A MİLLİ FUTBOL TAKIMI TEKNİK DİREKTÖRLERİ

türkiye a milli futbol takımı teknik direktörleri, fatih terim, mircea lucesco, türkiye futbol federasyonu, tff, a milli takımı


TFF,türkiye futbol federasyonu,fatih terim,mircea lucesco,türkiye a milli futbol takımı teknik direktörleri,a milli takımı,şenol güneş
MİLLİ TAKIM TEKNİK DİREKTÖRLERİ

Teknik Direktörler

Dönemi

Ali Sami Yen (V. 29.10.1951)

26.10.1923

Billy Hunter (V.)

25.05.1924 - 12.09.1926

Bela Toth (V.)

14.10.1927 - 28.05.1928

Fred Pagnam (V. 07.03.1962)

27.09.1931 - 22.04.1932

James Elliot Donnelly (V.)

12.07.1936 - 01.08.1937

Ignace Molnar (V. 09.03.1986)

23.04.1948 - 30.05.1948

Peter Molloy (V. 16.02.1993)

28.11.1948 - 20.05.1949

Cihat Arman (V. 14.05.1994)

20.11.1949

James McCormick (V. 03.01.1968)

03.12.1950

Rebii Erkal (V. 25.11.1985)

10.06.1951 - 21.11.1951

Sandro Puppo (V. 16.10.1989)

01.06.1952 - 23.06.1954

Gündüz Kılıç (V. 17.05.1980)

17.10.1954

Zarko Mihajloviç (V. 16.09.1986)

03.04.1955 - 26.06.1955

Giovanni Varglien (V. 16.10.1990)

18.12.1955 - 25.12.1955

Eşfak Aykaç (V. 21.11.2003)

19.021956 - 08.12.1957

Leandro Remondini (V. 09.01.1979)

04.05.1958 - 10.05.1959

Ignace Molnar (V. 09.03.1986)

08.06.1960

Sandro Puppo (V. 16.10.1989)

27.11.1960 - 16.05.1962

Şeref Görkey (V. 10.11.2004)

10.10.1962

Ljubisa Spajiç (V. 28.03.2004)

25.11.1962 - 16.12.1962

Bülent Eken (V. 25.07.2016)

27.03.1963- 09.10.1963

Cihat Arman (V. 14.05.1994)

27.09.1964 - 01.11.1964

Sandro Puppo (V. 16.10.1989)

20.12.1964 - 09.05.1965

Doğan Andaç (V. 06.02.2013)

21.07.1965 - 25.07.1965

Sandro Puppo (V. 16.10.1989)

09.10.1965 - 30.05.1966

Adnan Süvari (V. 06.06.1991)

12.10.1966 - 11.12.1968

Şükrü Mustafa Gülesin (V. 10.07.1977)

17.01.1969

Abdullah Gegic (V. 21.06.2008)

30.04.1969 - 16.11.1969

Sabri Kiraz (V. 12.01.1985)

17.10.1970

Doğan Andaç (V. 06.02.2013)

13.12.1970

Cihat Arman (V. 14.05.1994)

25.04.1971 - 14.11.1971

Nicolae Petrescu

05.12.1971

Coşkun Özarı (V. 22.06.2011)

12.04.1972 - 31.10.1976

Doğan Andaç (V. 06.02.2013)

17.11.1976

Metin Türel (V. 17.11.2018)

16.02.1977 - 05.10.1978

Sabri Kiraz (V. 12.01.1985)

29.11.1978 - 15.10.1980

Özkan Sümer

03.12.1980 - 25.03.1981

Fethi Demircan

15.04.1981 - 07.10.1981

Coşkun Özarı (V. 22.06.2011)

22.09.1982 - 04.04.1984

Candan Tarhan (V. 18.04.1989)

06.09.1984 - 14.11.1984

Yılmaz Gökdel (V. 04.11.2019)

22.12.1984 - 03.04.1985

Kalman Meszöly

01.05.1985 - 28.08.1985

Coşkun Özarı (V. 22.06.2011)

11.09.1985 - 12.11.1986

Mustafa Denizli

04.03.1987 - 16.12.1987

Tınaz Tırpan

16.03.1988 - 15.11.1989

Sepp Piontek

27.05.1990 - 28.04.1993

Fatih Terim

27.10.1993 - 19.06.1996

Mustafa Denizli

14.08.1996 - 24.06.2000

Şenol Güneş

16.08.2000 - 18.02.2004

Ünal Karaman (Antrenör)

31.03.2004

Ersun Yanal

28.04.2004 - 08.06.2005

Fatih Terim

17.08.2005 - 14.10.2009

Oğuz Çetin

01.02.2010 -31.07.2010

Guus Hiddink

01.08.2010 - 16.11.2011

Abdullah Avcı

17.11.2011 - 20.08.2013

Fatih Terim

22.08.2013 - 26.07.2017

Mircea Lucescu

04.08.2017 - 11.02.2019

Şenol Güneş

18.03.2019 - 2021

Şenol Güneş'ten boşalan A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörlük görevine Stefan Kuntz getirildi.


Bu haber, türkiye a milli futbol takımı teknik direktörleri, fatih terim, mircea lucesco, türkiye futbol federasyonu, tff, a milli takımı ile ilgilidir.

DÜNYA FUTBOL YILDIZLARI- 2 (PELE)

dünya futbol yıldızları, dünyanın en büyük futbolcuları, pele kimdir, pelenin hayatı, dünya kupası pele, brezilya pele, dünyanın en iyi futbolcusu kim,
brezilya pele, dünya futbol yıldızları, dünya kupası pele, dünyanın en büyük futbolcuları, dünyanın en iyi futbolcusu kim, pele kimdir, pelenin hayatı, 
Edson Arantes do Nascimento Pele, ailesi tarafından “Dico” adıyla çağırılan, attığı 1281 golle, kırılması çok güç bir rekora imzasını atarak adını, dünya’nın en iyi futbolcuları arasına yazdıran sporcu.

Pele, 23 Ekim 1940 tarihinde, Brezilya’nın Três Corações kentinde çok fakir bir ailede, Dondinho ve Celeste Nascimento çiftinin çocukları olarak dünyaya geldi. Eski bir futbolcu olan ancak, bacağının kırılması sebebiyle futbolu bırakma durumunda kalan babasıyla, çok küçükken futbol oynamaya başlayan Pele’nin ilk takımı, Bauru Atletic idi. Arkadaşları tarafından yaramaz anlamına gelen Peli lakabı takıldı, bu lakap zamanla Pele oldu.

Futbol oynamadığı zamanlarda ailesine yardım amacıyla, ayakkabı boyardı. 11 yaşındayken, ülkenin önden gelen futbolcularından biri olan Waldemar de Brito tarafından keşfedilen ve Sao Paulo’ya götürerek Santos’un teknik direktörlerine tanıtılan Pele, 16 yaşındayken adını duyurdu. Pele, 1956’da transfer olduğu Santos Kulübü’nun A takımına geçti ve Corinthians takımı karşısında çıktığı ilk maçta bir gol kaydederek, performansıyla göz doldurdu.

Henüz 17 yaşındayken, İsveç’te düzenlenen 1958 Dünya Kupası’na yedekler arasında giden Pele, oyunda bulunduğu süre boyunca sergilediği başarılı futboluyla ilgi topladı ve milli takımın ilk onbirinde yer almaya başladı. Brezilya’ya ilk kupayı kazandıran 5 – 2’lik maçın 2 golünü kaydeden Pele, turnuva boyunca attığı 6 golle izleyicileri büyüledi. 1958’de milli takımdaki ilk Dünya Şampiyonluğu deneyimini yaşayan ve takip eden Dünya Kupası için, 1962’de milli takımla Şili’ye giden Pele, oynadığı ilk maçta sakatlanarak takım dışında kaldı.

1966’da İngiltere’de düzenlenen Dünya Kupası’nda, Bulgar ve Portekiz savunma oyuncularının sert defans anlayışlarının kurbanı olan Pele, kupayı sakatlanarak tamamlamasına rağmen azmini kaybetmedi.

1970 senesinde Meksika’daki finallerde, 29 yaşındaki Pele, İtalya’yı 4 – 1’lik skorla yenerek, Brezilya’ya üçüncü Dünya Kupası’nı getiren efsane kadroda, Brezilya Milli Takımı’nın Dünya Kupaları’ndaki 100. golünü kaydederek adını tarihe yazdırdı.

Büyük Avrupa takımları tarafından rekor ücretlerle transfer edilmeye çalışılan ve ülkeden ayrılmaması için, Brezilya Hükümeti’nin kendisine, resmi bir hazine sunduğu Pele, 1974 senesinde kendini emekliye ayırdıysa da ertesi sene Kuzey Amerika Futbol Ligi’nin, New York Cosmos Kulübü’ne gitti.

Cosmos formasını terlettiği 3 sene için, 7 milyon Dolar’lık sözleşmesiyle, Amerikan liginin en yüksek ücretli oyuncusu olan Pele’nin ülkede futbol oynaması sayesinde, milyonlarca Amerika’lı bu spora ilgi duymaya başladı.
Futbol hayatı boyunca, 3 Dünya Kupası’nı kazanan Brezilya kadrosunda yer alan Pele, 1956 – 1974 yılları arasında, Santos takımında, oynadığı 1265 maçta 1124 gol kaydederken, 1975 – 1977 yılları arasında giydiği Cosmos forması altında da, 111 maçta 65 gole imzasını attı.

1956 ile 1971 yılları arasında Brezilya Milli Takımı formasını giyen ve oynadığı her ulusal maçta ortalama bir gol kaydeden Pele, yaptığı 92 hat-trick ve uluslararası maçlarda imzasını attığı 97 golle, dünya rekorunu halen elinde tutmaktadır.

Futbol kariyeri boyunca çıktığı 1360 maçta, 1280 gol atan Pele’nin bu rekorunu, 1329 golle, kendisi gibi Brezilya’lı olan Arthur Friedenreich takip eder.


Bu haber, dünya futbol yıldızları, dünyanın en büyük futbolcuları, pele kimdir, pelenin hayatı, dünya kupası pele, brezilya pele, dünyanın en iyi futbolcusu kim, ile ilgilidir.

MASA TENİSİNİN TARİHÇESİ

Bu yazı, dünyada masa tenisi, masa tenisi, masa tenisi tarihçesi, raket ile ilgilidir., türkiyede masa tenisi, masa tenisi nedir, masa tenisi ilk kez nerde oynandı, amatör sporlar
Bu yazı, dünyada masa tenisi, masa tenisi, masa tenisi tarihçesi, raket ile ilgilidir., türkiyede masa tenisi, masa tenisi nedir, masa tenisi ilk kez nerde oynandı, amatör sporlar

MASA TENİSİNİN TARİHÇESİ

Nispeten genç bir spor olmasına (tenisten daha yeni ve basketboldan biraz daha eski) rağmen, masa tenisinin kaynağı hiç bir zaman kesin olarak bilinmemektedir. .

Bu sporun salon tenisi adıyla bilinen en eski şekli 1880 li yıllarda Hindistan ve Güney Afrika'daki İngiliz ordu subayları tarafından oynanırdı. Puro kutularının kapaklarını raket, yuvarlatılmış şarap şişesi mantarlarını da top olarak kullanırlardı. File olarak da kitapları kullanıyorlardı.

1890 lı yıllarda İngiltere'de bu oyunun diğer versiyonları geliştirildi. Bunlar "whiff whaff" ve "gossima" gibi değişik isimlere sahiptiler ve Parker Brothers firması masaya kurulabilen portatif net, dışı file kaplı küçük bir top ve minyatür raketlerden oluşan salon tenisi kitleri satmaya başladı.

1900 yılında Amerika'yı zayaret eden İngiliz James Gibb, dönerken yanında bazı içi boş selüloid toplardan getirdi ve arkadaşlarıyla salon tenisini bu topları kullanarak oynamaya başladı. Gibb, topun rakete ve masaya çarptığı zaman çıkardığı sesi temsil eden "ping pong" ismini kulanmaya başladı.

Fakat 1901 yılında İngiliz spor ekipmanları üreticisi olan John Jacques "Ping Pong" ismini kendi adına tescil ettirdi ve bu ismin Amerika haklarını Parker Brothers firmasına sattı. Onlar da yeni kitlerini bu isimle çıkardılar.

Bir başka İngiliz, E. C. Goode, 1902 yılında tahta raketinin yüzeyini pürüzlü lastikle kaplayarak topa falso vermeyi başardı. Aynı yıl İngitere'de Ping Pong Federasyonu kuruldu fakat isim hakkının Parker Brothers firmasında olmasından ve dolayısıyla ekipmanların çok pahalıya çıkmasından dolayı 3 yıl sonra kapandı.

Buna rağmen diğer üreticilerin genel bir isim olan table tennis (masa tenisi) adı altında sattıkları ekipmanlarla bu spor İngiltere ve Avrupa'da sessizce yaygınlaştı. 1921 yılında İngiltere'de yeni bir masa tenisi federasyonu kuruldu. Peşinden de 1926 yılında İngiltere, İsveç, Macaristan, Hindistan, Danimarka, Almanya, Çekoslovakya, Avusturya ve Galler'in Berlin'de yaptıkları  toplantıda Fédération Internationale de Tennis de Table (International Table Tennis Federation - Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu) kuruldu.

İlk dünya şampiyonası 1927 yılında Londra'da yapıldı. Bu yıldan 2. dünya savaşına kadar tüm şampiyonalar Macaristan'ın egemenliği altında geçti. Bu zamanların en iyi oyuncuları bayanlarda yedi dünya şampiyonası kazanan Macar Maria Mednyanszky ve beş defa dünya şampiyonu olan yine Macar Viktor Barna'ydı. Çekoslovakya ve Romanya'lı sporcular da bazı şampiyonaları kazandılar.

Amerika Ping Pong Federasyonu 1930 yılında kuruldu fakat sadece Parker Brothers firmasının ekipmanları kullanılabildiği için üye sayısı fazla olamadı. 1933 yılında iki rakip federasyon daha kuruldu. Bunlar U.S. Amatör Masa Tenisi Federasyonu ve Ulusal Masa Tenisi Federasyonuydu. Bu üç gurup 1935 yılında birleşerek U. S. Masa Tenisi Federayonu adını aldı. 1994 yılında da adını U.S.A. Table Tennis olarak değiştirdi.

İkinci dünya savaşından sonra bir süre daha orta Avrupalı oyuncuların egemenlikleri sürdü. 1953 yılından itibaren Asya'lı oyuncuların egemenliği başladı. Asya'lı yıldız oyuncuların aniden ortaya çıkmalarının bir sebebi Japon Horoi Satoh'ın 1952 yılında ilk defa kullandığı süngerli lastiklerin kullanılmaya başlamasıdır. Bu yeni malzeme oyunu hızlandırdı ve oyuncuların topa daha fazla falso vermelerine imkan sağladı.

Asya'lı oyuncular "Penholder tutuşu" adı verilen ve raket sapının başparmak ile işaret parmağı arasında tutulduğu bir tutuş şekli geliştirdiler.  Bu tutuş şeklinde her tür vuruş için raketin aynı yüzünü kullanıyordu (artık bu tutuş ile raketin her iki yüzünü de kullanan oyuncular vardır). Bu tutuş bugün bir çok üst seviye uluslararası oyuncu tarafından kullanılmaktadır.

1988 yılında masa tenisi erkek ve bayanlarda tekler ve çiftler müsabakalarını içeren olimpik bir spor haline geldi.

Bu yazı, dünyada masa tenisi, türkiyede masa tenisi, masa tenisi tarihçesi, masa tenisi, raket ile ilgilidir.

TENİS KORTUNUN VE MALZEMELERİNİN ÖLÇÜLERİ

tenis kortu ölçüleri, tenis raketi, tenis sahası özellikleri, tenis kortu özellikleri, tekler tenis kortu ölçüleri, çiftler tenis kortu ölçüleri, tenis kortu çizgileri, tenis topu özellikleri


ITF Profesyonel Tenis Kortu Saha Ölçüleri Nedir?

Tenis kortu ölçüleri profesyonel müsabakalar için ITF tarafından sabit olarak belirlenmiştir. Tenis saha ölçüleri çizgilerin içinde 23,77m ve 10,97m olarak belirlenmiştir.

Tenis müsabakaları yapılırken yalnızca belirlenen oyun kurallarına uyulması yeterli değildir. Müsabakaların gerçekleştirildiği tenis kortunun da ITF (Uluslararası Tenis Federasyonu) tarafından belirlenmiş olan standart saha ölçülerine uyması gerekmektedir. Çiftler ve tekler müsabakalarının yapılacağı tenis kortu ölçüleri genel hatlarıyla aynı olmakla birlikte, küçük çaplı farklılıklar da söz konusudur.

Çiftler Tenis Kortu Ölçüleri:

Kort ölçüleri “23,77 m” uzunluğunda ve “10,97 m” genişliğinde, dikdörtgen şeklinde olmalıdır. Sahayı tam ortadan ikiye bölen file, çapı en fazla 0,8 cm olan bir ipe veya metale asılır. Tenis filesi iki yandan direklere geçirilmelidir. Direklerin yer aldığı noktalar, merkezleri sahanın yanlarından 0,91’er m uzaklıkta olacak şekilde konumlandırılmalıdır. Filenin yerden yüksekliği 1,07 m, orta yüksekliği ise 0,91 m olmalıdır. Filenin asılı olduğu ip veya metal kablonun üst seviyesi 1 m olacak şekilde ayarlanmalı ve bu ip veya metal kabloyu kaplayan beyaz bant 5-6,3 cm genişliğinde olmalıdır. File, bant ve direklerinin üzerine reklam konulması yasaktır.

Tenis kortunu yan ve ana çizgiler çevreler. Filenin her iki tarafında yer alan servis çizgileri ağa paralel ve 6,40 m uzaklıkta olmalıdır. Servis çizgilerinin arka çizgiye olan uzaklığı ise 5,49 m olarak belirlenmiştir.

tenis kortu ölçüleri, tenis raketi, tenis sahası özellikleri, tenis kortu özellikleri, tekler tenis kortu ölçüleri, çiftler tenis kortu ölçüleri, tenis kortu çizgileri, tenis topu özellikleri

Tenis kortu çizgileri kalınlığı nedir?

Servis çizgileri ile yan çizgiler arasında kalan alanı iki eşit parçaya bölerek servis sahalarını oluşturan çizgiye orta servis çizgisi veya orta işareti denir. Bu sınırın genişliği 5 cm ve uzunluğu 10 cm olmalı, ana çizgilere dik bir şekilde çizilmelidir.

Sahada yer alan diğer çizgilerin eni 2,5-5 cm aralığında olmalı, ana çizgilerin eni ise 10 cm’yi aşmamalıdır. Tüm çizgilerin aynı renkte olması da önemli koşullardan bir tanesidir.

Tekler Tenis Kortu Ölçüleri:

Tekler müsabakalarının yapılacağı sahaların ölçüleri ise, uzunluk 23,77 m ve genişlik 8,23 m olacak şekilde olmalıdır. Tek fark genişlik ölçüsünde olup, diğer tüm ölçüler aynıdır. Çizgiler tekler ve çiftler için aynı alanda çizilebilir.

tenis kortu ölçüleri, tenis raketi, tenis sahası özellikleri, tenis kortu özellikleri, tekler tenis kortu ölçüleri, çiftler tenis kortu ölçüleri, tenis kortu çizgileri, tenis topu özellikleri

Tenis topunun ağırlığı: 

56,70 - 58,47 gr arasında olmalıdır. Tenis topunun çapı: 6,35cm - 6.67cm arasında olmalıdır. Top 254cm yükseklikten beton bir zemine bırakıldığında, 135cm ile 147cm yüksekliğe sıçramalıdır. Topun 8,165kg'lık bir yük altında, içeri doğru deformasyonu (şekil değiştirmesi) 0,65cm ile 0,74cm, aksi istikametteki deformasyonuda 0.89cm ile 1,08cm arasında olması gerekir. Bu rakamlar topun üç ayrı eksenine tatbik edilen yük karşısında, elde edilen ölçümlerin ortalamasıdır. İki ayrı ölçüm arasındaki fark her seferinde 0,8 cm'den fazla olmamalıdır.

Tenis Raketinin Özellikleri:

Raketin toplam statik ağırlığı raketin terazi üzerindeki ağırlığıdır.Genelde 270 gramdan 350 grama kadar değişir. Hafif raketi sallamak genelde daha kolaydır ve özellikle yeni başlayanlar ve bayanlar bu nedenle tercih ederler. Kolu daha az yorduğu (ve kolay sallanabildiği için) daha hızlı vurulabileceği düşünülür ki bir ölçüde doğrudur. Ancak sanılanın tersine, hafif raketlerin en büyük sorunu olan stabilite eksikliği (raketin sweet spotu dışına gelen toplarda yarattığı bükülme ve arkaya yatma eğilimi), sanılanın tersine bilek, dirsek ve kola çok fazla yük verir ve sakatlanma riski yaratır. Ayrıca raket hafif olduğu için daha hızlı vurulsa bile raketin kütlesi (ağırlığı) daha düşük olduğundan topa istenen hızı vermek fiziksel olarak imkansızdır. Kişisel görüşüm, 300 g altındaki raketleri ciddiye almayın. (Performans oyuncularının kullandığı raketlerin tümü özeldir ve de ya kendileri ya da imalatçı tarafından uyarlanmıştır. Örneğin bir zamanlar Agassi nin oynadığı iddia edilen raket katologlarda 285 g olarak geçerken kendi kullandığı raket , dış görünümü aynı olmakla beraber, özel yapım ve 345 g idi..)


tenis, tenis kortu ölçüleri, tenis kortu standartları, tenis sahası özellikleri, tenis kortu özellikleri, tekler tenis kortu ölçüleri, çiftler tenis kortu ölçüleri, tenis kortu çizgileri, tenis topu özellikleri

FUTBOLDA KORORNA VİRÜS KURALLARI

futbolda korona virüs kuralları, coronavirüs footbaal, covid19 futbol kuralları, corona virüs salgını, corona virüs vakaları, futbol oynamak yasak mı coronavirüs, tff korona virüs kuralları,

TFF futbolda korona kurallarını açıkladı!

TFF, sezonun kalan maçlarında uygulanacak talimatları açıkladı.

Türkiye Futbol Federasyonu, sezonun kalan maçlarında uygulanacak talimatları açıkladı. Süper Lig ve TFF 1. Lig’de kalan müsabakalar seyircisiz oynanacak. Öte yandan A takım listesinde bulunan futbolculardan test sonuçlarına göre müsabakalarda görev alacak olanların sayısı korona virüsten dolayı 14 futbolcunun altına inmesi halinde müsabaka oynanmayacak ve ileri bir tarihe ertelenecek.
TFF tarafından açıklanan “Covid-19 Salgını Nedeniyle Ara Verilen Süper Lig, TFF 1. Lig ve Ziraat Türkiye Kupası Müsabakalarına İlişkin Talimat” şu şekilde:

“MADDE 1 – AMAÇ

1- Bu Talimat, 2019 – 2020 Sezonunda Covid-19 salgın hastalığından dolayı ara verilen Süper Lig, TFF
1. Lig ve Ziraat Türkiye Kupası müsabakalarının tamamlanmasına ilişkin özel koşulları belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.
2- Bu talimatta yer alan özel düzenlemelere aykırılık teşkil etmemesi kaydı ile müsabakaların oynanmasına yönelik diğer Talimat ve Lig Statülerinde yer alan hükümler aynen uygulanır.

MADDE 2 – KAPSAM

Bu Talimat, Süper Lig, TFF 1. Lig Kulüplerinin, Yönetici, Teknik Adam, futbolcu, görevlileri ile müsabaka görevlileri, medya ve yayıncı kuruluş mensuplarını ve diğer kişileri kapsar.

MADDE 3 – MÜSABAKALARIN SEYİRCİSİZ OYNANMASI

1- Süper Lig ve TFF 1. Lig’de 2019 – 2020 Sezonunda kalan müsabakalar seyircisiz olarak oynanır.
2- Seyircisiz olarak oynanacak olan müsabakalarda stadyuma girebilecek kişiler Ek-1’de belirtilen tabloda gösterilmiştir.

MADDE 4 – STADYUM DÜZENİ

1- Protokol tribünü, ev sahibi ve misafir takım soyunma odaları, hakem odası, temsilci odası, doping kontrol odası, basın toplantı salonu, basın tribünü, foto muhabirleri odası, basın çalışma odası, flaş röportaj alanları ve stadyumda kullanılan tüm çalışma odalarının yüzeysel dezenfeksiyonu sağlanarak hijyen kurallarına uyulması, bu alanlara ve stadyum giriş kapılarına dezenfeksiyonların sağlanması için el antiseptikleri konulması zorunludur.
2- Kullanıma açık olacak olan tuvaletlere yeteri kadar sabun, tek kullanımlık kağıt havlu, el antiseptiği konulması ve saat başlarında hijyen kurallarına uygun olarak temizlenmesi ve birden fazla pisuvar ve lavabo olan tuvaletlerde; pisuvarlar ve lavabolar arasında birer boşluk bırakılacak ve boş bırakılan pisuvarlar ve lavaboların kırmızı şerit ile kapatılması zorunludur.
3- Yedek Kulübelerine ve saha kenarına 20’şer metre ara ile el antiseptiği konulması zorunludur.
4- Stadyum içerisinde bulunacak olan kişilerin konumları ile oturma ve çalışma düzenleri Ek-2’de gösterilen Stadyum Yerleşim Planına uygun olarak yapılır.
5- Protokol tribününde oturacak kişiler 3 koltuk boşluk bırakılacak şekilde ve arka sıradaki oturma düzeni arada bir sıra boş bırakılmak suretiyle ön sıraya göre çaprazlama olarak oturmalıdır. Protokole girecek kişilerin listesi organizasyon toplantısında müsabaka temsilcisine verilir.

MADDE 5 – ORGANİZASYON VE SORUMLULUK

1- Müsabaka günü saat 12:00’de yapılacak olan Organizasyon Toplantısına, Federasyon Temsilcileri, Müsabaka Güvenlik Amiri, 4. Hakem, kulüplerin birer yetkilisi, TFF Sağlık Tedbirleri Kontrolörü, her iki kulübün Kulüp Doktoru, Akreditasyon Sorumlusu, Kulüp Güvenlik Sorumlusu, Özel Güvenlik Sorumlusu ve Stadyum Müdürünün katılması zorunludur. Toplantıda sosyal mesafe gözetilerek oturma düzeni sağlanır.
2- Takım araçları ve hakem araçları stadyuma en az 15 dakika zaman farkı ile giriş yapmalı ve aynı zaman farkı ile stadyumu terk etmelidir.
3- Takım otobüsleri, takım malzeme araçları, hakem araçlarının birbirlerine uzak mesafede park etmeleri gerekmektedir.
4- Müsabaka esnasında T Alanında, yedek kulübesinde bulunması gereken kişiler, hakemler, TFF Güvenlik ve Akreditasyondan Sorumlu Temsilci, Müsabaka Güvenlik Amiri, VAR görevlisi (1 kişi), yayıncı kuruluş saha içi görevlisi (1 kişi), akredite edilmiş özel güvenlik personeli, ev sahibi kulüp Genel Müdürü veya Stadyum Müdürü dışında kimse bulunamaz. Soyunma odası koridorlarına sahada ve T Alanında bulunabilecek kişiler haricinde kişilerin giriş çıkışları yasaktır.
5- Müsabakada taç çizgilerinde 2’şer, kale arkalarında 1’er olmak üzere 6 top toplayıcı görev yapar. Top toplayıcıların yaşları 20 ile 30 yaş arasında olmalıdır. Top toplayıcılar eldiven ve maske takmalıdır. Her top toplayıcıda topları dezenfekte etmek için dezenfektan ile hijyenik tek kullanımlık bez bulunmalıdır.
6- Müsabakalarda en az 15 top kullanılır. Müsabaka toplarının maç gününde ev sahibi kulüp görevlileri tarafından dezenfekte edilmesi, kapalı bir alanda muhafaza edilerek 4. Hakem tarafından toplar teslim alınıncaya kadar kimsenin temas etmesine izin verilmemesi zorunludur. Topların eşit aralıklarla saha kenarına dizilmesi sağlanır. Maç öncesi, devre arası ve maç sonunda müsabaka topları dezenfekte edilir. Ayrıca müsabaka esnasında oyun dışında kalan toplar top toplayıcılar tarafından dezenfekte edilerek saha kenarındaki yerine konulur.
7- Müsabakalarda Saha Komiseri görevlendirilmez.
8- Oyuncu değişiklik tabelaları ev sahibi kulüp çalışanları tarafından müsabaka öncesi ve devre arasında dezenfekte edilir ve 4. Hakeme teslim edilir. Oyuncu değişiklik tabelalarına 4. Hakeme teslim edildikten sonra diğer kişilerin temas etmesi yasaktır.
9- Yedek Kulübelerinde kişilerin aralarında 2’şer koltuk boş bırakılarak oturulması zorunludur. Yedek kulübesinde bulunma hakkı bulunan diğer kişiler aralarında en az 1 (bir) metre mesafe bırakılarak, yedek kulübesi ile aynı hizada olacak şekilde oturacaktır. Müsabaka isim listesinde yer almayan futbolcular ve Delegasyon 2’de akredite edilmiş görevliler yedek kulübesinin arkasındaki tribünlerde aralarında 3 koltuk boşluk bırakılacak şekilde ve arka sıradaki oturma düzeni arada bir sıra boş bırakılmak suretiyle ön sıraya göre çaprazlama olarak oturmalıdır.
10- Müsabaka öncesi, devre arası ve müsabaka sonunda ev sahibi takım, misafir takım ve hakemler ayrı ayrı zaman diliminde sahaya çıkacak ve sahadan ayrılacaktır. Sahaya giriş ve çıkışlar 4. Hakemin kontrolünde yapılır.
11- Müsabaka öncesi hakemler tarafından yapılan teçhizat kontrolü, seremoniden önce saha içerisinde yapılacak ve oyuncuların birbirleri ve hakem ile arasındaki mesafenin en az 1,5 (bir buçuk) metre olmasına dikkat edilir. Protokol tribünü selamlanacak; tokalaşma yapılmayarak para atışına geçilir. Takımların ayrı ayrı ve birlikte takım fotoğrafı çekilmez.
12- Futbolcuların hangi alanlarda ısınacakları ve ısınma alanlarında aynı anda en fazla kaç kişinin ısınabileceği müsabakanın 4. Hakemi tarafından belirlenir ve organizasyon toplantısında ilgililere bildirilir.
13- Müsabakalarda refakatçi çocuk, maskot ve benzeri uygulamalar ile müsabaka öncesi orta yuvarlağa kulüp sponsor ve lig isim logolarının konulması etkinliği yapılmaz. Kulüplerin müsabaka öncesi sahaya pankartlarla çıkma etkinliği yapılmaz. TFF’nin izin verdiği sosyal ve toplumsal mesaj içeren pankartlar ile TFF’nin uygun göreceği pankartlar TFF temsilcisinin tribünlerde göstereceği yere asılır.
14- Ev sahibi kulüpler uygun görecekleri tribünlere, genel mevzuata aykırı olmaması ve sağlık tedbirleri ile genel güvenlik ve emniyet tedbirlerini sağlamak koşuluyla reklam alabilirler.
15- Stadyumlarda, müsabaka öncesinde, esnasında ve sonrasında sağlık ve hijyen uygulamalarının düzenlenmesi ve uygulanması hususundaki tüm sorumluluk ev sahibi kulübe aittir.
16- Kulüpler müsabakalarda yer alacak futbolcuları, teknik adamlar ve diğer tüm görevlilerini işbu talimatta belirtilen sağlık tedbirlerine ilişkin hususlar ile TFF Sağlık Kurulu tarafından hazırlanarak TFF internet sitesinde yayınlanan “Futbola Dönüş Öneri Protokolü” hakkında bilgilendirmek zorundadır.
17- Müsabakalarda Ek-3’te yer alan Zaman Çizelgesi uygulanır.


futbolda korona virüs kuralları, coronavirüs footbaal, covid19 futbol kuralları, corona virüs salgını, corona virüs vakaları, futbol oynamak yasak mı coronavirüs, tff korona virüs kuralları,

MADDE 6 – İLAVE SAĞLIK TEDBİRLERİ

1- TFF Sağlık Kurulu tarafından her müsabakaya TFF Sağlık Tedbirleri Kontrolörü olarak bir doktor atanır.
2- Futbolcular, teknik adamlar ile yedek kulübesinde bulunacak kişilerin stadyuma girişlerinde, ev sahibi kulüpler tarafından belirlenecek sağlık görevlileri aracılığı her iki kulübün takım doktorlarının ve TFF Sağlık Tedbirleri Kontrolörünün nezaretinde kulak yolundan tek kullanımlık uç aracılığı ile ateş ölçümü yapılır. Ateşi 37,8 derece ve üzerinde olanlar stadyuma alınmaz.
3- Stadyuma girecek diğer tüm kişilerin ev sahibi kulüp tarafından belirlenecek sağlık görevlileri aracılığı ile kulak yolundan tek kullanımlık uç aracılığı ile ateş ölçümü yapılır. Ateşi 37,8 derece ve üzerinde olanlar stadyuma alınmaz.
4- Kulüpler tüm futbolcularına, teknik ve destek ekiplerine, maç operasyonu içerisinde çalışacak tüm görevlilerine, her müsabakadan 2 gün önce (MG -2) Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından akredite olan laboratuvarlarda Covid-19 PCR testi ve Antikor testi yaptırılması zorunludur.
5- Müsabakalarda görev alacak yayıncı kuruluş çalışanlarına her müsabakadan 2 gün önce (MG -2) yayıncı kuruluş tarafından, Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından akredite olan laboratuvarlarda Covid-19 PCR testi ve Antikor testi yaptırılması zorunludur.
6- Müsabakalarda görev alacak medya mensuplarına her müsabakadan 2 gün önce (MG -2) TSYD’nin kontrolü ile görev yaptıkları medya kuruluşu tarafından, Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından akredite olan laboratuvarlarda Covid-19 PCR testi ve Antikor testi yaptırılması zorunludur.
7- Kulüp Doktorlarının A Takım Listesinde bulunan ve müsabaka isim listesine yazacakları genç futbolcularının, idarecilerinin, teknik adamlarının, görevlilerinin ve destek ekiplerinin Sağlık Bakanlığı tarafından akredite olan laboratuvarlarda yapılmış COVID-19 PCR test sonuçları ile Antikor testi
sonuçlarını Müsabaka Organizasyon Toplantısından önce saat 11:00’de TFF Sağlık Tedbirleri Kontrolörü’ne teslim etmesi zorunludur. Kulüp doktorları tarafından teslim edilen testlerin sonucunda salgın hastalığı geçirmekte olanlar ile test yaptırmayanlar stadyuma giremez, müsabakalarda yer alamazlar. Takımların A Takım Listesinde bulunan futbolculardan test sonuçlarına göre müsabakalarda görev alacak olanların sayısı 14 futbolcunun altına inmesi halinde, müsabaka oynatılmayarak TFF tarafından ileri bir tarihe ertelenir.
8- Müsabakada görev alacak ve akreditasyon işlemi yapılmış olan yayıncı kuruluş ve medya görevlilerinin Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edilmiş laboratuvarlarda yaptırılmış Covid-19 PCR ve Antikor test sonuçlarının Yayıncı Kuruluş Yetkilisi ile
TSYD görevlisi tarafından Müsabaka Organizasyon Toplantısından önce saat 11.00’da TFF Sağlık Tedbirleri Kontrolörü’ne teslim edilmesi zorunludur. Test sonuçları neticesinde salgın hastalığı geçirmekte olanlar ile test yaptırmayanların derhal akreditasyonu ilgili kuruluş tarafından iptal ettirilir, stadyuma alınmaz ve müsabakada görev yapamazlar.
9- Müsabakada görev yapacak TFF görevlilerine her müsabakadan 2 gün önce (MG -2) TFF tarafından Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edilmiş laboratuvarda Covid-19 PCR testi ve Antikor testi yaptırılır. Test sonuçları neticesinde salgın hastalığı geçirmekte olanlar ile test yaptırmayanlar müsabakada görev alamazlar.
10- Kulüpler, yayıncı kuruluş ve TSYD; test yaptırması zorunlu olan kişilerden Covid-19 PCR Testi ve Antikor testi yaptırmaya ve test sonuçlarını TFF ile paylaşılmasına, test yaptırmayanlar ile test sonuçlarına göre salgın hastalığı geçirmekte olanların stadyuma alınmayacaklarını bildiklerine ilişkin yazılı muvafakat almak zorundadırlar.
11- Görevliler, stadyumlardaki tüm alanlarda sosyal mesafe kurallarına uygun olarak görev yapmak zorundadır. Hakemler ile diyalog kurmak isteyen teknik heyet ile futbolcular, maç süresince hakemlerle aralarındaki sosyal mesafeye dikkat eder.
12- Stadyuma girişlerde maske takılması zorunludur. Maskesi olmayan kişiler stadyuma giriş yapamaz. Müsabaka esnasında; saha içerisinde bulunan futbolcu ve hakemler ile yedek kulübesinde bulunan sadece teknik sorumlular haricinde stadyumda bulunan tüm kişilerin sürekli olarak maske takmaları zorunludur. Oyundan çıkan futbolcular da maske takmak zorundadır.
13- Stadyuma, protokol tribününe veya herhangi bir stadyum dahili mekana girişte ve çıkışta ön ve arkadaki kişiler ile aralarında en az 1,5 (bir buçuk) metre mesafe bırakılarak giriş ve çıkış yapılması zorunludur.
14- Stadyum içerisinde hiçbir alanda kapalı su harici ikram yapılmayacak, ikram alanları ve büfeler kapalı bulundurulmalıdır.
15- Asansörler mümkün olduğu sürece kullanılmamalı, kullanılması halinde sosyal mesafeye uygun olarak en az sayıda kişinin kullanması sağlanmalıdır.

MADDE 7 – MEDYA – YAYINCI KURULUŞ

1- Stadyumlarda resmi yayıncı kuruluş ve medya kuruluşlarından en fazla Ek-1’de belirtilen sayıda personelin görev yapmasına izin verilir.
2- Müsabaka öncesi, sırası ve sonrasında sahada Foto Muhabiri ve Yayıncı Kuruluş kameramanları dışında medya mensubu bulunamaz. Müsabakaya akredite olan medya mensupları sadece Basın Tribünü alanlarını kullanabilir. Yayıncı kuruluş görevlileri tribündeki görev alanlarında görev yapabilir.
3- Basın Tribünü’nde sosyal mesafe kuralı gözetilerek TSYD görevlisi tarafından oturma düzeni sağlanacak olup kişiler arasında 3 koltuk boşluk bırakılacak şekilde ve arka sıradaki oturma düzeni arada bir sıra boş bırakılmak suretiyle ön sıraya göre çaprazlama olarak oturmalıdır.
4- Saha içinde görev yapan foto muhabirleri sadece kale arkası ve tribünde Ek-2’de bulunan Stadyum Yerleşim Planı’nda gösterilen şekilde görev yapacaklardır. Foto muhabirleri ev sahibi kulübün sorumluluğu ve gözetiminde, 4 korner direği ile kale direkleri arasında en az 1,5 (bir buçuk) metre aralıklarla konumlanacaktır. Gerekli kontrol müsabaka boyunca müsabakada görevli olan TFF temsilcileri tarafından sağlanır.
5- Maç öncesi ve sonrası flaş röportajlar, tribün ile sahanın birleştiği uygun bir noktadan taşınabilir flaş röportaj panosu önünde yapılır. Yayıncı kuruluş görevlisi tribünde, teknik direktör ve futbolcu ev sahibi kulüp tarafından hazırlanacak flaş röportaj panosunun önünde olacak şekilde, uzun çubuklu veya ayaklı mikrofon kullanılmak suretiyle gerçekleştirilir. Elverişsiz hava koşullarında flaş röportajlar TFF Temsilcisinin kontrolünde kapalı alanda yapılır.
6- Basın toplantıları sadece Türkiye genelinde temsilcilik ve bürosu bulunan ulusal ajans muhabirleri ve yayıncı kuruluş kameramanının katılımı ile yapılır. Müsabakaya akredite olmuş muhabirlerin soruları basın toplantısı başlamadan önce TSYD görevlisi aracılığı ile ilgili takım medya sorumlusuna iletilir. Basın toplantılarından sadece yayıncı kuruluş görüntü alır ve talep eden diğer lisanslı medya kuruluşlarına müsabakanın bitiminden 75 dakika sonra paylaşmak üzere sinyal üretir.
7- Müsabakalarda yapılacak olan röportaj ve basın toplantılarında medya mensupları ile arada en az 1,5 (bir buçuk) metre mesafe bırakılması ve mikrofonlarda kılıf ve mikrofon çubuğu kullanılması zorunludur.
8- Müsabaka sonu Karma Alan (Mixed-Zone) uygulaması ve röportajları yapılmaz.
9- Basın Çalışma Odası ile Foto Muhabirleri Çalışma Odası maç sonu kullanılmaz.
10- Hijyen tedbirleri nedeniyle müsabakanın başlamasından önce takım soyunma odalarından görüntü alınmaz.
11- Müsabaka öncesinde yayıncı kuruluş tarafından yayıncı kuruluş yorumcusu ile gerçekleştirilen saha içi röportajları yapılmaz, ancak bu röportajlar istenirse tribünde yapılabilir.
12- Maç Anlatım Odası, Radyo Anlatım Odası, Panoramik Stüdyo vb. stadyumlardaki kapalı medya alanlarında masa, sandalye ve oturma düzeni sosyal mesafeye uygun şekilde oluşturulur.
13- Yayıncı kuruluşun akredite edilen görevlileri, müsabaka günü 25 kamera kullanılacak Süper Lig müsabakalarına 12 saat, diğer Süper Lig müsabakalarına 8 saat, Ziraat Türkiye Kupası müsabakalarına 8 saat, TFF 1. Lig müsabakalarına 4 saat kala yayın ekipmanının kurulması amacıyla stadyuma girebilir.

MADDE 8- AKREDİTASYON

Müsabakalardaki akreditasyon işlemleri Ek-1’de gösterilen görevli ve sayılar dikkate alınmak suretiyle uygulanır.

MADDE 9- OYUNCU DEĞİŞİKLİĞİ

1- Müsabakalarda 5 oyuncu değişikliği yapılabilir. Oyuncu değişiklikleri oyunu kesintiye uğratmamak adına devre arasında yapılacak değişiklikler hariç müsabaka esnasında en fazla 3 defada yapılabilir.
2- Eleme usulüne göre oynanan müsabakalarda uzatma devreleri oynanması halinde, takımlar uzatma devrelerinde ilave 1 oyuncu (Oyuncu değişiklik hakkının tamamının kullanılmış olup olmadığına bakılmaksızın) değişikliği yapabilirler.

MADDE 10 – TALİMATTA BULUNMAYAN HUSUSLAR

Bu Talimatta hükme bağlanmamış hususlar hakkında TFF karar vermeye yetkilidir.

MADDE 11 – EKLER

Ekler, bu talimatın ayrılmaz parçası olup talimat hükmü niteliğindedir.

MADDE 12 – YÜRÜRLÜK

Bu Talimat TFF Yönetim Kurulu’nun 28.05.2020 tarih ve 33 sayılı toplantısında kabul edilmiş ve
TFF’nin resmi sitesi olan www.tff.org’da 29.05.2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.”

futbolda korona virüs kuralları, coronavirüs footbaal, covid19 futbol kuralları, corona virüs salgını, corona virüs vakaları, futbol oynamak yasak mı coronavirüs, tff korona virüs kuralları,

TÜRK FUTBOL TARİHİNİN EN AĞIR YENİLGİLERİ


Türk Futbol takımları zaman zaman Avrupa'da bizi onurlandırmış ve göğsümüzü kabartmış olsa da genel itibariyle Avrupa'ya damgasını pek fazla vuramamıştır. (Tabi bu genellemede Galatasaray'ın UEFA ve UEFA Süper Kupasını ayrı tutulmuştur.)

Genellikle en büyük başarımız çeyrek finale kadar yükselip geri gelmek olmuştur. Bunların yanında bir de ağır farklı yenilgiye uğradığımız maçlar da cabası.  Bu listemizde Türk futbol takımlarının Avrupa'da aldığı 6 ve üzeri farklı yenilgileri bulunmaktadır.

İşte ağır farklarla yenildiğimiz o 10 maç:


en ağır yenilgiler, futboldaki hezimetler, türk futbol tarihinin en ağır yenilgileri, galatasaray en ağır yenilgiler, fenerbahçe en ağır yenilgi, beşiktaş en ağır yenilgi

1- 1962-63 Sezonu UEFA Kupası / AS Roma 10-1 Altay

2- 1965-66 UEFA Kupası / TSV 1860 Münih 9-1 Göztepe

en ağır yenilgiler, futboldaki hezimetler, türk futbol tarihinin en ağır yenilgileri, galatasaray en ağır yenilgiler, fenerbahçe en ağır yenilgi, beşiktaş en ağır yenilgi

3- 2007-08 Avr. Şam. Ligi / FC Liverpool 8-0 Beşiktaş
en ağır yenilgiler, futboldaki hezimetler, türk futbol tarihinin en ağır yenilgileri, galatasaray en ağır yenilgiler, fenerbahçe en ağır yenilgi, beşiktaş en ağır yenilgi

4- 1975-76 Şam. Kul. Kup. / SL Benfica 7-0 Fenerbahçe

5- 1992-93 UEFA Kupası / Sigma Olomouc 7-1 Fenerbahçe

en ağır yenilgiler, futboldaki hezimetler, türk futbol tarihinin en ağır yenilgileri, galatasaray en ağır yenilgiler, fenerbahçe en ağır yenilgi, beşiktaş en ağır yenilgi

6- 1972-73 Şam. Kul. Kup. / Bayern München 6-0 Galatasaray

7- 1978-79 UEFA Kupası / Honved 6-0 Adanaspor

8- 1979-80 UEFA Kupası / Banik Ostrava 6-0 Orduspor

9- 2000-01 Avr. Şam. Ligi / AFC Leeds United 6-0 Beşiktaş

10- 2001-02 UEFA Kupası / SV Werder Bremen 6-0 Antalyaspor


en ağır yenilgiler, futboldaki hezimetler, türk futbol tarihinin en ağır yenilgileri, galatasaray en ağır yenilgiler, fenerbahçe en ağır yenilgi, beşiktaş en ağır yenilgi

KRİKET SPORU

kriket, kriket nedir, kriket sporu,çay molası verilen spor, hangi sporda çay molası verilir,  kriket nedir ve nasıl oynanır, kriket oyunu, kriket sporunun kuralları nelerdir, amatör sporlar,

KRİKET OYUNU NEDİR VE NASIL OYNANIR?

 Kriket ana hat olarak atış ve vuruştan oluşan bir spordur. Bu spor 11'er kişilik 2 takımdan oluşur. Ancak futbol, voleybol gibi karşılıklı iki takımında tüm sporcuları aslında sahada değildir. İlk önce yazı tura ile kimin atıcı takım, kimin vurucu takım olacağı belirlenir.

KRİKET OYUNU NASIL OYNANIR?

Kriket 155 metreye 135 metre oval bir alanın tam ortasında bulunan, 20 metre boyunda ve 3 metre 66 cm eninde bir sahada oynanır. Sahanın karşılıklı uçlarında 75 cm yükseklikte kale görevi yapan 3 çubuk vardır. Bunlara 'Vıcket' adı verilir. Oyunda asıl amaç bu vıcketleri devirmektir.

Kriket topunun çapı 22 cm, ağırlığı 155 gramdır. Topa vurmak için kullanılan sporun boyuysa 96 cm'dir.

Bu spor iki devreden oluşur. Birinci devre atıcı olan takım, ikinci devre vurucu olur. İlk devre atıcı olan takım ikinci devre ise vurucu olur. Atıcı olan takım aslında savunma yapan takımdır ve 11 oyuncusu da sahadadır. Vurucu olan takım ise hücum takımıdır ve oyuncularından sadece 2 kişi sahadadır.

Atıcı olan takımın amacı bu iki vurucuyu oyundan çıkartıp oyuncusunu eksiltmektir. Onların sayı almasını veya en az sayı almasını sağlamaktır.


Kriket oyunu nedir ve nasıl oynanır?


Dünyada kriket ligi 1719’da İngiltere’nin Londra kentinde kurulmuştur. Merkezi İngiltere’de bulunmaktadır. Peki ana hat olarak vuruştan oluşan spor olan kriket nedir ve nasıl oynanır?

KRİKET OYUN KURALLARI NELERDİR?

Kura atışı ile atıcı ve vurucu takım belirlenir. Vurucu takımdan 2 oyuncu wicketlerin önünde yerlerini alırlar. Atıcı, elindeki topu vurucunun arkasındaki wicketi devirmek amacıyla gönderir. Vurucu ise elindeki sopa ile wicketi savunmaya çalışır. Atılan top wickete çarparsa vurucu oyun dışında kalır.

Başarılı bir vuruş gerçekleştirildiğinde her iki vurucu da karşı wicketlere doğru koşmaya başlar. Bu sırada atıcı takımın oyuncuları topu yakalamaya çalışır. Vurucular top yakalanmadan yer değiştirebilirlerse 1 'run' puanı kazanırlar.

Vurulan top yere değmeden oyun alanı dışına çıkarsa 6, yere çarptıktan sonra çıkarsa 4 'run' puanı vurucu takımın hanesine yazılır. Eğer top atıcı takımın oyuncuları tarafından havada yakalanırsa vurucu oyun dışı kalır. Atıcı takımın oyuncularından birisi oyun alanı içinde yerden seken topu tuttuğunda kaleciye pas verir. Kaleci topu atarak wicketi devirdiğinde vurucu oyun dışı kalır.

Kriket 2009'a kadar Bilkent'te yurtdışından gelen öğrenciler tarafından kendi aralarında oynanıyordu. 2010 yılında ise resmileşti ve o günden bu yana federasyon ve il müdürlüğü tarafından müsabakalar gerçekleşiyor.

Kriket bir takım sporudur ve insanı disipline eder. Zaman yönetimi, takım olma duygusunu geliştirir. Genel olarak sporun getirdiği fiziksel ve mental iyileştirmelerin hepsini sağlar.

Türkiye'de yurt dışındaki gibi büyük saha ve salon turnuvaları vardır. Ve oyun kuralları her turnuvada değişebiliyor.


kriket, kriket nedir, kriket sporu, kriket nedir ve nasıl oynanır, kriket oyunu, kriket sporunun kuralları nelerdir, amatör sporlar, çay molası verilen spor, hangi sporda çay molası verilir 


KANO SPORU TARİHÇESİ

kano, kano sporu tarihçesi, dünyada kano sporu, türkiyede kano sporu, kano nedir,
dünyada kano sporu, kano, kano nedir, kano sporu tarihçesi, türkiyede kano sporu, kano sporu nasıl yapılır, kano sporu için neler gereklidir
Kano

Kano, gidiş yönünde oturan bir ya da birden fazla kişinin kürekle yüzdürdüğü hafif bir teknedir. En eski ulaşım araçlarından biri olan kanoyu ilkel insanlar çevrelerinde buldukları ağaçların gövdesini, gereksinmelerini karşılayacak biçimde oyarak yaparlardı. Gü­nümüzde Afrika'da ve Pasifik Adaları'nda yaşayan Yerlilerin kütükleri oyarak yaptıkla­rı kayıklara da kano denir. Kuzey Amerika Yerlileri kanolarını, ahşap bir iskeleti huşağacı kabuğuyla kaplayarak yaparlardı. Grönland'da yaşayan Eskimolarsa kayak adıyla bilinen kanoları için balina kemiğinden bir kafes hazırlar, bu kafesi, oturmak için açık bıraktıkları bir deliğin dışında, fok derisiyle kaplarlardı.

Eskimolar'ın kürekleri çift taraflıydı. Mo­dern kano sporunu 1865'te tasarımını kendi yaptığı kanosuyla 1.600 km kat etmeyi başa­ran İskoç John MacGregor başlattı. Dene­yimlerini bir kitapta toplayan MacGregor'un serüvenleri çevresinde büyük bir ilgi uyan­dırdı. İlk kano kulübü İngiltere'de 1866' da, dünya şampiyonalarını ve olimpiyatlardaki kano yarışmalarını düzenleyen Uluslararası Kano Federasyonu (ICF) ise 1948'de ku­ruldu.
İki temel kano biçimi vardır: Açık Kanada kanosu ve Eskimo kayağı. Çağdaş kayak Eskimo kayağından geliştirilmiştir.

Kayıkla ilgili sporların en eskisi olan kanonun geçmişi, tarih öncesi çağlara kadar inmektedir. İlk çağlarda, ağaç kütüklerinin oyulması ile elde edilen tekneler, daha sonra Kızılderililer tarafından kayın kabuklarından yapılmaya başlandı. Kızılderililerin hızlı ve çalkantılı sularda kullanmış oldukları bu tekneler, zaman içinde gelişerek kano sporunun aracı oldu.

Günümüzde Olimpiyat Oyunları programlarında yer alan kano sporu; 1850'li yıllarda İskoçyalı John Mc Greger tarafından geliştirilerek bir spor haline getirildi. İlk kano kulübü de 1865'de yine onun tarafından İngiltere'de kuruldu. Hızla yaygınlaşmaya başlayan kano, pek çok ülkede ulusal kuruluşları kurularak faaliyet göstermeye başladı. 1880'de Amerikan Kano Derneği, 1900'de Kanada Kano Derneği, 1924'de de merkezi Floransa'da bulunan, Uluslararası Kano Sporu Temsilciliği kuruldu. Bu uluslar arası kuruluşun girişimleriyle kano, 1936 Berlin Olimpiyat Oyunları'nda ilk kez yer aldı. Bayanların ise bu spora katılmaları 1948'den sonra gerçekleşti.

Uluslararası Kano Sporu Temsilciliği, 1946 "Uluslararası Kano Federasyonu" (Federation Internationale de Canoe), "ICF" adıyla yeniden örgütlendi. Olimpiyatların dışındaki uluslararası yarışmaların düzenlenip, denetlenmesi ICF'ye aittir. 1972 yılında da kano slalom yarışmaları olimpiyatlara dahil edildi.

kano, kano sporu tarihçesi, dünyada kano sporu, türkiyede kano sporu, kano nedir,

Türkiye'de Kano

Kano sporu, ülkemizde yeni gelişmekte olan spor dallarından biridir. Bu spor 1980'li yılların sonlarında ülkemizde bulunan yabancılar tarafından rafting ile birlikte yapılmaya başladı. 1991 ve 1992 yıllarında M.Ü. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğretim elemanlarından Doç. Dr. Sami Mengütay ve Öğr. Gör. Fatih Sani, Köln Spor Y.O'nda kano kurs ve uygulamalarına katılarak, üniversitede eğitimin nasıl verildiğini izlediler. Türkiye'ye döndüklerinde 1993 - 94 öğretim yılında ülkemizde ilk defa kendi okullarında eğitimi yapılan bir spor dalı olarak açılmasını sağladılar. Bu dönemde olimpiyatlara talip olan ülkemizde, olimpik bir spor dalı niteliği taşıyan kanonun federasyonunun kurulması da gündeme geldi. Ülkemizin doğa şartlarına ve turizm potansiyeline uygun bir spor dalı olarak kabul edilen kano, 1994'de Kürek Federasyonu'na bağlandı.

Bu yazı, kano, kano sporu tarihçesi, dünyada kano sporu, türkiyede kano sporu, kano nedir, ile ilgilidir.

HOLİGANİZM NEDİR?

holigan, holiganizm, futbolda şiddet, fanatik, fanatiklik nedir, holiganizm nedir, holiganların psikolojisi, fanatiklerin psikolojisi, fanatiğin profili, prof.dr.nevzat tarhan yazıları

Holiganizm nedir? 

Aslında fanatizm, bilimde, siyasette, milliyetçilikte var. Spordaki adı holiganizm. Holiganizm, spora şiddet katar. Bu kişiler aynı zamanda fanatik kişilerdir. Holigan sporun felsefesine aykırı, centilmenlik içermeyen, barışçı yarışmalıktan öte savaşçıl yarışmacılık ile rekabet duygusunu uç noktalarda yaşar.

Holiganlar neden daha çok futbol takımlarından çıkıyor?

Kimi futbol seyircisinin futbolu, öfkenin, saldırganlık duygularının kabul edilebilir bir alanı olarak görmesi ve takımların milyonlarca taraftar kitlesinin olması futbolda fanatizmin daha yoğun görülmesine neden olabiliyor. Kişinin her türlü sözlerin tölere edilebildiği bir spor alanının olmadığını görüyoruz. İnsandaki rekabet duygusu ve tarafgirlik duygusuna hitap ettiği için futbol, dünyada üzerinde birleşilen en önemli spor dalı.

Fanatiğin bilinç altında ne yatıyor?

Rekabet, tarafgirlik duygusu insanda genetik olarak var. Bu duygunun arkasında bağlanma duygusu yatıyor. İnsan genetik kodları itibariyle yüksek bir güce, değere bağlanmak ister, böyle kişi kendini güvende ve iyi hisseder. Psikolojik bütünlüğü eksik kimi kişiler özgüvenini artırmak için fanatizme yönelebilir. Buradan beslenir. Takımıyla özdeşim kuran bu kişiler takımını da kendi kimliğinin uzantısı gibi görürler.

Diyaloğa kapalı özeleştiriden uzaklar

Taraftarlık ve fanatizm arasında nasıl bir bağ var?

Taraftar olmak ayrı, fanatik olmak ayrı. Normal futbolsever öncelikle sporu, sonra takımını sever. Sonuçları mantıklı sorgulayabilir. Kişi yenilgiyi kabul etmeyip, takımına karşı haksızlık yapıldığını körü körüne savunursa burada fanatizm devreye girer. Bu kişiler diyaloğa kapalı, özeleştiriden uzaktırlar. Müsabaka anında çevresindekilere zarar verebilir, sandalye, bıçak fırlatabilir ki bu yönde yaşanmış çok olay var spor tarihimizde.

Futbol maçları stres atma yeri olarak görülüyor. Aşırı stres bir faktör mü? 

Futbol, kimi kesim tarafından öfkenin ve saldırganlığın kabul edilebilir ifade alanının kabulü olarak değerlendirilir. Başka yerde söyleyemediği küfürleri karşılaşmaları seyrederken söyler. Maçlarda karşılaşmaları öfkesini ifade ederek stres azaltma tekniği olarak görürler. Aslında böyle kişiler takımı değil de kendinde uyandırdığı öfkeyi seviyor. Takıma da zarar verirler. Kabul edilmeyen saldırganlık varsa bedel ödetilmeli.

holigan, holiganizm, futbolda şiddet, fanatik, fanatiklik nedir, holiganizm nedir, holiganların psikolojisi, fanatiklerin psikolojisi, fanatiğin profili, prof.dr.nevzat tarhan yazıları

Futbolun kanayan yarası: HOLİGANİZM

Holigan olmanın evreleri var mı? Çocukluk ve gençlikte görülen belirtileri neler? 

Çocukluklarında sevdiğini aşırı sever, nefret ettiğinden de aşırı nefret eder. Holigan olmaya yatkınlık buradan da anlaşılabilir. Duygularında iki uç arasında gider gelirler. Duygusal olarak dengeli değillerdir. Her zaman kendi duygularını tatmin için fanatizm adayıdırlar. Başkalarının haklarını yutar ve övgüyle beslenirler. Bu kişileri övdüğünde senden iyisi yok eleştirdiğinde ise birbirlerine yumrukla saldıracak aşamaya geldiklerine şahit olabiliriz. Fanatizmin ilacı özeleştiriyi öğrenmek, bu beceriyi geliştirmek.

Holiganlar başta İngiltere ve Balkan ülkeleri, Arjantin ve Meksika gibi ülkelerin sorunu. İspanya, Almanya ve Fransa futbolda başarılı olmasına rağmen holigan vakalarını nadiren yaşıyor? Cografya, kültür düzeyi etkili olabilir mi?

Spor ahlakı etkili. Spor ahlakanın küçük yaşlarda öğretilmesi gerekir. Aksi halde kaos yaşanmaya devam eder.

Holiganizm nasıl biter? 

Toplumun, ailenin, yöneticilerin bunu onaylamaması holiganizmi geriletir. Mesela yöneticiler mesela eğer iyi rol model değillerse holiganizmi tetikleyebilir. Eğer maçı her ne olursa olsun kazanma pahasına el altından fanatizmi destekliyor, kötücül duyguların önünü açıyorsa bu doğru değildir. Kültür olarak bu duyguları beslemiş olur. Yöneticilerin, sporcuların, toplumun bu tutuma tavır koyması gerekir aksi halde toplum zehirlenir.

Babalar dikkat!

Fanatizmde daha çok öğrenme önemli. Duygusal olarak kişide bir dengesizlik hali varsa fanatizme eğilim söz konusu. Çocuk babayı modeller. Çocuk bir süre sonra babasına ‘Ben artık kendi takımımı tutmak istiyorum’ diyebilir. Baba da buna istinaden ‘Vay sen benim tuttuğum takımı nasıl tutmazsın deyip’ küser, konuşmaz ve çocuğuna yönelik sorumluluklarında kısıtlılığa giderse baba fanatik ve tedaviliktir.

Madde bağımlılığı gibi

Kişinin beyninde ödül ceza sistemi bozuluyor. Ödüle doymama ve ödül yetmezliği sendromu yaşanmaya başlıyor. Fanatik kişi uyuşturucu almış gibidir. Uçma duygusu yaşar. Realite ve algı körlüğü yaşar. Sporun sonunda yenen ile yenilen centilmenlik gereği el sıkışır buna bile tahammül edemezler. El sıkışmak aslında fanatizm, spor narsizmini yok etme adına yapılır. Spor kibrinin düzeltilmesi, yenilgiyi kabul etme beceresi geliştirmek içindir. Karşı tarafa saygı duymayı yaşam becerisi olarak öğrenmek içindir.

Bir fanatiğin profili

- Özgüven eksikliği vardır. Abartılı bir şekilde sever sevdiğini.

-Kendi egolarını tatmin etme yönünde yaşarlar.

- Kusurlarıyla birlikte ayakta durma beceresi gelişmemiştir.

- Ego yerine bağlandığı kişiyi koyar. Onunla özdeşim kurar.

-Yapış yapış ilişki kurar, psikolojik bütünlüğünü sağlar.

- Hukuku yok sayarlar. Kendi hukuk normlarını kendileri geliştirir.

- Narsist kişiler kanser hücresi gibidir, başkasını yutarak beslenirler.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan-STAR


holigan, holiganizm, futbolda şiddet, fanatik, fanatiklik nedir, holiganizm nedir, holiganların psikolojisi, fanatiklerin psikolojisi, fanatiğin profili, prof.dr. nevzat tarhan yazıları

KAYAKLA ATLAMA

kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri
kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri
Kayakla Atlama

1924 yılında Fransa’nın Chamonix kayak merkezinde düzenlenen I. Kış Olimpiyat Oyunlarından bu yana olimpik kış sporları kapsamda yer almaktadır. Kuzey Disiplini branşlarından olan Kayakla Atlama; farklı ölçülerdeki rampalardan (tramplen) aşağı kaymayı, havalanmayı, mümkün olduğunca ileriye atlamayı ve ardından yumuşak bir biçimde en uzak noktaya konmayı içeren gösterişli bir spordur. Kayakla Atlama; izlemesi çok zevkli ama yapılması bir o kadar zor bir spordur. Kış Olimpiyatları içinde yeralan bir branş olan Kayakla Atlama; kış sporu olarak bilinse de yaz versiyonu da mevcuttur. Yazın; rampa (inrun) seramikten, iniş alanı ise plastik kaplamalı özel alanların ıslatılması ile yapılmaktadır.

Kayakla atlamada olimpik yarışmalar K-95 ve K-125 tepelerinden oluşan rampalardan yapılır. Bu rampaların yanı sıra; antrenman amaçlı ve diğer küçük yarışmalarda kullanılan K–5 metreden başlayan farklı büyüklüklerde rampalar da mevcuttur.

Kayakla atlama; aşağıdaki bölümlerden oluşur :

1- Rampadan Kayma (İnrun)

2- Rampadan Ayrılma (Take-Off)

3- Uçuş (Flying)

4- Yere Konma (Landing)

5- Duruş ve Çıkış (Outrun)

Puanlamada iki kıstas vardır; mesafe ve stil. Mesafe ve stil puanlarının toplamı sporcunun sıralamadaki yerini belirler.

Dört Tepe Turnuvası nedir, neden önemlidir, favorileri kimler?

Kayakla Atlama’da sezonun en heyecanla beklenen turnuvası Dört Tepe, bugün ilk tepe olan Oberstdorf’taki elemelerle start alıyor. Turnuva başlarken; Dört Tepe’nin tarihi önemini, bu seneki favorilerini, sürpriz yapabilecek isimleri daha fazlası...

Dört Tepe Turnuvası, Almanya ile Avusturya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında, hangi ülkenin sporcularının daha iyi olduğuna dair bir rekabetle başlıyor. Sonrasında da uluslararası bir hal alıyor. Dünya Kupası’ndan da eski olması itibariyle ondan daha değerli, hatta belki de olimpik altın kadar değerli bir turnuva Dört Tepe.

Dört Tepe, format itibariyle yalnızca kayakla atlamaya özgü. Dünya şampiyonaları ve dünya kupaları gibi organizasyonlar diğer sporlarda da var ancak Dört Tepe, bu anlamda tek. Ek olarak, sezon içerisinde düello formatının olduğu tek turnuva Dört Tepe. Bu anlamda da diğer organizasyonlardan ayrılıyor.

Bu sezon turnuvada öne çıkan isimler kimler, favori var mı?

Favori bence kesinlikle yok. Favorinin olmadığı son 15 senedeki ilk Dört Tepe olacak diyebiliriz bu sezonki turnuva için.

sürpriz yapabilecek birçok isim var. Çünkü her Dört Tepe Turnuvası kendi hikayesini yaratıyor. Ben Killien Peier’den bir sürpriz gelebileceğini düşünüyorum. Keier, geçen sezon dünya şampiyonasında madalya alarak önemli bir sürprize imza atmıştı. Büyük turnuvalarda konsantre olup fark yaratabiliyor.

KAYAKLA ATLAMA PİSTİ

Normal Tepe K95

Atlayış noktasıyla iniş noktası arasında yaklaşık 90 metrelik bir mesafe vardır. K95 atlama tepesinin deniz seviyesine oranla en yüksek noktası 1995,23 m ve en alçak noktası 1902 m.dir.

Büyük Tepe K125

Atlayış noktasıyla iniş noktası arasında yaklaşık 120 metrelik bir mesafe vardır.K125 atlama tepesinin deniz seviyesine oranla en yüksek noktası 1995.10m ve en alçak noktası 1902m.dir.

Rampalarda bulunan noktalar:

Başlama Platformu
Koşu Platformu
Atlama Platformu
İniş Noktası

KAYAKLA ATLAMA ARAÇ – GEREÇLERİ

kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri

Giysiler

Alttan pamuklu ter çeken içlik, üstüne bir T-shirt, yün ve fazla rüzgâr almayan bir kazak, çoraplar yün ve yan pamuklu olmalıdır. Soğuk havalarda tulum ve ya anorak- salopet, güneşi yâda üşümediğimiz havalarda ise, anorak-lasteks pantolon ve ya lasteks pantolon ve kazak giyilir. Bütün kayakla atlama elbiseleri aynı malzemeden yapılmalı aynı kalınlıkta ve aynı hava geçirgenliğinde olmalıdırlar. Vücudu saran ve vücuda tam oturan elbiseler olmalıdırlar.

Eldiven

Kullanışlı deri veya gore-tex, su geçirmeyen, avuç içi çift katlı, içi pamuk ve muflonlu ve de kayak için yapılanlar tercih edilmeli, küçük çocuklar yalnız bağına eldivenlerini giyindikleri zaman parmak yerlerini bulmakta güçlük çekerler. Ancak büyüklerin de çok soğuk havalarda tek parmak eldiven giymeleri gerekebilir.

Şapka Başlık

Kulak, alın ve kafanın saç kısmını kapsayacak şekilde iç kısmından şerit şeklinde havlu geçen, kulaklarımızı kapatan, görüşümüzü engellemeyen ve iç miflonlu olanlar kullanılmalıdır.

Gözlük

İki çeşit gözlük olmalıdır. Güneş gözlüğüve kar gözlüğü. Gözlüklerimiz kolormatik olmalıdır. Kesinlikle metal çerçeveli gözlüklerden kaçınmak gerekir. Gözlüklerimizin yan kısımlarının rüzgâr geçirmeyen cinsten olanı tercih edilmelidir. Eğer kullandığımız gözlük buğulanma ve gözümüzde sulanma yapıyorsa o gözlüğü değiştirmeliyiz.

Bağlayıcılar

Bağlayıcılar koşu yönüne paralel olarak bağlanmalıdır. Kayak uzunluğunun % 57 sini geçmeyecek şekilde kayağın ön kısmına monte edilmelidir.

Botlar

Önler düşük kesim ve daha yüksek atlayışlar için esnek ve destekli olmalıdır. Uçuş sırasında kayakcının daha fazla sürtünme sağlaması için tasarlanmıştır.

Yön fitili

Bağlayıcının kayağı bota bağlayan bölümüdür. Kayakçının uçuş sırasında sarsılmasını engeller.

Atlama kayakları

Toplam vücut boyunun % 146’ sını geçmeyecek şekilde tasarlanmış olmalıdır. Vücut ağırlığına göre değişen boylar almaktadırlar.

kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri

KAYAKLA ATLAMA NASIL YAPILIR? KURALLARI NELERDİR?

Dik eğimli bir rampadan kayıp hız alınarak yapılan atlama yarışlarıdır.
Yarışmacı rampanın ucundan büyük bir hızla fırladıktan sonra havada uzun bir yol alamaya çalışır. Olimpiyatlar ve Dünya Şampiyonaları’nda 90 ve 70 m olmak üzere 2 kategoride düzenlenir. Atlama yarışlarında bu rakamlar rampa yüksekliğini değil, atlanılacak olan mesafeyi belirtir. 1992 Albertville Kış Olimpiyatları’nda 70 m atlayışları kaldırılarak, 120 m atlayışları getirilmiştir. Atlama pistlerinde, yarışmacıların, inmeleri gereken noktaya “Norm Noktası” (P) adı verilir.

Norm noktası “Tablo Noktası”na kadar uzatılabilir. İnişin güvenli olarak yapılabileceği en uzak nokta ise “Kritik Bölge” noktası olarak adlandırılır. Norm noktası 80 m üstünde olan tepelerde kayma hızını ve rüzgâr hızını ölçen cihazlar vardır. Norm noktası, pistin iniş bölümünün iki yanına yerleştirilen iki metre uzunluğunda mavi renkte iki tahta, tablo noktası eş biçimde yeşil renkte iki tahta, kritik noktada eş biçimde kırmızı renkte iki tahta ile belirlenir. Rüzgârın ani olarak değişebilme olasılığına karşı rampanın tepesinde birden fazla çıkış kapısı bulunur. Çıkış kapısından tramplenin dibinde bulunan tramplen sehpasına kadar olan alan “ hızlanma bölümü” adını alır. Atlamada kullanılan kayaklar kalın, uzun ve ağırdır. Dengenin rahatça sağlanabilmesi için kayakların altında 3 tane oyuk bulunur. Yarışlar dört grup halinde yapılır. Her yarışmacının 2 atlama hakkı vardır. Bu iki hakkın dışında yarışmacı birde deneme atlayışı yapar. Yarışmacı yarışa başlarken çıkışını yaptıktan sonra gerekli hıza ulaşabilmek için, hızlanma bölgesinde hafifçe çömelerek, baton ve hız arttırıcı araçlar kullanmadan kayar. Yarışmacı atlama noktasına geldiği zaman yukarı doğru fırlayarak uçuşa geçer. Atlama kayaklarının geniş olmasından dolayı havaya dayanmak kolaylaşır. Havadayken dengenin sağlanabilmesi açısından kayakların durumu, vücudun kayak ile yaptığı açı ve duruşu, kolların duruş şekli çok önemlidir.

Havadayken kayaklar birbirine paralel ve yukarı doğru hafif eğimli, vücut öne eğik, dizler dik, kollar gergin ve vücuda yapışık olmalıdır. İniş esnek bir biçimde, tepenin eğimli bölümünde dik bir duruşla dizler bükülüp kollar açılarak yapılır. İniş alanındaki eğimin sona ermesiyle birlikte yarışmacı bir dönüş yaparak durur.

-Değerlendirme yapılırken atlama mesafesi ve atlama tekniği birlikte ele alınır. Atlanılan mesafe değerlendirilmeye alınırken, uzaklıklar yarım metreye indirgenerek ve norm noktasının durumuna göre düzenlenen tablolar esas alınarak hesaplanır. Stil hakemleri de yarışmacıların hareketlerini ölçerek teknik puanları verirler.

-Puanlar, tam ve yarım puan şeklindedir. Teknik puanlar, yarışmacının kayma pistinden ayrılması ile yere düştükten sonra durmasına kadar geçen sürede dengesine, soğukkanlılığına, stilin ve atlayışın düzgünlüğüne bakılarak verilir. Yarışmacının inişten sonra dengeli olarak kaymaya başlamasına “ ayakta atlayış “ adı verilir. Ayakta atlayış stiline 6-20 puan verilir. Uluslar arası yarışmalarda atlayışları, hakemler kulesinden izleyen 5 hakem değerlendirir. Değerlendirmelerin sonuçları için 5 hakemin verdikleri puanların en yükseği ile en düşüğü atılarak ortadaki üç hakemin verdiği puanlar toplanır ve uçuş stili için verilen puan bulunur. Toplam puanı en yüksek olan 1. olur.

-Yarışmacıların yapmış oldukları hatalar sonucu, hatanın çeşidine göre değişik oranlarda puan kesintisi yapılır. Uçuş sırasında yapılan hataların hemen düzeltilmesi halinde daha az puan kesilir. Yarışmacılar atlamadan önceki kaymaları sırasında düşerlerse 20 puan inişten sonra düşerlerse düşmüş bulunduğu yere göre 0-12 arasında puan kaybederler. Ayakta atlayışa geçileceği (inişten sonra kayılacağı)zaman denge sağlamak için eller kayaklara yada kara değdirilirse, bu düşme olarak kabul edilir. Kayakçının neden olmadığı düşmelerde, atlama tekrar ettirilir ya da iniş hatasız nitelendirilir.

Kuralları:

Yarışmacının minimum ve maksimum havada kalma süresini artırmak için kayaklarını, el hareketleri düzgün kullanması gerekmektedir.

KAYNAKÇA:

http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1745&bih=882&tbs=isz:l&tbm=isch&tbnid=b8dTiDgUi62O9M:&imgrefurl=http://kayaklaatlama.blogspot.com/2011_09_01_archive.html&docid=IOyYnn2iistOGM&imgurl=http://4.bp.blogspot.com/-AiOvgVT_lbc/Tnc4Sj9AEcI/AAAAAAAABUI/HpDEdFSZH-k/s1600/erzurum1-5.jpg&w=1600&h=1058&ei=zbhaUaqIMIXUtAbkrIHgDQ&zoom=1&ved=1t:3588,r:3,s:0,i:86&iact=rc&dur=720&page=1&tbnh=177&tbnw=275&start=0&ndsp=26&tx=125&ty=53
http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1745&bih=835&tbs=isz:m&tbm=isch&tbnid=XJNc8HGl1xen0M:&imgrefurl=http://kayaklaatlama.org/category/norvec/&docid=iQNuZjMnm0JOAM&itg=1&imgurl=http://kayaklaatlama.org/wp-content/uploads/2012/08/Skijump.jpg&w=1000&h=288&ei=dblaUb20Eo3KsgbJnYFY&zoom=1&ved=1t:3588,r:63,s:0,i:274&iact=rc&dur=656&page=3&tbnh=106&tbnw=332&start=56&ndsp=31&tx=195&ty=43
http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1536&bih=735&tbs=isz:m&tbm=isch&tbnid=S5yQvOFnNOgPrM:&imgrefurl=http://tr.eurosport.com/kayakla-atlama/favoriler-kim_sto3037524/story.shtml&docid=75Bkzd6aQ4cXQM&imgurl=http://i.tr.eurosport.com/2011/02/02/685807-9682487-640-360.jpg&w=640&h=360&ei=4LlaUfa8JMbbtAb__ICgAQ&zoom=1&ved=1t:3588,r:3,s:0,i:86&iact=rc&dur=2272&page=1&tbnh=168&tbnw=300&start=0&ndsp=15&tx=119&ty=49
http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayakla_atlama
http://www.biriyilik.com/odevler-kaynaklar/beden-egitimi-ve-spor-dokumanlari/kayakla-atlama-39694.html#.UVvYSZOpXjs
http://www.google.com.tr/imgres?um=1&hl=tr&sa=X&biw=1536&bih=776&tbs=isz:m&tbm=isch&tbnid=rLcL4ArQAWKt5M:&imgrefurl=http://kayaklaatlama.blogspot.com/2012/04/severin-freund-ameliyat-oldu.html&docid=iRdzpzdDv75zTM&itg=1&imgurl=http://3.bp.blogspot.com/-loEPVJfazaY/T40Qqyk05PI/AAAAAAAAACs/MnzZZz7eMGY/s1600/flug%25252Bfreund%25252Boslo.jpg&w=685&h=280&ei=H8tbUaHMDsXTtAarq4HgBw&zoom=1&ved=1t:3588,r:90,s:0,i:355&iact=rc&dur=375&page=5&tbnh=133&tbnw=326&start=89&ndsp=28&tx=189&ty=59


kayakla atlama, kayakla atlama bölümleri, kayakla atlama kuralları, kayakla atlama nedir, kayakla atlama sporcuları, kayakla atlama tarihi, kayakla atlama malzemeleri

Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-