ulaşatı. Ufuk Sarıca sınırlı bütçe doğru kadro ve planlama ile Türk basketbolunda İzmir devrimini gerçekleştirdi. Hala PKSK görev yapan koç Türk Basketbol A Milli Takımında da Ergin Ataman’ın yardımcı antrenörlüğünü yapmakta. Not olarak düşelim bu iki isim 2007-2008 sezonunda Beşiktaş Kola Turka’da birlikte çalıştılar.


ÇETİN YILMAZ

Basketbol Antrenörlüğüne ODTÜ’de başlamıştır. ODTÜ koçluğu sırasında, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nda (UNDP) çalışmıştır. 1982 yılında Çukurova Basketbol Takımına transfer olmuştur. 5 yıl Çukurova Basketbol Takımında Koçluk yapan Çetin Yılmaz, Çukurova’nın ilk kez Türkiye Ligi 2.liği ve 3.lüğü almasında katkı sağlamıştır.(1985-86 / 1986-87) Sonrasında, Tuborg, Sümerbank Beykoz, Beşiktaş ve İTÜ Basketbol Takımlarını çalıştırmıştır. Fenerbahçe Spor kulübüne Basketbol branşında ilk deplasmanlı Lig Şampiyonluğu (1990-91) ve yine ilk 2 Cumhurbaşkanlığı Kupasını (1990 ve 1991) kazandıran Koç olarak tarihe geçmiştir. Fenerbahçe deki görevi toplam 5 sezon sürmüştür. Ülker Spor Basketbol Kulübünü 7 sezon çalıştırmış ve yine bu kulübün ilk 2 Şampiyonluğunu (1994-95 / 1997-98) ve ilk Cumhurbaşkanlığı Kupasını (1993) kazandırmıştır. Son olarak, 3 Sezon Anadolu Efes Spor Kulübünde Teknik Koordinatörlük görevi yapmıştır.(2011-14) Şirketlerde Yönetim Danışmanlığı, Antrenör Eğitim Seminerlerinde Eğitmenlik ve halen Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği Yönetim Kurulu üyeliği yapmaktadır.


ERGİN ATAMAN

Antrenörlük yaşamına Eczacıbaşı altyapısında antrenörlük yaparak başladı. Daha sonra Efes Pilsen alt yapısında antrenörlük yaptı. Sırasıyla Türkiye Basketbol Ligi takımlarından Türk Telekom, Pınar Karşıyaka, Efes Pilsen’de antrenörlük yaptı.1997 yılında İspanya’da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda Türkiye Millî Basketbol Takımı’nda Ercüment Sunter’in yardımcısı olarak millî takım antrenörlüğünü yaptı. 1998-99 sezonunda basketbol antrenörlüğü konusunda incelemeler yapmak üzere bir sene süreyle ABD’de Stanford Üniversitesi’nde bulundu. Efes Pilsen ile 2000 yılında Avrupa Liginde final-four oynamıştır.2001-03 yılları arasında İtalya Basketbol Ligi’nde Montepaschi Siena’da antrenörlük yaptı. Bu takımla 2001-02 sezonunda Saporta Kupası’nda şampiyon oldu. 2008-09 sezonu başında Efes Pilsen ile anlaşan Ataman, takıma 2005’ten sonraki ilk TBL şampiyonluğunu kazandırdı. Normal sezonu sadece 2 mağlubiyetle kapatan Efes Pilsen, finalde Fenerbahçe Ülker’i üst üste 4 maç yenerek şampiyonluğa uzandı ve aynı yıl Türkiye Kupası’nı da kazanan Efes Pilsen, Ergin Ataman yönetiminde duble yapmış oldu. Ergin Atamanlı Beşiktaş Milangaz 2011-12 sezonuna NBA’deki lokavt sebebiyle Deron Williams ve Semih Erden gibi isimlerin katılmasıyla iyi başladı, lokavt bitip bu isimler geri döndüklerinde de aynı performansı sürdürerek önce tarihindeki ilk Türkiye Kupası’nda, ardından kulüp tarihindeki ilk Avrupa kupası olan FIBA EuroChallenge Kupası’nda, son olarak da Beko Basketbol Ligi’nde şampiyon oldu ve sezonu üç kupayla tamamladı. 2012-13 sezonu öncesinde Galatasaray, Ataman’ın eski öğrencileri Ersin Dağlı ve David Hawkins ve Carlos Arroyo transfer edildi. 22 Ocak 2013’te Galatasaray Medical Park’la finalde Banvit’i 3-1 yenerek Beko Basketbol Ligi’nde şampiyon oldu ve Galatasaray’ın 23 yıllık şampiyonluk özlemine son verdi. Aydın Örs’ün Türk Basketboluna armağan ettiği en başarı antrenörlerden biridir.


YALÇIN GRANİT

25 yaşında basketbolu bıraktıktan sonra, koçluk hayatına Darüşşafaka’da başladı. 1959-60 sezonunda Darüşşafaka’ya tarihinin ilk ve tek İstanbul Ligi şampiyonluğunu kazandıran takımın başantrenörüydü. Darüşşafaka’yı çalıştırırken ikinci ligde yer alan Beyoğluspor’un teklifini kabul etti ve iki yıl çalıştırdığı bu takımın da üst lige geri dönmesinde önemli rol oynadı. 1960 yazında eğitimle basketbolu birleştiren bir modeli uygulamaya geçirmeyi tasarlayan İTÜ’nün başına geçti ve uzun yıllar şampiyonluklara ambargo koyacak bir takımın temellerini attı. Basketbolu bıraktığı gibi A milli basketbol takımı tarihinin ilk asistan koçu olmaya layık görülen Yalçın Granit, 1961’in Şubat ayında ay-yıldızlıların başantrenörlüğüne terfi etti. 1962’de İstanbul’da oynanan Balkan Şampiyonası’nda finalde Yugoslavya’ya kaybedip ikinci olan, bir yıl sonra uzun bir hasreti dindirip Wroclaw’da Avrupa Şampiyonası’na katılma hakkı elde eden A milli takımların başında o vardı. 1963-64 sezonunda Galatasaray’a bu kez koç olarak geri döndü ve sarı-kırmızılı ekiple bir Türkiye şampiyonluğu daha kazandı. Uluslararası çapta da takdir topladı. 1962’de Balkanların En İyi Antrenörü seçildi, Almanya ve İsviçre milli takımlarını çalıştırmak için teklifler aldı.1971’de Şakir Eczacıbaşı’nın teklifini kabul edip basketbol şubesini kurmaya çalışan Eczacıbaşı’nın başına geçti. Mahalli kümede devraldığı takımı 1974 baharında en üst lige taşıdı ve birinci ligdeki ilk sezonun ardından görevini Aydan Siyavuş’a devretti. 1984-85 ve 1985-86 sezonlarında şampiyon olarak 16 yıllık bir şampiyonluk hasretini bitiren ve yeniden “Yenilmez Armada” olarak anılmaya başlayan Galatasaray takımlarında Basketbol Şube Sorumlusu olarak görev yaptı. Doksanlı yıllarda Turgay Demirel’in başkanlığındaki federasyonların yönetim kurulunda yer aldı ve milli takım genel koordinatörlüğü görevini üstlendi. 2002’de kapanmak üzere olan Galatasaray basketbol şubesini özerk hale getirerek kulüpten ayırdı ve şube başkanlığını üstlendi. Galatasaray o sezonu üçüncülükle bitirdi ve yarı final oynama başarısı gösterdi. Türkiye’nin en büyük basketbol kütüphanesine de sahip olan Yalçın Granit, köşe yazılarına çeşitli internet mecralarında devam etmektedir.


AYDAN SİYAVUŞ 

Basketbola oyuncu olarak Kadıköyspor’da başladı. 1964 yılında oldukça genç sayılacak bir yaşta basketbol oyunculuğunu bırakarak, koçluğa yöneldi. Kadıköyspor’da önce altyapı, ardından da a takım koçluğu yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünü üçüncü sınıfta terk ettikten sonra, İTÜ Basketbol Takımı’na Türkiye Yıldızlar Şampiyonluğu’nu kazandırdı. Türkiye Millî Basketbol Takımı koçluğunun yanı sıra Modaspor, Eczacıbaşı, Efes Pilsen, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Çukurova, Darüşşafaka ve Karşıyaka’yı da çalıştırdı. Son olarak Galatasaray’ı çalıştırdı. Türkiye Basketbol Ligi’nde 7 kez şampiyonluk kazanarak en fazla şampiyonluk yaşayan antrenör oldu. Millî takımlar genelinde 500’ün üzerinde maça çıkan Siyavuş, 1981 yılında Türkiye Millî Basketbol Takımı’nın başındayken Bulgaristan’da düzenlenen turnuvada, Yugoslavya Millî Basketbol Takımı’nı yenerek Türkiye’ye Balkan Şampiyonluğu’nu kazandırdı. 1990 yılında Efes Pilsen ile Koraç Kupası’nda Türk basketbol tarihinde ilk kez çeyrek finali yakaladı. 11 Ocak 1998’de, geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi. Aydın Örs, her fırsatta Aydan Siyavuş için kendisine basketbol koçluğunu öğreten kişi olarak bahseder.

Haber: www.sabahidmani.com



aydan siyavuş, yalçın granit, ergin ataman, çetin yılmaz, ufuk sarıca, ekrem memnun, tolga öngören, ceyhun yıldızoğlu, aydın örs, en iyi koçlar, türk basketbol tarihinin en iyi koçları

A MİLLİ BASKETBOL TAKIMI İDARİ VE TEKNİK HEYETİ

tbf, türkiye basketbol federasyonu, a milli basketbol takımı teknik kadro, a milli basketbol takımı idari kadro, kerem tunçeri, ufuk sarıca, hidayet türkoğlu,

A MİLLİ BASKETBOL TAKIMI İDARİ VE TEKNİK HEYETİ
İdari ve Teknik Kadro
Kerem Tunçeri
A Erkek Milli Takım Menajeri
TBF
Orhan Demirel
A Erkek Milli Takım İdarecisi
TBF
Ufuk Sarıca
A Erkek Milli Takım Baş Antrenörü
TBF / Beşiktaş JK Sompo Japan
Ertuğrul Erdoğan
Yardımcı Antrenör
İstanbul BBSK
Erdem Can
Yardımcı Antrenör
Fenerbahçe
Arda Demirbağ
Yardımcı Antrenör
Beşiktaş JK Sompo Japan
Barış Kocaoğlu
Doktor
Burak Yağmur Öztürk
Doktor

İlker Belgutay
Kondisyoner
Fenerbahçe
Murat Menderes Çağlar
Fizyoterapist
Anadolu Efes
Mustafa Fatih Çetintaş
Fizyoterapist
Serdar Korkmaz
Fizyoterapist
Duygu Sağlam
Diyetisyen
Osman Seyhan Kesim
Masör
Beşiktaş JK Sompo Japan
Mehmet Burak Kozan
Masör
İstanbul BBSK
Faik Özköksal
Masör
Fenerbahçe
Miktat Güvendi
Malzemeci
TBF


Bu haber, tbf, türkiye basketbol federasyonu, a milli basketbol takımı teknik kadro, a milli basketbol takımı idari kadro, kerem tunçeri, ufuk sarıca, hidayet türkoğlu, 

MUHAMMED ALİ HAKKINDA İNANILMAZ 10 GERÇEK!

 muhammed ali hakkında ilginç gerçekler, muhammed ali hayatı, muhammed ali kimdir, muhammed ali sözleri, Muhammed Ali'nin Unutulmaz Maçları, boks tarihi

MUHAMMED ALİ HAKKINDA 10 İNANILMAZ GERÇEK!

Muhammed Ali’yi anlatmak biz genç nesil için gerçekten çok zor. Babalarımızdan dinlediğimiz hayat hikayesi, uykusuz gecelerde izlenen efsane maçları o günleri görememiş bizler için inanılması imkansız bir masal gibi. Ancak araştırdıkça görülüyor ki Muhammed Ali şöhretinin çok ötesinde yaşamış, sadece ringlerde değil hayatının her alanında mücadele etmiş muhteşem bir figür. [reklam1]Boksörlüğü kadar keskin zekası ve uğradığı ayrımcılığa karşı verdiği onurlu mücadele onu tarih boyunca unutulmaz bir isim olarak gelecek nesillere aktaracak. Biz de gerek onu tanımayan genç nesiller gerekse de bir kez daha anmak isteyenler için hayat hikayesinden ilginç dönüm noktalarını derlemek istedik. Kemerlerinizi bağladıysanız işte size efsane boksör Muhammed Ali hakkındaki inanılmaz gerçekler!

10-) MUHAMMED ALİ BOKSA NASIL BAŞLADI?

1954 yılının Ekim ayında babasının Noel’de hediye ettiği kırmızı Schwinn marka bisikleti bir panayırda çalınınca küçük Ali (o zamanki adı (Cassius Clay) yana döne polisi aramaktaydı. Irkçılığın ve ayrımcılığın had safhada olduğu o yıllarda ağlayan zenci bir çocuğu hiçbir polis dinlemezdi, ama o kararlıydı. Aradığı polisi yakınlarda bir çadırda boks maçı izlerken buldu. Atmosferden öyle etkilendi ki şikayetiyle ilgilenmeyen polisi ve bisikletini çalanları ringdeki boksör gibi yere sermeye yemin etti. Gözleri yaşlı bir şekilde girdiği spor salonunda ilk boks hocası Joe Elsby Martin’le tanıştı. Martin’in elinde hamur gibi yoğrulan Ali kısa sürede diğer çocukların arasından sıyrıldı. Columbia Gym adlı bu ufak spor salonunda başlayan bu macera kısa sürede eyalet çapında 6 ödül kazanmasıyla bambaşka bir yola girdi.

9-) UÇMAKTAN KORKAN SÜPER KAHRAMAN: ALİ

Muhammed Ali 18 yaşına geldiğinde adı artık Amerika sınırlarından dışarı taşıyordu. Ancak kendisini bu sınırların dışına çıkarması kendisi için hiç de kolay olmadı. Çünkü ringlerde kelebek gibi uçup arı gibi sokan Muhammed Ali uçmaktan korkuyordu. 1960 Roma Olimpiyatları’na katılmak için kafilenin uçakla Roma’ya gideceğini öğrendiğinde uçağa binmemek için uzun süre direnmişti. Antrenörü Joe Martin’in uzun ısrarlarıyla ikna olan Ali uçağa ancak bir paraşüt alıp giyerek binebildi. Yolculuk boyunca paraşütü sırtından çıkarmayan Ali’nin kan ter içinde dualar ederek Roma’ya gitti. Bu yolculuğun tanıkları Ali için sadece uçmaktan korkan bir süper kahraman gibiydi dedi. Ülkesine döndüğünde ilk yaptığı iş bütün kafileye yetecek bir otobüs satın almak oldu ve ömrü boyunca bir daha uçağa binemedi. Muhammed Ali’nin kızı Maryum Ali: “Babamı korkarken gördüğüm tek uçağa bindiği andır” diyerek ömrü boyunca bu korkusunu yenemediği söylemiştir.

8 -) NEHİRE ATILAN MADALYA EFSANESİ

Muhammed Ali’nin hayatına dair en çok bilinen hikayelerden bir tanesi de olimpiyat madalyasını Ohio Nehri’ne attığı olaydır. Olimpiyatların ardından ülkesine döndükten kısa bir süre sonra boynunda madalya ile girdiği restoranttaki garsonlar kendisine zenci olduğu için servis yapmayın 1960 Roma Olimpiyatları’nda Polonyalı boksör Zbigniew Pietrzykowski’yi yenerek kazandığı altın madalyasını Ohio Nehri’ne attığı söylenir. 1975 yılında yazılan bir Muhammed Ali otobiyografisine dayandırılan bu hikaye aslında gerçek değildir. Bir röportajda Ali bu konu hakkında “Madalyamı kaybetmiştim komite yenisini gönderdi” Nehire atmak gibi bir olay yok demiştir. Ancak gerçek olan bir şey vardı ki o da uğradığı ayrımcılık tüm hızıyla devam ediyordu. Amerika’daki resmi isimler dahil herkes İslamiyet’i seçip Muhammed Ali adını almasıyla rağmen onu ısrarla Cassius Clay olarak çağırıyorlardı.

7-) MUHAMMED ALİ ŞİKE YAPTI MI?

1964 yılına gelindiğinde Muhammed Ali 22 yaşında olimpiyat şampiyonu unvanına sahip bir boksördü. Gözünü Ağır Siklet Dünya Şampiyonluğu’na diktiğinde o makamda Sonny Liston oturuyordu. Liston ile iki kez karşılaştı Ali bu iki maç da boks tarihine şike şüphesiyle geçti. Sonny Liston sıradan bir boksör değildi çünkü mafya ile içli dışlı olmuş hapse girip çıkmış bir isimdi. Muhammed Ali ile çıktığı ilk unvan maçında tabiri caizse yediği ilk fiske ile yere yıkılmış ve M.Ali’yi şike yapmakla suçlamıştı. Boks tarihine “Phantom Punch” olarak geçen bu tiyatroyu kimse yememiş ama anlam da verememişti. Bu kötü oyunun birkaç muhtemel sebebi olabilirdi:

1) Liston, mafyaya borcunu ödemek ya da bahisten büyük bir vurgun için bilerek yenildi.

2) O dönem Muhammed Ali’yi sahiplenen İslam örgütü (Nation of Islam) ve Malcolm X sempatizanları Liston’ı ölümle tehdit etti.

Gerçek sonradan anlaşıldı ki Liston vs Ali maçları FBI’ın 7 yıl boyunca sürdürdüğü bir şike operasyonunda takibe takılmıştı. FBI açıklamasına göre Muhammed Ali tarafının şike yaptığını gösteren hiçbir bulguya rastlanmamıştı.

6-) MUHAMMED ALİ’NİN MÜZİK KARİYERİ

Muhammed Ali başarılarla dolu boks kariyerinin yanı sıra kısa ama etkili bir de müzik kariyerine sahip. 1964 yılında ilk albümü I Am The Greatest’ı yayınladı. Çoğunlukla şiir yorumlarından oluşan bu albümün “The Gang’s All Here” adlı bir başka çalışmasında 1960’ların klasiklerini yorumladı. Ancak İslamiyet’i seçip adını değiştirmesinin ardından plakçısı Columbia Records bütün albümlerini piyasadan toplattı. Bu durum onun müzikle olan bağını kopartmadı ve 1976 yılında bir albüm daha çıkarttı.

5-) CAN KURTARAN MUHAMMED ALİ

1981 yılında Vietnamlı olduğu iddia edilen 21 yaşında bir genç intihara kalkıştığında onu kurtarmaya çalışanlar ne istediğini sordu. Muhammed Ali ile konuşmak istiyorum dediğinde şaşkınlıkla etrafına bakınanlar koskoca Muhammed Ali’nin bu ne idüğü belirsiz genci ayağına geleceğine ihtimal vermiyorlardı. Ancak Muhammed Ali yine büyüklüğünü gösterdi ve intihar etmek isteyen genci yarım saat dil dökerek ölümden kurtardı. Olayın sonunda gazeteler Muhammed Ali’nin sözlerini yazdı: “Bir hayat kurtarmak dünyanın bütün şampiyonluklarından daha değerlidir.”  İnsanların ona neden saygı duyduğunu bir kez daha gösterdi.

4-) GÜREŞÇİYE KARŞI SAVAŞAN BOKSÖR: MUHAMMAD ALİ VS A. INOKİ

Muhammad Ali kariyerinin zirvesindeyken bütün dünyadaki sporcularında imrendiği bir isimdi. Onunla maç yapmak için sık sık kendisine meydan okuyorlardı ancak içlerindeki en ilginç meydan okumalardan bir tanesi Antonio İnoki’den geldi. Çünkü İnoki bir boksör deği Mixed Martial Arts yani Karma Savaşlar Sanatı icra eden başarılı bir Japon güreşçiydi. Buna rağmen Muhammad Ali meydan okumasını kabul etti ancak menaceleri ve antrenörü bunun Ali’yi sakatlamaya yönelik bir organizasyon olduğunu düşünüyordu. Karşılaşmanın boks kurallarına mı yoksa MMA kurallarına göre mi yapılacağı tartışılarak İnoki’nin sadece belden aşağısına tekme atabileceğinde uzlaştılar. Karşılaşma 3-3 beraber bittiğinde Muhammed Ali yıkılmamıştı ama bacaklarında uzun süreli hasarlar oluşmuştu. İnoki ise Muhammad Ali’den aldığı 6 yumruğun etkisiyle olsa gerek İslamiyet’i seçip kariyerine modern güreşte devam etti.

3-) SİHİRBAZ MUHAMMED ALİ

Gerek canlı izleyenler gerekse de biz gibi sonradan öğrenen herkesin bildiği gibi Muhammad Ali sadece boksör değil komple bir sahne adamıydı. Kalabalığı coşturmayı sadece ringlerde değil ring dışında da çok iyi yapıyordu. Bunun için kullandığı yöntemlerden fazla bilinmeyen bir diğeri ise illüzyon numaralarıydı. Evet, Muhammed Ali aynı zamanda bir sihirbazdı. Amatörlüğün bir tık üstündeki numaralı zamanın ünlü illüzyonisti David Copperfield’tan bile övgü almıştı. Muhammed Ali İslamiyet’i seçtikten sonra sihirbazlığın günah olduğunu düşündüğü için bir daha hiçbir numara sergilemedi.

2-) MUHAMMED ALİ SUPERMAN’E KARŞI!

1978 yılında Muhammad Ali’nin ringlerde başlayan efsanesinin cazibesine çizgi roman dünyası da kayıtsız kalamadı. Bir çizgi romana konu olacaksa en iyisiyle olmalı diye düşündüklerinden olsa gereke Muhammed Ali ile Superman’i aynı ringte buluşturan Dennis O’Neil ve Neal Adams iki kahramanın dünyaı uzaylı istilasından kurtardığı bir hikaye kurgulamış. Çizgiromanın kapağında gördüğünüz gibi Muhammed Ali ve Superman ringte kapışırken onları izleyenler arasında Frank Sinatra, Jackson’s Five, Kurt Vonnegut gibi dönemin ünlü isimleri çizilmiş.

1-) MUHAMMED ALİ’NİN IRAK’TAN REHİNE KURTARIŞI

1990’lara gelindiğinde o kelebek gibi uçup arı gibi sokan savaşçıdan eser kalmamış gibiydi. 1981 yılında Trevor Berbick’e karşı dramatik bir yenilgi alan Muhammed Ali boksu bırakmış, 1984 yılında itibaren de parkinson hastalığı ile mücadele etmeye çalışıyordu. Ancak tüm bunlar içindeki savaşçıyı hâlâ yenememişti. 1990’lar tüm dünyanın gözünü Irak’a, Saddam Hüseyin’e çevirdiği yıllardı aynı zamanda. Kuveyt’i işgal eden psikopat diktatör ülkesinde yaşayan 700’ü Amerikalı 2.000 yabancıyı rehin almıştı. Bir Müslüman olarak devreye giren Muhammed Ali, Bağdat’a bizzat gidip Saddam Hüseyin’le rehineleri serbest bırakması için görüştü. Bağdat’a bir politikacı olarak değil bir Müslüman olarak geldim diyerek o gün 15 rehineyi kendisiyle beraber Amerika’ya geri götürmüştü. Bu hamlenin işe yaradığını gören diğer devletler de aynı taktiği uyguladı. Japonya da İslamiyet’i seçen Muhammed Ali’nin eski rakiplerinden Antonio Inoki’yi Irak’a göndermiştir. Ali’nin hayatından ilginç kesitler derlemeye çalıştığımız bu yazıda da gördüğünüz gibi onun gibisi bir daha gelmez. Teşekkürler Şampiyon!


muhammed ali hakkında ilginç gerçekler, muhammed ali hayatı, muhammed ali kimdir, muhammed ali sözleri, Muhammed Ali'nin Unutulmaz Maçları, boks tarihi

ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE REKORLAR, HEZİMETLER VE TARİHİ ANLAR

arsen wenger, arsenal, aubameyang, barcelona, casillas, messi, monaco, şampiyonlar ligi hezimetler, şampiyonlar ligi maçları, şampiyonlar ligi rekorlar, şampiyonlar ligi tarihi anlar,


Şampiyonlar Ligi'nde rekorlar, hezimetler, tarihi anlar!

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 2. turda oynanan toplam 8 karşılaşmanın ardından birçok önemli rekor ve istatistiğe imza atıldı.

İLK TAKIM BARCELONA

Bu sonuçla Katalan temsilcisi, Şampiyonlar Ligi tarihinde 4 farkla geriden gelerek tur atlayan ilk takım olarak tarihe geçti.
Şampiyonlar Ligi tarihinin en başarılı takımları arasında yer alan Barcelona, ilk maçta deplasmanda 4-0 yenildiği Paris Saint-Germain'i (PSG) Nou Camp Stadı'nda 6-1 yenerek tarihi bir skorla çeyrek finale kaldı.
Karşılaşmada 2 gol atmasının yanı sıra 1 gol pası veren Neymar, turnuvanın asist krallığında (8), 1 kez ağları sarsan Lionel Messi ise gol krallığında (11) zirvede yer aldı.
Barcelona, Şampiyonlar Ligi'nde daha önce de önemli bir geri dönüşe imza atmıştı. 2012-13 sezonunun son 16 turunda ilk maçta deplasmanda İtalya temsilcisi Milan'a 2-0 yenilen Katalan temsilcisi, rövanşta ise rakibini 4-0'la geçerek çeyrek finale kalmıştı.


BİR GERİ DÖNÜŞ DE MONACO'DAN

Fransa temsilcisi Monaco, ilk maçta deplasmanda 5-3 yenildiği Manchester City'yi deplasmanda 3-1 yenerek deplasmanda fazla gol atma avantajıyla çeyrek finale kaldı.
Barcelona'nın ardından önemli bir geri dönüşe daha imza atarak üst tura çıkan Monaco'da ilk gole imza atan 18 yaşındaki fovet Kylian Mbappe, Fransa temsilcisinde ilk 11'de çıktığı 17 maçın 16'sında fileleri sarstı.

Manchester City'yi çalıştıran Pep Guardiola, UEFA kulüp organizasyonlarında 100'üncü maçına çıkan 29. teknik direktör olurken, Şampiyonlar Ligi'nde görev aldığı takımlarda ilk kez çeyrek finali göremedi.
Adını Alex Ferguson, Valeriy Lobanovskiy, Jose Mourinho, Jupp Heynckes, Louis van Gaal, Arsene Wenger, Giovanni Trapattoni gibi isimlerin arasına yazdıran İspanyol teknik adam, görev aldığı takımlarda 61 galibiyet, 23 beraberlik ve 16 mağlubiyetle ilk 100 maç sonunda en başarılı teknik adam olmayı da başardı.

EN AĞIR ELENİŞ

Almanya temsilcisi Bayern Münih'e iki maçta da 5-1'lik skorla yenilerek Şampiyonlar Ligi'nden elenen Arsenal, kötü bir rekora imza attı.
İki maçta fileleri rakip tarafından 10 kez sarsılırken 2 gol atabilen Arsenal, 8 gol farkıyla Şampiyonlar Ligi'nde bir tur içinde en ağır elenişi yaşayan ikinci takım unvanını Werder Bremen ve Bayer Leverkusen ile paylaştı.
Arsenal, Avrupa arenasında bir tur içinde en farklı yenilgileri alarak elenen İngiliz takımı olarak da ülke tarihine geçti.

Bayern Münih, 2009'da Portekiz temsilcisi Sporting Lizbon'u Şampiyonlar Ligi son 16 turunda iki maç sonunda 12-1 yenerek en farklı tur galibiyeti rekorunu da kırmıştı.

CASILLAS'TAN 175'İNCİ MAÇ

İtalyan kulübü Juventus'a 1-0 yenilerek elenen Portekiz temsilcisi Porto'nun 35 yaşındaki İspanyol kalecisi Iker Casillas, Paolo Maldini ile paylaştığı "Avrupa kupalarında en çok maça çıkan futbolcu" unvanını, 175 karşılaşmayla tek başına ele geçirdi.
Tecrübeli eldiven, elinde tuttuğu "Şampiyonlar Ligi'nde en fazla maça çıkan futbolcu" rekorunu da 164 karşılaşmaya çıkardı.

LEICESTER CITY TEK İNGİLİZ TAKIMI

Geçen yıl İngiltere Premier Lig'de şampiyonluk yaşayarak futbol otoritelerini şaşırtan Leicester City, bu sezon ise Şampiyonlar Ligi'ndeki performansıyla göz dolduruyor.
 Son 16 turunda, 2-1 kaybettiği maçın rövanşında konuk ettiği son 3 yılın UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'yı 2-0 yenen Leicester City, tarihinde ilk kez katıldığı turnuvada son 8'e kalarak önemli bir başarıya imza attı.
Ayrıca, Sevilla ağlarını havalandıran Leicester City'nin kaptanı Wes Morgan, Şampiyonlar Ligi tarihinde gol atan ilk Jamaikalı futbolcu olma unvanını elde etti.

AUBAMEYANG 5'İNCİ AFRİKALI OLDU

Alman kulübü Borussia Dortmund'un,
Portekiz'den Benfica'yı 4-0 yenerek son 8 takım arasına kaldığı karşılaşmada "hat-trick" yapan Gabonlu santrafor Pierre-Emerick Aubameyang, Şampiyonlar Ligi'nde bu başarıyı tekrarlayan 5'inci Afrikalı futbolcu oldu.
Daha önce Samuel Eto'o, Didier Drogba, Yacine Brahimi ve Yakubu bu organizasyonda bir maçta 3 gol atma başarısını göstermişti.

OBLAK'TAN KURTARIŞ REKORU

Atletico Madrid, ilk maçta deplasmanda 4-2 yendiği Bayer Leverkusen ile ikinci maçta golsüz berabere kalarak üst tura çıkarken, kalecisi Jon Oblak ise performansıyla göz doldurdu. Karşılaşmada gollük 6 pozisyonda kalesini gole kapatan Sloven kaleci, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda bir maç içinde en fazla kurtarışa imza atan file bekçisi oldu.
Savunması geçit vermeyen Atletico Madrid ise Şampiyonlar Ligi'nde evinde oynadığı son 20 maçın 17'sinde kalesinde gol görmedi.

Şampiyonlar Ligi'nin çeyrek finalinde 3 İspanyol (Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid), 2 Alman (Bayern Münih ve Borussia Dortmund), 1'er İngiliz (Leicester City), İtalyan (Juventus) ve Fransız (Monaco) kulübü birbiriyle mücadele edecek.


Bu haber, şampiyonlar ligi tarihi anlar, şampiyonlar ligi maçları, şampiyonlar ligi rekorlar, şampiyonlar ligi hezimetler, barcelona, messi, casillas, aubameyang, arsenal, arsen wenger, monaco ile ilgilidir.

ŞAMPİYONLAR LİĞİ'NDE TÜRK TAKIMLARI

uefa, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligine katılan türk takımları, şampiyonlar ligi en başarılı türk teknik direktör, fatih terim, mustafa denizli, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe,

Şampiyonlar Liği'ne katılan Türk Takımları hangileri?

Futbolda Avrupa'nın kulüpler bazında en büyük organizasyonu UEFA Şampiyonlar Ligi'ne şimdiye kadar Türkiye'den 5 takım katıldı.

1992-1993 sezonundan bu yana düzenlenen organizasyonda bu sezona kadar Galatasaray 14, Beşiktaş ve Fenerbahçe 6'şar, Bursaspor ile Trabzonspor ise 1'er kez mücadele etti.

Galatasaray 104, Fenerbahçe 40, Beşiktaş 36, Bursaspor ve Trabzonspor da 6'şar kez UEFA Şampiyonlar Ligi'nde sahaya çıktı.

Türk takımları "Devler Ligi"nde 192 maça çıktı, bu karşılaşmalarda 48 galibiyet, 44 beraberlik, 100 yenilgi yaşadı. Bu maçlarda 184 gol atan Türk ekipleri, kalesinde ise 336 gol gördü.

Çeyrek final oynayan Türk takımları

Türk takımlarının "Devler Ligi"nde şimdiye kadar en büyük başarısı çeyrek final oldu.

Galatasaray, Rumen teknik adam Mircea Lucescu yönetiminde 2000-2001 ve Fatih Terim döneminde 2012-2013 sezonlarında, Fenerbahçe de 2007-2008 sezonunda Brezilyalı teknik adam Arthur Antunes Coimbra "Zico" yönetiminde çeyrek final oynama başarısı gösterdi.

Bu arada, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin bugünkünden farklı bir statüde oynandığı 1993-1994 sezonunda Galatasaray, Rainer Hollmann yönetiminde ilk iki eleme turu geçerek, son 8 takımın mücadele ettiği gruplara kalmıştı. A Grubu'nda Barcelona, Monaco ve Spartak Moskova ile mücadele eden sarı-kırmızılılar, 2 puanla son sırada yer alarak elenmişti. A ve B gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar ise yarı final oynamıştı.

En çok görev yapan Türk teknik adam kim?

Fatih Terim, Türk takımlarıyla bu ligde en çok görev yapan teknik adam unvanını elinde bulunduruyor.

Terim, Galatasaray'ın başında 41 kez Şampiyonlar Ligi maçına çıkarken, Mircea Lucescu ise Galatasaray ve Beşiktaş'ın başında 32 maçta görev aldı.

En başarısız hangi teknik direktör?

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Türk takımlarının başındaki en başarısız teknik adam Mustafa Denizli oldu.

Mustafa Denizli'nin başında bulunduğu Fenerbahçe, "Devler Ligi"nde 2001-2002 sezonunda grubunu puansız kapattı.

İlk kez bir Türk takımı grup maçlarını puansız kapatırken, Denizli'nin başındaki Fenerbahçe 6 maçta 6 yenilgi aldı, sadece 3 gol atıp, kalesinde 12 gol gördü.


Bu haber, uefa, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligine katılan türk takımları, şampiyonlar ligi en başarılı türk teknik direktör, fatih terim, mustafa denizli, galatasaray, beşiktaş, fenerbahçe, ile ilgilidir.

ALİ KOÇ VE ERSUN YANAL

ersun yanal, ali koç, fenerbahçe, şampiyonluk, süper lig, fenerbahçe teknik direktörü

SPOR ANALİZ

Çok zor günlerden geçen Fenerbahçe’de mecburen! Ersun Yanal takımın başına getirildi.

Mecburen, çünkü Başkan Ali Koç sezonun başında hiçbir zaman Ersun Yanal’ı takımın başına getireceğini düşünmüyordu. Bunu da ifade etmişti. Hedefleri çok büyüktü.Futbol takımının bu kadar başarısız olacağını rüyasında görse inanmazdı. Hiçbir Fenerbahçeli inanmazdı. Kabus gibi bir şey!

Sosyal medyada ve televizyon proğramlarında yapılan yorumlar, işin vehametini ortaya koyuyor. Burada yazmayacağım ama çok ilginç ve kinayeli paylaşımlar yapılıyor.

Fenerbahçe’nin bu duruma nasıl düştüğünü önceki yazılarımda anlatmıştım. Artık bunlar geride kaldı derken, küme düşme hattının derbisinde! Fenerbahçe kendi sahasında ve 45 bin taraftarının önünde Erzurumspor ile 2-2 berabere kaldı. Hem de 2-0’ı koruyamadı. Takımın başında da yeni teknik direktör Ersun Yanal vardı. Yani Ersun Yanal’ın ilkmaçında değişen bir şey olmadı.

Bugün ise imza töreni vardı. Ersun Yanal ile Ali Koç imza töreninde kameraların karşısında idiler. Gerçekten şaştım kaldım. Şok oldum. Başkan konuşurken neredeyse gülüyor. Ersun Yanal’a iltifatlar ediyor. Ersun Yanal da buna aynı yüz ifadesi ile karşılık veriyor. Sanki Fenerbahçe sondan ikinci sırada değil, şampiyonluğa oynuyor ve bunu da Ersun Yanal başarmış da sözleşmeyi uzatıyorlar. Hayretle izledim…

İmza töreni sırasında öğrendiğimize göre, ligin ikinci yarısında Başkan Ali Koç tarafından Fenerbahçe’ye, dolayısıyla Ersun Yanal’a verilen hedef ‘ikinci devrenin puan sıralamasında ilk üç arasında yer almak.’ Ama imza törenindeki yüz ifadelerine ve sözlere bakılırsa işler yoluna girecek herhalde diyoruz.’ Bu nasıl olacak? Finansal fair playkuralları içinde hangi transferler yapılabilecek hep beraber göreceğiz.

Fenerbahçe, ligimizin köşe taşlarından biridir. Fenerbahçe olmadan zirve yarışı sönük geçer. Ezeli rekabet futbolumuzun tadı tuzudur, güzelliğidir. Fenerbahçe’nin zirve yarışında olmaması, hem Avrupa Kupalarında hem de milli takımımızda başarısız sonuçlar almamıza dahi neden olur. Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor için de bunlar geçerlidir. Dört büyüklerin zirve yarışının içinde olduğu bir lig hayal edin. Nasıl bir heyecan fırtınası eserdi?

Fenerbahçe bir an önce iyi futbol ve iyi sonuçlar almalı ve gelecek sezondan itibaren de şampiyonluk yarışının en iddialı takımlarından biri olmalıdır. İşte o zaman Ali Koç’un ve Ersun Yanal’ın sözlerinin ve gülümsemelerinin bir anlamı olur. İşte o zaman süper ligimize heyecan ve kalite gelir.

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net




ersun yanal, ali koç, fenerbahçe, şampiyonluk, süper lig, fenerbahçe teknik direktörü

2018 FİFA YILIN EN İYİLERİ

2018 fifa yilin en iyilerini belirledi, işte yılın futbolcusu, 2018 fifa yılın 11'i, yılın kalecisi, yılın fair play ödülü, yılın golü, yılın teknik direktörü, yılık kadın futbolcusu, modric, marta, messi

FIFA Yılın En İyileri'ni belirledi! İşte yılın futbolcusu....

FIFA yılın en iyilerini belirledi. Yılın futbolcusu, yılın golü ve yılın en iyi 11'inin belirlendiği gecede Erzurumsporlu isim de ödül kazananlar arasındaydı.

2018 FİFA Yılın futbolcusu: Luca Modric


2018 FIFA Yılın En İyi Teknik Direktörü: Fransa Milli Takımı Teknik Direktörü Didier Deshcamps.


2018 FIFA Yılın En İyi Kalecisi: Thibaut Courtois.


2018 FİFA Yılın Golü: Mohamed Salah, Everton'a attığı golle Puskas ödülünün sahibi oldu..


2018 FİFA Yılın Fair Play Ödülü: BB Erzurumspor'da forma giyen Lennart Thy, yılın fair-play ödülünü aldı..


2018 FİFA Yılın taraftarları: Peru taraftarı.


2018 FİFA Yılın kadın futbolcusu: Marta.


2018 FİFA Yılın kadın takımı teknik direktörü: Reynald Pedros.


2018 fifa yilin en iyilerini belirledi, işte yılın futbolcusu, 2018 fifa yılın 11'i, yılın kalecisi, yılın fair play ödülü, yılın golü, yılın teknik direktörü, yılık kadın futbolcusu, modric, marta, messi
2018 FİFA Yılın 11'i :

                                                                   DE GEA,

                                   DANI ,ALVES, VARANE, RAMOS, MARCELO, 

                                                KANTE, MODRIC, HAZARD, 

                                                MESSI, RONALDO, MBAPPE

Haber:www.fanatik.com.tr



2018 fifa yilin en iyilerini belirledi, işte yılın futbolcusu, 2018 fifa yılın 11'i, yılın kalecisi, yılın fair play ödülü, yılın golü, yılın teknik direktörü, yılık kadın futbolcusu, modric, marta, messi,

SPOR ANALİZ


beşiktaş, trabzonspor, derbi, şampiyonluk, ünal karaman, şenol güneş, abdulkadir ömür, yusuf yazıcı, uğurcan, güven yalçın, dorukhan toköz


ALKIŞLIYORUM!

Deplasmanda olmasına rağmen Trabzonspor, coşkulu, mücadeleci ve göze hoş gelen futbol oynamak için elinden gelen her şeyi yaptı. Tek eksik 2-0’lık skoru maçın son dakikalarında koruyamamış olması idi.

Trabzonspor’da genç yıldız Abdulkadir, Sosa ve Anthony hafta boyunca antrenmanlara tam kapasite ile katılamadılar. Maça da ilaç kullanarak başlayabildiler. Ancak buna rağmen ellerinden geleni sahaya yansıttılar. Teknik Direktör Ünal Karaman’ın takıma katkısı çok büyük. Futbolcular Ünal Karaman’a inanıyor ve seviyorlar. Bu da sahaya pozitif olarak yansıyor. 

Maça gelen taraftarlar,  iki devresi siyah ile beyaz kadar farklı bir maç izlediler. İlk yarıda önde basan, sürekli markaj uygulayan ve Rodallega ile 1-0’ı yakalayan Trabzonspor, oyunun net hakimiydi.

Bordo-Mavililer, ikinci yarının başında da Anthony Nwakaeme’nin golüyle iyice morallendi. Maç belki de koptu ya da farka gidebilir diye beklentiye girenler bile oldu. İkinci yarının hemen başında deplasmanda 2-0’ı yakalamak büyük bir avantaj idi.

Ancak sonrasında Beşiktaş taraftarları devreye girdi. “Beşiktaş taraftarı takıma ve yönetime tepki gösterecek” diye beklerken, tribünler tam tersi bir reaksiyon gösterdi. Takımlarına öyle bir coşku ile destek verdiler ki, futbolcular kendine geldi ve maçın seyri Beşiktaş lehine değişti. Her takımın taraftarı, dün gece takımları zorda iken, tribünlerde coşku ile desteğini artıran ve futbolcularını motive eden Beşiktaş taraftarlarını örnek almalı. Tribünlerde görmek istediğimiz manzaraları dün gece görme fırsatı bulduk. Alkışlar Siyah Beyazlı taraftarlara…

Siyah beyazlı tribünlerin müthiş coşkusu, son saniyelerde meyvesini verdi. Mustafa Pektemek’in golüyle sevinen Beşiktaşlı taraftarlar, 90 dakika sonunda ise her şeye rağmen pes etmeyen futbolcuları alkışladı.

Sahada ‘rütbesiz futbolcular’ da asıl maçın kazananları idi. Adı yeni yeni anılmaya başlayan gençlerimiz sahada pırıl pırıl parladılar. Beşiktaş’ta Dorukhan ve Güven Yalçın, Trabzonspor’da kaleci Uğurcan, Hüseyin, Abdulkadir ve Yusuf Yazıcı hocalarının güvenini boşa çıkarmadılar ve Türk Futbolu için umutlanmamızı sağladılar. Hem gençlerimize hem de onlara güvenen hocalarına da özel alkış gönderiyorum.

Dün gece Beşiktaş ve Trabzonsporlu futbolcular derbiye yakışır bir mücadele sergiledi. Her iki takımı da tebrik ediyorum. Süper Ligde bu tür maçları her zaman görmek istiyoruz.

Süper Ligimizde yeşil sahalarda böyle mücadeleler ve tribünlerde taraftar şovları daha fazla olmalı. Futbol; rekabet, mücadele, hırs, kazanma arzusu ve heyecanın yanında eğlence, seyir zevki, dostluk,  barış ve stres atma aracı olarak düşünülmesi gereken bir spor dalı. Asla düşmanlık, nefret ve öfke ile anılmamalı. Kazananı tebrik etmeyi başarabilmeliyiz…

Abdurrahman ACER/www.sporyazari.net


beşiktaş, trabzonspor, derbi, şampiyonluk, ünal karaman, şenol güneş, abdulkadir ömür, yusuf yazıcı, uğurcan, güven yalçın, dorukhan toköz

GALATASARAY'IN ŞAMPİYON KADROLARI

şampiyon galatasaray, galatasarayın şampiyon kadroları, galatasarayın şampiyonluk tarihleri, galatasarayın şampiyonluk kadroları,
Galatasaray Şampiyonluk Tarihleri ve Kadroları

Türkiyede profesyonel ligin kurulduğu 1959 yılınan itibaren 20 şampiyonluk kazanan ve 4 yıldızı formasına takan Galatasaray'ın şimdiye kadar ki bütün şampiyonluk tarihleri, Şampiyon olan takımın futbolcuları ve takım teknik direktörüne sırasıyla buradan okuyabilisiniz.

1. 1961-1962 Sezonu Şampiyonu

Bu sezonda oynadığı toplam 38 maçta 23 galibiyet, 7 beraberlik ve 8 mağlubiyet ile ligi tamamlayan Galatasaray 57 puan ile şampiyon olmuştur.

Turgay, Bülent, Candemir, K.Ahmet, B.Ahmet, Ergün, Erol, Talat, Uğur, İlhan, Ayhan, Suat, Bahri, Recep, K.Erol, Samim, Niyazi, Selçuk

Teknik Direktör: Gündüz Kılıç

2. 1962-1963 Sezonu Şampiyonu

Süperlig Tarihinin en uzun sezonların birisi olan bu yılda topla 42 maç oynayan galatasaray 28 maçı kazanırken 11 beraberlik ve 3 mağlubiyetle sezonu tamamladı.

Turgay, Bülent, Altay, Candemir, K.Ahmet, B.Erol, Ergün, Suat, Talat, Kadri, Mustafa, İbrahim, Tarık, Ayhan, Erdoğan, İlhan, Metin, Bahri, K.Erol, Turan, Uğur, Nuri

Teknik Direktör: Gündüz Kılıç

3. 1968-1969 Sezonu Şampiyonu

Ligde 30 maç oynanan sezonda Galatasaray bu maçların 19 tanesini kazanırken 8 beraberlik 3 yenilgi alıp 46 puan toplamıştır.

Nihat, Varol, Ali, Bekir, Akın, Tuncay, Talat, Muzaffer, Ergün, Mazlum, Muhlis, Atalay, Ayhan, Metin, Gökmen, Ergin, Turan, Çeloviç, Uğur, B.Mehmet

Teknik Direktör: Toma Kaleperoviç

4. 1970-1971 Sezonu Şampiyonu

Yasin, Nihat, Ekrem, Muzaffer, Tuncay, Aydın, Samim, Tarık Ergün, Savaş Olcay, Bülent, Talat, Metin Kurt, Ayhan, Ahmet, Cengiz, Gökmen, B.Mehmet, Suphi, Uğur, Yıldırım, Turan

Teknik Direktör: Coşkun Özar ve Brian Birch

5. 1971-1972 Sezonu Şampiyonu

Yasin, Nihat, Ekrem, Samim, Muzaffer, Tarık, Tuncay, Aydın, Bülent, Savaş, Olcay, Ahmet, Ayhan, Metin, Suphi, Gökmen, B.Mehmet, Uğur, Yıldırım

Teknik Direktör: Brian Birch

6. 1972-1973 Sezonu Şampiyonu


7. 1986-1987 Sezonu Şampiyonu

Simoviç, İsmail, Raşit, Erhan, Semih , Yusuf, Ahmet, Arif, Adnan, Muhammed, Cüneyt, Bülent, Uğur, Savaş, İlyas , Erkan, Mirsat, Prekazi

Teknik Direktör: Jupp Derwall

8. 1987-1988 Sezonu Şampiyonu

Simoviç, Hayrettin , İsmail, Yusuf, Cüneyt, Erhan, Semih, İhsan, Nasir, Arif, Uğur , Muhammed, Raşit, Turgay, B.Savaş, K.Savaş, Dündar, İlyas, Tanju, Mirsat, Prekazi

Teknik Direktör: Mustafa Denizli

9. 1992-1993 Sezonu Şampiyonu

Hayrettin Demirbaş, Nezihi, Stumpf, Mert , Bülent , Falco Götz, Tugay, Hamza, Arif, Erdal, Hakan Sükür, Torsten Gütschow, Yusuf Altıntaş, Uğur Tütüneker, İsmail, Okan Buruk, Mustafa, Suat, Şevket, Elvir Boliç, Tayfun, Seyfettin

Teknik Direktör: Karl Heinz Feldkamp

10. 1993-1994 Sezonu Şampiyonu

Bu sezon 10. Şampiyonluğu kazanarak 2. yıldızı takmaya hak kazanmıştır.

Hayrettin, Nezihi , Stumpf, Mert, Bülent, Falco Götz, Tugay, Hamza, Arif, Erdal, Hakan Şükür, Yusuf, Uğur, İsmail, Okan, Mustafa, Kubilay, Ahmet, Yusuf Tepekule, Roger Ljung, Suat, Cihat

Teknik Direktör: Reinhard Holmann

11. 1996-1997 Sezonu Şampiyonu

4 Yıl üst üste şampiyonluk serisinin ilk şampiyonluğu.

Volkan, Hayrettin, Mehmet, Pierre Esser, Bekir, Vedat, Feti, Bülent, Filipescu, Evren, Suat, Hagi, Ümit, Tugay, Ergün, Hakan Ünsal, Okan, Arif, Hakan Şükür, Ilie, Mert, Ufuk, İlyas, Van Gobbel, Knup, Alp, Ceyhun, Ersan

Teknik Direktör: Fatih Terim

12. 1997-1998 Sezonu Şampiyonu

Volkan, Mehmet, Bülent, Vedat, Ümit, Suat, Tugay, Hakan Sükür, Ergün, Fatih, Osman, Okan, Arif, Hakan Ünsal, Emre, Gheorghe Hagi, Sebastian Filipescu, Gheorghe Popescu, Adnan, Feti, Mehmet, Cengiz, Adrian İlie, Ceyhun, Ion Lutu, Ufuk, Serkan, Kerem

Teknik Direktör: Fatih Terim

13. 1998-1999 Sezonu Şampiyonu

Taffarel, Mehmet, Alper, Arif, Burak, Bülent, Emre, Ergün, Fatih, Gheorghe Hagi, Gheorghe Popescu, Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Hasan Şaş, Okan, Savaş, Sebastian Filipescu, Suat, Tolunay, Tugay, Ufuk, Ümit, Vedat

Teknik Direktör: Fatih Terim

14. 1999-2000 Sezonu Şampiyonu

Taffarel, Mehmet , Kerem, Bülent, Popescu, Fatih, Emrah Eren, Hakan Ünsal, Capone, Emre, Okan, Suat, Hagi, Faruk, Ahmet, Alper, Hasan Şaş Ümit, Ergun, Sergen , Arif, Hakan Şükür, Burak, Marcio Dos Santos

Teknik Direktör: Fatih Terim

15. 2001-2002 Sezonu Şampiyonu

Faryd Aly Mondragon, Kerem İnan, Mehmet Bölükbaşı, Bülent Korkmaz, Vedat İnceefe, Capone De Oliveira, Victoria, Perez, Hakan Ünsal, Alper Tezcan, Emrah Eren, Emre Aşık, Fleurquin, Bülent Akın, Ayhan Akman, Suat Kaya, Sergen Yalçın, Ergün Pembe, Rasim Vardar, Batista, Serkan Aykut, Ümit Karan, Hasan Şaş, Berkant, Murat Sözkesen, Arif Erdem

Teknik Direktör: Mircea Lucescu

16. 2005-2006 Sezonu Şampiyonu

Faryd Aly mondragon, Stjepan Tomas, Rigobert Song, Orhan Ak, Yalçın Ayhan, Alioum Saidou, Marek Heinz, Hakan Şükür, Necati Ateş, Hasan Şaş, Aykut Erçetin, Cafercan Aksu, Fevzi Elmas, Ayhan Akman, Cihan Haspolatlı, Volkan Arslan, Emre Aşık, Saşa İliç, Mehmet Güven, Ferhat Öztorun, Aydın Yılmaz, Özgürcan Özcan, Mülayim Erdem, Uğur Uçar, Sabri Sarıoğlu, Hasan Kabze, Ergün Penbe, Ümit Karan

Teknik Direktör: Erik Gerets

17. 2007-2008 Sezonu Şampiyonu

Aykut Erçetin, Rigobert Song, Tobias Jan Hakan Linderoth, Okan Buruk, Barış Özbek, Hakan Şükür, Cassio de Souza Soares Lincoln, Hasan Şaş, Mehmet Topal, Marcelo Adrian Carrusca, Ayhan Akman, İsmael Bouzid, Shabani Nonda, Hakan Balta, Özgürcan Özcan, Çağrı Yarkın, Uğur Uçar, Orkun Usak, Sabri Sarıoğlu, Serkan Çalık, Arda Turan, Volkan Yaman, Servet Çetin, Mehmet Güven, Fırat Kocaoğlu, Ümit Karan

Teknik Direktör: Karl Heinz Feldkamp

18. 2011 - 2012 Sezonu Şampiyonu

Fernando Muslera, Ufuk Ceylan, Aykut Erçetin, Tomas Ujfalusi, HakanBalta, Emmanuel Eboue, Semih Kaya, Sabri Sarıoğlu, Gökhan Zan, Servet Çetin, Çağlar Birinci, Serkan Kurtuluş, Selçuk İnan, Felipe Melo, Engin Baytar, Albert Riera, Emre Çolak, Aydın Yılmaz, Ceyhun Gülselam, Ayhan Akman, Yiğit Gökoğlan, Yekta Kurtuluş, Okan Derici, Johan Elmander, Milan Baros, Sercan Yıldırım, Necati Ateş, Mertan Caner Öztürk, Mehmet Batdal, Berk Yıldız

Teknik Direktör: Fatih Terim

19. 2012-2013 Sezonu Şampiyonu

Albert Riera, Aydın Yılmaz, Aykut Erçetin, Berk Yıldız, Berk İsmail Ünsal, Burak Yılmaz, Burhan Yıldız, Çağlar Birinci, Dany Nounkeu, Didier Drogba, Emmanuel Eboue, Emre Çolak, Engin Baytar, Eray İşcan, Felipe Melo, Fernando Muslera, Furkan Özçal, Gökhan Zan, Hakan Kadir Balta, Hamit Altıntop, Johan Elmander, Melih Kartal, Mertan Caner Öztürk, Muhammed Alperen Uysal, Noureddine Amrabat, Okan Derici, Sabri Sarıoğlu, Selçuk İnan, Semih Kaya, Tomas Ujfalusi, Ufuk Ceylan, Umut Bulut, Wesley Sneijder, Yekta Kurtuluş

Teknik Direktör: Fatih Terim

20. 2014-2015 Sezonu Şampiyonu
Muslera, Sinan Bolat, Eray, Alperen, Gökhan, Telles, Chedjou,  Hakan, Semih, Koray, Sabri, Tarık, Melo, Hamit, Dzemaili, Aydın, Selçuk, Sneijder, Bruma, Sinan Gümüş, Yasin, Olcan, Yekta, Birhan, Emre Çolak, Umut Bulut, Burak, Pandev, Kaan Baysal, Furkan, Emre Can, Berk, Amrabat, Veysel, Umut Gündoğan           

Teknik Direktör: Hamza Hamzaoğlu

21. 2017-2018 sezonu şampiyonu

Fernando Muslera, Cedric Carrasso, Eray İşcan, Mariano Ferreira Filho, Maicon Roque, Serdar Aziz, Ahmet Çalık, Martin Linnes, Ali Ülgen, Hakan Balta, Koray Günter, Iasmin Latovlevici, Yuto Nagatomo, Jason Denayer, Sefa Özdemir, Tolga Ciğerci, Yasin Öztekin, Selçuk İnan, Younes Belhanda, Ryan Donk, Garry Mendes Rodrigues, Fernando Francisco Reges, Barış Zeren, Gökay Güney, Sofiane Feghouli, Eren Derdiyok, Sinan Gümüş, Bafetimbi Gomis,






şampiyon galatasaray, galatasarayın şampiyon kadroları, galatasarayın şampiyonluk tarihleri, galatasarayın şampiyonluk kadroları, 

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-