DÜNYA KUPASINI KAZANAN ÜLKELER

 


Dünya Kupası'nı Kazanan Ülkeler

Brezilya - 5

Brezilya 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nı kazanan ve en çok şampiyon ülkedir.


Almanya - 4

Almanya 1954, 1974, 1990, 2014 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nda şampiyon oldu.


İtalya - 4

İtalya 1934, 1938, 1982 ve 2006 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nda şampiyon oldu.


Fransa - 2

Fransa, 1998 ve 2018 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nda şampiyon oldu.


Arjantin - 2

Arjantin, 1978 ve 1986 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nda şampiyon oldu.


Uruguay - 2

Uruguay, 1930 ve 1950 yıllarında düzenlenen Dünya Kupaları'nda şampiyon oldu.


İspanya - 1

İspanya, 2010 yılında Güney Amerika'da düzenlenen Dünya Kupası'nda şampiyon oldu.


İngiltere - 1

İngiltere, 1966 yılında kendi evinde düzenlenen Dünya Kupası'nda şampiyon oldu.


dünya,dünya kupası,2022 dünya kupası,dünya kupası katar,dünya kupasını kazanan ülkeler,brezilya,almanya,arjantin,ispanya,fransa,italya,messi,neymar,fifa,uefa,dünya kupası ne zaman,

VOLEYBOL TARİHİ

VOLEYBOL - MİNTONETTE

1895'de, eğitmen William G. Morgan, YMCA' da (Young Men's Christon Association), işadamları sınıfları için basketbol, beysbol, tenis ve hentbol öğelerini harmanlayarak basketboldan daha az fiziksel güç gerektiren bir oyun geliştirmeye karar verdi.
türkiyede ilk voleybol ne zman oynandı, voleybol il kez nerede ve ne zaman oynandı, voleybol tarihi, voleybol terimleri, voleybol tarihçesi
türkiyede ilk voleybol ne zman oynandı, voleybol il kez nerede ve ne zaman oynandı, voleybol tarihi, voleybol terimleri, voleybol tarihçesi

Voleybol oyunu mintonette adıyla yarattı. Morgan tenisten fileyi aldı ve bunu zeminden ortalama bir erkeğin boyunun biraz üstünde kalacak şekilde 2.10 m yüksekliğe yerleştirdi. Mintonette oyunu, en kısa söyleyişle, "topu yere düşürmeden karşı alana atmak" diye tanımlanabilirdi. Yani topa havadayken vurmak. Oyunu izleyenlerden Profesör Albert T. Halstead "Mintonette" yerine "volley Ball" adını önerdi. "Volley " tenis ile futbolda kullanılan bir terimdi. "Topa yere değmeden vurmak" anlamına Mintonette oyununun temel özelliğine çok uygun düştüğü için bu ad hemen benimsendi. 

1952 yılında, yani elli altı yıl sonra, A.B.D Voleybol birliği bu iki sözcüğü birleştirerek 'Volleyball' diye yazılmasına karar vermiştir.

Voleybol Kronolojisi

1895: William G. Morgan voleybol oyununu ilk kez ortaya çıkardı.
1900: Oyun için özel bir top kullanılmaya başlandı.
1916: Filipinler'de, hücüma dönük pas ve smaç organizasyonu tanıtıldı.
1917: Set sayıları 21 sayıdan 15 sayıya değiştirildi.
1920: Üç vuruş ve arkadan hücum kuralları eklendi.
1930: İlk iki kişilk sahil oyunu oynandı.
1947: Uluslararası Voleybol Federasyonu (Federation Internationale De Volley-Ball - FIVB) kuruldu.
1948: İlk 2 kişilik sahil turnuvası düzenlendi.
1949: İlk Dünya Şampiyonası Çekoslovakya, Prag'da gerçekleşti. Çekoslovakya şampiyon oldu.
1952: Bayanlar arası ilk Dünya Şampiyonası Moskova'da yapıldı ve Sovyetler Birliği şampiyon oldu.
1964: Voleybol Tokyo Olimpiyatlarında oyunlara eklendi.
1983: Profesyonel Voleybol Birliği (AVP) kuruldu.
1986: Bayanlar Profesyonel Voleybol Birliği (WPVA) kuruldu.
1990: Dünya Ligi oluşturuldu.
1995: Voleybol 100 yaşına girdi!
1996: 2 kişilik sahil voleybolu Olimpiyat Sporu olarak kabul edildi.
2002: Sahil voleybolu ölçüleri 8m x 8m boyutuna indirildi.

Türkiye'de Voleybol

Başlangıç Dönemi (1919-1951)

Voleybol Türkiye'ye Birinci Dünya Savaşı'nı izleyen Mütareke günlerinde geldi. 1919-1925 yılları arasında İstanbul'da YMCA'in müdürlüğünü yapan Dr. Deaver adlı Amerikalı, derneğin spor salonunda voleybol oynatmaya başlamış, kısa zamanda beden eğitimi öğretmenlerimizin ilgisini bu yeni spor oyununa çekmeyi başarmıştı.

1919'da voleybol daha Avrupa'ya yayılmış değildi. Bulunalı topu topu yirmi dört yıl olmuş, hele smaçla oynanmaya başlanışının üstünden daha ancak altı yıl geçmişti. Calaloğlu'ndaki Erkek Muallim Mektebi'nin beden eğitimi öğretmeni olan ünlü spor adamı Selim Sırrı TARCAN, YMCA'de görüp oynadığı voleybolu, bedensel yetenekleri geliştiren, temiz bir spor oyunu olarak benimseyip öğrencilerine öğretmeye başladı. 1920-1924 yılları arasında Erkek Muallim Mektebi'nden çıkan beden eğitimi öğretmenleri de bu sporu kısa sürede okullarımız yaydılar. 

Kabataş, Vefa, Pertevniyal, Galatasaray, İstiklal, Haydarpaşa, İstanbul liselerinde yoğunlaşan çalışmalar, önce okullar arası turnuvalara yol açtı. Voleybol oynayan çocuklar okullardan mezun olmaya başlayınca da, çalışmalar üniversitelere, kulüplere doğru genişledi. Bu gün bir basketbol yuvası olarak bilinen İstanbul Teknik Üniversitesi, o zamanki adıyla Yüksek Mühendis Mektebi, 1924-1944 yılları arasında voleybolun beşiğiydi. Ankara'daki Siyasal Bilgiler Fakültesi, o zamanki adıyla Mülkiye Mektebi de, voleybola öncülük eden bir yüksek okuldu.

Basketbol Tarihi için tıklayınız...

türkiyede ilk voleybol ne zman oynandı, voleybol il kez nerede ve ne zaman oynandı, voleybol tarihi, voleybol terimleri, voleybol tarihçesi, türkiye voleybol tarihçesi, türkiye voleybol federasyonu, 

TÜRKİYE'DE ATLETİZM TARİHÇESİ

atletizm tarihi, ilk atletizm yarışları, türkiyede atletizm tarihçesi,

TÜRKİYE'DE ATLETİZM

Osmanlı İmparatorluğunda 1870 yılında Galatasaray Lisesi’ne gelen beden eğitimi öğretmeni Curel ilk atletizm çalışmalarını başlattı ve böylelikle Osmanlı Devleti de atletizmle tanışmış oldu. İlk yarışmalar bu beden eğitimi öğretmeni sayesinde Kâğıthane’de yapıldı. 

1900’den sonra atletizm çalışmaları diğer okullarında ilgisini çekmeye başladı ve böylece atletizm Osmanlı Devletinde yayılmaya başladı. 1924 Paris Olimpiyatlarında kazanılan deney Türk atletizminde dönüm noktası oldu. Almanya’dan getirilen antrenör(çalıştırıcı) Alexi Abraham modern atletizm çalışmalarını başlattı. 1939’da başlayan Balkan Oyunlarında Türkiye, 1940’da atletizmde Balkan Şampiyonluğunu kazandı. Bu arada Türk atletizm ekibi Doğu Akdeniz Şampiyonluğunu iki yıl arka arkaya kazandığı gibi, Londra Olimpiyat Oyunları’nda Olimpiyat üçüncülüğünü kazanma başarısını da gösterdi. 

1940 yılından sonra Türk atletizmi yükselmeye devam etti. Ancak bu yükseliş 1950’li yıllara kadar sürdü. 1960 yılından sonra Türkiye’de atletizme ilginin ve desteğin azalmaya başladı. Bu tarihten itibaren atletizm sporuyla uğraşan sporcu sayısında büyük bir azalış oldu. Bu dönemden başlayarak Türk atletizmi birkaç yetenekli sporcunun kişisel başarısıyla yetinmek zorunda kaldı.

Türkiye’de atletizm çalışmaları Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından yürütülmektedir. 1923 yılında kurulan Türkiye Atletizm Federasyonu, Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonuna(IAAF) bağlı bulunmaktadır. Türkiye’de atletizm faaliyeti, IAAF’ca kabul edilen uluslararası dallarda yapılmaktadır. Türkiye’de çok az sayıda belli başlı bağımsız atletizm alanı bulunmaktadır. Bunlardan biri Ankara’da diğeri ise İzmir’dedir. Bunlardan başka İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa gibi illerde statlarda atletizm pistleri bulunmaktadır. Türkiye’nin tartan adı verilen plastik-kauçuk karışımı maddeden oluşan tek pisti İzmir Atatürk stadındadır.


atletizm tarihi,ilk atletizm yarışları,türkiyede atletizm tarihçesi,türk atletizm federasyonu,türk atletler,ıaaf,osmanlı imparatorluğu,türk atletizm tarihi

AĞIR SIKLET BOKS ŞAMPİYONLARI

wbo, ıbf, wbc, dünya ağır sıklet boks şampiyonları, ağır sıklet bok sıralaması, Wladimir Klitschko, Eddie Chambers, Ray Austin, John Ruiz, Oleg Maskaev, Alexander Povetkin,

WBA,WBC,IBF ve WBO Ağırsiklet Sıralamaları

Boksta dünyanın en büyük 4 federasyon WBC (World Boxing Council)Dünya Boks Konseyi,WBA    (World Boxing Association)Dünya  Boks Birliği,IBF (International Boxing Federation)Uluslararası Boks Federasyonu ve WBO (World Boxing Organization)Dünya Boks Organizasyonu’nun Ağırsikletteki dünya şampiyonları şu isimlerden oluşuyor WBA-)David Haye,WBC-)Vitali Klitschko,IBF-Wladimir Klitschko,WBO-Wladimir Klitschko.Bunun dışında 4 büyük federasyonun ağırsikletteki dünya şampiyonları ve sıralamaları şu şekilde.

(Federasyonlardan birinde dünya şampiyonluğu ünvan maçına çıkmak için sıralamada ilk 15’in içinde bulunulması gerekir o yüzden ilk 15’i verdik.)

Haye'in Valuev'i yenerek WBA Ağırsiklet Dünya Şampiyonluğu kemerini kazandığı maçtan sonraki bir görüntü
Haye’in Valuev’i yenerek WBA Ağırsiklet Dünya Şampiyonluğu kemerini kazandığı maçtan sonraki bir görüntü

WBA

Dünya Şampiyonu:David Haye (İngiltere)

John Ruiz (A.B.D)
Kali Meehan (Avustralya)
Ruslan Chagaev(Özbekistan)
Nikolay Valuev (Rusya)
Dennis Boytsov (Rusya)
Alexander Ustinov (Rusya)
Ray Austin(A.B.D)
Odlanier Solis (Küba)
Samuel Peter (A.B.D)
Tomasz Adamek (Polonya)
Denis Bakhtov (Rusya)
David Rodriguez (A.B.D)
) Sebastian Koeber (Almanya)
Chris Arreola (A.B.D)
Rene Detweiler (Almanya)
WBC Dünya Şampiyonu Vitali Klitschko ve kardeşi WBO ve IBF Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko
WBC Dünya Şampiyonu Vitali Klitschko ve kardeşi WBO ve IBF Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko

wbo, ıbf, wbc, dünya ağır sıklet boks şampiyonları, ağır sıklet bok sıralaması, Wladimir Klitschko, Eddie Chambers, Ray Austin, John Ruiz, Oleg Maskaev, Alexander Povetkin,

WBC

Dünya Şampiyonu:Vitali Klitschko (Ukrayna)

Ray Austin (Amerika Birleşik Devletleri)
Oleg Maskaev (Kazakistan)
Odlanier Solis (Küba)
Alexander Povetkin (Rusya)
Kevin Johnson (Amerika Birleşik Devletleri)
James Toney (Amerika Birleşik Devletleri)
Manuel Quezada (Amerika Birleşik Devletleri)
Denis Boytsov (Rusya)
Samuel Peter (Nijerya)
Thomasz Adamek (Polonya)
Derrick Rossy (Amerika Birleşik Devletleri)
Francesco Pianeta ( İtalya)
Evander Holyfield (Amerika Birleşik Devletleri)
Jonathan Banks (Amerika Birleşik Devletleri)
Juan Carlos Gomez (Küba)
IBF ve WBO Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko

IBF ve WBO Dünya Şampiyonu Wladimir Klitschko

IBF

Dünya Şampiyonu:Wladimir Klitschko

Alexander Povetkin (Rusya)
Boşta
Eddie Chambers (A.B.D)
Samuel Peter (A.B.D)
Dennis Boytsov (Rusya)
Oleg Maskaev (Kazakistan)
Alexander Dimitrenko (Ukrayna)
Ruslan Chagaev (Özbekistan)
Tomasz Adamek (Polonya)
Nikolai Valuev (Rusya)
Ray Austin (A.B.D)
James Toney (A.B.D)
Fres Oquendo (Porto Riko)
Jonathan Banks (A.B.D)
David Tua (Samoa)

WBO

Dünya Şampiyonu:Wladimir Klitschko

1-)  Eddie Chambers (A.B.D)
2 -) Alexander Povetkin (Rusya)
3 -) David Tua (Samoa)
4-) Denis Boytsov (Rusya)
5-) Brian Minto (A.B.D)
6-)Alexander Dimitrenko (Ukrayna)
Kevin Johnson (A.B.D)
Rene Detweiller (Almanya)
Chris Arreola (A.B.D)
Ruslan Chagaev(Özbekistan)
James Toney (A.B.D)
Sam Sexton (İngiltere)
Gonzalo Omar Basile (Arjantin)
Chauncy Welliver (A.B.D)
Alex Leapai (Avustralya)




ağır sıklet boks sıralaması, Alexander Povetkin, dünya ağır sıklet boks şampiyonları, ıbf, John Ruiz, Oleg Maskaev, wbc, wbo, Wladimir Klitschko, boksörler, boks tarihi, 

ENGELLERİ AŞAN ŞAMPİYONLAR

Bedensel engelli milli yüzücü Beytullah Eroğlu, Dünya Bedensel Engelliler Yüzme Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.

engelli şampiyon sporcular, engelli dünya şampiyonu sporcular, engelli sporcular, ampute futbol takımı şampiyon, beytullah eroğlu yüzme, umut burunlular bilek güreşi, w1 dünya şampiyonu okçular

Bedensel engelli milli yüzücü Beytullah Eroğlu, başarılarına bir yenisini ekleyerek Dünya Bedensel Engelliler Yüzme Şampiyonası'nda kariyerindeki ilk dünya şampiyonluğunu elde etti.

Uluslararası Paralimpik Komitesi'nden yapılan açıklamaya göre Meksika'nın başkenti Meksiko'da organize edilen şampiyonada, milli sporcu, 50 metre kelebekte 38,35 saniyelik derecesiyle rakiplerini geride bırakarak altın madalya kazandı.

Engelli sporcu bilek güreşinde dünya şampiyonu oldu

engelli şampiyon sporcular, engelli dünya şampiyonu sporcular, engelli sporcular, ampute futbol takımı şampiyon, beytullah eroğlu yüzme, umut burunlular bilek güreşi, w1 dünya şampiyonu okçular

Bulgaristan'ın Sofya kentinde düzenlenen Bedensel Engelliler Bilek Güneşi Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Ümit Burunlular, dünya şampiyonu oldu.

Çanakkale'de geçirdiği trafik kazasının ardından ayaklarını kullanamaz hale gelen ve 5 yıl önce bilek güreşi sporuna başlayan Çanakkale Sakatlar Derneği Başkanı Burunlular, yaptığı yazılı açıklamada, kazandığı şampiyonluğu şehitlere armağan ettiğini söyledi.
Şampiyonaya 72 ülke ve bin 400 sporcu katıldığını belirten Burunlular, "Dünya Şampiyonası'nda ağır sıklet kategorisinde 11 sporcu vardı. Bu sporcular arasından dünya birincisi olduğum için çok mutluyum. Bulgaristan'daki büyükelçilik yetkililerine teşekkür ederim, bana çok destekleri oldu." ifadesini kullandı.

Türkiye W1 Milli Takımı dünya şampiyonu oldu

engelli şampiyon sporcular, engelli dünya şampiyonu sporcular, engelli sporcular, ampute futbol takımı şampiyon, beytullah eroğlu yüzme, umut burunlular bilek güreşi, w1 dünya şampiyonu okçular

Bedensel Engelliler Dünya Okçuluk Şampiyonası’nda Türkiye W1 Milli Takımı şampiyonluğa ulaşırken, bireysel olarak Merve Nur Eroğlu ve Ömer Aşık da dünya ikincisi oldu.

Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Çin’in başkenti Pekin’de 10 Eylül’de başlayan şampiyonada Naci Yenier, Ömer Aşık ve Yiğit Caner Aydın’dan oluşan Türkiye W1 Milli Takımı, dünya şampiyonluğuna ulaştı.

Organizasyonda Merve Nur Eroğlu, klasik yay branşında, Ömer Aşık ise W1’de dünya ikincisi olma başarısı gösterdi.

Ampute Futbol Milli Takımımız Avrupa Şampiyonu oldu

engelli şampiyon sporcular, engelli dünya şampiyonu sporcular, engelli sporcular, ampute futbol takımı şampiyon, beytullah eroğlu yüzme, umut burunlular bilek güreşi, w1 dünya şampiyonu okçular

Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılan Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası'nın final karşılaşmasında Türkiye, İngiltere'yi 2-1 yenerek şampiyon oldu.

TFF'nin "Türkiye Futbol Oynuyor" projesi kapsamında destek verdiği Bedensel Engelliler Spor Federasyonu bünyesinde bulunan Ampute Futbol Milli Takımı, EAFF Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası final maçında İngiltere ile karşılaştı. Vodafone Park'ta oynanan karşılaşma 2-1 Türkiye'nin üstünlüğü ile son buldu. Bu sonuçla Türkiye, EAFF Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası'nda şampiyon oldu.





engelli şampiyon sporcular, engelli dünya şampiyonu sporcular, engelli avrupa şampiyonu sporcular, ampute futbol takımı şampiyon, beytullah eroğlu yüzme, umut burunlular bilek güreşi, w1 dünya şampiyonu okçular

DÜNYA BASKETBOL YILDIZLARI-6 (KEVIN LOVE)

kevin love, kevin love hayatı, nba kevın love, kevin love bilinmeyen özellikleri, kevin love hakkında merak edilenler, kevin love özel hayatı, kevin love numarası, kevin love sevdiği şeyler,

KEVIN LOVE KİMDİR?

Ne zaman ve nerede doğdu? 

7 Eylül 1988, Santa Monica / Kaliforniya

Mezun Olduğu Lise; Lake Oswego Lisesi / Oregon

Kolej Kariyeri; UCLA ama 1 sene oynadıktan sonra erken profesyonel oldu.

Ailece Sporcu, Ailece Celebrity

Babası eski NBA oyuncularından, Los Angeles Lakers ve Washington Bullets formaları giyen Stan Love.

Teyzesi  Kathleen McCartney Hearst, zamanın ünlü triatloncularından.

Amcası Mike Love, dünyaca ünlü Beach Boys müzik grubunun assolisti. Aynı zamanda dünya tarihinin en önemli TOP10 şarkılarından biri olarak kabul edilen “California Girls.”ün de yazarı…

Babasının kuzeni Brian Wilson da bu efsane müzik grubunun beyni.

Kaç Kardeşi Var ?

Collin adında bir abisi ve Emily adında bir kızkardeşi var.

Amerikan Futbolu ve Beyzbol Aşkı ama Basketbol Kariyeri

Lise yıllarında basketbola değil, amerikan futbolu ve beyzbol hastası. Ama ailesi onu adeta zorla basketbola kanalize ediyor ve bugün gelinen noktaya bakarsak, haksız da sayılmazlar!

KEVIN LOVE Göbek adı

Wesley. Ailesinin bu ismi koyma nedeni de, NBA Washington Bullets efsanelerinden Wes Unseld. Ünlü basketbolcu aynı zamanda çok yakın bir aile dostlarıymış..

En Meşhur Lakabı; K-Love

En Sevdiği Yemek; Annesinin yaptığı; fettuccine alfredo.

En Sevdiği TV Show’u; Entourage

NBA’e ilk girdiği sene en beğendiği oyuncu; Steve Nash

EA Sports Kapak Yıldızı

İnanılmaz bir kolej kariyeri vardı. Ve UCLA tarihinin en önemli parçalarından biriydi. 17.5 sayı, 10.6 ribaund ortamaları ve tam 23 double-double istatistikleri onu NCAA Basketball 2009’un kapağı yapmıştı.

KEVIN LOVE 5Ne Nike Ne Adidas Ne Reebok

Ünlü sporcuların, özellikle basketbolcuların % 90’i bu üç büyük marka tarafından kapatımış durumda.  Ama onun ayakkabı sponsoru bir Çin Markası olan  “361 Degrees “

Memphis Grizzlies draft etti ama 1 maç bile oynamadı!

2008 Draftında 1.Tur 5.sıradan seçildi ama çok oyunculu takas sonrası, Minnesota Timberwolves’a takas edildi. Ve 2014’e dek orada oynayıp, geçen sene Cavaliers’e transfer oldu.

42 ve SIFIR Numaralar Nereden Geliyor ?

42 numarayı seçme nedeni, efsane basketbolculardan Connie Hawkins’in hikayeleriyle büyümesi. Babası ona uyurken bile masal diye onun basketlerini, maçlarda yaptıklarını anlatırmış.

Lise, kolej ve NBA’de Wolves kariyeri boyunca hep 42 numaralı formayı giymiş ama Cavaliers’e geldiğinde, Nate Thurmond sonrası 42 numaralı forma emekliye ayrıldığı için giyememiş.

Aslında UCLA’de de 42 numara Walt Hazzard’dan sonra emekliye ayrılmıştı ama ondan aldığı özel izinle bu numarayı giymişti.

Cavs’da bunu istememesinin iki nedeni var; 1.Hem büyüğüdü yer olan Oregon, hem de şimdi yaşadığı Ohio’nun sıfıra benzerliği olan 0 harfi ile başlaması. Bir diğer neden de teniste 0’a kendisinin ismi olan Love denmesi..

Farklı Takımlarda Oynadığı En Yakın NBA Arkadaşı

UCLA’de 1 sene beraber oynadıkları ve aynı sene erken profesyonel oldukları  ve Oklahoma City Thunder’da oynayan Russell Westbrook. 2.olarak da Los Angeles Clippers’da forma giyen Blake Griffin.

KEVIN LOVE En Sevdiği Müzik

Rap, caz, rock and roll, country music ve diğerleri. Her türlü müziği dinliyor.

En Sevdiği Renkler; Siyah ve Beyaz

28 Sene Sonra Gelen NBA Rekoru

31 sayı atıp, 30 ribaund aldığı New York Knicks maçı.. 12 Kasım 2010 tarihinde oynanan karşılaşma NBA tarihinin 28 sene sonra gelen ilk 30-30 +  istatistiği idi.

Evli mi, Sevgilisi ve Çocuğu Var mı ?

Çocuğu yok ve evli değil ama ünlü Amerikalı aktris Cody Horn ile flört ediyor.

3 Sayı Atmak mı, Ribaund Almak mı, Blok Yapmak mı ?

Üçünde de çok başarılı hatta Mr. double-double, block-busters gibi lakapları da olan yıldız oyuncu, tercihini 3 sayıdan yana kullanıyor.


kevin love, kevin love hayatı, nba kevın love, kevin love bilinmeyen özellikleri, kevin love hakkında merak edilenler, kevin love özel hayatı, kevin love numarası, kevin love sevdiği şeyler,

DÜNYA BASKETBOL YILDIZLARI-7 (STEPHEN CURRY)

stephen curry, stephen curry kimdir, stephen curry kariyeri, stephen curry biyografisi, stephen curry hayatı, nba yıldızları stephen curry, stephen curry rekorları, basketbol yıldızları

STEPHEN CURRY KİMDİR?

Doğum Yeri : ABD
Doğum Tarihi : 14.3.1988 

National Basketball Association (NBA) takımlarından Golden State Warriors forması giyen Amerikalı profesyonel basketbol oyuncusu.

1.91 boyunda 86 kg ağırlığında bulunan Curry, oyun kurucu pozisyonunda görev almaktadır. Fakat Amerikalı oyuncu takımı zorda kaldığında gerektiği zaman Şutör gard pozisyonunda da oynayabilecek kapasiteye sahiptir.

2011 yılında Ayesha Curry ile evlenmiş, Riley ve Ryan Carson adında iki kız çocuğu olmuştur.

Curry üniversite kariyeri boyunca 2006-2009 yılları arasında Davidson Koleji'nde basketbol oynayıp eğitimini tamamlamıştır.

Amerika'lı oyuncunun 2008-09 sezonunda gösterdiği maç başına 28.6 sayılık harika performansı onun ülkenin en yüksek skor ortalamasına sahip kolej oyuncusu olmuştur. Ayrıca NCA konferansında yılın 5'ine seçilme başarısı göstermiştir.

Curry Davidson kariyerinde 2 kez Yılın en iyi Güney Konferansı oyuncusu seçilmiş ve John R. Wooden Ödülünü kazanma başarısı göstermiştir. Ayrıca bir maçta en çok faul sokan oyuncu 30 kere bir sezonda en çok üçlük sokan oyuncu rekorlarını kırmış ve üniversite tarihine geçmiştir.

Stephen Curry, eski NBA oyuncusu Dell Curry ve eski voleybolcu Sonya Curry'nin oğludur.

23 Nisan 2009'da Stephen Curry 3 yılını geçirdiği kolejden ayrılıp 2009 NBA Seçmeleri'ne katılacağını duyurmuştur.

25 Haziran tarihinde seçmelerde 7. sıradan Golden State Warriors takımı tarafından seçilmiştir. Curry 27 Şubat, 2013 tarihinde New York Knicks'e karşı 54 sayı atarak kariyer sayı rekorunu kırmıştır.

2012-13 sezonunda normal sezonda tam 272 adet üçlük atarak NBA rekoru kırıp bir sezonda en fazla üçlük atan oyuncu olarak tarihe geçse de 2015-16 sezonunda tam 402 üçlük atarak rekorunu 130 üçlük geliştirmiştir.

Ayrıca Curry Türkiye'de düzenlenen 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası'nda mücadele etmiş olan ABD kadrosunda yer almış ve turnuvada iyi performans sergilemiş, ülkesinin şampiyon olup altın madalya almasında katkıda bulunmuştur.

2016-17 sezonunda New Orleans Pelicans karşısında attığı 13 üçlükle bir maçta en fazla üçlük atma rekorunu kırdı.

Lise kariyeri ve ilk yılları: 

Akron, Ohio doğumlu sporcu ailesi olan Steph Curry babası Dell ve annesi Sonya Curry'nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir.

Kuzey Karolina eyaletinin Charlotte kentinde yer alan Charlotte Hristiyan Okulunda basketbol oynamaya başlamıştır.

Curry ilk sezonunda etkili bir performans sergileyerek takımıyla birlikte liseler arası devlet şampiyonasını kazanma başarısı göstermiştir ve oyunuyla turnuvanın MVP'si seçilme onuruna erişmiştir.

Amerika'lı oyuncu sezonda %48 ile üçlük sokarak lisede en iyi üçlükçülerden biri olarak tanımlanmıştır. Daha sonra ona üniversite için Curry Hokies ve Davidson Koleji gibi ülkenin önemli takımlardan burslu teklif gelse de o bu teklifleri nazikçe geri çevirip eğitimi bitene kadar Hristiyan okulundaki lise kariyerine devam etmiştir.

Curry lise kariyeri bittikten sonra NCAA'nin önemli takımlarından Davidson Koleji'nin teklifini kabul ederek oraya gitmiştir.

Kolej Kariyeri 

Curry takım koçunun övgülerini aldıktan sonra sezondaki en verimli performansını Michigan Üniversitesi ile oynanan maçta 32 sayı 4 asist 9 ribauntluk istatistikleriyle göstermiştir.

Curry kolejdeki ilk sezonunda maç başına 21.5 sayı 4.6 ribaunt 2.8 asist ortalamalarıyla harika bir performans sergilemiştir ve 2007 NBA Seçmeleri'nde 2. sıradan seçilen Teksas'ta forma giymiş Kevin Durant'ten sonra konferansta sezonda bir sezonda maç başına en çok sayı tutturan oyuncusu olma başarısı göstermiştir. Amerika'lı oyuncu ilk sezonunda kolejde toplam 113 tane üçlük sokmuştur ve NCAA rekoru kırarak tarihe geçmiştir. Ayrıca 6 Şubat tarihinde Tennessee Üniversitesine karşı kolej kariyerindeki 502. sayıyı kaydederek NCAA turnuvasında 1. yılında o rakamı geçen ilk oyuncu olarak tarihe geçmiştir.

Curry 15 Mart, 2007 tarihinde NCAA turnuvası final maçında Maryland Üniversitesine karşı 82-70 kaybederek turnuvada 2. olsalarda 30 sayı üreterek takımı için elinden geleni yapmıştır.

Amerikalı oyuncu sezonda gösterdiği performansıyla Yılın Güney Konferansı Birinci Sınıf Öğrencisi seçilmiş NCAA turnuvasında MVP olma onuruna erişmiştir.

Curry ayrıca NCAA Turnuvanın en iyi 5'i ve Yılın en iyi 1. sınıf 5'ine seçilme başarısı göstermiştir. Amerikalıbasketbolcu sezonda gösterdiği Sırbistan'da düzenlenicek olan 2007 FIBA U-19 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda mücadele edicek Amerika millî takımı kadrosuna davet edilmiştir.

Curry turnuvada maç başına sadece 18 dakika gibi bir süre almasına rağmen maç başına %45 şut yüzdesi 9.4 sayı 3.8 asist 2.2 asist ortalamalarıyla oynayarak millî takımının gümüş madalya kazanmasında yardımcı olmuştur.

NBA Kariyeri 

Golden State Warriors 

2009-10 sezonu 

Curry başarılı geçen 3 yıllık üniversite kariyerinden sonra Haziran ayında yapılan 2009 NBA Seçmeleri'ne katılıp 1. tur 7. sıradan Golden State Warriors tarafından seçilmiştir. Ardından Temmuz, 2009 yılında Warriors takımı ile 12.700.000 $ değerinde 4 yıllık sözleşme imzaladı.

Curry ilk NBA maçına 28 Ekim, 2009 tarihinde Houston Rockets ile oynanılan karşılaşmada çıktı ve bu maçta 36 dakika süre oyunda kalıp 14 sayı 7 asist 4 top çalma 2 top kaybı istatistikleriyle oynadı. Amerikalı oyuncu 23 Ocak, 2010 tarihinde Monta Ellis'in sakat olmasınında etkisiyle daha fazla süre aldığı maçta New Jersey Nets' e karşı 32 sayılık harika performansıyla kariyer sayı rekorunu kırdı.

Curry 10 Şubattarihinde Dallas Mavericks ile oynanan maçta 11/7 üçlük atışı ile 36 sayı 13 asist 10 ribaunt'luk performansıyla kariyerinde ilk defa Triple-double yaptı ve kariyer sayı rekorunu bir kez daha kırdı. Amerikalı oyuncu 7 Nisan tarihinde 27 sayı 14 asist 8 ribaunt 7 top çalma istatistikleriyle oynadığı maçta harika performansıyla quadruple-double yapmaya çok yaklaştı.

Curry 2010 haftasonunda düzenlenen NBA All-Star yarışmasında oynanacak çaylaklar maçına davet edilmiştir ve maçta batı takımında forma giyerek 14 sayı atmıştır. Ayrıca NBA All-Star'da üç sayı yarışmasına katılmış ve yarışmanın 2. turunda 20 puan toplayıp harika bir performans sergilesede 2. turda Celticsli Paul Pierce'ye yarışmayı kaybetmiştir.

Amerikalı oyuncu 14 Nisan, 2010 tarihinde yılın son normal sezon maçında Portland Trail Blazers'a karşı 42 sayı atarak kariyer sayı rekorunu aynı sezonda 3. kez kırmıştır ve takımının maçı kazanmasında çok büyük pay sahibi olmuştur.

Curry sezonda gösterdiği performansla Yılın çaylağı ödülü için en güçlü adaylardan biri olmuştur. Fakat ödülü Sacramento Kings'in yıldız Oyun kurucu'su Tyreke Evans'a yapılan oylamayla birlikte kaybetmekten kurtulamamıştır ve yapılan oylamada 2. sırada kalmıştır.

Curry çaylak sezonunda NBA'de %43.7 üçlük yüzdesi ile oynayarak tüm çaylaklar arasında birinci olma başarısı göstermiştir ve normal sezonda toplam 166 üçlük atmıştır.

Amerikalı oyuncu ayrıca gösterdiği iyi performansıyla NBA Yılın En İyi Çaylak Beşine seçilme başarısı göstermiştir. Curry 2009-10 NBA'deki ilk sezonu normal sezonda 80 maçta forma giymiş maç başına 36 dakika oyunda kalıp 17.5 sayı 4.5 ribaunt 5.9 asist ortalamalarıyla oynayarak harika bir sezon geçirmiştir.

2011-12 Sezonu: Sakatlıklar Yılı 


Sahip olduğu üçlük rekorları ve potaya olan uzak şutları dolayısıyla birçok basketbol oyuncusu ve eleştirmeni tarafından Curry, NBA tarihinin en iyi şutörü olarak gösterilmektedir.

Mayıs 2011'de, geçirdiği sakatlıktan dolayı sağ bileğinden bir ameliyat geçirdi. Bileği sonraki sezon başlamadan iyileşti fakat sezon öncesinde ve 4 Ocak'taki San Antonio Spurs maçında bileğini burktu. 22 Şubat'ta Phoenix Suns maçında sağ ayağında bir tendonunu zorladı. Nisan'da bir başka ameliyat geçirdi. Toplamda sadece 25 normal sezon maçına çıktı ve maç başı 14.7 sayıyla oynadı.

2012-13 Sezonu: Geri Dönüş

Sezon öncesinde 4 seneliğine 44 milyon dolar olarak antlaşmaını uzattı. Birçok basketbol yazarı bunu Golden State Warriors için Curry'nin daha önceki sakatlıklaından olayı "riskli" bir hareket olarak yorumladı. Attıkları sayılar ve üçlükler sayesinde takım arkadaşı Klay Thompson ve kendisi için "The Splash Brothers" (Sıçrayan Kardeşler) denmeye başlandı.

27 Şubat'ta New York Knicks maçında 54 sayı atarak kariyer rekoru kırdı. Maçta 11 üçlük atarak kulüp ekoru kırdı ve NBA rekoruna ortak olmayı bir üçlükle kaçırdı. Ligin son maçında lig tarihinde bir sezonda en fazla üçlük atma rekorunun sahibi oldu. Maç başına 22.9 sayı ve 6.9 asist ortalaması tutturdu.

Warriors sezonu 47 galibiyet ve Batı Konferansı'nda 6. olarak bitirdi. Play-off'ların ilk raundunda Denver Nuggets ile eşleşti. Golden State Nuggets'ı altı oyunun sonunda yenmeyi başardı ve ikinci raundda San Antonio Spurs ile eşleşi. Curry kaybettikleri birinci maçta 44 sayı attı.[20] Warriors altı maçın ardından elendi.

Şubat'ta ilk defa NBA All-Star'a katıldı ve Batı takımında yer aldı. 24 sayı ve 8.5 asistli ortalamasının sayesinde ilk defa NBA yılın ikinci beşi'ne seçildi. Altıncı olarak bitirdikdikleri normal sezonun ardından play-off'larda Los Angeles Clippers ile eşleşti. Dördüncü maçta 33 sayı ve play-off kariyer rekoru olan 7 üçlük attı. Warriors seriyi yedi maç sonunda kaybetti.

2014-15 Sezonu ve MVP olması 

NBA'in internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, oynadığı 80 karşılaşmada 23,8 sayı (lig 6'ncısı), 7,7 asist (6'ncı) ve 2,04 top çalma (4'üncü) ortalamalarına ulaşan Curry, 2014-2015 sezonunda MVP ödülünü kazandı.

27 yaşındaki Curry böylece Warriors, 1959-1960 sezonunda Philadelphia kentinin takımıyken MVP seçilen Wilt Chamberlain'den sonra kulüp tarihinde ödüle layık görülen ikinci isim oldu.

Maç başına 32,7 dakika sahada kalan Curry, "en düşük süre ortalamasına sahip MVP" olarak NBA tarihine geçti.

Warriors'ın 67 galibiyetle kulüp rekoru kırarak sezonu lider bitirmesinde başrol oynayan Curry, attığı 286 üç sayılık basketle kendisine ait NBA rekorunu geliştirdi. Üst üste 3. kez sezonun en fazla 3 sayı isabeti yakalayan ismi olan all-star oyun kurucu, yüzde 91,4 serbest atış isabetiyle sezonu lider tamamladı.

NBA Finaline çıkan takımı, Cleveland Cavaliers'ı 4-2 ile geçerek 40 yıl aradan şampiyonluk ipini göğüslemiştir.

2015-16 Sezonu: Rekorlar Sezonu 

Curry, 27 Ekim 2015'de sezonun açılış maçında yendikleri New Orleans Pelicans karşı 40 sayı attı. İlk periyotta 24 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı. Aynı zamanda bir önceki sezonun MVP'si olarak ilk maçında en fazla sayı atan Kareem Abdul-Jabbar'dan sonra, 41 sayı, ikinci kişi oldu. Ek olarak 1962'den beri Warriors'da Jeff Mullins ve Chris Mullin'den beri ilk defa üst üste 7. kez sezon açılış maçına katılan ilk kişi oldu.

31 Ekim'de 2 maç sonra yine Pelicans'a karşı 134-120 galibiyetinde 27'de 14 şut atarak 53 sayıya ulaştı. Curry, 1989-90 sezonunda Michael Jordan'ın ilk üç maçta attığı 118 sayıya ulaşan ilk kişi oldu. 24 Kasım'da Lakers'a karşı 24 sayı attı ve bu galibiyetle Warriors ilk 16 maçı kazanarak NBA tarihindeki en iyi başlangıcı yaptı. Warriors rekorunu 11 Aralık'da Boston Celtics'i iki kez uzatmaya kalan maçta yenerek 24 galibiyete taşıdı ancak ertesi gün Milwaukee Bucks'a yenildi.

28 Aralık'da Sacramento Kings'e karşı alınan 122-103 galibiyette 23 sayı 14 ribaunt (Kariyer rekoru) ve 10 asist ile kariyerinin altıncı triple-double'ını yaptı. Maçta, karşı takımda bulunan kardeşi Seth Curry ile karşılıklı olarak kariyerleri boyunca ilk defa maça çıktılar.

22 Ocak'da Indiana Pacers'a karşı alınan 122-110 galibiyette 29 sayı 12 asist ve 10 ribaunt istatiğiyle sezondaki ikinci kariyerinin yedinci triple-double'ını yaptı. Maçta 8 üçlük atarak 200 üçlüğe ulaştı ve böylece NBA tarihinde 4 sezon üst üste 200 üçlüğe ulaşan ilk kişi oldu.

3 Şubat'ta Washington Wizards'a karşı alınan 134–121 galibiyetinde 7'si ilk çeyrekte olmak üzere 11 üçlük attı ve kariyer rekoru kırarak ilk yarıda 36 sayı atarak 51 sayıya ulaştı. Ve bu sayıyla Michael Jordan ve Gilbert Arenas'ın Verizon Center'da attığı 51 sayı rekoruna ortak attı.

2016 NBA All-Star Haftasonu'nda Batı takımında üst üste üçüncü All-Star maçına katıldı. Üç sayı yarışmasında takım arkadaşı Klay Thompson'a kaybetti. Golden State Warriors 48–4 istatiği ile girdiği All-Star arasına NBA tarihinde bu 52 maçta 1995-96 sezonundaki Chicago Bulls'dan ve 1967-67 sezonundaki Philadelphia 76ers'dan bir galibiyet fazla alarak rekor kırdı.

25 Şubat'ta Orlando Magic'e karşı alınan 130-114 galibiyetinde 10 üçlük atarak 51 sayıya ulaştı. Curry bu sezonda üçüncü kez 50 sayıya ulaştı ve 2008-09 yılında Lebron James ve Dwayne Wade'den sonra ilk defa yapan kişi oldu.

Curry ayrıca bu maçla beraber 128 maç üst üste üçlük atarak Kyle Korver'ı geçti. İki gün sonraki maçta Warriors Oklahoma City Thunder'ı uzatmalarda Curry'nin 0.6 saniye kala attığı üçlükle yendi. Curry maçı 46 sayıyla tamamladı ve son saniye üçlüğüyle beraber 12 üçlük atarak NBA tarihinde bir maçta en fazla üçlük atma rekoruna ortak oldu (Kobe Bryant ve Donyell Marshall). Ayrıca kendi NBA rekorunu egale etti ve 288 üçlüğünü yeni rekor yaptı.

7 Mart'ta Orlando Magic'i yendikleri maçta 41 sayı attı ve NBA tarihinde bir sezonda 300 üçlük atan ilk kişi oldu. 1 Nisan'da 5.3 saniye kala kaçırdığı üçlükle beraber Boston Celtics'e 109-106 yenildi ve 27 Haziran 2015'den beri ilk defa evinde yenildi. Bu sonuçla beraber Warriors 54 maç Oracle Arena'da yenilmeyerek yeni bir NBA rekoru kırdı.

7 Nisan'da Warriors Curry'nin 27 sayı attığı San Antonio Spurs maçında rakibini 112–101 yenerek NBA tarihinde 70 galibiyete ulaşan ikinci takım oldu. Warriors 13 Nisan'da sezonun son maçı olan Memphis Grizzliesmaçında 402. üçlüğünü de bularak NBA tarihinde 400 üçlük barajını geçen ilk kişi oldu. 46 sayı attığı maçta rakiplerini 125–104 yenerek NBA tarihinde 73 galibiyetle 1995-96 sezonunda Chicago Bulls'un yaptığı 72 galibiyet rekorunu egale ederek NBA tarihinde bir sezonda en fazla galibiyet elde eden takım oldu.

Playoff'larda yaşadığı üst üste yaşadığı iki sakatlığa rağmen Warriors Houston Rockets'ı, ardından Oklahoma City Thunder serisinde 3-1'den efsanevi bir geri dönüş yaparak yenmeyi başardı.

Finallerde Cleveland Cavaliers'a karşı seriyi 3-1'e getirsede Cleveland NBA tarihinde bir ilke imza atarak, seriyi 3-3'e getirdikten sonra final maçında Golden State Warriors'u 93-89 skorla yendi ve seriyi 4-3 aldı. Ve böylece Curry ikinci şampiyonluğunu yaşayamadı. Curry final maçında 19'da 6 atarak sadece 17 sayıya ulaşabildi.


stephen curry, stephen curry kimdir, stephen curry kariyeri, stephen curry biyografisi, stephen curry hayatı, nba yıldızları stephen curry, stephen curry rekorları, basketbol yıldızları 

BOCA JUNİORS

Bu haber, boca tarihi, boca juniors, arjantin, maradona, ile ilgilidir.


Esteban Baglietto, Alfredo Scarpatti, Santiago Sana ve kardeşler Teodoro ve Juan Antonio Farenga tarafından 3April 1905'te yapılanlar, o zamanlardaki diğer arkadaş gruplarının Arjantin'de yaptığı şeylerden çok farklı değildi.

Futbola karşı inkar edilemez bir tutku ve bir takım kurmak. Bu davanın özelliği, bilmeden ülkedeki en büyük kulübün, küresel bir dev haline gelecek bir kulübün ve çok sayıda taraftarın tutkunun olacağı bir şey başlattıklarıydı. Baglietto'nun beklenmedik ziyaretçileri tarafından kesilen evindeki toplantı,

Plaza Solís'deki tezgah. Burada, o zamanlar geleneksel olan İngiliz prestijine dokunan 'Juniors' eklenmesiyle mahalle tarafından ödünç verilen isim üzerinde karar verdiler. Baglietto cumhurbaşkanı seçildi. Sonra, 21 Nisan 1905'te Independencia Sud'un gerekçesiyle Boca, tarihinin ilk maçında Mariano Moreno'yı 4-0 yendi.

RUH-RENKLERİ

Boca'nın bir ismi vardı, oynamak için bir adım ve onlara bir tutkuyla destek veren bir avuç İtalyan göçmen vardı, fakat onları tanımlamak için bir renk yoktu. O zamanlar futbol setleri kabaca dikildi, bu yüzden

Farengas'ın kızkardeşi Manuela, ilk maçları için bir takım bulmalarına izin vermek için beyaz gömleklerde birkaç siyah şerit dikti. Tek kısıtlama, o dönemin İngiliz kulübü olan mezunlar yüzünden kızıl ve beyaz olamazlardı. Boca da gökyüzü mavisini giydi ve kısa süre ince mavi çizgileri sonunda sonunda benimsedi.

Mavi ve sarı renkli, o sırada La Boca'da bulunan İsveç bayrağı renklerinden ilham alıyordu. Gemilerin altına geçen köprü üzerinde çalışan Juan Bricchetto, onlara fikir verdi. Başlangıçta sarı bir şeritle maviydi fakat daha sonra 1913'de sarı şerit yönüyle karıştırmaktan kaçınmak için sonunda geçen altın bir şablon benimsendi.

İlk yıllarında kendi zemini bulma zorluklarına rağmen, Boca'nın popülerliği büyümeye devam etti. Bocaide Meydanı'ndaki kuruluşundan ve Independencia Sud sahasındaki ilk maçtan bu yana Boca, Carboneras Wilson'la sınırdaş bir zemin üzerinde oynadı.

Ve sonra bölge hissedarlarının (1,500 ila 300) bir kaybı La Boca'da bir yer aramaya zorlanana kadar kısaca Wilde'ye yerleşmek için ayrıldı. Kulüp ilk olarak Ministro Brin, Senguel, Caboto ve Tununyan arasında yerleşti ve 1922'de kulüp bir kere daha Brandsen, Del Valle Iberlucea, Aristóbulo Del Valle ve Ferrocarril Sud izlerini bir kez kökleştirdi. Kulüp, ilk şampiyonluğunu,

1919'da ortaya çıkmıştı ve bu durum göze çarpan oyuncuların patlamasıyla aynı zamana denk geldi ve cesaretleri vardı ve daha sonra Xeneize'in (Cenevizliler) öncülerinden biri haline geldi. Bu oyuncular kaleci AméricoTesoriere, ikon Pedro Calomino ve cesur kalp Alfredo Garassino'ydu. La Boca'da, ahşap ayaklı bir stadyumda, Yirminci yüzyılın altın çağının ilk başarıları geldi. Toplamda altı First Division unvanını kazandı

(1919, 1920, 1923, 1924, 1926 ve 1930) ve üç Carlos Ibarguren Kupası (1919, 1923 ve 1924), Rekabet Kupası (1919 ve 1925), Copa de Honor (1920) ve Teşvik Kupası (1926) .


MARADONA BOCA'YA KATILIYOR

Boca, kendisinin olağanüstü bir geleceği öngörebileceği Arjantin fenomenini imzalayan pazarı temizledi ve ayrıca kendisini bir kulübün hayranı olarak gören ve 1979'da gençlik düzeyinde bir şampiyon oldu. Maradona'nın yanı sıra Miguel Brindisi,

Onunla birlikte Metropolitano kazanmak için belirleyici bir çift oluşturacaklarını söyledi. Boca, 20 maç kazandı, 10 topa çıktı, sadece 4 kere kaybetti ve 10 Nisan'daki yağışlı akşam Maradona, Fillol'un unutulmaz bir golü atarak mutlak bir lider olarak River 3-0'lık skorla gol attı. Bu unvan Boca ile Maradona arasında bir bağın başlangıcıydı ancak kısa bir süre sonra, 14 yıl sonra dönmek için Barcelona'ya satıldı ...

ŞİMDİ...

Bir efsane haline gelen antrenör Carlos Bianchi 2012'de geç saatlerde bir öğleden sonra dönerek kısa bir tartışma sonrasında Başkan Daniel Angelic ile anlaşma sağlanması için yaptığı faaliyetlerden kopuşunu kesti. La Bombonera'da, sunuş vesilesiyle bir kalabalık karşıladı.

2013, Boca ile üçüncü sezonunun başlangıcını işaret etti. Kulüp tarihindeki en başarılı antrenör resmen 5 Ocak'ta işine başladı ve hemen o sıcak sabah yeni sezona girmeye başladı. Dönüşü Juan Román Riquelme ile tekrar bir araya geldi.

1998 ve 2001 yılları arasındaki ortaklık Boca hayranlarına bu kadar çok sevinç veriyordu.


Bu haber, boca tarihi, boca juniors, arjantin, maradona, ile ilgilidir.

HURMANIN FAYDALARI

hurmanın faydaları, hurma yemenin faydaları nelerdir, hurmanın faydaları diyetisyen, hurmanın faydaları kısaca, hurma hangi hastalıklara iyi gelir,

Hurmanın Faydaları Nelerdir?

Uzmanlar daha çok oruç tutarken tüketilen hurmanın pek çok faydasının olduğunu ve aslında sürekli tüketilmesi gerektiğini söylüyor.

İşte hurmanın faydaları:

-Hafızayı geliştirir.

-Kolestrolü düşürür.

-Kanser önleyici etkisi vardır.

-Güçlü bir antioksidandır.

-Çocukların beyin gelişiminde önemlidir.

-Ülsere ve böbrek yetmezliğine faydalıdır.

-Yüksek oranda lifli olduğundan sindirim sistemini düzenler.

-Kan yapıcı özelliği vardır.

-B1, B2 vitamininin bir arada bulunmasından dolayı karaciğer güçlendiricidir.

-Barındırdığı fosfor ve kalsiyum ile kemik zayıflığına karşı vücudu korur ve hastalıkların azalmasını sağlar.

-Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltır.

-Boğaz ağrısı, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığına iyi gelir.

-Orucun hurma ile açılmasının faydası ise açlık nedeniyle hissedilen yorgunluğun geçmesine katkıda bulunmasıdır.

Kaynak: www.hastane.com.tr




hurmanın faydaları, hurma yemenin faydaları nelerdir, hurmanın faydaları diyetisyen, hurmanın faydaları kısaca, hurma hangi hastalıklara iyi gelir, 

TAHA AKGÜL

 taha akgül, taha akgül kimdir, taha akgül hayatı, taha akgül kariyeri, taha akgül aldığı madalyalar, avrupa şampiyonası güreş altın madalya, taha akgül biyografisi


TAHA AKGÜL KİMDİR?

Taha Akgül, 22 Kasım 1990 tarihinde Sivas'ta dünyaya geldi.

Halen Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi olan Akgül, güreşe 14 yaşında başlamıştır.

6 sene boyunca Sivas Güreş Eğitim Merkezi'nde eğitim alan Akgül, 2008 senesinde İzmir'e yerleşti ve 9 Eylül Üniversitesi'nde Türkçe okumaya başladı. Burada Milli Takım antrenörüyle tanıştıktan sonra hayatı değişti ve daha profesyonel eğitim almaya başladı.

Daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi adına güreşmeye başladı ve 2009 senesinde gençlerde Türkiye üçüncüsü oldu. Bu başarısından sonra dikkat çekti ve Milli Takım'a çağırıldı.

2011 senesinde Ankara Aski'ye transfer oldu.

2012 senesinde 40. kez düzenlenen Uluslararası Yaşar Doğu Güreş Turnuvası'nda altın madalya kazandı.

2014 senesinde Taşkent, Özbekistan'da yapılan Dünya Güreş Şampiyonası'nda birinci olarak yine altın madalya kazandı.

7-12 Eylül 2015 tarihleri arasında Las Vegas'ta düzenlenen Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası finalinde Azerbaycanlı rakibi Jamaladdin Magomedov’u 62 saniyede sayı tuşuyla (10-0) yenerek, tekrar altın madalya kazandı.

Akgül, 2015 Avrupa Oyunları'nda serbest stil 125 kiloda bir kez daha altın madalya kazandı.

20 Ağustos 2016 tarihinde Rio Olimpiyatları'nda Taha Akgül, 125 kiloda finalde İranlı rakibini 3-1 mağlup etti ve altın madalya kazandı. Böylece Olimpiyat Şampiyonu unvanını kazandı.

05.05.2018 tarihinde Rusya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda, 125 kilo serbestte mücadele eden Taha Akgül, altın madalya kazandı.


Madalyaları : 

2016 - 2016 Yaz Olimpiyatları, Rio, Serbest 125 kg, Altın madalya

2015 - Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası, (Las Vegas) Serbest 125 kg, Altın madalya

2015 - Avrupa Oyunları, (Bakü) Altın madalya

2014 - Dünya Güreş Şampiyonası, (Taşkent) Serbest 125 kg, Altın madalya

2014 - Avrupa Şampiyonası, (Vantaa) Serbest 125 kg Altın madalya

2013 - Dünya Güreş Şampiyonası, (Budapeşte) Serbest 120 kg, Bronz madalya

2013 - Avrupa Şampiyonası, (Tiflis) Serbest 120 kg, Altın madalya

2013 - Akdeniz Oyunları, (Mersin) Serbest 120 kg, Altın madalya

2012 - Avrupa Şampiyonası, (Belgrad) Serbest 120 kg, Altın madalya

Ankara) Serbest 120 kg, Altın madalya

2011 - Büyükler G.G.Prıx Medved Serbest Güreş turnuvası (Belarus) Serbest 120 kg. Bronz

madalya

2011 - Büyükler Yaşar Doğu Serbest Güreş şampiyonası, (Ankara) Serbest 120 kg. Bronz madalya

2011 - Büyükler G.G.Prıx Serbest Güreş şampiyonası, (Bakü ) Serbest 120 kg, Altın madalya

2010 - Büyükler Büyükler Serbest Ramazan Kadirov Turnuvası, (Rusya) Serbest 120k g, Gümüş madalya

2010 - Gençler Dünya Serbest güreş Şampiyonası, (Macaristan, Budapeşte) Serbest 120 kg,Gümüş madalya

2018 - Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası(Rusya) 125 kg. Altın Madalya

Kaynak: www.akit.com




taha akgül, taha akgül kimdir, taha akgül hayatı, taha akgül kariyeri, taha akgül aldığı madalyalar, avrupa şampiyonası güreş altın madalya, taha akgül biyografisi



RIZA KAYAALP

rıza kayaalp, rıza kayaalp kimdir, rıza kayaalp kariyeri, rıza kayaalp hayatı, güreş milli takımı, avrupa şampiyonası altın madalya alanlar, ata sporu güreş


Avrupa Güreş Şampiyonası grekoromen stil 130 kiloda Rıza Kayaalp, Rus rakibi Vitalii Shchur'u 2-1 mağlup etti ve şampiyonluğa ulaştı.

Rıza Kayaalp, Avrupa Güreş Şampiyonası grekoromen stil 130 kilo finalinde Rus Vitalii Shchur'u mağlup ederek altın madalya kazandı ve Hamza Yerlikaya'nın 8 Avrupa şampiyonluğu rekorunu egale etti.

Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti'nin Kaspiysk kentinde bulunan Ali Aliyev Spor Salonu'nda düzenlenen şampiyonanın ikinci gününde milli güreşçi Rıza, grekoromen stil 130 kilo finalinde Rus Vitalii Shchur ile karşı karşıya geldi. Milli güreşçi, Avrupa şampiyonalarında üst üste 9'uncu kez final müsabakasına çıktı. Geçen yıl üçüncü olan Rus rakibini 1-0 geriye düşmesine rağmen 2-1 mağlup etmeyi başaran Rıza Kayaalp, üst üste 7, toplamda ise 8'inci Avrupa şampiyonluğunu kazandı ve "Asrın Güreşçisi" unvanına sahip Hamza Yerlikaya'nın rekorunu egale etti. Rıza'nın altın madalya kazandığı 130 kiloda bronz madalyaların sahipleri ise Rumen Alin Alexuc Ciurariu ve Gürcü Iakobi Kajaia oldu.

RIZA KAYAALP KİMDİR?

Yozgat'ın Kavurgalı köyünde 10 Ekim 1989 tarihinde işçi ailenin 6. son çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokul eğitiminin ardından 2000 yılında Yozgat Güreş Eğitim Merkezi'nde Aydın Dal, Mustafa Doğan ve Mustafa Başer gözetiminde Grekoromen Stilde güreşe başladı. İlk uluslararası madalyasını Yıldızlar kategorisinde 2005 Yılında Arnavutluk Tiran şehrinde 100 kiloda tüm rakiplerini yenerek Yıldızlar Avrupa Şampiyonu olarak kazandı. Aynı yıl Ankara Büyükşehir Belediyesi ASKİ Spor Kulübüne transfer olarak Olimpiyat Şampiyonu olan Mehmet Akif Pirim’in gözetimde hem sporda hem de eğitim alanında hızla basamakları tırmanan Kayaalp 2006 yılında Lisesinden Mezun olduktan sonra, Aksaray Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunu kazanarak bu okuldan mezun oldu.

RIZA KAYAALP'İN KARİYERİ

Pekin'de yapılan 2007 Dünya Gençler Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda gümüş madalya aldı. 2008 Yaz Olimpiyatları'nda birinci turu bay geçen Kayaalp, 2. turda Litvanyalı rakibi Mindaugas Mizgaitis'le olan müsabakasından 3-1 yenik ayrılarak Olimpiyat Oyunları'na veda etti. Pescara'daki 2009 Akdeniz Oyunları'nda grekoromen stil 120 kg.da Akdeniz Şampiyonu oldu. Tiflis'te yapılan 2009 Gençler Avrupa Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda birinci oldu. Ankara'da düzenlenen 2009 Dünya Gençler Güreş Şampiyonası'nda grekoromen stil 120 kg.da Dünya Gençler Şampiyonu oldu. Herning'de düzenlenen 2009 Dünya Güreş Şampiyonası'nda bronz madalyayla Türkiye'ye döndü. 28. Uluslararası Vehbi Emre Grekoromen Güreş Turnuvası'nda 110 kg'da altın madalya kazandı.

İstanbul'da düzenlenen 2011 Dünya Güreş Şampiyonası'nda grekoremen stil 120 kiloda altın madalyanın sahibi oldu. Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen 2012 Avrupa Güreş Şampiyonası'nda grekoromen stil 120 kiloda altın madalyanın sahibi oldu. İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen 2012 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda grekoromen stil 120 kiloda bronz madalyanın sahibi oldu. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen 2015 Avrupa Oyunları'nda grekoromen stil 130 kiloda altın madalyanın sahibi oldu. Letonya'nın başkenti Riga'da süren şampiyonada final maçında Ukraynalı Oleksandr Chernetskyy ile karşılaşan Türk güreşçi, skor 2-2 berabereyken rakibini tuşla yenerek, altın madalyaya ulaştı. Ukraynalı Chernetskyy ise gümüş madalyada kaldı.

Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde düzenlenen 2016 Yaz Olimpiyat Oyunları'nda grekoromen stil 130 kiloda gümüş madalyanın sahibi oldu.

Kaynak: www.haberturk.com





rıza kayaalp, rıza kayaalp kimdir, rıza kayaalp kariyeri, rıza kayaalp hayatı, güreş milli takımı, avrupa şampiyonası altın madalya alanlar, ata sporu güreş

ERLİNG HAALAND

 

ERLİNG HAALAND KİMDİR, KAÇ YAŞINDA? 

Rakiplerin ‘İnsan değil’ dediği Erling Haaland kimdir, kaç yaşında? Erling Haaland golleri...

22 yaşındaki Erling Braut Haaland, attığı gollerle rekorları alt üst etti. Genç futbolcu, futbol dünyasının en genç yıldızı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Peki, dünyanın gündemindeki Erling Haaland kimdir, kaç yaşında? Erling Haaland golleri...

21 Temmuz 2000 doğumlu olan Erling Haaland, İngiltere'de dünyaya geldi. Üretken bir golcü olan Håland; hızı, atletizmi, gücü ve topsuz alandaki hareketliliğiyle dikkat çekmektedir. Dünyadaki en iyi genç futbolculardan biri olarak gösterilmektedir.

Sol ayağını kullanan 22 yaşındaki Håland, futbola İngiltere takımı olan Bryne'de başladı. 2016'da 2 yılını geçireceği Molde'ye transfer oldu. 2019'da ise Avusturya Bundesliga takımlarından Red Bull Salzburg'a transfer oldu. 2019-20 sezonunun ilk yarısında gösterdiği olağanüstü performansla pek çok kulübün dikkatini çeken Håland, dünya futboluna kazandırdığı genç oyuncularla bilinen Borussia Dortmund'a 20 milyon avro karşılığında transfer oldu.

TAKIMLARIN GÖZÜ ONUN ÜSTÜNDE

Manchester City 10 Mayıs 2022 tarihinde Haaland ile prensip anlaşmasına vardığını duyurdu. Anlaşma dahilinde 60 milyon euro'luk serbest kalma bedelinin ödenmesiyle birlikte 1 Temmuz'da takıma katıldı. Futbolcu olan babası Alf-Inge Håland'ın Leeds United'da oynadığı dönemde İngiltere'de doğduğu için İngiliz pasaportu da bulunan Håland, aynı zamanda Norveç millî takımı oyuncusudur.

ERLİNG HAALAND'NİN GOLLERİ

Rakiplerinin insan değil diyerek, performansını övdüğü ayrıca Messi ve Ronaldo'dan sonra işaret edilen Haaland'ın yıllara göre attığı goller şu şekilde:

2015/16 0

2016/17 4

2017/18 12

2018/19 5

2019/20 44

2020/21 41

2021/22 30

2022/23 19

Toplam 156



Erling Braut Haaland,başarı,Borussia Dortmund,Erling Haaland,Futbolcu, gündem,ingiltere,Manchester City,haaland,haaland babası,haaland kimdir,premier lig,

AMPUTE FUTBOL NEDİR?

Ampute futbol nedir? Ampute futbol nasıl oynanıyor? Ampute ne demek? Türk Ampute Futbol Milli Takımı, ampute futbol avrupa şampiyonası, ampute futbol kuralları,

Britannica’da  ampütasyon şöyle tanımlanıyor:  'Ampütasyon, çıkıntı biçimindeki bir organın tamamının ya da bir kısmının kesilip atılması.' 

Yaralanma, hastalık ve ameliyat yoluyla gerçekleşebilir. Ameliyatta yapıldığında hayat kurtarıcı etkiye sahip olabilir; kangrenin yayılmasını (örneğin diyabetik hastalarda), enfeksiyon yayılmasıyla beraber kan kaybını engellemek amaçlı yapılabilir. Bunun dışında uzvun kemiği veya kaslarında bir tümör, uzvun şekli itibarıyla kullanılamaz durumda olması veya soğuk ısırması nedeniyle gerçekleştirilebilir.

Ampute futbol nedir?

Ampute futbol ise yedişer kişilik takımlarla oynanan ve ampute oyuncuların mücadele ettiği futbol türü. Oyuncuların tek bir bacağı ampute edilmişken, kalecilerin üst kısmında anputasyon bulunmaktadır. Oyuncular, maç sırasında koltuk değneği kullanmaktadır.

Ampute nedir? Ampute A Milli Futbol Takımımız Avrupa Şampiyonası’nda tarih yazarak şampiyon oldu. Ampute Futbol Milli Takımı, EAFF Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası final maçında İngiltere ile karşı karşıya geldi. Millilerimiz sahadan 2-1 galip ayrılarak Avrupa Şampiyonu oldu. 

Peki Ampute nedir? Ampute futbol nasıl oynanır? 

Ampute futbol, yedişer kişilik takımlarla oynanan ve ampute oyuncuların mücadele ettiği futbol türü. Oyuncuların tek bir bacağı ampute edilmişken, kalecilerin üst kısmında anputasyon bulunmaktadır. Oyuncular, maç sırasında koltuk değneği kullanmaktadır.

Ampute nedir?
 

Ampute nedir sorusuna vatandaşlar yanıt arıyor. Ampute futbol, yedişer kişilik takımlarla oynanan ve ampute oyuncuların mücadele ettiği futbol türü. Oyuncuların tek bir bacağı ampute edilmişken, kalecilerin üst kısmında anputasyon bulunmaktadır. Oyuncular, maç sırasında koltuk değneği kullanmaktadır.

AMPUTE FUTBOL KURALLARI NELERDİR?

1. Ampute olmayan oyuncular bu müsabakalarda oynayamazlar.
2. Oyuncular Müsabaka esnasında protez kullanamazlar.
3. Oyuncuların bir bacağı ampute olmalıdır. Oyuncular ampute ayağına ayakkabı giyemezler.
4. Oyuncular ampute ayağı ile topa vuramaz, vurursa topu bilerek elle oynamış gibi cezalandırılırlar.
5. Oyuncular koşarken ampute bacağıyla yere basamazlar, basarlarsa sırasıyla ikaz, ihtar ve ihraç alırlar.
6. Oyuncular iki adet Kanedyen kullanırlar. Oyuncuların Kanadyenleri elin uzantısı sayılır.
7. Oyuncuların Kanedyenleri; tozluklarının rengini taşımalıdır.
8. Kalecilerin bir kolu ampute olmalıdır. Kalecileri tek eldiven kullanırlar. (Ampute olmayan eline.)
9. Kaleciler ampute kolları ile bilerek topa dokunamazlar. Dokunurlarsa oyuncu gibi değerlendirilirler, pozisyona göre Penaltının yanı sıra, ihtar veya ihraç
(Bariz gol şansını engelleme gibi ) cezası alırlar.
10. Kaleciler, Top oyundayken Ceza alanını bilerek (topa,oyuna veya rakibe müdahale amaçlı) terk edemezler. Ederlerse Penaltının yanı sıra duruma göre ihtar
veya ihraçla (Bariz gol şansını engelleme gibi ) cezalandırılırlar.
11. Kaleciler ve oyuncular kale vuruşunda veya kendi ceza alanı içinden kullandıkları tüm direkt ve endirekt vuruşlarda topu rakip alana havadan direkt
atamazlar. Atarlarsa orta çizgiden rakip takım endirekt serbest vuruşla oyuna başlar.
12. Kaleciler, top oyunda iken, ceza alanı içinden topu; eliyle ayağıyla veya kafasıyla rakip sahaya atabilirler.
13. Kaleciler Ceza alanı dışından serbest vuruş kullanamazlar.
14. Kaleciler Penaltı atışı kullanamazlar. (Seri penaltılar dahil.)
15. Ampute futbolda Ofsayt yoktur.
16. Taç vuruşu ayakla kullanılır.
17. Taç vuruşundan rakip kaleye direkt gol kaydedilemez, bu durumda oyun Kale atışı ile başlar.
18. Taç vuruşundan kendi kalesine direkt gol kaydedilemez, bu durumda oyun Köşe vuruşu ile başlar.
19. Müsabakalarda Hakem, Yardımcı Hakem ve 3.Hakem görev alır.
20. Oyunu başlatma ve bitirme yetkisi, uzatma süresi ile ilgili karar, müsabakaya ara verme, mola ve tatil etme yetkisi Hakeme aittir.
21. Hem Hakemin, hem de yardımcı hakemin, karar yetkisi ve disiplin yetkisi vardır.
22. Hakem ve Yardımcı hakem oyun alanında, 3. Hakem yedek kulübeleri önünde görev yapar.
23. Hakem ve yardımcı hakem bayrak kullanmazlar.
24. Ampute Futbol Suni Çim ( Sentetik ) sahada oynanır.
25. Ampute futbolda ideal oyun alanı ölçüleri: 40 x 60 metredir. ( Genişlik en az:30m. En fazla: 50 m. Uzunluk en az: 55 m. Ençok: 70 m.)
26. Kale ölçüleri: 5 X 2.20 metredir.
27. Ceza alanı ölçüleri: 8.m. X 10 metredir.
28. Penaltı noktasının Kale çizgisine uzaklığı 7 metredir.
29. Orta yuvarlağın yarıçapı 6 metredir. Serbest vuruşlarda Baraj mesafesi: 6 metredir ( taç vuruşu dahil).
30. Kaleler ve köşe gönderleri seyyar olabilir.
31. Oyun 25 er dakikalık 2 eşit devreyle oynanır. Devre arası süresi 10 dakikadır.
32. Her iki takımın da her devrede, 1 dakikalık 1 er mola hakları vardır.
33. Netice alınması istenen maçlarda 10’ar dakikalık iki uzatma devresi oynanır.
34. Uzatma devrelerinin her birinde de, her takımın 1’ er mola hakkı vardır.
35. Oyuncu sayısı normalde: 6 oyuncu, 1 Kaleci sahada; 6 oyuncu ve 1 Kaleci yedek olmak üzere Toplam 14 tür.
36. Müsabakanın ilk başlangıcında bir takım en az 1 kaleci, 4 Oyuncuyla oyuna başlayabilir. ( Toplam 5 kişi )
37. Müsabaka başladıktan sonra takımlardan birinde, herhangi bir sebeple, kadronun 1 kaleci, 4 oyuncu altına inmesi (toplamda 4 dört kişi ve altına inmesi)
durumda o müsabaka tekrar başlatılamaz.
38. Oyuncu değişikliğinde sınırlama yoktur. Yedek oyunculardan en fazla ikisi aynı anda değiştirilebilir.
39. Değişiklikle Oyundan çıkan oyuncu tekrar oyuna girebilir.
40. Sakatlık veya ihraç nedeniyle kaleye geçecek kaleci kalmazsa müsabaka tekrar başlatılamaz.
41. Kaleci ancak yedek kaleci ile yer değişebilir. Oyuncular kaleci ile yer değişemez.
42. İhraç edilen kalecinin yerine bir oyuncu çıkarılır ve yerine varsa yedek kaleci alınır.
43. Ceza alanı içindeki tüm hakem atışları; Ceza alanının, kale çizgisine paralel ön çizgisinin, oyun durduğu andaki topun bulunduğu noktaya en yakın
noktasından yapılır.
44. Hücum eden takımın rakip Ceza alanı içinde kazandığı Endirekt serbest vuruşlar; Ceza alanının, kale çizgisine paralel ön çizgisinin üzerinden ve ihlalin
olduğu noktaya en yakın noktasından yapılır.
45. Müdafaa yapan takımın kendi ceza alanı içinde kazandığı her türlü direkt ve endirekt serbest vuruşlar; ceza alanının herhangi bir yerinden yapılabilir.
46. Kale vuruşundan kendi kalesine veya rakip takımın kalesine doğrudan bir gol kaydedilemez.
47. Yerde yatarken veya kayarak topa veya rakibe müdahale tehlikeli hareket kabul edilir ve endirekt serbest vuruşla cezalandırılır.


Ampute futbol nedir? Ampute futbol nasıl oynanıyor? Ampute ne demek? Türk Ampute Futbol Milli Takımı, ampute futbol avrupa şampiyonası, ampute futbol kuralları,

MANCHESTER CİTY

 

Manchester City FC

Manchester City Football Club, İngiltere'nin Manchester şehrinde kurulmuş futbol kulübü. 1880 yılında St. Mark's (West Gorton) ismiyle kurulan kulüp, 1887'de Ardwick Association Football Club ve 1894 yılında da Manchester City ismini almıştır. Kulüp, 1923 yılından 2003 yılına kadar iç saha maçlarını Maine Road'da oynamıştır. 2003 yılında ise Manchester Şehir Stadyumu'na taşınmıştır.

Kulübün en başarılı dönemi, Joe Mercer ve Malcolm Allison'un yönetiminde League Championship, FA Cup, EFL Cup ve Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nı kazandıkları 1960'ların sonları ve 1970'lerin başındaydı. Kulüp 1981 FA Cup Finali'ni kaybettikten sonra, 1998'de İngiliz futbolunda lig sisteminin üçüncü kademesine düşmesiyle sonuçlanan bir düşüşün içerisine girdi. 2000'lerin başında Premier League statüsüne kavuşan kulüp, 2008 yılında Abu Dhabi United Group tarafından satın alındı ve dünyanın en zenginlerinden biri oldu. 2011 yılından bu yana kulüp, 2012 ve 2014 yıllarında Premier League de dahil olmak üzere altı büyük şampiyonluk elde etti.

Manchester City, 2014-15 yılları arasında elde ettiği 463,5 milyon avroluk gelir ile futbol dünyasının en zengin altıncı kulübü oldu. Kulüp 2016 yılında, 1,92 milyar dolarlık değeri ile Forbes tarafından en değerli altıncı futbol kulübü olarak ilan edildi.

2019 yılında; Premier League, FA Cup, Lig Kupası ve FA Community Shield olmak üzere tüm ulusal kupaları kazanan ilk ve tek İngiliz kulübüdür.

Tarihi

Manchester City, 1899'da Second Division şampiyonluğunu elde etti ve ilk başarısını kazanarak; İngiliz futbolunun birinci seviyesine yükselme başarısı gösterdi. 23 Nisan 1904'te Crystal Palace'ta Bolton Wanderers'ı 1-0 yenerek FA Cup şampiyonu oldu ve böylece tarihindeki ilk büyük başarısını elde etti. Bir önceki sezonu şampiyon tamamlamış olan City, FA Cup Şampiyonluğu'nun ardından ligde de şampiyon olmaya çok yaklaştı ancak 3 puan farkla ligi ikinci sırada bitirerek double yapma fırsatını kaçırdı. Yine de bu başarıya ulaşan ilk Manchester kulübü oldu. FA Cup şampiyonluğunu takip eden sezonda, kulüp içerisinde mali usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. 1906'da on yedi oyuncu askıya alındı ve sonuçta kaptan Billy Meredith'de dahil olmak üzere birçok kişi Manchester United'a transfer oldu. 1920'de Hyde Road'da çıkan yangın stadyumun ana tribününü yok etti. Kulüp 1923'te Moss Side'da inşa edilen Maine Road'a taşındı.

1904'te FA Cup kazanan Manchester City ekibi

1930'lu yıllarda, Manchester City iki ardışık FA Cup finaline ulaştı. 1934'te Portsmouth'u yenerek kupayı kazanmadan önce 1933'te Everton'a kaybetti. City, 1934 yılında Stoke City ile oynanan FA Cup altıncı tur maçında, İngiliz futbol tarihinde bir kulübün iç sahadaki en yüksek seyirci rekoruna ulaştı. Karşılaşmayı 84.569 City taraftarı takip ederken bu rekor hala İngiltere'de bir kulübün iç sahadaki yakaladığı en yüksek seyirci sayısı olarak geçerliliğini korumaktadır. Kulüp, 1937'de ilk kez First Division şampiyonluğunu kazandı ancak bir sonraki sezon ligde en çok gol atan takım olmasına rağmen küme düştü. Yirmi yıl sonra, Revie Planı olarak bilinen bir taktik sisteminden ilham alan City, 1955 ve 1956'da tekrar FA Cup finallerine ulaştı; Tıpkı 1930'larda olduğu gibi 1955 finalinde Newcastle United'a 3-1 kaybetti. 1956'da ise Manchester City'nin Birmingham City'yi 3-1 mağlup ederek şampiyon olduğu 1956 finali, tüm zamanların en ünlü finallerinden biridir. Bu maç, City kalecisi Bert Trautmann'ın boynunu kırdıktan sonra oynamaya devam etmesiyle hatırlanmaktadır.

1963'te Second Division'a düştükten sonra, Ocak 1965'te Swindon Town'a karşı oynanan mücadelede 8,015'lik seyirci katılımıyla kulüp en düşük seyirci sayısı rekoruna ulaşarak sıkıntılı bir görünüm çiziyordu. 1965 yazında Joe Mercer kulübün teknik direktörlüğüne ve Malcolm Allison ise onun yardımcılığına getirildi. Mercer yönetimindeki ilk sezonda City, Second Division şampiyonluğunu kazanırken, Mike Summerbee ve Colin Bell ile de anlaşma imzalandı. Manchester City iki sezon sonra 1967-68 sezonunda, ligin son haftasında deplasmanda Newcastle United'ı 4-3 mağlup etti. Yakın komşusu Manchester United ise evinde Sunderland'e 2-1 malup olunca, City ligi United'ın iki puan önünde şampiyon tamamladı ve ikinci kez bu başarıya ulaşmış oldu. City, 1969'da Leicester City'yi 1-0 mağlup ederek FA Cup'ı kazandı. 1970'te ise Viyana'da Górnik Zabrze'yi 2-1 yenerek maçı kazandı ilk kez Avrupa Kupa Galipleri Kupası şampiyonluğuna ulaştı. City aynı sezon lig kupasını da kazandı ve aynı sezonda hem bir Avrupa kupası hem bir yerel kupa kazanan ikinci İngiliz takımı oldu.

Kulüp, 1970'li yıllar boyunca iki kez lig şampiyonlarından bir puan geride kaldı ve 1974 Lig Kupası Finali'ne ulaştı. Bu dönemdeki maçlardan biri, 1973-74 sezonunda küme düşme ihtimalinden ötürü kazanmak zorunda oldukları komşu rakipleri Manchester United'a karşı oynanan ligin son maçıydı. Eski United oyuncusu Denis Law'ın, Old Trafford'da attığı gol City'e 1-0'lık galibiyeti getirirken, United ise kesin olarak bir alt lige düştü. Kulüp en başarılı döneminin son kupasını ise 1976 yılında Newcastle United ile oynadıkları ve 2-1'lik sonuçla şampiyon oldukları lig kupası final maçıyla birlikte kazandı.

Uzun bir düşüş dönemini, 1960'ların ve 1970'lerin başarıları izledi. Malcolm Allison, 1979'da ikinci kez teknik direktör olarak kulübe yeniden katıldı. Ancak Steve Daley gibi başarısız transferler sonucunda kulüp çok para harcamıştı. Allison'un ardından 1980'li yıllarda kulübü yedi farklı teknik direktör yönetti. City, John Bond yönetiminde 1981 FA Cup Finali'ne ulaştı, ancak Tottenham Hotspur takımına iki maçın sonucunda toplam 4-3 mağlup olarak kupayı kazanamadı. Kulüp, 1980'lerde (1983 ve 1987'de) First Division'dan iki kez düştü ancak 1989'da tekrar üst lige geri döndü. Peter Reid'in yönetimi altında 1991 ve 1992'de ligde beşinci oldu. Reid ile birlikte yakalanan bu geçici çıkış, onun ayrılışından sonra yerini düşüşe bıraktı. City, 1992'de kurulan Premier League'in kurucularındandı. Ancak ilk sezonunda dokuzuncu tamamladıkları ligde, küme düştükleri 1996 yılına kadar sadece üç sezon mücadele edebildiler. Division One'de iki sezon oynayan City, oradan da bir alt lige düştü ve tarihinin en başarısız noktasına ulaştı. Böylece Almanya'nın Magdeburg takımından sonra, bulunduğu ülkenin üçüncü lig kademesinde mücadele eden ikinci Avrupa kupa galipleri şampiyonu oldu.

Küme düşen kulübün yeni başkanı David Bernstein oldu. Bernstein kulübe sıkı bir mali disiplin politikası uyguladı. City, 1998-99 sezonunda teknik direktör Joe Royle yönetiminde, Gillingham'a karşı oynanan play-off final mücadelesini penaltı vuruşları sonucunda 3-1 kazanarak bir üst lige terfi etti. Bu terfiden sonra City, bir sonraki sezonda da ligi ikinci sırada tamamlayarak, İngiltere'nin en üst seviyesindeki futbol ligine uzun bir aranın ardından tekrar yükseldi. Fakat Premier League'de uzun bir aranın ardından mücadele ettikleri ilk sezonun sonunda kulüp tekrar küme düştü. Royle'ın yerine teknik direktörlüğe getirilen Kevin Keegan, 2001-02 Division One şampiyonasını kazandırdı ve bu sezonda kulüp kazanılan puan ve bir sezonda attığı gol sayısı ile kulüp kayıtlarına yeni bir rekor kazandırmış oldu. 2002-03 sezonu City'nin Maine Road'daki son sezonuydu. Rakibi Manchester United'a karşı 3-1 kazanarak 13 yıl aranın ardından bir derbi mücadelesinden galip ayrıldı. City, 25 yıl içinde ilk kez Avrupa kupalarında oynamaya hak kazandı. 2003-04 sezonu öncesinde kulüp yeni inşa edilen Manchester Şehir Stadyumu'na taşındı. City, bu stadyumda oynamaya başladıktan sonraki ilk dört sezonda ligi orta sıralarda bitirdi. Eski İngiltere millî takımı teknik direktörü Sven-Göran Eriksson 2007 yılında kulübün yeni teknik direktörü oldu. Eriksson, kulüp tarihinde İngiliz ve İskoç millyeti dışındaki bir milliyete sahip ilk teknik direktör oldu. City ile güzel bir başlangıç performansının ardından sezonun ikinci yarısında yaşanan kötü gidişe dur diyemeyen Eriksson, Haziran 2008'de görevden alındı. Eriksson'un yerine, iki gün sonra 4 Haziran 2008'de Mark Hughes kulübün yeni teknik direktörü oldu.

2008 yılına gelindiğinde kulüp mali açıdan tehlikeli bir konumdaydı. Thaksin Shinawatra, bir yıl önce kulübün denetimini eline aldı fakat politik sıkıntılar sebebiyle mal varlıkları donduruldu. Ardından Ağustos 2008'de kulüp Abu Dhabi United Group tarafından satın alındı. Bu satın almanın ardından kulübün yüksek profilli oyuncular için teklif yapacağı söylentileri dolaştı; Kulüp, Brezilya'nın uluslararası oyuncusu Robinho'yu Real Madrid'den 32,5 milyon sterlin ödeyerek satın aldı ve İngiltere transfer rekorunu kırdı. Mali sorunları atlatan ve UEFA Kupası'nda çeyrek finale ulaşmayı başaran ekip, ligi ise onuncu sırada tamamlayarak bir sezona göre büyük bir gelişme sağlayamadı. City, 2009 yaz aylarında transfer harcamalarını daha önce benzeri görülmemiş bir seviyeye çıkardı. Gareth Barry, Roque Santa Cruz, Kolo Touré, Emmanuel Adebayor, Carlos Tevez ve Joleon Lescott için 100 milyon pound harcama yaptı. Aralık 2009'da, Mark Hughes'in yerine Roberto Mancini teknik direktörlüğe getirildi. City sezonunu Premier League'de beşinci sırada tamamladı ve 2010-11 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'ne katılma hakkı kazandı.

Sonraki sezonlarda da oyuncu yatırımları devam etti ve sonuçlar oyuncu kalitesinin yükselişiyle eşleşmeye başladı. City, komşu rakipleri Manchester United'ı yarı finalde eleyerek, otuz yılı aşkın bir sürenin ardından ilk büyük finali olan 2011 FA Cup Finali'ne ulaştı, Böylece City, 1975'ten bu yana ilk kez rakibini bir kupa organizasyonunun dışında bıraktı. 1976 Lig Kupası'nı kazanan City, 2011 FA Cup Finali'nde Stoke City'yi 1-0 yenerek beşinci kez kupayı müzesine götürdü. Aynı hafta kulüp, Premier League'de Tottenham Hotspur'u 1-0 mağlup ederek 1968'den beri ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi'ne katılmaya hak kazandı. City, 2010-11 sezonunun son gününde Arsenal'i geride bırakarak Premier Lig'i üçüncü sırada tamamladı ve böylece doğrudan Şampiyonlar Ligi grup aşamasına katılmaya hak kazandı.

Tottenham'ı White Hart Lane'de 5-1, Manchester United'ı ise kendi stadyumunda 6-1 mağlup eden kulüp, 2011-12 sezonunda başarılı bir performans yakaladı. Yakalanan bu başarılı performans sezon boyunca sürekli devam etmedi ve City ligin bitimine altı hafta kala ezeli rakibi United'in sekiz puan gerisine düştü. United'ın kalan altı haftada bir tanesi City'e karşı kaybettiği maçta dahil olmak üzere yitirdiği puanlar ile birlikte iki takımda ligin son haftasına aynı puanda girdiler. City, sezonun son maçında küme düşme bölgesinde bulunan Queens Park Rangers karşısında son dakikaya 2-1 mağlup girerken, uzatma dakikaların da bulduğu 2 golle maçı 3-2 kazandı ve 44 yıl sonra ligde ilk kez şampiyon oldu. 1992 yılındaki kuruluşundan bu yana ise Premier League'i kazanma başarısı gösteren beşinci takım oldu. Bu karşılaşma, başta İngiltere merkezli olmak üzere dünyadaki birçok medya kaynağı tarafından Premier League tarihinin en heyecanlı anı olarak açıklandı. Ayrıca bu karşılaşmada mücadele eden QPR oyuncusu Joey Barton, oyunda kaldığı toplam 15 dakikalık sürede üç farklı oyuncuya yaptığı kural dışı hareket sebebiyle oyundan atıldı ve komite tarafından toplam 12 maç oynamama ve para cezasına çarptırıldı.

City, bir sonraki sezonda Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamasında elendi ve son üç sezonda oynadığı ikinci FA Cup Finali'nde Wigan Athletic'e 1-0 mağlup oldu. Mancini, kulübün sezon sonu hedeflerine ulaşamadığı gerekçesiyle görevinden alındı, ancak BBC Spor Editörü David Bond, Mancini'nin kötü iletişiminden, oyuncularla ve yöneticilerle olan kötü ilişkilerinden dolayı görevinden alındığını iddia etti. Mancini'nin yerine Şilili Manuel Pellegrini göreve getirildi. City Pellegrini yönetimindeki ilk sezonda, lig kupasını kazandı ve sezonun son gününde Premier League şampiyonluğunu elde etti.

Kulüp arması ve renkleri

Manchester City'nin iç saha renkleri gökyüzü mavisi ve beyazdır. Geleneksel dış saha forma renkleri ise ya kahverengi ya da (1960'lardan itibaren) kırmızı ve siyah olmuştur; Ancak son yıllarda pek çok farklı renk kullanılmıştır. Kulübün iç saha renklerinin kökenleri belli değildir ancak 1892'den bu yana mavi rengi kullanmış olduğuna dair kanıtlar vardır. 1940'larda yayınlanan Famous Football Clubs - Manchester City isimli bir kitapçıkta, West Gorton'un (St. Marks) başlangıçta kırmızı ve siyah renkleri kullandığını ve 1884'ten kalma raporların da üzerinde beyaz renkte bir haç bulunan siyah formaları kullandığını belirtmiştir. Seyrek kullanılan kırmızı ve siyah renklerin, eski teknik direktör yardımcısı Malcolm Allison'un AC Milan'ın renklerini benimsemenin City'e ilham vereceğine ve başarı getireceğine inanmasından ötürü kabul edildiği söylenmiştir. Allison'un teorisi işe yaradı; City, kulübün gökyüzü mavisi renkli forması yerine kırmızı ve siyah çizgilere sahip formasıyla çıktığı 1969 FA Cup Finali, 1970 Football League Cup Finali ve 1970 UEFA Kupa Galipleri Kupası Finali'ni kazandı.

Cty, 2016 yılında kullandığı şu anki armasından hariç daha önce üç arma daha kullanmıştır. 1970 yılında tanıtılan ilki, 1960'lı yılların ortalarından bu yana resmi kulüp dokümantasyonunda kullanılan tasarımlara dayanıyordu. 1965 ve 1997 yılları arasında City, mevcut armayla aynı görünümde iki yuvarlak halka arasında kulübün adının yazılı olduğu dairesel şekle sahip bir arma kullandı. Manchester City büyük kupa finallerinde mücadele ederken her zaman kullandığı armayı kullanılmamıştır. Bunun yerine, Manchester Kenti'ni temsil eden özel bir armayı kullanmıştır (Manchester coat of arms). Bu uygulama, oyuncuların formalarında herhangi bir armayı taşımadığını göstermek için kulüp tarihi boyunca devam etti.

City, 2011 FA Cup Finali'nde her zamanki olağan kulüp armasını kullandı. Büyük finallerde kullanılan Manchester şehrini temsil eden özel arma ise, futbolcuların formalarındaki sırt numalarının içerisine monokrom logo olarak dahil edilmiştir.

City, önceki armanın kulüp adına tescillenmesi uygunsuz olduğu için 1997 yılında yeni bir kulüp arması tasarımını kabul etti. En tepede üç yıldızın yer aldığı ve onun hemen altında bir altın kartalın olduğu armada, 1970'li yıllarda kullanılan eski armalarda olduğu gibi gemi ve üç diagonal çizgi de yerini korumuştur. Bunların arasında ise kulübün kısaltması M.C.F.C. armanın tam ortasında yer almıştır. Kartal, Manchester şehrinin eski hanedan sembolüdür; 1958 yılında kentin rozetine gelişen havacılık endüstrisini temsil eden altın bir kartal sembolü eklendi (ancak kaldırıldı). Armanın üst yarısında Manchester Gemi Kanalı'nı temsil eden bir gemi yer alırken, alt yarısında ise şehirde bulunan Irwell, Irk ve Medlock nehirlerini simgeleyen üç diyagonal şerit bulunmaktaydı. Armanın en alt kısmında Türkçesi Savaşta gurur anlamına gelen, Latince Superbia in Proelio sloganı yer almaktaydı.

15 Ekim 2015'te, 1997 yılındaki rozetin tasarımıyla ilgili taraftarların yıllarca eleştirilerini takiben, kulüp yeni bir arma tasarımı sunmak istediğini açıkladı. Görüşmeler sonrasında kulüp, Kasım 2015'ün sonlarında mevcut kulübün armasının daha eski amblemlere benzeyen, dairesel şekle sahip yeni bir tasarımla değiştirileceğini duyurdu. Yeni tasarlanan amblem 22 Aralık 2015'te tescillendi. 26 Aralık 2015 tarihinde yapılacak tanıtımdan iki gün önce yeni tasarlanan arma sızdırıldı. Tasarım, 26 Aralık 2015'te iç sahada Sunderland ile oynanan maç öncesinde tanıtıldı.

Kadro

Oyuncu                Mevkii

Scott Carson        Kaleci  

Stefan Ortega        Kaleci  

Ederson Moraes    Kaleci

Kyle Walker       Defans  

Sergio Gomez       Defans

Ruben Dias       Defans

Manuel Akanji      Defans

Nathan Ake       Defans

Aymeric Laporte   Defans

Joao Cancelo       Defans

Benjamin Mendy  Defans

John Stones      Defans

Jack Grealish      Orta Saha

Bernardo Silva     Orta Saha

Kalvin Phillips     Orta Saha

İlkay Gundogan   Orta Saha

Rodri              Orta Saha

Phil Foden      Orta Saha

Kevin De Bruyne Orta Saha

Cole Palmer      Orta Saha

Riyad Mahrez      Forvet

Erling Haaland     Forvet


manchester,mancester city,mancester cıty tarihi,mancester city kadrosu,Premier League,League Championship,FA Cup,ingiltere,england,Haaland,De Bruyne

FİLENİN SULTANLARI

2022 A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMI KADROSU

filenin sultanları,filenin sultanları 2022 yılı kadrosu,a milli kadın voleybol takımı,tvf,zehra güneş,cansu özbay,eda erdem,hande baladın,ebrar karakurt,meryem boz,simge aköz


Simge Aköz

Pozisyon: Libero
Doğum Tarihi: 23/04/1991
Kilo: 56 kg
Boy: 168 cm

Cansu Özbay

Pozisyon: Pasör
Doğum Tarihi: 17/10/1996
Kilo: 78 kg
Boy: 182 cm

Meryem Boz

Pozisyon: Pasör Çaprazı
Doğum Tarihi: 03/02/1988
Kilo: 68 kg
Boy: 190 cm

Hande Baladın

Pozisyon: Smaçör
Doğum Tarihi: 01/09/1997
Kilo: 81 kg
Boy: 190 cm

Meliha İsmailoğlu Diken

Pozisyon: Smaçör
Doğum Tarihi: 17/09/1993
Kilo: 73 kg
Boy: 188 cm

Eda Erdem Dündar

Pozisyon: Orta Oyuncu
Doğum Tarihi: 22/06/1987
Kilo: 74 kg
Boy: 188 cm

Zehra Güneş

Pozisyon: Orta Oyuncu
Doğum Tarihi: 07/07/1999
Kilo: 88 kg
Boy: 197 cm

İlkin Aydın

Pozisyon: Smaçör
Doğum Tarihi: 05/01/2000
Kilo: 67 kg
Boy: 183 cm

Elif Şahin

Pozisyon: Pasör
Doğum Tarihi: 19/01/2001
Kilo: 68 kg
Boy: 190 cm

Ebrar Karakurt

Pozisyon: Pasör Çaprazı
Doğum Tarihi: 17/01/2000
Kilo: 73 kg
Boy: 196 cm

Ayçin Akyol

Pozisyon: Orta Oyuncu
Doğum Tarihi: 15/06/1999
Kilo: 72 kg
Boy: 188 cm

Saliha Şahin

Pozisyon: Smaçör
Doğum Tarihi: 05/11/1998
Kilo: 72 kg
Boy: 184 cm

Derya Cebecioğlu

Pozisyon: Smaçör
Doğum Tarihi: 24/10/2000
Kilo: 65 kg
Boy: 182 cm


Aylin Acar

Pozisyon: Libero
Doğum Tarihi: 21/07/1995
Kilo: 69 kg
Boy: 168 cm



Kategori

Profesyonel Sporlar-Amatör Sporlar-Ekstrem Sporlar-Spor Tarihi-Sporcular-Futbol-Basketbol-Voleybol-Spor Tarihi-Spor Arşivi

Önemli Konular

%100 futbol- 1. lig- 12 dev adam- 2 lig- 3. lig- a milli ampute futbol milli takımı- a milli basketbol takımı- a milli futbol takımı- a milli kadın futbol takımı- a milli voleybol takımı- altyapı- amatör kulüpler- amatör sporlar- atıcılık tarihçesi - atletizm- basketbol- beşiktaş- bisiklet sporu- boks- buz hokeyi- buz pateni- dünya futbol yıldızları- dünya kupası- egzersiz çeşitleri- eksrim spor tarihi- engelli sporcular- fenerbahçe- futbol- galatasaray- gol krallığı- güreş- hakemler- hentbol tarihçesi- kadın futbolu- kadınlar voleybol- olimpiyat- premier lig- santraç- spor dalları- spor terimleri ve anlamları- spor ve sağlık- spor yazıları- su kayağı tarihçesi- su topu sporu- süper lig- şampiyonlar ligi- tenis- TFF- trabzonspor- uefa- voleybol- vücut geliştirme sporu nedir-