SPOR ANALİZ


sporyazari.net, karadeniz fırtınası, trabzonspor, fenerbahçe, gol, şampiyonluk, süper lig

FIRTINA ESTİ, KASIRGA YAKIN!

Trabzonspor-Fenerbahçe maçı öncesi ‘Fırtına esecek mi?’ diye sormuştum. Çünkü hafiften rüzgar sesine karışık bir kıpırdanma görmüştüm. Ve FIRTINA ESTİ! Kasırgaya dönüşür mü bilinmez…

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, her konuşmasında kulübün ekonomik sıkıntılarına dikkat çekmiş, “Bu sorunu ancak özümüze dönerek çözebiliriz” vurgusu yapmıştı. Takımın başına da bu özüne dönüşe uygun bir isim olan Ünal Karaman’ı getirmişti.
Tabii ki bu öze dönüş birden olacak bir iş değil. Altyapının eskiden olduğu gibi işlemesi ve Trabzonlu gençleri ortaya çıkarması gerekiyor. Ünal Karaman’a düşen de bu gençlere şans vermek.

Geçen hafta yaşanan ve Onur Kıvrak ile Burak Yılmaz gibi iki yıldızın kadro dışı bırakılması ile sonuçlanan süreç, bu öze dönüşü hızlandırdı.  Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür’ün yanı sıra kaleci Uğurcan ve stoper Hüseyin 11’de maça başladı. Batuhan ise sonradan oyuna girdi. Trabzonspor’un kurtuluşu olarak görülen gençler, kritik karşılaşmada görevlerini fazlasıyla yerine getirdi.

Yıllar sonra gelen Fenerbahçe galibiyeti sonrası, Trabzonspor'un hocası Ünal Karaman, zaferin şifresini şöyle açıkladı: “Maçın başından sonuna kadar inanmış bir futbolcu ordusu ve taraftar vardı sahada. Karşılaşma 2-1’e geldiğinde ‘kaybedeceğiz’ diye hiç düşünmedim. Aklıma bile getirmedim. Çünkü futbolun adaleti olması lazım. Sonuçta çok daha farklı kazanabileceğimiz maçtı ve galip geldik”

‘İnanmış bir futbolcu ordusu ve taraftar’ ifadesi öze dönüşün sloganı gibi. Trabzonspor kendi yıldızlarını kendi gençlerinden çıkarmak zorunda. Geçmiş yıllarda ligde ve Avrupa Kupalarında elde edilen başarılar hep böyle kazanıldı. Özkan Sümer, Ahmet Suat Özyazıcı, Ali Kemal, Dobi Hasan, Şenol Güneş, Bahattin, Hamdi, İskender, Hami, Lemi, Tuncay, Gökdeniz….o kadar çok ki.

‘Karadeniz Fırtınası’ böyle esmişti. Son Fenerbahçe maçında da bunların izleri sahada vardı. Yusuf ve Abdulkadir müthiş bir maç çıkardı. Onları izlerken ‘Diğer maçlarda neden böyle oynamıyorlar?’ sorusu beynimi tırmaladı. Genç kaleci Uğurcan ve stoper Hüseyin sanki yıllardır oynuyormuş gibiydiler. Batuhan da ’Ben de varım’ dedi. Ancak, bu gibi gençlerle Karadeniz Fırtınası sürekli esebilir. Belki de ‘Kasırga’ya dönüşür.
Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nu, Yönetim Kurulunu ve Ünal Karaman’ı tebrik etmek lazım. Cesaretleri ve özüne dönme konusundaki gayretleri için.

‘Öze dönüş’ amatör ya da profesyonel tüm takımlarımıza örnek olmalı. Hatta Futbol Federasyonu teşvik edici tedbirler almalı. Sadece takımlarımızın değil, Türk Futbolunun kurtuluşunun ‘Öze Dönüş’ten geçtiği unutulmamalı…

 www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER




sporyazari.net, karadeniz fırtınası, trabzonspor, fenerbahçe, gol, şampiyonluk, süper lig



SPOR ANALİZ


aykut kocaman, fenerbahçe, atiker konyaspor, konyaspor, aykut kocamanın yardımcıları

AYKUT KOCAMAN İHANET Mİ ETTİ?

Aykut Kocaman Türk Futbolunun önemli teknik adamlarından biri. Sportoto Süper Ligde oynattığı sistem ve duruşu ile adından söz ettiren başarılı bir teknik direktör. Özellikle Fenerbahçe’nin başında iken yaşanan 3 Temmuz sürecinde takımına sahip çıkmış, zor günlere göğüs germiş, Fenerbahçe kulübüne önemli katkılarda bulunmuş ve taraftarların gönlünde taht kurmuş bir şahsiyet…

Aykut Kocaman Fenerbahçe’den geçen yıl ayrıldı. Yardımcıları ise görevlerine devam etti. Fenerbahçe’nin başına da öncelikle manejer olarak Comolli ve dünyaca ünlü Hollandalı teknik direktör Philip Cocu getirildi. Aykut Kocaman’ın yardımcıları Alper Aşçıoğlu, Murat Öztürk ve Turgay Altay bizzat Kulüp Başkanı Ali Koç tarafından canlı yayında ‘köstebek’ olmakla suçlanarak kulüpten kovuldu. Ancak ne hikmetse konu mahkemeye taşınmadı.

Aykut Kocama ise 6 aylık bir aradan sonra daha önce de görev yaptığı Atiker Konyaspor’la yeniden mukavele imzaladı. Mukavele 2,5 yıllık. Bu mukavele ile Atiker Konyaspor’un orta vadede bir başarı düşündüğünü, Bursaspor ve Başakşehir gibi şampiyonluk kovalayan hatta şampiyon olan bir takım olmak istediğini anlıyoruz. Süper ligimize yeni bir heyecan geleceği kesin…

Aykut Kocaman’ın Konya’da yardımcılıklarını kim yapacak dersiniz? Alper Aşçıoğlu, Murat Öztürk ve Turgay Altay. Yani Fenerbahçe’de iken yardımcılıklarını yapan ve Aykut Kocaman’ın ayrılmasından sonra görevlerine devam eden, sonra da Ali Koç tarafından bizzat suçlanarak kovulan yardımcıları…

Aykut Kocaman Konya’da düzenlediği basın toplantısından sonra sosyal medya hareketlendi. Yardımcılıklarını yapacak isimler basına yansıyınca ‘hainlikle’ suçlayanlar bile oldu. Hemen hain ilan etmeye ne kadar da hazır bir toplum yapımız var. Alper Aşçıoğlu, Murat Öztürk ve Turgay Altay hakkında açılmış bir dava var mı? Mahkeme kararı var mı? Bildiğimiz kadarıyla yok…

Aykut Kocaman’da, Atiker Konyaspor Yönetimi ve taraftarı da, Konya halkı da başarı istiyor. Aykut Kocaman çok iyi tanıdığı ve yıllardır beraber çalıştığı isimlerle başarılı olacağına inanıyor. Doğrusu da bu. Ve Aykut Kocaman başarılı olacaktır. İzleyip görelim…


www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER


aykut kocaman, fenerbahçe, atiker konyaspor, konyaspor, aykut kocamanın yardımcıları

SPOR ANALİZ



LUCESCU VE FUTBOL FEDERASYONU

Hatırlarsanız Türkiye-İsveç maçından önce ‘Lucescu Şapkadan Tavşan Çıkarabilecek Mi?’ başlığı ile bir yazı kaleme almıştım. Ve maç sonunda gördük ki bu şapkadan bu tavşan çıkmayacak…
Lucescu’nun A Milli Takımın başına gelişi, ardından başarısız bir dönem, yeni ve genç futbolcularla başlayan Uluslar Ligi macerası. Sonuç ne peki?  Maalesef Türkiye B Grubundan, C Grubuna küme düştü.
Her maçtan sonra kameralar karşısına çıkan galip ise kahraman bir komutan, takım mağlup ise gururlu ve tuzu kuru bir komutan Lucescu…Yani her zaman haklı, her zaman başarılı. Futbolcular ise başarıda yoklar, mağlubiyette ise hedef durumundalar. Hatta sadece futbolcular değil, yabancı sayısı, altyapı, kulüpler, çağırmadığı Türk futbolcular, sistem her şey hatalı…
Futbol kamuoyu ‘Lucescu’nun hiç mi hatası yok?’ diye soruyor. Cevabını ise yine kendisi vermeye çalışıyor. Muhatapları sessiz. Muhatapları derken Lucescu ve Futbol Federasyonu yetkilileri. Gerçekten şunu çok merak ediyorum; ‘A Milli Takımda teknik direktörün seçimine kim ya da kimler karar veriyor? Kişi mi? Kişiler mi? Kurul mu? Kim?...
Lucescu 74 yaşında, ununu elemiş, eleğini asmış, tam eşofmanlarını asmaya hazırlanırken Türkiye A Milli Futbol Takımının başına getirilmiş bir teknik adam. Bir kredisi vardı. Şahsen başlangıçta tecrübesi ile başarılı olabileceğini düşünüyordum. En azından Türkiye’yi ve Türk futbolcusunu tanıdığını zannediyordum. Benimle aynı düşüncede olan önemli bir sayıda futbolsever vardı. Böyle mi oldu peki? Hayal kırıklığı yaşıyoruz. Asıl hayal kırıklığını mağlubiyetlerden sonraki konuşmalarında ve tavırlarında yaşadık.
Lucescu kendisini çok büyük görüyor. Türk Futbolcusunu da küçük. Nereden çıktı şimdi bu? Son maçta Milli Takım ilk yarı gerçekten iyiydi. İkinci yarı ise kötü. Maçın sonunda ise küme düştük. Milletimiz bir özrü haketmiyor mu? Konya seyircisi herşeyi yaptı. Bizlerde ekranları başında kahrolduk. Lucescu ise sanki hiçbir şey olmamış gibi demeç veriyor. El insaf yahu…

Lucescu böyle yaptı da sorumluluk makamında olanlar bir şey yaptı mı? Herhangi bir açıklama yapıldı mı? Hayır…Televizyon ekranlarında ise maç sonrası büyük bir hayal kırıklığı ve isyan vardı. Çünkü kafalardaki soruların cevabını alamıyorlardı. Cevap alınamayınca başlıyor isyan cümleleri…

Milli Takımımızın başarılı olduğu yıllara bir baktım. Başında hep Türk teknik direktörler var. Yabancı teknik adamlarla hiçbir dönem başarılı olunamamış. Bu bir tesadüf mü?  Değil tabii ki? Türk teknik adamlar Türk futbolcusunun, Türk halkının, yöneticilerinin psikolojisini çok iyi tahlil ediyor. Oyuncu seçimini ve oyun sistemini buna göre yapıyor. Hesap vereceği düşüncesi var. En azından sorumluluk duygusu daha ağır basıyor. Başarıyı milli duygularla daha çok istiyor. Yabancı teknik adamlar öylemi? Yabancı-yerli ayrımı yapmayı doğru bulmam. Ancak Milli Takımlarda bu böyle…

Şu anlaşılmasın; derdim insanları suçlamak değil. Sadece sorgulamaya davet etmek ve bir an önce önlem almaları gerektiğini anlatmak. Yoksa yine boşa geçen yıllar olacak. Yazık değil mi?


www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER



sporyazari.net, spor analiz, lucescu, tff, a milli takım, 


SPOR ANALİZ


sporyazari.net, galatasaray, şampiyonluk, süper lig, galatasaray kadro, fatih terim, abdurrahman acer köşe yazıları

GALATASARAY’IN KADRO DERİNLİĞİ

Galatasaray Lige tam kadro ve sorunsuz başlayacakken sürpriz gelişmeler oldu.
Galatasara Emre Akbaba gibi çok önemli bir transfere imza attı. Ndiaye’yi ve Onyekuru’yu kiraladı. Gomis’i ise gönderdi. Orta saha ve kanatlar alternatifli ve kaliteli oyunculardan kurulmuş iken, ihtiyacı olan kaleci,. stoper  ve santrafor transferlerini  gerçekleştiremedi. Hiç kuşkusuz bunda yönetimsel hatalar olmakla birlikte, Finansal Fair Play’in de olumsuz etkileri oldu. Ayrıca UEFA’nın verdiği kadro sınırlaması cezası da yöneticilerin ve Fatih Terim’in elini kolunu bağladı. Galatasaray’ın en büyük şansı ise Fatih Terim’in takımın başında olması. Fatih Terim krizlerden başarı çıkaran bir teknik adam. ‘Galatasaray sahaya 11 kişi çıkar.’ sözü de Fatih Terim’e ait. Ayrıca gençlere değer veren ve onlara güvenen bir takım lideri. Bülent Korkmaz’a, Emre Belözoğlu’na, Tugay Kerimoğlu’na, Okan Buruk’a, Arda Turan’a hiç tereddüt etmeden genç yaşta forma veren ve yıldız olmalarının önünü açan bir teknik direktör. Ozan Kabak, Yunus Akgün ve Celil ise şimdilik son örnekler ve geleceğin yıldız adayları…
Üç kulvarda mücadele eden Galatasaray’da alternatifli bir kadro olması gerekiyor. Yani kadro derinliği çok önemli. Galatasaray’da alternatiflerin kaliteli olması mecburi. Çünkü kısıtlamalar var.
Peki durum böyle mi?  Tabii ki hayır!
Kalede alternatifsiz bir kaleci Muslera var. İkinci kaleci İsmail Cipe. Daha çok genç. Sağ ve sol defans hattı tamam. Sağda Linne ve Mariano, solda Nagatomo ve Ömer Bayram. Bundan iyisi can sağlığı. Ama stoperde sıkıntı var. İsim çok ama hata yapma oranları yüksek futbolcular. Fatih Terim’in istediği hızlı stoper değiller. Ozan Kabak’a forma vermesi de bu sebeple. Ozan Kabak verilen şansı çok iyi kullandı. Çözüm kendi içinde bulundu. Ve üçlü defansa dönmek zorunda kaldı. Ama hala bir tane hızlı ve topu oyuna iyi sokan stoper ihtiyacı var.  Orta sahada alternatif bolluğu yaşanıyor. Fernando, Ndiaye, Donk, Selçuk İnan, Celil, Belhanda, Emre Akbaba ve Yunus Akgün. Fatih Terim’in oyun planındaki 10 numara eksikliği var sadece. Hagi gibi…
Sağ ve sol kanatlar ise çok iyi. Sağda ve solda oynayabilen Onyekuru, Rodrgues, Feghouli, Sinan Gümüş, Muğdat Çelik gibi hızlı ve teknik oyuncular Fatih Terim’in işini kolaylaştırıyor. Santrafor bölgesinde ise ciddi sıkıntısı var. Sadece Eren Derdiyok. Eren ise bir iyi bir kötü, bir sağlam bir sakat, bir formda bir formsuz. Tabii kolay değil tek başına bu yükü taşımak. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Oynadığı maçlarda da farkını gösteriyor. Fatih Terim ise Sinan Gümüş ve Onyekuru hatta Muğdat ile bu bölgeyi doldurmaya çalışıyor. Donk ve Maicon’u dahi santrafor olarak oynattığı maçlara şahit olduk…
Peki Galatasaray ne yapmalı? Takıma istenilen katkıyı veremeyen futbolcularla yolunu hemen ayırmalı. Tarık Çamdal ve Ahmet Çalık gibi. Hatta Maicon, Belhanda ve Feghouli’nin durumları masaya yatırılmalı. Alternatif  tecrübeli bir kaleci, hızlı ve topu iyi kullanabilen bir stoper ve skor üreten, güçlü, hızlı ve hava toplarına hakim bir santrafor transfer etmeli. 10 numara transferi de pastanın çileği olur. İşle o zaman izleme zevki yüksek bir Galatasaray olur.

www.sporyazari.com /Abdurrahman ACER




sporyazari.net, galatasaray, şampiyonluk, süper lig, galatasaray kadro, fatih terim, abdurrahman acer köşe yazıları

SPOR ANALİZ


fatih terim, pfdk, tff, futbol federasyonu, derbide yaşanan olaylar, fatih terime ceza www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

ŞEYTANIN GÖR DEDİĞİ!

Son günlerde Spor Toto Süper Lig, teknik direktörlere, futbolculara ve yöneticilere verilen cezalarla gündem oluyor. Özellikle Galatasaray-Fenerbahçe derbisi sonrası çıkan olaylar ve basına verilen demeçlere yağmur gibi cezalar yağdı. Yağmur gibi. Tabii ki bu yağmurdan futbolla ilgilenen herkes etkilendi. Yine futbol uzmanlarının! yorumları havada uçuştu.
Ne olmuştu bir hatırlayalım…
Türk Telekom Stadı'nda oynanan karşılaşmanın son bölümünde Galatasaraylı Belhanda ve Fenerbahçeli Soldado arasında yaşanan gerginlik, bitiş düdüğünün ardından kavgaya dönüştü.
Maçın uzatma bölümündeki gerginliği tırmandıran iki futbolcunun itişmesine önce Fenerbahçe'den Jailson dahil oldu. Bu futbolcu yanına gittiği Belhanda'ya sert bir tokat attı.
Orta sahada yaşanan kavgada sarı-kırmızılı futbolcuların kovaladığı Jailson kaçarak soyunma odasına giderken, bu sırada Galatasaray Yardımcı Antrenörü Hasan Şaş, Fenerbahçeli futbolcu Martin Skrtel'in boynundan tutarak sert şekilde müdahalede bulunmuştu.
Fenerbahçe yedek kalecisi Erten Ersu ve sarı-lacivertli futbolcu Michael Frey de sahaya girerek bazı Galatasaraylı futbolculara saldırmıştı.
Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Abdurrahim Albayrak, teknik direktörler Fatih Terim ve Erwin Koeman ise kavgayı yatıştırmaya çalışmıştı.
Daha sonra güvenlik görevlilerinin de müdahalesiyle Fenerbahçeli futbolcular soyunma odasına giderken, koridorlarda da iki takım oyuncuları arasında gerginliğin devam ettiği öğrenilmişti.
VAR merkezi ile temasa geçen Aydınus, soyunma odasından yaşananları izledi. Burada Jailson, Ndiaye ve Soldado'yu belirleyen orta hakem, temsilciler aracılığıyla da kime hangi kartı gösterdiğinin iletilmesini aktardı.
Futbol Federasyonu da yaşanan olayları ve sonrasında verilen demeçleri inceledi, 12'si Galatasaray, 4'ü de Fenerbahçe'den olmak üzere 16 ismi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk etti. PFDK ise toplandı ve cezaları açıkladı.
PFDK daha önce 7 maç men cezası verdiği Fatih Terim’e 3 maç men cezası daha verdi. Böylece Fatih Terim’e 10 maç men cezası verilmiş oldu. Fatih Terim’e verilen cezalar gündemin birinci sırasına yerleşirken tepkilerde ardı ardı geldi. Hatta ‘Fatih Terim’e verilen bu cezalar tazminat davasının rövanşıdır’ yorumlarını bile duyduk.
Şunu öncelikle belirtmek gerekir; Fatih Terim bir markadır. Türkiye’nin en önemli teknik adamıdır. Yaptıkları ortada. Yiğidin hakkını yiğide teslim etmek gerekir.
Peki bu cezaları hak edecek ne yaptı? Sahaya girdi, demeç verdi… İzlerken utandığımız görüntüler yaşanırken, Fatih Terim saha kenarından izleseydi olaylar daha da büyümez miydi? Olayları önlemek için çabalayan bir teknik adam vardı sahada.
Peki maçın hakemi Fırat Aydınus’un hiç mi kabahati yok. Maçın bu hale gelmesinde etkisi olmadı mı? Futbol Federasyonu’nun cezadan başka yapması gerekenler nelerdi? Ceza vermek tek başına sorunu çözüyor mu? Ev sahibinin hiç mi suçu yok? Şeytan rahat durmuyor işte!..

                                                                    

                                                                           Abdurrahman ACER
                                                                           www.sporyazari.net







fatih terim, pfdk, tff, futbol federasyonu, derbide yaşanan olaylar, fatih terime ceza www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

SPOR ANALİZ


altyapı, altyapı kursları, altyapı neden önemlidir, altyapının önemi, futbol altyapı takımları, türk futbolunda altyapı, www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

TÜRKİYE'DE ALTYAPI

Türk futbolunda en çok rağbet gören sihirli kelime Altyapı.

Öyle ki, kulüp yöneticilerinin daha mazbatalarını bile almadan söyledikleri ilk cümle “Alt yapıya çok önem vereceğiz. ”  Ama nedense sonrasında bu cümle ilk unutulan cümledir. Alt yapıda görev alanlar ve alacaklar çok heyecanlanır. Toplantılar yapılır. Altyapı takımları ile pozlar verilir. Sonrası malum…

Kamp dönemlerinde A Takım antrenmanlarına çıkarılan, hazırlık maçlarında oynayan, ‘Geleceğin Yıldızı’ diye methiyeler dizilen çocuklarımız, lig başlayınca kaybolur ve isimleri bile unutulur. Televizyon ekranlarında ya da taraftarlar arasında ‘Altyapılardan neden futbolcu çıkmıyor’ sözleri kulakları tırmalar durur.

Aklıma Galatasaray’ın o altın çocukları geldi. Hani Arda Turan’ın da içinde olduğu genç takım. Sadece Arda Turan o kadrodan sıyrıldı ve yıldızlaştı. Diğerleri ise önce orta sıra takımlarda, daha sonra da Spor Toto 1. Lig, 2.Lig, 3. Lig derken erken yaşlarda futbolu bırakanlar dahi oldu.

            Aslında futbol kültürümüze baktığımızda her şeyin bir sebebi olduğunu görebiliriz. En başta, belirli süreyle göreve gelen yönetim kurullarının ilk işi doğal olarak, uzun dönemli bir yatırım olan altyapılar olmuyor. Öncelikle kendilerinden beklenenin sportif başarı olduğunu bilerek göreve geliyorlar. Verilen sözlerin yerini yıldız transferler ve hemen başarılı olma arzusu alıyor.  Diğer yandan teknik direktörlerin olası bir başarısızlıkta feda edilecek ilk kişi olduğu da ortada duran bir gerçek. Taraftarsa “Takım hem başarılı olsun, hem altyapıdan yetenekli gençler gelsin” istiyor. 

            Bu çelişkiler yumağı altyapıyı ya unutturuyor ya da şanslı birkaç genç hem takımı hem de sözler veren yönetimleri kurtarıyor. Teknik Direktör ise altyapıdan futbolcu oynatan bir kahraman oluveriyor. Asıl kahramanlar olan altyapı sorumluları ise hiç mi hiç hatırlanmıyor.

            Türk futbolunun sorunlarını, bitmek tükenmek bilmeyen klişe sözler  üzerinden yorumlamaya çalışmak büyük bir zaman ve enerji kaybı olur. Türkiye’de genç futbolcuların yetişmesinin önünde ciddi engeller var. Bu aslında bir mantalite ve sistem sorunu.  Dönüp dolaşıp sorunu sadece yabancı sayısı veya altyapı antrenörlerinin maaşı üzerinden okumak da bizi hiçbir yere götürmez.

Yapısal sorunların giderilmesi, her alanda olduğu gibi çocuklarımızın eğitiminde sporun öneminin net olarak ortaya konması, lisanslı ve başarılı sporculara okullarda öncelikler verilmesi, altyapıdan oyuncu oynatılmasının maddi olarak da teşvik edilmesi, altyapı antrenörlerinin yani emekçilerin maddi ve manevi olarak çok daha itibarlı hale getirilmesi, televizyon ekranlarında altyapı takımlarının ve hocalarının ön plana çıkarılması, yabancı sınırlaması yerine kaliteli yabancıların transferinin teşvik edilmesi gibi bir çok tedbir alınabilir. Unutmayalım ki sporun geleceği altyapıdır.
                                                                                              

                                                                     www.sporyazari.net/Abdurrahman ACER




altyapı, altyapı kursları, altyapı neden önemlidir, altyapının önemi, futbol altyapı takımları, türk futbolunda altyapı, www.sporyazari.com, köşe yazıları, galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş

SPOR ANALİZ


spor yazarları, köşe yazıları, köşe yazarları, spor yazarlari.net, a milli takım, mircea lucescu, abdurrahman acer

LUCESCU ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARABİLECEK Mİ?

A Milli Takımımızın 17 Kasım'da Konya'da İsveç ile oynayacağı UEFA Uluslar Ligi karşılaşması ve 20 Kasım'da Antalya'da Ukrayna ile yapacağı özel maçın aday kadrosu açıklandı. Lucescu farklı olarak Alanyaspor’dan Merih Demiral’ı kadroya dahil etti. Sakatlanan kaleci Gökhan Akkan’ın yerine Bursaspor’un genç kalecisi Okan aday kadroya çağrıldı.

Lucescu’dan sihirbazlık beklemiyoruz. Aday kadroya çağrılan futbolcular arasında adaletli tercih yapmasını ve sisteme dayalı bir oyun düzeni kurmasını istiyoruz. 

Milli takımda oynamak büyük bir onur. Her futbolcunun özlemi. Ay Yıldızlı forma ile sahaya çıkmak, manevi hazzı maddiyatla kıyaslanamayacak bir değer. Peki her futbolcuya eşit olarak bu şans tanınıyor mu? Bence hayır. Teknik Direktöre göre bir takım iskeleti oluşuyor. Forma olmasa kulüp takımı gibi…

Aday kadrosunu yazmayacağım. Önceki maçlarda gördük ki; kadro bir iki değişiklik dışında aynı, genç, dinamik ama sistemi oturmamış, bir iyi bir kötü oynayan bir takım görüntüsü var.

Evet yeni, genç ve geleceğe yönelik bir takım kuruldu. Sabretmemiz gerekiyor. Biz de sabırla bekliyoruz. Tabii ki beklerken olumlu ve faydalı eleştirilerimize de devam edeceğiz.

Futbolseverler ve futbol yazarları hep bir ağızdan ‘Mert Günok neden kadroda yok?’ sorusunu soruyor. Cevap yok. Mert Günok lig lideri Medipol Başakşehir’in kalecisi. Bir önce milli kaleci Volkan Babacan’ı yedek bırakacak ve belki de Milli Takım kariyerini sonlandıracak kadar formda. Ben de soruyorum: ‘Mert Günok neden kardoda yok?’

Başka bir soru: ‘Ne zaman gururlanacağımız, coşacağımız ancak sürekliliği olan bir Milli Takımı ne zaman izleyebileceğiz?’ ya da ‘Bu takımı Dünya Kupasında ve Avrupa Şampiyonasında izleyebilecek miyiz?

Almanya, İngiltere, Brezilya, Arjantin…gibi sistemi olan, devamlılığı olan bir Milli Takım neden olamıyoruz? Teknik Direktör değiştirmekle bu mümkün mü?

Başarılı olan, formda olan mutlaka kadroya çağrılmalı. Takım iskeleti korunmalı ama formda olan futbolculardan da mutlaka aday kadroya çağrılmalı. Her futbolcu Milli Takıma seçilebileceği ümidiyle liglerde mücadele etmelidir. Bu ümit daha çok rekabet ve daha formda futbolcular ortaya çıkaracaktır. Böylece Milli Takımımızda rekabete açık olacaktır. Başarı da bu şekilde gelecektir.

Dünyada ‘Türk Ekolü’ diye anılan bir futbol ekolü ortaya koymak için çalışmalıyız. Böylece de başarıda devamlılık olacaktır. Kişilere bağlı değil, sistemi olan bir Milli Takım çok daha başarılı olacaktır. Bizlere de gururla ve huzurla bir Milli Takım izlemek düşer.


                                                                                                          Abdurrahman ACER

Kaynak: www.sporyazari.net






spor yazarları, köşe yazıları, köşe yazarları, spor yazarlari.net, a milli takım, mircea lucescu, abdurrahman acer

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-