SÜPER LİG HAKEMLERİNİN MESLEKLERİ

  tff, süper lig hakemleri, süper ligde düdük çalan hakemler kimler, sportoto süper lig hakemleri, süper lig orta hakemleri, süper lig  hakemleri hangi meslekten, hakemleri meslekleri, cüneyt çakırın mesleği ne

Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden dev kulüplerin maçlarını yöneten, Avrupa'da önemli maçlarda düdük çalan Türk hakemlerinin asıl mesleğinin ne olduğunu biliyor muydunuz?

Cüneyt Çakır: İşletmeci

Özgür Yankaya : Eğitimci

Halis Özkahya : Öğretmen

Bülent Yıldırım : Yöneticilik

Mete Kalkavan : Mühendis

Alper Ulusoy : Mühendis

Fırat Aydınus : Mühendis

Barış Şimşek : Mühendis

Hüseyin Göçek : Yöneticilik

Serkan Çınar : Eğitimci

Suat Arslanboğa : Eğitimci

Tolga Özkalfa : Diş Hekimi

Volkan Bayarslan : Mühendis

Yaşar Kemal Uğurlu : Sigortacı

Kutluhan Bilgiç : Yöneticilik

Halil Umut Meler : Yöneticilik

Bülent Birincioğlu : Öğretmen

Abdulkadir Bitigen : Diş Hekimi








tff, süper lig hakemleri, süper ligde düdük çalan hakemler kimler, sportoto süper lig hakemleri, süper lig  hakemleri hangi meslekten, hakemleri meslekleri, cüneyt çakırın mesleği ne




SÜPER LİGDE GÖREV ALAN HAKEMLER

tff, süper lig hakemleri, süper ligde düdük çalan hakemler kimler, sportoto süper lig hakemleri, süper lig orta hakemleri, süper lig yardımcı hakemleri

Spor Toto Süper Lig hakemleri / 2016-2017

Spor Toto Süper Lig’de 2016-2017 sezonunda görev alacak hakemler belli oldu. Geçen sezona göre hakemliği bırakan Deniz Çoban’ın yanı sıra İlker Meral, Deniz Ateş Bitnel, Koray Gençerler, Çağatay Şahan, Mustafa İlker Coşkun ve Süleyman Abay gibi isimler listeye dahil edilmedi.

Spor Toto Süper Lig’de 2016-2017 sezonunda görev alacak hakemler belli oldu. Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Süper Lig’de yeni sezonda 22 orta hakem düdük çalacak.

Böylelikle Süper Lig’de geçen sezon 39 olan hakem sayısı 22’ye düşürüldü. Geride kalan sezonda Süper Lig’de görev yapan 18 hakem de listeye dahil edilmedi. Bursa’dan Arda Kardeşler ise Süper Lig’de görev yapacak tek yeni hakem oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun yaptığı bildiriye göre; geçen sezona göre hakemliği bırakan Deniz Çoban’ın yanı sıra şu hakemler Süper Lig listesine dahil edilmedi:

Abdullah Yılmaz, Sarper Barış Saka, Mehmet Emre Atasoy, Caner Ak, Erkan Engin, İlker Meral, Deniz Ateş Bitnel, Özgüç Türkalp, Mustafa Öğretmenoğlu, Onur Karabaş, Murat Özcan, Hakan Ceylan, Özkan Çeliker, Koray Gençerler, Çağatay Şahan, Mustafa İlker Coşkun ve Süleyman Abay.

Süper Lig’de 2016-2017 sezonunda orta hakem olarak görev yapacak isimler şöyle:

Ali Palabıyık, Bülent Yıldırım, Yaşar Kemal Uğurlu, Serkan Tokat (Ankara), Arda Kardeşler (Bursa), Ümit Öztürk (Denizli), Özgür Yankaya (Edirne), Suat Arslanboğa (Eskişehir), Mete Kalkavan, Cüneyt Çakır, Serkan Çınar, Hüseyin Göçek, Halis Özkahya, Fırat Aydınus, Volkan Bayarslan (İstanbul), Tolga Özkalfa, Halil Umut Meler, Alper Ulusoy, Kutluhan Bilgiç (İzmir), Abdulkadir Bitigen (Kayseri), Barış Şimşek, Bülent Birincioğlu (Trabzon).

Yeni sezonda Süper Lig’de görev alacak 44 yardımcı hakemin ismi ise şu şekilde:

Serkan Çimen, Fevzi Demirhan, Serkan Olguncan, Mehmet Cem Satman, Erdinç Sezertam (Ankara), Serdar Akçer (Bursa), Hakan Yemişken, Ali Saygın Ögel (Bursa), Osman Gökhan Bilir (Denizli), İsmail Şencan (Eskişehir), Mehmet Cem Hanoğlu (Hatay), Aleks Taşçıoğlu, Esat Sancaktar, Serkan Ok, Tarık Ongun, Yusuf Bozdoğan, Orkun Aktaş, Kemal Yılmaz, Erdem Bayık, Arkın Akgöl, Ceyhun Sesigüzel, Alpaslan Dedeş, Bülent Gökçü, Bahattin Duran, Süleyman Özay, Erkan Akbulut, Kerem Ersoy, Mustafa Emre Eyisoy (İstanbul), Ekrem Kan, İbrahim Bozbey, Baki Tucnay Akkın, Serkan Gençerler, İlker Takpak, Cevdet Kömürcüoğlu (İzmir), Oğuz Terzi (Kastamonu), Asım Yusuf Öz (Kahramanmaraş), Mustafa Savranlar, İlyas Emektar (Kayseri), Volkan Narinç (Manisa), Uygar Bebek, Samet Çavuş (Ordu), Samet Çiçek (Samsun), Mehmet Metin, Serdar Diyadin (Trabzon).





tff, süper lig hakemleri, süper ligde düdük çalan hakemler kimler, sportoto süper lig hakemleri, süper lig orta hakemleri, süper lig yardımcı hakemleri

Gerçekten süper yıldıza ihtiyaç var mı?

GÜNÜN KÖŞE YAZISI

Bahar Ekinci Akçaoğlu
Baharakcaoglu@gmail.com-Hürriyet

Bu sezonun Fenerbahce Doguş'unu sene boyunca acımasızca eleştirenler, Udoh ve Bogdanovic'in hayali ile hala rüya görenler umarım son 6 günde 4 inanılmaz maç oynayan bu takımı, dün akşam izleme şansını yakalamışlardır.
Kupayı kaldırdığımız 16-17 sezounu, bu takımın birlikte geçirdiği 3 koca yılın sonunda gelmişti. 2015 Final Four'unda, Madrid'de, ilk maçta elenirken Bjelica'nın sahadan silindiği, Bogdanovic'in ne yapacağını bilemediği günleri çabuk unutmuş, Udoh'un ilk geldiği yılı ve takıma alışamamasını nedense hatırlamamış, 2018 model Fenerbahçe'ye sezon boyunca bir "Süper yıldız" çıkaramaması ile ilgili çok çabuk eleştirmiştik. Asıl sorulması gereken soru şuydu aslında; gerçekten bir "Süpe yıldız"a ihtiyaç var mıydı? Bu takım birden fazla kahramanı ile makine gibi işlerken bir yıldıza neden ihtiyacı olacaktı ki?

Dün akşam, Fenerbahçe Doğuş, ligin en rahatsız edici deplasmanlarından Belgrad'da, asla pes etmeyen, oyunu bırakmayan, genç Kızılyıldız karşısında parkeden 80-63 galip ayrıldı.
Ve üstüne üstlük, galibiyetten daha da değerlisi, Sarı Lacivertliler, uzun Euroleague maratonunun en önemli kısmına, playoff'lara, moralli, sağlıklı ve "takım" olarak girmeye sadece 2 maç uzaklıkta!

Unuttuğumuz ve sabırsız olduğumuz başka bir konu daha vardı; Bir takımda roller ne kadar oturursa stres ve endişe seviyesi o kadar azalır. Oynadığı son 4 maçta, kritik playoff'lar öncesi, birbirine daha güvenli, rollerin olgunlaştığı harika bir Fenerbahçe vardı sahada. Maç tıkanınca yaratıcı olabilen, oyun sıkıştığında açabilen, top paylaşımını mükemmel yapan ve sahaya olması gerektiği gibi yerleşen. Kalinic ile artan savunma direncinin yanında, pas istasyonlarındaki çeşitlilik hücuma tempo katmaya başlamıştı. Bir elin parmakları nasıl birlikte uyum ile hareket ediyorsa, Fenerbahçe Doğuş aynen o ahenkte hareket etmişti.

EN BÜYÜK KANITI

Dün akşam parkede, basketbol adına olması gereken tüm doğrular mevcuttu. Guduric'in set temposunu yönettiği, Dixon'ın eski günlerine döndüğü ilk çeyrekte, minimum 4 veya 5 pas ile kolay basketler izlemiştik. Bazı pozisyonlarda adam eksiltmeyi o kadar doğru yapmıştı ki Obradovic'in öğrencileri, zaman zaman neden bu kadar boş kaldıklarını anlayamamışlardı. Kısacası herkes rahat rahat atmıştı. İlk yarıda oyuna giren 11 oyuncunun 9'u, 12 asist ile oynamıştı. İşte bu rollerin oturduğunun ve bir "Süper yıldız"a ihtiyaç duyulmadığının en büyük kanıtıydı..
3.çeyrekte, Guduric yaratmaya, Dixon atmaya devam etmişti. Üst üste bulunan 3 sayılık atışlar ile Kızılyıldız'ın konsantrasyonunu bozmuş, potasında sadece 10 sayıya izin vermişti Sarı Lacivertliler.

NEDEN BAŞARILI

Kızılyıldız, son periyota hızlı başlamıştı. Arka arkaya buldukları sayılar ve yapılan bloktan sonra Obradovic molayı hiç düşünmeden almıştı. Bu hamlesini, deplasmanda 19 sayı öndeyken yapmıştı. "Bir koçtan daha fazlası" belgeselinde bahsedildiği gibi, Obradovic'in varlığının amacı; Disiplin. Her hücum, her savunma, yanlış verilen her karar o anda düzeltilmeli. Bu parola ile aldığı mola ile neden başarılı olduğunu hepimize bir kez daha göstermişti.
Takım aynı Maccabi ile oynanan maçın son çeyreğindeki gibi farkın rehavetine kapılsa da en iyi iki stratejiden vazgeçmemişti. Ya topu Ahmet'e indirmiş, defansın onun çevresinde toplanmasını sağlamış ya da her hücumda içeri girip, forvetlere en kolay pozisyonu ayarlamışlardı. Bu iki strateji her zaman 1 veya 2 yıldızın kendi kendine yaratmaya çalışmasından iyiydi.

Fenerbahçe bu galibiyet ile muhtemelen normal sezonu 2. bitirecek ve ev sahibi avantajı ile, Belgrad'a dün akşam kazandığı noktaya, kupayı kaldırmaya geri dönecek.





spor yazıları, köşe yazıları, günün spor yazısı, hürriyet spor, fenerbahçe doğuş, fenerbahçe basketbol takımı, bahar ekinci akçaoğlu spor yazarı, bogdanoviç, dixon, udoh  

Süs için mi yapıldı?

GÜNÜN KÖŞE YAZISI
 habertürk, habertürk gazetesi, habertürk spor, spor yazarları, spor yazısı, köşe yazarları, mehmet atalay yazıları, milli takımi olimpiyatlar, milli takım forması yeni



Türkiye, sporun dış temasında neredeyse tamamen kabuğuna çekildi... İyi ki milli müsabakalar var da birazcık heyecan yaşıyoruz... Ancak ülkemizde artık herhangi bir organizasyon yok, yenisini almak için bir planlama da yok, böyle bir hedef yok ve de duyduğumuz bir adaylık başvurusu veya hazırlığı da yok... Erzurum için ‘Kış Olimpiyatları’ konusunda bir çalışma olduğu söylendi ama hangi aşamada, onu da bilmiyoruz.

Tabii ki adaylığın düşüncesi bile güzel. Erzurum’a da, Türkiye’ye de çok yakışır ancak bunu hayata geçirecek bir canlılığa ve kararlılığa kavuşmamız lazım.

OLİMPİYAT ADAYLIĞI

Asıl devamı gereken adaylık Yaz Olimpiyat Oyunları başvurusu olmalı ama onunla ilgili galiba pes edildi. Ne ses çıkıyor, ne de soluk... Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise teamüllere aykırı olarak 2024’ü Paris’e ve 2028’i de Los Angeles’a vermiş oldu.

2020’yi Japonya’ya karşı finalde kaybeden Türkiye, ancak 2032’ye aday olabilir... Ne yazık ki orda da 100. yıl kaygısı olmazsa... Eğer 2036’yı yine 100. yılı kutlayacak Berlin’e kaptırmazsak... Yani artık uluslararası komitelerde de bir farklılık ortaya çıktı ve eğer ezber üzerinden gidilirse, çark dönüp dolaşacak ve hep bir tarafa yontmaya devam edecek.

İnşallah IOC, makul ve mantıklı düşünür, ‘fair-play’e uygun davranır ve başka başka ülkelerde de olimpizm ruhunun şahlanmasını teşvik eder, o büyük potansiyelleri, sporun hizmetine sunmaya vesile olur. Yoksa özellikle de süper güçler arasındaki kısır döngü sürer gider.

Biz Türkiye olarak bir taraftan başta Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nı ısrarla kovalarken, diğer yanda da diğer organizasyonlara talip olmalıyız... Nasıl ki 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası’na bir kez daha adaysak ve pes etmemişsek, olimpiyat adaylığında da asla havlu atmamalıyız... Herkesten çok hak ediyoruz, bileğimizin hakkıyla söküp almalıyız...

Basketboldan voleybola, güreşten haltere, tekvandoya, boksa, bisiklete, bütün branşlarda, yaz ve kış oyunlarında, engelli engelsiz bütün organizasyonlarda Türkiye yeniden atağa kalkmalıdır...

TESİSLER HAZIR

Samsun’daki İşitme Engelliler Olimpiyatları’nın, ne kadar büyük bir şenlik olduğu unutulmamalı... Ülkemizin, halkımızın, gençliğimizin bu coşkuya ihtiyacı var... Spor kültürümüzün gelişmesi ve tabana yayılması için çok elzem. 2003-2013 arası, bütün dünyayı hayran bırakan ve ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlayan uluslararası organizasyon, şampiyona ve oyunlar, Türkiye’yi zirveye taşıyan ve baştan başa spor ülkesi olmasının en büyük adımıydı... Başarı ve ilerleme öyle sağlanır... Kaldı ki, eskiden aldığımız her organizasyon için tesisleri de yenilemeliydik, bunun için de devasa bütçeler gerekiyordu. Şimdi ise eksiği olan illere şampiyona alırsak, sadece takviye gerekiyor... Bu da çok büyük bütçe değil.

Şimdi ise tesislerimiz hazır, büyük yatırımlar yapıldı bitti. Üstelik de kullanmazsak paslanacak, çürüyecek... O devasa stadyumları, salonları, yüzme havuzlarını, buz hokeyi salonlarını, kayak merkezlerini, çürüsün diye yapmadık herhalde...

MİLLİ TAKIM’IN YENİ FORMASI

Gelişmelerin önüne engel çıkarmamak ve fikirlerin önünü kesmemek, emeğe saygı için yeni olan her şeye sıcak bakarız. Milli Takımımız için hazırlanan formaları da doğrusu beğendik... Elbette ki klasik formamızın yeri ayrı ve o her zaman bizimdir, istediğimizde de dönüş hakkımız var. Ancak farklılıkları da kabullenebilmeliyiz.


Mehmet ATALAY-Habertürk-28.03.2018





habertürk, habertürk gazetesi, habertürk spor, spor yazarları, spor yazısı, köşe yazarları, mehmet atalay yazıları, milli takımi olimpiyatlar, milli takım forması yeni

GÜNÜN KÖŞE YAZISI

günün spor yazısı, spor yazıları, a milli futbol takımı, a milli takım, köşe yazıları, spor yazarları, mert aydın spor yazıları

CenGiZLi golcü!

2002 Dünya Kupası'ndan sonraki dönemde sadece santrfordan gol beklememek gerektiğini öğrendik.
2008'deki Avrupa üçüncülüğüne giden yolda Nihat Kahveci ve Tuncay Şanlı, milli formayla toplam 41 gol ürettiler. Nihat da Tuncay da yardımcı forvetti.
Onlardan sonra bu konuda istikrar sağlayamadık. Zaman zaman Arda bunu yaptı. Hakan Çalhanoğlu bir umutlandırdı. O kadar.
Şimdi elimizde gerçek bir cevher var. Cengiz Ünder... Roma formasıyla Serie A'da yaptığını milli formayla da yapmaya başladı.
Dün gece Hasan Ali'nin klas ortasında savunma Cenk'e odaklanırken, gitti golünü attı. Bunları yaptığı sürece santrforlarımız da rahatlayacak.
Şunu unutmayalım; alt yapılardan doğru oyuncuları çıkarmak önemli.
Ama eldekileri birlikte en doğru kombinasyonlarla oynatabilmek de önemli.

Yeni takımın asları

Cengiz olsun, Okay olsun, Çağlar olsun, Yusuf olsun belli ki yeni milli takımın asları olacak. Umarız yanılmayız.
Dün gece 2-0'dan sonra orta sahada sıkıntı yaşadık. Baskıyı kıramadık.
Rakibin gelmesini önleyecek kontraları uzun süre bulamadık.
Böyle olunca da golü yedik. Mircea Lucescu için üzerinde durması gereken bir nokta daha.
Hakan Çalhanoğlu'nun duran top yeteneklerine şapka çıkar. Dün de Okay'ın golünde klas bir orta yaptı. Ondan tek beklentimiz duran top yetenekleriyle sınırlı bırakmasın milli takım performansını.
Hazırlık maçlarında skora değil oyuna bakılır denir. Doğrudur ama yeni bir maceraya yelken açılmışken art arda iki hazırlık karşılaşması kazanmak özgüven açısından yararlı olacaktı. Karadağ belki Avrupa'nın üst düzey takımlarından birisi değil. Ancak bilinmeli ki en altlarda da yer almıyor. Elimizdeki iki farklı galibiyeti bu şekilde kaçırmak kötü oldu.

Mert Aydın-28.03.2018-Fotomaç

.



günün spor yazısı, spor yazıları, a milli futbol takımı, a milli takım, köşe yazıları, spor yazarları, mert aydın spor yazıları

SPOR YAZILARI-6

spor yazıları, spor yazarları, spor sağlık ilişkisi, bahara hazır mıyız, baharda nasıl beslenmeli, bahar için öneriler, bahar yorgunluğu nedir, bahar yorgunluğu için ne yapılmalı

Bahar aylarına hazır mısınız?


Kış aylarında karanlık ve kasvetli havaların etkisiyle sağlıklı beslenmeye ara vermiş olabilirsiniz. Bahar sizin için de yenilenmenin tam zamanı. İşte bahar beslenmesi için öneriler...
Sabah biraz yulaf, yoğurt ve bir avuç renkli meyveler içeren zengin bir kahvaltı yapın.

Öğlen ve akşam renkli ve çeşitli salata ve sebzelerden oluşan fitokimyasallarca zengin yiyecekler tüketin.

Yeşil çay, naneli veya fesleğenli ayran gibi içecekler için.

Şekere, tatlıya ve çikolataya mola verin.

Bu öneriler baharda hafiflemenize, yazı formda karşılamanıza yardımcı olabilir. Ayrıca uzun ve karanlık kış gecelerinde bol bol salgılanan melatonin, aydınlanan bahar günleriyle beraber azalabilir ve bahar yorgunluğu oluşabilir. Besin değeri yüksek ve hafif yiyeceklerden oluşan beslenme planı kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlar.

Bahar yorgunluğunu bu önerilerle atlatın

Bol su içerek toksinlerinizi atabilir, metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz. Bol su içmek, bahar yorgunluğundan kurtulmanız için en basit yöntemlerinden biri.

Antioksidan ve C vitamini temini için bahar ayına özel taze sebze ve meyvelerden faydalanın. Sinir sistemi ve dolaşım sistemine yararlı bakliyat, fındık, fıstık, tohumlar ve doğal tahılları yiyerek B1 vitamini alın.

Yeteri kadar oksijen almak için günde 3 kez açık havada 5-10 derin nefes alın.

15 dakikalık güneş banyosu sonucunda cildinizde oluşacak hafif kızarıklık, kış aylarında boşalan D vitamini depolarını doldurmaya yetecek ve kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

Baharı aktif karşılayın. Günde 20-30 dakika dışarıda yapacağınız yürüyüş veya koşu kendinizi çok daha enerjik hissettirir.

Egzersize başlamak için pratik öneriler

Belki de en zor kısmı başlangıç kısmı. Egzersizi günlük programınızın bir parçası haline getirmek, hayatınızda bir öncelik haline getirmek başarılı olma şansınızı artırır. Tabii daha önce hiç egzersiz yapmadıysanız ya da uzun süre egzersiz yapmaya ara verdiyseniz, başlamak için ilk önce bir doktordan onay alın. Daha sonra her gün 10-15 dakika kardiyovasküler egzersiz yapın. Yani egzersiz yaparken nefes nefese kalmayarak rahat konuşabileceğiniz bir şiddette egzersizle başlayın.

Programınıza her hafta 5 dakika ekleyin ve haftada en az 5 gün 30 dakika süreyle başladığınız yoğunlukla egzersiz yapmaya devam edin. Böylece dünya sağlık uzmanlarınca önerilen haftada minimum 150 dakika egzersize ulaşmış olursunuz. Düzenli bir hale getirdiğiniz egzersizlere, zaman içerisinde güç artırıcı antrenmanları da ekleyebilirsiniz. Haftada 2 kez, 8-12 tekrarlı 5-10 adet güç artırıcı egzersiz başlangıç için yeterli olacaktır. Güç artırıcı egzersizler için dambıllardan, direnç bantlarından veya kendi vücut ağırlığınızdan faydalanabilirsiniz. Bu egzersizler kas ve kemik yapınızı da güçlendiren egzersizlerdir.

Bol sporlu sağlıklı günler dilerim.

Emine Sporel Özakat-20.03.2018-Fanatik





spor yazıları, spor yazarları, spor sağlık ilişkisi, bahara hazır mıyız, baharda nasıl beslenmeli, bahar için öneriler, bahar yorgunluğu nedir, bahar yorgunluğu için ne yapılmalı

SPOR YAZILARI-5


Kilo almanıza yol açan en önemli 5 neden


Kilo almamızın tek nedeni yediklerimiz olmayabilir. Bazen stres, bozuk hormonlar, sağlıksız bir bağırsak florası da şişmanlamamızdan sorumlu olabilir.

1) Yüksek stres seviyesi

Endişe duyabileceğimiz o kadar çok şey var ki; iş hayatı, ilişkiler, çocukların okulu, bir yerlere yetişme telaşı. Endişe haliniz sürekli olduğunda bel çevrenizin kalınlaşması neredeyse kaçınılmaz. Endişenin yarattığı kronik stres, sürekli kortizol salgılanmasına yol açar. Kortizol vücuda "Eyvah bir şeyler yolunda gitmiyor" sinyalleri vererek enerji depolanması için zemin hazırlar. Böylece vücudumuz yağ depolamayı tercih eden bir moda girer.

2) Dengede olmayan hormonlar

Kilo almamıza zemin hazırlayan kortizolden başka hormonlar da var. En önemlilerinden biri yağ hücreleri tarafından salgılanan ‘leptin’ hormonu. Salgılandığında vücudumuza "Sen artık doydun" sinyali verir. Kiloluysanız daha fazla leptin salgılarsınız fakat tıpkı insülin direncinde olduğu gibi leptine direnç gelişir. Bu da metabolizmanın yavaşlamasına ve daha fazla yağ depolanmasına yol açar.

3) İşlenmiş, paketlenmiş gıdalar

İçinde şeker, tatlandırıcı, renklendirici, aroma ve raf ömrü uzatan kimyasallar bulunan tüm paketlenmiş ürünler vücudunuzda genel bir yangıya (enflamasyona) sebep olur. Mikropsuz iltihap olarak da bilinen enflamasyon bağışıklık sistemimizin sürekli uyarılarak aşırı çalışmasıyla sonuçlanır. Vücudumuz bu durumu stres olarak algılar ve kilomuz artar.

4) Sağlıksız bağırsak florası

Son yıllarda önemi daha iyi kavranan bağırsaklarımızdaki 3 trilyon kadar bakteri kilomuz konusunda söz sahibi. Flora çok çeşitli bakterilerden oluşur. Ne kadar farklı bakteri olursa o kadar sağlıklı oluruz. Ancak tüm bakteriler faydalı değil, aralarında zararlılar da olabilir. Önemli olan faydalı bakterilerin zararlı bakterilere oranı. Sağlıksız seçimler yaparsak zararlı olanların oranı artar, bu da kilo kontrolünü imkansızlaştırır.

5) Toksik yükün fazla olması

Vücutta biriken toksinler metabolizmayı bozar, kilo almayı kolaylaştırıp vermeyi imkansızlaştırır. Toksik yükünü azaltmanın yolu bu konuda bir farkındalık yaratmaktan geçer. Sadece yiyip içtiklerinize değil kullandığınız kişisel bakım ürünlerine, deterjana, giysilerinize de dikkat edin. Her üründe doğallıktan yana olun.

Bahar Beslenmesi: Renkli ve Çeşitli

Artık her sebze ve meyve her mevsim bulunuyor. Ama siz siz olun sebze ve meyveleri mevsiminde tüketin. Bugün bahar aylarına özel renkli ve çeşitli yiyecekler listesini paylaşmak istedim. Bu eşsiz gıdalara sofranızda mutlaka yer açın.

Arapsaçı, Bakla,  İç Bakla,
Taze barbunya, Brokoli, Deniz börülcesi,
Ebegümeci, Enginar, Fasulye,
Hardal otu, Hindibağ, Isırgan, Kişniş,
Kırmızı lahana, Radika, Semizotu, Taze sarımsak, Tere, Turp otu, Yabani ıspanak.


Emine Sporel Özakat-27.03.2018-Fanatik



spor yazarları, spor yazıları, kilo almamıza yol açan beş neden, niçin kilo alırız, kilo almamak için nasıl beslenmeli, kilo aldırmayan besinler, emine sporel özakat yazıları, fanatik spor yazıları



SPOR YAZILARI-4

totem nedir, totem, sporda totem, ünlü sporcuların totemleri, tiger woodsun totemi, amerika beyzbol liginde totem, türkiyede totem, blanc ın totemi, chris waddle ın totemi, taraftar totemleri, spor yazıları

SPORDA TOTEM

Totem kelimesinin kaynağı Fransızca olsa da, dünya sporunda bu tabir önemli bir yere sahip. Türk Dil Kurumu “İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgar vb. herhangi bir doğal nesne” olarak nitelendirilen totem, gerek sporcu gerekse taraftarların kullandığı, inandığı batıl bir inanç. Kimi futbolcu parmağındaki yüzüğü çıkarmak istemez, kimisi uğurlu çorap, forma gibi aksesuarlarının uğur getirdiğine inanır ve her müsabakada bunları giymek ister. Tabii totem için yapılan hareketler de vardır. Mesela sahaya sol ayağı ile adım atmak, ya da adım atar atmaz sağ ayağı üzerinde üç kez sekerek müsabaka alanına girmek gibi. 

TİGER WOODS’UN KIRMIZI TİŞÖRTÜ

Bazı spor dallarından örnek verecek olursak, dünya çapında üne sahip golfçü Tiger Woods, katıldığı turnuvaların yıllar boyunca kapanış gününün Pazar güne denk geldiği maçlarda kırmızı tişört giydi. Bunun sebebinin annesinin doğum yeri olan Tayland’da kırmızının uğur getirdiğine inandığı olarak belirtildi. Günün sonunda dünyanın bir numarası olduğunu ispatlamış bir oyuncu olan Woods, belli ki bu totemden fazlası ile faydalanmış.

SAHA ALTINA FORMA GÖMMEK

Totem’in Beyzbol’da da örnekleri var. ABD Beyzbol Ligi’nin iki ezeli rakibi Boston Red Sox ve New York Yankees arasında süren rekabet bu ülkede oldukça yaygın.Yankees takımı yeni stadını inşaa ederken, inşaat çalışmalarında yer alan iki Yankees taraftarı ilginç bir toteme başvurmuşlar. Deplasman takımının soyunma odası inşaası tamamlanırken, bu iki taraftar takımlarının formasını banyonun altına gömüyorlar. Daha sonra Yankees yönetimi, bunun bir anlamı olmadığı gerekçesi ile gerekli masrafı yaparak formayı olduğu yerden çıkarıyor ve formayı açık arttırmada satarak daha ilginç bir toteme imza attı.

AYNI RESTORANDA YEMEK YEMEK

Tenis dünyasında da buna benzer örnekler var. Mesela güzelliği ve tenisteki başarısı ile dikkat çeken isimlerden Ana İvanovic 2008 yılında Avrupa’nın önemli turnuvalarından Fransa Açık’ı kazandığında uğur getirdiğine inandığı birşeyi yaptı ve müsabakalardan önce aynı restorana giderek aynı yemeği yedi.

BLANC’IN BARTHEZ’İ ÖPMESİ VE GELEN İKİ KUPA

Totemin futbolda da önemli bir yeri var. Gerek futbolcu gerekse taraftarlar bu tarz totemlere inanıyor ve uyguluyorlar. Bazı futbolcu takımı sahaya çıkarken en arkada çıkmak ya da kaleci hangi sırada duruyorsa ondan sonra sahaya çıkmayı tercih ediyor. Geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreğinde akıllara kazınan totemlerden bir tanesi, Fransa Milli Futbol takımında yaşandı. 1998  Dünya Kupası ve 2000 Avrupa Şampiyonası’nı kazanan Fransa’da savunmada görev yapan Laurent Blanc, iki turnuvada da kaleyi koruyan arkadaşı Fabian Barthez’in kelini her maç öncesi istikrarlı bir şekilde öptü. Günün sonunda iki önemli kupayı müzelerine götürdüler.

AYNI İÇ ÇAMAŞIRINI GİYMEK, ÇORAPLARI KESMEK

Aynı iç çamaşırı giyen futbolcular da var. 1983’te Newcastle forması giyen Chris Waddle tüm sezon boyunca aynı iç çamaşırını giydi.  Futbola adeta körü körüne bağlı bir millet olan Brezilyalılar da toteme inananlardan. Rakip takımın stadına gizlice girip çim zeminlerin altına büyü yapılmış kurbağa gömmek bunun en uç örneği. Kendi evinde oynadığı her maça aynı yolu kullanarak giden takım otobüsü bu totemlerden bir tanesi. Dünyaca ünlü futbolculardan Roberto Carlos formasının altını keserek sahaya çıktığı söylentisi, her ne kadar bu futbolcunun Türkiye’de forma giydiği dönemde görülmemiş bir olay olsa da bilindik bir totem. Aynı şekilde Fenerbahçe ile bir süre önce yollarını ayırarak ülkesi Brezilya’da yeniden forma giymeye başlayan Alex de Souza, sahaya girerken sağ ayağı üzerinde üç kez sekerek sahaya girmenin uğuruna inanıyor. Futbolcunun sarı lacivertlilerde yaşadığı lig, kupa şampiyonlukları ve gol krallığı sanırım bu totemin tuttuğunu gösteriyor.

TARAFTAR TOTEMLERİ

Futbol dünyasındaki taraftar totemlerinin birçok ilginç versiyonu mevcut. İlk 45 dakikayı çorapları ters giyerek maçı izleyen ve toteme fazlası ile inanan taraftarlar var. Bunun yanında kendi takımı penaltı atarken penaltı atışına bakamayan taraftarlar, kazanılan bir maçın ardına aynı insanlarla maçı izlemenin uğur getirdiğine inanan taraftarlar veya uğurlu forma ile maçı izleyen totem sevdalıları mevcut. Gol olduğunda bir arkadaş kapıdan içeri girerse, “git bir daha gel” diyen, tabii kendi takımı kalesinde gol görürse kapıdan içeri giren kişiyi odaya bile almayan totem bağımlısı taraftarlar da var.

ÜLKEMİZDE TOTEM

Totemin ülkemizde de örnekleri var. Sahaya sağ ayak ile çıkan ya da maç öncesi dua eden futbolcular, maç öncesi toteme inananlardan. Küçük Kaymaklı’nın savunma oyuncusu Carlos Alberto maçtan önce ellerini iki tarafa açıp gökyüzüne bakarak içinden bir takım şeyler söylüyor. Daha önce Brezilya ve Türkiye’de oynayan futbolcu, toteme inanıyor belli ki. Kaymaklı’nın bu güne kadar henüz yenilgi yaşamaması, belli ki bu totemin tuttuğunu gösteriyor. Yine K.Kaymaklı savunmacıları Bilal Ceylan maçtan önce dua ederken, takım arkadaşı Mehmet Kaygısız ise ilk düdük çalana kadar gözlerini kapatıyor. Gençlik Gücü kalecisi Raif Pehlivan ise kale direkleri arasına girerek dua edenlerden. Bunlar da ülkemizde içinde bulunduğumuz sezon görülen totemler. Ne kadar faydalı olduğu tartışılır ama totemin spor dünyasında önemli bir yeri olduğu gerçek.

Kaynak: SPORDA TOTEM-Gürkan Burhan





totem nedir, totem, sporda totem, ünlü sporcuların totemleri, tiger woodsun totemi, amerika beyzbol liginde totem, türkiyede totem, blanc ın totemi, chris waddle ın totemi, taraftar totemleri, spor yazıları

SPOR YAZILARI-3

spor nedir, spor yazıları, spor hakkında yazılan makaleler, spor hakkında yazılan yazılar, spor ekonomisi, türkiyede spor ekonomisi, rakamlarla süper lig, spor para ilişkisi

SPOR EKONOMİSİ

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de spor herkesin ilgi odağında. Futbolda topun peşinden kimlerin koşacağını, basketbolda kaçlık sayı alınacağını ya da golfte topların hangi deliği tutturacağını merak etmiyor muyuz? Farklı branşlarla birlikte düşündüğümüzde çok büyük bir endüstriden bahsediyoruz aslında. Türkiye’de bankacılık, inşaat, gıda, kişisel bakım gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalar, bugün sağladıkları sponsorluk desteği ile takımlara maddi olarak büyük bir katkı sağlıyorlar. Futboldan basketbola, golften tenise kadar farklı takımlara sponsor olan markalara sorduk: Kurumunuzu spora yönelten itici güç neydi ve bugün sponsorluk anlaşmalarında hangi noktaya geldiniz? Soruların cevapları Platin’de…

Türkiye hiç şüphe yok ki sporu seven bir ülke. En çok takip edilen branşların başında da futbol geliyor. Hava şartları yağmurlu çamurlu olsa da desteklediğimiz takımı asla yalnız bırakmıyoruz ve statlarda yerimizi alıyoruz. Durum böyle olunca da futbol büyük bir ekonominin önemli bir kaynağı oluyor. Bugün Türkiye’nin ve dünyanın farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük markaları Süper Lig’de yer alan futbol takımlarına önemli oranda sponsorluk desteği veriyorlar. 2017-2018 sezonunda Süper Lig’de toplam 263 sponsorluk var. Sponsor olan farklı kurum sayısı ise 188. İsim sponsoru olan kulüpler arasında Opet Antalyaspor, Atiker Konyaspor, Evkur Yeni Malatyaspor, Kardemir Karabükspor, Medipol Başakşehir ve Demir Grup Sivasspor var. Stadyumlarına sponsor olan kulüplerin anlaşmaları da şu şekilde; Alanyaspor-Bahçeşehir Okulları, Beşiktaş-Vodafone, Fenerbahçe-Ülker, Galatasaray-Türk Telekom, İstanbul Başakşehir-3. İstanbul Başakşehir, Trabzonspor-Medical Park…

RAKAMLARLA SÜPER LİG…

Aktif Bank, Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomisi Raporu EkoLig’in ikinci sayısını yayınladı. Türk futbolunun finansal verilerini Avrupa’nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapora göre Süper Lig, maç günü gelirleri, naklen yayın gelirleri ve ticari gelirler açısından son iki sezonda yüzde 15 büyüdü…

• Son iki sezonda toplam 5.2 milyon kişi Süper Lig maçlarını stadyumlarda seyretti.

• Süper Lig’in 2015-2016 futbol sezonunda 8 bin 395 olan seyirci ortalaması, 2016-2017 futbol sezonunda yüzde 6 oranında artarak 8 bin 940 oldu.

• 2015-2016 futbol sezonu sonunda 2 milyon olan Passolig Kart adedi, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2.8 milyona ulaştı.

• 2016-2017 futbol sezonunda Süper Lig pastasının büyüklüğü 2.3 milyar TL’ye ulaştı.

• Dört büyükler 2016-2017 futbol sezonunda 1.4 milyar TL gelir elde ettiler.

• Beşiktaş 30 bin 446 seyirci ortalaması ile ligin en fazla seyirci ortalamasına sahip takımı oldu.

• Süper Lig’in en fazla gelir elde eden takımı olan Beşiktaş’ın toplam geliri: 521 milyon 158 bin TL

• Süper Lig’in maç günü gelirleri en fazla olan takımı Beşiktaş oldu (69.9 milyon TL).

• Süper Lig’in ticari gelirleri en fazla olan takımı Fenerbahçe oldu (208 milyon TL).

• 2015-2016 sezonunda olduğu gibi, 2016-2017 futbol sezonunda da ligin en fazla naklen yayın gelirleri elde eden takımı (Ziraat Türkiye Kupası dahil) Fenerbahçe oldu (114.3 milyon TL).

• 2015-2016 futbol sezonuna göre naklen yayın gelirlerini yüzde 42 oranında artıran Medipol Başakşehir FK, Süper Lig’in yayın gelirlerini en fazla artıran takımı oldu.

• Süper Lig’in en fazla seyirciye ev sahipliği yapan stadyumu 825 bin 968 kişi ile Vodafone Park.

• 4 büyüklerin bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 99.5 TL.

• 4 büyükler dışındaki takımların bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 35.2 TL.

• Son 3 futbol sezonunda 4 büyük takım 3.8 milyar TL gelir elde etti.

Duygu Sayıner/ duygu.sayiner@platinonline.com




spor nedir, spor yazıları, spor hakkında yazılan makaleler, spor hakkında yazılan yazılar, spor ekonomisi, türkiyede spor ekonomisi, rakamlarla süper lig, spor para ilişkisi

SPOR YAZILARI-2

 spor yazıları, spor üzerine makaleler, spor hakkında yazılan yazılar, spor din ilişkisi yüksek lisans çalışması, din spora nasıl bakar, dinde spor, spor din ilişkisi tarihi, din spora ne der, spor hakkında hadisler ayetler,

DİN SPOR İLİŞKİSİ (Yüksek Lisans Seminer Çalışması)

             Spor ve din arasında karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. Spor, insanoğlunun davranış ve kendini ifade etme biçimlerinden birisi olarak dinle doğrudan bağlantı halindedir. Din ise sporun geniş kitleleri etkileme ve hitap etme gücünü özellikle sanayi devrimi sonrasında çeşitli kulüplerin kurulmasına öncülük ederek kullanmıştır. Aslında her iki kurum da insanların kendilerini huzurda hissetme, mutlu olma ve çevresindeki insanlar ile ortak bir payda altında bulunma duygusunu güçlendirmektedir. Günümüzde spor özellikle de futbolun bir din haline geldiği iddia edilmektedir. Müsabakaların oynandığı stadyumlar modern tapınaklar ve oynanan müsabakalar da bu dinsel ritüelin parçaları haline dönüşmüştür. Taraftarlar için takımlarının renklerini taşıyan bayraklar, geçmişten gelen semboller gibi değerlendirilmekte ve onların renkleri, bayrakları kutsal birer ikon haline gelmektedir. Arjantin’de ünlü futbolcu Maradona’yı kutsal bir figür olarak görenler bir cemaat oluşturmuştur. Arjantin ve Brezilya’da futbol tutkusu taraftar mezarlıklarının kurulmasına kadar varmıştır. İngiltere’de Aston Villa kulübü yalnızca erkeklerin katıldığı bir İncil sınıfının katılımcıları arasından, Birmingham City kulübü kutsal Trinity kilisesince, Bolton kulübü İsa kilisesine mensup olanlarca, Everton kulübü ise St. Domingos Congregational kilisesinin Pazar okullarına gidenler tarafından kurulmuştur. Sporcular/futbolcular kendi dinsel inanışları doğrultusunda birtakım sembolleri mücadele ettikleri spor dalı içerisinde sık sık hayata geçirmektedirler. Futbolun ülkenin en önemli aktivitesi olarak görüldüğü Brezilya’da, stadyumların içinde insanların dinsel inançlarını da yerine getirebildikleri küçük şapeller yer almaktadır.
            İnsanlık için önemli olan bu iki eski kavramın nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu, dinin spordan mı; yoksa sporun dinden mi etkilendiğini araştırdık. İslamiyet dışında diğer dinlerle ilgili olarak Türkçe yazılmış çok fazla bilgi bulamadık. Çünkü maalesef ülkemizde din ve spor ilişkisini dinler tarihi disiplini içerisinde geniş anlamda ele alan bir çalışmaya rastlamadık. Bu yönü bu mütevazı seminer çalışmamızın, daha çaplı akademik çalışmalar için atılmış küçük bir adım olacağını umut ediyoruz.

            Din spor ilişkisini dört din örneğinden yola çıkarak ele alacağız. Ancak çalışmamızda din ve spor kavramlarının ne anlama geldiğini burada vererek işe başlamak istiyoruz.
            Dinin birçok tanımlaması yapılsa da, inanç sisteminde kutsala, metafizik değerlere veya tanrı fikrine yer veren ve inananlarına bir yaşam biçimi öngören sistem olarak tanımlanabilir. Dinler tanrı düşüncelerine, yapılarına, yayıldıkları alanlara, kurucularına ve diğer çeşitli özelliklerine göre tasnif edilmektedirler. Çalışmamızda bu tasnif metodlarından birini tercih ettik. Buna göre Hinduizm ve Taoizm dinlerini Uzak Doğu Dinleri olarak; Hıristiyanlık ve İslamiyet’i ise İlahi Dinler olarak tasnif ettik.
            Spor sözcüğü ise İngilizce'nin yardımıyla dünyaya yayılmış olsa da, köken olarak İngilizce bir kelime değildir. Latince dağıtmak, birbirinden ayırmak anlamına gelen “disportere” veya “deportere” kelimesinden doğmuştur. Bu şekilde kullanılan sözcük zamanla anlam kaybına ve değişikliğe uğrayıp “Disport” şeklinde kullanılmaya başlanmıştır. 17. yy’dan itibaren de “sport” şeklini almıştır. Türkçemizde uluslararası dil etkileşiminden etkilenerek “sport” kelimesini de zenginliğine katmış, okunuşu gibi “spor” olarak kullanılmaya başlamıştır. Spor bugüne kadar da sporla uzaktan veya yakından ilgilenen birçok insan tarafından çeşitli anlamlarda kullanılmış ve din gibi sporun da değişik tanımlamaları yapılmıştır. Bunlardan birinde spor şöyle tanımlanmıştır:“ferdi ya da kolektif oyunlar şeklinde gerçekleştirilen ve genellikle bir yarışmaya yol açan, kesin kurallara göre uygulanan ve ani bir yararı beklenmeden yapılan beden hareketlerinin bütünüdür”. Sporun tarihi, insanın doğa koşullarına uyarak, ona egemen olmaya başlaması ve kendisini korumak için tek araç olan vücudunu ve adalelerini geliştirmesiyle başlar. Öncelikle şunu ifade edelim ki sporun insanların fazla enerjilerini boşaltmak, diğer insanları geçebilmek, sağlıklı olmak ve ticari yararlar sağlamak amacı ile yapılmış olmadığı kesindir. Çünkü spor tarihi, insanlık tarihi ile insanın korunma ve güvenliğini sağlama mücadelesi ile birlikte başlamıştır. İlk çağlardan kalma bazı resimler, spor dallarının da o çağlarda belirmeye başladığını göstermektedir. Çalışmamız da tek tek tüm spor branşlarını dinlerle irtibatlandırmak yerine ele aldığımız din ya da o dinin mensuplarınca öne çıkartılan spor dallarını ele aldık. Bu açıdan bazı dinlerde tek spor branşı incelenirken, bazı dinler de ise birden çok spor dalını ele aldık. Bu bağlamda yoga, tai chi chuan, futbol, güreş, yüzme, atıcılık dinle ilişkilerini irdelediğimiz spor branşları oldu.
            Dinleri incelerken de genel bilgiler vermekle yetindik. Bahsi geçen dinlerle ilgili temel bilgilere sahip kişilere hitap ettiğimizi varsayarak dinlerle ilgili detaylı bilgilere girmedik.

Kaynak: 26th November 2014, shaolintr




spor yazıları, spor üzerine makaleler, spor hakkında yazılan yazılar, spor din ilişkisi yüksek lisans çalışması, din spora nasıl bakar, dinde spor, spor din ilişkisi tarihi, din spora ne der, spor hakkında hadisler ayetler, 

SPOR YAZILARI-1

spor nedir, spor yazıları, spor üzerine makaleler, spor hakkında yazılan yazılar, spor din ilişkisi, islam dini spora nasıl bakar, dinde spor, helal spor olur mu, din spora ne der, spor hakkında hadisler ayetler

Helal spor, ya da din spora ne der?

Yıllar önce yazdığım bir yazıyı güncellemek istiyorum.

Beden ve ruh sağlığı açısından spor yapmaya dinimiz nasıl bakar?

Şuradan başlayalım: Bazı konjonktürel değerler vardır ki, biz bulunduğumuz noktadan bakıp onların hiç eleştirilemez olduklarını sanırız ve anlık baktığımız için olumsuz yönlerini göremeyiz. Spor bunlardan biri. Demokrasi, kültür, medeniyet, hatta kadın erkek eşitliği de öyle. Biz bulunduğumuz yerde zihnimize yüklenen (download edilen de diyebilirsiniz) kodlarla düşünür ve meseleyi zamandan, anlık menfaatlerden, ön yargılarımızdan uzak bir şekilde değerlendiremeyebiliriz.
Eşya ve fiiller ya bizatihi hedefler/amaç, ya da hedefe götüren vasıtalar/araçlardır. Araçlarda önemli olan amaçlara ulaştırmasıdır. Araç bir amaca ulaştırmıyorsa zaman ve değer israfı olur.
İmdi, dinimizin beden ve ruh sağlığına verdiği önem bellidir. Resulüllah'ın tedavi olmayı ve sağlıklı kalmayı adeta bir ibadet gibi emrettiğini biliyoruz. “Güçlü mümin Allah katında zayıf müminden hayırlıdır. Ama her birinde de farklı bir hayır vardır” buyurduğunu da biliyoruz. O halde amaç sağlıklı olmadır. Gerçi güçlü olma sadece bedenen güçlü olmayı anlatmaz. Aslında sağlıklı olma da kendi öncüllerine göre amaçtır ama daha sonraki bir amaç için o da araç olabilir. Bu sonraki amaç kulun, hem insanlara, hem de Allah'a karşı olan kulluk görevlerini hakkıyla yerine getirebilmesidir.
İşte bugünün vazgeçilmezi olan spor yapma, amaç değil araç bir eylemdir. Araçlar da neye araç olduklarına göre hüküm alırlar. Aynı bir araç, iyi bir amaç için makbul, kötü bir amaç için menfur bir şey olabilir.

Spora gelelim: Spor yapma modern zamanların ürettiği bir ihtiyaçtır. Teknolojinin hayatımızdan çaldığı devinimin yerini doldurmak için yapılır.

Önceden insanlar buna ihtiyaç duymuyorlardı. Çünkü:

-Yeterince işleri vardı ve bu işleri yaparken zaten bedenleri için gerekli hareketi de yapmış oluyorlardı,
-Modern insan kadar çok ve çeşitli yemiyorlar, dolayısıyla bu kadar semirmiyorlardı.
-Yedikleri doğaldı, GDO besinler tüketmiyorlardı.
-Hayat tarzları zevk üzerine kurulu değildi.

Böyle olunca da spora ihtiyaç duymuyorlardı. Onlara, bir zamanlar gelecek, insanlar yediklerini eritebilmek için garip hareketler yapacaklar denseydi muhtemelen buna ya inanmazlardı ya da güler geçerlerdi. Aslında bugün de dünyanın sömürülen ülkelerinde böyle insanlar hala var. Afgan Rus savaşının şiddetli yıllarında orayı ziyaret eden Mısırlı yazar Zeynep Gazali'nin yazdıklarından okumuştum: Afganlı çocuk annesine diyordu ki, anneciğim biliyor musun, bazı yerlerde insanlar günde iki öğün yemek yiyecek kadar zenginlermiş. Şimdi o dağlarda cihat için koşuşturan bir Afganlı düşünün, bir deri bir kemik, ama son derecede sağlıklı.

Allah (cc) insanı 'Rabbine kavuşuncaya dek çalışıp didinmek üzere yarattığını' (İnşikâk 84/6), 'Ciğerini zorlayacak bir didinme içinde yaratıldığını' söyler (Beled 90/4). Demek ki insanın doğası, belli ölçüde çalışıp çabalayıp hareket etmeye göre ayarlanmıştır. Teknoloji insanın yapacağı işleri yapınca onun fıtri olarak yapması gereken hareketi azaldı ve uzmanlar her insanın günde şu kadar yürümesi ve hareket etmesi gerektiğini söylemek zorunda kaldılar. Bu eksersizler aslında onun yaradılışının gereği olan ve tabii olarak yapması gereken işlerdi. Gerçeğini bırakınca yapay olan devreye sokuldu.

Bunun bir anlamı da şudur: İnsanın öyle bir yeme ve çalışma tarzı olmalıdır ki, artık yapay hareketlere ihtiyacı kalmasın. Çünkü insan gereğinden fazla yerken ve uyurken madde ve zaman israfı yapmaktadır. Bu israf ayrıca bir de sporla üçüncü ve dördüncü israfa dönüşüyor. Çünkü insan bunlar için ayrı bir zaman ayırmakta ve maddi harcamalar yapmaktadır.

Ama her ne olursa olsun, bu hastalıklarla malul olan modern Müslüman spor yapmamalı mıdır? 

Elbette bunu söylemek doğru değildir. Ancak spora ihtiyaç duyurmayacak şekilde Müslümanca yaşaması daha güzel ve daha öncelikli olanıdır. Mesela Resulüllah'ın ifadeleriyle: “İnsanoğlu midesinden daha kötü bir kap doldurmuş olamaz. Birkaç lokma onu ayakta tutmaya yeter. İlle de yiyecekse midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini suya ve kalan üçte birini de nefes alma ihtiyacına ayırsın”. İnsan midesiyle nefes almaz ama midesini dolduran birisi nefes almakta zorluk çeker. Bizim sağlık reçetemizin birinci maddesi budur.

İkinci olarak, günde beş vakit namazı camide kılan bir insan, tam da bu gün doktorların dediği kadar yol yürümüş olur. Hem de doğal olarak, abesle iştigal etmeden, her adımına sevap alarak.
Evlerine temizlikçi getirip onlara bir sürü para verdikten sonra spor salonlarına gidip form tutmaya çalışan kadınların ironik hallerini düşünelim. O işi kendileri yapmış olsalardı iki ayrı harcamaya gerek duymadan ve doğal olarak spor yapmış, sağlıklı kalmış olacaklardı.
29 Mayıs 2016-Faruk Beşer


spor nedir, spor yazıları, spor üzerine makaleler, spor hakkında yazılan yazılar, spor din ilişkisi, islam dini spora nasıl bakar, dinde spor, helal spor olur mu, din spora ne der, spor hakkında hadisler ayetler

SPORCU SAKATLIKLARI, TANISI VE TEDAVİSİ

sakatlıklar, sporcu sakatlıkları nelerdir, sporcu sakatlıkları nasıl anlaşılır, sporcu sakatlık belirtileri, sporcu sakatlıklarının tedavisi, sakatlıkların tedavi yöntemleri, spor ve sağlık

Sporcu Sakatlıkları

Sporcuların en sık yaşadığı sakatlıkların başında diz sakatlıkları gelmektedir. Bu tür sakatlanmalar tedavi dilmediği takdirde ciddi sorunlar doğurabilir.

Sakatlanmalar nasıl meydana gelmektedir?

Özellikle basketbolcular diz sakatlıkları yönünden risk altında olan sporcular arasındadır. Koşarken aniden durma, yana dönme, pivot hareketleri, zıplayıp yere düşmeler ve ani dönüşler sonucu sakatlık oluşabilir.

Bu tür sakatlıkların önlenmesi için neler yapılması gerekmektedir?

Diz eklemi vücuttaki en büyük eklemdir ve uyluk kemiğinin alt kısmı ile bacak kemiği arasında oluşur. Patella ya da ayna kemiği uyluk kemiğinin alt kısmındaki oyukta kayar. Femur ve tibia'daki bağlar kemiğe yapışır ve dizi destekleyip stabilize ederler. Tendonlar kemik ile adale arasındaki bağlantıyı temin ederler ve eklem içindeki kıkırdaklar hem yastık görevi | görüp kaymayı sağlar, hem de buraya binen kuvvetleri emip dizin stabilitesine yardımcı olurlar.

Dizde en sık görülen sakatlıklar nelerdir?

Dizde en sık olarak ön çapraz bağ zedelenmeleri, az olarak da kıkırdak zedelenmeleri görülmektedir. Kıkırdak değişik ebatlarda ve derinlikte zedelenebilir. Bu zedelenme, gençlerde fazla görülür ve ileri yaşlarda diz ekleminde kireçlenmeye kadar uzanabilir. Bu tür zedelenmeler eklem kıkırdağı ile birlikte alttaki kemiği de ilgilendirir. Bazen birkaç yerde birden bu zedelenme olabilir.

Bu rahatsızlıklar nasıl fark edilir?

SPRAİNS

Bağın gerilmesi ya da yırtılmasına denir. Ciddi zedelenmelerde dizdeki bağların bir ya da birkaçının tamamen yırtığı olabilir. Çoğunlukla ön çapraz bağ zedelenmesi olur. Koşarken aniden durma ya da yön değiştirme sonucu olur. Zedelenme anında dizden ses geldiği duyulabilir. Bundan sonra bilhassa hareket sırasında dizde ağrı duyulur, yürümekte zorluk çekilir ve dizde şişlik oluşur. Dize yük verilmezse, boşlukta ve unstabil hissedilir.

STRAİN

Adale ya da tendonun zedelenmesine denir. Kısmi ya da tam olarak yırtık olabilir. Dizde yine şişlik, ağrı ve yürümede zorluk oluşur. Pateller tendinit ya da atlayıcı dizi, aşırı yüklenme sonrası en sık görülen zedelenmedir. Diz önünde ağrı olur. Yüklenmenin artması ya da devam etmesi ile tendondaki yırtıklar ve dejenerasyon artar.

Dizde meydana gelen bu rahatsızlıkların tanısı nasıl konur?

Dikkatli bir öykü, fizik muayene, röntgen, tomografi ve MRI ile tanı konulur.

Bu sakatlıkların belirtileri nelerdir?

Kişi ağrıdan şikayetçidir. Aktivite ya da idman, koşu, diz bükme, merdiven tırmanma ve spuad egzersizleri ile ağrı artar. Diz büküldüğünde dizden ses gelebilir. Uzun süre aynı pozisyonda oturma ya da ayakta durma bacakta sızıya neden olur ve ilk hareket ağrılı olur. Diz şişebilir ve rahatsızlık verir.

Diz sakatlıklarının tedavisi nasıl olur?

Tedavide özellikle idmanlara son verilir ve ayakkabılar değiştirilir. Quadriceps adalesi hem kuvvetlendirilir, hem de germeler iyi yapılır. Fizik tedaviye başlanır. İdman sonraları yapılacak buz kompresi şişlik ve ağrıyı azaltır. Antienflamatuvar ilaçlar alınabilir.

Bu tedavilere rağmen sonuç alınamaz ise artroskopik olarak patella arka eklem yüzü ve karşı eklem yüzü kontrol edilir. Patellanın olukta nasıl kaydığına bakılır, eğer kıkırdakta harabiyet varsa tıraşlama yapılıp, eklem yüzü düzgünleştirilir. Buna ilave yan bağlar gevşetilebilir. Dizdeki şekil bozukluğu için gerekirse kemik ameliyatı yapılabilir.

Eğer kıkırdak harabiyeti olan alan büyükse ve kemik açıkta ise matkap ile delinip kanatma işlemi, mikrokırık işlemi yapılır ve burası kanatılır, daha yumuşak bir kıkırdak teşkiline izin verilir. Bazen bu işlemlerin yerine kıkırdak naklide (mozaikplasti) yapılabilir. Dizde ağırlık binmeyen kısımdan alınan kıkırdaklar bu kısma nakledilir ve yerleştirilir. Bu ameliyat artroskopik ya da ufak bir ameliyat kesişinden yapılabilir.

Diz sakatlıklarını önlemek için neler yapılması gerekir?

Diz sakatlıklarını önlemek için uygun koruyucu ekipmanlar kullanmak şarttır. Tekmelik diz yastıkları dizi darbelerden korur. Aynı zamanda zemine uygun ayakkabı giyilmelidir.

Çalışma öncesi ısınma ve sonrası soğuma antremanları da çok önemlidir. Çalışma temposu her zaman çok yavaş bir şekilde artırılmalıdır. Yapılacak ağırlık çalışmaları adale kuvvetini, germe egzersizleri de adale esnekliğini artıracaktır. Böylece kuvvetli ve esnek adalelerle eklemler daha iyi korunmuş olacaktır. Diğer bir önemli husus ise zedelenmeden sonra ağrı ile çalışmaya devam edilmesidir. Şayet herhangi bir zedelenmeden sonra spora devam edilirse, tedavi gerektirmeyen bir durum dahi tedavi edilemez bir hal alabilir, hatta ameliyat zorunlu hale gelebilir. En ufak bir zedelenme ya da ağrıda mutlaka doktora başvurulmalıdır.







sakatlıklar, sporcu sakatlıkları nelerdir, sporcu sakatlıkları nasıl anlaşılır, sporcu sakatlık belirtileri, sporcu sakatlıklarının tedavisi, sakatlıkların tedavi yöntemleri, spor ve sağlık

ÜNLÜLERDEN MOTİVE EDİCİ SÖZLER

Dünyaca ünlü sporculardan politikacılara, doktorlardan filozoflara sporla ilgili söylenmiş birbirinden güzel sözlerle motivasyonunuzu artırın.
 spor, spor sözleri, ünlü sporculardan sözler, sporda motive sözleri, şampiyon sözler, atatürk spor sözleri, lange armstrong, michael phelps, eflatun spor, hipokrat spor, alex de souza,

“Acı geçicidir. Vazgeçmek ise sonsuza dek sürer.”

Lance Armstrong
*
“Kariyerim boyunca 9000’den fazla başarısız atış yaptım, 300’den fazla oyun kaybettim, 26 kez oyun kazandıracak atışı ıskaladım. Çabaladıkça başarısız oldum, başarısız oldukça çabaladım. İşte başarımın sırrı!”

Michael Jordan
*
“Hiçbir şeye sınır koymamalısınız. Ne kadar hayal ederseniz, o kadar ileriye gidebilirsiniz.”

Michael Phelps
*
"Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zeka kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim."

Mustafa Kemal Atatürk
*
“Hareket eksikliği her insanda iyi kondisyonu yok eder. Hareket ve metodolojik fiziksel egzersiz ise onu korur ve sürdürülebilmesini sağlar.”

Eflatun
*
“Fitness yalnızca sağlıklı bir vücudun en önemli anahtarı değildir. O aynı zamanda dinamik ve yaratıcı entelektüel aktivitenin de temelidir.”

John F. Kennedy
*
“Öğleden sonralarını egzersiz ve dinlenmeye ayırın, bu okumak kadar gereklidir. Bunun daha gerekli olduğunu söylemeyi de tercih ederim, çünkü sağlık bilgiden daha kıymetlidir.”

Thomas Jefferson
*
“Emeğin vücudu güçlendirmesi gibi, zorluklar da zihni güçlendirir.”

Seneca
*
“Her bir bireye ne fazla ne eksik, fakat doğru miktarda gıda ve egzersiz sunabilseydik, sağlığın en emin yolunu bulmuş olurduk.”

Hipokrat

“Pek az insan nasıl yürüyüş yapılacağını biliyor. Gerekenler dayanıklılık, sade kıyafetler, eski ayakkabılar, doğaya bakmasını bilen gözler, iyi mizaç, engin merak, iyi hitabet, iyi sükut ve hepsi bu.”

Emerson
*
“Hayal edebilirseniz, gerçekleştirebilirsiniz.”

Alex de Souza
*
“Mucize yaratamam ama hep deniyorum.”

Zlatan İbrahimovic
*
“İnanın bana, mücadele olmadan ödül o kadar da iyi değil.”

Wilma Rudolph
*
“Hayallerinizi canlı tutun. İnanç, kendinize güvenme, vizyon, sıkı çalışma, zim ve kendinize adama olduğunda her şeyi başarabileceğinizi bilin. İnananlar için her şeyin mümkün olduğunu unutmayın.”

Gail Devers
*
“Hedeflerinizi yüksek tutun ve oraya varana kadar hiç durmayın.”

Bo Jackson
*
“Şansınız size karşı olsa da, her zaman gayret sarf edin.”

Arnold Palmer
*
“Vücudunuza iyi bakın. Yaşamak zorunda oIduğunuz tek yer orasıdır.”

Jim Rohn
*
"YaşIandığımız için egzersiz yapmayı bırakmıyoruz, egzersiz yapmadığımız için yaşIanıyoruz."

Dr Kenneth Copper
*
“Rakibiniz kim olursa olsun maç 0-0 başlar.”

Kobe Bryant
*
“Hayalgücü olmayan insanın kanatları olmaz.”

Muhammed Ali
*
“Sabahları beynim ne yaptığımı çözene dek egzersiz yapmalıyımdır.”

Marsha Doble
*
“Şampiyonlar doğruyu yapana kadar oynarlar.”

Billie Jean King
*
"Eğer bir vücudunuz varsa, siz bir atletsiniz.'' Phil Knight
“İnsan ruhunun en iyi resmi insan vücududur.”

Ludwig Wittgenstein




spor, spor sözleri, ünlü sporculardan sözler, sporda motive sözleri, şampiyon sözler, atatürk spor sözleri, lange armstrong, michael phelps, eflatun spor, hipokrat spor, alex de souza, 

VÜCUT GELİŞTİRME EGZERSİZLERİ

vücut geliştirme hareketleri, evde vücut geliştirme hareketleri, vucut geliştirme egzersizleri, egzersiz çeşitleri, vucut geliştirme nasıl yapılır, vücut nasıl gelişir,


Evde Vücut Geliştirme Egzersizleri

Evde vücut geliştirme egzersizleri, İş hayatında çok yoğun çalışmaktan veya zaman sıkıntılarından dolayı egzersiz yapmaya vakit ayıramıyorum demeyin. Çünkü evde de vücut geliştirme egzersizleri yapmanız mümkündür. Egzersiz sağlığınızı olumlu ölçüde etkileyip vücut şeklinizin mükemmel bir görünüme sahip olmasını sağlar. Tabii ki sadece egzersiz yapmanız yetmiyor bunun yanında sigara aykol ve benzeri kötü alışkanlıklardan kurtulmanız gerekir. İnsanlarda vücut gelişimi için en önemli kural dengeli ve düzenli beslenmektir. Sonra da egzersiz ve spor yaparak vücut sağlığınızı korumuş olacaksınız. Insanlar bazen vücudumdaki üst düzey enerjinin harcamanın ve kaslarının Etkin bir şekilde çalışmasının yollarını bilmeye biliyor, egzersiz yapmak dayanıklılığı arttırır, kaslarınızın gelişimini sağlar, vücuttaki yağ oranını düşünerek, kas oranını arttırır, sindirimini kolaylaştırıp, metabolizmasını hızlandırır. Evde egzersiz yapmak maddi yönden size kazanç sağlayacaktır. Son zamanlarda adım başı Spor salonları açılıyor, üyelik yaptıran kişiler devamlılık göstermeyip yüzde sekseni birkaç ay sonra sporu bırakıyor, oysa ki salon işletmecileri bir yıllık ücretin peşin alıyor. Şunu bilmenizi isterim sağlığınız için spor yapmak istiyor iseniz salonlara ihtiyacınız yok, kendiniz Seçtiğiniz bir program dahilinde evinizde pekala uygulayabilirsiniz. Egzersizde en önemli kural devamlılıktır, evde her gün yapacağınız 30 dakikalık bir çalışma haftada iki gün gittiğiniz Spor salonlarından daha faydalı olacaktır.

Evde Egzersiz Yaparak Vücut Nasıl Geliştirilir?
vücut geliştirme hareketleri, evde vücut geliştirme hareketleri, vucut geliştirme egzersizleri, egzersiz çeşitleri, vucut geliştirme nasıl yapılır, vücut nasıl gelişir,

Dengeli ve düzenli beslenme; Beslenme şekli vücudun yapısına göre belirlenmelidir Eğer çok zayıf iseniz biraz daha fazla yemek protein karbonhidrat gibi gıdalar tüketmeniz gerekir Bu tür insanların metabolizmaları hızlı çalıştığından dolayı etmesi daha kolaydır. Eğer kilolu, metabolizması yavaş çalışan bir vücut yapısına sahip iseniz sizin protein karbonhidrat alıp hamur işi ve benzeri gıdalardan uzak durmanız gerekir. Çabuk çabuk az yemek yiyerek midemizi tam doldurmayıp çok su içmelisiniz. Sabah kahvaltısını kesinlikle ihmal etmeyiniz zayıf çelimsiz bir vücuda sahipseniz gece yatmadan önce yemek yiyebilirsiniz.

Yürüyüş; Evinizde yürüyüş ve koşu bandı yok ise evinize yakın bir parkur belirleyip en az 20 dakika hem kuşu hem yürüyüş yapınız çünkü terlemeden yapılan bir yürüyüş fazla etkili olmayabilir. Vücudumuzun ısınmasını yardımcı olacaktır.

Çömelme ve kalkma hareketleri; Ellerinizi önde bağlayıp sanki sandalye oturur gibi geriye doğru çömelin sırtınız dik bir konumda olsun öne doğru değilin bacak kaslarınız ağlayana kadar bekleyin sonra tekrar doğrunun bu hareketi en az 10 defa uygulayın

Bacak kaslarınız için çok faydalı olacaktır vede pek çok kaz grubunu çalıştır. Ayaklarınızı omuz hizasında açarak sırtınız dik olarak sanki bir sandalye oturuyormuş gibi yarım çömelin 20 ye kadar sayın ve sonra tekrar doğrulup dinlenin kaslarınız güçlendikçe saymayı arttırır.

Şınav hareketi; Ayak parmaklarınızı üzerinde ve ellerinizi yere koyarak dizlerinizin yere değdirmeden gövdenizi yukarı kaldırın. Eğer kollarınız güçsüz ise bu harekete dizlerinizin üzerinde yaparak başlayın daha sonra kuvvetlendikçe ayak parmaklarınıza geçebilirsiniz.

Mekik hareketi; Ellerinizi başınızın arkasında birleştirin, daha sonra omuzları üst gövdeyi yukarı doğru kaldırmaya çalışın. Günde 10 tane yaparak başlayın zamanla güçlendikçe de artırabilirsiniz. Karın kaslarınızın gelişiminde faydasını göreceksiniz.

Kalça ve bel çalıştırma hareketi; Evinizde kanepenin önünde sırt üstü yere yatın sonra ayaklarınızı kanepenin üzerine koyun kalçanızı yukarı kaldırıp bir müddet bekledikten sonra bırakın bu hareketi en az 10 defa uygulayın bel sırt ve kol kasları için gelişme sağlayacaktır. Zamanla sayısını artırabilirsiniz.

Germe hareketleri; Bu hareket hem alt sırt kaslarınızı güçlendirir hem de bacak kaslarınızın gerilip, esnemesine yardımcı olur. Baldır germe hareketi ayaklarınızın üzerine diz çökün sonra ellerinizi göğüs hizasında kavuşturup geriye doğru eğilebildiğiniz kadar eğilin. Bu hareketi beş defa tekrar edin. Zamanla sayısını arttırabilirsiniz.

Bacak çalıştırma hareketleri; Bir bacağınız diz kapaklarından bükük bir şekilde diğer diz kapağınız yerde bir konumda iken kalkıp aynı şekilde diğer bacağınız olacak şekilde yer değiştirerek bu hareketi 10 defa uygulayın. Bacak kasları geliştikçe sayı artırılabilir. Şimdide farklı bir hareket uygulayınız bacaklarınız açık bir şekilde bir konum alın sonra bir bacağı düz olarak yana alın diğer bacağı bükerek çökün mümkün olduğu kadar vücudun üst kısmı dik konumda olsun. Bu hareketi her bir bacak için 5 kez toplam 10 defa tekrar edin, zamanla sayısını arttırabilirsiniz.

Sağlıklı evde vücut geliştirme hareketlerimiz bu kadar uygulamanız devamlılık gösterdiği takdirde vücut şeklinize Siz dahi inanamayacaksınız.Kısa zamanda görenleri hayrete düşüreceksiniz. iyi günler.



vücut geliştirme hareketleri, evde vücut geliştirme hareketleri, vucut geliştirme egzersizleri, egzersiz çeşitleri, vucut geliştirme nasıl yapılır, vücut nasıl gelişir, 

KOL EGZERSİZLERİ

kol egzersizleri, sarkık kolu düzeltme egzersizleri, kol hareketleri, egzersiz çeşitleri, dirsek egzersizleri, dirsek hareketleri

Kol Egzersizleri

Kol egzersizleri, spor ve egzersiz yapmayıp kol kaslarını fazla çalıştırmamak maalesef ki havaya kaldırdığınızda yerçekimine dayanamayan, görünüşünüzü etkileyen kol sarkmalarına neden oluyor. Yaş ilerledikçe ve kilo alıp verimine bağlı olarak kadın ve erkeklerde meydana gelen kol sarkmalarına en güzel çözüm yolu egzersiz yapmaktır. Yapacağınız bir takım egzersizlerle omuz ve kol kaslarını canlandırıp, kol kaslarınızdaki sarkmayı yok edebilirsiniz.
kol egzersizleri, sarkık kolu düzeltme egzersizleri, kol hareketleri, egzersiz çeşitleri, dirsek egzersizleri, dirsek hareketleri

Kol egzersizleri nasıl yapılır?

-Öncelikle bir sandalyeye sırtınızı yaslayıp çömelin. Kollarınızla arkanızdaki sandalyeyi tutarak kollarımızdan destek alarak alçalıp yükselin ve bu hareketi 10 defa yaparak başlangıç pozisyonuna dönün.

-Yüz üstü yere dönük iki ellerimizin avuçlarını yere bastırarak ve ayak parmak uçlarının üzerinde şınav vaziyetinde kollarınızı bükerek yere doğru yaklaşın ve 30 saniye boyunca bu pozisyonda kalın. Bu hareketi 5 defa yaparak başlangıç pozisyonuna dönün.
kol egzersizleri, sarkık kolu düzeltme egzersizleri, kol hareketleri, egzersiz çeşitleri, dirsek egzersizleri, dirsek hareketleri

-Sol Kolunuzu başınızın arkasına geçirip elinizi iki omuzunuzun arasına değdirin ve diğer elinizle dirseğinizden tutup bu şekilde 30 saniye boyunca bekleyin aynı işlemi sağ kolunuzla da yapın bu hareketi 8 defa tekrarlayıp başlangıç pozisyonuna dönün.

Bu egzersizleri haftada en az 3 defa tekrarlayarak 1ay gibi kısa bir zamanda kollarınızdaki farklılık belli olacaktır.




kol egzersizleri, sarkık kolu düzeltme egzersizleri, kol hareketleri, egzersiz çeşitleri, dirsek egzersizleri, dirsek hareketleri 

ZAYIFLAMA EGZERSİZLERİ

zayıflamak için egzersizler, zayıflama egzersizleri, nasıl zayıflarız, zayıflama için ne yapmalıyım, zayıflamak için yapılan hareketler, egzersiz çeşitleri

Zayıflama Egzersizleri

Zayıflama egzersizleri, insanların genel olarak tüketime alışkın olması nedeniyle birçok kişi hayatının belli bir döneminde kilo problemi yaşamıştır ve sağlıklı yaşamak için zayıflama çözümlerine gitmiştir. Sağlık ve sosyal hayat açısından fazla kilolar kişi için çok olumsuz bir durumdur. Bu gibi durumlarda tercih edebileceğiniz en etkili zayıflama yöntemi egzersiz yapmaktır.
Zayıflama egzersizleri vücudumuzdaki büyük kasları hızlı bir şekilde çalıştırarak kısa zamanda çok yağ yakımına sebep olacağı için zayıflamanıza ve sıkılaşmanıza yardımcı olacak ve sizi fit bir görünüme kavuşturacaktır.
zayıflamak için egzersizler, zayıflama egzersizleri, nasıl zayıflarız, zayıflama için ne yapmalıyım, zayıflamak için yapılan hareketler, egzersiz çeşitleri

Zayıflama egzersizleri nasıl yapılır:

-Sırt üstü yere yatarak dizlerinizi 90 derece kırın, iki elinizin de avuç içlerini yere bastırın, ayaklarınızdan güç olarak karın bölgenizi ve sırtınızın alt kısmı da dahil olmak üzere kaldırdıktan sonra karın kaslarınızı ve kalçanızı sıkın ve bu hareketi 5-10 defa yaparak tekrar başlangıç pozisyonuna dönün.

Bu hareket kalçanızı şekle sokacak, bacak kaslarınızdaki yağları yakarak sizi forma sokacaktır.

-Vücudunuz gergin, omurganız dik ve karın kaslarınız sıkılı bir biçimde ayaklarınızı yere sağlam biçimde bastırarak ayaklarınızı kalçanız genişliğinde açın, dizinizi kırarak çömelin dizleriniz yere paralel oluncaya kadar eğilin ve bu hareketi 8-10 defa tekrar ederek başlangıç pozisyonuna dönün.

-Omurganız dik ve gergin bir şekilde yüzünüz yere dönük iki elinizi de yere sağlam bir şekilde koyarak dirseklerinizi hafif kırıp vücudunuzu yere yaklaştırın ve bu hareketi 5-10 defa tekrar ettikten sonra başlangıç pozisyonuna geri dönün.

Bu hareket omuz, göğüs ve kollarımızı şekillendiren iyi bir egzersizdir.

-Yumuşak bir yere sırt üstü uzanarak dirseklerinizi hafif bir şekilde kırın ve ayaklarınızı yere sağlam bastıktan sonra ellerinizi başınızın arkasına koyun ve vücudunuzun üst kısmını yukarı kaldırın. Bu hareketi yorulana kadar yaptıktan sonra başlangıç pozisyonuna dönün.

Bu hareket karın kaslarınızı çalıştırır ve karındaki yağların erimesine yardımcı olur.
Zayıflama egzersizlerini düzenli olarak haftada üç defa yarım saat uygulayarak sağlıklı ve zayıf kalabilirsiniz.



zayıflamak için egzersizler, zayıflama egzersizleri, nasıl zayıflarız, zayıflama için ne yapmalıyım, zayıflamak için yapılan hareketler, egzersiz çeşitleri

BOYUN FITIĞI EGZERSİZLERİ

boyun fıtığı,boyun fıtığı nedir, boyun fıtığı egzersizleri, boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır, boyun fıtığı egzersiz resimleri, egzersiz çeşitleri

Boyun Fıtığı Egzersizleri

Boyun Fıtığı Egzersizleri, Boyun fıtığı (cervical discal hernia), boyun omurları (vertebral) arasında bulunan ve amortisör (dashpot) görevi gören disklerin zamanla aşınması, yıpranması ve fıtıklaşmasıdır. Sertleşen ve yerinden kayan sinirlere baskı yaparak sırt, boyun ve kollarda güç kaybına ve şiddetli ağrılara yol açan bir rahatsızlıktır. Vücudun çeşitli bölgelerinde fıtıklaşma (hernia) nüksetmesi mümkündür. Her ağrı boyun fıtığına işaret etmediği gibi, kol ve boyun ağrısı, başkada pek çok rahatsızlığında belirtisi olabilir. Boyun fıtığı olup olmadığını belirlemek için kapsamlı bir muayene gerekli görülmelidir.

Hekimler genelde boyun, kol ağrısıyla birlikte ellerde güç kaybı yaşayan hastalarına boyun fıtığı şüphesiyle bakarlar. Tam teşhis konulması için ileri teknoloji rot gen cihazlarını kullanmaktadırlar. Fıtık kelimesini duyar duymaz çoğumuzun aklına hemen ameliyat gelmektedir. Ancak tıpkı bel fıtığında olduğu gibi boyun fıtığı da her zaman ameliyat gerektirmez. Fıtığın seviyesine göre tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bunlar İlaç tedavisi, fizik tedavisi, ameliyattır. Ameliyat gerektiriyorsa da bunu soğukkanlılıkla karşılamak gerekir. Fakat bu durumların oluşmaması için alacağımız başlıca tedbirlerden biri bilinçli ve düzenli şekilde egzersiz yapmaktır. Bu egzersizler yapılış şekli aşağıda verilmiştir.
boyun fıtığı,boyun fıtığı nedir, boyun fıtığı egzersizleri, boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır, boyun fıtığı egzersiz resimleri, egzersiz çeşitleri

-Boyun Fıtığı İzometrik Egzersizler; Bu egzersizler vücut dik şekilde olmak kaydıyla oturarak ve ayakta yapılabilir.

-Fleksiyorta direnç; Eller alnımıza koyuyoruz başımızı öne doğru itekleyerek ellerimizle engel olamaya çalışıyoruz. 10'a kadar sayıyoruz 3 defa tekrarlıyoruz.

-Ekstansiyona direnç; Eller başımızın arkasında enseye gelecek şekilde koyuyoruz, başımızı arkaya doğru itmeye çalışırken ellerimizle engel olamaya çalışıyoruz.

10'a kadar sayıyoruz 3 defa tekrarlıyoruz.

Yana eğilmeye direnç; sağ elimizi yüzümüzün sağ tarafına koyuyoruz ve başımızı sağa doğru itelerken sağ elimizle engel oluyoruz, aynı işlemi sol tarafımız içinde yapıyoruz. 10'a kadar sayıyoruz 3 defa tekrarlıyoruz.

Döndürmeye direnç; Sağ elimiz başımızın sağ arka kısmına sol elimiz şakağımıza koyuyoruz, sağ omuzun üzerinden bakmaya çalışarak, elin direncine karşı başımızı sağa dönmeye zorluyoruz. Hareketimizi el değiştirerek aksi yönde tekrarlıyoruz. 10'a kadar sayıyoruz.

Boyun Fıtığı İzotonik Egzersizler;

-Başımızı yavaşça sağa döndürerek 6 ya kadar sayarak böyle duruyoruz, başımızı öne döndürerek norma duruma getirip 3'e kadar sayıyoruz ve aynı hareketi aksi yöne yapıyor 6 kadar sayıyoruz. 1 set olan bu hareketi, 5 sete  tamamlıyoruz.

-Aşırı zorlamadan, başımızı çenemizin göğsümüze değecek şekilde öne eğiyoruz 6 ya kadar sayın, doğrulun dinlenin başınızı arkaya bükün 6 ya kadar sayın doğrulun, dinlenin. 1 set olan bu hareketi, 5 sete  tamamlıyoruz.

-Başımızı yavaşça kulağımız omzumuza değecek şekilde sağa eğmeye çalışıyoruz, doğrulun, dinlenin, hareketimizi aksi yönde tekrarlıyoruz. 1 set olan bu hareketi, 5 sete  tamamlıyoruz.
Başımızı saat yönünde mümkün olduğu kadar geniş ve tam bir çember çizecek şekilde döndürün (yukarı, sola, aşağı, sağa), hareketimizi aksi yönde tekrarlıyoruz. Sağ ve sol yön olmak üzere 2 set olan bu hareketi, 6 set e  tamamlıyoruz.



boyun fıtığı,boyun fıtığı nedir, boyun fıtığı egzersizleri, boyun fıtığı egzersizleri nasıl yapılır, boyun fıtığı egzersiz resimleri, egzersiz çeşitleri

YÜZ FELCİ EGZERSİZLERİ

yüz felci nedir, yüz felci nasıl anlaşılır, neden yüz felci geçirilir, yüz felci geçirirken ne yapmalı, yüz felci nasıl tedavi edilir, yüz felci egzersizleri, egzersiz çeşitleri

Yüz Felci Egzersizleri

Yüz felci egzersizleri, yüzdeki sinirsel liflerin zedelenmesi neticesi yüzün mimik adalelerindeki davranış kaybına yol açan yüzdeki felcin rehabilitasyonu içindir. Bu felç anında her yaşta görülebilir. Sinirin hasarı yüzde mimik kayıplarına neden olmakla beraber yüzde ağrı, baş ağrısı ve vertigo şikayeti, kulakta ağrı, kulakta çınlama, sese karşın duyarlık, konuşma zorluğu, salyayı tutamama benzeri sorunlara da kapı aralamaktadır. Yüz felcinin en malum sebebi enfeksiyonlar meydana gelmesine nazaran, yüzdeki felce neden olabilecek yüzlerce başka neden vardır.

Yüz felcinde fizik tedavi yolu tek tedavi değildir. Ve yüzdeki felce sebep olan vaziyetler önce ortadan kaldırılmalıdır. Yüzdeki felcin tipik olarak da elektrik ve sıcak olmayan ortamdan etkilenerek geçirilmesi fazladır. Fakat bunun yanında bir yandan aileden rastgele herhangi birinin yüzde felci geçirmesi sebebi ile o ailedeki bütün bireylerin geçirebileceğine işarettir. Fakat bu felci geçiren kişi ilk 3 hafta sıcak olmayan dış ortamdan kaçınmalı ve korunmalıdır. Yüzdeki felç egzersizleri ya da jimnastiğinin yapılış tarzı, bu felci geçiren kişi ilk olarak da bir kulak burun boğaz uzmanına gitmelidir. Bir ayna karşısında egzersizleri yapabilir. Egzersizler ayna karşısında gün içerisinde 3-4 kez ve her egzersiz 8-10 saniye sürmelidir. Bununla beraber felçten korunmak amaçlı terlediğiniz vakit rüzgar ve sıcak olmayan ortamlarda kalmamalı, ıslak saç ile dışarı çıkılmamalı, gezi ederken cam tamamıyla açık olmamalı. Yüz felci egzersizleri mahalline getiren kişi dudaklar kapalı iken üfler benzeri inşa etmek, dudaklar açık iken yeniden üfler olarak ağızlar büzülür. gözler kapalı iken yeniden ağız açılır. Burun sağa sola gerçek kıvrılır, burun sonuna denli açılır, göz kırpılır, ağız kapalı iken göz açılıp kapanır. aşağı dudak üst dudağın üst kısmına çekilir. Aşağı çene kaldırılır, ve ağız açık tutulur, faklı ağız şekilleri yapılmaya çalışılmalıdır.

Yüz felci egzersizini tek yapamıyor iseniz hekim kontrolüyle yapılabilir.
yüz felci nedir, yüz felci nasıl anlaşılır, neden yüz felci geçirilir, yüz felci geçirirken ne yapmalı, yüz felci nasıl tedavi edilir, yüz felci egzersizleri, egzersiz çeşitleri

Bununla beraber yalnızca fizik rehabilitasyona bırakılmamalı bununla beraber egzersizler yapılmalı, sakız çiğnenmeli, güler benzeri yanaklar kaldırılıp indirilmeli. Yüz jimnastiği denince akla iştirak eden şunlardır.

-Göz jimnastiği.
-Alın jimnastiği.
-Ağız jimnastiği.

Yüz kaslarına fizik tedavi uygulanması halinde sinirlerin işlevini geriye kazandırdığına konusunda kesinlikle bir haber bulunmamaktadır. Tek uzunca devam eden felç halindeki kaslar güçsüzleşir. Ardından siniri düzeldiğinde yüzde asimetri ve kuvvet kaybı meydana gelmektedir. Bu vaziyette hastanın kendiliğinden yapabileceği egzersizler sakız çiğneme, suyu pipet ile içme, masaj inşa etme. surat uyuşana denli parmak uçlarıyla yüze hafif hafif vurma haricinde fizik tedavi  de uygulanabilir. Bu uygulamalar ile fonksiyonlarını elde etmek çok olasıdır. En mühim yaklaşım egzersizlerdir. Fizik tedavi ile beraber egzersiz inşa edilmesi en mühim uygulamadır.

-Beyinden aldığı davranış komutlarını alakalı bölgelere ulaştırır. 
-Bunların yanında yüze sıcak olan kompres uygulamaları gündelik masajlar yapılır. 
-Gözler sıkıca kapatılmalı ve göz kırpmaya çalışılmalıdır. 
-Gözler sonuna denli açılabilecek denli açılmalıdır. 
-Parmak uçlarıyla kaşın üzerinden çekilerek kaşlar yukarıya aşağı çekilmelidir. 
-Buz çiğne 
-Bir düğmeye ip geçir düğmeyi dudaklarının arasına al ipi çekerken dudaklar ile düğme tutulmalıdır. 
-Narin bir fırça ile  çeneye ve yüze yavaş bir olarak sürülmelidir. 
-Çene kısmı uzatılmaya çalışılmalıdır.

Çocuk yaşta bir yüz felci geçiren bireyin ve tekrardan iyileşmesi nihayetinde 2. felci tamamıyla daimi olarak yakalanması çok önemli riziko taşımaktadır. Yaşlı insanların yüz felci geçirmesi ek olarak zor geçmektedir. Kesinlikle yüzde daimi bir şekil bozukluğu görülmektedir. Yaşlıların iyileşmesi çok güçtür.





yüz felci nedir, yüz felci nasıl anlaşılır, neden yüz felci geçirilir, yüz felci geçirirken ne yapmalı, yüz felci nasıl tedavi edilir, yüz felci egzersizleri, egzersiz çeşitleri 

HAMİLE KADINLARIN YAPMASI GEREKEN EGZERSİZLER

hamile, hamilelik, hamilelik egzersizleri, hamile kadınlara egzersiz, hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler, hamileliğin son  altı ayı

Hamile Egzersizleri

Hamile egzersizi, Hamile olan bayanların yapabileceği egzersizleri şimdi paylaşmak gerekir ise en önemlisi şöyle tarif edebiliriz. Hamile olan kişilerin öncelikli olarak yaptığı hareketler kısıtlı olmalıdır. Hamile olan kişi oturmasına, kalkmasına her haline dikkat etmesi bebek ve kendi sağlığı için son derece önemlidir. Bu sebepten dolayı hamile olan kişinin egzersiz yapma isteğini öncelikli olarak doktoru ile görüşmesi gerekir. Doktor hamile olan kişinin egzersiz yapabileceğini söyler ise, bazı hareketleri yapabilir. Ancak doktor bebek ve anne sağlığı için uygun görmezse egzersiz yapılması sakıncalı olabilir. Annenin yapabileceği en güzel egzersiz öncelikli olarak bol oksijenli bir havada  yapacağı yürüyüş olacaktır. Bu sayede anne gerekli şekilde hareket etmiş olurken; vücududa gerekli şekilde çalışmış olacaktır. Bu sebepten dolayı anne adaylarına tavsiye edeceğimiz en güzel egzersiz, öncelikli olarak yürüyüş yapmak olacaktır.

Hamileliğin son altı ayında yapılması gerekenler

Hamileliğin ilk 3 aylık dönemlerinde hafif tempolu bir şekilde yürüyüş yaparak, annenin omurgalarının güçlenmesi sağlanır. İlave olarak da anne pilates yoga gibi egzersizler yaparak;kendini yormadan  spor yapmış olur. Hamileliğin ilk zamanlarında yapılan yürüyüşlerin sonunda, anne biraz daha rahat hareket ederken; son zamanlara doğru bebeğin büyümesiyle annenin sıkıntılı dönemleri başlar. Bu dönemlerde yavaş yürüyüşler, yoga gibi ve plates ile anne egzersiz yapabilir. Anne bebeğe karşı baskı oluşturulacak hareketlerden ve egzersizlerden uzak durmalıdır.

Annenin yapabileceği en iyi egzersiz ve oturma pozisyonları ile güvenilir bir şekilde hareket etmektir. Bu şekilde anne kendine yeni egzersizler üreterek spor yapmış olur. Bebeğin son dönemlerinde, yani hamileliğin 7 -8- 9 uncu aylarında annenin karnında büyümeler  olduğu için annenin hareketleri kısıtlanır. Bu dönemde anne bebeğin hareketlerini kısıtlamayacak şekilde oturma pozisyonunda ki hareketleri ile egzersiz yapmış olur. Bunun yanısıra yavaş yürüyüşler ile en güzel spor yapmış olur. Ayrıca pilates gibi  kendini yormadan yapacağı egzersizler  kendisi ve bebek sağlığı için önemlidir.

Hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler

Hamile olan bayanların kas yapılarında değişiklik yaşandığı dönem olduğu için, annenin bel ve sırt ağrıları çekilmez hale alabilir. Bu sebepten dolayı anne için en sağlıklı spor yürüyüş olmalıdır. Annede meydana gelen değişimler sonucu, annenin hareketleri kısıtlanabilir. Bu sebepten dolayı annenin yapabileceği en güzel spor hafif tempolu yürüyüşler ve pilates olacaktır. Gebelik esnasında pilates gebeliğin ilk aylarında başlayıp doğuma kadar devam edebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, riskli hamileliklerde annenin dikkat ederek hareketlerini kısıtlanmasıdır. Hamilelik esnasında anne yapacağı bütün hareketlerine dikkat etmeli, kendini bebeğinin sağlığını tehlikeye atmamalıdır. Annenlere yapacağımız en güzel tavsiye, hamilelik esnasında yürüyüşe başlayıp; hamilelik sonuna kadar düzenli bir şekilde spor yapmak, Hamilelik bitinceye kadar spor yapmaya devam etmesidir.






hamile, hamilelik, hamilelik egzersizleri, hamile kadınlara egzersiz, hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler, hamileliğin son  altı ayı, hamile egzersizleri


MENİSKÜS EGZERSİZLERİ

menisküs nedir, menisküs egzersizleri nelerdir, menisküsün görevi nedir, menisküs yırtığı nasıl oluşur, menisküs yırtığı nasıl anlaşılır, menisküs ameliyatı sonrası yapılan egzersizler nelerdir,

Menisküs Egzersizleri nedir?

Menisküs egzersizleri,uyluk kemiği ile  kaval kemiği arasında bulunan yassı şeklindeki bölgeye menisküs adı verilmektedir.Menisküsler her iki dizin iç ve dış tarafında olmak üzere iki adet sert kıkırdak yapıdan oluşmaktadır.

Menisküslerin görevleri nelerdir?

Menisküslerin görevi eklemlerin dengeli ve uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlamak,
Dizdeki eklemlere gelen darbeyi hafifleştirmek,
Eklemlerin hareket ederken sürtünmesini ve aşınmasını önlemektir.
Menisküslerin yokluğunda uyluk kemiği ile diz eklemi arasındaki yoğunluk artacak ve yüz diğere noktalara dengeli bir şekilde dağıtılmayacaktır.Bu sebeple eklemlerdeki aşınma artacak ve kireçlenme problemleri ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Menisküs yırtığı nasıl oluşur?

 Genç sporcularda genellikle travma sonrası menisküs yırtılması meydana gelir.Yaşlılarda ise kireçlenme sebebiyle sıklıkla  meydana gelir.En çok oluşma şekli ise merdiven basamaklarında yere  basan ayak tarafında ve sporcuların ayaklarını dengesiz kullanılmasında menisküs yırtığı oluşmaktadır.

Menisküs yırtığı tanısı nasıl konur?

Manyetik Rezonans Görüntülenmesi (MRG) bu yırtığın ve ağrıların tanımlanmasında en çok kullanılan tetkik aracıdır.Hasta dizindeki ağrılardan sürekli şikayet ediyor ise ve ayağını 1-2 haftalık sürece yere basmakta zorlanıyorsa bir an önce  muayene edilmesi gereklidir.

Yırtığın büyüklüğüne göre ;dizde zorlanma,dizini açamama,ve eklemlerin  kilitlenmesi gerçekleşebilir.
Bu sebeple hastanın en kısa sürede uzman bir hekimle görüşülmeli ve tedavi olunması gerekir.

Menisküs ameliyatı sonrası yapılması gereken  egzersizler nelerdir?

Menisküs ameliyatı sonrası bacak egzersizleri yapmak dizinizin en kısa zamanda eski haline dönmesini sağlamakta ve bacak kaslarınız geliştirerek en kısa zamanda normal yaşantınıza dönmenize olanak sağlamaktadır.ilk olarak ameliyat olunan dizin iki hafta kadar hareketsiz kalması gerekmektedir.2 hafta sonrasında doktor kontrolünde egzersizler yapmaya başlanılabilir.
menisküs nedir, menisküs egzersizleri nelerdir, menisküsün görevi nedir, menisküs yırtığı nasıl oluşur, menisküs yırtığı nasıl anlaşılır, menisküs ameliyatı sonrası yapılan egzersizler nelerdir,

Yapılacak egzersizler şunlardır:

Duvara yaslanıp dizinizi büküp,gerdirerek sırtınızı duvara boyunca kaydırınız.
Yaralı bacağınızı merdiven basamağına koyup yavaşça basamağın üzerine çıkınız.
Ayaklarınız sabit şekilde dizinizi öne arkaya yavaşça bırakınız.
Yerde belirlenen bir çizgi ile yavaşça üzerinden atlamaya çalışınız.
Ayaklar omuz hizasında açılıp yüksek bir zemin üzerine iki ayağın parmak uçlarıyla çıkılıp step hareketleri yapınız.Bu hareketi günde 15- 20 tekrar ile günde 3 defa yapabilirsiniz.
Günde en az yarım saat yürüyüş yapmanız önerilmektedir.

 Bu hareketleri yaparken dikkatli olmanız ve doktor kontrolünde yapmanız tavsiye edilmektedir.


Kaynak: www.egzersizler.gen.tr


menisküs nedir, menisküs egzersizleri nelerdir, menisküsün görevi nedir, menisküs yırtığı nasıl oluşur, menisküs yırtığı nasıl anlaşılır, menisküs ameliyatı sonrası yapılan egzersizler nelerdir, 

BEYİN EGZERSİZLERİ

beyin, beyin nedir, beyin egzersizleri, beyne faydalı şeyler, beyni geliştiren şeyler, beyni geliştirmek için yapılan egzersizler, egzersizler, egzersiz çeşitleri

Beyin Egzersizleri

Beyin Egzersizleri, genellikle her insanın belli ölçülerde bir beyin düzeyi mevcuttur ve bu durumda genetiği belirler. Ancak bu beyin düzeyinin etkin olarak kullanılması açısından pek çok şey vardır. Örnek verecek olursak bir aracın göstergesi 185 km'yi gösteriyorsa kesinlikle 200- 250 km hıza ulaşmak mümkün değildir. Ama araba için mükemmel bir bakımın yanı sıra kullanıcının da mahareti ile aracın hız seviyesi en üst seviyelere çıkabilir. Son yıllarda yapılan pek çok araştırmalara karşılık beyin özellikle insan vücudunun edinilen en az bilgilerine sahip olan organıdır. Yapılan incelemeler ve dalında uzman kişilere göre pek çok kişi ancak beyin kapasitesinin oldukça az bir oranını kullanmaktadır. Okullarda ise yalnızca beynin sol bölümünü geliştiren fizik, matematik, Türkçe ve fen bilgisi gibi derslere ağırlık verirken beynin sağ bölümünü gelişimine yardımcı olacak el sanatları, müzik ve resim benzeri derslere gerekli önem verilmez. Ancak tarihte başarı sağlayan kişilere bakıldığında bu kişiler genellikle farkında olarak veya farkında olmayarak hem sağ hem de sol beyinlerini birlikte geliştirmiş kişilerdir. Bu nedenle başarı sağlamış kişiler beyinlerinin her iki bölümünü rahatlıkla kullanabilmelerinin yanı sıra gerekli zamanlarda birinden öbürüne geçebilen kişilerdir.

Genel olarak sağ lop' un hayaller ve duyguların etkisi altında olarak ve bütünsel benliğinde öğrendiği bu nedenle bilgileri sırasıyla işleme koyan sol lob un tam tersine çok hızlı bir şekilde etkili olduğu doğrulanmıştır. Yalnızca sol lop' u kişiler ve bunu iyi kullanmayı başaran kişilerin üretken bir şekilde düşünebilmeleri açısından sağ beyni kesinlikle geliştirmeleri gereklidir. Nedeni ise kişilerin üretkenlik ve mucitlik tarafını sağ beyin sağlamaktadır. Ayrıca sol ve sağ beyin birbirlerini tamamlayan işlevlere sahiptirler.

Beyni Geliştirmek İçin Yapılan Egzersizler

İnsanın doğduğu andan itibaren başlayan öğrenmenin kesinlikle sonu yoktur.  Bu nedenle kişilerde öğrenme diğer bir kişi tarafından deneyimler ve bilgiler aktarılması ile pekişerek gelişir. Bu durumun ismi ise eğitimdir ve iyi verilen bir eğitimde de beyni mükemmel ölçülerde geliştirir. Bu duruma ise beyin egzersizleri diye biliriz. İşte beynin gelişmesine yardımcı olan beyin egzersizlerinin birkaçını birlikte inceleyelim.

Beyni geliştirmek adına uygulanan egzersizlerin ilk sırasında kitap okumak gelmektedir. Özellikle kitap okumak sol ve sağ lop'u birlikte geliştirir. Nedeni ise kitap okuma esnasında sol bölümle takip edilebilen ve kavranan birikimler sağ bölümde hayal edilirler. Bu nedenle televizyon seyretmek sağ lop'u oldukça pasif bırakır.

Beyini geliştirmek için uygulanan diğer bir egzersiz yöntemi ise bulmaca çözmektir. Bu yüzden sıklıkla bulmaca çözmek beyin geliştirme adına yapılacak en iyi egzersizdir.

Çocukluk döneminden başlayarak erişkin dönemde de sürdürülen bazı hobiler örneğin el işi, müzik ve resim gibi sağ lop'u geliştirecek uğraşlarda bir nevi beyin egzersizidir.

Düzenli beslenme, sıklıkla spor yapmak, yeterli uyumak da beyin gelişmesi bakımından önemli sayılan egzersizler arasında önemli bir yere sahiptir. Genellikle spor yapmak beynin daha güçlü ve dinç kalmasına yardımcı olurken olumsuz düşünce etkenleri ortadan kaldırarak beynin çok daha çabuk öğrenmesini sağlar.

Okunarak öğrenilen bilgilerin uygulamaya geçirilmesinin yanı sıra görsel olarak tatbik edilmesi yani okular da uygulanan deneylerin neticesinde kesinlikle dersler çok daha iyi anlaşılmaktadır. Bu durumda bir tür beyin egzersizi olarak kabul edilmektedir.


Kaynak: www.egzersizler.gen.tr





beyin, beyin nedir, beyin egzersizleri, beyne faydalı şeyler, beyni geliştiren şeyler, beyni geliştirmek için yapılan egzersizler, egzersizler, egzersiz çeşitleri

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-